03 Temmuz 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
6EYLÜL 1990 CUMHURİYET/.7 ANKARA HAVASI Cumhuriyet Ankara Bürosu RAKAMLARIN DİL! İşçi çalışıyor, devlet kesiyor Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında işçiden en çok devlet kesintısinin yapıldığı ülke işverenin işçıye ödemesi gereken ücretin yarıst devlete ' gidiyor. İşveren sendikaları fırsat buldukça bu konuyu dile getiriyorlar. 1989'da işçı ücretlennin yüzde 48'ı devlet tarafından kesildi. Bu rakamı AT ülkeleri arasında yüzde 35'le Danimarka, yüzde 27 ile Hoilanda izliyor. Ekonomide uzman bır bürokrata işverenin bu yakınmasını aktardık. Şoyle yanıtladı — Eğer ışverenden ışçiler adına ödemesi gereken vergiyi ücretten kesmezsek, işveren hiç vergi ödemez. HAYVANLAR tSMAİL GÜLGEÇ BEDIIFAIKTEN EROL SIMAVIYE Değer mi Erol'cuk? Yabancı sermaye, dünyanın büyük medya devieri nedense gözlerini Tûrkiye'ye çevirdiler. Bır yanda ABD'nin televizyon devi, ingiltere bastnının neredeyse yarısının sahibi Rupert Murdoch, TRT'nin 3. kanalını satın almak için temaslarını cumhurbaşkanı düzeyinde başlatıyor, öte yanda İngiliz yayıncı ve Avrupalı TV'ci Robert Maxwell, Hürriyet gazetesini satın almak için girişimlerde bulunuyor. Yabancı sermaye Tûrk basınına girecek mi? Girmeli mi, ginnemeli mi? Bu sorular tartışılıyor, çeşitti görüşler ortaya konuyor. Görüş açıklayanlardan bıri de yılların gazetecisi ve yazan Bedii Faik. Bedii Faik, "Adam ' dergisinin son sayısında yayımlanan yazısında Hürriyet'in satışına değinıyor. Asağıda Bedii Faik'in yazısından bir bölümü yayimlfyoruz: "Şimdi de duyuyorum ki Erol Simavı Hürriyet'in satışı peşindeymiş! Hem de bir yabancıya!.. Hem de Çekoslovak asıllı bir İngilize!.. Hem de İngittere'de - gazeteci olarak- pek itibartı sayılmayan ve asıl vasfı zenginliğinden ibaret bir adama!.. Ne saklayayım, içim acıyla burkuldu. Bakınız işte bunda akar suların damlasmı dahi durdurabilecek bir mazeret yoktur ve olamaz!.. Ercüment'in hastalığı, falancanın bıkkınlığı, fiiancanın el darlığı pekalâ birer satış özürü idiler. Ama bu -çok şükür hiçbirini taşımıyor ya- hepsinin topunu taşısa, hatta ucu tanrı korusun ölüme gelip dayansa yine de mazeretsizdirt. Erol'un bizzat söyledtgi gibi de olsa, yani ancak gazetenin yüzde 49'unun satılması söz konusu olsa, yine mazeretsızdir!.. Maxwell gibi bir para kurdu, bir defa yüzde 49'a, yani söz sahibi olmamaya niye razı olsun, olmuşsa ardında kim bilir neler vardır diye düşünmekten insanları nasıl alakorsun? Kaldı ki 49'da kalmış bir MaxweH'le ortaklık dahi, rahmetti İnönü'nün "Büyük devletle dostluk, bir ayı ile yatak payiaşmaya benzer" sozünün aynası gibidir. Bir şey dana kaldı Erol'cuğum, burası Türkiye, 49 degil, 9 versen, gazetene "Ingilizin gazetesi" damgasını bir vurdular mı merhum pederin gelse silemez. Bütün çalışanları ne yapsan saracak kompleks de cabası!.. Kraliçenın anası 90 yaşına basmış, gel de resminı koy. Maxweil yaptırdı derlerse... Bir İngiliz şirketi köprü ihalesi kazanmış veya kimya kompleksi yapmaya davranmış, gel de bahset. Ya Maxwell'in parmağı derlerse... İngiltere'yi sıcaklar bastı dersen, bugün bir haberdir. Ama Maxwell'li bir Hürrıyet'te bu, altında bir alay buzağı olan öküz olur çıkar... "Asılırsan İngiliz ipiyie asıl" sözü Türkiye'de âdeta dil pelesengi gibi degil mi?.. Ama Maxwell'li bir Hürrıyet'te oldu mu hayır, dite zehir, kulağa çivi kesilir!..Adam Çek asıllı, Çekoslovakya diyemezsin; adamın kırk ülkede bezi var, her birinde elin titrer, kalemin burkulurl.. Şüphe yok, hepsi de haksızdır bunların, ama olur ya ve mutlaka da iz bırakır, sıkar, üzer ya... Değer mi Erol'cuk?.." fiUNUN FÖTÜGRAFI SÖYLEYEMtYORLAR — Dedikodular çıkartıyorlar. benim ikinci planda kaldıgımı yayıyoriar. 'Ak- bnlnt güçsüz' diyortar. Onlar bir yanşa ginnişler. Bu nedenle, kendileri de bizim gucıimuzii bilmele- rine mgmen söyleyemiyoriar. Ama geneMn içinde bu çok cıbz kalıyor. (Fotograf: Hasan Aydın/AA) TEK SİYASİ DOKTRİN DAGITIYOR Kurttan Yılmaz'a avantaj sağlayan atamalar Teoman Alptürk başkanlığındaki TMMOB heyetı, geçen pazar günü SHP lideri İnönü'yü ziyaret etti. Kbnu, TEK'te son dönemde "özelleştirme" çalışmaları adı altında başlatılan "sûrgün" uygulamasrydı. Geçen günlerde İstanbul'un Anadolu yakasının elektrik dağıtımını özelleştirerek ihalesiz bir şekilde Aktaş firmasına veren işbıtırıci TEK yönetimi, yoğun bir siyasi kadrolaşmayı da başarı ile sürdürüyordu. TMMOB heyetinın saptamalarına göre özellıkle ANAP ıçındekı genel başkanlık yarışına dönük bu kadrolaşmada, Enerji Bakanı Fahrettin Kurt, Mesut Yılmaz'a "avantaj" sağlayacak bir kadrolaşmayı yürûtüyordu. Bu nedenle yılların mühendisleri, teknisyenleri başka illere gönderiliyor, yeıierine yeni atamalar yapılıyordu. Hatta MTA Genel Müdürlüğü ve bakanlık müsteşarhğı düzeyinde gerçekleştirilmek istenilen bu amaçlı atamalar ise Başbakan Akbulut'un, "Ne bu, gelenler hep Trabzonlu" tepkisi nedeniyle son anda gerçekleştirılememış. Tüm bunları dinleyen İnönû, konuvu TBMM qündemine de getirerek takıpçisi olacaklarını belırtırken sözlehnı şöyle noktaladı: "Atamalarda, bakanın, bakanın bağlı olduğu partinin, ya da partinin bir kliğinin görüşünde olunmasının istenmesi, ahlaka, ekonomik ilkelere, demokrasiye aykındır. TEK'in amacı siyasi doktrin dağıtmak degil, ücretini aldığı kişilere enerji dağıtmaktır. GUL - GEÇ llk sivil cumhurbaşkanımız ZAMLARIN GOLGESI VE DİL SURÇMES1 Yeni Dünya, Yeni Türkü Ankara Anakent Belediyesi Dûnya Banş Günü nedeniyte hipodromda bir konser düzenledi. Binlerce başkentlinin coşkuyla izlediği Yeni Türkü konserinde, zaman zaman Ankara'da taşıma ücretlerine yapılan "hiper" zamlar da protesto edildi. Belediyenin konser sonrası çeşitli semtlere "ûcretsiz" servis koyması da başkentlilere konser sırasında bıie olsa zamların acısmı unutturmaya yetmemişti. Konserin ilk bolümünün sonunda bir konuşma yapan Başkan Murat Karayalçın'a dördüncüsü düzenlenen halk konserlerinde alışıldığı üzere "büyük baskan" diye tezanûratta bulunulmadı. Karayalçın, konuşma yapmak üzere sahneye gelirken izleyiciler yüzde 100 zam gören otobüs biletlerini ima ederek "bilet bilet" d'rye tempo tuttular. Konuşması sırasında da devam eden protestolar Karayalçın'ın dikkatini dağrtmış olmalı ki dilı sürçtü. Yeni Türkü'den söz ederken "Ülkemizin en güzide gruplarından Yeni Dünya deyiverdi. Karayalçın'ın bir kez daha "Yeni Dünya" demesi izleyicilerle beraber grup üyelerinin de gülüşmelerine neden oldu. TBMM AÇILDI Milletvekili neyle uğraşıı? TV'de "TBMM açılırken" adlı program yayınlandı. Programda çeşitli partilerden milletvekilleri, nelerle uğraşmak zorunda kaldıklarını dile getirdiler: "İş takibinden başımızı kaşıyacak zaman yok." "İstekler en çok sağlık ve eğitim konularında geliyor." SHP Ankara Milletvekili Rıza Yılmaz, programda yer alan milletvekili arkadaşlarını dinledi. Canı sıkılmıştı. Kendi partisinden arkadaşları dahil kimse asıl soruna dikkat çekmemişti. Yılmaz, bu konudaki görüşlerini şöyle aktardı: "Hiçbir milletvekili arkadaşımın konuşmasını beğenmedim. Hepsi yetersizdi. Tamam sağlık alanında, eğitim alanında sorunlar var. Ama bizim asıl sorunumuz demokrasi. Demokrasi hâlâ işletılmryor. Örnek mi vereyim, benim asıl problemim emniyet. Geceyarılarına kadar gözaltına alınanların durumlarıyla ilgilenmekten diğer işlere fırsat yok." HABUR Küfürün Amerikancası Habur sınır kapısı, pekcoK yerli ve yabancı gazetecinin akınıına uğradı. Irak'tan gelenlerle röportajlar yapmak, gazetesine taze bir haber-fotoğraf göndermek isteyen gazeteciler birbirleriyle yarışıyorlar. Bu arada görevlilerin yerli ve yabancı gazetecilere farklı tutumları da gözden kaçmıyor. Ömeğin; bazı yabancı televizyon şırketlerıne cekim için çeşitli olanaklar sağlanırken, Türk gazeteciler, kendi ülkelerinde güvenlik görevlilerinın hışmına uğruyorlar zaman zaman. Sınır bölûmüne bir ara gazetecilerin girmesi yasaklandı. Rengarenk şortlu, tişörtlü, Amerikalı gazeteci sınıra doğru yürûmek istedi. Tabii polis barikatıyla karşılaştı. Uzun süre Türkiye'de çalıştığı için Türkçe konuşan gazeteci polisleri ikna etmeye çalıştı, ama başaramadı. Ardından bastı küfürü, üstelik de Türkçe. Polisler, önce şaşırdılar. Sonra "Ayıp, yakışmıyor" gibi sözlerle gazeteciyi sakinleştirmeye çaltştılar. Gazeteci, gayet rahat karşılık verdi: 'Ne oldu ki ben sadece Türkler gibi konuştum o kadar..." KAMUOYU Saddanfa KİM KİME DUM DUMA BEHtç AK UIZU GAZETECİ SECDET ŞEN f Her Şeşt nt tedardi masum /e romJntikh. (Eıece.leri ÇİZGİLİK KÂMtL M4SARACI < JZ. AĞAÇ YAŞKEN EĞİIİR KEMAL GÖKHAN GÜRSES GARFIELD JM DAVIS J?MftVVÎe7-f CAJMIM ÖNLİri jEÇyOB^JŞ. 2TARİHTE BUGÜN MÜMTAZ ARIKAN 6Eylül kızgın Son kamuoyu araştırmalarının yayımlanmasından sonra Cumhurbaşkanı Özal, Saddam'a fena bozulmuş. Neden mi? Saddam, "en çok konuşulan kişi" sıralamasında Özal'ı sollamış da. "KURTADAM*LAR l/ARM/? 16O3 'TT£ BUGUH, FRANSA'NtN 8ORD£AUX(_BOK.DO) CYCANTHÜOPY ETKİSlYLE Bl&ÇOKCıNAYgr /Ş- ££M£tCT£N SUÇLU SULMUfTV. DUMYANlN ÇE- $iTu YetscEieiNOE eöeuL£tj "Kuer AOAM"ep- SAN£Sl, 774&IU/AJ C&RlNLİKLE/ZtfJE PEGtN UZıAN- MAKTAOIR. -KIRMIZI 8AŞLIKU KlZ"MAS4UUIN Bİ- l£ KOKEMıMDE nUjerAOAM SÖYLEHTlLERİ g/fZ ZAMANCASOA 3/t YAN, ULUYAN \/£ İNSAM £T( Yty£N BİR YH&I AZ/&- PA 0ÖNUŞM£Sı OlAĞAN DIŞl GıBİPlR.ANCAK, 7&L/S/ OLAAI LYC/WrHROPr W£ ENOEH &O/SÛLEH AÇtKL/IMA G£rt/Z£BİLİM..
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle