11 Mayıs 2026 Pazartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Şaşırtıcı bir bitki: KAKTÜS Gürsu KUNT NTALYA Alman bilim insanları, anavatanı Amerika olan kaktüsle ilgili neredeyse 500 yıldır araştırmalar yapıyor. Almanların kaktüs sevgisi bununla sınırlı değil. 100 yıldan uzun süredir Almanya’da "Kaktüs Sevenler Derneği" var. Derneğin üye sayısı bugün 30 binin üzerinde. Türkiye’de ise kaktüsle ilgili yapılmış ne bilimsel bir araştırma ve yayın var ne de kolleksiyonerleri dışında, kaktüs hakkında bilgisi olan. 10 binin üzerinde türü olan kaktüsün, ülkemizde sadece bir kaç türü biliniyor ve az sayıda da olsa diğer salon bitkilerinin yanında yerini alıyor. Türkiye’de bilinen kaktüs türlerine verilen isimlerse oldukça düşündürücü… Kaynana Dili, Kaynana Sopası, Kaynana Sandalyesi, Kaynana Yumruğu… Dikenlerinden dolayı, kaynanayla bağdaştırılan kaktüs, aslında sürprizleri olan bir bitki. Kaktüsün o dikenli görüntüsü, günün birinde inanılmaz güzellikte, rengarenk çiçekler açıp, sahibini şaşkınlığa da uğratabiliyor. İşte bu şaşkınlığı yaşadıktan sonra, kaktüse neredeyse aşık olan ve 15 yıldır Türkiye’nin tek kaktüs üreticisi sıfatını elinden bırakmayan Taner Angay, bu isimlerden biri. Angay’ın, Antalya Düden Şelalesi’ndeki kaktüs serası, Türkiye’de sayıları 50’yi geçmeyen kolleksiyonerlerin en önemli durağı. İstanbul’dan günübirliğine uçakla gelip, kaktüsleri gören, kendi kolleksiyonunda olmayanları satın alanlar bile var. Bunlar arasında en dikkat çeken isimlerden biri de Ediz Hun… Alanya’da 1980’li yıllara kadar turizmle uğraşan, ardından Almanya’ya giden Taner Angay’ın yaşamı, eşinin kendisine armağan ettiği küçük bir kaktüsle değişiyor. O yıldan bu yana da hayatını neredeyse, bu dikenli, ama bir o kadar da ilginç bitkinin üzerine kuruyor. Avusturya Lisesi’nden mezun olan, iyi derecede Almanca ve İngilizce bilen, kaktüsle ilgili Türkiye’de bilimsel yayın olmadığı için Latince’yi de öğrenmek zorunda kalan Angay, kaktüs macerasını şöyle anlatıyor: "Eşimin bana armağan ettiği kaktüs, günün birinde muhteşem çiçekler açtı. Bu çiçekleri gördüğümde, kaktüse aşık oldum diyebilirim. İlk işim eve yeni kaktüsler almak oldu. Ama aradan bir ay kadar geçti, kaktüslerim ölmeye başladı. Bu kez kaktüs bakımıyla ilgili kitaplar aramaya başladım. Bakımını öğrendim. Aradan biraz daha zaman geçti, bu kitaplardan yeni türleri isimleriyle öğrenmeye başladım. O türlerden de almaya başladım. Baktım bir süre sonra 600’e yakın farklı türde kaktüsüm olmuş. Türkiye’ye döndüğümde de niye kaktüs üreticiliği yapmıyorum diye kendime sordum ve Finike’de üretime başladım. Ancak bu bir fiyasko oldu. Çünkü elimdeki kitapların tümü Almanya’nın iklimine göre kaktüs üretimine yönelikti ve Türkiye’de üretimin nasıl yapılacağına ilişkin bir kitap yoktu. Alman kitaplarındaki bakım şartları, A Türkiye iklimine uymadı. Ertesi yıl yeniden devam ettim. Deneme yanıma yöntemiyle doğru üretim yöntemini buldum. Finike’den sonra bir süre Kurşunlu Şelalesi’nde devam ettim. Şimdi de Düden Şelalesi’ne yakın bir alanda, üretimimi sürdürüyorum. Üretimde sabırlı ve sağduyulu olmak çok önemli." İlk yıllarda, 600 kadar kaktüs türü olan şimdi bu sayıyı 3 bin 500’e kadar çıkaran Angay, önümüzdeki yıl 2 bin tür daha eklemeyi planlıyor. Kaktüsün 10 bin kadar türü olduğunu ifade eden Angay, kaktüs üretiminin zor olduğunu belirterek, "Sabır ve sağduyu gerektiriyor" diye konuştu. Kaktüste su ve güneşin önemli olduğunu belirten Angay, "Kaktüse bol su vermek gerekiyor. Ama iki sulama arasında, toprak kesinlikle tamamen kurumalı. Kuruduğunda suyu bolca vermeli. Diğer çiçeklerin aksine, kaktüs doğrudan güneş ışığı ister. Kaktüs, üreticisi için sabır gerektiren bir iş. Tohumlamadan sonra en az 2 yıl beklemek gerekiyor. Hatta bazı türleri tohumlamadan sonra 15 yıl kadar beklemek gerekiyor ki yüzünü toprağın üstüne çıkarabilsin" dedi. Türkiye’deki kaktüs alıcılarını üç grupta toplayan Angay, "Antalya ve çevresinde otel bahçelerinin peyzajı için alanlarla, kendi bahçesinin peyzajı amacıyla alan zenginler aynı grubu oluşturuyor. Kolleksiyonerler yani bilinçli alıcılar bir diğer grubu oluşturuyor. Çokça bilinen, çiçek açan, bakımı kolay türlerin alıcı grubunu ise yurttaşlar oluşturuyor. Diğer çiçek türlerinin kolleksiyonerleri fazla olmasa da kaktüs için durum hiç de böyle değil. Özellikle Almanya’da çok sayıda kolleksiyoner bulunmakta. Ülkemizde de 50’ye yakın kaktüs kolleksiyoncusu olduğunu biliyorum" diye konuştu. Kaktüs üretiminin ciddi bir bilgi birikimi istediğini söyleyen Angay, üretimle ilgili sözlerine şöyle devam etti: "Kaktüs üretimi ciddi bir iş. Bilgi birikimi gerektiriyor. Yıllar önce Denizli’de bir üretici vardı. Ama o da bırakmak zorunda kaldı. Türkiye’de kaktüsün 10 bin çeşidinden yalnızca bir kaç türü biliniyor Kaktüs üretimi, diğer üretim şekillerine benzemiyor. Zaten Türkiye’de bu konuyla ilgili bilinenler çok sınırlı. Sabır ve sağduyu üretimde çok önemli. Kaktüs çok yavaş büyür. Ama ömrü çok uzundur. Bir de çok kazandıran bir iş değil. Ben bu kadar emeği bir başka türe vermiş olsaydım, çok daha fazla para kazanırdım. Biz burada kaktüs alıcılarına bazı kolaylıklar da sağlıyoruz. Alıcı kaktüsüne iyi bakamadıysa ve kaktüs ölmeye başladıysa, onu seraya getirip, yenisiyle değiştirebilmesini sağlıyoruz. Sonuçta biz ölmek üzere olan kaktüsü, burda yeniden canlandırabiliriz ama sahibi bunu yapamaz" Angay, kaktüsle ilgili ilginç bilgileri de şöyle sıralıyor: Bazı türler, ölünceye kadar tohumunu içinde saklar. Öldükten sonra bu tohumlar etrafa saçılır ve yüzlerce yeni kaktüs ortaya çıkar. Bir başka tür, tohumlarını belli dönemlerde metrelerce uzağa fırlatır. O kaktüsün yaklaşık 10 metre ilerisinde bile yavrularını bulmak mümkündür. Bir başka kaktüs türünde için durum çok daha ilginç…. Hatta akraba evliliklerine örnek gösteribilecek bir durum bu. Bu tür kesinlikle, kendi tozuyla döllenme yapmıyor. Yavrularını da tanıyor ve onun tozuyla da döllenmiyor… Kaktüsün, doğada 10 bin yakın türü var. Anavatanı Amerika. Ama Avrupa’ya Kristof Kolomb’un gemileriyle gitti. Çok yavaş büyüyen, ama ömrü çok uzun bir bitki. Kaktüs toprağı iyice kurumadan, su vermemek gerekir. İyi bakılan tüm türler çiçek verir. Ant Dağları’nda 5 bin metreye kadar kaktüs görmek mümkün. Diğer bitkiler, gece karbondioksit verirken, kaktüs su kaybını önlemek için karbondioksiti içinde biriktiriyor. Gerektiğinde de bunu kullanıyor. Boyu 20 metreye kadar uzayabilen türler var. Kaktüs üretiminde, geçirgen yapılı toprak kullanmak gerekiyor. Torf üretimde en uygun toprak türü. 30
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle