11 Mayıs 2026 Pazartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

İşgallerin altında tarımsal üretim yatıyor İ laşıcı hastalıklar sonucu ölmüştür. Keza aynı akıbeti, Avustralya, Güney Afrika, ve Büyük Okyanus Ada toplumları da yaşamıştır. Bu toplumlardan Avrupalı’lara bulaşmış hastalık sayısı ise son derece azdır. Tarımın ötelediği en önemli yenilik ise yazının bulunmasıdır. Yazı, çiftçilikle uğraşan insanların, koyun sayısını ve tahıl miktarı bilmek ve Doç. Dr. Mahmut YANAR bunları daha sonra hatırlamak gibi bir gereksinimden doğdu. Bunları da kilden yapılmış tabletlere bazı simgelerle Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi işaretlemekle işe başladılar. Belli bir ekonomik ve siyasi toplumsal örgütlenmeye sahip olmadıkları için, avcı/toplayıcı toplumların yazıyı geliştirebilmelerinin maddi temellensanın gerçek tarihi bundan 7.5 milyon yıl önce Afrika ri yoktu. Yazının bulunması bilginin gücünü attırdı. Çok daanakarasının Sahel bölgesinde başladı. Şempanzelerha uzak ülkelere ve çok daha eski zamanlara ait bilgiyi, çok le kuzen tür olan Australopithecus africanus ile başladaha sağlıklı ve çok daha ayrıntılı bir biçimde aktarma olayan evrimleşme, Homo habilis, Homo erectus ve daha nağı verdiği için yazıyı geliştiren toplumlar olağanüstü bir sonra çağdaş insanı temsil eden Homo sapiens ile güüstünlük elde etti. Özetle, Tarım, yazının, kentlerin, maden nümüze gelindi. Bu evrimleşmede 900 cc ile başlayan beişletmeciliğinin, büyük siyasal örgütlenmelerin, sanatın, kıyin sığası günümüz insanında 1345 cc ye ulaştı. Beyin sığasaca; uygarlık dediğimiz şeyin tüm parametrelerini oluştusındaki bu artış, ilerde alet yapımına olanak sağlayacak olan ran unsurların ön koşulu olmuştur. bilişsel kapasitemizi de arttırdı. Evrimleşmesinin 56 milAvrupa odaklı bir tarih yaklaşımıyla, Batı Avrupa’nın yon yıl gibi uzun bir dönemini Afrika’da geçiren insan, dave Avrupalılaşmış Amerika’nın üstünlüğünü kabul etme ha sonra değişik tarihlerde önce Avrasya’ya, daha sonra ise saplantısına kapılmış bir anlayışın tam tersine, bu günkü Avustralya ve Amerika anakaralarına yayıldı. Batı, sahip olduğu çoğu temel kültürel unsurlarını başka İnsan uygarlığının önünü önce alet yapımındaki beceritoplumlardan, özellikle şu anda sözde özgürleşmeye çalışsi açmıştır. Ancak alet yapımı, taşı iyi tanıma ve taşa öncetıkları Mezopotamya halklarından almıştır. Son 500 yıl haden hangi şeklin verilebileceğinin tasarlanması gibi yüksek riç, Avrupa’nın dünya teknolojisi ve uygarlığına hiç bir katbir bilişsel beceri gerektirdiğinden, geliştirilmesi uzun bir kısı olmamıştır. Bugün Batı’nın kullandığı Latin alfabesi zaman aldı. Tarihte ilk kez 2.5 milyon yıl önce Homo erecbile, Sümerliler tarafından geliştirilmiş olan Sami alfabesitus ile birlikte basit düzeyde de olsa taş aletler yapılmaya nin kopyalanması ve uyarlanması sonucu türetilmiştir. Onbaşlandı. Ancak 0.5 milyon yıl önce kendi türümüzü temsil ların tek şansı, Mezopotamya gibi, başta tarım olmak üzeeden Homo sapiens’in ortaya çıkmasıyla birlikte, taş aletlere yazı ve metal işleme gibi gelişmeleri kopya alabilecek rin teknik kalitesi ve sayısında önemli bir artış oldu. 50 bin yakınlıkta olan bir coğrafyada yaşamalarıydı. Irak’ın devyıl öncesinde ise, av aletleri zıpkın, balta, mızrak, ok ve rik lideri Saddam Hüseyin’in "Bizim atalarımız tarihin ilk yaylarla daha modernize edildi. Bu sayede insanlar, diğer uygarlıkları kurarken, sizin atalarınız mağahayvanlara karşı önemli bir üstünlük elde ralarda yaşıyordu" betimlemesi, aslında tariederek daha iyi avcılık yaptılar ve daha iyi hi bir gerçekliği yansıtmaktadır. Şimdi, akılbeslendiler. Ancak, insanın avcılık konularda gizli kalan "yarışı oldukça önde başlasundaki olağanüstü başarısına rağmen, dotan Mezopotamya ve Çin bu üstünlüğünü ğanın sunduğu ürünler sınırlıydı, ta ki taneden Avrupa’ya kaptırdı" sorusunu yanıtlarımsal yaşama geçene kadar. Uzun bir avcımak gerekiyor: lık/toplayıcılık yaşam tarzı sonunda insanEski Mezopotamya’nın toprak ve bitki lar avladıkları hayvan ve topladıkları bitkiörtüsü şu andakinden çok farklıydı. Daha önler konusunda geniş bir bilgi ve deneyime ce ormanlarla kaplı yeşil bir bitki örtüsüne sahip oldular. Bu da, tarımın önünü açacak sahip Mezopotamya’da, ormanların kesilmeötelemeyi yaptı. Uzun bir gözlem ve denesi ve yıllarca süren tarımsal faaliyet sonucu me sonunda, bitkilerin sulanması, gübretoprak erozyonu, toprak tuzlanması ve toplenmesi, tozlaşması, diğer yandan hayvanrak kaymaları oldu. Sonuçta ise tarıma uyların üretimi ve beslenmesi konularında ilk gun olmayan çöl ve step alanlar gelişti. Avrubilgilere eriştirler. Tarımsal yaşama geçpa’da ise suyun bol ve tarımın geçmişinin yemekle birlikte, doğanın kendilerine sunduni olması nedeniyle, böyle bir olumsuzluk ğu besin olanaklarının çok ötesine geçtiler. Tarım, doğrudan veya dolaylı etkileriyle toplumların yazgısını belirliyor. yaşanmadı. Dolayısıyla tarımla gelen güç, Böylece milyonlarca yıllık süren avcı/toplaMezopotamya’dan Avrupa’ya kaymaya başyıcı yaşam tarzı da terk edilmeye başlandı. ladı. Çin’de ise Mezopotamya’dakine benzer bir olay yaşansonra ise, MÖ 6000 yılında Kuzey Amerika’nın doğu kesiTarımın başlangıcı olan MÖ 10.000 yılından sonra insanın madı. Onun etkilendiği olumsuzluk farklıydı: Avrupa’nın, mi, Batı Avrupa, Mısır ve Hindistan’ın İndus vadisi, MÖ tarihi artık farklı yazılmaya başladı. Daha iyi beslendiler, Alp ve Pirene gibi yüksek dağlarla çevrelenmesi ve girinti5000 yılında Afrika’nın Sahel bölgesi ve Orta Avrupa, ninüfusları arttı, hepsinden de önemlisi, sahiplenecek mülkli çıkıntılı beş yarım adadan oluşması, bölgeler arasında hayet MÖ 3.500 yılında da Orta Amerika, Amazon ve İnleri olmaya başladı. Tarım, kendi üretim araçlarını yaratırönemli bir coğrafik yalıtılmışlık yaratıyordu. Bunun yanı giltere izledi. Avustralya ise modern insan adaya ayak basaken, onlara sahip olacak sınıflı toplumunu da yarattı. Böysıra, bu coğrafyada çeşitli etnik ve siyasi gruplarının varlına kadar hiçbir zaman tarıma geçemedi. lece insanlık tarihinde ilk olarak varsılların ve yoksulların ğı, kontrolünün zor olması nedeniyle tek bir devletin kurulTarım, doğrudan veya dolaylı etkileriyle tek başına topsavaşı da başlamış oldu. Avcı/ toplayıcılıkta şekillenen oba masına olanak vermiyordu. Bu nedenle Avrupa her zaman lumların yazgısını belirlemiştir. Daha fazla beslenme olave kabile türü barışçı ve eşitlikçi toplumsal örgütlenmeler, çok toplumlu bir coğrafya olmuştur. Doğu Asya’nın ise yünakları sunduğu için tarımla geçinen toplumlar nüfuslarını yerini savaşçı olan şefliklere, giderek te devletlere bıraktı. zey şekilleri görece sadedir. Diğer yandan, siyasi ve etnik arttırdılar. Nüfusun artması ise, daha fazla asker ve daha iyi Tarım, her anakarada o bölgenin iklimi, coğrafik özelgrupları fazla yoktur. Bu nedenle bu bölge, tek bir devletin gelişmiş bir toplumsal örgütlenmeye yol açtı. Tarım aletlelikleri ve hepsinden önemlisi de tarıma elverişli türlerin bukontrol edebileceği bir ülkenin kurulmasına olanak tanıyorrinin geliştirilmesine duyulan gereksinimden dolayı malunup bulunmamasına bağlı olarak her toplumda farklı gedu. O da Çin imparatorluğu oldu. dencilik gelişti. Madenciliğin ilerlemesiyle de silah teknolişti. Bazı toplumlar, bulundukları coğrafyadan dolayı tarıDoğu Asya’da tek kurulan Çin imparatorluğuna karşın, lojisi gelişti. Kültüre alınan hayvanlar sadece besin olarak ma erken, bazıları geç, bazıları ise Avustralya yerlileri gibi Avrupa’da pek çok sayıda devletlerin kurulması, bu coğrafdeğerlendirilmedi, aynı zamanda hayvanın yük taşıma ve avcı/toplayıcı kalarak hiç başlayamadı. Bu da onların ileryaya rekabet, yeniliklere açık olma ve yeniliklere karar versavaşlarda kullanılması gibi gücünden de yararlanıldı. deki toplumsal geri kalmışlıklarının yazgısını belirleyecekme noktalarının fazla olması gibi olanaklar yarattı. Çin’deUçak günümüzde ne anlam taşıyorsa, zamanında at da o ti. Avrasya’nın aksine, Afrika ve Amerika kıtalarının kuki durum ise bunun tersiydi. Ülkenin geleceği konusunda anlamı taşıyordu. Keza Hannibal da filleri savaşlarda kultuplara doğru ince uzun şeklinin olması, tarıma elverişli alınacak kararlar, tek bir kişiye, yani şansa bağlıydı. Çin, lanarak önemli bir üstünlük elde etmişti. Tarımla geçinen olan Akdeniz iklimi özelliklerine sahip enlemlerinin kısa Amerika’nın keşfinden önce Avrupa’dan çok ileri olmasına toplumların yiyecek fazlasını depolayarak savaş ve kıtlık olması anlamına geliyordu. Bu da, her iki anakarada tarıkarşın, Çin imparatoru’nun yenliklere kapalı olması ülkeyi dönemlerde kullanmaları da savaşlarda önemli lojistik desmın yapılabilirliliğini bölgesel anlamda sınırlayan bir etbir durgunluk dönemine soktu. Olayı bir örnekle somutlaştek sağlıyordu. Diğer yandan, tarım toplumları hayvanların mendi. Bu nedenle tarım, Afrika’nın Sahel ve Etiyopya tırırsak: Kolomb, Amerika gibi bir anakaranın varlığına kuevcilleştirilmesi sürecinde hayvanlardan aldıkları mikropbölgesinde, Kuzey Amerika’nın ise doğu kesimiyle sınırlı ramsal olarak inanmış ve bu projesini pek çok sayıda krala lara karşı genetik olarak bağışıklık oluşturdukları için, bunkaldı. Avrasya’nın ise verimli Akdeniz enlemleri, Mezopoaçıklamış ve destek istemiştir. Projesi beş kral tarafından ları diğer toplumlara, özellikle büyük uygarlıklar kurmuş tamya’dan Çin’e kadar geniş bir alana yayılıyordu. Bu da, reddedildikten sonra nihayet İspanya kralından destek alolan İnka ve Aztek’lere bulaştırarak savaşlarda önemli bir bu anakaraya geniş bir tarımsal alan sunuyordu. Diğer yanmıştır. Olan da zaten bundan sonra oldu. 1492 tarihinde üstünlük elde ettiler. Kolomb öncesi dönemdeki Amerika dan, insanın Yeni Zelanda, Avustralya ve Amerika’ya gelKolomb’un Amerika’yı keşfiyle birlikte artık insanlık tariyerli halkının nüfusunun % 95’i Avrupalı’ların getirmiş olmeleri, Afrika’ya göre daha sonra olduğu için, buraya ayak hi farklı yazılmaya başlandı. duğu çiçek kabakulak, grip, tifüs, hıyarcık ve veba gibi bubasan insan ile diğer hayvanlar arasında evrimsel ve ekolojik bir denge kurulamamıştı. Buraların yerli hayvanları, avcılıkta uzmanlaşmış olan insana karşı kendilerini koruyabilecek stratejiler geliştiremedikleri için, kolay av olmuşlardı. Böylece, tarımın kaynağını oluşturan evcilleşmeye uygun çoğu memeli türleri de ortadan kalkmış oldu. Bu da, bölge insanlarının tarıma geçmelerini ciddi olarak ertelemiştir. Avustralya’da ise bu durum daha ciddi boyutlarda yaşanmıştır. Afrika ve kısmen de Avrasya, diğer anakaralardan eski oldukları için, buralardaki hayvanlar insanlarla milyonlarca yıl birlikte evrimleştiler ve sonuçta avcılıkta çok uzmanlaşmış olan insanlardan kendilerini koruyabilecek önlemler geliştirdiler. Ancak Afrika’nın tarım açısından şansızlığı, hayvan çeşitliliği çok zengin olmasına rağmen, evcilleşmeye uygun memeli türlerinin son derece az olmasıydı. Bu durum, Afrika için gerçekten büyük bir ekolojik bir şanssızlıktı. Afrika’da yaşayan, Afrika mandası, çalı domuzu, zebra ve su aygırı gibi bazı hayvanların kültüre alınmaları bugün bile hala başarılamamıştır. Fırat ve Dicle havzalarının çevrelediği, "bereketli hilal" olarak da isimlendirilen Mezopotamya, coğrafik özellikleri nedeniyle tarımsal olanaklar açısından oldukça şanslıydı. Kültüre alınma kolaylığı ve üstün besleyicilik değerleri bakımından bu gün bile kabul edilen temel tarım ürünlerinin çoğunun yabani formları bu bölgede bulunuyordu. Diğer yandan, bu bölgede insan ve hayvan ilişkisi uzun bir geçmişe dayandığı için, hayvanlar zamanla kendilerini insanlardan koruyabilecek stratejileri geliştirme fırsatları bulup yok olmaktan kurtuldular. Diğer yandan, verimli Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü uzun bir enlem çizgisine sahip olması, bu anakarayı diğerlerinden üstün kılan başka bir özelliğiydi. Çin için de benzer özellikleri söyleyebiliriz. Bu nedenle tarım önce MÖ.8500 yılında Mezopotamya’da, sonra da MÖ. 7.500 yılında Çin’de başladı. Bunları daha 25
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle