Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Günler
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
Özel firmaların çoğunluğu kaçak işçi çalıştırıyor Mustafa TÜRKEL Tekgıdaİş Sendikası Genel Başkanı endikamızın faaliyet gösterdiği gıda işkolunda, ülke tarımı ve tarımsal sanayi açısından en önde gelen sektörlerden birini çay sanayi teşkil etmektedir. Çay bitkisi, coğrafi yapısının da etkisiyle Doğu Karadeniz bölgemizin en önemli ve gelir getirici tarımsal ürünüdür. Yüzde 65’i Rize’de olmak üzere, Trabzon, Artvin, Giresun ve Ordu illerimizde çay tarımı yapılmaktadır. Gerek iklimsel ve gerekse arazi özellikleri çayın dışında aynı ölçüde verim ve gelir getiren tarımsal ürüne yönelmeye imkan tanımamış ve sınai yatırımların da yetersiz olması nedeniyle, çay sanayi bölgenin tek geçim kaynağı haline gelmiştir. Çay sanayinin ve bölgenin en önemli sınai kuruluşu olan Çaykur, bir kamu iktisadi kuruluşu olarak hizmet vermektedir. 1984 yılında, o yıla kadar devlet tekeli altında faaliyet gösteren çay sektörü özel işletmeciliğe ve serbest rekabete açılmış ve bu yıldan itibaren de piyasada irili ufaklı pek çok işletme açılmıştır. Yirmi yılı aşkın bir süredir serbest rekabete açılmış olmasına rağmen, Çaykur, bölge açısından önem ve değerini hiç kaybetmemiştir. Sendikamızın kurulduğu günden beri çalışanlarının örgütlü temsilcisi olduğu işletme, hem teşkilatımızın, hem de bölgenin gözbebeği olmaya devam etmektedir. 80’li yıllarla başlayan serbest piyasa ekonomisi ve ekonomide devletin rolünün azaltılarak, kamu işletmelerini yavaş yavaş tasfiye sürecinin etkileri hiç kuşku yok ki Çaykur üzerinde de yoğun bir şekilde görülmüştür. Borçlandırma ve yatırım eksikliği nedenleriyle son iki yıl öncesine kadar ciddi finansal sıkıntılar yaşamak zorunda bırakılan Çaykur 27 Kasım 2002 tarihinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na bağlanması sonrasında bilançosunu karla kapatır hale gelmiştir. 2005 yılında Çaykur’un faaliyet karı 50 milyar YTL ’yi aşmıştır. Kamu işletmeciliğinin, özellikle sosyoekonomik yönden geri kalmış bölgelerimiz için yarattığı S ekonomik ve sosyal fayda açısından önem ve değerini, Çaykur örneği tartışmasız bir şekilde kanıtlamaktadır. Çay sektörünün özel sektör rekabetine açılması ile birlikte( ileriki projelerde özelleştirme de yer almakta iken büyük bir isabetle bu karardan vazgeçilmiştir) bölge ekonomisinin gelişmesi, çay üretiminde Çaykur’da çalışanlar Tekgıdaİş kurulduğundan beri sendikalı. verimliliğin ve kalitenin artması, işsizliğin azalması ile birlikte refah düzeyinin Uzun yıllar göç veren ve halen de –26 net göç gelişmesi gibi beklentiler büyük ölçüde karşılıksız hızı(DİE2000 sayımı) bulunan Doğu Karadeniz kalmış görünmektedir. Bölgemizin, ekonomik yaşamı temel olarak çaya Çaykur’un üretim kapasitesi 6700 ton, özel sektörün dayanmaktadır. O nedenle de bölge halkı için çay sanayi üretim kapasitesi 8700 ton ve toplam olarak 15400 adeta kurtarıcı nitelik taşımaktadır. ton/gün’dür. Toplam üretim kapasitesinin yüzde 57’sine Son yıllarda özellikle Doğu ve Güneydoğu sınır sahip özel sektör kuru çay üretiminde yüzde 3540’lık kapıları ve bazı serbest bölgelerden yapılan kaçak çay bir pay alırken, yüzde 43’lük üretim kapasitesi ile girişleri hem sektörü olumsuz etkilemekte hem de Çaykur üretimde yüzde 6065’lik bir paya sahip toplumsal sağlık için ciddi tehlikeler oluşturmaktadır. bulunmaktadır. Toplumumuzun ulusal içeceği haline gelmiş olan Rakamlar da göstermektedir ki, tüketici tercihi çayın iç tüketim talebine cevap verecek ölçüde herşeye rağmen kamu işletmesinden yanadır ve çay üretiliyor olması çok önemli bulunmakla birlikte, bu üreticisi açısından yine kamu işletmesi ön planda konumu muhafaza etmek için etkili önlemlere de tutulmaktadır. ihtiyaç duyulmaktadır. Çay sanayindeki özel firmalar, gerçekten ciddi Bu önlemleri; kaçakçılığın önlenmesi, çay üretim ve işletmecilik anlayışı içerisinde faaliyet gösteren birkaç paketlemesine standart getirilmesi, kayıt dışılığın büyük özel sektör işletmesi hariç tutulursa oldukça önlenmesi, dökme halinde kuru çay satışlarının önüne sorunludur. Daha çok kayıt dışı çalışan irili ufaklı geçilmesi, organik tarımın desteklenmesi, dahili işleme işletmeler, bir yandan ürünlerinin karşılığını zamanında rejimi altında çay girişine izin verilmemesi, faaliyet alamayan çay üreticileri için büyük bir hayal kırıklığı gösteren işletmelerin çalışma izni, gıda sicil numarası olurken, kaçak veya sigortasız işçi çalıştırarak işgücü ve üretim izin belgesine sahip olmaları gibi sıralamak piyasasını da olumsuz etkilemek suretiyle bölge mümkündür. ekonomisine olumlu katkı sağlamak bir yana, 202 bin çay üreticisi ile ortalama bir milyonu aşkın paketlemelerde kullanılan yurt dışından kaçak getirilen insanımızın asli geçim kaynağı olan çay sektörünün, ve kalitesi kuşkulu çaylarla, yöre üretimini de bölgenin sınai ve tarımsal açıdan taşıdığı kısıtlı baltamışlardır. imkanlar nedeniyle, büyük bir özenle desteklenmesi ve 2005 yılı itibarıyla, Çaykur’da yaklaşık 15500, özel geliştirilmesi gerekmektedir. sektörde(Ünilever grubu ve iki özel çay fabrikası) ise Ülkedeki yoğun işsizlik ve göç olgusu karşısında, 700 civarında çalışan işçi sendikamızın örgüt çatısı yöre insanını kendi coğrafi alanlarında ekonomik altında bulunmaktadır. Oysa, özel sektörde çalışan işçi yeterlilik ve sürdürülebilir refaha sahip kılabilecek tek sayısı 10 bin civarındadır. ve en önemli sektörün çay olduğu hafızalardan Sigortasız, güvencesiz, örgütsüz çalışan işçiler çıkarılmamalıdır. Bu noktada hiç kuşku yok ki, bölgenin en önemli sosyal sorunlarından birini alternatif geçim kaynaklarını araştırmanın gereği ve oluşturmaktadır. önemi de yok sayılmamaktadır. Ulusal politika şart Şadan EREN Trabzon TSO Başkanı K alkınmakta olan diğer ülkelerde olduğu gibi, Türkiye’de kendi öz kaynaklarını en verimli şekilde değerlendirmek zorundadır. Türkiye’de tarımsal ürünler halen öz kaynaklarımızın temelini oluşturduğuna göre, bu ürünlerden gereği gibi yararlanmak amacıyla, modern tarımsal üretim, dış Pazar isteklerine uygun gerçekçi bir ihracat politikası, akılcı bir pazarlama ve fiyat politikası izlenmesi gibi üç temel konunun üzerinde önemle durulması gerekir. Başlangıçta ithal ikameci bir strateji benimsenen çay üretiminde de, 1984 yılında özel sektör işletmelerinin devreye girmesi, çay tarım alanlarının genişlemesi ile birlikte, üretim miktarlarının yükselmesi, ihracata yönelik çalışmaların yapılması yeni politikaların belirlenmesi ihtiyacını doğurmuştur. Son yıllarda artan kaçak çay sorunu bölge üreticisinin acil çözüm bekleyen en önemli sorunudur. Ülkemiz son yıllarda kendi zenginliği olan tarımsal alanda IMF, Dünya Bankası ve Avrupa Birliği istemleri doğrultusunda çeşitli yaptırımlarla karşılaşmaktadır. Ancak ulusal politikalarımızda tarımın ülkemiz açısından önemi hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir. Üretici, tüccar ve ihracatçılarımıza ülkemiz lehine verilen desteklerden vazgeçilmemelidir. Fındık ve çay gibi bölgemizin söz sahibi olduğu diğer tarımsal ürünlerimize yönelik politikalarımız zenginleştirilmeli ve desteklenmelidir. 11

