25 Haziran 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 28 HAZİRAN 1996 CÜMA HABERLER Başbakan Yılmaz'dan dava • ANKARA(AA)- Ekşbakan Mesut Yılmaz. yayımlanan bir köşe yazısında "yolsuziuk yapmakla" suçlandığı gerekçesiyle. Türkiye gazetesi ile köşe yazan Yalçın Özer hakkında. l milyar liralık tazminat davası açtı. Avukat Erden Ansoy tarafından hazırlanan dava dilekçesinde. Türkiye gazetesinin 8 Haziran 1996 tarihli nüshasında. davalı Yalçın Özer'in. "Yorum" adiı köşesindeki yazısında "Yılmaz'ın yolsuzluklan ayyuka çıktı" şeklinde büyük bir ara başlık atıİarak Yılmaz'm "yolsuzluklar yapan kişi' olarak tanıtıldığı %e kamuoyunun yanıltıldığı vurgulandı. HABITAT'a emeği geçenlere ödiil • ANKARA (AA)- Cumhurbaşkanı Süleyman Demırel. 2-14 hazıran tarihlerinde Istanbul'da gerçekleştirilen Birleşmiş Mılletler tnsan Yerle^imleri KonferansıHABlTATII'ye emeği geçen yaklaşık 300 kişiyi ödüliendirecek. Cumartesi günü saat 10.00 - 11.00 arasında Çankaya Köşkü'nde resepsiyon verecek olan Cunıhurbaşkanı Demirel. Toplu Konut İdaresi. Dışişleri Bakanlığı mensupları ile sanatçıların da yer aldığı yaklaşık 300 kişiyi takdır belgesi ile ödüliendirecek. Toplu Konut İdaresi Başkanı ve HAB1TAT II Ulusal Komıte Başkanı Yiöit Gülöksüz. HAB1TAT II Kordinatörü Lğurtan Akıncı ile zirvenin görkemli açılış töreninin sanat danışmanı \e yönermeni Yekta Kara'nın da aralannda bulunduğu 10 kişi ise Cumhurbaşkanı'ndan takdirbelgesinin yanı sıra özel bir armağan alacak. Vatandaşlıktan çtkarıldılar • ANKARA (AA)- Bakanlar Kurulu. 2 bin 220 kişi\i Türk \atandasjığından çıkardı. Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan Bakanlar Kurulu karannda. 403 sayıh Türk Vatandaşhgı Kanunu'nun 20. maddesine göre. 2 bin 220 kişinin Türk vatandaşlığından çıkanldığı bildirildi. AkıntÜPk'e alacak davası • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-TBMM Başkanlığrnın, son aldığı maaşı hak etmeden işten aynldığı \e gen vermesi gereken giyim yardımını iade etmediği gerekçesiyle eski DYP Samsun Millenekili İlyas Aktaş'ın sekreteri Fatma Akıntürk hakkında açtığı 24 milyon 327 bin liralıkalacak davasına devam edildi. Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde gürülen davaya taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz alan davacı a\ukatı. dosyayı inceleyip beyanda bulunacağını söylerken davalı avukatı ise TBMM'nın istediği bu parayı daha önceden ödediklerini öne sürdü. Mahkeme hâkimi. davayla ilgili davacı av ukatının beyanda bulunması \e dosyadaki eksik belgelerin tamamlanması amacıyla. duruşmayı başka bir güne bıraktı. 'Hasta' vekillene uyarı • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Milletvekillerinin milyonlarca lirayı bulan sağlık harcamalan. TBMM Başkanlığı'nı harekete geçirdi. TBMM Başkanlık Divanı, sağiık harcamalannda "tasarrufa" gidilmesi için önlem alınması karan aldı. TBMM Başkanı Mustafa Kalemli. Meclis dışındaki ^•glık kurumlannda muayene ve teda\i masraflannın azaltılması için TBMM Sağlık Merkezi'ne röntgen \e göz hastalıkları bölümünün açılması. mobil sağlık sisteminin devreye sokulması kararlaştınldı. Alınan karar uyannca, TBMM Sağlık Merkezi nde \erilebilen teda\i hizmetlerini. Meclis dışındaki sağlık kurumuna yaptıran millenekillerinin faturalan ödenmeyecek. Usulsüz ihale alan 13 şirkete toplam 35 milyar lira ödendiği öğrenildi TEDAŞ'ta vurguna izinAV ŞE SAYIN ANKARA - Enerjı \e Tabii Kaynaklar Bakanlığf nın. Türki- ye Elektrik Dağıtım AŞ'nin (TE- DAŞ) 32 yerleşim biriminin elekt- rifikasyonu ile ilgili ihalelerinin iptal edilmesine ilişkin karannın uygulanmadığı belirlendi. Bakan Hüsnü Doğan tarafından yaptınlandenetimsonucuihalele- rin iptaline karar verilmesine kar- şın TEDAŞ Yönetim Kuru- lu'ndan bu yönde bir karar çıkma- dığı için usulsüz ihale aldıkları bildirilen fırmalara. mevzuataay- kın bulunan işleri karşılığında ön- görülen ödemelerin sürdürüldügü saptandı. Bakanlık. TEDAŞ Yö- netim Kurulu hakkında suç duyu- rusunda bulunma karanndan da şimdilik \azgeçti. Enerji \e Tabii Kaynaklar Ba- kanlığı Teftiş Kurulu'nun, TE- DAŞ"tan usulsüz ihale aldıkları İptal kararilia karşin Ödeme: Enerji Bakanhğrnın iptal karanna karşın. TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün, usulsüz ihale aldıklan belirlenen şirketlere iş yaptırmaya ve hakedişlerini ödemeye devam ettiği belirlendi. Bakanlık, TEDAŞ'ta usulsüz ihale verilmesinden soruralu olan yöneticiler hakkında yargıya başvurmaktan vazgeçti. belirlenen 13 şirkete \erilen iha- lelerin iptali ve bu firmalann iha- lelere girmelerınin 1 yıl boyunca yasaklanması istemi Bakan Hüs- nü Doğan tarafından onaylaması- na karşın bu istemlerin uygulama- ya geçirilmediği ortaya çıktı. TEDAŞ Yönetim kurulu'nun. ihalelerin iptali yönünde bir kara- n oimadığı için "eksik. yanlış ve- ya gerçekdışı belgelerle" ihale al- dıkları resmi raporlara yansıtılan Enerji Inşaat. Sebil. Demircan Ltd. Demircan AŞ. Çağrı. Leba. Elso, Örnek. Akay. İntes. Musa Özkal, EMİTAS \e Eltes adlı şir- ketlerin. kuruma hâlâ iş yaptıkla- rı belirlendi. Kurumun. bu şirket- lere. bakanlığın. ihalelerin iptal edildiğini açıkladığı tarihten son- ra. şiındive kadar 35 milyar lira dolayında "hakediş" ödediği bil- dirildi. Cumhuriyet'ın görüştüğü TEDAŞ yöneticileri. ihalelerle il- gili iptalin söz konusu olmadığını belirtirken iptal için kurum yöne- tim kurulunun onayı olması ge- rektiğini bildirdiler. Alınan bilgiye göre TEDAŞ Yönetim Kurulu'ndan da şimdiye kadar böy le bir karar çıkmadı. TE- DAŞ'tan bir yetkili. "İhale iptaü için yönetim kurulunun kararı ge- rekir,ama böyle bir karar yok. Ba- kanlığın "Durdurdum'demesi de bu anlamda bir şey ifade etmez. Yönetim kurulundan da karar çıkmadığı için biz. şirketlere yap- tıklan işlerin karşılığı hakedişleri- ni ödemeye devam ediyoruz" de- di. Ortbas etme gjrişitni Öte yandan. ihalelere fesat ka- rıştırdıklan. usulsüz ihale verdik- leri belirlenen yönetim kurulu üyeleri hakkında sa\cılığa suç du- yurusunda bulunma kararı alan bakanlık. son anda bu girişimden vazgeçti. Bu karar değişikliginde. Turgut Özal'ın başbakanlığı döneminde Enerji \eTabii Kaynaklar Bakanı olan \e TEDAŞ'tan usulsüz ihale aldığı saptanan EMİTAŞ'ın sahi- bi Togay Gemalmaz'ın devreye girmesinın etkili olduğu öne sü- rüldü. Gemalmaz'ın. ihalelerin iptal edildiği karannın açıklanmasın- dan sonra bazı ANAP'lı yönetici- lerle görüştüğü kulislerde konu- şulurken bu konuda uzman hukuk profesörlerinden görüş istenilme- si kararlaştınldı. Enerji \e Tabii Kaynaklar Ba- kanlığı Teftiş Kurulu tarafından y apılan incelemeler sonucu hazır- lanan \e Hüsnü Doğan tarafınd3iı da onaylanan raporda. TEDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Ge- nel Müdür İsmail Ayvalı. Genel MüdürYardımcılan HasanTüzü- ner, Necdet Kayıhan ile Satınalma \e İhale Komisyonu üyeleri hak- kında memuriyetten çıkarma ce- zası istemiyle savcılığa suç duyurusunda bulunulması istenil- mişti. 'Güven vermese de RP ile kurmalıyız' diyen Çiller, RP için zemin hazırlıyor 4 REFAHYOL daha iyi'• ANAP ve RP ile ayn ayn pazarlıklan sürdüren fansu Çiller, 1964 yılında Süleyman DemireFin başbakan yardımcılığını kabul edip CHP ile koalisyon kurmasını örnek * göstererek. RP ile koalisyon kurmalan durumunda ilkelerinden ödün vermeyeceklerini ve denge unsuru olacaklannı öne sürdü. ANKARA (Cumhurhet Bürosu)- DYP Genel Başkanı Tansu Çiller. hakkındaki mec- lis soruşturmalanndan kurtul- mak için RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan'a başba- kanlığı bırakma>a hazırlandı- ğı DYP-RP koalisyonu için partisini ikna etmeye çalıştı. RP'nın ANAP'la ya da DYP ile koalisyon kurmasından başka yol kalmadıgını savunan Çiller.*ANAP"ın laiklik ilkesı- ni DYP'den daha iyi savuna- mayacağını öne sürerek. "RP ile biz olursak denge unsuru ohıruz" dedi. Çiller. tepki gös- terılen Erbakan'ın başbakan- lığını kabul ettirebılmek için de. SülevTnanDemirel'in 1964 yılında CHP ile koalisyonda Başbakan Yardımcılığrnı ka- bul etmesini örnek gösterdi. Çiller. "RP'ye güvenilenıeye- ceğT görüşüne katıldığını. an- cak ANAP yerine DYP'nin RP ile koalisNonkurmasının daha dogru olacağını söyledı. Ay- D\P Genel Başkanı Çiller, grup toplantısına katilmak için gelirken nıilletvekillerince hararetle karşılandı dınMilleUekılı İsmetS€zginıse"Er- bakan'i başbakan >apmak DYP'ye yakışma2. Bırakın millet \apsın. biz nhejapıyoruz?" dedi. RP'nin sanı sıra ANAP'la da ko- alisyon pazarlıklannı sürdüren Tansu Çiller. başbakanlıkta önceliği Erba- kan'a \ermesine karşı yükselen tep- kileri gidernıe çabasına girdı. Önce- ki aece uyumadığı öne sürülen Çiller. dün saba'h 06.30"da DYP Başkanlık Di\anı"nı Bilkent'teki e\ inde toplan- tıy a çağırdı. DYP'den istifa edeceklen de belir- tilen bazı millenekillerini RP ile ko- alisyon kurulması durumunda karşı çıkmamaları konusunda da iknaya çalışan Tansu Çiller, dün Ca\it Çağ- lar ve Rıfat Serdaroğlu gibi muhalif- lerin katılmadığı DYP grubunda ik- na çabalannı sürdürdü. Mehmet Sağ- lam, Ergun Özdemir. Necati Çetinka- >a \e Doğan Baran. RP-DYP koalis- yonunun kurulmasından yana olduk- lannı bildirdiler. ANAP'ın RP'den bir farkı olmadı- ğını ve kendilerine RP'li koalisyon- dan başka seçenek bırakmadığını sa- \unan Zeybek. "ANAP da RP gibi. İki RP'yi iktidar >apacağımıza. ko- alisyona biz girelinı. Biz RP"\i denet- leriz'dedi. Necati Çetinkavada. "ko- münizm tehlikesi" \arken ise AP ve CHP'nin 1%4'de koalisyon kurdu- ğunu ve 1%5 yılında AP'nin giiçle- nerek tek başına iktidar olduğunu söyledı. RP-DYP koalisyonu kurul- ması durumunda güvenoylamasında "hayır" oyu kullanacağını açıklayan Aydın Milletvekili Ismet Sezgin ise, geçmişteCHP\e AP'nin Erbakan'la koalisyon kurduğunu\e sikmtılarva- şandığını sö>ledi. Sezgin. "Erba- kan'a güvenilmez. Erbakan'ı başba- kan yapmak DYP'je >akışmaz. Niye biz Erbakan'ı başbakan yapıyoruz? Bırakalım millet>apsın" dedi. *RP ile koalisyon mu yaptık canım?' Milletvekillerinin konuşmasından sonra kürsüye çıkan Tansu Çiller. ANAP'la koalisyonuıı bozulmaMiı- dan yakınırken. "ANAPyöneticileri- ni uyardım. Başanlı olamazsak. RP > üksdir.dedim. Koltuktan feragat ct- tikanıayürümedi" dedi. 41ü \e 3'lü koalisyon önerilerine de ~haw" \a- nıtı aldığını bildiren Çiller'in. "G«ü- nen noktada Mesut \ ılmaz'ın başba- kanlığını kabuledebttir mi>iz?" soru- suna.mılletvekillen "haMr*"dı\ekar- şılık\erdiler. Mesut Yılnıaz'ındiğer koalisyon önerilerine de karşı çıktığı- nı ve RP'li koalisyondan başka seçe- nek kalmadığını söyleyen Çiller. mil- lenekillerine. -\1uhalefette\ken sı- kıntilanmız >ar mı, >ok mu'.'lktidar- da> ken neoldu? RP-ANAPolursa ne- >i sa\unacaklar? Biz Avrupa Biıii- ği'ni. gümrük birliğini Lstivoruz. İkri- darda mu yoksa dışarda mı olmalı- >ız?" sorulannı yönelttı. RP ile koalisyon kuımayacakları- nı açıkladıklannı. ancak bugün gaze- telerin "RP Ue kunıyorlar""di> e > az- dığını belirten Çiller. "RP ite koalis- yon yaptık mı canım? Yapmamakiçin herşe>i yapan biz değil miyiz?" dedi. Bu sözlerinin ardından. RP ile koalis- yon için zemin hazırlamaya başlayan Çiller. ilkelerinden. DYPprogramı \e tüzüğünden taviz vermeden bir ko- alisyon kurulması gerektiğini söyle- di. "RP ve DYP'nin bundan sonra Türkiyeiçin >apacağı şe>lernelerdir? Doğru sorulara doğnı >anıtlar ara- malıyız" diven Çiller. şu görü^leri dı- legetırdi: •'RP'ye güvenemeyiz, korkuyoruz, deniyor. Bu doğmdur. Ama kimliği- mizden ta\ i/ vermeden çok çalışaca- ğız. Kendi kimliğimizden ta\iz>ererek değil, o kimliğimizi halka anlatarak bir şolcr \apmalı\iA Sadece şimdi değil. Demirel döneminde de Erba- kan'la kurduk. SH P ile kurduk. Kim- liğimizi, ilkclerimizi ortaya koyarsak bize zarar geünez. Demirel geçmişte çok sıkışık bir dönemde başbakan yardımcılığını alarak koalımon kur- madı mı? ^a DYP-RP \a da RP- ANAP başka >ol kalmadL AX\P. RP ile olursa bu ilkelerimizi daha mı i\i sa\ unacak? Ha> ır. RP'nin bizimle ol- ması nıemleketin \aranna olur. RP ile biz olursak denge unsuru oluruz." Çiller'in konuşmasını dinleyen Doğan Güreş \e Ismet Sezgin grup toplantısı sona ermeden sinirli biçim- de TBMM'den ayrıldılar. Sezgin. "Ben görevimi yapüm. CMmaması için u\ardım"dedi. Muhalifler. YaşarDe- delek, Te\fik Diker, Şinasi Alüner ve İrfan Demiralp'in istifa etmeleriyle ertelenen RP ile koalis^on karşıtı deklarasyonun >eniden gündeme gel- dıği bildirildi. Doğan Gürev deklarasyondan ha- beri olmadığını belirtirken. güvenoy- lamasına katılmamayı v e "hayır" oy u vermevi planlayan millenekillerinin Çilleri uyarmak için metni açıklaya- cakları bildirildi. Soysal uyardı 'Laik cumhuriyet tehlikede' ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - ANAYOL azınlık hükümetine dışandan des- tek veren DSP'nin Grup Başkanvekili Mümtaz Soy- sal, "Türkiye\i bu hale ge- tirenlere bir daha destek \«- rilemeyeceğini" açıkladı. Özelleştirmeye karşı müca- delede yargı mensuplarının da "\icdanlannm sesini din- leyerek talanı durduracak sonuçlara varmalan gerekti- ğini*' \urgula\an Soysal. "Kimsenin kimse>i oyala- maya. halkı aldatmaya hak- kı yoktur. Türkiye gidiyor. laik cumhuriyet gidiyor. Türkiye, sonu karanlık bir talana sürüklenivor" uyan- sında bulundu. DSP Grup Başkanvekili Mümtaz Soysal ve bazı mil- letvekilleri. özelleştirilen ORÜS'e bağlı işyerlerinde çalışan işçiler ve Ağaç-lş Sendikası yöneticileriyle dün bir toplantı yâptı. Soy- sal, satışlar karşısında Tür- kiye solunun yeterince dire- niş göstermediğinı v urgula- yarak şunlan söyledi: "Bu görüntüden cesaret alanlar da satışa de\am edi- yor. Hükümet arayışı >ar. Türkiye'nin bundan sonra- ki gidişine, şimdiye kadar- kinden farkh bir y ön bulma- sı gerekir. Türkiye bu zillete. bu kargaşa ve yönsüzlüğe la- yık değildir. Bu gidişatı de- ğiştirecek olan da soldaki milletvekilleridir. Türkiye. hükümetsiz kalmasın diye bugüne kadar >erdiğimiz görüntü dedeğişmelidir. Biz bu gidişat durur umuduyla destek verdik. Türkiye'yi bu gidişata götürenkre bir da- ha destek verilmez." Gidişatı durdurmanın sa- dece politikacıların ışi ol- madığını \urgulayan Soy- sal. Kamu İşletmeciliği Merkezi'nin (KİGEM) e"t- kinliklerini anlattı. Artık yargıya. hukukçulara da gö- rev düştüğüne dikkat çeke- rek "Hukukçuluklarmı or- taya koy up, v icdanlannın se- sini dinley ip bu talanı durdu- racak sonuçlara varmaiıdır- lar"diyen Soysal. sözlenni şöy le sürdürdü: "Kimsenin kimseyi oyala- maya, halkı aldatmaya hak- kı yoktur. Türkhe gidiyor, laik cumhuriyet gidiyor. Türkiye, sonu karanlık gö- züken bir talana sürükleni- vor. Bunun engellenmesi için siyasetçilere, partilere, bası- na, sendikalara ve yargıya düsen öde\ ler \ardir." UZ YAZI / ORHAN BİRGİT Birkaç günden beri Antal- ya'dayım. Türk turizminin bu önemli kenti ne yazık ki sektö- rün kırmızı ışığını yansıtan bir görünüm içinde. En hareketli günleri geçirme- si gerekirken, oteller ve tatil yö- releri belirgin bir boşluğu gös- teriyor. Talih oyunlarının, yöreye çektiği İsrailli turistler de deniz ve güneşe gelen Almanlar da çevrenin yeni müşterileri Ruslar da geçen yılki sayılarını doldur- mamışlar. Israillilerin ilgisizliği, Hizbullah örgütünün "Türkiye'ye giderse- niz yapacağımız eylemlere he- def olursunuz" tehditlerine bağlanıyor. Almanların gözünü PKK korkutmuş, Ruslar ülkele- rindeki genel seçim nedeniyle bu yıl programlarını ertelemişler. O neden. bu neden derken turizm sektörü bu yıl Türk eko- nomisi için altın yumurtlayan ta- vuk olmaktan çıkmış. Dün yeniden operasyon Han ve Yolcuları... amacıyla Kuzey Irak'a girdiği bildirilen Türk Siiahlı Kuvvetle- ri'ne rağmen yörede Ankara'nın siyasal etkisinin giderek azaldı- ğı biliniyor. Birkaç gün önceTa- labani de Barzani de bir Türk televizyonuna verdikleri de- meçlerde bu olgunun altını çi- zerken, Ankara'nın yöre Türk- menlerine bile sahip çıkmadı- ğını söylüyorlardı. Türk Dışişleri Bakanı, Pa- pandreu'nun cenaze îörenin- de kortejde PKK heyetiyle bir- likte yürürken Ankara'dakiler bir Refah-DYP ittifakı için, ilk iki yı- lı Erbakan'a mı, yoksa Çiller'e mi vermekte henüz anlaşama- mışlardı. Yüce Divan'a gitmekten çok korktuğunu söyleyen Tansu Hanım'ın. parti içi karşıtlarını güvenoyunda yanına almak için makam dâğıtmaya hazırlandığı anlaşılıyor. Bakalım Tansu Ha- nım'ın gönül hazinesinde İsmet Sezgin ve öteki DYP'liler han- gi "avantalarla" kırmızı oyları caydınlmak istenecek. Bütün bu olan bitenden Erba- kan'ın da Çiller'in de haberi ol- duğunu sanmam. ••• Basın. bu türolayları yazarak, başbakanlığına çomak soktu- ğu için Erbakan'ın hemen tek korku kaynağı oldu. Refah lide- ri oldum olası özgür medyadan hoşlanmaz.. özgür medya tek boyutlu "milli görüş" ile bağ- daşmadığı içindir ki Erbakan kendi açısından pek de haksız sayılmaz. 1974 hükümetinde ben Basından Sorumlu Bakan iken, TRT ve Anadolu Ajansı'nı MSP'ye bağlatmak. Basın Ya- yın Genel Müdürlüğü'nü üstlen- mek için hoca ve arkadaşları az çaba göstermediler. Kıbrıs Barış Harekâtı ile birlik- te hükümet bütün ülkede sıkı- yönetim ilan etmek zorunda kalmıştı. Başbakan Ecevit bu kararın alındığı kabine toplantısında bir Yunan saldınsı olasılığı karşısın- da alınan bu sıkıyönetim kara- nnın kişi özgürlüklerine dokun- mayacağı güvencesini vermiş- ti. Adalet Bakanı Şevket Ka- zan, Başbakan'ın Cumhyrbaş- kanı ve komutanlarla toplantıda bulunduğu bir sırada Hürriyet ve Günaydın gazetelerinin ka- patılmasmı sıkıyönetime telkin edilmesini istedi. Perde önündeki gerekçesi de bu iki gazetenin çıplak kadın fo- toğrafları basmasıydı. Bilinçal- tında ise MSP'Iİ politikacılarla öteden beri süren hesaplaşma yatıyordu. Hükümet çoğunluğu bu önerileri geri çevirdi. Cum- hurbaşkanı'na harekât ile ilgili bilgi vermek için kısa bir süre toplantıda bulunmayan Başba- kan, Şevket Kazan'ın önerisini öğrenince adamakıllı kızmış ve söylenmişti. Şayet Çiller'in dosyalarını ört- türme pahasına Erbakan dün akşam, kesin sonuca ulaşır ve bir Refah Partisi artı DYP ko- alisyonu kurulursa, öylegörülü- yor ki adil düzen adına yazılı ve görsel gazeteciliğimiz, gelenek- sel basın özgürlüğü savaşına yeniden hız verecek. Basınla uğraşan hiçbir siya- setçinin başarıya ulaşamadığı- nı ben elli yıllık meslek yaşa- mımda izledim. Bakalım bu "han"\n yeni yol- cuları hangi değirmen savaşla- rı için yeni Don Kişot öyküleri- ne malzeme vereceklerdir? Tel.:(0.212)65598 71-Faks: (0.212)655 68 10 BIRBAKIMA u i SERVER TANİLLİ Bilimsel Devrimlerin Yapısı... Şu satırları okur musunuz lütfen? "Ama, bir yandan halka sırt çevirip öte yandan bi- lim adamlığını sürdürmek, olabilir mi? Bence bilimin tek amacı insanoğlunun yükünü hafifletmek, acılan- nı dindirmek olmalıdır. Eğer bilim adamları bencil efendilerine boyun eğer, yalnızca bilmış olmak için bilgi biriktirmekle yetinirlerse bilim sakatlanır, yeni bulunan makineler de ancak insanlığın ezilmesine yeni yollar açmaya yarar. Belki zamanla bulunabile- cek her şeyi bulursunuz, ama bu yolda ilerledikçe in- sandan bir o kadar uzak düşmüş olursunuz. Arada- ki uçurum zamanla öylesine derinleşir ki bir gün ba- karsınız. bilim adamlarını sevince boğan bir başarı, yeni bir buluş, öte yandan bütün dünyayı saran bir korku çığlığıyla karşılanır." Bilim-toplum ilişkilerı üstüne bu sarsıcı sözleri, Ber- tolt Brecht, Galileo Galilei adlı oyununda söyletir ün- lü bilgine. Ve yukarıdaki satırları da. o oyunun Ada- let Cimcoz'la Teoman Aktürel'ce yapılmış -o güze- lim- çevirisinden aldım. Galilei, bilimde devrim yapmış bir adam. O yüzden başına neler geldiğıni okuyuculara anlatmak gerek- siz. Bilim adamı olmak ne denli güçse, bilimde dev- rim yapmak da o denli çetin; daha doğrusu pek sa- yılı böyleleri. Ama ne anlıyoruz "bilimde devrim" derken? Mutlaka sizin aklınızı da kurcalamıştır: Ünlü astro- nom, matematikçi ve coğrafyacı Ptolemaios'un - dünyayı merkez alan- sıstemi, tersine düşuncelere de rastlansa, nasıl olmuş da ta Rönesans'a değin ege- menliğini sürdürebilmiş? Kopernikus'un, arkasından Galilei'nin ve sonra başkalarının, bu arada Newton'un gerçekleştirdiği devrimin altında yatan ne? Ya oradan gelişmelerin gelip Einstein'a varması? Nasıl açıklayacağız bu olguları? Şimdi gözümüzde neredeyse doğallaşıp çıkmış olan bu olguların altında pek karmaşık bir dünya ya- tar. Hatta diyebiliriz ki yakın tarihlere kadar çok da ay- dınlıkta olan bir konu değildi bu. 17 haziranda ölen Thomas S. Kuhn'un önemi bu-. rada. Gerçekten. bu Amerıkalı fizikçi ve bilimler filozofu, 1962 yılında yayımladığı Bilimsel Devrimlerin Yapısı adlı eseriyle, konunun üzerine eğilmiş; bu arada, do- ğa bilimlerindeki ilerlemelere bakışımızı değiştirmiş ve üzerinde pek durulan. büyük tartışmalara da yol açan bir görüş getirmiştir. Nasıl mı? Kuhn'a değin geleneksel bakış, bilimsel gelişmeyi "düzenli bir süreç" olarak görmüştür: O süreçte, bu- luşlar birbirini izlemiş ve düşünceler de, kesintisiz ola- rak ve aralannda bileşımlere de giderek, çoğalmış durmuştur. Kuhn, sarsar bu görüşü ve daha dinamik bir açık- lamaya gider. Ona göre, buluşların arta çoğala gelip vardığı bir "olağan bilim" durumu görülür zaman zaman tarih- te. Bilimsel etkinük, temel varsayımiarın altını eşele- meden o çerçevede yürür gıder bir süre. Var olan ve çarpıcı bir başarı sağlamış olan kuram, Kuhn'un de- yişiyle "paradigma", belli bir çağın bilimsel yöntemi- ni biçimlendirir ve bilim kadroları kadar, ta okul kitap- lârına değin siner kahr. Ne zamana değin? Söz konusu kuram bunalımlar içine düşünceye ka- dar. Gün gelir, yeni sorulara yanıt veremez hale gelir o kuram. Tşte, yeni kuramların ortaya çıkışını hazırlayan, bilgidekı bu bunalımlardır. Egemen kuram yetersizol- duğunda, yeni temellere dayanan "olağanüstü bilim" gelir ve eskisini değiştirerek kendi "paradigma"s\r\\ kurar. Bunalım da böyle çözülmüş olur. Yukarıdaki örneği alalım: Kopernikus'un kuramı Ptolemeios'unkınin yerine, bunalıma son verecek bi- çimde geçmiştir; çünkü. doğrudan bir yanıt getiriyor- du söz konusu bunalıma. Ptolemeios'un tersine, "Dünya güneş ve kendi çevresinde dönüyor" diyen Samoslu Aristarkhos, Kopernikus'tan çok önce ya- şamıştı, ama hiç de başarı sağlamamıştı; çünkü o çağda "yer merkezli sistem" hiçbir boşluk içermiyor ve öyle olduğu için de, bilgide hiçbir bunalıma yol aç- mıyordu. Böylece bunalımlar, yeni bir modelin temelindedir ve "bilimde devrim" bunalıma yanıttır. Önemli bir görüş. ama pek kabataslak özetledim. En iyisi filozofla bizzat baş başa kalmanız. Onun yu- karıda sözünü ettiğim kitabını. Nilüfer Kuyaş dilimi- ze de çevirmiştir ve Alan Yayıncılık'ta 1982'de çıkan eser, basım üzerine basım yapmıştır. Doğrusu. mutlaka okumanızı isterim... - Çağlar'la görüştüğü savlanıyor Kulislerde Koman Paşa merakı ANK\R.\ (Cumhuriyet Bürosu) -DYP'li muhaliflerden Bursa Millenekili Cavit Çağlar'la görüştüğü savlanan eski Milli Istihbarat Teşkılatı (MİT) Müsteşan. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Teoman Koman'ın temaslan kulislerde merak konusu oldu. Koman'ın. 24 Aralık seçimlerinin ardından ' yürütülen ANAP-RP pazarlıklan sırasında da ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'la görüştüğü ammsatılırken şeriatçılan ayağa kaldıran "kışlalarda ibadet genelgesi"nin Koman tarafından yayımlandıSına dikkat çeki'ldi. DYP ile"RP arasında yürütülen koali:>yon pazarlığının sürdüğü sırada. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Koman ile DYP Bursa Milletvekilı Çağlar'ın görüştüğü öğrenildi. Askeri kaynakların yalanlamadığı. ancak içeriğine ilişkin bilgi de \ermediği görü^me. siyasi kulislerde merak konusu oldu. Cumhuriyet'e bilgi \ eren asken çe\ reler. Koman'ın. mart avında Jandarma Genel Komutanlığı'na bağlı birliklere gönderdiği J "ibadet genelgesi" nedeniyle RP\e ,. Türkiye"deki şeriatçı kesimin boy hedefı olduğuna dikkat çekerek Çağlar'a. -RP ile ortaklık sonucu laik cumhuriyetin zarar görnıesinden duyduğu endişeter" konusundaki görüşlerini • aktarmış olabileceğini iddia ettiler. Koman'ın. 24 Aralık seçimlerinin ardından RP ile ANAP arasında yürütülen koalisyon görüşmeleri sırasında. ANAP lideri • Yılmaz'la da bir görüşme yaptığı anımsatıldt. Ordu-RP gerginliği, Koman'ın birliklere gönderdiği genelge ile -> tırmanmıştı. Ordu J - mensuplannm üniforma ile camiye gıtmelerini ve birliklerdeki camilerde ( Diyanetçe önerilenler J dı^ında dini yayınlar bulunmamasını da öngören genelge nedeniyle RP. orduyu "din düşnıanlığıyla" suçlamıştı. Komuta kademoinden üst düzey bir askeri yetkili isç " RP'nin din ticareti yaptığı" açıklamasında bulunmuştu.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle