18 Ağustos 2022 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Cumhuriyet Sahibı Cumhunytt Matbaacıhk ve Gautecılık Türk Anonım Şırkeıı adına ISıdir Nadi • Genel Yayın Müduru H n u Ctmıl. MUcssesc Müdurü E B I K Upkiıgil, Yazı Işlerı Mudııru Ok*y Goanaıı. • Habcr Merkezı Müdüru VaK» Baytr, Sayfa Duzcnı Yûneımem. Aiı Acv, # Temskıter ANKARA Ahntt TM, İZMİR Hikuct Ç « n k « * . A.DA.NA !ç Polıtıka Cttal HijİMipç, Dıs Haboier Eı*u Brda. Ekonomı Cragu Turfcu. I; Saıdıka Şakraıı Krtcna. Kuhur CrtU l'scr, Egıum G«KXI Şarbn. Haba Araştırma Isröl Bcritıa. Yun Haberterı Ncalcl Dojan. Spor Danışmanı AbduUudir v.ua*ma. D121 Yizılar Ktnm (,«fcjt»n, Arajtırma Şlllu Mpv, DOzritmr Abdl*t V u n 0 Koofdınalâr U ı » Konfcaa. # Mah Işfcr ~ • 3ul,En>4 Eıiut, • Muhasebe Bufesl Vser # 3uı«' PUniama- S o p Ojmaııbc^oghı • Reklanı \v^ Tonm. • Ek Yavmiar Huh* Mrjol • Idare HaKjia Ganr. • Iştomr Oader Çdfc. • Bı]g>-lşl«n Nail inal. • Perconel Srvp Bosunaotfcı. Basan ve Hmnt CumhurKt Maıbaaolık vc Ga«crök T-\$. T\irk Oo*ı Cad. 39/ 41 343M la PK 246-lsunbuL Td. 512 05 0! (30 hjl), IÖOL 2Z246 Fa*. (1> 526 «0 T • Buroto- A n k « Zı>a Gokalp Btv Inkılap S No 19/4. Td. 133 11 41-47, Stia. 42344 fta. (4) 13] 05 6< 9 Umir H Zıya Blv 1352 SJL'3 Td 13 12 30. TtİBC 52339 Fta. (51) 19 53 60 # Adanc lnonu Cad 119 S No I Kl I Td. 19 3? 52 (4 tıatl THcı 62155 Fu. (71) 19 37 52 TAKVİM: 9 HAZİRAN 1990 tmsak: 3.26 Güneş: 5.24 Öğle- 13.08 Ikindi: 17.07 Akşam: 20.41 Yatsı: 22.31 İlle termik santral! Japonfirma AHağa'yı çok istiyor Aliağa'da termik santral inşası projesini üstlenen Japon firmanın yetkilileri, Türkiye'nin projeden vazgeçmeyeceği ve ilk kez uygulanacak yap-işlet-devret modelinin diğer ülkelere iyi bir örnek oluşturacağı kanısındalar. VECDİ SEVtĞ TOKYO/ANKARA — Japon yatınmcılar, Aliağa'da yap-işlet- devret modeliyle kurulması plan- lanan termik santralı Türkiye'de yatınmlann devamı açısından "doaom noklasj" olarak görü- yorlar. Japon iş çevreleri, proje- nin engellenmesi durumunda di- ğer yatınmlann geleceği için de karamsar görüş taşıyorlar. Aliağa Tennik Santral Proje- si'ni üstlenen Japon Electric Po- wer Development Şirketi'nin yet- kilileri, Türkiye'de gerçekleştir- raeyi planladıkları yap-işlet- devret modelini "flgiııç" bulduk- larıru belirterek uygulama olana- ğı bulmalan durumunda projeyı diğer azgelişmiş ülkeler içın ör- nek göstereceklerini beürtiyorlar. Termik santral için oluşturulan Japon konsorsiyumunda Mıtsu- bushı adına görev yapan Tatsu- »a kazama, Cumhuriyet'in sonı- larını Türkçe yanıtladı: — Aliaga Termik Santral Pro- jesi buyük tepki aldı. Japonlann çevreye verdikleri önem de bilini- yor. Bu tepkilere ragmen ısran- nuın nedeni ne? KAZAMA — Biz Aliağa'daki projemizi yap-işlet-devret mode- İi açısından önemsiyoruz. Şimdi- ye kadar yurtdışı yatınmlanmızı sürekli müteahhit olarak yaptık. Türkiye'de ise yeni bir sistem de- neyeceğiz, 15 yıl santralı işlettik- ten sonra size devredeceğiz. Bu 15 yıl içinde teknolojisiyle çevre fak- törlenyle maliyet denetimiyle ya- ni her şeyi Ue işin sorumlusu ola- cağız. Bu proje, bizim için yeni bir model denenmesi açısından önemli. Eğer Türkiye'de başarılı olursak, bunu diğer ülkelere de kaydıracağız. Yani Türkiye'y: bir örnek olay olarak görüyor ve önemsiyoruz. — Isranıuzın boyuru bir örnek oiayı da aşar nitelikte. Böyle bir vaDnmdan vszgeçseniz kaybımz ne olnr ki? KAZAMA — Bizim kaybımız- dan çok sizm kaybımz önemli. Bu proje üzerinde anlaşma sağ- landı. Projenin asıl sahibiTürki- ye. Türkiye'nin talebine uygun bir yatınm modeli geliştirdik ve uzun müzakerelerden sonra an- lasma sağladık. Şimdi, Turkiye "v«zgeçers«" bu bizim, ülkenize inancımıan, güvenimizin sarsıl- masına yol açar. — Bu sarsılmamn boynta ne- dir, yeni bir yatınm için, yeni bir proje için baska bir ortamda ma- saya oturulmaz mı? KAZAMA — Işte önemli nok- ta bu. Japon işadamının görü şimdi Aliağa'da. Eğer proje ger- çekleşmezse, "Türkler sözünde darmadı" denecek. Sonunda da Japon yatınma Türkiye'ye ilgi duymayacak. — Bu sizin kişisel görüşiinüz olmalı.. KAZAMA — Hayır. Bu Ja- pon işadamlarırun açık görilşü. Birçok fırma, Türkiye'ye ilgi du- yan birçok şirketin yetkilisi aynı görüşte. Bu görüşü ben değil şir- ketimizin yöneticileri Türk yetkj- lilere her fırsatta Uetiyorlar. — "Aliağa oJmazsa Turkiye il- gi alanımız dışına çıkar" mı di- yorsunuz? KAZAMA — Evet, Japon işa- damının, hukumet çevrelerinin görüşü bu yönde Bize güvenme- meniz, bizim de size güvenimizi etkileyecektir. Bu nedenle proje- mizde ısrarlıyız. Turkiye öte yandan DPT Yabana Ser- maye Başkanı tbrahim Çakır da Japon işadamlannın Aliağa ko- nusundaki duyarlılığının kendi- sine de sürekli ıletildiğinı bildir- di. Çakır, "Japoolar çevre soru- nana çöziim buJamadıklan içia projeden vazgeçildi gibi bir izle- nitn dogmasına her zaman karşılar" dedi. Yabancı Sermaye Başkanı, projede çevreye önemi sadece Turkiye tarafının değil Ja- pon tarafırun da verdiğini kayde- derek "Projeden vazgeçUnıesi ke- sinlikle mümkun degildir.Turki- ye söznnden dönmeyecektir. Santral, çevre korunarak kmnla- cak ve örnek olacakdr" diye konuştu. Heryiğidin bir yoğurt yiyişi, bir de TVden maç izleyişi vardır... Tele-tipler maç başına!İSMET BERKAN Dunku maç nasıldı? Ya bu ak- şam ne yapacaksınız? Dunya Kupası başladı baslaya- lı. dunya ustundekı yaklaşık I mil- yar ınsanın 8 temmuza kadar ak- şamları ne yapacağım çok ı>i bı- liyoruz. Dun akşamdan başla>a- rak 8 temmuz akşamı yapılacak fınal maçına kadar evlerdeki ek- ranlarda "Butun >ollar Roma'va çıkacak." 24 takım arasında yapılacak olan 52 karşılaşmayı sadece TV ekranlanndan izleyeceklerin sayısı 1 mılyar olarak hesaplanıyor. Ma- çı doğrudan statlarda izleyecekle- rin sa>ısı ise en çok 100 bin ola- biliyor. "Stat se\ircisı" diye adlandın- labilecek olan bu grubun millıye- tine göre maçları nasıl bir ruh hali içinde seyredeceğı ve seyir sırasııı- da neler yapabileceği kolayca tah- mın edilebilir. Oysa maçı tek tek evlerde, bir ekranın karşısına ge- çerek izleyecek olan 1 milyar kı- şinin seyir sırasında yapabılecek- leri statlardakilere göre çok daha büyük bir zenginlik ıçeriyor. Bilebildiğiıniz, derleyebildiği- miz kadanyla "ekran karşısında maç izleyicisi" tipleri ve bu tiple- rin başhca ozellikleri şöyle sırala- nıyor: Ke>ifçiler Bu kışıler, maçtan en az 10 dakika önce TV'nin karşı- sında ayaklarını uzatarak oturabi- lecekleri yerlerini hazırlar, min- derleri en uygun pozisyona geti- rir, evde sözunu geçirebildiklerı- ne ekranın açısını bile ayarlatır, bazı ışıklan söndurtür, elınin uza- nabıleceği yere ufak-tefek >iyecek- lerinı, ıçeceklerini ve kul tablası- nı >erleştırir, minımum enerjiyle sıgara çıkartıp yakabilecek şekıl- de hazırlarurlar. Uzaktan kuman- da aleti vazgeçılmezaksesuarlan- dır. Rahatsız edılınce muthiş bo- zulurlar. (Aman dalaşmayın!) Alkolikler. Bunlar, aslında "ke- yifçiler"in bıryan kolu olarak da kabul edilebılırler. Ya kendilerine sürekli içki servisı yapacak bırını el altında hazır bulundururlar ya da içki ve buzlarını kol mesafesı- ne yerleştırirler. Geri kalan ozel- likleri "keyifçiler"le aynıdır. Maç sonuna doğru mahmurlaşıp 90. dakika gollerini kaçırabilirler. TribuncüJer. Tek başiarına maç seyretmezler, seyretseler bile hiç zevk almazlar. Mutlaka eve en az uç arkadaş çağırıp, bağıra bağıra, tartışa tartışa maçı izlerler. Yalnız- lıktan hoşlanmayan tiplerdir. Ek- rana el kol hareketleri yaparlar. Takım tutaniar Bazı ulke ya da ülkelere doğal bir sempati besle- yenlerle bazı ulke veya ülkelere an- Spikerler Bütün maç boyunca en az Mecbnriyetçiler Bunlar çoğunlukla TRT spikerleri kadar konuşup hem maçı kadındır. Sevgili kocalarını, ya da yeni anlatırlar, hem de spikerin yaptığı bütün tanıştıkları sevgililerini kırmamak için yanlışları yakalayıp ona laf yetiştirmeye maçı mecburen seyredip mecburen çahşırlar. Bu tipler bu işi topluluk futboldan anlarmış gibi yaparlar.Zamanla önünde yapmaktan büyük zevk alırlar. futboldan anlayanları da çıkabilir. tıpati besleyenler bu sınıfa girer- ler. Ya sempati duydukları takımı en fanatik seyircı gibi desteklerler ya da nefret ettıkleri ulkenin ta- kımı kımınle oynarsa oynasın kar- şı takımı tutarlar. Vlaça kendıle- rinı en iyı kaptıran onlardır. Renk tutaniar Takım tutanlar- dan başlıca farkları, kendı ulke- lerinde gönul verdıklerı kulubun renklerıni taşıyan ulke takımları- yunca en az TRT spikerleri kadar konuşup hem maçı anlatırlar hem de spikerin yaptığı butun yanlış- lan yakalayıp ona laf yetiştirme- ve çalışırlar. Bu tipler, bu işi top- İuluk önünde yapmaktan da bu- >uk zevk alırlar. Putlan Maç boyunca dunyayla ve hayalla butün ilgilerinı keser- ler, hıpnotıze olmuş gibi ekrana tık venr, aslında kendilerının bu işi ne kadar ıyı becereceğinı anla- tırlar. Bunlann içinde kendılerını santrforun yerine koyanlara da sık sık rastlanır. Üçuncu Dunyacılar: Bu tipler, her durumda ezilen tarafın yanın- da ver alırlar, onun kazanmasını ısterler ve doğal olarak her sefe- nnde kaybederler. Desteklenen ta- kımlar çoğunlukla 3. Dunya ulke- Keyifçiler Bu kişiler maçtan en az 10 dakika önce TV'nin karşısında ayaklarını uzatarak oturabilecekleri yerlerini hazırlarlar, minderleri en uygun pozisyona getirir, evde sözünü geçirebileceklerine ekranın açısını bile ayarlatır, bazı ışıkları söndürtür, elinin uzanabileceği yere yiyeceklerini,içeceklerini ve kül tablasını yerleştirirler. nı her ahval \e şeraıt altında des- teklemeleridir Örneğın Fenerbah- çelılerın Romanya \e tsveç'ı des- teklemesi beklenıyor. Amigolar: Bu tipler, "keyifçi- ler" ve "alkolikler"ın özellıkleri- nı bazı eklemelerle aynen tasırlar. TV'nin karşısına bayrak ve kaş- kollanyla geçenler de görulmuş- tur. Tele-spikerler Butun maç bo- Joğru bakarlar. Zaman zaman gol olduğunda kuçuk mimıkler yap- tıkları da görulse bile genel eğilim- len hıcbir hayat belırtisı gösterme- mektir. Derin ıç dunyaları oldu- ğunu zannedenler genellikle bu tiplerdir. Ben olsaydımcılar Bu tipler, kendılerını o an oynamakta olan takımlann teknik direktoru gibi görürler. Sürekli kadro kurar, tak- lerinin takımı olduğundan bu tıp- lerın adı "Üçuncu Dünyacı"du. Negolar: Bu tipler de her du- rumda "negatiftirler. Hıçbır şe- yi beğenmez, sürekli eleştirirler. Üstelik eieştirileri de yapıcı değii, yıkıcıdır. Mukemmelıyetçi olduk- îarını duşunerek avunurlar, Re-playciler Maç seyretmek ye- nne çoğunlukla baska işlerle ilgi- lenirler, ama gol olduğunda koşa koşa ekran karşısına geçıp "re- play"ı, ustelik de "slow-motion" olarak seyrederler. Hep çok meş- gul, ama hayatta önemli anları ka- çırmamak isteyen tiplerdir. kumandacılar Maç seyreder- ken TVr 'lennin uzaktan kumanda- sıyla sürekli oynar, TV'nin renk- ışık ajarlannı habıre değiştırıp se- si bir açar bir kaparlar Birlıkte maçı ızleyenlenn konsantrasyonu- nu bozdukları için sık sık eleştı- rılırler. Zapperlar: Kumandacılarla aşağı-yukarı aynı ozellikleri göi- termekle birlıkte, onlardan başlı- ca farkları arada bir kanallar ara- sında da gezmtıler vapıp sonun- da yenıden maça dönmeleridır. Genellikle maçı yalnız seyredenler arasında görulur. Her şeyı aynı ,anda yaşamak ısteyip her şeyı ka- çıranlar bu tıplerden çıkar. Mecburiyetçikr Bunlar çoğun- lukla kadındır. Çok sevdıklerı ko- calarını ya da yeni tanıştıkları sev- gililerini kırmamak için maçı mec- buren seyredip mecburen futbol- dan anlarmış gibi yaparlar. Za- man içinde tekamul gosterip fut- boldan gerçekten ıyı anlayanlan- na da rastlanmıştır. 'Rus Evf RusyaVla bestseller Haber Araşbrma Servisi — Ca- sus romanı türünün en usta yazar- lanndan biri olarak kabul edilen John Le Carre'nin son romanı "Rns Evi" Sovyetler Birliği'nde 'best-seller' oldu. Bütün yazarhk kariyeri boyun- ca soğuk savaş ve casuslar uzeri- ne yazan Le Carree, uzun yıllar boyu anlattığ] Sovyetler Birliği ve Moskova'yı ilk kez 1987'de gördü. Moskova'ya bu ilk ziyaretinden sonra 'glasnost sonrasının ilk ca- sus romanı' olarak kabul edilen 'Rus Evi'nı kaleme alan Le Car- re, bu kitapta casuslann dürryasıy- la normal dünyarun birbirinden ne kadar farklı olduğunu anlatıyor. Bundan bir sure önce Rusçaya çevrilen roman, Le Carre'nin Rus- çadaki dörduncü kitabı. Yazarın KGB ile Batılı gizli servisler ara- sındaki mucadeleyi anlatan kitap- ları bugüne kadar Rusçaya çevril- medi. İçinde Sovyet ajanlanmn da bulunduğu ve Rusçada çıkan bir kitap olan Rus Evi şimdiden 1 milyon Rus tarafından satın alın- mış durumda. The Sunday Times gazetesinin muhabiri Harry Ritc- hie'nin aktardığına göre Mosko- va'da gazete satıcılannın önünde, ulkenin en çok aranan dergisi olan Ogonyok'u satın almak isteyenier- le Rus Evi'nin Rusçasını satın al- mak isteyenler yan yana iki kuy- ruk oluşturuyorlar. *Rns Evi'nin kahramanı bir ca- sus değil, bir yayıncı. Moskova1 daki bir kitap fuanna katılan Bar- ley Scott Blair, sarhoş olduğu bir gece bir kişiyle taruşır ve tanıştığı kişi bir süre sonra ona bir paket yollar. Fakat Blair'in eline geç- mez, İngiliz gizli servisine gider ve içindeki notların Rus nukleer fü- zelerinin neden hedeflerini doğru olarak vuramayacağıru açıklayan fizik ve matematik formülleri çı- kar. Bu bilgi hem Batı'yı hem Do- ğu'yu dehşete duşürür. Bınncısi bilginin doğru olduğunu anlama- nın tek yolu fuzelerin ateşlenme- sidir, ikincisi bilginin doğru olma- sı halınde soğuk savaş da bunca yıllık nukleer silahlanma da boşa gidecektir. Böylesine ilginç bir paradoksu romanlaştıran Le Carre'nin Sov- yerler Bırhği'ndeki hayranlan ara- sında Mihail Gorbaçtn'un eşi Ra- isa da bulunuyor. Raisa Gorba- çov, çok defa Le Carre'yi övdü. Ye- ni dönem Rus şiirinin önde gelen ısimlerinden Andrey Voznenski ise Le Carre için "virtiioz" diyor. Vazgddi. YaÜanmnbakımınıtamamJadıktaıısomadenizeaçüanpek g ç o k ^ j p B p - y ^ ^ Akdeniz'in sulanna kendilerini bıraktılar. Hafif bir meltemle birlıkte yazın tadını çıkannaya başlayan yatçılar bazen de oldukça guç durumda kalıvorlar. Rüzgâr kesilince indirilen kurtarma kayıgı koca yaö çekmeye çalışıyor. Bo> le gorüntuleri heraen hemen her koyda görmek olası. Aynı yontem demirleme için de oygulanıyor. (Fotograf: Merih Ak) Yaz ayları dışında aranan umut 5 yddızlı otele kongre dopingi Türkiye'de son yıllarda çok sayıda 5 yıldızlı turistik otel yapıldı. Bu tesislerin yöneticileri yaz aylan dışında umutlannın kongre turizmi olduğunu, ancak tesislerdeki salon yetersizliğinin bu konuda bir handikap olduğunu söylüyorlar. Kongre turizmi yüzde 5-30 arasında değişen bir kapasite yaratıyor. SERDAR KIZIK İZMİR — Kongre turizmi 5 yıl- dızlı otelleri kurtanyor. 5 yıldızlı oteller yaz sezonu dışında doluluk oranlannın yüzde 20 ile 401ık bö- lümunu kongre turizminden sağ- lıyorlar. Buyuk kentlerdeki 5 yıl- dızlı otellerin müdurlerı, kongre turizminin önemli bir potansiyel olmasına lcarşın özellikle salon ye- tersizliği nedeniyle bu alandan ye- tennce yararlanılmadığını söylü- yorlar. Teknolojik ve bilimsel gelişme- nin hızla ilerlediğı dunyamızda buna bağlı olarak bilgilerin akta- nldığı, yeni kararların alındığı kongrelenn onemi giderek artıyor. Kongrelere bağlı olarak ortaya çı- kan turizm hareketi de birçok ül- kenin bu alandaki gelirleri arasın- da önemli bir yer tutuyor. Öyle ki bugun Uluslararası Kongre buro- larında birliklerinde, kongre turiz- mi hareketine yön veren örgutlen- meler, organızasyonlar yapılıyor. Bu konuda kataloglar bile yayım- lanıyor. Turkiye için kongre turizmi ye- ni bir olgu. Bu alanda önemli bir potansiyel olduğunu gören işlet- meler, konuya sıcak bakıyorlar. \ncak ulkemizde buyuk ölçekli kongreleri düzenleyecek kapasite- de toptan salonlan bulunmuyor. Türkiye'deki kuçük ve orta oiçekli 250 dolayındaki toplantı salonu için kongre turızmine önem veren kuruluşların yetkililen, "yetersız" diyorlar. Yine de özellikle 5 yıldız- lı otellerin doluluk kapasitelerin- de kongre turizmi, önemli bir yer tutuyor. Kongre turizminden önemli öl- çude gelir sağlayan 5 yıldızlı otel- lerin mudurleri bu alandaki kapa- siteye dikkatleri çckıyorlar. Buıı- lardan B Ankara Oteli'nin mudu- ru Haluk Muminoglu, kongre tu- rizminin Akdeniz ve Ege bölgele- rinde daha yoğun gerçeklestiğini söylerken "Baskenl için bu anlam- da uluslararası buyuk fuarlar diı- zentenmeli. Bojlece Ankara için bir kaynak saglanabilir. Kongre turizminden bizim sagiadığımız kapasite yüzde 20 dolayında" diyor. Ankara Pulman yetkilisi Tıilin Tokgöniil ise kongre turizminin Türkiye'de yeterince bilinmediği- ni ve bu alandan yararlamlmadı- ğını vurgulaıken "Genel olarak toplantı salonlan vetersiz. Bir de acentalann organizasyonlarında son anda bazı pıiriizler çıkabili- yor. Bu alanda yeteıii deneyim ol- madıgı için bazı zorluklar yaşanıyor" diye görüşlerini açıklıyor. Tokgönul, otelin kongre turiz- minden yuzde 30 dolayında kapa- site yarattığını söylüyor. Antalya Sheraton Müdur Yardımcısı Neca- ti Kayın ise yaz sezonu dışında kongre turizminden yuzde 20"lik bir kapasite beklediklerini söylüyor. Istanbul'da B. Tarabya Oteli Müduru Münir Canlıbay da otel- lerınde yoğun bir kongre turizmi hareketi yaşandığını söylerken 200 kişilik toplantı salonlarında daha çok ulusal ölçekli kongrelenn dü- zenlendiğinı, yaz aylan dışında bu alandan yuzde 40'lık bir kapasite sağlandığım soyîuyor. lstanbul Hilton'un mudurü Demir Giirel ise yıllık ortalamada kongre tunz- minden yüzde 4-5'lik doluluk ora- nına katkı sağlandığım belirtiyor. AkyoPdan YÖK'e: fe Aldıewellik ? • ANKARA (ANKA) — Milli Eğitim Bakanı Avni Akyol, dünyarun çeşitli ülkelerinde uygulanan mütevelli heyet sistemlerinin iyi incelenmesi gerektiğini belirterek YÖK'e "aklıevvellik" suçlamasında bulundu. Akyol, "ABD'de mütevelli heyeti var. Oradaki sistemde bak bakalım, mütevelli heyetinde kimler var, ne katmışlar, okuluna, yönetimine, onu bilmeyeceksiniz, aynen alalım diyeceksiniz, bu akbevvelliktir" dedi. Avni Akyol, başkanı olduğu Milli Eğitim Vakfı'nın 10'uncu genel kurul toplantısında yaptığı konuşmada mütevelli heyeti sistemini "Türkiye'nin bunyesine" uydurmak gerektiğıni söyledi. YURTKUR'a 10 bin yatak • ANKARA (AA) — Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURTKUR) Genel Mudürü Osman Nuri Filiz, önumüzdeki öğretim yılında toplam 10 bin 600 yatak kapasiteli yeni öğrenci yurtlarmın hizmete gireceğini açıkladı. YURTKUR Genel Müdürü Filiz, halen kuruma bağlı öğrenci yurtlannda yaklaşık 105 bin öğrencınin barındığını belirterek bu konudaki ihtiyacın yüzde 78'ini karşıladıklarım kaydetti. Filiz, önumüzdeki yıl öğrencilerin hızmetine verilecek yeni yurtların Edirne, lstanbul, Oenizli, Duzce, Amasya, Sakarya, Rize ve Elazığ'da kurulacağını bildirdi. PTTnin teşhir' uygulaması • ESKİŞEHİR (Cumhuriyet) — PTT Genel Mudürlüğü, borcunu ödemeyen telefon aboneleri için "teşhir uygulaması" başlattı. Borç nedeniyle kapatılan telefonlan arayanlar, bant kaydı ile uyarılarak telefonun konuşmaya kapatıldığı bildiriliyor. Hattı kesilen telefonlan arayanlar, "Sayın abonemiz, bu bir teyp bandıdır. Aradığınız numara konuşmaya kapalıdır. Gerekli bilgiyi 220202 numaralı telefondan öğrenebUirsiniz" uyansıyla kârşılaşıyorlar. PTT anza servisine ait olan bu numaradan ise adı geçen abone telefonun borcundan dolayı kesili olduğu bildiriliyor. Anza servisi görevlilerı, "borcunu ödemeyen aboneyi teşhir" amaçlı olduğu savunulan uygulamanın 7.6.1990 tarihinde verilen emir doğrultusunda başlatıldığını söylediler. Çevre Koruma Kurumu • ANKARA (AA) — Başbakanlık özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı'na Başbakanlık Müşaviri Mustafa Keten atandı. Devlet Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Tanm Orman ve Köyişleri Bakanlığı eski Müsteşan ve halen Başbakanlık Müşavirliği görevini sürdüren Mustafa Keten'in, Prof. Tunca Toskay'dan boşalan, Başbakanlık özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı'na atandığı bildirildi. Karaciğer nakli • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) — Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğrencisi Meral Argüder'e ABD'de karaciğer nakli yapıldı. Winconsin Üniversitesi Hastanesi Karaciğer Nakli Bölum Başkanı Prof. Dr. Münci Kalaycıoğlu başkanlığındaki bir ekip tarafından gerçekleştirilen ameliyatla, beyin kanamasından ölen bir kadının karaciğeri Meral Argüder'e takıldı. Argüder'in sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Türkiye'de yapılan muayenelerde yaşamını surdürmesi için karaciğer nakli gerektiği saptanan Argüder, Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. FetTuh Dinçer'in başlattığı kampanya sonucu parasal yardım sağlanarak ABD'ye gönderilmişti.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle