14 Mart 2026 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Keneden nasıl korunacağız? Özer ELİBÜYÜK Ahmet G. FERİZLİ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi B unyaviridae familyasından Nairovirus cinsine bağlı olan KırımKongo kanamalı ateşi virüsü (CrimeanCongo hemorrhagic fever virus, CCHV) insanlarda KırımKongo kanamalı ateşi hastalığına sebep olmaktadır. Bu etmen bütün diğer Bunyavirus’lar gibi tek sarmal, negatif anlamlı, 3 parçalı genomlu, 100 nm çapında yuvarlak şekilli ve zarflı bir virüs yapısındadır. Bu virüsün yurdumuzda bulunan strainlerinin Güneybatı Rusya ve Kosova’dakiler ile oldukça benzer olduğu (% 97–100), komşu İran’ınkilerden ise farklı olduğu bilinmektedir. Bu virüs oldukça patojenik olan doğasından dolayı A.B.D.’de CDC/NIAID C kategorisi patojen sınıfına sokulmuştur. Irak’ın 1990’ların başında bu virüs ile biyolojik silah olarak kullanmak amacıyla ilgilendiği, fakat yayılması için taşıyıcı bir canlı gerekmesinden dolayı çalışmayı durdurduğu bilinmektedir. Bununla birlikte son araştırmalar bu virüsün hava yoluyla biyolojik bir silah olarak kullanılabileceğini düşünülmektedir. Bu virüsün taşıyıcısı olduğu bilinen keneler Arachnida (Örümcekler) sınıfına bağlı Acarina (Akarlar) takımından Ixodidae familyasına ait eklembacaklı canlılardır. Bu virüsü Hyalomma spp., Amblyomma variegatum, Boophilus decoloratus ve Rhipicephalus spp. gibi değişik kene türleri taşımasına rağmen Ixodidae (sert keneler, mera keneleri veya yaz keneleri) familyasından Hyalomma marginatum, H. aegyptium, H. asiaticum ve H. anatolium gibi Hyalomma cinsi keneler en etkili taşıyıcı olarak karşımıza çıkmaktadır. Yurdumuzda yapılan çalışmalar sonucunda bu virüsün taşıyıcıları olan H. anatolicum, H. marginatum, H. detritum, H. excavatum ve H. aegyptium’un varlığı belirlenmiştir. Bunlar evcil hayvanların kulak kepçesi içinde ve dışında, boyun altında, karın, genital bölge ile sırt ve kuyruk üzerinde bulunurlar. Kenelerin ergin dişileri kanla yeteri kadar beslendikten sonra (Hyalomma cinsi kenelerin dişileri 8 ml’den daha fazla kan emebilmektedir) yumurtalarını toplu halde taş, toprak ve merada yaprakların altına bırakırlar ve ergin dişiler kısa süre sonra ölürler. Keneler ortalama 3.000–15.000 arasında yumurta koyarlar. Kene larvaları yumurtadan çıktıktan sonra otsu veya çalımsı bitkilerin uç noktalarına çıkarak konukçuya geçinceye kadar burada beklerler. Keneler sarsıntı, konukçu kokusu, ısısı ve nefesle verilen karbondioksit gazını algıladığında arka bacakları üzerine dikilerek geçmekte olan konukçusuna (hayvanların kürküne yada insanların pantalon yada çoraplarına) tutunur. Keneler ayrıca geçmekte olan konukçunun gölgesini de algılayabildiği belirtilmektedir. Sert ve dişli ağız parçaları ile konukçu dokusunu yırtar, tükrüğü ile etraftaki dokuları yumuşatır ve daha dikey bir pozisyon alarak ağız parçaları ile dokudan kanla beslenmeye başlar. Bir süre beslendikten sonra kene larvası aynı konukçu üzerinde deri değiştirerek nimf haline geçer. Hyalomma Hastalık belirtileri kene ısırdıktan 1–7 gün sonra ortaya çıkıyor. türleri larva ve nimf dönemlerini kuşlar (tavuk dahil), küçük memeliler (tavşan, fare, Bu virüsün insanlarda ölüme kadar giden çok ciddi hatta evcil köpekler) bazen kirpi ve kertenkeleler hastalık belirtileri oluşturduğu bildirilmektedir. üzerinde geçirmektedir (ayrıca kuşlar ve özellikle de Hastalık belirtileri insanlarda genellikle virüslü bir göçmen kuşlar hastalığı daha uzak mesafelere kene ısırdıktan 1–7 gün sonra çıktığı bildirilmektedir. taşıyabilmektedirler). Nimf beslendikten sonra kendini Sağlıkçılar hastalık belirtilerinin genel olarak yüksek yere bırakır ve deri değiştirerek ergin hale geçer. Ergin ateş, sırt ve karın ağrıları, mide bulantısı, kusma, ishal beslenmek için daha büyük hayvanları tercih eder. ve bunları takiben vücudun değişik yerlerinde Hyalomma türleri ergin dönemlerini büyük memeli morarma, kanamalar, anüsten kan gelmesi, kan kusma, hayvanlar (sığır, koyun, keçi, at, eşek, domuz vb.) ve burun kanaması, vajinadan kan gelmesi, diş eti insanlarda geçirmektedir. kanamaları ve çok şiddetli durumlarda ise beyin Yapılan çalışmalar bazı kenelerin arazi şartlarında kanaması gibi şekillerde görüldüğünü aktif olarak kısa mesafelere (20 m civarında) bildirmektedirler. ulaşabileceğini belirlemiştir hareket ettiklerini Bu hastalık bugüne kadar Avrupa'da (Fransa, bazılarının ise dikkate değer bir mesafe Portekiz ve Balkan ülkeleri), Afrika, Orta Asya, kaydedemediğini göstermiştir. Keneler uçamaz ve Pakistan ve Orta Doğu ülkelerinde görülmüştür. sıçrayamazlar. Kenelerin larva, nimf ve erginleri virüsü Türkiye’de ise ilk kez 2002 yılında Tokat’ta görülmüş, taşımakta ve diğer canlılara (insan ve hayvanlara) ancak ilk tanı 2003’te konulmuştur. Hastalık daha aktarabilmektedir. Kenelerin vücutlarında bu virüsün sonra Sivas, Yozgat, Çankırı, Gümüşhane, Giresun, çoğalabildiği ve bazı kene türlerinde çiftleşme Trabzon, Kastamonu, Çorum ve Karabük illerinde de sonunda bu virüsü taşıyan erkeklerin dişilere bu virüsü tespit edilmiştir. bulaştırdıkları da saptanmıştır. Kenelerin sokmasından korunmak için, Virüs keneler ile birlikte koyun, keçi, sığır, tavşan, ? Özellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşanların, kirpi, değişik kuş türleri gibi hayvanlarda evcil ve yaban hayvanlarının bulunabileceği yerlere bulunabilmesine karşın bunlarda bir hastalık gideceklerin bacaklarını açıkta bırakmamaları ve hatta paçalarını çorap içine sokmaları, boyun ve ellerine dikkat etmeleri, ? Ayrıca uzaklaştırıcı olarak WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafında da önerilen DEET, dimetil ftellat, benzil benzoat ve indanol içeren uzaklaştırıcıları açık yerlere ve kıyafetlere uygulanması, ? Bu kenelerle sıklıkla karşılaşılabilecek ortamda çalışması gerekenlerin kıyafetlerine WHO tarafından önerilen ilaçları uygulaması, ? Ahırların ve yakınındaki evlerin de WHO tarafından önerilen ilaçlarla özellikle de çatlak ve yarıkların ilaçlanması, ? Hayvanların kenelere karşı veterinerlerce önerilecek ilaçlarla ilaçlanması, ? Riskli bölgede yaşayan veya kısa süreliğine de olsa buralarda konaklamış kişilerin vücutlarının özellikle saç, eklemler ve genital bölgelerini kontrol etmeleri, ? Konunun uzmanı olmayan kişilerce kenenin vücuttan çıkarılmaya çalışılmaması, ? Hastalık belirtileri gösteren insanların salgı ve kanları ile temas edilmemesi ve ? Vücutlarına kene bulaşmış kişilerin mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna kısa sürede başvurmaları önerilmektedir. KırımKongo kanamalı ateşi virüsü keneler ile birlikte koyun, keçi, sığır, tavşan, kirpi, değişik kuş türleri gibi hayvanlarda bulunabilmesine karşın bunlarda bir hastalık oluşturmuyor. oluşmamaktadır, diğer bir deyimle bu hayvanlar bu virüse karşı bağışıktırlar (devekuşu hariç). Kene tarafından hayvana virüs bulaşmasından itibaren ilk 7 gün içerisinde başka bir kene tarafından beslenilirse virus keneye bulaşabilmektedir. Bu süre sonunda hayvanda bağışıklık gelişeceği için bulaşma söz konusu olmamaktadır. KırımKongo kanamalı ateşi virüsü insanlara virüsü taşıyan kenelerin insanla beslenmesi, hastalıklı insan ve hayvanın kanı ve dokularıyla temas yoluyla bulaşmaktadır. Hastalık etmeninin bulaşma yollarına bakıldığında bu hastalığa en çok tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanlar, hayvan kesim işiyle uğraşanlar, kampçılar, veteriner hekimler ve hastane personelleri yakalanmaktadırlar. 30
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle