18 Ağustos 2022 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
9 HAZİRAN 1990 CUMHURtYET/17 HAVA DURUMU TÜRKİYEDE BUGÜN metııteoralojı Genel Müdûriü- ğü'nden alınan bilgiye göre yurtta yağış beklenmiyor. Yur- dun kuzeybatı kesimleri parçalı bulutlu, öteki yerier az buiutlu ve açık geçecek. Hava sıcaklı- ğı değişmeyecek. Rüzgâr güney ve batı yönlerden hafif, ara sı- ra orta kuvvette esecek. Denız- ler: Rüzgâr Kuzey Ege'de kıble ve todos, öteki denizlerimizde günbatısı ve lodostan 2-4 yer yer 3 kuvvetinde, saatte 4-16, yer yer 21 denız mili hızla ese- cek. Van Gölu'nde hava az bulutlu ve açık geçecek. Rûzgâr güney ve batı yönlerden hafif, ara sıra orta kuv- vette esecek. Mana A 39° 20° Dıyartataı A 37* 20" Mamsa A 40° 20° Adapazafı A 30° 18° E*ne A 32° 19° K Maras A 37» 21° Adıyaman A 36° 21° Erancan A 32" 16° Meısın A 31° 22° Afyon A 33°12°Era»um A 26» 5 ° M ı * A 37° 16° Afrı A 28° 8°Eslo$elw A35°15°Muş A 31° 16° tatara A 34° 17°Gaaanffip A 36»20°Nı$fle A32°16° Antakya A 38°21°aresun A 3O°2(POr*ı A 30° 20° Antaha A 36° 18° Gymüşhane A 30° 19° Rıze A 30° 21° Artvm A20°18°H**i A 29° 16° Samsun A 32°22° Aydm A 41° 10°Isparta A35°14°Sıırt A36°21° Batekesr A 38° 16° Istanbul A 30°20°Snop A 28° 19° Bılec* A34°16°bmır A 38°21° Sıvas h 30° VC Btngöl A 32° 17° Kare A 27°' 8°letardaj A 27° 18° Bjtfts A 29° 12° Kasömonc A 34° 14° lrataon A 30° 21° BOIU A 33°14°Kv*ı A 32° 14° liıncel A 34° 18° Buna A 35° 17° KırMareS A 32° 19° Usak A 36° 16° ÇanaMale A 30° 18° Kon*a A 33° 15° Van A 25° 10° Çonım A 33°14°KuW<»a A35°15°ttEgat A 30° 15° Demzlı A 37° 20° Matetya A 36° 20° ZonguKtak A 31° 22° jf aç* Dufcıflu yaOmuriu Clart A-apk B-bukıHu G-gıreş» fcJort S-sslı *yaflmurtu rosio £/ "/T" Kopenhag Helsınki »Lenıngrad J Moskova DUNYADA BUGÜN Amsterüam Aınrnan Atına Bağdat Barekvn Basel Belgrad Bertn Bonn Brukseı Budapeşte Cenevre Cezayır Cıdde Duba Frartiurt Gıme Krtie Kopenhag KMi Leftoşa Y 17° A 36° A 34° A 36° A 27° Y 18° Y 27° Y 16° Y 17° Y 17° Y 20° Y 19° A 30° A 42° A 43° Y 16° A 34° Y 16° A 37° Y 190 Y 17° A 37° Y 15° Y 18° A 32° A 23° A 29° Y 16° Y 17° A 28° Y 17° Y 19° Y 18° A 44° A 24° Y 30° A 35° A 36° A 30° Y 17° Y 24° Y 19° VtetmgtonA 29° Zûoh Y 18° Lenıngrad LOndra Madnd Mılano Montreal MoefeM Mûnih Ne*Ybfk Osk) Pans Prag Rtyad Roma Sofya Şan tel Avrv Tunus Vaısova Veneöık Viyana BULMACA SOLDAN SAfiA: 1/ lran'ın ulusal des- tanı ŞchBime adlı manzum yapıtıyla ün- lü şair. 2/ Hayvanla- nn ısırmaması için burunlarına takılan demir balka... "trlan- da Cumhuriyet Ordu- su". 3/ Bir sorn sö- zü... Koyun sütOnden yapılan içi küflü pey- nir. 4/ Yumurta biçi- minde olan... Tlrpana baüğına verilen bir başka ad. 5/ Asya'da yüksek bir bolge... Doku teli. 6/ Osmanlı devletinde sa- ray Ue sadrazam arasındaki yazılı ha- berteşmeyi yürüten kalem. 7/ Renkli televizyon sistemierinden biri... Silah, zırh gibi savaş aracı. 8/ Argoda yalan söze verilen ad. 9/ Sanat kaygısı ol- maksızın bir fîlm ya da müzik yıldızı- nın tutkunu olan kimse... Gemilerin mizana direğinin gerisindeki yelken. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Genlerin bireylerde gözle görülür hale gelen belirtileri. XI Hıristiyan... Konya ilinde bir baraj. 3/ Ra- don elementinin simgesi... Kabuğu düğme ve süs eşyası yapımında kullanılan bir deniz kabuklusu. 4/ Koleksiyon. 5/ Yankı... Tahılın taşını ayıklamaya yarayan elek. 6/ Kripton elementinin simgesi... Çaruk zamanında Rus parlamemosuna verilen ad. 7/ Frengi has- talığı. 8/ Edebiyatta etkiyi çoğaltmak için bir şeyin tersini söyleye- rek alay etrae... Güney Amerika'daki dağ sırası. 9/ Mekke'nin do- ğusunda, hacılann arife günü toplandıklan tepe 60 YIL ÖNCE CumhurİYet Muamele vergisi rıUrı l t e l 'K" 4 1 9 HAZİRAN 1930 Bar, Sinema ve saire gibi yerlerden alınmakta olan muamele vergisinin tarzı cibayetinin değiştiği malûmdur. Evveke bir senelik kânn muayyen bir nisbeti üzerinden alınmakta olan bu verginin tahsil ve cibayetinde daha kolaylık olması için kazanç vergisine esas olan dükkânın tahsil şubelerince evvelce tesbit edilmiş olan icar bedelinin muayyen bir kısmı üzerinden tahsili esası kabul edilmişti. Bazı kimseler bu işte açık gözlülük yapmış olmak için bir kısım müessesatı hususiye namına öteye beriye müracaatla vetginin miktannı azalttıracaklanndan bahisle o müesseseleri iğfal ettikleri haber alınmıştır. Bunların müracaat etmek istedikleri çare bu bedelâtı icarenin 330 senesinde tesbit edilmiş olan miktarı üzerinden vergi verip bilâhare hükûmetçe ilâve edilmiş olan misilleri tediye etmemektir. Bu suretle faraza 600 liralık bir vergi 200 liraya indirilmiş olacaktır. Defterdarlık hiç bir kimsenin bu adamlann iğfaline düşmemelerini, kanunun gayet açık olup "kazanç vergisine matrah olan bedelâtı icarenin miktanndan alınır" dediğine bütün misilleri de ihtiva ettiği şüphesiz bulunduğunu beyan etmektedir. 30 YIL ÖNCE CumhuriY et Yeni Anayasa 9 HAZİRAN 1960 Yeni Anayasayı hazırhyan llmi Komisyonun çalışmalanna dair Ankara'ya gelen haberlere göre, komisyon, sürat temin edebilmek için Anayasayı bölüm bölüm' küçük komitelere hazırlatmaktadır. Aynca, Komisyon, barolar, üniversiteler, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, Askeri Yargıtay, basın teşekkülleri mensuplanna anket yoliyle müracaata karar vermiş ve matbû soruların gönderilmesine başlanmıştır. Böylece, istenen hususlar kısa zamanda bir merkezde toplanmış olacaktır. Diğer taraftan Milli Birlik Komitesince geçici bir Anayasa hazırlanmış bulunmaktadır. Geçici Anayasanın bu gece veya yann neşri beklenmektedir. Örnek olalım! .Sabık ve sâkıt devlet ricalinin her sahada olduğu gibi, mali ve iktisadi sahada da acmış ve bırakmış olduklan derin rahnelerin kapatılmasında cekilecek güçlüklerin yenilmesi, kolaylaştınlması ve Devlet hazinesindeki altın stokunun takviye bakımından nâçiz bir yardım olmak üzere 1. Zırhh •Tugay subay, astsubay ve aileleri ile erler büyük bir şevk ve arzu ile Hazineye vennek üzere altın yüzüklerini, teslim etmişlerdir. Bu keTe haber aldığımıza göre, Istanbul'da bulunan bütün subay, astsubay ve aileleri ile erler de Hazineyi takviye edecek bu örnek harekete iştirak etmek üzere, talepte bulunmaktadırlar. Hürriyet şçhitleri "Hürriyet mücadelesi" sırasında Ankara ve Istanbuldaki hâdiselerde şehit düşen gençler, Amt-kabirin yanındaki sahada inşa edilecek olan "Hirriyet Şehitleri Abidesi" mevkiinde toprağa verileceklerdir. Bu münasebetle bugün şehrirnizde, yann da Ankarada iki büyük cenaze töreni tertiplenmiştir. Şehrimizdeki hâdiseler sırasında şehit düşen gençlerin cenazeleri bu sabah saat 9.20 de Cerrahpaşa hastahanesinden almarak cenaze otomobilleri ile Üniveısite binasına getirilecektir. Burada yapılacak töreni müteakıp cenazeler eller üzerinde Sultanahmet camiine nakledilecek ve öğle namazını müteakıp yine eller üzerinde Saraybumuna götürülüp burada deniz kuvvetlerine mensup vasıtalara konulacaktır. Cenazeler Haydarpaşadan hususî bir trene konularak Ankaraya gönderilecektir. GEÇEN YIL BUGÜN Cumh^et Elçiliğe saldırı 9 HAZİRAN 1989 Türkiye'nin Tahran Büyükelçiliği dün öğle saatlerinde Hizbullah yanlısı bir grubun saldınsına uğradı. Ölen ve yaralananın olmadığı saldırı sonrasında büyükelçilik bahçesine giren kişiler, Türkiye aieyhine sloganlar atarak camları kırdılar, elçilik bahçesinde elçilik görevlilerine ait 12 aracı tahrip ettiler. Bu arada, Türk gazeteciler tartaklanarak ellerindeki filmleri alındı. Büyükelçiliğimize girişilen saldından sonra tran'ın Ankara Masiahatgüzarı Majit Bizmark, Dışişleri Bakanlığı'na çağnlarak, Türkiye'nin "endise ve tepkisi" bildirildi. TARITŞMA Meslek Ahlakı, Reçete ve Testler Görüyorum ki, yazınm sahibi sayın psikiyatri şef, uzman ve asistanlan, Türkiye'yi ilgilendiren diğer bir meslek dalını Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin duvarlarından bakarak görmeye ve göstermeye çalışıyorlar. 31 Mayıs 1990 tarihli gazetenizin 15'inci say- fasında yer alan tartışma sütununda "Psiko- log rnu? PsikiyaCrist mi?" başhklı yazıyı oku- dum. Psikoloji dalında, gerek klinik, gerek en- düstri, gerek rehabilitasyon, gerekse psikoso- matik alanda, yurt içi ve dışında 20 yıhnı ver- miş bir uzman psikolog olarak, Sayın Bakır- köy Ruh ve Sinir Hastalıklan HasUnesi Psi- kiyatri şef, uzman ve asistanlannın, yanda ileri sürdükleri fikirlerini hayretle karşıladım. Türkive, geuşmekte olan bir ülke olarak, ha- lihazırda, hiç şüphe yok ki, kavram karmaşası içinde bulunmaktadır. Bu, Babdan bize adapte etmeye çalışnğınuz uygulama alanlanndan gel- mektedir. Sokaktaki insanın, her alanı ince- likleri ile bilmesinı tabii ki bekleyemeyiz. O hastanelerde gördüğü her beyaz gömlekliye doktor diye hitap edebilir. Ama biz, yüksek tahsil yapmış kişiler, üniversitede, her şeyden önce her dalın uzmanlık alanına saygı göste- rilmesi gerektiğini öğreniriz. Neyi bildığimiz, neyi bilmediğimizi öğreniriz. Her dah hepimiz (belki) biliriz, ama inceliklerini uzmanlannın bildiğini öğreniriz. Görüyorum ki yazınm sahibi sayın psikiyat- ri şef, uzman ve asistanlan, Türkiye'yi ilgilen- diren diğer bir meslek dalını Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıklan Hastanesi'nin duvarlarından bakarak görmeye ve göstermeye çalışıyorlar. Bu görüş çağdaş dünyamızda modası geçmiş bir görüştür. Herkesin kavramak üzere ken- disini zorlaması gereken, Türkiye'nin çağı ya- kalamasının, ancak ve ancak her dalın kendi içinde gelişmesi ile mümkün olacağıdır. Bir meslek dalının gelişmesinin anlamı, diğer dal- lan hegemonyasında göstermek değildir. Ama eğer bazılarımız bununla tatmin olacaksa, ben, bu alanda uzman bir kişi olarak varsm olsunlar diyorum. Fakat konu Türkiye'yi ü- gilendırdiği zaman, mücadeleye hazınm. Bil- meyenlerin dikkatini, psikolojinin uygulama alanlarımn çok çeşitli olduğuna çekmek iste- rim. Bu dalın mensuplarının değer konusunu belirlemede, tıp mensuplarının üniversite yıl- larının bir kıyaslama kriteri olarnayacağım vurgularnak isterim. Zira, herhangi bir ko- numda, psikolog olarak çalışmak için üniver- sitedeki 4 senelik eğitimin ancak temel bilgi- leri verebildiğini, bu dört senenin üzerine her psikoloğun çeşitli kurslarla diplomasız sene- lerini harcadıklaruu acaba bu yazıyı yazanlar biliyorlar mı? Yazıda, psikolojik bozukluklann tedavisin- de ilk ve son yetkili olarak kendilerini ilan eden sayın Bakırköy Ruh ve Sinir Hastaüklan Has- tanesi şef, uzman ve asistanlan, herhalde has- tanelerinin ağır poliklinik hizmetleri sebebi ile bu kendilerine en yakın olan meslek dalında- ki dev ilerlemelerden haberdar olamamakta- dırlar. Ne var ki bir meslek dalının konumu hakkında konuşma yetkisine sahip olabilmek için onun, dünyadaki yerini, çeşitli alanlardaki uygulamasını iyi bilmek gerekir. Altını çize- rek belirlemek isterim ki Türkiye, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıklan Hastanesi demek de- ğildir. Ülkemizde, diğer meslek dallan ile kı- yaslamada, psikoloji çok yeni bir uygulama alanıdır. Bugünkü görülen konumlan zama- nın elverdiği koşullar içinde değerlendirilmiş- tir. Böylece, haİihazırdaki durum olanı yan- sıtır, olacağı veya olması gerekeni değil. Ül- kemizde, bu dalın mensuplan Batıda olduğu gibi, çok çesitli alanlarda başan ile görevleri- ni sürdürmektedirler. Psikologlann görevleri ve konumlan hakkında daha geniş bilgi iste- yenler, *iş psikolojisi" adlı kitabımı okuyabi- lirler. Meslek ahlakı konusunda ben de sizinle hemfikirim. Bir kere daha altını çizerek be- lirtelim: Psikolog reçete yazamaz, psikiyatr- lar psikolojik testler veremez. Saygilanmla. Dr. Psk. NURSEL TELMAN SSK Meslek Hastalıklan Hastanesi ve Mes- leki Rehabiliusyon Mcrted Sornmin uzman iş psikologu. S A ÖĞRENCİLERİMİZİ "PET-ÇEVRE 90" KAMPANYASINDA GÖREV ALMAYA ÇAĞIRIYOR! Dünyanın ileri ülkelerinde, üstün özellikleri nedeniyle tercih edilen gıda maddesi ambalajı olan PET Şişenin kullanımı, bütün dünyadaki gelişmelere paralel olarak ülkemizde de yaygınlaşmaktadır. Fabrikalarımızda üretilen sağlıklı PET Şişelerin doğaya hiçbir zarar vermemesine rağmen, tüketim sonrası gelişigüzel atılarak, çevrede uygun olmayan görüntü oluşturmasını önlemek ve bunları ekonomiye yeniden kazandırmak amacıyla SASA, "PET ÇEVRE 90" adıyla, yaz ayları boyunca sürecek yeni bir kampanya düzenlemiş bulunmaktadır. Tatil yapan vatandaşlarımızın ve yabana konuklarımızın, çevreye PET Şişe bırakmamalarını, eğer varsa bırakılanların toplanmasmı amaçlayan bu kampanyada görev almak üzere İstanbul, İzmir, Muğla, Antalya il merkezlerinde oturmakta olan öğrenciler aranmaktadır. Yaz tatilini yararlı bir konuda değerlendirip, SASA elemanı olarak ailelerine ve kendilerine ek gelir sağlamayı arzulayan öğrenciler, aşağıdaki adresimize, mektupla başvurabilirler. Başvuru mektubu şunları içermelidir: adı, soyadı, doğum tarihi, adres, devam edilen okul ve fotoğraf. Süleyman KOÇBAŞ . Cumhuriyet Bulvarı No: 125/5 Alsancak/İZMİR SUNI VE SENTETIK ELYAF SANAYİ A.Ş. bir Haa Ömer 0 Q B A I M C I Hokjing kunjlusudur T.C. BİGA SULH CEZA MAHKEMESt KARAR ÖZETİ Esas no: 1989/605 Karar no: 1990/175 Kr. Sanık: OSMAN GEMİCİ Recep ve Mükerrem'den ofma, 1946 D.lu, Biga ilçesi, Balıklıceşme Mah.'de nüfusa kayıtb, Biga ilçesi Sahil yolu Çakıroğlu Apt.'da oturur, Cengiz Topel Cad. No: 76'da kasap. Suç: Gıda maddeleri tüzüğüne muhalefet Suç tarihi: 25.10.1989 Karar tarihi: 16.4.1990 Kesinleşme tarihi: 16.5.1990 Sağlığa zararlı sucuk imal ve satışı yapmaktan yukanda açık kim- liği yazılı sanık hakkında yapılan yargılama sonunda TCK'nun 396, 19, 647 S.Y.'nın 4, TCK.nun 402/1. maddeleri gereğince 470.000 li- ra ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 3 ay süreyle meslek, sanat ve ticaretinin tatiline, 15 gün süreyle işyerinin kapaülmasına, karar kesinleştikten sonra karar özetinin kapatrna süresi kadar kalmak üzere büyük harflerle yazılmak suretiyle kapatılan işyerinin göze çarpan bir yerine yapıştırılmasına karar verildiği ilan olunur. POLİTtKA VE OTESI MEHMED KEMAL Demokrasimizde Aşama... Bir zamanlar solculuk demek komünistlikti. Her solcuyu ko- münist sayarlardı. Ünlü Ankara Valisi Nevzat Tandoğan, karşısı- na getirilen baba dostu bir solcuya ne diyordu? "Evladım, bu ütke için komünistlik gerekliyse, onu da biz ya- parız, siz karışmayın!" Komünistlik lafını ettirmediler, ama her şeye kanştılar. 1946 de- mokrasisi bile resmi görüşten ayrılamadt. Her solcuya, geldiği- nin ikinci yılından sonra bir komünist damgası vurdu. Bununla dayetinmedi, ceza yasasının 141-142'nci maddelerini ağırlaştır- dı. Kendinden öncekıleri bile geçti. O yıllarda dünyada soğuk savaş dalgalanmalan vardı. İktidar sahipleri Amerikan yardımı alacaklardı, Kbre'ye asker göndereceklerdi, NATO'ya gireceklerdi. Bunun için komünistlik tehlıkesl başlıca nirengi noktasıydı. Aradan elll yıla yakın bir süre geçti. Bu arada birçok kavram da degışti. Degişmese bile, değişmeye yüz tuttu. Doğan Avcıoğlu iie aynı apartmanda otururduk; onun için de birbirimizi sık sık görürdük. Rahmetlinin Yön'ü çıkaracağı gün- lerdeydi. Bir gün sormuştu, "Adımızı ne koyalım?" "Anlayamadım." "Yani solcu mu diyelim, sosyalist mi, toplumcu mu?" "Komünist diyemedikten sonra ne koyarsan koy, resmi görüş nasıl olsa bir ad bulacaktır." Dergl çıktıktan sonra kısa sürede bir ad bulundu, toplumcu deniyordu. Uzun uğraşmalardan sonra Türkiye Birleşik Komünist Partisi (TBKP) Ankarada dilekçesini içişleri Bakanlığı'na verdi, tabela- sını da astı. Nihat Sargın ve Haydar Kut'u partinin kurucuları ile resiTn çektirdı. Ülkemizde ilk kez bir siyasal parti kendine komü- nist diyerek ortaya çıkıyor. Bu elbette tarihsel bir gelısmedir. Dün- yada komünist adı ürkütücü görülürken bizde benimseniyor. Par- tinin genel başkanı Nihat Sargın yaptığı konuşmada, 'Partinin öteki demokrasi güçlerinin ve halkın desteği ile meşruiyet kazandığını' söyleyerek şunları ektemiştir. "...TBKP, ülkemlz Marksistlerlnin geniş birliğine katkıda bulu- nacak, toplumda kazandığı haklılıkla ve tüm olanaklarıyla de- mokratikleşme sürecine katkı yapacak. tüm olumlu değerlerini Marksistlerin birlik partisine taşıyarak tarihse) misyonunu yeri- ne getirmiş olacaktır." Sonunda parti kuruldu. Program ve tüzüğü ortadadır. Resmi makamlara verllmiştır. Bundan sonrası demokrasi güçlerinin ko- münist partili demokraslyi içlerine sindirmesine kalıyor. Partiyi kurdurup meydana saldıktan sonra gizli polis güçleri ile üstûne gitmek bir demokrasi ayıbı olacaktır Önce söyletirler, sonra bel- letirler dönemi geride kalmalıdır. Nihat Sargın'ın açıklamasına göre parti, 'tüm olumlu değer- lerini Marksistlerin birlik partisine taşıyacaktır', böylece de tarihsel misyonunu tamamlayacaktır. Tarihsel bakımdan elbette önemli bir aşamadayız. Kendisi için meşruiyet isteyen parti, başkalart için de isteyecektir. Gecikmiş yasal hakların gündeme gelmesi bekleniyordu. Yıllarca süren bir savaşımdan sonra bu doruğa erişilmiştir. Ana sorun, ülkemizde bir komünist partisinin kurul- ması asamasına erişmemizdir. Gündelik politik tartışmaların sı- rası değildir ve sonraya bırakılmıştır. Bugün amaçlanan, dünya- da olduğu gibi komünist partisinin de içinde bulunduğu bir de- mokrasiye varmaktı. Bu varış ilk merhalede başanlmıştır. Bun- dan sonrası düşünce özgürlügünü hep birlikte içimize sindirmeye kalıyor. 141-142'nin halen yürürlükte olduğunu söyleyenler çıkacaktır. Partinin kurulmasıyla" bu maddeler kendiliğinden yürürtükten kalkmış olmuyor mu? Görülecektir, partinin kurulmasından son- ra dünya demokrasileri yanında değerimiz bir kat daha artış kazanacaktır. Amacımız bu demokrasiyi daha yetkin bir varlı- ğa kavuşturmaktır. Hep birlikte 'hayırlı olsun' diyelim. ÇALIŞANLARIN SORULAR1/SORUNLARI Y1LMAZ ŞİPAL "Emekli Aylığım Kesilir mi?" SORU: 1%2 yılında başladığım ilkokul öğretmenliğinden, 1976'da Müdiirler Kurulu karan ile uzaklaştınldım. Yine 1976'da özel bir işyerinde 4 yıl çalıştıktan soo- ra, 1987'de SSK'dan emekli oldum. Bu yıl yeniden ilkokul öğretmenliği için başvurnda bulundum. Başvuru sonucu ilkokul oğretmenliğine ye- niden atandım. Şu anda 4 aydır gorevdejim. 1) SSK'dan bana baglanan maaş kesilir mi? 2) Kesilirse nasıl bir durum orta>n çıkar? Örneğin, söz konusu maaş kesildi. Ben de iki yıl sonra öğretmen- likten kendi istegim ya da işten el çektirilerek aynldım. Emekliliğimde nasıl bir durum ortaya çıkar? RE. YANIT: SosyaJ Sigortalar Kurumu'ndan yaşlıhk (emekli) ayhğı alanlann, yeniden çalışmalan nedeniyle ve SSK sigortalısı olduk- lannda yaşlılık aylıklannın kesilmesi isteklerine bırakılmıştır. Kimi sigortalı bir yandan yaşlılık aylığı alarak, kimi sigortalı ise yaşlılık aylığını kestirerek çalışmaktadır. Bu uygulama. Sosyal Sigortalar Yasası yönünden isteğe bırakıl- mıştır. T.C. Emekli Sandığı Yasası'nda, Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan yaşlılık aylığı alanlann, sandık iştirakçisi olduklannda alrnakta ol- duklan aylıkların kesilmesine ilişkin bir hüküm bulunmarnakta- dır. Emekli Sandığı'nca bağlanmış emekli aylığını almakta olanla- nn, yine emekli Sandığı'na ya da kamu kesiminde Sosyal Sigorta- lar kapsamında çalışmalan durumunda aylıklannın kesilmesi söz konusudur. Hiçbir koşula bağh olmaksızın emeklilik hakkı tanman görev- lere atananlann, T.C. Emekli Sandığı'nca bağlanmış emekli aylık- ları kesilmektedir. Buna göre SSK'dan yaşlılık aylığı alanlar 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'na bağlı ve emeklilik hakkı tanı- nan bir göreve atandıklannda aylıklan kesilmez. Buna karşıhk aynı göreve Emekli Sandığı'nca emekli aylığı bağlanan bir başka öğ- retmen atandığında, emekli aylığı kesilir. 1969 yılında yururlüğe giren 1101 sayıh yasa uyannca, T.C. Emekli Sandığı Yasası'na bağlı "daire, kurum ve ortaklıklar ile bunların Sosyal Sigonalar Kanunu'na tabi işyeTİerinde emekliliğe tabi ol- mayan ucretli, geçici kadrolu veya yevmiyeli hizmetlere tayin olunan" Emekli Sandığı emeklilerinin bu işyerlerinde çalıştıklan sürece emekli aylıkları kesihr. Görülüyor ki. sosyal guvenlik yasalanndaki uygulamalar deği- şik ve çelişkilidir. Kimi emekli, aylığı kesilmeksizin çahşabilmek- te, kimi emekli ise ancak ayiığını kestirerek çalışabilmektedir. 2) Daha önce 1962-1976 yılları arasında geçen 14 yıllık Emekli Sandığı'na kesenek ödeyerek geçirdiğiniz süre, hizmet birleştiril- mesinde SSK'ca değerlendirildiği için yeniden değerlendirilmeye- cektir. Buna karşıhk yeni göreviniz nedeniyle Emekli Sandığı'nda 10 fiili bizmeti ve 60 yaşını doldurduğunuzda, SSK'dan bağlanan yaşlıhk aylığınm yanı sıra Emekli Sandığı'nca da emekli aylığı bağ- lanması söz konusudur. SIVAS BİRİNCİ SULH CEZA MAHKEMESİ'NDEN KARAR ÖZETİ Esas no: 1989/777 Karar no: 1990/290 C.Sav. Es. no: 1989/2083 Davacı: K.H. Sanık: NECATİ GÖRİLE — Halil oğhı, Şerife'den olrna 1932 do- ğumlu Sıvas ilı Kızılırmak Mahallesi nüfusuna kayıtlı olup halen Pa- şabey Mahallesi 1 Sokak No: 14 sayılı yerde oturur, evli, 3 çocuklu okuryazar, sabıkasız T.C, lslam. Suç: Gıda maddeleri tüzüğüne muhalefet Suç tarihi: 15.02.1988 Karar tarihi: 10.05.1990 Gıda maddeleri tüzüğüne muhalefet suçundan sanık yukanda açık kimliği yazılı bulunan Necati Görıle yazılı mahkememize açılan işbu kamu davasının yapılan yargılaması sonunda; sanığın eylemine uyan TCK'nun 398, 647/4, 72, 402/1,2 maddeleri uyannca sonuç olarak 32.000 lira ağır para cezası ile cezalandınlmasına, 3 ay süre ile mes- lek ve sanatın tatiline ve 7 gün süre ile işyerinin kapaülmasına karar verildiği ilan olunur. Basın: 25978
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle