23 Mayıs 2022 Pazartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
8 HAZİRAN 1990 CUMHURİYET/17 HAVA DURUMU TÜRKIYE'DE BUGÜN DÜNYA'DA BUGÛN PReteoroloıi Genel Müdürlü- ğü'nden alınan bılgiye göre yur- dun kuzeybatı tesimleri parçalı btılurju, Trakya sajjanak ve gök güaıttûlü saganak yağışlı, öte- ki yerter az bulutu ve açık ge- çecek. HAVA SICAKUĞI: Art- maya devam edecek. RÛZGÂR: Gûney ve batı yönlerden hafit ara sıra orta kuvvette esecek. DertizienmtzrJe Akdenc'de yıldız ve karayel öteki denizlerimizde kıble ve lodostan 2-4 kuvvetin- de saatte 4-16 deniz mili hızla esecek. Dalga yüksekfiği 05-15 Adana Adapazan Myaman Afyon AJn Ankm Antakya Artalya Artvın A 35» 18° Oryarbator A 32°18»Edime A 34°20°Eranon A 31° 12" Efzunım A 28° *&&* A M°U°Gaa**e A 3O°2O°ûf««n A 34°1S o GümûJtan«A V-/ metre dolayında bulunacak. Van Gölü'nde hava az bu- l u t ) u * a?* geçecek. Rûzgâr gûney ve batı yönler- den haftf ara sıra orta kuvvette esecek. Gö) küçük dal- galı olacak. Bttacik Sngö BrtSs Botu B n a ÇanaUale Çorum Dencf A 30° 13° HaHdfi A 3?»20°lsp»rti A î3°M°«wbul A 3Z>W\sm A 34°17»K« A 26° 10° KBtmonu A A 33° 14° lOflMri A 32° 16° Kırtdmi A 29°W>Konya A 32°i3°ıaahj» A 31°19°MaMya 33° 21° Mansa 32° 18° K Maraş 32°U°M»sri 28° 4°Muuto 33°W°Mu$ 3S° 20° 1*6*1 25*18°0rdu 28» 12° « a 30° 15° Sımsun 32°14°S«r1 29°17°Sınop 34°17°&vas 29° 7°1WonJaJ 32° 13° 1*8(1 3O°12°1nc(i 31°M°Van 34°2T/>Zongulı» yajmuriu **Ç* B-tMtu«u &-günesi K-k»1> S-ssi Y-jagmuriu BULMACA SOLDAN SAĞA: 1/ Ege bölgesinde ye- tişen ve taze olarak tüketilen ufak tefek incir çeşidi. 2/ Tann- tanımaz... Bir ağ at- mada çıkanlan balık miktan. 3/ Bağırsak- lar... Bayagı, sıradan. 4/ Aksaray ili yakjn- lannda, Bızans döne- mine ait tüf kayalara oyulmuş pek çok din- sel yapının bulundu- ğu ünlü vadi... tskam- bil oyunlannda kâğıt atma sırası. 5/ Bir no- ta... Karagöz oyununda kullanılan ka- mış düdak. 6/ tlaç olarak kullanılan madde. 7/ Güzelavratotundan çıkan- larak hekimükte kullanılan zehirli bir ilaç. %/ Talih... Dovülmüş sarmısak, yumurta sansı ve zeytinyağından olu- şan soğuk sos. 9/ tki derenin ya da iki yolun birleştigi yer... Ahlakbilim. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Beşikteki çocuğun duşmemesi için beşiğe sardıp bağlanan enli bağ. 2/ Satrançta bir taş... Merminin arkasından uamluya sürulen bezden ya da kartondan bamt kesesi. 3/ Gerçek... Yeniçeri ocagında ta- bur. 4/ Hintlriraz) da denilen ve sıcak ulkelerde yetişen bir ağaç. 5/ Harman yehndeki tahüın taş ve toprakla karışık kalıntısı... Es- ki dilde ayak. 6/ Kobaltın simgesi... Ticaret eşyasım saklaraaya ya- rayan yer. 7/ Karaktet... Bir şeyi aıumsamak için yazılan kısa yazı. 8/ llaçlann formüllerini gösteren resmı kitap... Lityumun simgesi. 9/ Tokat'ın bir ilçesi... tskambildeki maça rengine vcrilen bir baş- kaad. 60 YIL ÖNCE Cumhuriyet Mukavele imzalandı FLETA Ş.»Di FRANSIZ T.YRTROSUNO* • o m m * SESI 8 HAZİRAN 1930 Heyeti Vekile bugün içtima etti. Maliye Vekâletince hazırlanan kibrit inhisan mukavelesi müzakere ve tasvip edilerek Millet Meclisine sevkedilmiştir. Kibrit mukavelesi ecnebi grupla Maliye Vekâleti arasında imza edilmiştir. Mukavelenameye göre şirket hükümete 1.85O.OOO lira verecektir. Mukavele müddeti 25 senedir. Kibrit inhisarile birlikte çakmak inhisan da şirkete verilmektedir. Kibrit fiatlan gene eskisi gıbi olacaktır. Şirketin sarfîyatı senede 25 bin kasayı geçerse hükümete ayrıca kasa başına 30 lira, ihracat faturası üzerinden de % 10 verecektir. Şirket 2 sene zarfında tstanbul'da bir kibrit fabrikası vücude getirecektir. Şirket hükümete, mukavelenamenin imzası tarihinde yanm milyon, Millet Meclisinde tasdikini müteakip bir milyon dolar verecek ve 10 milyonu dolduracak olan diğer taksitleri de 1 ay zarfında tediye edecektir. Bu suretle bu ay zarfında şirket senevi taksitlere mahsuben hükümete 10 milyon dolar ödiyecektir. Yarın ve Akbaba Yarın gazetesi aleyhine açıtan müheyyiç neşriyat ve müstehcen resim neşri davalan dün ikinci ceza mahkemesinde hitam bulmuş, karar tefhim edilmiştir. Bu dava ile tevhit edilen "Akbaba" gazetesi aleyhindeki müstehcen resim neşri •davası da hitam bulmuştur. v , Dünkü celsede Müddeiumumi Muhlis Y u s u f Bey iddiasını dermeyan ederek "Teşkilâtı esasiye kanununun bir maddesi tebdil edilerek bir Reisicumhur muavinliği ihdas olunacak" tarzındaki havadisten dolayı 161'inci madde, "eğer ve semer mes'elesi" başlıklı yazıdan dolayı da keza 161'inci madde, Akbaba'dan naklen neşredilen resimden dolayı da 426'ıncı madde mucibince ceza talebinde bulunmuştur. tddıanameden sonra Yarın gazetesi sahibi Arif Oruç ve "Akbaba" gazetesi sahibi Yusuf Ziya Beyler müdafaalarını yapmışlardır. Heyet müzakereye çekilmiş, bir müddet sonra avdet ederek Arif Oruç Beyin mübeyyiç neşriyat ve müstehcen resim neşri maddelerinden, Yusuf Ziya Beyin de müstehcen resim neşri maddesinden müttefikan beraetlerine karar verildiğini tefhim etmiştir. 30 YIL ÖNCE Cumhuriyel O r t a ç 8 HAZtRAN 1960 Kurban Bayramı nedeniyle gazetemiz bugün yayımlanmamıştır. GEÇEN YIL BUGÜN Cumhuriyet Türk-Yunan Filmleri 8 HAZtRAN 1989 Türk-Yunan Dostluk Grubu'nun girişimleriyle Federal Almanya'mn Köln kentinde "Türk-Yunan fılm günleri" başladı. 17 hazirana kadar sürecek füra günlerinde, fılm gösterilerinin yanı sıra yönetmenlerle de açık oturumlar yapılacak. Türk-Yunan fılm günleri çerçevesinde ilk olarak, yönetmenliğini Şerif Gören'in yaptığı ve başrolünü Kemal Sunal'ın oynadığı "Polizei" adlı film gösterildi. Türk - Yunan film gıinlerinde "Polizei"den sonra, Zuhal Olcay'a "en iyi yabancı kadın oyuncu" ödülünü kazandıran "Yanlış Cennete Elveda", ömer Kavur'un yönettiği "Anayurt Oteli", "Zülfü Livaneli'nin yönetmenliğini yaptığı "Yer Demir, Gök Bakır", Yılmaz Güney-Şerif Gören ortak yapımı "Yol", Yılmaz Güney'in "Duvar" ve Berlin'de yaşayan Türk yönetmen Tevfik Başer'in "40 Metrekare Almanya" adlı filmleri gösterilecek." Bilge Erol'un Cezası Yargıtay, eski Milli Savunma Bakanlanndan Ercan Vuralhan'm, F. Almanya'ıun Karlsruhe eski Başkonsolosu Bilge Erol aleyhine Ankara 2. Aslıye Ceza Mahkemesi'nde açtığı davada, mahkemenin verdiği 3.5 aylık hapis cezasım bozdu. Bilge Erol'un 25.12.1987 tarihli kapanan Bulvar Gazetesi'nde "Türk ordusu gibi şan ve şeref peşinde koşan bir ordunun başında Ercan Vuralhan gibi bir şaibeli bakan olamaz" sözleri üzerine, Vuralhan, avukatı Bilgin Yazıcıoğlu aracılığıyla Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açmıştı. Mahkeme, Bilge Erol'u 3.5 ay hapis cezasına çarptırmış, daha sonra da bu cezayı 49 bin lira para cezasına çevirmişti. Bilge Erol, mahkemenin kararından sonra yaptığı temyiz dava başvurusu üzerine Yargıtay 4'üncü Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği söz konusu kararın yerinde olmadı&ına karar verdi. iûnh 'fc><^ ^ *V~Belgrad - 1 ^ _ J ^ W « "** ^/•$amTARTföMA Psâkok»jinin 31 Mayıs 1990 tarihli Cnmhariytt gazetesi- nin 'TarHşma' bölümünde, Bakırköy Rub vc Sirâr Hastabkfaun Hastanesi psikivatri, şef, uz- man ve asistanlannın "Psikolog mu, Psildyat- rist mi?" başhkh yazısıru, psikolog/psikiyat- rist anlayışında ve tanımlanmasında var olan kanşıklığa ışık tutacak umuduyla, ilk başta son derece olurnlu karşılamıştım. Ancak bun- ca meslek kişisinin onay verdiği bu yazıyı oku- dukça, psikolog/psikiyatrist aynmına getiri- len tartışmamn gayet klasik ve modası gecmiş ve özdeki en önemli farklılığa değinilmeden yapıldığını ve hafif dozda bir "ego ctfftasyonayİB" psikoloji gibi bağımsız bir bi- lim ve meslek dalırun, bagımlı bir meslek da- bymış gibi gösterilmeye çalışıldığuu hayal kı- nklığıyla gördilm. Bir kere şu düzeltme ve hattrlatmaya baş- lamak istiyorum: Psikoloji bağımsız bir bilim dalıdır. Kendine özgü bir anlayışı, ahlakı ve terbiyesi olan araştıncı ve de araştırdığını uy- gulayıcı niteliklere sahip bir bilim dalıdır. Psi- koloji ne psikiyatri olduğu ne de onun için var- du~ ve var olacaktır. Şimdi de gelelim bu iki sahanın özde var olan en önemli farklüığına, yani "insana onun davranış ve dnygulanna yalda^mına." Psikiyatri, Op fakültesi bünyesinde bir uz- manlık dalıdrr ve beklendik olarak tıp mode- lini benimsemiştir. Bu modele göre hastalığı olan bir kişi ve de onu tedavi eden bir tıp dok- toru vardır. Bu temelde otoriteryen bir ilişki- dir. Hasta kişi kendini doktorunun tıbbi te- davisine emanet eder. Hasta kişi, sorununun veya hastalığımn ne gelişiminde ne de gideri- minde birinci bir rol üstlenemez. Hasta mua- yene edilir, testlere tahlillere gönderilir, teşhis konur ve ondan sonra da biyolojik yapısında tedavi edilir (ilaç, ameliyat gibi.) Psikoloji biliminin ınsan anlayışında biyo- loji ve kalıtımsal donanımıyla kişinin sosyal çevresiyle etkiteşim içinde olduğu ve bu etki- leşimin en önemli ürününün de öğrenme oldu- gu varsayılır. Bu inanış doğrultusunda psiko- lojinin amaa, insan davranış ve duygulannın oluşumunu bilimsel bir terbiye ile araştırmak, ilkelere bağlamak ve uygulamaya koymakür. Psikolojinin duygusal ve davranışsal bozuk- luklann ne tür ilkeler doğrultusunda kazaml- dığuu (öğrenüdiğini) ve gjderüebileceğini araş- tıran ve uygulayan uzmanlık dalı klinik psi- kolojidir. Bu açıdan bakıldığında, "Psikolog mu, Psikiymtrist mi?" karşılaştırması da yan- lıştır. Dogrusu "klinik psikolog mu, psüdymt- rist mi?" olacaktır. Bu iki alan, yukanda açıklanan insan dav- ranış ve duygulanna bakış açılarında farklı- dırlar. Artık davranışsal ve duygusal bozuk- luklann önemli bir bölümünün öğrenme sü- recinin bir ürünO olduğu ne bir varsayımdır ne de bir fantezi. Bu konuda elimizde yeterin- den fazla bilimsel veri vardır ve bu veriler doğ- rultusunda birçok uygularaa yöntemleri geliş- tirümiştir. (Davranış terapileri, aile terapile- ri, grup terapileri; kognitif terapiler, çevre te- rapüeri vb.) Dûnyanın yuvarlaklığım yeniden keşfetmeye gerek yoktur. Bu grup psikiyatrist, klinik psikoloğu, test venne (diğer tıp dailannda söz konusu olabi- lecek, örneğin kan veya idrar tahlili karşılığı olarak herhalde) gibi bir fonksiyon ve psiki- yatrist denetiminde belirlenen baa uyguîama- lara yapma ile sınırlama düşüncelerinde, tipik bir tarihi medikal model yansıtması sergile- mektedirler. Aslında bunu anlamak zor değil- dir. Onlar da yıllarca psikologlann böyle gö- rülmesi gerekliliğıni öğrenmişlerdir. Kısaca eğitime değinmek istiyorum. Psiko- lojide doktoralı bir klinik psikoloğun üretil- mesi asgari 10-11 yü alır. Bunun dört yüı, ge- nel psikolojinin verildiği lisans diploması için- dir. Geri kalanı ise uzmanlaşmanın gerektir- diği pratik çalışmalar ve eğitime yöneliktir. Bunca yü sadece psikoloji içinde yaşamak. Bu grup psikiyatriste göre, bu donanıma sahip bir uzman, 6 yıl genel tıp ve 4 yü psikiyatri uz- manlığı görmüş ve psikiyatristten hangi tera- piyi yapıp yapamayacağı konusunda talimat alâcaktır ve denetlenecektir. Bunda bir garip- lik vardır. Bu, bir mimann, bir inşaat mühen- disine neyi yapıp yapamayacağını ve mesleği- ni nasıl icra etmesi gerektiğini söylemesi ka- dar gariptir. Psikolojinin amaa insanı, davranışlanru ve duygulanm anlamaktır. Objesi karmaşıktır ve sorumluluğu tarif edilemeyecek kadar büyük- tur. Psikoloji yetiştirdiği elemanlanna bu bi- linci ve ahlakı kazandırmak zorundadır. Bu- nu da eğitim sürecine yerleştirmiş olduğu stan- dartlarla sağlamaktadır. Bu grup psikiyatris- te tüm kafamla ve gönlümle şu konuda katı- hyorum: Yetkilerini aşan, yetersiz eğitimli, meslek ahlakı geüşmemiş psikologlara, ken- dini psikiyatrist sanan psikologlara ve de ken- dini psikolog sanan psikiyatristlere karşı çık- mak ve toplumu bu konuda uyarmayı ben de bir görev adaediyorum. Dr. A. KADtR ÖZER Klinik Psikolog [ASMAŞ Agır Sanayi Makinaları A.Ş. ÖZET BİLANÇO (1.000 TL.) AKTİF CARİ DÛNEM 31.12.1989 ÛNCEKİ DÛNEM 31.12.1988 PASİF I. DÖNEN VAHUKLAR .-«11 r.._. •>•,.-! C-K/M Vaıtoi Tıoari AI»c«W«r (twQ r > T » r Kıu Vadti MaıaMt/ (Mt) E-S«oMw{[wt) F-Oij)w D6ıwı Vartkte ILDVRAN VARUKLAR A-Ulun VacMİ Tıeari Iteılılif (rmtl B-04« Uzun VwMi Alaoklar (>«0 C-Rnmal Dumn VartUv (M«) 0-MaM Duran VackMv (n*> 1-Binriv. Araav* Anotor 2-WUIuo«. T M v» Chmkr 3.D9*r Duran Vvtktar 24.0M.«*2 460.923 2.787242 1.500 20 682.656 20254.973 «7.883 10M71 X0.02f.4S» 22.343 900 20.002.610 17.2tO.444 437.3SS 171JM 1233.706 804.070 14.534.443 142S8.510 274.933 79.023 11.t4«.0M 5.Y*|xlmatta Otan Y*nn*» 6V*ril*n Sp»n» Avanalan E-MKMI O r a y v Ouran V««ıttar ((«q 1.M«ddı Otrayan Ounn V«*Mar 2.V*rton Avımkf F-OH)w Ouran Vaıhkte 1BJS&27S 1.321.964 «878.53B SJ7Sİ28 12J18.818 908.107 10.788.526 794.002 2.63Z732 2.3BM13 AKTİF TOPLAM 44.0$2.S4S 29.600.(30 L KIM VAOEU C - O J M Kıu VaıM Bof(lw O-Ahnan Sipvif Avantlan E-Sorç v* Gidv KvfriıMai D.UZUN VAO6Ü BORÇLAR B-Tk»ri BwfİH (n*) OOigt* Uzun VatMi Bnçtv [>*lınt« S<pari| Avarwlwı E-Borç v* Giıtar KanjılıMvı ULÖZtERUAYE (-) 1.Dunm Vartluvda D*Qar Arti|4 2.ktinU*ö» r>ow Artifi E - Y « W J K 1.Yat4riY«(MdM 2.SM0 Y«Müwi 3öj«JYecUWw 4.0l»4«nüstu YadaMar OOiımn Znn (-) {-) CARİ DÛNEM 31.12.1989 2O.2S1.271 10.0*5363 972J691 4.71 £064 4.138.788 380375 12.419.634 3.6S2.373 6.787461 11.361.240 1^600.000 1.400.000 6264371 6264.671 247.111 93.666 153.456 - 6.350.542 ÛNCEKİ DÛNEM 31.12.1968 11.1M.M2 2.757.482 4.299.065 1.024.952 2.916.572 378.311 12.289.S28 3.486.9*0 8.792.579 S.942.620 3.000.000 - 2.627239 İ627239 60.171 60.171 - 235210 PASİF TOPLAM 44.OS2.34S 29.600.S30 DİPNOTLAR: 1-AKTIFTE KAYITLI SABfT KIYMETLER VE AMORTİSMANLAR % 70.4 ORANMDA (KANUNİ YENİDEN DEÛEHLEME DFUkNO ARTT1R1MAK SURETIYLE YENKJEN OEĞERLEMEYE TABITUTULMUŞTURJkMORTISMANLAR NORMAL AMORTISUAN AYIRMA YÛNTEMİNE OÛRE AYRLMIŞTIR. Fltl 5AYIM SONUÇIARINA OÛflE EN- VANTER ÇIKARILMtŞTIR. YONTEMLERDE BİR ÛNCEKİ DÖNEME OÛRE BİR DEĞİŞtaK YAPIUMMIŞTIR. 2-ŞİRKETIMIZİN KAYITLI VE ÇKARILMIŞ SERMAYESİ 12300.000.000 TL.DIH. 31.1Z1989 TARİHİ İTİBARİYLE SERMAYE TAAHHÛTLERİ HESA8INOA OÛRÛLEN 1.400.000.000 TL 199ÖOCAK AYNDA ODCNMlŞTIa 3-AKDF DEĞERLER Û2ERINOEKİİPOTEK. TEMİNAT VE IŞLETME REHNI TUTARI 18.959.396.000 TLOLUP. 3.189.095.000 TL.LK IPOTEKLE İLGİLİ BORÇ 1990 BAŞmOAÛOENMlŞTlR. 4-AKTIF DEGERLERİN TOPLAM SİGORTA TUTARt 8İO2.9B1.000 TLDIR 5-3V12.1989 TARİHİ İTİBARİYLE 1990 YILINA DEVREDEN İŞEMIRLERI (TAAHHÛTLERİMİZDEN KALANLAH) TUTARI: 18.566239.3B2 TL.DIR- HASMASIÎI ÖZET GELİR TABLOSU (1.000 TL.) A-BRÛT SATIŞLAR B-SATtŞLARDAN IN0IR6JLER (-) C-NET SATIŞLAR r>SATIŞLARIN MALİYETI (--) BRÛT SATIŞ KARI VEYA ZARARI E-FAAUYET GIDERLERİ (-) ESAS FAALİYET KARI VEYA ZARARI F-DİÛER FAALİYETLEROEN GELİRLER VE KARLAH G-OtĞER FAALrYETLERDEN GDERLER VE ZARARLAR (-) H-FİNANSMAN GIDERLERİ (-) FAAUYET KARI VEYA ZARARI I- OLAGANÛSTO GEURLER VE KARLAR JOLAĞANÛSTÜ GİDERLER VE ZARARLAR DÛNEM KARI VEYA ZARARI K-ÛOENECEK VERGİ VE DİGER YASAL YÛKÛMLÛLÛKLER (-) NET DÛNEM KARI VEYA ZARARI KARIpÛNFU 31.12.1989 9469.122 9450.122 3.500.681 5.888.441 4.606.908 1282.533 6.115.809 (6.853.076) 602.634 (6460.542) (8.350.5421 ÛNCFK1 pnM^U 31.12.1988 &366.036 6.368.038 3.964.037 2403.999 1.770.863 633.136 1489.571 1387.486 235.209 235.208 61.027 184.182 İASMAS) Agır Sanayi Makinaları A Ş 1989 HESAP DÖNEMİNE AİT BAĞIMSIZ DENETÇİ RAPORU ASMAŞ AÛIR SANAYİ MAKİNALARI A.$.'nin 31.12.1969 Urihi itibarryl* dQz*nl*nmif bilançosunu v* bu lariht* *on« mnn h*Mp ötrmrrina aü galir Utto- «unu incalarTif bulunuyoruz. lnc»l«m»ma g*nal kabul gArmüf danattam* ılk». n a v« staröartlanna uyjun olariK muhiMb* kayıtlarrun konlrolû il* g*r«M gördügümüz difl«r d«o«tkm« y«nt*m ve teknifcbrini Şirkatin d»n*ll«nm«*i yûıOriOkUu tkari mrt «• ı «onucunda. piy DİPHOTLAB : 1 -STOKLAR SPARIŞ MALİYET SİSTEMİ VE HAREKETLİORTALAMA MALİYET YONTEMfcE GÛRE DEÛERLENOİRİLMIŞTİR. 2^TOKLARW TAMAMI FIIÜ OLARAK SAYLMIŞTIR. 3-AKTtFLEŞTIRlLEN VE GELİR TABLOSUNOA YER ALAN TOPLAM FKANSMAN GDERLERİNDEN ORTAKLARA (ID.Ç.) 1^)75388.559 TL FİNANSMAN Gİ0ERİÛOENMİŞTİR. 4-BRÛTSATtŞLAR TOPLAMI: 9.459.121.50431 TL ORTAKLARA (İ.D.Ç.) SATÇ : 3.043.961.560 TLDia 5-YURDÇl VE YURTDIŞI SATIŞLAR HESAP KALEM4İÇMDE YER ALAN YAN ÛRÛN. HUROA, DOKÛNTÛ GBI MADDE SATIŞLARI LE HtZMET SATIŞLARMM AYRI AYRI TOPLAMLARIBRUT SATIŞURN % 20 SİNİAŞMAMAKTADIR. 6- ÛNCEKİ DÛNEM GELIRLERI: YURTÇIEMTEA SATIŞLARI : 79.503.964 .- TL YURTİÇİ UAMUL SATIŞLARI : 5.06S747 124.10U YURTÇI FASON SATIŞLARI : 104.372^37,-TL İHRACAT SAYILAN SATIŞLAR : 911.027.002.- TL DİGER GEURLER : 1.696357413,84 TL -OGERGELİRLER 24635S41334 -Y.DEG.DEGER ARTtŞ F. 1490J01 jOCO.- ONCEKI DÛNEM GIDERLERİ: SATIAN MALM MALİYETI İDARE, SATIŞ, GENEL FAALİYET GIDERLERİ BAGIŞVEYAROIMLAR SATfi SONRASI GİDERLER mMzuab *• gwMİ kabul g6nnüt muhaUba ilk»l*rinin uygulanm«»i yAnündan •H4<ddg huMKİv tMbit adilrn«tir. 1.Şirketin malı tabtoUn SPK XI / I Noiu teblıji ıl» öngorulan tatnü* uygun alvak TEKÜF GIDERLERİ DİGER GDERLER KANUNEN KABUL EOİLMEYEN GİDERLER 6.017.03732047 TL 1.124.152331.17 TL 74aO0O,- TL 72.496.567.48 TL 1.861.817J6TL 15S.546318.61 TL 250.764XU.97TL 7-1988 YLINDA KAR OLMADIGINDAN TEMETTO DAĞITIMI SÛZ KONUSU DEÖLOIR 2.Şırk«t p*r«on«li için Kıdwn Tuminatı kanjıbgı aynknanvflır. GArflfimuı» gor* firkatin mali labtolan yukarıd* b»h»edil»n hu»u»lar difında 31.12.1989 tarihınd^u »*çek naii durumu- nu v* bu tvihta tona »nr ^ıstap dAnsmin* •rt fvgtk faatyvt lonucunu. mai ı m n u U v* g«p*l kabul görmüf muhaub* ı!«•(•- rin* uygun olarak, dojru bıçimd* yanaıtfflakiadif. BAN-DEN BANKA VE MALİ KURULUSLAR BAĞIMSIZ DENETİM HİZMETLERI kŞ. Strm EYÛPGİLER Sorumlu Ba|(to>wlçi SEZER / İZMIR ANKARA...ANKA MUŞERREF HEKİMOĞLU DoğanGüneşve Şarkılar... Milano'da oturan bir okurumuzun mektubunu birlikte okuya- lım: "Burada tanık olmaktan mutluluk duyduğum iki olayın onur ve sevincini sızinle paylaşmak istiyorum. 22 mayıs gecesi ünlü piyanistimiz İdil Biret'i, 23 mayıs gecesi de bir başka değerli pi- yanistimiz Hüseyin Sermet'i dinledik Verdi Konservatuvarı'nda. Müzikten çok iyi anlayan bir topluluk karşısında iki Türk piya- nistinin arka arkaya konser vermesi çok anlamlı bir olay Kala- balık dinleyiciler iki sanatçımızı da ayakta alkışladılar. Milano1 da yaşayan ünlü operacımız üeyla Gencer de dinleyiciler ara- sındaydı. Bu konseri izlerken hissettiklerimi yazmayı gereksiz buluyo- rum. Orada olsaydınız siz de aynı şeyleri hissederdiniz. özel- likle Hüseyin Sermet'in bis'lerinden birinin değerli bestecimiz Adnan Saygun'un bir yapıtı olduğunu duyunca gözlerim yaşar- dı. Avrupa'da daima başı önünde gezmek durumunda olan, Av- rupalılar tarafından aşağılanmaya, horlanmaya alışmak zorun- da bırakılan bizler için çok güzel, onur veren bir olay bu. Bir Türk piyanist ve bir Türk besteciyi Avrupalılar ayakta alkışlıyor. Ayru- pa'da yaşayan bir Türk için mutlu ve inanılmaz bir olay bu. Bir yanda el kapılarından medet umarak Avrupa sınırlannı zorlayan ve sınır kapılarından geri çevrilen ya da iş bulsalar da aşağıla- nan vatandaşlarımız, öte yandan Avrupalı ve Amerikalı sanatçı- larla eş düzeyde sanatçılanmız. Türkiye çelişkiler ülkesi ger- çekten. İki konserden sonra da ağzım kulaklanmda, başım dik, gûğ- süm kabarık, gözlerim zafer kazanmış bir kornutan gibi parlaya- rak yürüdüm Milano sokaklarında şarkılar mırıldanarak!" Bu satırlan okurken yıllarca önce Londra'da bir geceyi anım- sadım. TrtT Ankara Oda Orkestrası'nın verdiği konseri. Konseri bir toplantı izledı elçilik salonlarında. İngiliz Dışişleri'nden, ba- sından, müzik dünyasından seçkin kişiler vardı o toplantıda. An- kara Oda Orkestrası'ndan büyük hayranlıkla söz edıyortardı. Türk diplomatJan da sevinçle gülümsüyorlardı. Ertesı sabah İngiliz LV şişleri Bakanlığı'nın koridorlarında daha rahat yürüyeceklerini söylüyorlardı. Hangi dalda olursa olsun, bir Batı ülkesinde eş- düzeylık hissetmek güzel bir olay. O konseri izleyen sabah, ben de çok neşeli dolaştım Londra sokaklarında, Covent Garder^ daki çalgıcılarla şarkılar söyledim. Geçen hafta bir akşam da Çankaya tepelerinde şarkılar soy- ledi kimi başkentliler. Gözlerinde Doğan Güneş'in, Altın ve Gü- müş Yıldız'ın parıltılarıya. Doğan Güneş, Artın ve Gümüş Yıldız, Japonların çok önemli nişanları. Elçilikte bir törenle değerli ar- keolog Prof. Tahsin Özgüç'ün göğsüne takıldı. Bir Türk arkeolo- ğun otuz yıllık uğraşını en büyük nişanlaıia ödüllendirryor Ja- ponya, Prof. Özgüç Türk-Japon arkeolojik işbirliğine önemli kat- kılarda bulunuyor 1960'lardan beri. Japonya'daki arkeologların gözünü Türkiye'ye çeviriyor. Anadolu kazılarına ilgi topluyor. Ja- ponya'da bir enstıtü kuruluyor, genç Japon arkeologlar ülkemi- ze geliyor, kazılarda çalışıyorlar. Japon Büyükelçisi'nin konuş- masından öğrendik bu-ayrıntıları. Doğan Güneş, Artın ve Gümüş Yıldız'ı kazanmanın güzel bir gerekçesi ve öyküsü var. Prof. Tah- sin özgüç'ü asistanlık döneminden tanıyorum. Hitler Almanya- sı'ndan kaçan bir grup bilim adamı Dil ve Tarih Coğrafya Fakül- tesi'nde çalışıyordu o zaman. Ünlü kültür tarihçisi Landsberger, Hititolog Güteborg ve arkeolog vbn Der Osten, dailannda köklü kişiler. Bu kişilerin önce öğrencisi sonra asistanı oluyor Tahsin Özgüç. Arkeoloji dalındaki çalışmaları sağlam bir yapıdan kay- naklanıyor Kazı çalışmalarını Batı dünyası da tanıyor. İngiliz ve Alman akademilerınde de üyeliği var. Arkeoloji dünyasında say- gın bir bilim adamı yıllar boyunca. Doğan Güneş, Altın ve Gü- müş Yıldız'lar da uzun yılların ürünü bence. Bilirnde ya da sa- natta çağdaş düzeye varmak, o düieyi korumak rasgele olmuyor. Milano'dan seslenen okurumuzun hakkı var, ezikltğimizi çağ- daş olaylarla aşıyoruz ancak. Başımız dikiliyor birden, şarkılar söylüyoruz yollarda. Geçen hafta bir akşam Ulus'ta, Altındağ Kül- tür Merkezi'nden çıkan başkentliler de çok mutluydular. Yanda ejski Ankara Palas, karşıda eski Meclıs, alanda Atatürk'ün hey- keli yeni çizgilerle göründü birden. Havel'in oyunuyla çarpıldık elbet. Ama oyunun düzeyi gözümüzü parlattı. Buruk Ezgi bir Bat> sahnesinde boylesine güzel, derin ve sıcak oynanır mı bilmem? Çağdaş sanatçılanmız bize her zaman onur veriyor, bir ödül tö- renıyle seviniyor, mutlanıyoruz, ama genel burukluğu, ezikligi aşmak için yeterli mi bunlar? Bir toplumun yaşama sevinci, ba- şı göklerde, ayaklan yerde dikılebilmesi ıçın çağdaslığı her alanda yaşaması gerekir değil mi? Oysa çağdışı koşullarda yaşıyoruz. Haklarımız, özgürlüklerimiz açısından çağın neresindeyız? AGİK toplantısında nasıl bir konumumuz var? Laik bir devletken ne duruma geldik! Sağlık durumumuz, eğitim durumumuz, konut durumumuz, doğaya ve insana bakışımız çağdaş dûzeyde mi? Çevreyi klrletme ödülünü bir bakan alıyor, olumlu değil olumsuz politika nedeniyle! Yeşil bir ülkenin solması, mavi denizlerin ka- rarması, güzel kentlerin betonlaşması, istanbul'un susuzluk so- rununda bunalması nasıl yorumlanabilir? İnsana ve doğaya sev- giyle bakan bir politika uvgulansa, ülkemizde başka bir düzey- de, dünyada başka bir yerde olurduk. El kapılannda horlanmaz, uluslararası toplantılarda köşeye sıkışmazdık. Ulusal çıkartarı- mızı savunurken yolumuz tıkanmaz, ödün verrnezdik. Diplomat- lanmız, kimi bürokratlarımız da sanatçılanmız kadar çağdaş ol- sa da karanlığı delemiyorlar. Tersine o çağdaş bürokratları ka- rartmak eğilimi var. Yalnız bilgisizlikten, deneyden, devlet yöne- timinde belli bir birikimden yoksun olmakla yorumlayabilir mi- yiz bu durumu? Özümüzden de kaynaklanmıyor mu yaşadıkla- rımız? Uyarı ve eleştiri görevini yeteri kadar yapabiliyor muyuz? Muhalefet bile aynntılarla uğraşmıyor mu? Ülkemizin dev sorun- ları yanında berber Hakkı ile uğraşanlara gülümsüyor insan! Eği- tim sorunları çok önemli boyutlara vanrken, laiklik ilkesi zede- lenirken, kişisel konulara yönelen, belli kişileri kurumlarta özüm- leştiren politikayı da hayli düşündürücü buluyorum ben. İktidar partisinin dağınıklığı nasıl sona erecek, SHP parti içi savaşı bı- rakıp dışa dönük savaşa ne zaman başlayacak? Geç kalmanın faturasını ödemeyecek mi sonra? Bu soruları doğru yanıtlarsak yalnız iktidarı değil, muhalefeti de uyarır, yanlışları daha çabuk düzeltiriz sanırım. Unutmaya- lım, bize onur veren sanatçılar içimizden, bizden bir uzantı dün- yaya. Bu uzantıyı yalnız sanat dalında değil, her dalda görmek istiyorsak biz de vatandaş olarak güzel bir şeyler üretmek zo- rundaytz. Demokratik görevimizi, sorumluluğumuzu iyi yüklen- meliyiz. Bir umudu soldurmadan yeşertmeliyiz. O zaman tüm sokaklar şarkılarla çınlar! Çağdaslığı gerçekten yaşanz. EN HESAPLI HANGİSİDİR? ELEMANLAR ARANIYOR • Olimpia Dizgi • Macintosh Dizgi • Pikaj, tashih elemanları aranıyor. Tel: 512 93 40 - 512 87 02
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle