Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Günler
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
Buğday sektörü, rekolte A NKARA (Cumhuriyet Bürosu) Türkiye’de bu yıl buğday rekoltesi ve kalitesinin düşük olup olmadığı konusunda TOBB’un önderliğinde bir araya gelen taraflar, "rekoltekalite" konusunda bölgelerin ve iş dünyasının olaya bakışını dile getirdiler. Toplantıya; Yahya Toplu ( Polatlı Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı), Mehmet Şahin (Kızıltepe Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı), İsmail Kemaloğlu (TMO Genel Müdürü), Şehmuz Ayhan (Diyarbakır Ticaret Borsası), Ömer Çelik (Gaziantep Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı), Edif Aktaş, Abdülkadir Biliciİ (Şanlıurfa Ticaret Borsası), Ömer Güney (Çorum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı), Ferruh Köknel (Zile Ticaret Borsası), İsmail Dayı (Mersin Ticaret Borsası), Şahin Kaya (Ankara Ticaret Borsası), Turhan Altınel (Kırklareli Ticaret Borsası), Ali Yıldırım (TİGEM Genel Müdür Yardımcısı), İhsan Fatoğlu (Giresun Ticaret Borsası), Mehmet Kara (Konya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı), Hüsnü Ünal (Çankırı Ticaret Borsası), Can Vural (Tekirdağ Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı), Özcan Tülümen (Çorlu Ticaret Borsası), Faik Yavuz (TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı) katıldı. Açılışını TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yaptığı toplantı, TOBB adına Yönetim Kurulu Üyesi Nejat Ekrem Basmacı’nın başkanlığında devam etti. İlk konuşmayı, Un Sanayicileri Federasyonu temsilcisi yaptı: "UN SANAYİCİSİ TEMSİLCİSİ – Üründe ciddî bir eksiklik olduğu kanısı sektörde hâkim, özellikle İç Anadolu’da, Trakya’da, Marmara’nın güneyinde çok ciddî ürün eksiklikleri oldu; bunun yanında süne, kımıl ve ısı nedeniyle kalite eksikliği oldu, dolayısıyla, bütün bunları üst üste getirdiğimizde sadece ürün eksikliğini tarımsal konumda ele almayıp, kaliteden kaynaklanan bir ürün eksikliği de ortaya çıkmış oldu. Yani belli ürünü, unları elde edebilmek için belli kalitenin sağlanabilmesinde daha fazla una ihtiyaç olacaktır, dolayısıyla, ilerideki projeksiyonumuzda daha fazla buğday tüketimi söz konusu olacaktır şeklinde bir sonuca ulaşmıştık. Bu eksiklikte en büyük sıkıntı, maalesef, istatistiki bilgilerin sağlıklı olmaması. Biz sektör olarak diyoruz ki, 18 milyon ton civarında ürün var, ama DİE’de 21 milyon ton. % 1020 boyutunda eksiklik söz konusu olduğunda bizim hesabımıza göre 1 milyon 800 bin ton, ama DİE hesaplarına göre 3 milyon tonun üzerinde bir eksiklik olacaktır. Eğer bir ürün eksikse, bunun neticesi bir tanedir. O da ürünün teminidir, bir ithalat söz konusu olabilir belki veya başka türlü değerlendirmeler yapılabilecektir. YAHYA TOPLU (Polatlı Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı) – Öncelikle o ithalat konusuna gelmeden önce gündemde iki konu var; rekolte düşüklüğü ve kalitedeki sıkıntı. Bu borsalarda işlem gören ürünlerde kalitenin ne durumda olduğu ortaya çıkar, ikincisi de rekolte nasıl tahmin ediliyor; 2 milyon ton Türkiye'deki rekolte düşüklüğü hangi veri tabanına dayatıldı bilemiyorum. Şimdi, zaten 2004 yılına baktığımızda, sanayici, spekülatör, tüccar, TMO fiyatları üzerinde mal almış borsalarda, hatta dönemin çok değerli Bakanı Sami Güçlü, borsa ziyaretinde de üreticiye dönerek "malınızı satmayın, kışın daha iyi paraya satacaksınız" dedi; ama, TMO, dahilde işleme rejimi kapsamında gelen hububatlardan dolayı 2004 yılında üreticinin hasat ettiği buğday, 2005 yılının ocakşubat aylarında ağustos fiyatlarından daha düşük gittiği için, TMO Trakya’da mal alımına başlamıştır. Bunun neticesi, 2005 yılında üretici, elindeki malı bir an önce çıkarmaya çalışmış, sanayici mal almama yönüne gitmiş, spekülatör devreden çıkmış, devletin 355 bin liralık müdahale fiyatı yerine borsalarda 360 bin lira fiyat oluşmuştur. Bu, sağlıklı bir fiyat oluşumu değil. Bu rekolteyi böyle ortaya koyduktan sonra biraz da kaliteden bahsetmek istiyorum. Kalitede sıkıntı var. Biliyoruz, Türkiye'de en büyük sıkıntı süne mücadelesiydi, süneyle mücadeledeki başarısızlıktı, ama 2003 yılında, Sayın Başkanımız Rıfat Hisarcıklıoğlu ve Faik Beylerle birlikte Tarım ve Köyişleri Ba kanlığımızla birlikte 5 il pilot bölge seçildi, buralarda yer aletleriyle yapılan çalışmalarda büyük başarı elde edildi, peşinde sertifikalık tohumun dağıtımıyla da Polatlı’da sanırım burada daha iyi organize oldu üretici. Polatlı’da ithal buğday yerine ikâme edilebilen hububat üretilmeye başladı. Bunu Konya’daki sanayicilerimiz de çok iyi biliyor; ama, ne yazık ki, tarım teşkilatı bu başarıyı devam ettiremedi, bu yıl kalite yönünde bir miktar sıkıntı görülüyor sanayici açısından; ama, süne tahribatından görülüyor, bölgeler arasında mal sirkülasyonu da başladı. Burada değirmenci arkadaşımız çoktur, bazı bölgelerde süne emgisi az, proteini düşük, ama Polatlı gibi biraz süne emgisi ortalama 34 olsa da protein 1516’larda olduğu için o bölgelere proteinli mal gidiyor, diğer taraftan da proteinsiz mal geliyor. MEHMET ŞAHİN (Kızıltepe Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı) – Türkiye bir tarım ülkesidir, vazgeçilmez bir istihdam, fakat üretimde ticarette önemli olan kârlılıktır. Ne yazık ki, bugüne kadar üreticinin girdi maliyeti üzerinde ciddiyetle üstünde durulmuş değildir. Bugünkü hükümet % 72’si ÖTV ve KDV olarak akaryakıtı üreticiye verdiği zaman, sadece 8 lira mazot vermek suretiyle geçiştiriyor. Bugün rekoltenin, kalitenin oluşabilmesi için başta üreticinin kâr etmesi lazım ki o mal üretilebilsin. Önemli olan başta bu konuyu irdelemektir. Polatlı Borsası Başkanı arkadaşım "ithalat açık dursun" diyor; tarım ülkesi olan bir ülkede buğdayın ithal edilmesini ülke için bir eksiklik görüyorum. Demek ki, biz tarım ülkesi olarak bu görevimizi yerine getiremiyoruz, burada bir eksikliğimiz var. Ne zaman ithal edeceğiz; Allah korusun, afetlerde, sıkıntılarda. Peki, ithal edersek üretim yapamazsak, tarım kesimindeki % 45’in istihdamını,geçimini nasıl sağlayacağız ülke olarak; bunu düşünmemiz lazım. Bugün sulu tarıma geçilmiş bir bölge Harran Ovası, Mezopotamya, her ne kadar GAP bu bölgelere gelmemişse de bazı bölgelerde üretici kendi imkanlarıyla sondaj kuyuları açmak suretiyle rekolteyi yükseltme gayreti içerisindedir; fakat, gittikçe girdi, enerji ve akaryakıt bu üretimi sıkıntıya sokmaktadır. Diğer önemli bir konu süne; süne mücadelesi sağlıklı yapılmıyor. Devletin üreticiye ilaç vermeyle tarlada birebir mücadelesi önemli, fakat kaynakta sıkıntı var, üreme kaynağında mücadele yapılmıyor, sivrisinek misalinde bataklık orada duruyor, bataklıkta mücadele yapılmıyor, şehir içinde mücadeleyle sivrisinekleri yok edemezsiniz; süne de öyle. Devlet başta, süneyle mücadelede üreme zamanında o süne yavrularını yok edecek, sonra çiftçi kendi tarlasında mücadelesini sürdürecek. İSMAİL KEMALOĞLU (TMO GENEL MÜDÜRÜ) – Türkiye'de her yıl sadece buğday için değil genelde rekolte konusunda bir tartışma var, yıllardır yaşadığımız bir şey. Türkiye İstatistik Kurumu, yıllık hububat üretim rakamlarını yayımlar, Uluslararası Hububat Konseyi veya Amerikalıların hazırladığı raporlar, Avrupa'dan gelen raporlarda rakamlara baktığımızda bir farklılık doğar. Doğrusu, biz de bunu izahta zorlanırız, denklemi bulmak için alta bir şeyler ekleyerek bir şekilde Türkiye'deki üretim rakamını bulmaya çalışırız formülasyon olarak. Şöyle yaklaşmayı tercih ediyorum: Devletin rakamıdır, Türkiye İstatistik Kurumunun yayımladığı rakamlar, eğer bu yanlışsa geçmiş yıllara dönük bütün rakamları yanlış kabul etmemiz lazım, eğer bu doğruysa, geçmişi de doğru baz alarak bir analiz yapabiliriz. Ben ikinciyi tercih ediyorum. Fiilî durumdan hareket ederek bugünü analiz edelim. Rekolte tahmini konusunda otorite Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, TMO değil, bu konuda TAGEM meteorolojiyle iş birliği çerçevesinde bakanlık merkezden bir açıklama yapıyor, % 7 gibi bir düşüklük olduğu açıklandı. % 10 veya biraz daha üzerinde olsun, mevcut rakamlarla analiz ettiğimizde Türkiye'nin buğday üretimi ihtiyacını karşılar durumdadır. % 10 rekolte düşüklüğü olsa, bu, 2 küsur milyon ton düşüştür. Bu düşüş, aslında geçen yılki fazlalıktan bir düşüştür. Yoksa, Türkiye, açığı olan bir ülke de bu yıl rekoltedeki % 10 düşüş hesabıyla yaklaşsa, bugün belki kullandığımız kavramları ithalat anlamında daha rahat kullanabiliriz. Biz olaya böyle bakıyoruz. 72 milyon nüfus, literatüre göre 200 kg tüketim hesabıyla 15 milyon ton bu piyasada buğday tüketiliyor. 9,19,3 arasında milyon hektar arazide 20 kg kullanılsa ki, TİGEM‘e göre daha az kullanılması gerekiyor, 1,8 milyon ton tohumluk. Geleneksel tüketim şu bu, biz, 18 rakamını bu şekilde bulduk. Benim elimdeki rakamlara göre iç piyasanın ihtiyacı anlamında buğday olarak bir eksikliği görünmüyor. ŞEHMUZ AYHAN (Diyarbakır Ticaret Borsası) – Diyarbakır’a gelsinler, kalite düşüklüğü çok. Süne % 20, dönme % 70, yani kaliteli buğdayı Diyarbakır bölgesinde görmek mümkün değildir. TMO’ya giden buğdaylar, çiftçinin tüccara verdiği malın iyisi tüccar almıştır, un sanayiciler almıştır, TMO’ya süneli mal gitmiştir, o da ihraç kaydıyla yarın öbür gün Kuzey Irak’a giden mallar fabrikacılara satılacaktır. ABDULKADİR BİLİCİ (Şanlıurfa Ticaret Borsası) – Diyarbakır Ticaret Borsasından arkadaşım konuşurken süneden, % 20’den bahsetti. Bizim bölgemizde 4 yıldır yaşanan olay. Aynı ilde değişik bölgeler var, bu yıl yaşanan olay değil, Şanlıurfa'da da Harran Ovası, Ceylanpınar Ovası ve kuzey tarafı vardır, Viranşehir, Ceylanpınar, Siverek. Kuzey tarafında 4 yıldır süne problemi yaşıyoruz. İlaçlama yapan çiftçimiz zaten başarıyı sağlıyor, süne oranını düşürebiliyor, ama güneyde Harran ve Viranşehir ovalarında süne doğal şartlardan kaynaklanıyor, hiç ilaçlama yapılmadan % 11,5 arasında ki, bu sene buğdayımız çok kaliteliydi, yüksek fiyatla da alıcı buldu. Bence rekoltede düşüklük yok. Ben 6 ay önce Şanlıurfa'da ne olacağını biliyordum. TMO müdürümüze dedim ki, buğday alamayacaksınız hasadın başında, belki Siverek, Ceylanpınar, Adıyaman’dan alırsınız dedim. Geçen gün müdür bey beni aradı, teşekkür etti. TMO alım yapamadı, buğday çok kaliteli, alıcı buldu. Bunu, efendim, TMO alım yapamadı diye ülkede buğday kalmadı demenin bir anlamı yok. ÖMER GÜNEY (Çorum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı) Geçen yıl destekleme konusunda üründe bir yanlış uygulama oldu. Özellikle çiftçilerin ürettiği malların sattığı üründen alacakları desteklerin 12. Ay sonu itibariyle son bulduğu için yoğun şekilde pazara mal akımı oldu. 12 nci aydan sonra destek alamayacağız diye çok büyük dengesizlik oldu. Ben, gelirken, tarım il müdürümüzü, ziraat odası başkanımızı, tarım kredi kooperatif başkanımızı ve kendimi Bu yılın buğday rekoltesi ve kalitesi TOBB’un önderliğin 16

