03 Temmuz 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
HAZİRAN 1996 PAZAR CUMHURİYET SAYFA HABERLER Kesîci, Politika Okulu'nda • İstanbul Haber Servisi - AN AP Bursa Milletvekılı tlhan Kesici. Türkiye'nm yenı dünya düzeni ıçinde yerinı alabilmesı ıçın mevcut kurumlannı yenıden re\ ize etmesi v e 2001 yılına kadar 50 mılyar dolarhk özelleştirme gerçekleştırmesı aerektieını söyledı. ÎCesicCözel Yenı Ufuklar Lisesi bünyesinde kurulan Politika Okulu'nda "Dünya'daki ekonomik gelişmeler ışığında Türkiye \e bugünkü Türk siyasi tablosu" konulu bir konferans verdi. Trafik sempozyumu • ANKARA(ANKA)- YıllardırMeclis gündemınde bekleyen Trafik Yasa Tasansı görüşmelerine "ışık tutmak" amacıyla Meclis Başkanlığı tarafından düzenlenen trafik sempozyumu da gensoru görüşmelenne takıldı. TBMM Başkanlığı tarafından düzenlenen ve 3 Haziran Pazartesı günü ANAP grup toplantı salonunda yapılması nereken sempozyum. TBMM BaşkanıMustafa K.alemlı tarafından 10 hazırana ertelendı. Beş müdüp merkeze alındı • ANKARA(ANKA)- Içişleri Bakanlığı tarafından Antalva. Iğdır. Bingöl. Giresun \e Ordu Emniyet müdürlen merkeze alınırken bu ıllere yeni atamalar yapıldı. Resmi Gazete'de yeralan atama kararlanna göre Antalya Emniyet Müdürü M.Mete Altan. Iğdır Emnıvet Müdürü Ömer Güneş, Bingöl Emniyet Müdürü Nazım Tan. Gıresıın Emnıyet Müdürü Hüsevin Bılgütay ıle Ordu Emnıvet Müdürü Necdet Yılmaz başka bir göreve atanmak üzere Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı. Deli inek'li et • ANKARA(ANKA)- İngilterede görülen "'delı ınek" hastalığının ardından yetkililer panik yaşanmaması için ıngiltere'den et ıthal edilmediğini açıklarken Tanm Bakanı tsmet Attıla. Meclis'e verilen önergeyi yanıtlarken et ithalatını resmen doğruladı. İsmet Attıla, RPIı Azmı Ateş ile Ahmet Fevzi Inceöz. DSP"li Cafer Turan Yazıcıoğlu\eCHP'li Ahmet Gürvüz Ketenci'nın yazılı soru önergelerı üzerıne Mechs'e gönderdiğı yazılı yanıtta. Ineiltereden Arahk 1995 veOcak 1996 tanhlennde toplam 40 ton taze ya da soğutulmuş kemıksız et ithalatı yapıldığını bildirdı. Seçimlernı ıııiııi rövanşı27 ilde bugün yapılacak yerel ara seçimler, ANAYOUun geleceği için belirleyici olacak BÜLENT SARIOĞLL ANKARA-27ılde648 bın 941 seçmenin katıl- ması beklenen 2 Haziran yerel ara seçıtnı, merkez sağ partiler için büyük bir anket özelliği taşırken. ör- tülü ödenek skandalıyla çözülen ANAYOL koalis- >onunun devamı veya ye- ni hükümet arayışlan için beljrleyıcı olacak. Belediye başkanı ıle be- ledıye meclis üyelenni se- çecek olan 4 il merkezı. " ilçe ve 30 beldede, 24 Ara- lık genel seçimı sonuçla- nna aöre RP yüzde 29.82. ANAP yüzde 25.64. DYP yüzde 15.59. DSP yüzde 12.09. CHP yüzde 7.73. MHP yüzde 6.14, HA- DEP yüzde 1.63 oya sa- hıp. Ali Talip Özdemir'ın milletvekili seçılmesi üze- rine boşalan Bakırköy Be- lediye Başkanlığı. bugün yapılacak seçimde 152 bin 564 seçmenıyle büyük oranda belirleyici olacak. Bakırköy "ün ardından en büyük seçim çevrelerı. RP'den boşalan 134 bin 895 seçmenlı Sıvas mer- kez. 119 bin 863 seçmen- li Konya'nın Meram ilçe- si. ANAPtan boşalan 69 bin 620 seçmenli Zongul- dak merkez. RP'den boşa- lan 40 bın 294 seçmenli Rıze merkez ıle 28 bin 850 seç- menli Bingöl merkez olarak sı- ralanıyor. 24 Aralık'tan berı par- tiler arasındaki dengelenn olduk- ça değiştiğine dikkat çeken sıya- Bugün yapılacak yerel ara seçimler. voUu/luk soruşturmalan \e örtülii ödenek skandalıyla bunalıma giren AN ANOI. a/ın- tık koalisyonunun devamı veya yeni koalisyon arayışlan konusunda büyük oranda belirleyici olacak. DYP, 41 seçim bölge- sinde 24 Aralık'ta aldığı toplam yüzde 15.59 oranındaki oy oranını korumayı hedefliyor. Ağııiıklı olarak RP ve ANAP'lı be- lediyelerden boşalan seçim bölgelerinde, 24 Aralık sonuçlanna göre RP yüzde 29.82, ANAP yüzde 25.64 oranında oya sahip. İstanbul-Bakırköy: (152 bin 564) ANAP yüzde 31.77. DYP yüzde 28.74. DSP yüz- de 15.79. CHP yüzde \ 1.1. RP yüzde 7.3. Sıvas-Merkez: (134 bin 895) RP yüzde 44.3. ANAP yüzde 27.96. CHP yüzde 8.6. DYP yüzde 7.8. MHP yüzde 6.17. DSP yüzde 3.1 Konya-Meram: (119 bın 863 )RP yüzde 58.3. ANAP yüzde 14.5. MHPyüzde9.1. DYP yüzde 7.5. DSP yüzde 5.8. CHP yüzde 2.9. Zonguldak-Merkez: (69 bin 620) DSP yüzde 38. ANAP yüzde 19.4. DYP yüzde 14.7. RP yüzde 12, CHP yüzde 9.2. MHP yüz- de 3.7. Rize-Merkez:(40binll8) ANAP yüzde 57.3. RP yüz- de 24.1. DYP yüzde 9.2. Bingöl-Merkez: (28 bın 850) RP-yüzde 40.4. DYP yüzde 16.3. ANAP yüzde 13.1. HADEP yüzde 13. MHP yüzde 9.3. CHP yüz- de 4.2'. DSP yüzde 1.3. Zonguldak-Kilimli: (16 bin 719) DSP yüzde 39.8. ANAP yüzde'l 6.8. DYP yüzde 13.7. RP yüzde 8.9. CHP yüzde 8.9. MHP yüz- de 5.3. HADEP yüzde 0.9. Burdur-Bucak: (15 bın 129) ANAP yüzde 29.6. DYP yüzde25'.2.RP yüzde 21.1. MHP yüzde 12. CHP yüzde 5.5. DSP yüzde 3.7. HADEP vüzde 0.8. si çevreler. seçim sonuçlarının hükümet oluşumlannı da doğru- dan etkıleyeceğıne ışaret ertıler. RP ve ANAP'lı seçmenlenn ağır- lıkta olduğu seçım çev relennın de bulunmasına karşın. yarışın RP- ANAP ve DYP arasında geçece- ğı ve sonucun merkez sağdakı çekı^meye de yön göstereceği kaydedildı. Seçim sonuçlarında belirleyici olması beklenen se- çim çevrelerinin seçmen sayıla- n ıle bu çevrelerde sıyası partı- lerın 24 Aralık"ta aldıkları oy oranları şöyle: Sinop-Boyabat: (12 bın 745) MHP yüzde 23.5. DYP yüzde 19.5. ÂNAP yüzde 18.8. DSP yüzde 9. CHP yüzde 6.9. HA- DEP vüzde 1. IRMIK IAYDIN ENGİN Kimilerinın "Haydı canım sen de!.." dediklerini duyar gibiyim. "Koca koca adamlar ve kadınlar bir araya gelecekler. Dınlemesi bile insa- nın içine hafakanlar bastıran konuşmalar yapacaklar. Karar tasanlan sunacaklar. Onlar üstünde îartışacak- lar. Yiyecekler, içecekler. Suratlarında çok ciddı işler yapanlara özgü o gülünç maskelerle dolanacaklar. Son gün, Karar Bildirgesi kabul edilecek. Kimsenın bir şey anlamadığı, yayımlandığında kimselerin okumadığı okkalı bir metinler dizısı çıkacak ortaya. Sonra HABITATbıtecek Gelenlergıdecek. istanbul'da ve dünyada herşey, daha önce nasılsa öyle sürüp gi- decek. Biz de rahat birsoluk alacağız. 'Bunu da atlat- tık, yenisine Allah kerim!' diyeceğız..." Evet aynen öyle olacak!.. Hayır öyle olmayacak !.. • • • Aynen öyle olacak. HABITAT-II toplantısı bittikten sonraki gün. güneş gene doğudan dogup batıdan batacak. Hava bulut- suzsa Çobanyıldızı gene kuzey kutbunu gösterecek, Çiller gene büyük ya da küçük "kıtırlar" atacak. Filis- tinliler ile Israillıler arasındaki barış görüşmelerı sürüp gidecek. Cezayir'de köktendinciler, sol elinin küçük parmağı çıplak olarak göründü diye bir kadın -örneğin- gaze- teciyi daha öldürecekler. Bızim kapıcının ortanca oğ- lu sınıfmı gene zar zor geçecek ve ünlü bir futbol yıldı- zı olma düşlen kuracak. Delı dana bunalımı yavaş ya- vaş güncelliğinı yitirecek ve Avrupalılar gene biftek ve schnitzel yemeye başlayacaklar. PKK terörü bu yaz de- ğilse, bu sonbahar, olmazsa bu kış, o da olmazsa ilk- baharda, bilemedıniz bir sonraki yaza kadar mutlaka ve mutlaka... Hatta Ali Şen bile bir süre daha Fenerbahçe'nin baş- kanlığını yürütüp, ticari ışleri için kendisine çok gere- HABITAT Yararlı Değil Yaşamsal ken popüleıiiği, adından söz edilen kişı konumunu sür- dürecek... "Lafmı şımdi bu! Bunlar HABITATla doğrudan ilin- tıli ışler değil ki" denebilir. Pekı. Öyle olsun. Ama istanbul'un varoşlarındaki ka- çak yapılaşma da sürecek. Çöp dağlarının çevresınde oturaniar "Şükürler olsun bugün de patlamadı. Bu gu- nü de geçirdik" deyip avunacaklar. Boğaz sırtlarında- kı mutlak yapı yasağı her gün hayasızca ve pervasız- ca delınecek. Eskıden imar ışleri ile ılgili memurlara gı- den rüşvetler, bu kez Refah'ın dolaylı destekçilerı olan vakıflar, şirketleraracılığıyladağıtılacak. İstanbul'un su kaynaklan yasadışı yapılaşma ile kırlenmeyi hızla sür- dürüp, ıçemediğimiz şehır suyu ile artık diş de fırçala- yamaz hale geleceğiz. Kırlardan kentlerın kuşatılması olanca hızıyla sürecek. "Evet ama HABITAT gibi uluslararası hatta ulusla- rüstü bir konferansı, Türkiye 'nın gunlük gerçeklerı ıle değerlendirmek yanlış! Daha evrensel biraçıdan bak- mak gerek" öyie mı ? Haydi bakalım bakalım. Mexico City, 40 milyonluk bir yerleşme yığışmasın- dan 50 milyonluk bir yığışmaya doğru hızla ilerleyecek. Çın. ozon delığini daha büyüten kimyasal üretiminı sı- nırlamayı bir kez daha reddedecek. Avrupa, Iskandı- nav ve Kuzey Amerika ülkelerı. refahtan mınık paylar kapmak umudu ıle kapılarda bekleşen Üçüncü Dün- yaiıları içerı sokmamanın yollarını arayamaya devam edecekler. Hindıstan'da çıplak ve aç ınsanlar geceleri Bombay ve Kalküta ve Delhı sokaklannda ınekler, yılanlar, may- munlar ile bırlikte yatmaya devam edecek ve sabah- ları yüzlerini ve kimi günler ölülerini Ganj'ın mıkrop yu- vası kutsal sulanndayıkayacak- lar... ••• Ama gene de her şey HABITAT-irden önce nasılsa öyle olmayacak. Uygarlık tarihi ağır, çokağır, umutsuz- luk verecek kadar ağır akan bir ırmak. Amaakan bırır- mak. Birleşmış Milletler Genel Kurulu'nun 10 Aralık 1948'de Paris'teki oturumunda kabul ettiğı Insan Haklan Evren- sel Bıldırgesi'vii herhalde duydunuz. Ama hiç okudu- nuz mu? Hele hele o bildirgenın kabulüne kadar geçen süreç- te, örneğin 1948 Haziranı'nda BM insan Hakları Ko- misyonu'nun toplantısında (HABITAT-Hgıbi birtoplan- tıydı) tartışılan tezleri, karar taslaklarını, konuşmaları, vvorkshop benzeri etkinhklerı, ıtiraz edenlerin gerekçe- lerını. raporları, rapor taslaklarını, rapor taslaklannın taslaklarını şöyle bir gözden geçirseniz... En azından ınsanın ıçını gerçekten hafakanlar basar. Ama 1948'den önce işkencede, bırey haklannın çkj- nenmesinde eli titremeyen hükümetler, tiranlar, dikta- törler bile 1948'den sonra, yaptıkları haltlara en azın- dan kılıf aramak zorunda kaldılar. Bugün Türkiye dahıl pek çok ülke anayasalannda ha bıre tamırat yapmak zorundalarsa insanlık bunu insan Hakları Evrensel Bildirgesı'ne, hani o laf kalabalığı kon- feranslardan, toplantılardan sonra ortaya çıkan belge- ye borçludur. HABITAT-II, 21. yüzyılın evrensel yerleşme ilkelerıni saptıyor. Adım atmaya hazırlandığımız yüzyılda kent adı taşıyan cehennemlerde değil. yaşanılası çevrelerde barınmamızın asgari ve evrensel koşullannı belirlıyor. insanlık bunun meyvelerini önümüzdeki on yıllarda toplayacak. Irmak ağır, çok ağır, ama hep akıyor. Yazının başlığı o yüzden abartma değil gerçeğin ta kendisi. POLİTİKA GUTNLUGU HtKMET ÇETtNKAYA Bir Zalim Yalnızlık... Yalansız bir gecede tuttu ellerini. Kırpıklerı yeni uy- kudan uyanmış gıbıydı. Kapkara gözleri, mavı bir va- di gibi sevışmeye hazırdı... GuilaumeApollinaire'TiınParis'teAumont-Thıevil- le Sokağı'nda yürüdüler bırlikte. Bir rüzgârın söndü- remediği kızıl saçlı meşale gıbıydiler. Yahudı mahalle- sindeki saatın akrebıyle yelkovanı nasıl buluştuysa on- lar öyle öpüştüler, birleştiler... Boynu kesik bir yıldız, Notre Dame'a baktı... Sacre- Chpeur'un kanı uzerlerıne yağdı Monmartre'da... Önce telefonda konuşmuşlardı... Kızın sesi yüreğini titretmiştı.. Kız, uzun boylu. sıyah saçlıydı... Adam ona bir bakışta tutuldu. O gün, ılk kez ıçınden geldığı gibi sevmek ıstedi kı- zı... Kapkara gozlerinin içinde yitirdığı sevdaları ara- maya koyuldu. Zaman acımasızdı... Gunler geçıyordu, haftalar yamandı... Bir haziran akşamında buyuyordu aşkları... Yüzyüzeydiler umudun sonsuz bakışlı denizınde. Se- vincin ve acının belkı de bırieştığı bir noktada. Ren Nehrı sarhoştu. sularına asmalar vurmuştu... Kız, sıyah kısa saçlarıyla tüm rüzgârlara kafa tutu- yordu... Kız sevda yüklüydu, kız hıç okunmamış bir şiırdı. Tudar Arghezi, aşkın kanatlanıp uçuşunu yıllarca on- ce anlatmıştı adama. Kız ıse soluyarak yaklaşmıştı o anda... Ve adam, yıllar sonra siyah saçlı kızın kara gözlerı- nı delerek hiç bıtmeyecek bir sevdanın ıçinde kaybol- du. Kız ıse yaşlı gözlerıni. yuvartak kalçasını gızleye- rek erguvan rengi giysilere büründü. Adam, yalansız bir gecede tuttu kızın ellerini. Kızın kapkara gozlerı, mavı bir vadı gıbı sevışmeye hazırdı... • • • Uyku, bir ağaç gibi sarmıştı senı yeşil dallarla. So- luman sessız bir ışıkta ağaç gıbıydı. Gozlerın yumulu, kirpiklerın sulara sürtüyordu... Yorgo Seferis'tı kapıyı tıklatan... Dedi kı: "Bize yaşayalım diye verilen hayatı yaşadık..." Gölgesınin buyüyüp kuçuldüğunu gordu... Seferıs, Ümit Bağcı'nın şu dızelerını okusa ne ya- pardı: "Sevmıştım senı I Gözlennde dünyayı görür gibi I Duru pınarlardan su ıçer gibi I Ruhumun sesını dinler gıbı I Sankı başımda kavak yellerı eser gıbı" Sıyah saçlı, kapkara gözlü kız soluksuz baKiyordu adama... Maraton Gölu'nde bataklıklarda bağlanıp savrulan, kınk taşlar altında altı bin yıl önceyı arayan artık o adam değildi... Burada bıtmeyecektı denızın ve aşkın yapıtlan. Boy- nu kesık bir yıldız, Notre Dame'a bakmayacaktı gece yarısı sevışmelerını bolmek ıçın. Artık Erebos'a gon- derılmeyecektı kurbanlann başları... Kefelerı haksızlığı gösteren bırterazı, güçlü adımla- ra, sınırsız ısteğe. uyanık sevgıye yenık düşecektı... Sunaklar yıkılmayacak, dostluklar unutulmayacak, hurma yapraklan çamur ıçinde olmayacaktı. Kapkara gözlü, sıyah saçlı kız, sevışmeye hazır ma- vı bir vadinin ıçindeydi... • • • Şu geçen zamanda sensızlık bile senin değildir... Uzat ellerini, tut sımsıkı... Saçlarını savur rüzgârda. Denızle ıslat kırpıklerıni. Biryaşama sevincı yakala ba- kışlarınla. Yahya Kemal'ın bir guzel yırtıcı kuş gözle- rıni ara, belkı bulabılırsin. Som mucevher gıbı kan kır- mtzı, tırnaklannla aşka uzan çan seslerını duymadan... Umberto Saba'nın yumuşak ve hüzünlü sesıne ku- lak ver. Tudar Arghezi'yle buluşup fırtınalarla suruklen ay ışığına inat. O ıçını saran sarhoşlukla senin olmanı istiyorsan ıçi- nı yıyip bıtıren tüm acıları unut! Sunaklan yıkma, dostluklan unutma!.. Yalansız bir gece bıtmesin hıç... Ama bıttı... Kirpıkleri yenı uykudan uyanmış kız, o kapkara göz- lerıyle sevışmeye hazır mavı vadinin sonsuzluğunda ansızın kayboldu... Boynu kesık yıldız acaba şimdi neredeydi? Notre Da- me'ın çanı neden çalmıyordu? Yorgun adam ıse yoluna devam ederken Robert Bridges'ın sesi duyuluyordu: "Kim bırakmış senı serbest, kım I Gıdıyorsun... I Şım- dı gun ustumuzden çekilivermıştir. I Koyu gölgeler duşmuş, I Yıldızlar getırmiş beraberlennde geceyı, I Sıcak yaz gecelerinin göklerınde yıldızlar ı Bir zalim yalnız lık ıçindedır. I Ve milyonlarca göz eğılmış gök- lerden I Bakarken ıkımıze sadece, I Kım bırakmış, kim I Gidiyorsun..." Internet: http: // www.planet.com.tr/Xn E mail: Hikmet Cetınkaya (« Planet.com. TR ORİJİNAL KLİMA, KLİMADAN ÜSTÜNDÜR. Eğer bugünlerde bir split klima almaya karar verdiyseniz mutlaka orijinal ve akıllı olanını tercih etmelisıniz. Toshıba Split Klımalar, kompresörlerinden mikro bilgisayar çiplerine, fanlarından filtrelerine kadar robot teknolojisiyle Toshiba'nın kendi tesislerinde üretilir. Yani, bütünüyle O r i j i n a l ' dır. Işte Toshiba Split Klimaları benzerlerinden farklı kılan bu orijinal üstünlük, onunla yıllarca sürdüreceğiniz bir dostluğun da güvencesidir. Bugünlerde siz de bir split klima almaya karar verdıyseniz tercihıniz mutlaka orijinal ve akıllı bir klima olmalı... Toshıba olmalı. ' Üstelik Toshiba Split Ktimalar, şimdi çok uygun ödeme koşullarıyla yalnız yetkili satıcılarında... "Orijînal Ûstünlükler Akt't Carbon fıltresı sayesınde sigara ve yemek k'okulannı temızler Elektrostatık fıltresıyle, havada bulunabılecek tum toz, polen, kuf ve bakterılen yok eder Bilgisayar kontrol unıtesı, havanın nem oranını kontrol altında tutar Gücunu ve hızını ortamdakı ısı değışımlerıne gore otomatık olarak ayarlayan Inverter Sıstemı, maksimum enerjı tasarrufu sağlar. Dış ısı -10 °C'ye düşse bile ısıtma ışlevını yerıne getırır. T Û B K İ T E GEPIEL 0 I S T R 11 0 T 0 R 0 TOSHIBA DOMINOELEITRİKIİ E* »LETLERI S*K VE TİC. » $ 861 Sok No 72/603 • 35250 Konak-lzmır W (232) 441 42 00 (pbx) • Fax (232) 484 38 87 Akıllı Klima ljk« gakncı 01fcmalro prayom (ytktkss) Kofabsuz uınkton bmando m s m o «s Ü y zomon oyonoyu Hftnoi lirtkrrtdekrmlı 3imic*ıac4 uzakıaiknnnlo f h «nnııym fagyn SKazdEnıı tmabhrm
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle