03 Temmuz 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 19 HAZİRAN 1996 ÇARŞAMBA 14 KULTUR \ 10. Uluslararası İzmir Müzik Festivali Efes Antik Tiyatro'da gerçekleştirilen görkemli bir açılış konseriyle başladı Müzîkseverler Efes'te bulııştu EBRL KAŞLI İZMİR- Yüzyıllar önce muhteşem mimarisiylebirçok şenliklere sahne olan Efes AntikTiyatro sessizlığinı. 10. L'lus- lararası İzmir Festrvali'nin açılış konse- riyle bozdu. Çeşıtli uygarlıklann kültür sanat etkınliklerinin sahnelendiği antik ti> atroda öncekı akşam çağdaş Türk mü- ziğinin melodilen vükseldi Uluslararası İzmir Fesmali onuncu kez sanatseverlere "merhaba" dedı. On yıldıryerlı \e yabancı sanat dostunu Efes Antik Tişatro'nun büyülü yapısında bı- rarayagetıren festival, buyılnıcelikola- rak az fakat. nitelik bakımdan yoğun programıyla ses getirecek. İzmir Kultür Sanat ve Eğitım V'akfı (IKSEV) "nın. özveriylehazırladığı fes- tival dün^aca ünlü sanatçıları kentimize gelmesini sağlayarak. unutulmaz sanat şölenleri v aşattı Ray Charles, Joan Ba- ez,Jethro TulL Tanita Tikaram, Chris de Burgh, Sting \e Jan Garberek gıbı bü- yük ısımler daha öncekı festiv allerin ko- nuklan oldular. UçarsıTnun yapıtı seslendirüdi İKSEV onuncu yıl kutlamalan çerçe- vesinde çağdaş Turk bestelerinden olu- şan yeni vapıtları. müzik dünyasına ka- zandırmak amacıv la "Dr. Nejat F. Ecza- cıbaşı Llusal Beste Yanşması" gerçek- leştırildi. lkı yıldabırvapılarakgelenek- selleştirilmesi amaçlanan yarışmada. Hasan Uçarsu "Çığkklar, Anılar ve Kii- çük Bir Düş* adlı senfonık yapıtıyla bı- nncı oldu. Müzik eleştırmenleri tarafın- dan. modern yapısıyla tartışmalar yara- tacak bır beste olduğu belırtilen yapıt. festıvalin açılış konserinde tzmir Devlet Senfoni Orkestrası tarafından seslendi- nldi. 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren, İz- mir Valisi Kutlu Aktaş. Anakent Beledı- yesi Başkanı Burhan Özfatura ve dığer konuklann katılımıyla gerçekleştınTen açılış konseri öncesı İKSEV Yönetim Kurulu Başkanı Filiz Sarper bır konuş- mayaptı. Vakfın. tzmır'in külrürel \e sa- natsal yaşamına >enı bo>utlar kazandır- dığını belırten Sarper. uluslararası plat- (Fotoğraf: OZAN YAYMAN) ~W" "Tİuslararası İzmir Festivalionuncu kez sanatseverlere "merhaba' dedi. m I Başlangıcından bu yana yerli ve yabancı pek çok sanat dostunu Efes Antik • / Tiyatro'nun büyülü atmosferinde buluşturan festival, bu yıl nicelik olarak az, ama ^^*/ nitelik bakımından yoğun bir programla ses getirmeyi amaçlıyor. Festival, şef Rengim Gökmen yönetiminde tzmir Devlet Senfoni Orkestrasf nın konseriyle açıldı. fornıda tanınmış sanatçıları sanatsever- lerle buluşturmaktan memnunluk duv- duklarını \ urguladı. Efes Antik Kentı gı- bi tanhı bir mekânda düzenledikleri et- kınlıklerleTürkıye'nın \e İzmir'ın dün- v a çapında tanınmasını sağladıklannı da dile getiren Sarper. "Vakfimız.onyıl bo- >unca kendi sanatçılarımızı dünvanın dört bir tanından gelen i/lcyici \e sanat- çılarla birieştirdi. E\ rensel dostluğun ka- pılannı açtı. Çağdaş bir toplum için en önemli ilkenin. geniş bir sanat ortamı oluşturnıakolduğunu benimsedik. Festi- valle gurur duvalım, sahip eıkalım. Da- ha çağdaş bir kente, Türki\e'\e, hepsinin otesinde çağdaş kültür olgularıy la dona- tılmış bir gençliğe. kültür \e sanatla a>- dınlanmış tuplunıa ilerlemek için festh-a- le sahip çıkalım" dedı. Sarper'ın vaptığı konuşmadan sonra "1. Dr. Nejat F. Eczacıbaşı liusal Beste \anşması"nda ılk üçe gıren bestecılere ödüllen \erıldı. Yarı^mada bınncı olan Hasan Uçarsu'ya Valı Kutlu Akta^. ıkın- cı Nejat Başeğmezler'e Anakent Beledı- \e Başkanı Burhan Özfatura. üçüncü Server Acim'ede Şakır Eczacıbaşı ödül- lerini \erdı. Şef Rengim Gökmen yönetimindeki İzmir De\let Senfoni Orkestrası. Hasan Uçarsu'nun 12 dakikalık "Çığuklar.Anı- lar ve Küçük Bir Düş" adlı senfonik ya- pıtını başarıyla vorumladı. Bir sanatçı içın en büvük ödülün. vapıtının ulusla- rarası bir festivalin açılış korb>erinde ses- lendırılmesı oldıığunu belırten Uçarsu. IZDSO'nun yapıtını beklediğinden çok daha başanlı seslendirdığinı söyledi. Doğumunun 90. yılı nedenıyle Ulvi Cemal Erkin"nin 2. Senfonı'si de konser programı ıçinde seslendirildi. Erkin'in üçbölümden oluşan senfonisi, dinleyen- lerce büyük beğeni gördü. Geleneksel Türk müzığinin motiflerinden yararlanı- larak oluşturulan birinci bölüm. mevle- v i ayınlerinin mistik yapısının yer aldığı ıkinci bölüm ve köçekçe ile süren üçün- cü bölümden oluşan senfonın bıtimınde, dınleyenler İZDSO'yu ayakta alkışladı. Açılış konserinın sonunda Maurice Ra- vel'in "DaphneveChloe" 2 nolubale su- ıti yer aldı. İZDSO'ya. Ankara TRT Çoksesli Korosu da eşlık etti. Yaklaşık bin kişinın ızledığı festıvalin açılış konseri sanatseverler tarafından beğeni topladı. Maurice Bejart ve Tokyo Balesi Festıvalin, bugünkü programında yer alan Maurice Bejart\eTokyoBaiesi'nin de yoğun ilgi görmesı beklenıyor Dün- yaca ünlü bale koreografı Maurice Be- jart ve topluluğu Tokyo Balesi. İzmırli sanatseverlerle buluştu Türkive'de ılk kez gösterilerini sunacak olan Bejart'ın Tokyo Balesi. bu- gün saat 21.30'da Kültürpark Açıkhava Tıyatrosu'nda M. Ravel'in "Bolero*. I. Stravinsky'nin "Bahar Ayini" ve "Ateş Kuşu" balelerinı sahneleyecek. Japon dansçılardan oluşan topluluk. özgün ko- reografi, ses-efekt ve ışıktasanmını kul- landığı gösterileriyle büyük beğeni top- luyor. 1964 yılında kurulan Tokyo Balesi. bugünekadarBolşoy Tıyatrosu'ndanOl- ga Tarasova. Gürcü koreograflar Waf- tang Paliashvili ıle Zourab Kıkılatshvili ve Küba Devlet Balesı'nden Alberto Alonso'nun önderlığınde çalıştı. Bale re- pertuvanna önemli eserlerı katan toplu- luk, 1970 yılında sahnelediğı Carmen'le büvükçıkış yaptı. Maurice Bejart"ınyö- netıminde daha da büyük üne kavuşan topluluk. dogululuk ve egzotızmı katarak oluşturduğu yorumuyla eserleri dün- yanın çeşitli sanat merkezlennde sah- ne lıvor. Aspendos'Aida'yla sürüyor İstanbul Devlet Opera ve Balesi Aspendos Tiyatrosu'nda bugün "Aida"yı, cumartesi Leyla ile Mecnun"u sahneliyorgunu Kültür Servisi - İstanbul Dev let Opera ve Balesi. 3. Aspendos Opera ve Bale Festivali çerçevesınde bugün w Aida'" operaMnı sahneliyor. Habitat 2nın görkemli açılış törenine katılan. Habitat etkınlıklerı sırasinda ayrıca "Salome" operası ve "Spartaküs" balesınin başanlı temsillennı sunan İstanbul Devlet Opera ve Balesi"nin Aspendos Tiyatrosu'nda sahneleveceğı "Âida"da Z«hra Yıldız, Erol Uras, Jaklin Çarkçı. A>han Baran, Mete t'ğur. Kenan Dağaşan, Erkan Tezcan ve Işık İlter rol alıvor Vekta Kara'nın sahne\e koyduğu operayı, orkestra şefı Antonio Pirolli vönetıyor. Dekor ve kostümlennı ÖsmanŞengezer'ın hazırladığı ".\ida"da koroy u Gökçen Korav çalıştırmış Işık düzenını Ahmet Defne'nin yaptığı operanın koreografı ise Erdal VJğurlu'ya ait. Geçtiğımiz günlerde Aya Irinfde verdiği konserle 24. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali'nın açılışını yapan İstanbul Devlet Opera ve Balesi. Aspendos Opera ve Bale Festıvali'nde 22 haziran cumartesi günü de Ray Barra'nın koreografisinı yapıp, sahneye koyduğu "Leyla ile Mecnun" balesını sunuvor. Orkestra şefi Elşad Bagirov'un yönettiği iki perdelik balenın dekorlannı Erkut L'zelli, kostümlerinı AyşegülAle\, ışık düzenını ıse Ahmet Defne hazırlamış. "Leyla ile Mecnun"da. S. Balsanva'nın müziğıne Serap Meriç, Deniz Berge, Haldun Yedkan, Kerem Kuraner, Tatyana Egeli, Alkış Peker. Bahar Mdinlioğlu, Çiğdem Tezcür, Nil Berkan ve \lustafa Kargacı dans edı\or. 'Heprmiz dünya vatandaşıyız' Kultür Senisi - Halkının geleneksel kültürünü korumak ve dünya ile paylaşmak volunda gösterdıği çabalardan dolayı çeşitli ödüller almış olan, Güney Dakotalı Lakota Kızılderilisi Kevin Locke. Türkiye Bahaı Cemıyetı'nin davetlısi olarak Türkiye "de. Aralannda 1992'de Rio De Janerio'da yapılan Dün\a Zirvesi'nin de olduğu, 50'den fazla ülkede gösteriler v apan Locke. Amerikan yerlı kültürünün temsikisi olarak tüm dunyayı dolaşıyor. Kuzey Amerikalı Kızılderıli sanatçılar arasında en ünlülerınden biri olan Kevin Locke, Türkive turnesınin ilk durağı olan İstanbul'da, HABİTAT etkınliklerı kapsamında ünlü"Lakota Çember Dans' gösterisini sundu. Kjzılderilı sanatçı Türkiye turnesi kapsamında, Boğaziçi Unıversitesı Albert Long Salonu ve Bursa Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu'ndaki gösterilerinden sonra. dün de tzmir Kültür Park Ismet Inönü Sanat Merkezi'ndeydi. Gösterilerinde 'dünya vatandaşhğı' ılkesinı dile getıren Locke. dansıyla ve müziğiyle dünyanın güzelliğinı ve ınsan nıhunun sonsuz yaşam halkasıyla olan ilişkisini anlatıvor tnsanları banşa. sevgiye çağırarak 'dün> l a vatandaşhğı'nın önemini vurguluyor Bir asırkadar önce Povveshiek kabilesi tarafından yapılmış ve eşıne az rastlanır bır enstrüman olan 'Lakota flütü' ıle yery üzündekı bütün ınsanlann birliğıni dıle getiren Locke'un geleneksel çember dansı ıse insanlann bırliği ve tüm dinlenn uzlaşması üzerine kurulu inancın bir ifadesivdı. Dansta kullanılan 28 çember. bırliği temsil ederken çemberlenn siyah, kırmızı, sarı ve yeşilden oluşan dört rengi de dört yönü. dört mevsimi. dört rüzgân ve insanlığın dört ırkını simgeliyordu. Locke, dansın sonunda 28 çembenn rümünü bir küre şeklinde bırbirine bağlayarak izleyenlen evrensel değerlerde buluşmav a çağırı> or v e hepimızin aslında şu ya da bu ülke vatandaşi değil; •dünva vatandaşı" olduğumuzu anlatıyordu. Locke, bugün gösterisini Adana Büyükşehır Belediyesi Salonu'nda gerçekleştırecek ve barış çağnsını yıneleyecek. Aya Irini'de viyolonsel şölenî Kültür Senisi - Dünvanın önemli müzik merkezlerinde Leonard Bemstein. Zubin Mehta ve Giuseppe Sinopoligıbı şeflerle konserler veren vnolonsel sanatçısı Mischa Maisky. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali çerçevesınde yarın saat 19.00'da Aya İnni'de müzikseverlerin karşısına çıkacak. Sanatçıya pıyanoda Moskova'da gerçekleştirilen Çavkovskı Yanşması'nda "en r>i eşlikçi" ödülünü kazanan Daria Hmora eşlık edecek. Riga \e Lenıngrad Konservatuvarlan'nda eğitim gören Mischa Maisky. 17 yaşında ulusal • vıvolonsel yanşmasını kazanmasının ardından, 1966 vılındaÇaykovskı Uluslararası Yarışması'nda aldığı ödülle adını duyurdu. Moskova K.onservaruvarrnda ünlü vıyolonselcı Rosrropoviç'in öğrencısı olan sanatçı. ilk konserinı Carnegıe Hall'de. Steinberg'ın yönettiği Pıttsburg Senfoni Orkestrası ıle verdi. Sanatçının halen kullanmakta olduğu 18. yüzyıl yapımı Montagnana viyolonseli, bu konser sırasında bır hayranı tarafından hedıye edilmış. Bernsteın. Mehta. Sinopoli gibi ünlü şeflerle çalışan Maisky. çeşitli orkestralarla doldurduğu Bach'ın solo viyolonsel süıtlerı. Bach ve Beethoven sonatları. Schumann, Dvorak, Havdn. ?aaıusu İSTKNNL MİZİK KSTİVAIİ Çaykovski ve Elgar konçertolanyla admdan söz ertirirken. müzik eleştırmenlennin de beğenisini kazandı. Sanatçının ünlü orkestra şefi Michael Tilson Thomas yönetimindeki Londra Senfoni Orkestrası'yla yaptığı Şostakoviç'in iki konçerto kaydı çok başanlı oldu. Maisky'ye eşlik eden piyanist Dana Hovora. müzik eğitımine Paris Ulusal Müzik Konservatuvan'nda başladıktan sonra piyano ve oda müzıği dallarında çeşitli varışmalarda ödüller kazanmış. Bunİardan biri de Moskova'da aldığı "en ıvı eşlikçi" ödülü. Maısky-Hovora ıkılısınin bu akşamkı resitalı, vıvolonsel dağarcığından sıradışı bir program içenyor: Beethoven"ın 7 çeşitlemesı, Schubert'in arpegionne adlı gitara benzer bir çalgı ıçin yazdığı. sonradan viyolonsel repertuvannın bilinen yapıtlanndan biri halıne gelen "Arpegionne Sonatı". günümüzde daha çok cokal. keman \eya v iyolonsel gibi yaylı çalgılarla yorumlanışını duyduğumuz, Rachmaninof un ünlü u Vocalise"i. Şostakoviç'in, sadehk ve müzıkal yapısındaki yenilikçi zerafetle olgunluk döneminin en başanlı yapıtlanndan biri sayılan Re mınör tondakı viyolonsel ve pıvano sonatı... Vıyolonselin şiirini dinlemek isteyenler ıçın! Rumelihisan'nda 'gospel' konseriKültür Servisi- 9. Uluslararası Yapı Kredi Festivali'nin tstanbul'u kapsayan etkinlıklen bu akşam. Stars of Faith Gospel Toplulu- ğu'nunsaat 21 30da Rumelı Hisa- n Müzesı'nde vereceği konserle so- na eriyor. Dünvaca ünlü Stars of Faith'in 1950'lerde üvesi oldukları ünlü Clara VVard grubu. gospel söyle- me geleneğınin varattığı en ıyi ekıplerden bırı olarak dikkat çeki- >or. 1958'de kuruluşlannın ardın- dan. kendılerıne özgü stilleri ve çok yönlülükleriyle tüm dunyada se> ır- cı\ ı etkılediler Müziklennın teme- li. dıni ınançlar ve adlanndaki 'fa- ith' (inanç) sözcüğü. topluluğun kendisini inançlarına gerçekten adamış olduklannı gösteriyor. Stars of Faith, 4 kıtada 50'yi aşkın ülke- ye vaptığı turnelerde en çok seva- hat eden gospel grubu olma özellı- ğini de taşıyor. Grubun seslendırdi- ği k Oh Happy Day", 'Go Down Moses', 'Swing Low Sweet Cha- riot", 'Down B> The Riverside', 'Motherless Child*. 'Nobody Knows', 'Amen', 'Glory Glory Hallclujah". 'How I Got Över' gi- bi gospel repertuvarlannın en ünlü yapıtlan arasında yer alıyor. Stars of Faith. 9 Uluslararası Ya- pı Kredı Gençlik Festivali kapsa- mında 23 haziranda da Çeşme'de müzikseverler karşısında olacak. DEFNE GOLGESt TURGAY FİŞEKÇİ Unter den Linden "Nar" dergisınin Mayıs-Haziran 1996 tarihli doku- zuncu sayısında Celal Nuri'nin "Kutup Söyleşile- r/"nden başlıkh güncesınin "Berlin, 1 Temmuz 1913" tarihli "Utanç Duygusu" başlıklısının aıtındaşu ilgınç saptamalara rastladım. "Brandenburg Kapısı'ndan birkaç dakıka, şaşkın şaşkm, Unterdenlinden 'e baktım. Yerkürenın en du- zenli, en geomethk, en temiz anayolu. Otomobiller şimşek hızıyla gidip geliyor, yahut akıyor. Halkta ola- ğanüstu bır canlılık var. Herkes mutlu durumda. Şe- hır son tarzda yapılmış bır makine gibi işlıyor. Dük- kânlarda şaşırtıcı bıralışvenş olduğu anlaşılıyor. Her şey yeni, her şey temiz." Ardından "3 Temmuz 7973"tarihligüncededeşun- lar söyleniyor: "Gece yansına doğru oradan çıktık. Yollar gün- düzden daha kalabalık ve aydınlık. Halk gezınıyor ve eğleniyor. Halka açık yerler ağzına kadar dolu. Hava da fena değıl. Bınlerce elektrik feneri, asfalt cadde- ye yansıyor, medeni veya teknik serv-i sfmınler mey- dana geliyor." (Çevrimyazı: Ibrahim Demirci) Bertın üstüne yazılmış hemen tüm kıtaplarda ken- tin en ilginç yerlehnden biri olarak Unter den Linden (Ihlamurlar Altında) caddesınden söz açılır. Oysa gü- nümüzde bu cadde. yukarıdakı satırlarda betımlenen havasından çok uzaklardadır. Ne canlı kaldırımlar, ne eğlence, ne kültür. Hatta ilgınç sayılabılecek bir şe- . ye rastlamak bıle güçtur. Pekı nasıl oldu da bu güzel kentle bırlikte bu güzel cadde de böyle bır yok oluş yaşadı? Berlin, 1871 'de ulus-devlet olan Almanya'nın baş- kentı olduğunda büyük bır sanayi ülkesinin de mer- kezi olmuştu. Kentın gelışım çızgılerı ''79. Yüzyılın Başkenti Paris"te koşutluklar taşıyordu. Saray-kent Versailles karşılığı Alman krallarının oturduğu Pots- dam, Boulogne ormanı karşılığı Tiergarten vb. Unter den Linden caddesinın de Parıs'in en ünlü caddesı Champs-Elysees'ye karşılık düştüğü söylenebılır. 20. yüzyılın başlarında sanayi zengıni Almanya, Fransa ve ingiltere'yle başa baş güce erıştığinde, Berlin de Paris ve Londra düzeyınde görkemli bir kent olmuştu. 1914-1918 birıncı paylaşım savaşı, bu yapıyı de- ğiştirmedi. Fransa ve Almanya sınırlarında büyük ka- yıplar verse de Eluard'ın ciğerlerı zehirti gazla yıkı- ma uğrasa, Apollinaire savaştan kafasında bir kur- şunla dönse de Paris ve Berlin zarargörmedi. O gör- kemli büyük kent yaşam kültürü sürdü. 1919'da Almanya'da yönetim biçiminin cumhuri- yete dönüşmesi, güçlü sol partiler, daha çok özgür- lükler Berlın'i daha da canlandırdı. Bu yıllarda görü- len yüksek enflasyon bile kentın neşesini kaçırmaya yetmemışti. 1924'te Berlin'eyerleşen Brecht, "Kentte Oturan- lannElKitabı"adlı birdizi şıırinde, kentın bu görkem- li çekiciliğınden hiç etkilenmemiş, yaklaşan kıyame- ti görürcesıne, "Ört /z/er/n/"dıye yazmıştı. Berlin'in parlak yılları 1933'te Nazilerin hükümet olmasıyla son buldu. Bob Fosse'un unutulmaz filmı Kabare'öe (1972) olduğu gibi, kent sokaklan zorba- ların eline geçtı. Ardından savaş yılları. Bu kez savaş Berlin yok olana dek sürdü. Savaş bittı, ama Ber- lin'dekı savaş bıtmedi. ikıye bölünen kent, bu kez iki dünyanın da vıtrını oldu, ama Berlin'in soluk yüzüne renk gelmedı. Kentin ötesınde ınsanlar, beyınler ış- gal aitıedaydı^Vürıplere konacak^eğerlt^jarcsl^r.. otuşturuldu. Batı'ya Bertın Filarmoni Bınası, Dogu'ya 365 m. (Boğaziçi Köprüsü'nün ayakları 165 m.) yük- seklikte televızyon kulesı, hem de karşıdan görüle- bilmesi içın kentın en merkezi yerıne. Bizim Taksim alanına böyle bır kulenın yapıldığını düşünebiliyor musunuz? Amaç ışlevsellıkten çok sımgesel. 1962'de Türkiye Işçı Partisı'nın yeni kurulduğu, ül- kemizde, özellikle de aydınlar arasında güçiü bir sol rüzgânn estiği günlerde Berlin'e bu coşku ıçinde ge- len ıkı Türk aydını, kentin bungunluk vericı ortamına dayanamayarak ikincı gun kenti terk ederler. Berlin bugün, yıtirdiğı uzun yılları gerı kazanabılme çabası içinde. Kent ve yaşam kültürlerı, saksıda çi- çekler gıbı kolay yetışmiyor. Birkaç kuşağın gelip geçmesı gerekiyor oluşup yerleşebılmesi ıçın, bir de insanlan yaşama sevıncinden uzaklaştıracak şeyle- rin olmaması. Ama o eski tat yok kı kirazlarda Bir kerre yitirmiş halkım neş'esini... Pandora Kitabevi'nden 'Türkiye' kitap kataloğu Kültür Servisi- Pandora Kıtabev i. Türkive üzerine vayımlanan kıtaplan bir arada bulmak ve takip etmek zorluğunu aşmak üzere "Books On Turkev" (Türkiye Üzerine K.itaplar' kıtap kataloğu hazırladı. Katalogda yer alan kitaplann tamamı İngılızce olup Bizans. Osmanlı, Cumhurivet Dönemı. İslam. Fotoğraf. Mimarlık, Arkeoloji. Sanat ve Edebiyat olmak üzere 8 ana başhkta toplanıyor. Katalog her yıl haziran ve aralık aviarında olmak üzere iki kez >a>ımlanacak. Aynntılı bilgı ve katalog 293 24 14 no'lu telefondan saSlanabihr. K Ü L T Ü R • Ç İ Z İ K KAMİL MASARACI
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle