03 Temmuz 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
•9 EKİM 1996 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA EKONOMI Atatürk Havalimanı'ndaki tüm hizmet birimleri parça parça elden çıkanlıyor DHMTnin yalnızca adı kaldıCANAN SOYSAL Geçen yıl 9 tnhon lira kir eden Devlet Ha\a Meydanları İşletmesi (DHMİ). tasfıye edilıyor. Atatiirk Ha\alimanı ndakı temizlik ışlerinın \rı Temızlik adında caşeron bır şirkete \enlmesiyle başjavan tasfiye. danışma \e C Terminali'ndekı teknık hizmetlerin STFA şirketıne. itfaıye hizmetlerinin belediyeye. lokal işletmeciliğinin tstanbul Ha\ayollan"na \e yemek hizmetlerinin de Onur Air şirketine verılmesivle de\am etti. Konuyla ılgili açıklamalarda buîunan Birieşik Taş.ımacılık Çalısanlan Sendikası Genel Sekreten Sülevmarı Eryılmaz. son olarak trafik hizmetlennin tümüyle Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'ne devrinin gündeme geldığini belirterek. bunun DHMl'vi tasfive etme giris.imlerinın somut bır göstergesı olduğunu ifade etti. Trafik hizmetlerinin devn \e geri kalan hizmetlenn taşeron firmalara verılmesiyle DHMİ'nın tasfive edilmek ıstendığıni öne siiren Eryılmaz, daha sonra da trafik hizmetlennin özel şirketlere de\ redileceğıni öne sürdü. DHMf'nın tasfiye edilmesinin başka bır somut göstergesinın 28 Ağustos 1996 tarih ve 227 41 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüge giren Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nde kim nereyi kaptı? "Havaalanlan Yer Hizmetleri \ önetmeliği" olduğunu ifade eden Eryılmaz. s.öyle konuştu: "Dahaönceki yönetmeliğin sommluİuk başlığı altındaki 5'inci maddesi Bu vönetmelikte \er alan hükümleri jerine getirmekten DHMf. \er hizmetleri kuruluşlan \e ha\a taşı> ıcıları sorumludur' demektedir. Ancak yeni >önetmeüğin sorumluluk başlığı altındaki 6'ıncı maddesi 'Bu yönetmelikte >er alan hükümleri yerine getirmekten Havaalam işletmecileri. >er hiznıetkri kumluşları ile ha\a taşıyıcıları sorumludur" demekte. Yönetmeliğin bö>le değiştirilmesi havaalanı işletmeciliğinin DHMİ tarafından değil özel şirketler tarafından vapılmasının önünü açmak içindir" Diğer uygulamalara da deginen Eryılmaz. temizlik işlenni üstlenen An Temizlik firmasında çalışanların 24 saat hizmet gördüklerini. 12-14 milvon lira ücret aldıklarını \e hiçbir sosval hakları bulunmadığını belirterek. aynı işi yapan DHMİ çalışanlannın ıse 28 milyon lira ücret aldıklarma ve sosyal hakları bulunduğuna dikkat çekti. STFA ş.irketinde çalışanların ıse 13-20 milyon tira arasında ücret aldığını kaydeden Eryılmaz. aynı işi yapan DHMt personelinin ücretinin ise 33 milyon lira olduğunu ifade etti. Personele ait sosyal tesislerin aylık 10 milyon lıra gibi komik birrakamla Istanbul Havayollan'na kiralandığını sö\le\en Enılmaz. Onur Air şırketinin kullanımına izın verilen yemek bınasından ise kira alınmadığını kaydetti. Eryılmaz. sözlerine şöyle devam etti: "Bürtin bunlann yam sıra Yap-İşlet-De\ret modeli ile yeni bir dış hatlar ternıinali yaptınlacak ve tüm dış hatlar hizmetleri bu yeni binada > apılacak. Bö> lece dış hatlar terminalinin tüm gelirleri açılan ihaleyi kazanan şirketin kasasına girecek. Personeli taşıyan senislerin özelleştirilmesi için ihale açılmış. İ cretsiz ulan servislerin ücret karşılığı olacağı belirtilivor."* Mis Süt'ün Ankara'daki keyfi tutumu üretimi durma noktasına getirdi SEK'te sözleşme çiğnenîyor TAHSİN AKÇA Özelleştırilmesi üretim ve istihdam açısın- dan fi\ askoyla sonuçlanan Süt Endüstrisi Ku- rumu (SEK) işletmeleri. satış sözlesmelerin- deki belirsızlik nedeniyle keyfi uygulamala- ra sahne oluyor. Mıs Süt'ün 110 mılyar lira ödeyerek satın aldığı SEK'in Ankara Lala- han'daki tabrikasmda üretımin yüzde 90'ını gerçekleştıren pastörize süt ünıtesı. aynı şir- ketin Burdur'daki dığer süt fabrikasına nak- ledildı. SEK'in Eskiş,ehir'deki diger fabrika- sını ise Mıs Süt'ün ortağı olan Nestle firma- sının ışletmeye başladığı öğrenildi. Satıs. sözleşmesinde yer alan. borcun ta- maırıınınödenmesı halinde yatınmcının"İ l re- timle ilgili olmavan" taş.ınır \e taşınmazla- n kıralayabıleeeğı ya da devredebıliceğine ilişkın maddesinea>kın davranıldığını belir- ten Kamu Işletmelerini Geliştirme Merkezı (K.IGEM) vetkılilerı. sözleşmelerde nakılle ılgili bır düzenleme olmadıgını. ayrıca kural olarak üretımin satı^ın yapıldığı kişı tarafın- dan sürdürülmesı gerektiğini kaydettiler. Lalahan'da üretımin durma noktasına geî- diğini kaydeden KİGEM Genel Sekreter Yar- dımcısı INlehmet .\li Candan. üretımin dur- masi halinde heryıl ıçin alınan yüzde 10'luk tazminatında göstermelikhalegeldiğiniifa- de etti. Candan. Lalahan tesisınin zaten de- ğerının çok altında satıldığını da belinerek. •*Tesis 110 nıilyara satılmışft. İ'retimedevam SEK'in özelleştirilmesi geçmişte >oğun protestolarla karşılanmıştı. edilnıernesi halinde 3 > ıl için alınacak toplam tazminat sadece 33 mih ar lira. O> sa tesisin >al- nızca hurdahklannın 40 miiyar liraya satıldı- ğını biliyonız. Özelleştirme İdaresi Başkanlı- ğı neden \ üzde 10 gibi komik bir kıstas getiri- \or? Bu sadece elden çıkarma mantığının bir sonucudur'dedı. Candan. ^mdiyedekÖlB'ye yaptıklan basvuruların hiçbırisine yanıt ala- madıklarını sözlerine ekledi. Öz Gıda-iş Sendikası Genel Sekreten Agah Kafkas ise satış sözleşmelerinde öretımın mıktan ve hangı şartlarda yapılacağı konusun- da kesin ıfadelerin veralmamasının kamuovu- nu yanıltma amacı taijidıgını belirtti. Kafkas. ÖtB'nın satış sonrası sonuçlann takibini ye- terli ciddiyetteyapmadığını kaydetti. Lalahan'da üretimin durmasıvla ilgili so- rularımızı yanıtlayan Mis Süt Genel Müdür Yardımcısı Selçuk Vener ise 1 yıl önce satın aldıklan Lalahan. Izmir. Burdur ve Eskişehir tesislerinde bakım ve onanm çalışmalannın daha önceden oldukça ıhmal edildiğini, ye- nileme çalışmalarırnn ise Burdur fabrikasfy- labaşlatıldığım ifade etti. \fefier. üretimin ye-' nileme çalışmalan nedeniyle geçici olarak durdurıılduğunu sav undu. TİM-Ayfer Yılmaz görüşmesi İhracatçıya yine 'vaat'Ekonomi Servisi- Hükümet ihıacatçı- ya yine vaat yağdırdı. Türkiye Ihracatçı- İar'Meclısı'yle istanbul'dabirarayagelen Devlet Bakanı A\fer Vılmaz. toplantıda ıhracatçıların gümrüklerden ve dahili iş- leme rejimınden kaynaklanan sorunlarının elealındığını belirterek. "CümrükKanu- nu'ndan kaynaklanan bölümler için tasa- n\a >apılması düşünülen bazıeklemeler tes- pit edildi. A\ nca bazı tebliğlerde oluşan aksamaların giderilmesine karar vtrildi. Gümrük başmüdüriüklerinin de karılımı> - la gümrüklerdeki çokbaşlılık da sona ere- cek"dedı. Yılmaz. Gümrük Kanunu'nun ilgili komisyonun gündemindeılksıradaveral- dığını vurgularken ıhracatçılann önemli sorunlanndan biri olan KD\' iadelerinin za- manındaalınamaması konusunda ise "Ka- pıkule'den çıkan orakın a\nı anda güm- rük idareleri ve »ergi dairelerine ulaşma- sı sistemiyle geçikmeler önlenecek" dedi. TİM Başkanı Okan Oğuz ise gümrük- lerdeki sorunlar en ınce aynntısına kadar elealındığını. KDV iadesindekigecıkme- lerdedeözel sektördevletgüvenının sağ- lanması konusunda önemli adımlaratıldı- ğını vurguladı. BENCE IZZETTIN ONDER Kapitalizm Lüksü Çok dar sayıda istisnayı bir tarafa bı- rakırsak, günümüze kadarki uygulama- ların bilgi dağarcıgımıza kazandırdığı verilere göre iki temel ıktisadi sistem söz konusudur. Emek dışındaki üretim araçlarının (hatta çoğu koşulda emek de dahil olarak) mülkiyet biçimine gö- re, sistemler kapitalist ve sosyalist di- ye ikiye ayrılır. Bunlardan hiçbirı do- ğal olmadığı için hiçbirı doğal bir sis- temden sapma da değildir! Her ikisi de avantaj ve dezavantajları ile birer eko- nomik sistemdir. Durmadan değişen dünyamızda bunlardan hiçbirı mutlak zafere ulaşmış olmadığı gibi hiçbiri de mutlak yenilgiye ugramış değildir! Önemli olan arnaçlardır ve sistemsel işleyiş sonuçlannı değerlendirirken kul- landığımız ölçütlerdır. Türkiye, hem kendi sistemi hem de yakın ilişkiler içınde bulunduğu sis- temler itibariyle kapitalist bir uygula- ma içindedir. Bu nedenle hem iç dina- mikler hem de ekonomi üzerinde et- kili olan dış dinamıkler kapitalizmın ku- ralları çerçevesinde çalışmaktadır. Bu kuralları, giderek güçlenen sermaye beliriediği için sistem de adını buradan almaktadır. Sermayenin iç çatışmala- rı ve bazen de sıstemı kurtarma çaba- ları ile verilen tavizler, görüntünün net- leşmesini engellemekle beraber, sonuç fazla değişmemektedir. Bir yandan ekonomide farklı üretim faktörleri ol- duğunu ileri sürmek, diğer yandan sis- temin adını dahi üretim faktörlerinden sadece birinden esınlenerek oluştur- mak ve ondan sonra da özgürlük ve liberalizmden söz etmek oldukça dü- şündürücüdür! Özgürlük ve liberalizm, karşısına çı- kılamayacak ya da yadsınamayacak kavramlardır. Ancak Türkiye gibi geliş- mekte olan ülkelere baktığımızda, nü- fusun giderek daralan bir bölümü. ül- kenin giderek daralan bir parçası, mil- li gelirin giderek büyük bir bolümüne kavuşurken (üretirken değil), aslında nü- fusun diğer bölümlerini, ülkenin diğer bölgelerini harcamaktadır. Sermaye sahiplerinin alanı daraldıkça, yaratılan artık değerin gide r ek daha büyük bir bölümü tüketime tahsis ediliyor, yani israfediliyor. Bu israfı kurutmaya ve böy- lece oluşturulabilecek kaynakları hal- kın lehinde kullanmaya ise kimsenin gü- cü yetmez. Çünkü bu asıl güç, teme- lini ve meşruiyetinı sistemden almak- tadır. Ekonomik sınırlann kapaiı olduğu dö- nemlerde, yatırım adı altında ikinci sı- nıf sanayi kurmanın rüyası. ışlerciddi- ye binince çözüldü. Ancak sonuçta bu tür kararlan alan ve uygulayanların teşhir edilmeleri yerine, Türk sanayiini kurtarma şovenliği sergilendi. Bu bir lüks idi. bugün bu lüksün bedelini çok ağır ödüyoruz. Dünya Bankası / IMF kapılarında sürünerek, belki de onla- ra karşı bir güç olabilir mi endişesi ile olmadık hakaretlere ulusumuzu maruz bırakarak bu lüksün bedelini ağır bir bi- çimde ödüyoruz. Belki dedış politika- nın ekonomisinin bu açıdan işlenme- si çok öğretici olabilir. îşin acısı, bu lüksün bedelini de hak- kaniyet kurallarına göre ödemesi ge- rekenler değil de, bu lüksü omuzların- da yükseltenler ödemektedir. Herhal- de bu da liberalizmin bir fazileti olsa gerek! Niçin bu lüksü yaşadık? Çün- kü kararları, gerçek anlamda demok- ratik yollardan ve tüm halkın ve ülke- nin yararları doğrultusunda alamadık, sermayenin çıkan doğrultusunda bu ka- rarlara, hem de büyük bircoşku ile iş- tirak ettirildik. Burada hata onlann uya- nıklığında değil, bizim mahmurluğu- muzdadır. Bu mazereti medya ile fa- lan da geçiştiremeyiz. Burada da ufak çıkarlar gözümüzü boyadı. Bizzat Dünya Bankası'nın yapmış olduğu araştırmalar, aşırı borçlu ülke- lerde birikim oranının düştüğünü gös- termektedir. Maalesef bazı yalpalama- lar dışında, Türkiye de genel hatları ile bu ülkelerarasında yeralmaktadır. Bu- nun anlamı, bugünkü lüksün bir bö- lümünün gelecek nesillerin kaynakla- rından sağlandığıdır. Gelecek nesillerin kaynaklanna, bu- gün zor bela ayakta durmak için ya da bizzat bu kaynaklarla gelecek kuşak- lara mutlu ufuklaroluşturmak için baş- vurmuyoruz. Bu kaynaklara, bir bölü- mü ile bugünkü lüksümüzü ve israfı- mızı finanse etmek için başvuruyoruz. Burada da işin acısı. bugünkü lüksü ya- şayanlar, kendi gelecekteki uzantıları- nın kaynağına değil, fakat yine bugün sıkıntı çekenlerin uzantılarının kayna- ğına el atmaktadır. Bu da herhalde ne- siller arası liberalizmin bir fazileti olsa gerek! Gerçek anlamda sosyal demokra- sinin çözmesi gereken birinci sorun bugünkü lüksü kaldırmasıdır. Çözüm bekleyen ikinci sorun ise bırakalım lük- sü biryana, girişilmesi gereken yoğun birikim faaliyetinin külfetinin de hem bu- günkü nesilde hem de nesiller arasın- da hakça dağıtılmasıdır. Bunun yolu ise bence kararların, sermaye liberalizmi yönünde ve sermaye doğrultusunda değil, fakat demokratik olarak alın- masıdır. Bu nasıl olur konusunu ise hep beraber düşünüp ileriki günlerde tartışalım. Kömürün külü de sorun oldu G HÜLYA <3ENÇ Cumhurıyet Gazoe 7ufKocaû Cad 39/41 CagaıoQ!u ')S TA/MBUL TEL 512 O5 05 FAX 5J4O7 5 1 O kurumuzun şikâyetini ilettiğimiz Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Orhan Alpsoy, Merve Madencilik'le hiçbir bağlantıları olmadığını vurgulayarak söz konusu şirketin belediyeye aıt bina ve depoyu kullandığı için böyle bir izlenim yaratılmış olduğunu dile getirdi. Yanlış anlaşılmaya meydan vermemek için kira sözleşmesini iptal ettiklerini bildiren Alpsoy, "Bu durum haksız rekabete neden oluyordu" diye konuştu. Belediyenin kömür satışı yapan bütün işyerlerini denetleme yetkısı bulunduğunu belirten Alpsoy. istenilen kalite ve standartta kömür satmayan yerler hakkında işlem yaptıklarını bildirdi. Okurumuz Fikret Eibaşı'nın sözünü ettiği kül ve taş oranı yüksek olan kömürden numune alabilmeleri halinde, gerekli tahkikatı başlatacaklarını vurgulayan Alpsoy, Merve Madencilik'in külü toplama sorumluluğunu yerine getirmemesi ile ilgili olarak belediyenin yapacağı hiçbir şey olmadığını söyledi. Merve Madencilik ise "şirket el değiştirdi" gerekçesiyle önceki yönetimin yarım bıraktığı işleri tamamlamaktan kaçınıyor. Oysa ki mevcut kurumsal yapılanma sürdüğü için Merve Madencilik'in böyle bir eçen yıl Üsküdar Belediyesi tarafından iyetkili kılınan Merve Madencilik'ten, 35 ton kömür aldık. Kömürün 25 tonunu 1995 Eylül'ü sonunda, 10 tonunu aralık ayı sonunda teslim edeceğini bildiren Merve Madencilik yetkilileri, imzaladığımız sözleşme gereği, kapıcının eğitilmesi, yükleme hariç külün taşınması, daimi müşavirlik hizmeti ve bacanın temizlenmesi işlerini üstleneceklerini açıkladılar. Aralık ayında teslim edilen 10 tonluk kömürün ilk etapta gelen kömürle aynı kalitede olmadığını görmemiz üzerine, ilgili firmayı defalarca uyardık. Ama bizim şikâyetimizi dikkate alan olmadı. Bu nedenle 1996 yılı kömürünü başka firmadan almaya karar verdik. Merve Madencilik'ten de sözünü yerine getirmesini ve biriken külleri teslim almasını istedik. Buna karşılık yetkililer, Merve Madencilik'in el değiştirdiğini, yeni şirketin geçmiş sözleşmelere bağlı kalmayacağını söylediler. Bu durumda ne yapmamız gerekiyor. Fikret Elbaşı/İSTANBUL gerekçenin ardına sığınması mümkün değil. Eski yönetimin vaat edıp. yarım bıraktığı hizmetleri şirketi devralan yönetimin tamamlaması gerekiyor. Merve Madenciiik'le yaptığımız ilk görüşmeierde aynı gerekçeyi bize de ileri süren şirket çalışanları. sonunda konuyu yönetime bir kez daha ileteceklerini söylediler. Bu arada şirket ortaklarından Mustafa Taşçı ile yaptığımız görüşme ise başka bir havada geçti. Taşçı, yeni şirketin eski şirketin yarım bıraktığı işleri tamamlamayacağı yönünde hiçbir açıklama yapmadığı gibi söz konusu sorunun kolayca çözülebileceğini iddia ediyordu. Bir iki gün içinde şikâyet konusu olan külün taşınacağını söyleyen Taşçı'yla daha sonra görüşme şansımız olmadı. Aradığımızda sekreten aracılığıyla külün taşınacağı mesajını gönderen Taşçı. belli ki bu konuda pek aceleci davranmadı. Taşçı'yla görüşmemizin üzerinden bir hafta geçmesine karşın kül hâlâ taşınmamış olduğu için tekrar Merve Madencılik'i arayarak nakliye işleri ile ilgilenen çalışanlarla görüştük. Kendilerine yönetimden "külü taşıyın" şeklinde bir açıklamanın henüz gelmediğini bildiren şirket çalışanları, bu konuda araştırma yapacaklarını söylediler. Birkaç kez daha telefon ettikten sonra nihayet hafta sonunda Merve Madencilik sözünde durdu ve külü taşıdı. • Aprido'nun jesti sevindirdi M evsım sonu tenzilattan Bodrum Aprido magazasından bir siyah bikini aldım. Denize girdikten kısa bir süre sonra iki parçanın farklı tonlarda olduğunu gördüm. Bodrum'daki magazaya bildirdim. Bikiniyi deöıştıreceklerini. ancak ellerınde yeteri kadar çeşit kalmadığını belirten yetkililer, Istanbul Akmerkez'deki mağazalanndan da değiştirebıleceğimi söylediler. Mağaza sorumlusu Mine Karaca önce tenzilat döneminde değiştirme yapamayacaklarmı ifade ettilerse de daha sonra şirket sorumlusu Sayın Ertan Özder ile görüşerek değiştirmeyi gerçekleştirdi. Gösterdiği duyarlılıktan otüru Aprıdo'ya teşekkürler. Lütfiye Eroğlu SODA SANAYİİ A.Ş. YÖNETİM KURULU BAŞKANUĞI'NDAN BİLDİRİLMİŞTİR Şirketimfz Yönetım Kurulu 1.10.1996 gün, 29 sayılı kararı ile Ola- ğanüstü Genel Kurul'un 31.10.1996 Perşembe günü saat 10.00'da Barbaros Bulvarı No: 125 Camhan, Beşiktaş / Istanbul adresin- de aşağıdaki gündemi görüşmek üzere toplanmasına karar ver- miştır. Sayın pay sahiplerinin bizzat veya yetkiyi haiz temsilcileri vası- tası ile toplantıya katılmalan rica olunur. GUNDEM: 1. Başkanlık Divanı'nın teşkili ve Divana Genel Kurul adına top- lantı zaptını imzalama yetkisi verilmesi, 2. Esas mukavelenin sermayeye ilişkin 6. maddesinde yapılan değişikliğin onaylanması. 3. Yıl içinde ayrılan Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyeleri- nin yerine yapılan atamaların onaylanması. SERMAYE YENİ ŞEKİL Madde: 6 Şirketin Sermayesi 3.366.000.000.000.- (Üçtrilyonüçyüzaltmışaltımilyar) Türk Lirası'dır. Bu sermaye her biri 1.000.- (Bin) lira nominal değerde hamiline yazılı I. Tertip 17.000.000.-, II. Tertip 11.000.000.-. III. Tertip 9.750.000.-. IV. Ter- tip 10.250.000.-. V. Tertip 16.000.000.-, VI. Tertip 40.600.000., VII. Tertip 78.400.000.-. VIII. Tertip 72.000.000.-. IX. Tertip 149.900.000.-, X. Tertip 202.100.000.-. XI. Tertip 48.000.000.-. XII. Tertip 275.100.000 XIII. Tertip 569.900.000 ve XIV. Tertip 1.866.000.000 olmak üzere toplam 3.366.000.000 paya bölünmüştür. Yönetim Kurulu'nun kararı ile pay senetleri müteaddit payları ihtiva eden küpürier halinde bastınlabilir. Eski sermayenin 59.000.000.000.- (Ellidokuzmilyar)Türk Liralık kısmı nak- denödenmişolup. 186.697.920.- (Yüzseksenaltımilyonaltıyüzdoksanye- dıbındokuzyüzyirmi) Türk Lirası portföyümüzde bulunan iştirak hisseleri- nin satışından doğan kârlardan 9.750.000.000.- (Dokuzmilyaryediyüzel- lımilyon) Türk Lirası TTK'nun 146-151 ve 451 'nci maddelerinegöre Krom- san Krom Bileşikleri Sanayii ve Ticaret A.Ş.'nin tüm aktif ve pasifiyle kül halinde devir alınmasından 100.696.994.- (Yüzmilyonaltıyüzdoksanaltı- bindokuzyüzdoksandört) Türk Lirası 1987 yılına ait ihtiyat akçelerinden karşılanmış, 1.049.007.750.434.- (Birtrilyonkırkdokuzmilyaryedimilyon- yediyüzellibindörtyüzotuzdört) Türk Lirası amortismana tabi iktisadi kıy- metlerin yeniden değerlemesi sonucu oluşan fonlardan, 381.954.854.652.- (Üçyüzseksenbirmilyardokuzyüzellidörtmilyonsekizyüzellidörtbinaltıyü- zelliki) Türk Liralık kısmı iştiraklerden alınan yeniden değerleme artış fo- nundan 3332 sayılı kanunla değışik V.U.K.'nun mükerrer 298'inci mad- desi hükmüne göre sermayeye ilave edilerek ortaklara paylan oranında bedelsiz olarak dağıtılmıştır. Bu kez arttırılan 1.886.000.000.000.- (Birtrilyonsekizyüzaltmışaltımilyar) Türk ürası'nın 713.233.343.150.- (Yediyüzonüçmilyarikiyüzotuzüçmilyo- nüçyüzkırküçbinyüzelli) Türk Liralık kısmı amortismana tabı iktisadi kıy- metlerin yeniden değerlemesi sonucu oluşan değer artış fonundan 1.152.766.656.850.- (Birtrilyonyüzelliikimilyaryediyüzaltmışaltımilyonaltı- yüzellialtıbinsekizyüzelli) Türk Liralık kısmı ise iştiraklerden alınan yeniden değerleme fonundan karşılanmış olup, 3332 sayılı Kanunla değişik V.U.K. 'nun mükerrer 298'inci maddesi hükmüne göre sermayeye ilave edi- lerek ortaklara payları oranında bedelsiz olarak dağıtılacaktır. VEKÂLETNAME Hissedarı bulunduğum Soda Sanayii A.Ş.'nin 31 Ekim 1996 tari- hinde Barbaros Bulvarı No: 125 Camhan, Beşiktaş/istanbul ad- resinde saat 10.00'da yapılacak Olağanüstü Genel Kurul Toplan- tısı'nda beni temsil etmeye ve gündemdeki maddelerin karara bağ- lanması için oy kullanmaya 'yı vekil ta- yin ettim. VEKÂLETİ VEREN İsim, imza, Tarih SERMAYE ESKİ ŞEKİL Madde: 6 Şirketin Sermayesi 1.500.000.000.000.- (Birtrilyonbeşyüzmilyar) Türk Li- rası'dır. Bu sermaye her biri 1.000.- (Bin) lira nominal değerde hamiline yazılı I. Tertip 17.000.000.-. l>. Tertip 11.000.000.-, III. Tertip 9.750.000.-, IV. Ter- tip 10.250.000.-, V. Tertip 16.000.000.-, VI. Tertip 40.600.000.. VII. Tertip 78.400.000.-, VIII. Tertip 72.000.000.-, IX. Tertip 149.900.000.-. X. Tertip 202.100.000.-, XI. Tertip 48.000.000.-, XII. Tertip 275.100.000 XIII. Tertip 569.900.000 olmak üzere toplam 1.500.000.000 paya bölünmüştür. Yönetim Kurulu'nun karan ile pay senetleri müteaddit payları ihtiva eden küpürier halinde bastınlabilir. Eski sermayenin 59.000.000.000.- (Ellidokuzmilyar) Türk Liralık kısmı nak- den ödenmış olup. 186.697 920.- (Yüzseksenaltımilyonaltıyüzdoksanye- dibındokuzyüzyirmi) Türk ürası portföyümüzde bulunan iştirak hisseleri- nin satışından doğan kârlardan 9.750.000.000.- (Dokuzmilyaryediyüzel- limilyon) Türk Lirası TTK'nun 146-151 ve 451 'nci maddelerine göre Krom- san Krom Bileşikleri Sanayii ve Ticaret A.Ş.'nin tüm aktif ve pasıfiyle kül halinde devir alınmasından 100.696.994.- (Yüzmilyonaltıyüzdoksanaltı- bindokuzyüzdoksandört) Türk Lirası 1987 yılına ait ihtiyat akçelerinden karşılanmış. 614.975.720.434.-(Altıyüzondörtmilyardokuzyüzyetmişbeş- milyonyediyüzyirmibindörtyüzotuzdört) Türk Lirası amortismana tabi ik- tisadi kıymetlerin yeniden değerlemesi sonucu oluşan fonlardan. 246.086.884.652.- (ikiyüzkırkaltımilyarseksenaltımilyonsekizyüzsekser,- dörtbinaltıyüzelliiki) Türk Liralık kısmı iştiraklerden alınan yeniden değer- leme artış fonundan 3332 sayılı kanunla değişik V.U.K.'nun mükerrer 298'inci maddesi hükmüne göre sermayeye ilave edilerek ortaklara pay- ları oranında bedelsiz olarak dağıtılmıştır. Bu kez arttırılan 569.900.000.000.- (Beşüzaltmışdokuzmilyardokuzyüz- milyon) Türk Lirası'nın 434.032.030.000.- (Dörtyüzotuzdörtmilyarotuz-i- kimilyonotuzbin) Türk Liralık kısmı amortismana tabi iktisadi Kıymetlerin yeniden değerlemesi sonucu oluşan değer artış fonundan 135.867.970.000.- (Yüzotuzbeşmilyarsekızyüzaltmışyedimilyondokuzyüzyetmişbin) Türk Li- ralık kısmı ıse iştiraklerden atınan yeniden değerleme fonundan karşılan- mış olup, 3332 sayılı Kanunla değişik V.U.K.'nun mükerrer 298'inci mad- desi hükmüne göre sermayeye ilave edilerek ortaklara payları oranında bedelsiz oıarak dağıtılacaktır. VEKÂLETİ VERENİN Sermaye Miktarı Hisse Adedi Oy Miktarı Adresi Not: Vekâletnamenin noter tasdiksiz olması halinde vekâleti verenin noter tasdikli imza sirküleri vekâletnameye eklenecektir.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle