26 Haziran 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
6 EYLÜL 1990 HABERLER CUMHURİYET/11 Dııruşmada olay • tstanbul Haber Servisi — Yeni Çözüm Dergisi Yazıişleri Müdürü Erdoğan Yaşar Kopan'ın "Komünizm propagandası" yaptığı savıyla yargılanmasına devam edildi. İstanbul 2 nolu DGM'deki duruşmada dergide yayımianan "şehitlerimizi o büyük güne taşıyacağız" başuklı yazının yazan Dev-Sol ana davadan tutuklu olarak yargıianmakta olan Ali Osman Köse tanık olarak dinlendi. Köse Bayrampaşa cezaevindeki avukat-müvekkil görüşmelerinin engellenmesine ilişkin olarak okuduğu dilekçesinin dosyaya konulmasını istedi. Mahkeme Başkanı Iskender Tepebaşlı'nın bu isteği reddetmesi üzerine çıkan tartışma sonrasında Tepebaşıh, "Çıkann bu serseriyi dışanya" diyerek tanığı salondan attı. Jandarmalar Ali Osman Köse'yi tartaklayarak dışan çıkartırken, Mahkeme Başkanı İskender Tepebaşılı'nın olayı görüntülemek isteyen gazeetcilere "Çekmeyin, niye çekiyorsunuz zibidiler" diye bağırması da tepkilere yol açtı. Mahkeme ileri bir tarihe ertelendi. TV'de korsan yayın • isUnbul Haber Servisi — Yasadışı TKP-ML örgütü dün akşam saat 21.00 sıralarında TV'nin birinci kanalında spor programının başlamasıyla birlikte kanala girerek korsan yayın yaptı. Biri kadın iki konuşmacı tarafından yapılan yayında, hükümetin ABD'nin istekleri doğrultusunda hareket ettiği ve "jandarmalık" yaptığı iddia edilerek, izleyicilerden savasa karşı çıkmalan istendi. Korsan yayınm sadece Sanyer çevresinde duyulduğu ve yayını dinleyenlerin emniyet birimlerine haber verdiği belirtildi. \alçın ve Akfırat'a dava • İstanbul Haber Servisi — Yayınına bir süre önce son verilen 2000'e Doğru Dergisi Yaa tşleri Müdürü Adnan Akfırat ve muhabir H.Soner Yalçın hakkında, Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler'e hakaret ettikleri savıyla açılan davaya başlandı. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya sanıklar katılmazken Keçeciler'in avukatı, dergide yayımianan "120 ANAP milletvekili üzerinde inceleme- Tabii seçim istemezler" başhklı yazıdan zarar gördüklerini ileri sürdü. Duruşma sanıkların sorgusu için ileri bir tarihe ertelendi. SHP seçim araştırması • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) — SHP son yerel seçimlerden başansız olarak çıkması üzerine başlattığı kamuoyu araştırmasını 5 büyük ilde yürütüyor. Alınan bilgilere göre, tstanbul, Ankara, lzmir, Adana ve Bursa'da yürütülen araştırma değişik sorulan kapsıyor. Bir özel kamuoyu arastırma şirketinin yurüttüğü araştırmada, halkın partiden beklentilerinin yanı sıra, izlenen politikadan ve belediye hizmetlerinden hoşnut olup olmadıkları da soruluyor. Yetkililerin, toplu sonucun sağlıklı olabilmesi için belediye başkanlığının SHP'de olmadığı Bursa'da da anketin yürütüldüğünü soylediler. Trafik kazalan: 22 ölü • Haber Merkezi — Yurdun çeşitli yerlerinde dün meydana gelen trafik kazalarında 22 kişi öldü, 31 kişi de yaralandı. Kars'ın Digor ilçesinde meydana gelen kazada Gencay Kılıçer, Necmettin Kocu ve Muzaffer Karabağ hayatlarını kaybettiler. Zonguldak, Antalya, Erzurum, Mersin, Konya, Nevşehir, Muğla ve bu illere bağlı bazı ilçelerde dün meydana gelen kazalarda da 18 kişi öldü. Bu kazalarda hayatlannı kaybedenlerin adları şöyle: Gencay Kılıçer, Necmettin Kocu, Muzaffer Karabağ (Digor), Atilla Gök, Özkan Gök (Kars), Yüksel Bayraklı, Murat Ekici, Necmettin Başçancı (Çaycuma-Zonguldak), Selahattin Ünlüsoy (Bartın), Ertan Şabanoğlu, Erdal Şabanoğlu (Elmalı-Antalya), Süleyman Zeren (Antalya), Ibrahim Aslan, Rasim Sağlam (Erzurum), Sedat Akçay (Hınıs-Erzurum), Nizamettin Ezer (Adana), Zeynep Yiğit (Mersin), Döndü Doğmuş (Bozkır-Konya), Tahsin Pallu (Nevşehir), Turgut Çoban, Necati ölmez, Mehmet Ali Seven (Muğla-Milas). Kazalarda yaralanan 31 kişi de çeşitli devlet hastanelerinde tedavi altına alındı. Bag-Kurlu hastalar • ANKARA (AA) — Bağ-Kurlu hastalar devlet hastanelerinde görevlendirilecek Bağ-Kur personeline görünmeden muayene olamayacak. Sağlık Bakanlığı'nca tüm valiliklere ve hastane başhekimliklerine gönderilen genelgede, devlet hastanelerine muayene ve tedavi için başvuran Bağ-Kur sigortalılannın yerinde denetlenmesi için bir' Bağ-Kur personelinin hastanede görevlendirilmesinin uygun görüldüğü bildirildi. Genelgeye göre Bağ-Kur il müdürlüklerince kimliği başhekimliğe bildirilecek olan bir personel, hastane yetkililerinin göstereceği ve Bağ-Kur sigortalılannın hastaneye gelişlerinde ilk başvuruda bulunabilecekleri bir yerde görev yapacak. Halkevine "sürekli kapatma" • BLRSA (Cumhuriyet Bürosu) — Halkevleri Bursa Şubesi hakkında "sürekli kapatma" istemiyle dava açıldığı öğrenildi. Cumhuriyet Savcılığı tarafından açıldığı bildirilen davada kapatma istemine gerekçe olarak "sürekli suç işlenilen bir yer haline gelmesi" gösterildi. Bir grup Uludağ Üniversitesi öğrencisinin gözaltına alınan arkadaşlarının serbest bırakılması amacıyla halkevi başkanının izni olmaksızın, geçen ocak ayında açhk grevine başlamaları ve polisin müdahalesi sonrasında halkevi valiliğin emriyle kapatılmıştı. 8 aydır kapalı bulunan Bursa Halkevi, daha önceleri de "üye olmayanlann geldiği" öne sürülerek kısa sürelerle birkaç kez kapatılmıştı. Halkevleri Bursa Şubesi Başkanı Ekrem Demiröz, bugüne kadar birçok kez yargı önüne çıkanldıklarmı, kamuoyuna yanlış imaj vermeye yönelik kasıtlı hareketler karşısında açılan davalann tümünden de aklandıklannı söyledi. Demiröz, halkevinin tüzel kişiliğine yönelik açılan son davadan da aklanır aklanmaz faaliyete geçeceklerini belirtti. Sürgün degil, 4 yer degiştirme' • ANKARA (ANKA) — Içişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, 424 sayılı kanun hükmündeki kararnamenin yürürlüğe girmesinden sonra Güneydoğu Anadolu bölgesinde görevli 6 kamu çalışanının sürgüne tabi tutulmadığını açıkladı. Bakan Aksu, HEP Mardin Milletvekili Adnan Ekmen'in sorusuna verdiği yazıh yanıtta Batman SSK Hastanesi'nden Şirin Tetik, Mardin Milli Eğitim Müdürlüğü'nde görevli öğretmenler Salih Eker, Abdülbaki Sak, Mardin Bayındırhk ve tskân Müdürlüğü'nden Abdurrahman Aksoy, Hakkâri Elektrik Dağıtım Müessesinden Süleyman Kundakçı ile Hakkâri PTT Müdürlüğü'nde çalışan Ramazan Taç'm ilgili yasa ve yönetmelikler uyarınca hizmetin gereği ile yeni atandıkları bölgelerdeki personel ihtiyacının dikkate alınarak kurumlannca yerlerinin değiştirildiğini söyledi. Başta anayasa olmak üzere birçokyasa ileyargı bağımsızlığı veyargıç güvencesi ortadan kaldırıldı \argi bağımsızlığınatırpanYargıç ve savcılar, Adalet Bakanı'run emri ile harekete geçen adalet müfettişlerince soruşturuluyor. Bu soruşturma sonunda düzenlenen "hal kâğıdı" yargıç ve savcıların yükselmelerinde önemli rol oynuyor. Adalet müfettişlerinden, aralarında bir zamanlar cami imamlığı da yapan 15'inin imam hatip kökenli olduğu bildirildi. Son dönem yargıç ve savcı adaylarının önemli bir kısmının yine imam hatip lisesi kökenliler arasından seçildikleri de kaydedildi. Hükümet, hukuk fakültesi kökenli olmayanları idare ve vergi mahkemelerinde görevlendirmeye başladı. Bu kişilerin daha sonra adli mahkemelerde görevlendirilebilmeleri amacıyla yapılan yasal düzenleme ise Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildi. Yüksek yargıda Cumhurbaşkanı, "tek seçici" haline getirilirken eski Yargıtay Başkanı Ahmet Coşar'ın erken emekli edilmesinde yaşandığı gibi olaylar da yaşanmaya başlandı. TURAN YILMAZ ANKARA — 12 Eylül sonra- sında hazırlanan başta anayasa olmak üzere birçok yasa ile yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi il- keleri, büyük ölçüde ortadan kal- dınldı. Yüksek yargıda cumhur- başkanı 'tek seçici' haline getiri- lirken yargıç ve savcıların özlük haklarının düzenlenmesi, atama- lan ve yükselmelerinde adalet ba- kanlıgı etkıli kılındı. Hükümet, hukuk fakültesi mezunu olma- yanları idare ve vergi mahkeme- lerinde yargıç olarak görevlendir- di, bunlann adli mahkemelerde de görev yapabilmelerine ilişkin ya- sal düzenleme ise Anayasa Mah- kemesi'nden son anda döndü. Yargıç ve savalar arasında imam hatip kökenlilerin sayısı giderek artarken Adalet Bakanı'nın emri ile harekete geçip yargıç ve savcı- ları soruşturan Adalet Müfettiş- ligi'ne de 15 imam hatip kökenli alındı. Bu arada bazı yüksek yargı organlannın yönetici ve üyelerinin yürütme organı ile yakın ilişkiler içine girmeleri de büyük tepkile- re yol açtı. 80'li yıllarda büyük yaralar alan 'Adalet TanncasTna ilk dar- be, 1982 Anayasası ile vuruldu. 138. maddesinde 'yargı bagımsızdır' denilen anayasanın 144. maddesiyle yargıç ve savcı- lar hakkındaki her türlü arastır- ma, inceleme ve somşturma yap- ma yetkisi, Adalet BakanlığVna bırakıldı. 159. maddeyle de adli ve idari hâkim ve savcilann mes- leğe kabul edilme, atanma, nak- ledilme, geçici yetki verme, yük- selme, birinci sınıfa ayrüma, kad- ro dağıtma, meslekte kaJmalan uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası ver- me, görevden uzaklaştırma gibi tüm yetkiler de oluşumunda cum- hurbaşkanının, 'tek seçici' oldu- ğu, adalet bakanının başkanlık yaptığı ve müsteşann da doğal üyesi olduğu Hâkimler ve Savcı- lar Yüksek Kurulu'na (HSYK) bı- rakıldı. Yargıç ve savcılar hakkın- da Adalet BakanlığVnın emri üze- rine araştırma, inceleme ve soruş- turma yapan, bu işlemin sonun- da düzenledikleri 'hal kâgıdı' ile meslekte yükselip yükselmemele- rinde önemli rol oynayan adalet müfettişleri arasında imam hatip kökenlilerin sayısmda ANAP ik- tidarı döneminde artış olduğu be- lirlendi. Yargı çevrelerinden alı- nan bilgilere göre son dönemler- de, bu kuruma, aralannda eski- den cami imamlığı da yapmış 15 imam hatip kökenli yargıç alındı. Anayasanın özüne uygun olarak MGK döneminde çıkanlan 2802 sayılı yasayla da yargıçlann 'hiz- metin gereklerioe, teşkilatın ibti- yaçhuina veya ilgihnin istekfcrÜK göre' HSYK'ca savcıhk sınıfına geçirilebUmelerine olanak sağlan- dı. Ancak, bu yetkinin kullanı- mında, kunıldan çok Adalet Ba- kanlığı'nın etkili olduğu öne sü- rüldü. Kurul, yargıtay ve Danış- tay'a da üye seçiyor. Bu arada, son yıllarda yargıç ve savcı olarak görevlendirilenler arasında imam hatip kökenlilerin oranında da önemli artışlar kay- dedildi. Yargı çevreleri, bu uygu- lamanm Müsteşar Arif YükseTin göreve gelmesiyle birlikte hız ka- zandığını soylediler. Bu amaçla bu mesleklere aday seçiminde ya- zıh sınav yerine 'mülakat' sistemi getirilmiş, ancak Anayasa Mah- kemesi'nce iptal edilmişti. Bunun üzerine, 'bnrs' sistemi benimsen- di ve özellikle imam hatip mezun- lanna henüz öğrenci iken burs ve- rilerek ileride yargıç ve savcı ol- malanna kesinlik kazandınldı. Hükümet, bu konuda bir 'atak' daha yaparak hukuk fakültesi mezunu olmayanları yargıda gö- jevlendinneye başladı. Başta, ida- re ve vergi mahkemelerinde baş- lattığı bu uygulamayı, bu yargıç- lann adli mahkemelerde de görev yapmalanna olanak sağlayan bir yasal düzenleme ile genişletti. An- cak bu son düzenleme, Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildi. An- cak, idare ve vergi mahkemelerin- deki uygulama, halen sürüyor. Bu görevlere, özellikle seçilen kişile- rin getirildiği öne sürüldü. Son dönemde, yürütme ile ya- kın ilişkiye geçen, bu arada sağ- lanan olanaklarla yurtiçi ve yurt- dışı gezilere çıkan yüksek yargı or- ganı yönetici ve üyeleri de dikkat çekmeye başladı. HSYK üyeleri- nin odalannın yeniden düzenlen- mesi, kendilerine hizmet otosu tahsisi, diğer yargıçlardan farklı olarak evlerine tüm günlük gaze- telerin gönderilmesine tanık olun- du. Bu arada, kurul üyeleri, çe- şitli yurtdışı ve içi gezilere de çı- karken son olarak, Başbakan Ak- bulut'un eşi Samia Akbuiut'un görev yaptığı Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanı ve üyeleri ile di- ğer dairelerden bazı başkan ve üyelerle birlikte Japonya'ya gitti- ler. Bu seyahat, THY'nin satılma- yan biletleri bu üyelere ücretsiz vermesiyle gerçekleşti. Ancak, bu geziye Samia Akbulut katılmadı. öte yandan, Yargıtay 2. Ceza Da- iresi Başkam Osman Kadri Kes- kin ile 16. Hukuk Dairesi Başka- nı Osman Aslan, Suudi Arabıs- tan'ın daveti üzerine 10 valiyle birlikte bu yıl hacca gittiler. An- kara DGM'nin eski yargıçlann- dan Keskin, geçirdiği bir beyin ameliyatı nedeniyle daha önce de oğluyla birlikte devlet olanakla- nyla ABD'ye gitmişti. Keskin'in aynca, yine THY'nin sağladığı olanaklarla Japonya ve Monako'- ya gittiği de belirtildi. Bu şekilde bir toplu gezi de Danıştay'da ya- şandı. Süleyman Kırcalı'nın baş- kanlığı döneminde, Danıştay Da- ire Başkanı ve üyeleri hükümetin davetlisi olarak GAP'a gitmişler- di. Emekliliğinin son aylannda 'yaş tashihi' konusundaki çabala- nyla kamuoyunun ilgisini çeken Kırcalı, dönemin Cumhurbaşka- nı Kenan Evren'in Batı'da bazı il- lere yaptığı gezilere de katılmıştı. Tüm bu olaylar, yargı çevrejerin- de tepki topladı. 'Yürütme ile bu yakın ilişki' çabasının yaygınlaş- tığı da kaydedildi. Bir Anayasa Mahkemesi üyesi Cumhurbaşka- TBB YARGriMPAKİ TÖRENE ALTERNATİF TÖREN DÜZENIİYOR Yeni adli yıl bugün başlıyorANKARA (CMİmrrfet Bnosn) — Yeni "%&& yıl" bugün yapılacak iki ayn törenle başlıyor. Törenlerden ilki saat lO.OCda Yar- gıta/da, buna alternatıf olan ve Türkiye Ba- rolar Birliği tarafından düzenlenen tören de saat 13.00'te Dil ve Tarih Coğraf>-a Fakülte- si'nde yapılacak. Cumhurbaşkanı Targot Özal, TBMM Başkanı Kaya Erdem ve Baş- bakan YıMırrm Akb*M*un da hazır bulu- nacaklan Yargjtaydaki törende Cumhurbaş- kanı Ozal'm bir konujma vapacağı bildirildi. Yargıtay'da yapılacak tören Başkan tsmet Ocakçıofclo'nun konuşmasıyla başlayacak. Cumhurbaşkanı Tlırgut özal'uı daha sonra söz alması bekkniyor. özal'm konuşmasmda daha çok anayasa ve yargı sorunlan ile gün- cel bazı tartışmalar Üzerinde durması bek- laıiyor. Törkiye Barolar Birliği'nin Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nde düzenlediği törense saat 13.00'te başlayacak. Biriik Başkanı ö«- der Sav, törene TBMM Başkanı Kaya Erdem, SHP Genel Başkanı Erdal tnöırii. DYP Ge- nel Başkanı Sttleyman Demlrel, Anayasa Mahkemesi Başkanvekiii tekf*G»gör Öz- dea, Danıştay Başkam SöJeymaa Ttrkogln ile yüksek yargı organlan üyeleri, çeşitli mes- lek kunıluşlan temsilcileri, üniversite öğre- tim üyeleri, yargıç ve savcılaria Ankara için- den ve dışmdan çok sayıda avukatın kaula- caklarını söyledi. Yargıtay üyeleri saat 14.00*16 TBB'nin al- ternatif törenine katılan avukaüar da saat 11.00'de Anıtkabri âyaret ederek sa>-gı du- ruşunda bulunacaklar. Kazan, "Yargı bağımsızlığı kalmadı" Istanoul Barosu Başkanı Turgut Kazan, illkemizde yargı bağımsızlığı nın kalmadıgj- nı öne sürdü. Turgut Kazan, bugün başlayacak yeni yargı yılı dolayısıyla istanbul Adliyesi'nde düzenlediği basın toplantısında, savunma örgütünü susturma girişimlerine karşı, sus- madıklarını göstermek için, Ankara'da ay- n açılış töreni yapacaklannı söyledi. Kazan. törenle ilgili tartışmalar sürerken, yargının çok önemli sorunlan yaşadığına dikkat çekcrek, şu görüşleri savundu: "Bngun, olkefliizde yargı bagımsızhgı ktd- mamiftır. YflrBtme yarğıyı tesHn atauştır. Parti içi besaplaşmalarda bile, yarpdan ya- rarlanm» yolu secüiyor. Bakanı ve miste- şan karşıbunak için, dnnışmalar tatil ediB- yor. Yargıctaıfa savcılar kapı öflnne dizflip Tİuütmeain temsikflerİBİ bekliyor. Kısaca- sı. bizde yargı, ulusal egemealiji kıülanan aç kevvetten Mri sayihmyor, adH faaliyct yü- rütmeye ait bir görev kabul ediliyor. Nasd tapo sktllefini, yürntmeye baglı meranriar tntByorsa, adakti de yâriitıne adma menmr ve moteaıet yargıçlar dagıtıyor." Yargıtay Başkanı Ocakçıoğlu, haziran ayında Sav'a bir yazı yazarak yargı yıü açı- hşında yapacağı konuşmayı önceden gön- dermesinı istemişü. Sav bu istemi reddedince 17 yıllık gelenek bozuldu. Daha önceki yıl- larda yargı yılı açılışında Barolar Birliği Baş- kanı da bir konuşma yapıyordu. Bu yıl ilk kez ayrı ayn törenlerle açılacak olan yargı yılına çeşitli sorunlarla girildiği- ni vurgulayanhu>ukçular. "Daha açılış tö- rtninde yargının sorunlan ortaya çıkıyor. Türkiye'de savanma mekanizroasııtiB iddia makamtmlaa sürekli gerMe görnlatesi yar- gı bagunazhguu zedeüyOT" diye konuştular. m özal'a bir tatil beldesinde ye- mek verirken, bir Anayasa Mah- kemesi üyesi de bu göreve seçil- meden önce Köşk'e çıkarak Cum- hurbaşkanı ile bir görüşme yap- tı. Aynca 'Hafiz* Özal davası'nın reddedildiği 20 şubat tarihinden 4 gün önce, Danıştay Başkanı SA- leymaa Törkogln'nun Cumhur- başkanı özal'a yaptığı 2.5 saatlik iade-i ziyaret de dikkat çekti. Türkoğlu, bu görüşmede, o sıra- lar gündemde olan Danıştay ve İdari Usul Yasası için Cumhur- başkam'ndan destek istediklerini söylemişti. Bu arada, 2 yıl önceki adli yıl açılışında yaptığı konuşma ile hü- kümetin şimşeklerini üzerinde toplayan eski Yargıtay Başkanı Abmet Coşar'ın erken emekli edilmesi yönündeki çabalar da yargı çevrelerinin tepkilerine ne- den ounuştu. Yargı kararlan çiğnendi ANAP iktidan döneminde yar- gı kararlannın yerine getirilmeme- sine de sıkça tanık olundu. Bu ne- denle, Başbakanlığı döneminde Cumhurbaşkanı özal, tçişleri Ba- kanhğı döneminde Başbakan Ak- bulut, Milli Eğitim Bakanlığı dö- neminde ANAP Malatya Millet- vekili Metin Emiroglu, Içişleri Ba- kanlığı Müsteşarlığı döneminde TBMM tçişleri Komisyonu Baş- kanı Galip Demirel hakkında bu nedenle hukuk mahkemelerinde tazminat davaları açıldı. Yargı- tay, Emiroğlu'nu bu nedenle ku- surlu buldu. Aynca, idare mah- kemesinin son USAŞ özelleştir- mesi karannı uygulamadıklan ge- rekçesiyle, SHP tarafından Baş- bakan Akbulut, Başbakanlık Müsteşan Sabahattin Çakmakof- lu ve Kamu Onakhğı tdaresi Baş- kanı Ökkeş Özuygur haklannda da savcıbğa suç duyunısunda bu- lunuldu. Anayasaya göre yasama, yürüt- me ve yargı organlarını bağlayan Anayasa Mahkemesi kararlan da aynı tutumla karşılaştı. İptal edi- len 'yabancılara mülk satışına' ilişkin yasanın yerine yeni bir ya- sa çıkanlırken yine iptal edilen Kı- yı Yasası'nın hükümleri de çıka- nlan bir yönetmelikle uygulandı. ÖNCEKİ GÜN KATLEDİLEN YÜZYIL DERGİSİ YAZARI TURAN DURSUN^UN CENAZESİ BUGÜN KALDIRIUYOR Tiıran Dıırsım'ıın katillerinden iz yokHaber Merkezi — "Yözyıl" dergisi yazan Turan Dursun'un katledilmesinden sonra polis yine çaresiz kaldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü yetkUileri, olayda gör- gü tanığı olmadığını belinerek "Sonıştunnaya yöo verecek ipu- cıı anyornz" dediler. Turan Dur- sun'un cenazesi bugün Ankara'da kaldınlacak. Oğlu Abid Dursnn dün bir basın toplantısı yaparak "Babam aydınlık düşmanlannca öldüriildU. Cinayet kesinlikle kişi işi değil, çıkarlan bozulan mer- kezleru işidir" dedi. Koşuyolu'daki evinden çıktık- tan sonra sıkılan 7 kurşundan 6'sının isabetiyle olay yerinde can veren Toran Dursan'u kimlerin katlettiği yolunda polis henüz bir ipucu ele geçiremedi. Susturucu- lu tabanca ile ateş edilmesi ve gör- gü tanığımn bulunmaması nede- niyle polisin eşkâlleri belirlemede büyük güçlük çektiği belirtüiyor. Bir poüs yetkilisi, "Hiçbir geliş- me yok. Mermflerden bir ipucu d- de edileraedi. Kacüklan arabanın plakası da aliBamadıgından mar- ka ve rengi de belli degil" dediler. Polis yetkiüleri, buna rağmen so- ruşturmayı çeşitli yönlerle araştır- dıklannı ve gazeteci Çetin Emeç ve Prof. Maammer Aksoy'un öl- dürülmesiyle ilgili olaylarla ilgili bağlantüannın değerlendirildiği- ni söylediler. "Yiizyıl" dergisinden dün yapı- lan açıklamada, Dnrson'un bugün Ankara'da toprağa verileceği bil- Öldürülen yazar Turan Dursun'un oğlu, "Babam aydınlık düşmanlannca öldürüldü. Cinayet, çıkarları bozulan merkezlerin işidir' dedi. Polis soruşturmaya yön verecek ipucu arıyor. dirildi. Turan Dursun için Yüzyıl dergisinin Cağaloğlu'ndaki büro- su önünde bir tören yapılacak. Törenden sonra Dursnn'un cena- zesi Ankara'ya götürülecek. Cena- ze saat 14.00'te Yüzyıl dergisinin Ankara bürosundan kalkacak otobüslerle havaalanında karşıla- nacak ve saat 17.30'da Ankara Ce- beci Asri Mezarhğı'nda defnedi- lecek. luran Dursun için ailesi, dostlan ve Yüzyıl dergisine yap- tığı vasiyet gereği dini tören yapıl- mayacağı bildirildi. luran Dursun'un oğlu Abid Dursun dün Yüzyıl dergisinde bir basın toplantısı yaparak babasının din konusunda parsa toplamak ve insanlan uyutarak sırtlanndan çı- kar sağlamak isteyen merkezlerce öldürüldüğünü söyledi. Bazı ga- zetelerde babasıyla ilgili gerçekle- rin saptuılarak verildiğini kayde- den Dursun "O, bir dini ya da mezhebi bedef alarak hiçbir za- man, ne yazı yazmıştır ne de ber- bangi bir imada bulunmuştur. Ba- bam yazı ve çalışmalannda bili- min gerektirdigi, sadece Miislii- manlık ve Hıristiyanlık degil töm (Hnler konusunda yazılar yazmış- br. Dogrnyu yazdt, dogruyu sa- vundu, karaıriığa karşı verdiği mücadelede hep doğrunun yanın- da oldu. Babam bep derdi ki 'Ir- zına geçilmiş aklın savunuculan- na gereken şeyler soylenmeli, akıl doğrunun yamnda yerini bulma- h\ Gnnümüz Türkiyesi'nde degil, dftnyaınızda, aydıniığın önüne set çekilmesi olayına karşı savaşım verdi. Laiklik savaşımında Ata- türk ilke ve devrimleri dogrultu- snnda verdiği savaşta, bu sette mi- henk taşıydı. Babamın öliunii, o setten bir taşın sökiifanesidir. Ama o setin yıkılması değildir. Çünkü babam ölmedi, belki fiziksel ya- şamı ortadan kaJkn. Ama duşün- celeri daha güçlıi ve daha canlı olarak yaşayacak. Hiçbir zaman karanbk, aydınhgın önünde olma- yacak.' Bir kamu kuruluşunda memur olarak çalışan Abid Dursun, da- ha sonra şunları söyledi: "Babama gönderilen tehdit mektuplannın şahıslara ait oldu- guna inanmıyonım. Din konosan- da paVsa toplamak isteyen bir merkezin işi olduğuna inanıyo- nım. Çıkarlanna dokunan birçok kesimin nedeni vardı. tnsanlan nyutarak, iasa&lan uyuşturarak, iasaalann sırtından çıkar sağla- mak isteven merkezin işidir bu.'' Yüzyıl dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Hasan Yalcıa da Dur- sun'un öldürülmesinin, Çetin Emeç ve Muammer Aksoy'un öl- dürülmesi olaylanyla ilgili seri ci- nayet işleyen bir şebekenin ürünü olduğunu savunarak şunlan soye- di: "Turan Dursun derdi ki 'Din adamlığından ateıst görüşler sa- vunmaya başladığım anda sor- dum kendi kendime. Bu gerçeği mezara mı götureyim daha uzun yaşamak uğruna, yoksa gerçeği halka anlatmak için ölümü mü göze alayım?' Bu soruya Toran Dursun ikirici şıkla cevap verdi. Yani gerçeği açıklamak cesareti- ni gösterdi. Bu cevap seçeneği ooun öliimsüzlestiği noktadır. lu- ran Dursun cenaze törenlerini sev- mezdi. Onun için bugün dergimi- zin önünde düzenlenecek bir tö- ren degil onun bütünleştiği, par- cası olduğu bir yayın organının son bir kez ziyaretidir." İSTANBUUDAKİ SİYASİ CİNAYETİ DEV-SOL/SDB ÜSTLENDİ Emekli başkomiser öldürüldü(Bajtarafi I. Sayfada) 25 yaşlannda olduklan belirti- len 2 kişi, 09.00 sulannda emekli başkomiser Çağlar'ın oturduğu apartmanın zemin katındaki "Bi- zim Kıraatbane"ye geldi. Kimlik- leri henüz belirlenemeyen bu ki- şiler, olayı gerçekleştirdikleri sa- at olan 14.30'a kadar kahvede çay içerek oyalandılar. Bu arada, binanın 5. katında- ki dairesinin balkonunda oturan Çağlar da öğleden sonra, kahve- haneye inerek bir süre oturdu. Daha sonra Çaglar'tn kahvehane- den çıkarak binanın karşısına park ettiği 34 FMD 25 plakalı me- taük renkli Doğan marka otomo- biline yöneldiği belirtildi. Bu sı- rada, kendisini izleyen kahveha- nedeki 2 kişi, emekli başkomise- re otomobihnin yamnda, susturu- cu takılmış silahla arkadan 5 el ateş ederek yaya olarak uzaklaş- tılar. Biri başından olmak üzere vü- cuduna 5 kurşun isabet eden tb- Emekli başkomiser İbrahim Çağlar, Bakırköy Şirinevler'de, oturduğu apartmanın önünde susturucu takılmış silahla arkadan vuruldu. rahim Çağlar, Bakırköy Devlet Hastanesi'ne kaldırıhrken yolda öldü. Soruşturmayı yürüten Ba- kırköy Cumhuriyet Savcısı Caner Ersu olay yerine gelerek inceleme yaptı. istanbul Emniyet Müdürü Hamdi Ardalı da olay yerine 100 metre uzaklıktaki Kocasinan Po- lis Karakolu'na giderek bilgi al- dı. Ardalı, daha sonra yaptığı açıklamada, Başkomiser İbrahim Çağlar'ın 1987 yüında İstanbul Asayiş Şubesi'nden Adana'ya atandığuu ve burada Gaıajlaı Ka- rakolu'nda kısa bir süre görev yaptıktan sonra emekli olduğunu söyledi. Çağlar'ın Siyasi Şube'de görev yapmadığını bildiren Arda- h, 7 yıldır Şirinevler'de oturan Çağlar'ın özd bir şirkette kira tahsilatı işinde çalıştığını öğren- diklerini kaydetti. Bu arada, İbrahim Çağlar'ın, 1987 yılrnda ünlü MtT raporunu yazdıklan savıyla Hiram Abbas ve Mebmet Eymür'le birlikte emekliye aynlan Yarbay Korkul Eken'in müşavirük bürosunda ça- lıştığı öğrenildi. Polis yetkiüleri, saldırganların yakalanabilmesi için geniş çaplı arama ve operasyonlara başlandı- ğını, tanıklann ifadelerinden sal- dırganlann eşgallerinin beürlendi- ğini söylediler. İki saldırganın eşgali şöyle: Bi- rinci kişi, 25-26 yaşlann uzun boylu, esmer ve öğrenci tipli. Ikinci kişi, 25-26 yaşlannda siyah pantalonlu, beyaz gömlekli, san- şın ve siyah askıh çantalı. Olay- dan kısa süre sonra çeşitli gazete- leri arayan ve kimliğini gizleyen bir kişi, İbrahim Çağlar'ı, "Devrimci-Sol / Silahlı Devrim- ci Birlikler" adli yasa dışı örgü- tün öldürduğünü bildirdi. Aynı kişi, "Emekli başkomiser Ahmet Ateşli'nin yönetügi 1978 yılında- ki tstanbul Merter operasyonun- da hayatını kaybeden Mustafa Işık'ın intikamını almak için ör- gütiimttzce tbrahim Çağlar öldii- rülmüştür. Halk düşmanlan ceza- su kalmayacaktır" dedi. tstanbul Emniyet Müdürlüğü yetkUileri, emekli başkomiser tb- rahim Çağlar'ın öldürülmesine ilişkin soruşturmanın sürdüğünü, belirterek, 1978'de öldürülen Mustafa Işık'ın yasa dışı TİKKO üyesi olduğunu söylediler. Ayn- ca, Devrimci-Sol ile TtKKO Ör- gütü'nün bir süredir ortak eylem yaptıklanna değindiler. TEPKILER Asılhedef laiklik ve demokrasidirHaber Merkezi — Turan Dursun'un kimliği henüz bilin- meyen kişi veya kişilerce Istan- bul'da silahlı saldın sonucu öl- dürülmesine yönelik tepkiler sü- rüyor. Dün bir yazılı açıklama yapan DSP Genel Başkam Bü- lent Ecevit, "Prof. Muammer Aksoy'un, Çetin Emeç'in, şim- di de Turan Dursun'un öldiiriil- mesi, belli ki ülkemizde laikliğe bağlı olanlan ürkütüp caydırma piamnın parçalandır" dedi. Ece- vit, şöyle devam etti: "Bu planın ve dnayetlerin yurtdışındaki bazı çağdışı çevre- lerde duzenlendiğine inanıyo- nun. Ortadogu'da Türkiye'nin o çağdışı çevrelerie bir safa suriik- lenmeye çabşılmasım da icime sindiremiyorum. Bu cinayetler Türkiye'nin Ortadoğu poliüka- sının da yeniden gözden geçiril- mesi gerektiğini göstermektedir. Ülkemizde laikligi ve demokra- siyi tahribe yönelik olan ve Türk ulusunu çağın gerisine çekmeyi amaclayan bazı dış çevrelerce ar- dı ardına tezgâhlanan dnayener- le ilgili herhangi bir ipucunun bulnnamaması çok düşündürii- cüdür. Bunun nedenleri üzerin- de de aynca durulraası gerekir." tHD Genel Başkanı Nevzat Helvacı da yaptığı açıklamada ilgili şu görüşleri dile getirdi: "Özgür diişünceyi ve düşünen insanı hedef alan kanlı skklet ey- lemleri yeniden uç vermeye baş- ladı. 12 Eylül askeri darbesinin ve onu izleyen iktidarlann ye- şerttiği karanlık ve bağnaz güç- ler, bu kez Turan Dursun'u he- def seçti. Ona sıkılan kurşunlar onunla birlikte laik cumhuriye- te de yöneltilmiştir." Türkiye Barolar Birliği Yöne- tim Kurulu'ndan yapılan açıkla- mada, ülkenin dış sorunlannın kabardığı, savaşuı eşiğine gelin- diği sıkıntılı günlerde halkın, te- rörün de kucağına çekilmek is- tendiği vurgulandı. Açıklamada şöyle denildi: 'luran Dursun, görünen he- deftir. Asıl hedef, laik cumhu- riyet, çogulcu demokrasi, basın ve düşunce özgürlügudur. Cina- yeti işleyen, tetik tutan eUerin ar- kasındaki karanbk güçlerin de- mokrasi ve laik devlet düşman- lannın bir an önce bulunması gerekir. Aksi takdirde Türkiye^ yi terör bataklığma çekmek is- teyenler cesaretlenecek, işi daha da ileriye götürecek, yeni kur- banlar arayacaklardır. Prof. Mu- ammer Aksoy ve Çetin Emec'- tea sonra Turan Dursun rinaye- ti, son derece düşiindiiriicüdür. Karanlık güçlerin tezgâbladıgı büyük tenlike karşısmda, hnkü- meti, siyasi partilerimizi, bük de- mokratik hnkuk devletindea, iç banş ve buzurdan yana olan bü- tün kunıluşlan ve aydınlan de- mokrasi ve düşüace düşmanla- nna karşı tutariı, karariı ve ödünsüz olmaya çagınyoruz." Halkın Emek Partisi Genel Başkam Fehmi Isüdar, da luran Dursun'un katillerinin zaman geçirilmeden yakalanmasını is- tedi. SHP tstanbul tl Başkanlığı^ ndan yapılan açıklamada da sal- dın "şiddetfe" kınanarak "Mn- ammer Aksoy ve Çetbı Emeç!' ten sonra özgür döşünen bir ay- dınımızın daba öldarülmuş ol- ması, ber şeyden önce ANAP flt- tidanmn ve onun emrindeki gü- venlik güçlerinin üzerinde dddi olarak dnşünmeleri gereken bir durnmdur" denildi. DYP tstan- bul tl Başkam Orhan Keceii de Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nezih Demirkent, Basın Konseyi Başkanı Oktay Eksi ve TOS Baş- kam Orhan Erinç'e çektiği telg- raflarda saldınyı kınayarak 'Türk basımna yöneltilen men- fur saldınlara bir yenisinin da- ha eklenmesi, özgüriükcü de- mokrasi ve hür düşünceye bir darbe daha vuruldağnnan fev- kalade üzücü bir kamndır" dedL Yeşiller Partisi MYK üyesi Handan Dedeoglu da dünkü açıklamasmda "Thran Dursoa^ un ölümü karşısında büyük üzüntü duydağnnu" belirtti. Türkiye Yazarlar Sendikası, "Özgür, Atatürkçii düşünceyi yok etmeye, Türkiye'yi bir orta- çağ karanhğına siiriiklemeye yö- nelik her türlü eylemi" kınadı- ğını bildirdi, Emegin Bayrağı Dergisi de halkı 'tinayeti protes- to etmeye" ve "hesap sonnaya" cağırdı. TMMOB, Otomobil-îş, Ziraatçiler Derneği İstanbul Ta- bip, Eczacı ve Diş Hekimleri odaları, saldınnın önünde laik- liği yönelik olduğunu belintiler.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle