Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Günler
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
Organik çay geliyor Cemil CİĞERİM AMSUN Türkiye’de organik tarım konusundaki çalışmalara 1980’li yılların başlarında başlandı. Bu girişime yabancı ülkelerin talepleri öncü oldu. 1985 yılından sonra organik tarım ürünlerinin ihracına başlandı. İlk dönemde organik tarıma öncü olarak yetiştirilen, kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incir ihracatı yapıldı. Karadeniz Bölgesi’nin organik çay tarımı potansiyeli Çaykur Genel Müdürlüğü tarafından irdelendi. Öncelikle organik çay tarımı yapılacak yer ve alanlar belirlendi. Organik çay tarımını yapılabileceği alanlar, Artvin’in Borçka ilçesinin Muratlı bölgesi, Trabzon ilinin Of ilçesinin Bölümlü bölgesi ve Trabzon ilinin batısında kalan çay alanları olarak saptandı. Organik çay tarımı konusunda Çaykur Genel Müdürü Ekrem Yüce sorularımızı yanıtladı: Organik tarımın tarımı ve gerekliliği üzerinde bilgi verir misiniz? Organik tarım, yapay olarak üretilen kimyasal maddelerden hiç birinin kullanılmadığı bir tarımdır. Çoğu kez, biyolojik tarım, organik tarım ve natürel tarım olarak da adlandırılır. Organik tarım çevreye zarar vermeyen çevre dostu, canlı ve dolayısı ile insan dostu bir tarımdır. Organik tarım, sürdürülebilir tarımda olduğu gibi; tarımsal üretimde, ekonomik, organik ve sosyal yönleri kaynaştıran ve dengeleyen, tarımsal kökenli olmayan girdilerin kullanımını kısıtlayan toprağın, suyun, enerjinin ve biyolojik kaynakların korunmasını gözeten bir tarımsal işletmecilik sistemidir. Daha açık olarak organik tarım sağlıklı gıdalar üretmek, doğanın dengesini bozmamak amacıyla bitkisel ve hayvansal üretimin uygun ekolojilerde doğal mücadele ve gübrelerle gübreleme yoluyla gerçekleştirilmesini öneren, üretimde sadece, miktar artı değil aynı zamanda ürün kalitesini de amaçlayan alternatif bir üretim şekli olarak tanımlanabilir. Dünya nüfusunun hızla çoğalması tarımda yeni tarım alanları oluşumuna veya birim sahadan verimi artıma yoluna insanları sevk etmiştir. İnsanlar, özellikle hormon, kimyasal gübrelerle beslenme ve hastalıklardan arınmak için yapılan zirai mücadeleyi de dışlayarak, doğal tarımla elde edilen ürünlerle beslenme yolunu tercih etmişlerdir. Organik tarım ile organik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmak hedeflenmektedir. Organik tarım insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içermekte ve esas olarak sentetik kimyasal tarım ilaçları, hormonlar ve mineral gübrelerin kullanımını yasaklamanın yanında, organik ve yeşil gübreleme, münavebe ile toprağın muhafazası, bitkinin direncini artırılması gibi önemli tabii olguları kapsamaktadır. Türkiye’de organik tarım konusundaki çalışmalara 1980’li yılların başlarında başlanmıştır. Özellikle bu girişime yabancı ülkelerin taleplerinin S öncü olduğu bilinmektedir. Türkiye’de 1985 yıllarından sonra organik tarım ürünlerinin ihracına başlanmıştır.İlk dönemde organik tarıma öncü olarak yetiştirilen, kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incir ihracatı yapılmıştır. Dünyada organik çay yetiştiriciliği çalışmaları ne durumda? Bugün 130 ülkeden daha fazlasında ve gelişmiş ülkelerin yüzde 50’sinde sertifikalı organik yiyecek ve içecek üretilmektedir. Hindistan dünyanın en Organik çay tarımının yapılabileceği alanlar: Artvin’in Muratlı, Of’un Bölümlü bölgesi ve Trabzon’un batısında kalan çay bahçeleri. büyük çay üreticisi ve tüketicisi olan ülkedir. Çayın bilinen en büyük varyeteleri bu ülkededir. Türkiye’de organik çay tarımı uygulamaları için izlenecek yol nedir? Türkiye’de organik çay yetiştiriciliği için, mevcut sistem içinde verim ve kaliteyi artırmak için alınan kültürel önlemlerin bir çoğundan vazgeçmek gerekir. Organik çay üretimi için bitkinin beslenmesi çiftlik gübreleri ve yeşil gübrelerle yapılacağından işletme bazında çok yönlü tarımın uygulanabilir olması önemlidir. Bu durum özellikle Rize’nin merkez bölgelerinde olası görülmemektedir. Rize’nin büyük bölümünde mevcut tarım alanlarının % 7080’ini çay tarımı doldurmaktadır. Hatta bölgedeki bazı tarım alanlarında bu oran % 8590’lara kadar çıkmaktadır. Buna bağlı olarak bölge topraklarındaki bitki besin elementlerinin açığı çevre illerde üretilen çiftlik gürelerinden karşılanması zorunluluğu vardır. Organik çay tarımının yapılabileceği alanlar belirlendi mi? Türkiye’de organik çay tarımı yapılacak yer ve alanların seçilmesinde bazı önemli kriterlerin göz önünde tutulması gerekir. Uygulamanın yapılacağı bu tip bölgeler normal bölgelerden ayrılmalıdır. Organik çay tarımının yapılabileceği alanlar, Artvin’in Borçka ilçesinin Muratlı bölgesi, Trabzon ilinin Of ilçesinin Bölümlü bölgesi ve Trabzon ilinin batısında kalan çay alanları olarak saptandı. Çay tarımında verim ve kaliteyi artırmak için uygulanan kültürel önlemler nelerdir? Çay tarımında günümüze kadar uygulanan kültürel önlemler şu şekilde sıralanabilir; Bakım ve budama, terasların temizlenip düzeltilmesi, yabancı ot mücadelesi, çok iyi hasat, hastalıklara karşı yapılan mücadele ve çiftlik ve kimyasal gübrelerle gübreleme çay tarımında uygulanan kültürel önlemlerdir. Günümüzde organik tarım denilince tamamen doğal koşullarda besleyip büyütme ve iyi bir kalite oluşumu düşünülmektedir. Çay tarımı tamamen çiftlik gübreleri ile gübrelenerek ve yabancı ot mücadelesinin elle çapa yapılarak toprağa karıştırılması suretiyle yapılmalıdır. Ayrıca ülkemizde çok görülmeyen mantar, böcek ve bakteriyel hastalık için yine zirai mücadele ilacı kullanılmamıştır. Bu tip hastalıkların görüldüğü çay bahçelerinde hastalıklı kısımlar budanarak çaylığın bir tarafına toplanıp yakılması suretiyle mücadele yapılmıştır. Of TSO Başkanı Erdal Saral: "Kaçak çay önlenmeli" TRABZON (Cumhuriyet) Of Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erdal Saral son aylarda 3540 bin ton civarında çayın kaçak yollarla ülkeye sokularak arztalep dengesinin bozulduğuna dikkat çekti. Saral, "Bu kadar çay bu ülkeye nasıl kaçak olarak sokulur? Böyle giderse, tek ürüne bağlı çay üreticisi yaprağını satamayacak ve geçinemediği için toprağından göç edecektir. Sanayici fabrikasını kapatacak, işsiz insan sayısı artacak, yüzde 2025'e kadar çıkacaktır. Kaçak çayın girişi böyle devam ederse geometrik olarak katlanarak artacaktır. Bu kadar çayın kaçak yolla Türkiye'ye girişinde kimin menfaati, kim bu kaçaktan nemalanarak bu ülkeye kurşun atıyor? Bunların bilinmesi ve ona göre hareket edilmesi gerekir. Ayrıca kimyevi madde olan granür kullanarak çay üretenlerin fabrikaları hemen kapatılmalı, çay ihtisas borsası da acilen kurulmalıdır" diye konuştu. 19

