03 Temmuz 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
28 EKİM 1996 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER Kurtuluş'a ülkücü saldırısı • İstanbul Haber Servisi - Haftalık Kurtuluş gazetesi Eskişehir biirosuna MHP'Iilertarafından baskın yapıldığı bildirildi. Kurtuluş gazetesinden dün yapıian yazılı açıklamada. önceki giin saat 16.00 sıralarında ellerinde MHP Eski$ehir 11 Teşkilatı irazalı bildiriler bulunan 15-20 kişilik bir grubun gazeteyi basarak. camlarım kirdıklan \e bazı muhabirlere saldırdıklan belirtildi. Açıklamada aynca. gazetenin Gazi bürosunun da polis tarafından basılarak. 1 muhabir. 5 okur ve 6 kişinin daha gözaltına alındığı kaydedilerek. bu kişilerin serbest bırakılması istenildi. 5 PKK'Iİ öldÜPÜIdü • TAT\AN (AA) - Bitlis'in Tat\an ilçesinde PKK'liler ıle giivenlik güçleri arasında çıkan çatışmada 4 terörist öldürüldii. Edinilen bilgıye göre Tatvan'ın Andere ve Kolbaşı köyleri kırsa! alanında operasyonlannı sürdüren giivenlik güçlen, bir grup teröristle karşılaştı. ""1651101 ol" çağnsına ateşle karşılık verilmesi üzerine çıkan çatışmada, 4 PKK'Ii öldürüldü. birPKK'lide yakalandı. 'Barış için 1 milyon imza' • SAMSL'N (Cumhuriyet) - ""Banş için bir milyon imza" kampanyasına bir destek de Samsun'dan. Düzenlenen bir toplantıyla başlatılan imza kampanyasında ilk imzayı Türk-İş 6. Bölge Temsilcisi Sebalattin Çam attı. Türk- İş. Petrol-lş Sendikası. Ozgürlük \e Demokrasi Partisi \e eski il Başkanı Cemil Devecı ile Ankara Sanat Tiyatrosu'ndan Altan Erkekli'nin girişimiyle düzenlenen törende yapıian konuşmalarda da ""Banşa siz de bir imza venn" çağnsinda bulunuldu. Cezaevinde ölümOPUCU • DİYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) - Amasv^ Cezaev i'ndeki tutuklu \e hükümlülerin yakınları Diyarbakır"da vaptıkları yazılı açıklamada. cezaev indeki baskı \e sındirme politikası sonucu başlatılan açlık grevinin ölüm orucuna dönüştüğünü belirttiler. Tutuklu ve hükümlülere yönelik hak gasplarının sürdüğünün ileri sürüldüğü açıklamada. "Çocuklanmıza baskı ve ifirafçı politikası dayatılmaktadır. Özellikle Amasya ve Erzurum cezaev lerine yönelik yeni tecrit. baskı ve işkence politikaları uygulanarak çocuklanmızı insani haklanndan \azgeçirmeye zorlamaktadırlar. Huzur ve anlaşmanın sağlanması için bu sorumlulann görevden alınmalarını bekliyor\e istivoruz" dedi. Çelik'in 'imam operasyonu' • ANKARA (ANKA) - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Necati Çelik'in SSK Personel Daire Başkanlığf ndan sonra müsteşar yardımcılıklarına da imam- hatip kökenli bürokratlan atadığı belirtildi. Çelik'in müsteşar yardımcılıklanna aladığı bakanlık iş müfettışlennden RıfatÖzer ile Yüksek Hakem Kurulu genel sekreterlerinden Ahmet Erdem'in imam- datip kökenli olduklan ve RP ile öteden beri bağlan îiılunduğu öne sürüldü. Seçim ifine onay I ANKARA (Cumhuriyet Jiirosu) - Cumhurbaşkanı iüleyman Demirel. JEFAHYOL hükümeti ırafından 3 kasım ara yerel eçimleri öncesinde ıkanlan ve Osmaniye"nin olmasını öngören yasayı nayladı. Demirel ırafından onaylanan yasa. dana'ya bağlı olarak Dprakkale, Hasanbeyli ve umbasadıyla üç ilçe ırulmasını da öngörüyor. ) bin civarında seçmeni ılunan Osmaniye, 100 bin vannda seçmenin ıtılmaM beklenen 3 kasım a yerel seçiminde. rtilerin ov oranlan ısından en belırleyici Ige olacak. CHP'nin Tımceli'ye ilişkin raporu hükümetin RP kanadmı harekete geçirdi Erbakan: Rapor inceleniyorA-NKARA(CumhuriyetBürosu) - RP Ge- nel Başkanı ve Başbakan IVecmettin Erba- kan. CHP'nin Tunceli'ye ilişkin raporunun. panisinin Güneydoğıı Komitesı tarafından incelendiğini ve savlarciddi bulunursa ilin durumunun düzeltilmesi için talimat vere- ceğini söyledi. Erbakan. çok partili rejime geçilmesinden bu v ana halk iradesinin ilk kez RP ile iktidara gel'diğini öne sürerken. 1997 bütçesıni övdü ve eski bütçeleri kapısı kilitli olmasına karşın çevresi açık oian Nasrettin Hoca'nın türbesine benzetti. Erbakan, dün panisinin ıl başkanlan ve ıl müfettışleri toplantısına katıldı. Toplantıda. emekli kurmay albay Kantaş Er ile Sakar- ya'nın Ortaköy üçesinin ANAP'lı Belediye Başkanı Fikret Terzioğlu ve 6 meclis üyesi RP'vegeçtiler. 30ağustostakadrosuzlukne- deniyle emeklıye aynlan emekli albay Er, alış- tığı disıplin RP'de olduöu için bu partiye ka- tıldığını söyledi. Erbakan. bu açıklama üze- rine "BizjmordumuzdanemekJıolan RP'de muvazzaf oluyor" diye konuştu. Erbakan, toplantınınaçılışındavapttğıko- nuşmada CHP v e ANAP'tan partısine yoğun katılımlarolduğunusavunarak "Herşey as- lına döner. Seller RP'\e akmaktadır. 70 mil- • RP Genel Başkanı ve Başbakan Erbakan. CHP'nin Tunceli raporunun, partisinin Güneydoğu Komitesi tarafından incelendiğini ve dile getirilen savlann doğru olduğunun anlaşılması durumunda ilin durumunun düzeltilmesi için talimat vereceğini söyledi. yon temelde RP'cidir.Çünkü. RPdemek hal- kınıı/ın kendi tarihi. inancı. aslıdır. İki kısım insan vardır. Bir kısım RP'ciliğiniilan etti. bir kısmısırasınıbeklivor~dedi. RP'nındünva- nın en büvük partisi olmasının vanı sıra di- siplın açısından da dünvaya örnek olduğıı- nu ıleri süren Erbakan. "Nasılşanlıordumuz canını dişine takıp bu vatanı korumak için disiplin içindeçahşıvorsa \e dünvanın en bü- yük ordusuvsa. RP de milletin hakkı hâkiın kılmakiçin yaptığı çalışmalann ordusudur" diye konuştu. Yeniden büyük Türkiye'vi kurduklarını veTBMM'nıngeceligündüzlüçalıs.tığmı be- lırten Erbakan. sözlerini şövle ^ürdürdü: "Demokratik bir ülkede yaşamaktan bahti- vanz. Meclisimizin, halkımız için çalışrvor olmasından bahtiyanz. Hükümetinıiz. halkı- mı/ın kendisidir. Çok partili dönenıe »eçil- mesinden bu vana Uk defa halkımı/ kendisi olarak. inancı olarak iktidara gelnıiştir. Dev - let ve millet kaynaştı. Böyle olunca. vapılma- vacak iş voktur. Dün (önceki gün) Ronva'da 102 \aşında isinısi/ bir nefer geldi bize sanl- dı. Bir kövdeimamlık vapıvor. Herkesin var- dımına koşuyorama bunun karşılıgında mad- dihıçbirşev istemiyor. herkese Sizden birri- cam var lütfen RP've oy venn' diyor." Erbakan. 50 vıldan bu vana ilk kez denk bütçe hazırlavan hükümetin kendilerı oldu- ğu .savıııı vıneleverek IMF'nin ~Kuşkulu, hajalci>egü\enilmez"bulduğu 1997bütçe- ;>mın de\ rım olduğunu sav undu. Geçmış dö- nemde hazırlanan bütçeleri. çev resı açık ol- masına karşın kilitli bir kapısı bulunan Nas- rettın Hoca'nın türbesine benzeten Erbakan, "Bir büvük devrinı başardık. Başkalannın bunu bilt1 sö>leme>e cesareti yoktu. Sultan Fa- tih, 'Bızım yapacaklarımıza onların hayal- lerı bile erışemez" demişri. RP'lilerFatih'in torunu olduğunu gösterdiler. İnancın önün- de durulamaz" dive konuştu DYP ile uyumlu bir çalışma ıçinde olduk- larını. ANAP'ın ıse kımiik bunalımları içi- ne düşerek RP've katıldığı görüşünü yine- leven Erbakan. istanbul'da yapıian Müslü- man-8'ler toplantısına da değinerek şöyle dedı: "Çok manalı bir toplantı oldu. 800 milyon insan temsil edildi. Bu toplantıva katılaniar- dan Endonezya'nın Batanı Adası. 18 vıldır geri kalmıştıktan dümanın en ileri üİkeie- rinden daha ileri gitmiştir. Türkiye de dün- yanın en ileri ülkesi olacaknr. Bu hamle baş- İamıştır." Erbakan. yarın Ankara'da yapılacak Kün zırvesıvle ilgili bir soru üzerine. "Kuzey Irak politikamız açık ve berraktır. Biz ora- nın teröristlerin banndığı bir bölge olnıak- tan çıkarılmasını istivoruz. Irak'la ticarvtimi- n de geliştirmek isti>oruz. Kim nerede top- lanırsa toplansın bizim bir hedeflmiz var, onu gerçekleştirmek için uğraşıyoruz" dedi. Erbakan. CHP'nin Tunceli raporuvla ilgili bır^oruüzerınede. raporu "iddia" olarak de- ğerlendirip. "Bu iddialan Güne>doğu Komi- temizincelnor. Eğerbunlargerçekse.sürat- le Tunceli'nin her ihtiyacını karşılamak için emirler »ereceğiz" diye konuştu. Meclis'teki şiddet onaylandı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, eski SHP Milletvekili Mahmut Alınak y ın TBMM kürsüsünden susturularakyaka paça aşağı indirilmesini onayladı ANKARA (A.NKA)- Yargıtay Hu- kuk Genel Kurulu. TBMM'dedüşün- ce özgürlüğünün şiddet kullanarak sınırlanmasına v ıze verdi. Genel Ku- rul, ~l lusal birlik, düşünce özgür- iüğüylesağlanır. Demokrashle vöne- tilmeyen ülkelerde olduğu gibi kiir- süde konuşanı susturnıak. itelemek ve hırpalamakyasama göreviyle bağ- daşmaz"gerekçesıylemillervekille- rinin görüşü ne olursa olsun TBMM kürsüsünden yakapaça aşağıya indi- nlmesini suç sayan mahkeme kara- nnı ezici çoğunlukla kaldırdı. Genel Kurul karannı 4'e karşın 39 oyla al- dı. TBMM'de şiddet tartışması Mah- mut Alınak'ın açtığı birdava üzeri- ne gündeme geldi. SHP Grup Baş- kanvekili olduğu dönemde Mahmut Alınak, "Kars'ınDigorüçesindeak- raba olan iki gencimiz çatışmalarda can verdi. Biri asker, büi PKK'li>- di" demesi üzerine DYP Nfilletve- kili Sadık Avundukluoğlu tarafın- dan Meclis kürsüsünden yaka paça indirilmişti. Buolay üzerine Alınak. Avundukluoğlu hakkında tazminat davası açmıştı. Davaya bakan 6. As- liye Hukuk Mahkemesi "kürsüden zorla indirilmeyi kişilik haklanna saldırı olarak" değerlendirmış ve Avundukoğlu'nu 7 milyon lira ma- nevi tazminat ödemeye mahkûm et- mişti. Bu karann temyiz edilmesi üze- rine davayı inceleyen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi. yerel mahkemenin kararını bozmuştu. Yargıtav 4. Hu- kuk Dairesi bozma karannda M Alı- nak'ın konıışmasında bölücülük yap- tığı, Türk askeriyle PKK militanını bir tuttuğu. bu yolla davalı milletve- kilini tahrik ettiği. bu nedenle kür- süden indirilmesinin kişilik hakla- nna saldın kabul edilemeyeeeğTgö- rüşüne ververmişti. Karann bozul- ması üzerine yeniden 6. Asliye Hu- kuk Mahkemesi'ne gelen davada. Yargıç Sami Özfırat. "eski karann- da direnme" karan vermışti. Özfı- rat direndiği kararda TBMM'de zor kullanmaya prim venlemeyeceğini belirtmişti. Yerel mahkemenin kara- nnda direnmesi üzerine dosya Yar- gıta,v Hukuk Genel Kurulu"na gitti. j Kararları bağlayıcı olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu. mahkemenin' tazminatta direnme kararını kaldır- dı. Kurul. milletvekillerinin kürsü- den zorla indirilmelerinin kişilik haklanna saldın kabul ermeyerek ilk mahkûmivet kararını bozan Yar- gıta> 4. Hukuk Dairesi'nin görüşü- nü oyçokluğuyla onadı. Ovlamaya aralarında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Hukuk Dairesi başkanla- nnın da bulunduğu 43 yüksek yar- gıç katıldı. Bunlardan 39'u yerel mahkemenin direnme karannın bo- zulmasını istedi. Zeyl^k Zeybek, gazetemizi zivaret ederek hazırlattığı Basm Kanu- nu Değişiklik Taslağı hakkında bilgi verdi. Zeybek'le görii- şen Genel Va>ın V önetmenimiz Orhan Erinç ile hukuk da- nışmanlanmı/dan A\ ukat Fikret İlkiz. taslağın olumlu \eek- sik vönleri konusunda görüşlerini ilettiler. Zeybek. diğer ba- sm organ ve kuruluşlan ile yapacağı göriişmelersonunda tas- lağın ortak bir toplantıda yeniden eîe alınacağını açıkladı. (Fotoğraf: KADER TüGLA) Baykal. iktidara gelenlerin cumhuriyeti yeni bir kalıba sokamayacaklannı söyledi 'Laik Türkiyesonsuzakadaryaşar'ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-CHP Genel Başkanı DenizBaykal. "73 >ıllık Türkiye Cumhuriyeti'nin kendisıne yönelik tehlike ve tehditleri yenecek kadar güçlü olduğunu belırterek. "*Laik ve demokratik Türkiye sonsuza kadar yaşayacaktır" dedi. Baykai. RP'nin Atatürk'ün önünde diz çözmek zorunda kaldığını söyledi. CHPİiden Baykai. Çankaya Belediyesi'nin "Gecekondudan Çağdaş Konuta Geçiş Projesi (GEÇAK)"çerçevesinde Koza Sokak'ta yaptırılan konutların anahtar teslim törenine katıldı. Baykai. ülkenin 40 vıldır gecekondu sorunuv la karşı karşıya bulunduğunu. ancak çözüm >ollannın bulunamadığına dikkat çekti. • Baykai, "Kongrelerinde Atatürk'ün posterini asan RP'liler Atatürkçü olmamıştır. Ancak. Atatürk'ün önünde diz çökmek zorunda olduklarını anlamışlardır. Anıtkabir'e giden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan, terleyerek ve zorlanarak şükran dileklerini imzalamıştır" dedi. GEÇAK projesiyle gecekondu itildiğinı ve gelir dağılımında insanının çağdaş bir yaşama geçmesinin sağlandığını kaydeden Baykal. projede en büyük fedakârlığı sahip olduğu arsav ı tahsis eden gecekondu insanının vaptıgını söyledi. Bavkal. 29 ekimde Türkiye Cumhuriveti'nin ~3. vılına gıreceğini anımsatarak ülkenin önemli bir konuma getirildiğini sövledi. Ülke ekonomisinin son y ıllardakı politikalarla dış borç batağına büyük biradaletsizliğin vaşandığını belırten Bavkal. bu tabloyu cumhuriyet rejıminın yaratmadığına dikkat çektı Cumhurivet rejıminın tehlike altında olduğunu ve tehditler aldığını anlatan Bavkal. '•Ancak. hiç kimse korkmasın. Türkiye Cumhuriyeti'nin. kendisine vönelen bütün tehlikeleri ortadan kaldırmaya gücü yeter. Sonsuza kadar laik \e demokratik cumhurivet yaşamaya devam edecektir" dedi. İktidara gelenlerin cumhuriyeti yeni bir kalıba sokamavacaklannı. ancak cumhurivet rejiminin iktidara gelenlen venı bir kalıba sokabilecek güçte olduğunu vurgula>an Baykai. RP'de yaşanan değişimlerin bunun bir göstergesi olduğunu kavdetti. Bavkal. "Kongrelerinde Atatürk'ün posterini asan RP'liler Atatürkçü olmamıştır. Ancak, Atatürk'ün önünde diz çökmek zorunda olduklannı anlamışlardır. Anıtkabir'e giden Erbakan. terleyerek ve zorlanarak şükran dileklerini imzalamıştır. Bu durum, Türkiye Cumhuriyeti'nin ne kadar güçlü olduğunu gösterir" dive konuştu. IRMIKIAYDIN ENGIN e-mail: [email protected] Cumhuriyet'teki personel ka- yıtianna göre şu anda izin yap- maktayım. Yıllık izin hakkım/n bir miktannı daha kullanmakta- yım(mış). Ama Tırmık'a devam edilecek(miş). Böylece bir haf- ta izin yapıyor gibi olacağım. "Cumhuriyet usulü" izin böyle oluyor anlayacağınız... Olsun, buna da şükür. • • • Gebze, Hereke. Tavşancıl. Yarımca. Derince, Serince çok- tan geride kaldı. iyi ki de kaldı. Adlannın çağrıştırdığı yürek ısı- tıcı güzelliklerin tümü, çoktan sanayileşmeye ve iç göçün amansızca kışkırttığı betonlaş- maya kurban edılmiş. Örneğin Tavşancıl'da artık tavşan yok. Serince de serin değil. soğuk. Sonra Izmit, Gölcük, Değir- mendere. Karamürsel... Gele- nekli, görgülü körfez kültürün- den iz ka)mamış gibi. Varsa yoksa pişmaniye, Safranbolu Biçilmiş Ot Kokusu lokumu, Trabzon-Vakfıkebir ek- meği, saray helvası tabelaları. Denizden sanayi atığı kokusu, karadan egzoz dumanı. Yapış- kan, ıslak bir yağmur... Karamürsel'in içindeyken ya- vaşla. Sapağı sakın kaçırma. Geldim işte. Sağını solunu kol- la ve kop körfezden. Vur dağ- lara... Vurdağlara!.. Egzoz dumanı dağıldı. Sa- nayi sisine batmış körfez görün- müyor artık. Dağlardasın. Kes- kin virajlı, dar asfalt seni dağ- ların tepesine ve bağrına taşı- yor. Incecik bir yağmur. Kede- h ve mutluluğu aynı anda tat!.. Hızlı gitme. Budala olma. Do- ğanın tadını çıkar. Ulaşlt, Hayriye, Valideköprü, Yalakdere, Kızderbent... Dur biraz. Yanaş yolun soluna. in arabadan. Islan biraz. Ne zamandır yeni biçilmiş ot kokusu duymadın sen? Ne zamandır yeni sürülmüş birtarladaya//nayaA\ günlerdir yağan yağmurun oluşturduğu minik su birikintilerine bata çı- ka yürümedin? Ne zamandır yol kıyısındaki ıssız bir çeşmede, çamurlu ayaklarını buz gıbı bir suda yı- kamadın? Önce üşüyüp. ardından. ço- rapları, ayakkabıları giydikten sonra bütün bedenınizi saran o tanımlanması zor sıcaklıkla kü- çücük mutluluğu ne zamandır yaşamadın? • • • Sonra Boyalıca, Çakırca, El- beyli sapağı ve iznik! Yağmur hızlandı. Külrengi bu- luta kesmış gök, iznik'in üstü- ne basmış. Göl. külrengi. Bo- yalıca'da sazlar göz alabildiği- ne. Yağmur hızlandı. Ne zamandır yağmuru, ara- banın sileceklerinin arasından değil. bir yaşlı zeytın ağacının dibinden gözlemedin? Nâzım Hikmet'in. "...dağla- rın arasında bir kuyu gibi de- rin" diye betimlediği gölün bü- yülü pusu, her yanını sardı ış- te. Kederı ve mutluluğu bir ara- da yaşa. iznık çarşısı, yüzyıllık ve sırıl- sıklam çınarların altında alabil- diğine sakin. alabildiğine telaş- sız. alabildiğine sessiz. Yağlı sele zeytini var mı? - Var beyim ama geçen yılın mahsulü. Yenisine daha bir iki ayvar. - Olsun ver. Yağlı sele zeytininin acı- bu- ruk tadı. Üstüne yarım fıncan zeytinyağı kokan zeytinyağı. Bir tutam kekik. Bir dilim eski ka- şar. Bir şişe kırmızı şarap. Ne Çiller. ne Erbakan. ne Esenlercinayeti. ne "ezanbay- rak" cıvıklığı, ne kentin otobüs duraklannda üstünüzezifos sa- çarak geçen otomobil sürüle- ri, ne egzoz dumanı, ne televiz- yon, ne o bitip tükenmeyecek koşuşturma. Damda. yağmurun sesi. Dı- şarıda yeni biçilmiş ot kokusu. Zeytinyağı kokan zeytinyağı. Kekik. Bir dilim peynir ve kırmı- zı şarap. Bir yolunu bulup bir "düşün- ce suçu" işlesem, bana burada müebbet izin cezası verirler mi acaba? POLITIKA GÜ1NLUGU HİKMET ÇETİNKAİA Çıkar Peşindeler... Milli Gençlik Vakfı. Refah Partisi'nin 'gençlik ko- lu' gibi çalışır... Acaba Milli Gençlik Vakfı'nın Almanya'da kaç tu- rizm şirketi vardır ve Suudi Arabistan'ın yabancı ül- kelere tanıdığı 'hac kotası'ndan ne denli yararlan- maktadır? Türkiye'de Islamı 'siyasete ve ticaretealeteden- ler' bir yandan ülkeyi yönetiyorlar bir yandan da ka- salarını dolduruyorlar... Vurgun, REFAHYOL desteğinde öyte hızlandı ki durdurmak olanaksız... Oyun tam kuralına göre oynanıyor... Yani! Alan razı, satan razı... Tansu Çiller, elinde tespih, başında örtüyle ül- keyi bilinmeyen bir yöne sürüklemek için Erbakan Hoca'yla yarış ediyor... Konuşmalarına bakıyoruz ülkeyi yöneten iki lide- rin. Tansu Hanım 'vatan, millet, ülkenin bölünmez bütünlüğü' gibi sloganları elden bırakmıyor; Erba- kan Hoca, 'üniter devlet, vatan, millet, kahraman ordu' diyerek güncel çıkarların çerçevesinde 'işbi- lirliği'ni sergiliyor... Şimdi Erdoğan Aydın'ın bir yazısından bir bö- lüm aktarıyorum... Aydın diyor ki: "RP 5. Olağan Kongresi, ciddi sorunlarla, gide- rek artan gerilim faktörleriyle yürüyen bir iktidar partisinin ilk kongresi olmasıyla ayn bir önem taşı- yordu. Iktidan elinde tutmayı her türlü ilkesinden daha önemli bulan, ancak bununla bihikte rejimı şeriat yönünde olabildiğince revize etmeye çalışan bir partinin kongresi bu. Totaliter bir zihniyetin partisi olduğundan, RP'nin kongresi, organ seçimlerinin sonuçlanyla değil, 'komutan 'ın hangi mesa/lan ver- diği temelinde anlam kazanan bir kongreydi. 'Komutan'a gelince, kongredeki konuşmasında o, bir yandan iktidar sürecinde düş kırıklıkları ya- şayan tabanının duygulannı okşamaya özen gös- terirken diğer yandan rejimin egemen dengeleri- ne uyum sağlamakta kat ettiği mesafeyi sergiliyor- du. Konuşması boyunca Erbakan, rejimi değiştir- mekyönünde motive edilmiş tabanına muktedir, çiz- gisinden taviz vermez birgörüntü sunmaya çalışır- ken gerçekte, rejimin egemen dengelerine güven vermeye çalışan bir savunma hattında yüruyordu. İktidar yürüyüşünde kitlesel desteğini arttırma- ya yönelik açılımlann yapıldığı 4. kongreden ayınm- la 5. kongre, rejimin egemen güçleriyle olan çatış- masını ortadan kaldırmaya yönelik bir savunma, düzen içi rüşt ispatlama çizgisinde biçimleniyordu. Muhalefetteyken rejimin krizini derinleştiren, bu krizden faydalanarak desteğini arttırmaya çalışan RP, şimdi hükümetin büyük ortağı olarak krizi aş- maya, egemen güç odaklanna ne kadar uygun bir seçenek olduğunu ispatlamaya çalışıyordu." • • • Milli Gençlik Vakfı'nın 'hac pastası'ndan payı 1 trilyon liradır. Bir tarikat şeyhinin Orta Asya Cum- huriyetı'nden 'hac yolculuğu' için koparacağı pa- ra ise 2 trilyon liradır... DYP ile RP bu paydan hisse alır mı almaz mı bil- meyiz, ama gerçek budur... 100 günü dolduran REFAHYOL ekonomiyı altüst etti, yoksulu daha yoksul yaptı... Türkiye ekonomik olarak darboğaza hızla sürük- lenip IMF Türkiye'ye rest çekerken ilginç gelişme- ler oluyor ve toplumun dikkati bir başka yöne kay- dırılıyor... 10 trilyonluk hac pastasından en az 5 trilyonun birilerinin cebine kaydırılması düşünülürken kamu- oyu 'bomba' gibi bir haberle irkiliyor: "Vehbi Koç'un naaşı çalındı!.." Kim çaldı, neden çaldı? Benim ilgimi çekti Yeni Şafak'taki haber. Okuyalım: "Işadamı Vehbi Koç'un Zincirlikuyu'daki meza- rını açarak cesedini çalanların kimlikleribütün araş- tırmalara rağmen dün de belirlenemedi. Olayın or- taya çıkmasından sonra bazı gazeteleriarayan kim- liği belirsiz bir kişi ceset çalma eylemini 'Kızıl Or- du' adlı sol bir örgüt adına üstlendi. Ancak dün ce- set çalma olayını 4 ayn örgütün daha üstlenmesi, olayın siyasi olup olmadığı sorusunu gündeme ge- tirdi. Koç ailesi suskunluğunu korurken cesedi ka- çıranlann 500 milyar lira fidye istedikleri doğrulan- madı. Polis, Koç ailesinin bütün telefonlannı din- lemeye aldı. Bu arada birçok ünlü sanatçı ve işa- damının mezarlıklannda güvenlik önlemleri alındı. Olaydan sonra gözaltına alınan mezahıktaki gö- revli Banş Ulusoy, Muharrem Sümerile mezarka- zıcısı Kâzım Çimen, Cuma Çövga, Satılmış Bo- ra ve Memduh Ourmaz, Asayiş Şube Müdühüğü Hırsızlık Büro Amirliği'nde gece boyu sorgulandı. Bu kişilerin olayla ilgileri olup olmadığı polis tara- fından açıklanmadı. Parmak izi uzmanlan mezar çevresinde bulunan herşeyde parmak izi araştırması yaptı. AncaK olay günü yağan yoğun yağmurun parmak izi delilieri- nin çoğunu yok ettiği bildirildi." Bu olayın sol bir örgütle ilişkisi olduğunu sanmı- yorum... Kafamda Vehbi Koç'un mezarının açılıp kemik- lerinin çalınmasından Adana'daki hain ve alçakça saldırıya dek uzanan olaylarda 'kuşkulanm' gide- rek artıyor... Özetle senaryo üzerine senaryo kuruyor ve so- ruyorum: "10 trilyonluk hac pastasından kimler ne elde edecek?" • • • Eski Turizm Bakanlarından Abdülkadir Ateş'le konuştum dün sabah. Ateş şöyle dedi: "Hac turizmi için A grubu şirketiere getirilen kı- sıtlama bizim dönemimizde olmuştur. Bu, yeni de- ğildir. O dönem Şevket Kazan beni ziyaret etmiş, bu kısıtlamanın kaldınlmasını istemişti..." Durum tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmıştı... Şeriatçı basın ve özellikle Beşir Darçın hac dü- zenlemesine getirilen sınırlamanın kaldınlmasını is- tiyordu. Neydi bu istekleri? 1 - Hac, turizm değil ibadettir, isteyen istediği yol- la gitmelidir. 2- A grubu turizm şirketlerine getirilen sınırlama kaldırılmalıdır... Aslında RP ile DYP bu işten bir çıkar sağlamak için anlaşmışlardır... 10 trilyonluk 'hac pastası', son bir haftadır yaşa- nan olaylar bizi ister istemez düşündürüyor ve şu soruyu yöneltmemize neden oluyor: "RP ile DYP siyasi ortaklık mı yoksa ticari ortak- lık mı kurdu?" Internet: http: // www.planet.com.tr/Xn E mail: Hikmet .Cetinkaya (o Planet.com. TR
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle