14 Mart 2026 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Satışlarda yaprak kıpırdamıyor İsmail KOCAMAN Rize Ticaret Borsası Genel Sekreteri öremizde Rize, Trabzon, Artvin, Giresun kısmen de Ordu illeri olmak üzere yaklaşık 200 bin aile, yani 1 milyon insanın geçim kaynağı ve milli ürünümüz olan çay sektörü son yıllarda önemli problemlerle karşı karşıyadır. Ülkemiz, 200210 bin tona yaklaşan yıllık iç tüketimiyle, dünyada en çok çay tüketen ilk 5 ülke arasında yer alan dev bir çay pazarıdır.Çeşitli sübvansiyonlar ve gelişmişlik farkları nedeniyle uluslararası firmalar Türk çay pazarına göz dikmişler ve Türk çay pazarından pay almaya ve çay sanayicimize ve üreticimize darbe vurmaya çalışmaktadır. Bu doğrultuda, yerli sanayicimiz ve üreticimizin korunması için aşağıdaki önlemler alınmalıdır. 1 Kaçak Çay: Son yıllarda özellikle 2005 ve 2006 yılı başında ülkemize önemli oranda kaçak çay girişinin olduğu varsayımları mevcuttur. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi sınır kapıları ve bazı Serbest Bölgelerden ülkemize kaçak çay girdiği gözlenmektedir. Son zamanlarda çay pazarında meydana gelen bu daralmada bu görüşümüzü açıkça desteklemektedir. Deyim yerindeyse son aylarda çay satışlarında yaprak kıpırdamamaktadır. Kaçak, sağlıksız ve Borsa dışında kalmış kalitesiz ve insan sağlığı açısından zararlı olan bu çaylar ya tamamen poşetlere doldurularak yerli çay gibi halkımıza satılmakta ya da yerli çayımızla Y harman yapılarak satılmaktadır. Çayda kaçak çayların engellenmesi için Sınır Bölgelerinde ve Serbest Bölgelerde gerekli inzibatı tedbirler alınmalı ve kaçak Çay girişi önlenmelidir. Bizim Rize Ticaret Borsası olarak Dış Ticaret rejimi çerçevesinde vergisi ödenmiş, kalite belgesini almış çaylarla hiçbir sorunumuz yoktur. 2 Çay, ‘Yolcu Beraberi Zati Eşya Muafiyeti’ kapsamından çıkarılmalıdır. Yolcu beraberi zatı eşya muafiyeti kapsamında önemli oranda ülkemize çay girmektedir. Bunun önlenmesi, çayın bu kapsamdan çıkarılması ile sağlanacaktır. 3 Dış Ticaret Müsteşarlığı dâhilde İşleme Rejimi çerçevesinde çaya izin vermemelidir. Bu kapsamda herhangi bir ürün ülkemizde işlenip yeniden ihraç edilmek şartıyla gümrük muafiyetinden yararlanmaktadır. Çay ihracatının dünya piyasa şartları gereği çok zor olması, Türkiye’nin çok büyük bir pazar olması ve ülkemizde bu tür mal hareketlerini izleme mekanizmalarının yeterli olmaması nedeniyle bu kapsamda giren veya girecek olan çayların iç piyasada satılma ihtimali çok kuvvetlidir. Bu kapsamda Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından dâhilde işleme izin belgesi kesinlikle verilmemelidir. 4 Organik Tarıma ağırlık verilmelidir. Avrupa Birliği eşiğine geldiğimiz bu yıllarda Organik Tarım ve Organik ürünler ön plana çıkmaktadır. Bu kapsamda organik tarım üretecek çay Sanayicileri ve üreticiler devlet tarafından desteklenmelidir. Bu kapsamda faaliyet bulunan ve bulunacaklara vergi desteği hibe ve bunun gibi destekler sağlanmalıdır. 5 İthalatta kalite belgeleri Çaykur veya İsmail Kocaman Rize Ticaret Borsası tarafından verilmelidir. Ülkemize Dış Ticaret rejimi kapsamında giren çayların kalite kontrolü ve analizleri için Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünün ve Rize Ticaret borsasının alt yapısı hazırdır. Uzmanlık gerektiren bu alanda adı geçen kurumlar yetkilendirilmelidir. 6 Dış Ticaret Rejimi kapsamında ülkemize giren Çaylarda uygulanan asgari 2 USD/Kg fiyat uygulaması ve % 145 vergi oranı uygulaması aynen devam etmelidir. Bu rakamın altındaki fiyat ve oran Türk çay sektörünün yok olmasına zemin hazırlar. 7 Çayda KDV indirilmelidir. Hükümetimizde son zamanlarda vergilerin indirilmesi yönünde bir eğilim mevcuttur ve bu konuda çalışmalar vardır. Çay halkımız için temel gıda maddesi haline gelmiştir. Çayda halen %8 olan KDV %1’e indirilmelidir. 8 Müstahsillere verilen destekleme primi uygulaması devam ettirilmelidir. Bu uygulama sayesinde müstahsilin gelirinde önemli oranda artış meydana gelmiş ve bu sayede sektör tamamen kayıt altına alınmıştır. Milli ürünümüz olan çayı bu bölgede (Rize, Trabzon, Artvin, Giresun) yaşatmak zorundayız. Bölgenin başkaca bir ürünü ve geçim kaynağı da yoktur. Sorunlarımızın daha çok olmasına rağmen acil olan yukarıdaki önlemler en kısa sürede alınması gerekmektedir. Organik çaya ağırlık verilmeli Sebahattin ASLANTÜRK Trabzon Ticaret Borsası Başkanı T ürkiye genelinde olduğu gibi, fındık ve çay gibi iki temel ürünün üretildiği Doğu Karadeniz’de tarım alanlarının veraset yoluyla parçalanması, küçük arazilerin tarımsal yönden ekonomik ve verimli olmayışı bu iki ekonomik ürünü olumsuz yönde etkilemektedir. Hemen hemen yok denecek kadar dış satımı bulunmayan, hatta iç tüketimde üretim fazlası olan çay da, bir de yurt dışından çeşitli yollarla kaçak girişler söz konusu olunca, ortaya hiç de iyi görünmeyen bir tablo çıkmaktadır. Oluşan stokların getirdiği baskı önümüzdeki yıllarda daha da artacak ve sektörü içinden çıkılamayacak bir kaosun içine taşıyacaktır. Bir zamanlar olduğu gibi devlet Çaykur eliyle aldığı yaprakları denize bile dökmeye başlayacaktır. Artık geçindirmeyen ürün haline gelen çay da sıkıntının ortadan kaldırılması, birim maliyetlerinin düşürülmesi, verim ve kalitenin arttırılarak, organik olduğu bilinen, ancak bundan dünyanın haberi olmadığı Türk çayının mutlaka ihraç edilmesi gerekir. Bunun için fındıktakinin benzeri Çay Tanıtım Grubu kurulmalıdır. Aksi takdirde, bu olumsuzluk Türk çay sektörünü vuracak, üreticiyi perişan edecek, toprağını terk etmesine neden olacaktır. 7
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle