30 Haziran 2022 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
6.EYLÜL 1990 ISTANBUL'DA BUGÜN • istanbul Büyükşehır Belediye Başkanı Nurettin Sözen, saat 10.30'da İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nı zıyaret edecek • Mlmar Sinan Belediye Başkanı Naıl Öztürk, beldenın genel sorunları, projeteri, çevrenin korunması ve alınması gerekli önlemlerte ilgili bir basın toplantısı düzenleyecek. *İR MEKTUP Taksim'de bir soygun • 21 Agnstos 1990 salı kızımla beraber, Maksim gazinosu önünden Gümüşsuyu istikametinde buyük otele doğru yürüyoruz. Köşeyı döndük sağda kitap, gazete satan dukkân solda sıra Ue çiçekçıler var. Çiçekçilerin arasından dort beş kişi üstümüze doğru koşarak geldi birini dövüyorlar kimi ayırmak ister bir durumda neye uğradığunı şaşırdım, bıçak kullanabilir tipler kızıma sahip oltnaya çalışırken bunlar her bir başka bir istikamete kaçıp gittiler. Pantolonumun cebindeki cüzdana bakum yoktu. Tarlabaşı'ndaki karakola gidip durumu anlattık. Aynı gün on iki ruristin para ve pasaportlannın çalındığını söyledüer. Bir iki gün evvel de Şişhane'de aynı usulle bir şahsın yinni bir bin markını aldıklannı ifademi tespit eden polis memuru söyledi. Bir marketle arkadaşıma karşılaştığım durumu anlatırken bir hanım lafıma kanştı. Aynı yerde otele biraz daha yakın durumda, bir şahıs çantasını alıp kaçmıs ve bıraz ileride bekleyen otomobile binip kaybolmuş. Orada çiçek satanlar da bu işi yapanlar da Hacıhüsrevli gençler, bunlann bırbirlerini tanımaması duşünülebüir mi? -nr-urtv TM nf-u- CERRAHPAŞA'DAN Telefon kulübeleri arızah • Cerrahpaşa Hastanesi'nin içindeki telefon kulttbelerinin çoğu anzalı. Vatandaşlar kulübelerden telefon etmenin zor olduğunu belirterek yetkililerden yardım bekliyor. Tıırizm acenteleri dertli • İstanbul Haber Servisi — Seyahat acenteleri, Körfez krizi nedeniyle uğradıklan zararın karşılanması için hükümetin kendilerine yardımcı olmasmı istediler. Türkiye Seyahat Acenteleri BirliğTnin (TÜRSAB) Körfez krizi nedeniyle turizmde oluşan sorunlan içeren toplantısı, dün tstanbul'da yapıldı. Toplantıda konuşan TÛRSAB Başkanı Bahattin Yucel, devletten Körfez bunalımı sonucu ortaya çıkan zararlan karşüama konusunda yardım istediklerini belirterek, "1991 yılına ilişkin çok ciddi bir tanıtım ve raklam kampanyası yapılması zorunlu. Biz bilinçli olarak Türkiye'ye yönelik yapılan bir paniği önlemeye çahştık. Araa bütün bunlarla beraber savaştan çok etkilenecek olan turizm sektörüne devletin de yardımcı olması şarttır" dedi. Turizm sektörünün bu durumdan kurtulmaması halinde uzun vadede büyük kayıplara uğrayacağını da vurgulayan Yücel, sa>-ahat acentelerinin krizden sonraki ciro zararlarının tahminen 200 milyon dolar tutannda olduğunu söyledi. Debakey, İstanbuTda • İSTANBUL (AA) — Dünyaca ünlü kalp cerrahı Prof DT. Michael Debakey, dün uçakla tstanbul'a geldi. Debakey, Atatürk Havalimam'nda yaptığı açıklamada, Türkiye'deki hastalanru görmek ve muayene etmek için geldiğini söyledi. Debakey, aynca, International Hospital Istanbul'da "Tam teşekküllü hastanelerde acil psikiatrik bakım" konulu bir İconferans vereceğini bildirdi. Do^um kontrolünde bitki • tstanbul Haber Servisi — Uluslararası Eczacıhk Federasyonu'nun (FIP) 50. kongresi Istanbul'da devam ediyor. Kongre kapsamında yapılan "Bıtkilerden Elde Edilen tlaçlar" konulu panelde konuşan Dr. Ayhan Ulubelen, dünyanın çeşitli yerlerinde bazı bitkilerin doğum kontrolüne karşı kullanıldığını söyledi. Bitkiler konusunda dünyanın çeşitli yerlerinde araştırmalar yapıldığını da belirten Ulubelen, "Bitkilerin tanımlanması, aktar işi olmaktan çıkanlıp, eczacıların eline verilmelidir. Bilinen bazı bitkilerin dışında kalanlar eczacılar tarafından uygulanmalıdır" CUMtiURÎYET/9 Saglıkta su endişesi • Istanbnl Haber Servisi — Sağlık Bakaru Halil Şıvgın, Sağlık Bakanlığı'nın su sorununa bir çözüm bulmaya çalıştığını söyledi. 6. Ulusal Psikoloji Kongresi, dün Istanbul'da başladı. Kongrede konuşan Sağlık Bakanı Halil Şıvgın, su sıkıntısı yüzünden sağlık konusunda endişeleri olduğunu belirterek "tstanbul'un su probleminin bu kadar artması üzerine gelecek sene açacağımız 15 tane semt polikliniğini bu sene açmaya karar verdik" dedi. l.Ü. Rektörü Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu da "2000 yılına girerken gençlerimiz ve çocuklarımızı psikologların denetiminde vetiştirmek istiyoruz" dedi. Prof. Dr. Beğlan Toğrol psikolojinin Ülkemizde yanlış algılanan bir kavram olduğunu vurgulayarak, Türkiye'deki üniversitelerde tnsan Bilimleri Fakültesi kurulması gerektiğini söyledi. Törende daha sonra Psikolog Dr. Rahmi Oruç Güvenç yönetimindeki Türk Musikisi Araştırma ve Uygulama Grubu, Uygur, Altay ve Ural Türklerinin psikolojik tedavilerde su ve müzik ile uyguladıklan yöntemlerden örnekler sundu. 6. Ulusal Psikoloji Kongresi, 7 eylüle kadar devam edecek. Su raporu • İSTANBUL (AA) — Istanbul'daki barajlarda toplam su rezervi göre 1 milyon 466 bin 500 metreküp azaldı. tSKl'den yapılan açıklamaya göre barajlarda önceki gün yapılan ölçümlerde toplam su rezervi 58 milyon 922 bin 700 metreküp olarak ölçuldü. Bugünku ölçümlerde ise toplam su rezervinin 57 milyon 456 bin 200 metreküp çıktı. Kente son 24 saat içinde verilen su miktarı da 943 bin 46 metreküp oldu. Eyüp'te yeşil çahşma • İstanbnl Haber Servisi — Eyüp Belediyesi Alibeyköy'de 47 bin metrekare yeşil alanın düzenleme çalışmalaruu başlattı. Toplam maliyeti 560 milyon lirayı bulacak çahşmalar için Eyüp Belediye Başkanı Kadir Akpınar, "Doğayı sev yeşili koru ilkesinden yola çıkarak boş alanları belde sakinlerimizin yararına sunmayı planladık ve uygulama aşamasına getirdik. Çobançeşme'de 21 dönümlük alan mezbelelik halindeydi. Burayı da duzenieyerek, Çobançeşme ve civannda oturanların piknik yapıp dinlenmeleri için hazır hale getireceğiz" dedi. _ Eminönü'nün sorunları • tSTANBUL (ANKA) — Eminönü Belediyesi tarafından düzenlenen mahalle muhtarlan toplantısında, ilçenin sorunlanna çözümler arandı. Eminönü Belediyesi binasında yapılan toplantıya, Eminönü Belediye Başkanı Yardımcısı Musa Kici ve 33 mahalle muhtan katıldı. Toplantıda konuşan Musa Kici, sorunlann çözümlenmesinde muhtararın büyük önem taşıdığını belirterek "Belediye olarak semtlerdeki sorunlan tek tek bilmemiz mümkün değil. Muhtarlar, halkın şikâyet ve isteklerini bize ileterek çalışmalarımıza yardımcı olmaktadır" dedi. İMKB'ye kiralanma işlemi mahkemece iptal edilen Maçka Kışlası'na saldırı iddiası Maçka Kışlası'nda olayÎTÜ Rektör Vekili Prof. Senai Saltoğlu, mahkeme kararına rağmen, silahlı 4 kişinin binadaki mührü söküp, kilidi kırarak zorla içeri girmek istediklerini iddia etti. Borsa Başkanı Yaman Törüner ise bu iddiayı yalanladı. İstanbul Haber Servisi — Hazine ta- rafından tstanbul Menkul Kıymetler Bor- sası'na (İMKB) 49 yıllığına kiralanması işlemi tstanbul 2. Aslıye Hukuk Mahke- mesi'nce durdurulan Maçka Kışlası, ön- ceki akşam olaylara sahne oldu. İTÜ Rektör Vekili Prof. Senai Saltoğlu, mah- keme kararınarağmenborsa avukatlan- nın ve silahlı dört kişinin önceki akşam binadaki mührü söküp, kılidi kırarak zor- la içeri girmek istediklerini açıklarken, Borsa Başkanı Yaman Törüner, Maçka Kışlası'na silahlı kişilerin gönderildiği ve kilidin kınldıgı iddialannı yalanladı. Bor- sa Başkanı, Maçka Kışlası'na giden bor- sa avukatlarının bina içinde "yüze yakın taşlı-sopalı insan gördüklerini" iddia et- tj. İTÜ'nün açıklaması tstanbul Teknik Üniversitesi'nce yapı- lan açıklamaya göre tstanbul Menkul Kıymetler Borsası elemanlan ve avukat- lan, tstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkeme- si'nin, Maçka Kışlası'nın Hazine tarafın- dan tMKB'ye kiralanması işlemini dur- durmasına karşın önceki akşam binaya zorla girmek istediler. Kapının mührünü kopartıp, kilidini kırarak içeriye ginnek isteyen kalabalık grup içindeki dört kişi- nin de silahlı oldukları bildirildi. tTÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Seaai Sal- toglu, dün yaptığı açıklamada, "Bir ög- renim ve bilim >uvası olan binamıza, bu sekildeki hukuk dışı da\ranışta bulunul- ması, bir saldırganlık olayı olup çok iızu- ctt ve duşunduruciidür" dedi. Üniversitenin Maçka Kışlası binasının, Hazine tarafından İMKB'ye 49 yülığvaa kicalanması üzerine tstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde, "trtifak Tesdli- nin Terkini" davası açtıklanru hatırlatan Prof. Saltoğlu, şunlan söyledi: "Mahkeme, 3.9.1990 günkö duruşma- sında, '... taşınmaz üzerindeki ayni veya şahsi hak ve mükellefiyet tesisi ve mül- kiyet devrinin ve edilmiş ve edilecek irti- fak tesisinin tedbiren önlenmesine' kara- nnı almış bulunmaktadır. Mabkamenin bu karannarağmen,aynı gun, saat 1730 snlannda tstanbul Menkul Kıymetler Borsası'mn aralannda dordu silahlı olan elemanlan ve avakatlan mahkeme kara- nnı hice sayarak binanın tnuhrunu kopar- tıp, kapının kilidini kumıslardır." Bu kişilerin binaya girmelerinin, fakul- te görevlilerince engellendiğini ve söz ko- nusu olayın aynı görevliler tarafından tu- tanakla tespit edildiğini kaydeden Prof. Senai Saltoğlu, 'Mnhürtii bir yer silab zoruyla açılır mı? Bir üniversite binası- na bu kadar rahatiıkla sahip çıkılır mı? Hukuktan bu kadar uzaklar mı? F.liıpi?- de knvvel yok diye yukleniyorlar. Şoke olmamak miimküD degil. Üniversitelere karşı tntum hoş degil" diye konuştu. Prof. Saltoğlu, üniversite bütcesine 1990 mali yü için konulan 1.5 milyar li- ralık ödenekle bu binanın restorasyonu- nun da gerçekleştirildiğini sözlerine ek- ledi. Borsa başkanı ne diyor? İMKB Başkanı Yaman Törüner, tstan- bul Teknik Üniversitesi Rektörlüğü'nun açıkJamasına verdiği yanıtta, borsadan Maçka Kışlası binasına silahlı kişilerin yollanarak mührün kınldıgı iddialannı yalanladı. Borsa Başkanı, Maçka Kışla- sı'na gönderilen borsa avukatlarının bi- nanın içinde "yüze yakın taşh-sopab in- san gördükleriııi" iddia etti. Törüner şöy- le dedi: "Maçka Kışlası'na ikia defterdaıiik görevlisi, ildsi ise borsa avukatı olmak üzere dört kişi gilü. Biz de bir kamn ku- ruluşuyuz. Hukuk dışı berhangi bir şey yapmayız. Maçka Kışlası'na giden bu dört görevli, mühiirlü olan binanın icine giremedJier. Ama binanın içinde yüzden f azia taşh-sopah adam gonnüşier. Onun üzerine geri dönmiisler". Borsa Başkanı Yaman Törüneı, tstanbul 2. Asliye Hu- kuk Mahkemesi'nin "bina «zerinde ahn- mış ve almacak bötiin tedbirlerin önlenmesine" dair karar konusunda ise "Mahkeme karanmn oJup olmadıfını bil- mediğini, kendilerine bu karann teblig edilmedigim" söyledi. Yaman Törüner, daha sonra İTÜ Rektörlüğü'nün açıkla- rnasını, "gereginin yapılması" için gaze- tecilerin önıinde Borsa Hukuk Müşaviri Avukat Sadık Okay'a verdi. Törüner şöyle dedi: "Biz hukuken haklıyız. Gerekirse Ttrldye'nin en iyi avukatmı tntanz. Hak- kınuzı hukuk yoluyla sonuna kadar ara- yacagız. Mntlak surette neticeyt ulasaca- FRANSIZ MODACI CHRISTIAN LACROIX PARFUM DUNYASINDA Parfümde Paris havası KADINLARA C'EST LA VIE — Fransız modacı LacroU'nın imzasını taşıyan parfumün lanıiımı yapıldı. (Fotograf: Muharrem Aydın) KONUK YAZAR tstanbul Haber Servisi — Ün- lü Fransız Modacı Christian Lac- roix geçmişle geleceğin, klasikle- modernizmin sentezini yaparak hazırladığı koleksiyonlanyla yeni bir anlayış getirdiği moda dünya- sından sonra parfürn dünyasına girdi. Christian Lacroix'nın özgün imzasını taşıyan "C'est la Vie" adlı parfümunun tanıtımı dün Be- bek "S RestauranC'ta yapılan bir toplantıda gerçekleştirildi. Christian Lacroix parfümleri- nin uluslararası muduru Jean Lo- uis Bourboue "Hayat Budur" an- lamına gelen yenı parfümü ko- nuklara lanıtırken şu eümleleri kullandı: "Lacroix. daha çagdaş, duygulu ve kendinden emin gunü- raıiz kadınına Akdeniz gizemini Paris'in ha\ası>la birieştirerek su- nuyor. C'est la Vie, çiçekli amber kokusuyla, basit Ue mukemraeli, nostalji ile gelecefi harmanhyor." ABD'de 1987 yüında yüın en iyi modaası seçilen ve üst üste iki kez "Alön Ynksttk" ödulü kazanan ünlü modau Lacroix'run yeni parfümünü hostesler üstünde de- neyen Baurboue, C'est la Vie'nin "Yaşamın bir güliimsemeyle kar- şılanması, tüm kadınlann uçan- lık simgesi ve atlıklarla dolu, anı- lardan gelen bir çiçek buketi gibi boş duygular uyandıran zarif bir detay" olduğunu %Tirguluyor. Yu- muşak amber renkli şişe ve kutu- sunun üzerinde abonoz bir yüzü- ğün içine oturtulmuş mercan bir taş göze çarpıyor. lyrian pembe- si rengindeki kutusu ile boğa gü- reşlerinin kaplanndan esinlene- rerk sarı çizgilerle donanmış. Bunlar aynca altın ve siyah renk- lerle işlenmiş. Akdeniz esintisin- den etkilenerek hazırianan "C'est la Vie" parfumlerinin distribütör- lüğünü ise, Christian Dior fırması yapacak. Istanbul'un asıl sorunu hızlı kentleşme değil,kentleşememedir Dr. t. ERGUN GÖKNEL İSKİ Genel Müdürti Istanbul'un bütun sorunlannın, ister ulaşım, ister su, ister konut sorunu olsun, getirilen çözümle- rin hızlı nüfus artışına yetişeme- tniş olmasından kaynaklandiğı bir gerçektir. Üstelik tstanbul'un, Türkiye'- nin bu "en getişmiş" şehrinin, her semtinin de çağdaş şehircilik im- kânlanndan eşit koşullarda yarar- landığuu söylemek mümkün de- ğildir. Bu gerçekleri hepimiz biliriz. Ama şehir nüfusu katlanarak gi- derken, yapılan çalışmalarm ye- tersizliğine, "yaşama kalitesi"nin düşmesine pek ses çıkardığımız da söylenemez. "tstanbul'da zoriuk- la kendine bannacak bir yer, bir iş bulmaya çahşan yeni tstanbnl- lu aasıl sesini çıkarsın ki" diye- ceksiniz. Doğru. Ama nasıl anayasa bireyler ara- sında özel koşullara göre bir ay- nm yapraı>or, butun vatandaşlan eşit kabui ediyorsa, 'tstanbul- luluk' için de dnrum a>nı olmah- dır. Ktmseyi >eni İstanbullu ol- muş, eski İstanbullu diye ayırt edemezsiniz. Diğer taraftan da ts- tanbul'un şöyle bir geçmişine bak- tığımızda, raylı ulaşım sisteminin geliştirilmek yerine neden terk edildiğini, deniz ulaşımının neden gelişemediğini, kaldırımların, park ve bahçelerin düzeninin da- hi bugünküne oranla geçmişte çok daha ileride olduğunu duşünme- den edemezsiniz. Nedense Istanbullular olarak değerlerimize değer katacağuruza, elde olanı yitirmeyi kanıksamış bulunuyoruz. Belki bugün bir lüks gibi görü- nüyor, ama sağlıklı bir yaşama imkânı sağlayan ve bir büyük şe- hir için paha biçilmez değeri olan sayfiye yerlerini bir bir yitirmedik mi? Plajlanmızı birbirinin ardın- dan kapatıp, dünya giizeli derele- rimiz kanalizasyona, küçük kıyı denizciliği tarihten silinmeye doğ- ru gitmedi mi? Hangimiz yeşil alanlar yok edilirken, biz bunu hak etmedik diyebüdik? Belki kö- tümser bir tablo çiziyonım, diye düşüneceksiniz. Ama bütün bun- larda bizim de biraz sorumluluğu- muz yok mu dersiniz? tşte ne yazık ki İstanbul'un su- yu da bu "kalite kaybı"ndan pa- yım almıştır. Şehrin içinde gürill gürül akan memba sularının kir- lenmesine, suyunun kesilmesine pek aldırmadık. Oysa yüzyıhn ba- şında tstanbullular demir borular- la getinlen Hamidiye suyunun lez- zetini beğenmeyip ille de pişmiş toprak künlderle getirilen diğer memba sularını tercih edecek ka- dar sulanna düşkündürler! Şim- di gecmişe hayıflanmayı bir kena- ra bırakalım, iyi şeyierimiz de var: Eğer suyumuz yeterli ise banyo- muzda zahmetsiz sıcak su veren şofbenlerimiz, otomatik çamaşır ve bulaşık makinelerimiz var. Bunlar çok güzel. Ama diğer taraftan Istanbul'un yüzde kırkın- da su sıkıntısuun bile olmadığı bir gerçek. Çünkü tstanbul'un bazı semtlerinin henüz suyu ve kana- lizasyonu bile yok! tstanbul'un bazı semtlerı ne yazık ki su konu- sundaki gelişmeleri bir asır önce- sinden takip edemiyorlar. Çünkü ne temiz suyu olan kuvulan ne de mahallelerinde bedava akan memba sulan var. Bu akıl almaz çelişki hem insan olma onuruna, hem de yaşama hakkına saygısız- lık değil de nedir? tşin aslına ba- karsak, bu çelişkiler tstanbul'un sorunlannı da aşacak bo>"utlarda- dır. Kentlileşemeden kentleşme, sanayileşemeden sanayileşme, Is- tanbul'un tek başına çözeceği problemler değildir. Bu genel tab- İo içinde tstanbul'a yapılan su ya- tınmlan da hep geç kalmıştır. Su rezervlerimiz hep zorlanarak kul- lanılmış, elimizde "uzun takatii" bir su birikimi olmadığı için ku- rakhklar hep yaşantımızı etkile- miştir. Sonuçta su, tstanbullula- nn geleneksel bir sorunu ol- muştur. Eksiklik nerededir? Ülke ölçe- gindeki gelişmelerin sonucu ola- rak hızlı şehırleşmeye karşı çözüm bulunmamasında mı? Yoksa bu gelişmeleri adım adım izleyecek şehircilik esaslannın ve uygulama- lannın gerçekleştirüememiş olma- sında mı? Köyden kente göç gerçekte hü- kümet pob'tikalanm da aşacak bir "devlet politikası" içinde değer- lendirilmelidir. Köyden kente gö- çün, yaptınmlarla değil, uzun va- deli politikalarla hem ekonomik, hem de deraokratik biçimde çözü- lebüeceğine inamyorum. Bugün- kü başıboşluğun, plansızlığın al- ternatifi kaü yaptınmlar değil, in- sanları yaşadıklan bölgelerdeki imkânlannı gelişürecek ve gele- ceklerine sahip çıkmalannı sağla- yacak kalıcı çözümlere kavuştur- maktır. Bugün şehircilik tek doğrulann ve tepeden inme kararlann kabul GALERİ • ATÖLYE PERA 146 97 38-132 64 26 g ü l ç i n a k s o y s e d a t b a l k ı r h a l i m ç e l i k e r t a n j u d e m i r c i h a l u k g e d i k b a h a r k o c a m a n s e n a y ö n a l n u r c a n p c r d a h ç ı k a d i r r e i s l i i 1 h a n ş e n 2 0 . 8 - 1 0 . 9 . 1 9 9 0 DERİMOD KÜLTÜR MERKEZİ Soh.iyolu ISTANBIR Durol Kozltcejme S82 8-4 00 Vakko Sanat Galerileri Sunar: Vakko/Beyoğlu FÜSUN SAĞLAM Resim Sergisı 4 Eylul - 29 Eylül 1990 Vakko/İzmir SÜLEYMAN SAİM TEKCAN özgun Baskı Sergisı 4 Eylul - 29 Eyiul 1990 AEDPA İMBTekstitbank Sa Galerisi /Ur'DtMr Sanat Birleşik Sergi S EvKil-24 E>Kil Fakrı Smmtr fıkrrı Kolvrrdı 4ykan TaHcer Btrktn Yıldmm Cmvrt ilnıaca CUttl finrot Mrrr. Goıml Slrtl* Irır Hûaravg«rad. C»d No 12S T«»»ıktye 136 12 79 Soim Ztkı SeBm Tıtram Tank Ctfrtm Tekuı inemel Vmtml Toktr Ytımr •ırmurli Zt>*tf Sanogu Ab Avr< Ç k H H T E M SANAT 6ALERJSÎBeöıo Gul« Zvhlv Mor ooolu 5obr Be't.' Ab«i<n Dıno Ferruh ^04090 C hot fturak Satm Tu ro^ Turgul A*<ıtcj $uhnye Dıkmen Adnon Vonnco Ne,ol M«l<h Devrım D YuJucl Ar«on M«hn ToJayman S * Bd Resim ve Heykel Oktay Poıar Horıç I I 3 0 1 9 0 0 Kuyutubosran Sok 44/2 N<*anta;ı T«l 147 08 99 147 97 56 Tel 360 69 10 YBL ...1990...EYLÜL ilk olmanın mutluluğunu yaşarken, amacımız en iyisi olmak... - istasyon sanat evi IKŞVIKI\K. Maçka Cad. Maçka Palas 41/7 14(1 56 50-130 66 17 F.RENKÖY, Etcmefcndi Cad. 36 Sanat Köşkü 3 8 5 4 1 3 1 (3 hat) görmediği bir sosyal bilim hüvi- yeti kazanmıştır. Günümüzde şe- hircilik insanlan nesne olarak al- mayan, karar süreçlerine katılma- larmı sağlayan örgutlenme model- lerini ve kavramlarını içer- mektedir. tstanbul'un su, çevre, ulaşım, konut gibi sorunlannın çözümü için de süreklilik taşıyan politika- larla birlikte, tstanbulluların so- runlanna, geleceklerine sahip çık- masıru sağlayacak demokratik bir politik iletişim zemininin gerekli- liğine inanıyorum. Bugüne kadar demokrasi belki de Türkiye'nin özel koşullanndan dolayı yalnız- ca politik alanla suurlı kaldı. Bu- gün bu kavramın kapsammı ge- nişletecek farklı uygulamalann zamanı gelmiştir. tşte bu nedenle tSKt, su soru- nunun tartışılması için her aşama- da bir açıkhk politikası uygula- makta, yalnızca politik kuruluş- lan, kişileri değil, kamuoyunu da sağhklı bilgüendirmek için sistem- li bir iletişim programını hayata geçirmektedir. Bugün bu çabalar sayesinde ts- tanbul, su konusunda bir dönüm noktasina gebniştir. Gerçekleştir- mek istediğimiz yaünmlar yalnız- ca bugünü telafi edebilecek yatı- nmlar değildir. tlk aşamada Av- rupa yakasmda Isoranca dereleri ile başlayan, daha sonraki aşama- da Bulgaristan sımnna kadar olan su kaynaklanm tstanbul'a aktar- mayı hedefleyen, Anadolu yaka- sında Yeşilçay sistemi içinde yer alan, lsaköy ve Sungurlu derele- rini devreye sokan hızla gerçekleş- tirebilecek önemli bir yatınmlar prograrru uygulama aşamasına gelmiştir. Başlangıçta regülatörler aracı- lığıyla devreye girecek bu büyük proje, bir "su takrimi" içinde hızla tamamlanacaktır. Modüler özellikleri sayesinde proje, tstanbullulara sulannın ge- leceğine hükmetme fırsatı sağla- yacaktır. Bu aşamada tstanbullulardan beklediğimiz sabır ve sorunlara sahip çıkmaktır. tstanbulluların yaşadığı sıkınu- lan yakından büiyor ve her an, hep birlikte paylaşıyoruz. Sorun- lann tstanbullular tarafından sa- hiplenebilmesi ise merkezi yöne- timin konuya ilgisini ve ayudığı kaynaklan arttıracak, yatınmlar bugüne kadar olduğu gibi, tesa- düfi kararlar ve "imkaalar ölçusonde" gerçekleşir olmaktan çıkacaktır. Bu süre içinde tstanbulluların sınuiı olan suyu çok daha dikkatle kullanacaklanna, suyu nispeten bol olan hemşerilerimizin su ala- mayan hemşerilerimizi düşünerek su kayıplannın ve fazla su kulla- rumının önüne geçeceklerine ina- nıyorum. Evet, sonınlanmız büyük, pay- laşmamu gereken koşullar zor- luklarla dolu, ama tstanbullular olarak gerçekleştireceğinüz büyük çahşmalar, hepimizi bu dönüm noktasında umutlandırmaktadır. Bugün başlattığımız yoğun çaba- lar, yaşadığımız zorluklar, bizle- re unutturacak birer umut kay- nağıdır.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle