25 Haziran 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Cumhuriyet İmfhaz Sahibi: Berin Nadi Genel Vayın Yonetmenı Orhan ErınçO Geneî Vavın Koordınatoru Hikmet Çetınkaya # Yazıışlerı Mudurlen fbrahim Vıldız (Sorumlu), DınçTayanç 0 Haber Merkezı Muduru Hakan kara 0 Gorsel \ onetmen Fıkret Eser Dı$ Hdberler Şınası Damşoğlu 0 istıhbarjt CengızYüdırım 0Ekonomı Bulent kı/anlık 0 Kulıur Handan Senkoken 0 Spor Abdulkadır Y ucelman 0 Makalelcr Santı kaıaoren 0 Duzeltme Abdullah Yazıcı 0 Fotosrat Erdoğan Koseoğlu 0 Bılgı-Belge Edıbe Buğra 0 > urt Hjbcrlerı Mehmet Faraç > a\ mKunılu flhan Seiçuk I Eto,kan) Orhan Erınç. Oktsv Kurtboke Hıkmef Çetınka\ a. Şııkran Soner, Ergun Bakı. Oınç Ta\anç. fbrahim ^ ıldız. Orhan Bursalı. Mustafa Balb3\ Hakan Kara -\nkara Tentoilcısi Mustafa Balba> 0 Haber Muduru Doğan Akın AtarurkBuhanNo 11* kat4 Bakanlıklar-AnkaraTel 419^020 C ha!) Faks •419*02'' 0 tzmır TemsılciM Serdar Kı*ık. H Zı\a Bh 13^2 S 2 3 Tel 4411220 Faks 4 4 1 9 1 P 0 \dana TemwlciM Çetın V ığenoğlu, tnonuCd I19S \ o ! Kat 1 Tel ^ 2 2 ^ 0 Faki 3^22^0 Mue»e^e Muduru trol Erkut # Koordınaror Vhmet korulsan 0 Vfuhasebe Bulent V ener • îdare HüseMn Gurer 0 blctme Onder Çelik • Bılgı Klern Naıl tnal • Bı]gTvi\arSıslem Mürmet Çıler MEDV A C • Vonenm Ku Bakanı Genel Mudur Gül Erduran # koordınator R Işıtman # Genel Mudıır V. ardım< Mıne \kdag Tel <I4 Ü7 s Faks MI8 lâiımlaıafl *e Ba$an' V eu Gun Haber \ıansı Basm \e "^ avıntılık A 5 " u r l n Ş C a t 'V 4! Ca2a oglu U534 Ut PK 246 Utanbu! Tel 10 212) M2 0^ 0^ l2U han Fai» <02i2fMjfo 9EWM Imsak 5 38 Guneş "02 Oğle 12 59 İkındı 16 07 Akşam 18 41 Yatsı 20 00 Türkiye, dünya nülusunu artünyor • A\kARA(Aİ\KA)- Turkıve. dunya nufusunu arttıran ılk 25 ulke arasında 16 ncı Mrada yer alıyor Bugunku nufus artışı devam ederse gelecek j uzyıiın çevreeınde Turkıye. halen eşit nufuslara sahıp olduğu Fransa. Ingıltere gıbı ulkeierden çok daha kalabalık bır uJke halıne gelecek Sağlık Bakanlığfndan edınılen bılgıye gore Turkıye kışı başına gelır bakımından gelışmış ulkelenn çok gensınde veralıvor TürkJerm en eski vesikaları • ANKARA(AA)- Dıibılımcı Prof Dr Osman Nedım Tuna nın. Sumerce- Turkçe ılışkısı konusundakı araştırmaları Anadolu'nun kımlığı konusunda bugunku bılgılere \enı bır boy ut getırdı Turklerın en eskı vesıkalannın kil tabletlerı uzerıneçıvı vazısıyla yazılmış Sumerceye geçen kelımeler olduğunu behrterek Turkçenın en az 11 bın yıllık olduğunu sav unan Tuna. butun bunlann Turklenn. Yunanhlardan ve Romalılardan da once AnadoiVda vaşadıgını ortaya koyduğunu bıldırdı Tuna, "Suınerce(g)'nın eskı Turkçe(o) Sumerce (d- t) nın eskı Turkçe (y) olduğunu keşfertım Bu durumda elımde taknben 500 kelıme \ar" dedı Tuborg Rock '96 • Kıilrur Serv isi - Tuborg Rock Festı\al "96'nın Izmır varıfınalı sekız grubun katılımıvla Aubar'dayapıldı \e Sanm grubu \oksun Sen adlı parçavla. Atlantıs de Polıce ın So Lonelv adlı 'co\er'ı\la Istanbul'dakı fınalde >an^maya hak kazandı Morîen Bangsgaard. Lale Barçın Imer Can Besbellı. Cunıhur Canbazoğlu Serhat Demırel. Erhan Konuk. İzzet Oz, Hakan Tamar \e Ozkan Lğurdan oluşan ıun. grupları beste \e cover olmak uzere ıkı dalda değerlendırdı Tuborg Rock "96"nın Ankara yarı fınalı 12 ekımde yapılacak Hemşirelik sınavı • ANKARA(ANKA)- Saghk Bakanlıgrnın 980 hem^ıre almak ıçın açtığı sınava on bını a^kın baş\ uru oldu Bakanlıktan edınılen bılgıve gore. sınav 20 ekım tarıhınde 8 ılde yapılacak On bını aşkın sağlık kolejı mezununun baş\ uruda bulunduğunu belınen vetkılıler Mnavın Ankara. Ltanbul. Izmır. Adana, Erzurum. \an. Dıvarbakırve Trabzon'da yapılacağını bıldırdıler Oünya posta günü Dunva Posta Bırlığı'nın. 18^4'te jlk genel kurtı] kararlannı ımzaladığı 9 ekım gunu Dunya Posta Gunu olarakkutlanı\or Aralannda Turkıve nın de bulunduğu 22 devletın tam yetkılı temsilcılen tarafından 9 ekım 18^-Tte Bernde kurulan Dunva Posta Bırltğı, ulkeler arasında haberleşmeyı gelıştırmek amacıyla kuruldu Uyuşturucu ticareti patladı, kullanım yaygınlaşıyor, hükümetler uyuşturucuyla mücadelede başansız EroinAvrupa'yı tehdit ediyor• Newsweek dergısının habenne göre Avrupa'da en belalı uyuşturucu olan eroın kuilanımı hızla artıyor. Soğuk Savaş sonrası değışen sınırlar ve terör örgütlennın bu ışe el atması eroın tıcaretını patlattı. Eroın özellıkle yoksul ınsanlar arasında yaygınlaşırken, yetkıhler eroınle mücadelede gecıkmenın bedelını ödüyor. Dış HaberterServisi - "Arök onlardan bık- tık ve polis de bir şe> yapmadığı için sonun- da ejteme geçtik. Hepsini kovduk." Dublın'ın arka mahallelerınden bınnde >aşa>an Jern Fa>e. mahallelenndeyaşayan eroın bağımlılarına karşı açtıkları savaşı anlatırken. bunun tamamen denetımden cıkmış olan uyuşturucu sorununa karşı bır topluırbal tepkı olduğunu soylu>ordu Nevvsvveekdergısındeyayımlananbırha- bere gore. en belalı uyuşturucu olan eroın her geçen gun daha da ya>gınlaşıyor Yenı bıçımler kazanan eroın hemen hemen bu- tun Avrupa'yı tehdit ediyor Uyuşturucu tıcaretındekı patlama ve yay- gın uy uşturucu kullanımına karşın uyuştu- rucuyla mucadele etmek ıçın gereken para ve bılgı eksıklığı yetkılılenn elını kolunu bağlıvor Avrupa Bırlığı tarafından. Lızbon'dakı Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağım- lılığını Izleme Merkezrneyaptınlanaraş- tırma, uyuşturucu deneven gençlenn ora- Manchester Londra fÇ JrilGILTERE H 0 L L A N D A ^ K o p e n h a g | Amsterdam 1 ^ Moskova Iran uzennden Pakıstan ve Afganıstan'dan Türkiye hmanlanna Eroın Tıcaretmın Rotası " S Eroının elındekı en buyuk Avrvpa ulkelen •^~- Karayolu rotaları • • " Oenızyolu rotaları Ana havayolu rotaları SüveyşKanalı ûzennden Pakıstan\ ve Afganıstan'dan Süveyş Kanah nının Yunanıstan"davuzde6. Fransa'dayuz- de 15. lspanya'dayuzde20. Ingıltere"deıse y uzde 30 olduğunu gosterdı Araştırma en yaygınuyuşturucunun esrar olduğunu gos- tenrken kokaın kuilanımı \e Ecsta-»). LSD amfetamınler gıbı vapay uyu^turuculann kuilanımı da pek çok ulkede gıderek artı- yor En korkutucu olgu ıse eroın kullanımın- dakı buyuk artış Eroın uzun zamandırAv- rupa'dakı uyuşturucu bağlantılı suçların ve A/DS, heparıtgıbı oldumcu hastalıklannen buyuk kaynağıydı 1990ların başında Av- rupa'dakı uyuştvırucu bağımlılannın sayiM bır mılyona vaklaşmıştı Geçen yıl ıngılızpolısı tarafından elege- çınlen bır ton eroın. korkunç gerçeğı goz- ler onune serdı Artık eroın daha ucuz. da- ha saf ve daha kolav bulunuyordu Eroinle sa\aş başansız oldu Froının bu kadar yaygınlaşması. eroıne karşı venlen mucadelenın başarısız olma- sına bağlanıyor Afganıstan-Pakıstan Aftın Hilali ve Turkıve uzennden geçen Balkan rotası hâlâ çok y aygın anıa artan rekabet so- nucueroın dunyanın heryanından Avmpa ya akıyor ve artık hıçbır orgutun ya da bolge- nın tekelı kalmadı Eroın. ııçaklarla. kam- yonlarla. gemılerle Avrupa ulkelerıne akı- \or Eroının bu kadaryaygınlaşmasında sıy a- setın buyukbırroluvar SoğukSavaş'ınbı- tımınden berı uy uşturucular en şıddetlı dın- ABD'PE l Yl'ŞTL RUCU ÇELİŞKİSİ Arizona'da esrar serbest Dış Haberler Sen isi - ABD"de başkan adaylan "uyuşturucu ilemucadele edecegiz". "u> uşturucu ti- caretiniönlemeli\iz'" vaat- lerı ıle seçımlere hazırla- nadursun, ulkenın tutucu evaletlerınden Anzona'da esrar ıçmek ve satmak ser- best 1983 yılından buya- na yururlukte olan yasaya gore esrar vergısınıodeyen her vatandaş. bu uyuşru- rucuyusatmayaveıçmeye hak kazanıyor Vergi önlemi Eyaletyonetımı. "esrar satma lisansrnın satıcıla- nn vergı kaçırmalarını en- gellemek ıçın uygulama- ya korunuş bıryasal tedbır olduğunu savunuyor Es- rar paketlerının uzerınde şırın kaktus resimlen bu- lunan 10 dolarlık v ergı pul- lan ılesatılmasışartkoşu- luyor Yılda lOOdolarodeye- rek yasalarla başları derde gırmeden esrarlannı ıçen ve satan Anzonalılar durum- lanndan oldukça memnun Bırakşamustu Eyalet Mec- lıs Bınası'nın onunde bır kaç arkadaşı ıle esrarlı bır sıgara paylaşan Uzay Mu- hendısı Bill Green. "Para karşılığı bir lisans çıkartbk- tan Minra bir yandan esra- runı içip, bir \andan da ya- salara uyan bir vatandaş olabiieceğiın düşuncesi ina- nılmaz geliyordu. Ancak şimdi esrar vergitni ödü- yorum ve kimse bana bir şe> diyemez" dıyor Başkanhk seçımlen yak- laşırken. adaylar uyuştu- rucu konusunda yumuşak gözükmemek ıçın kah soy - lev lerle seçmenı çekmeye çalışıyor Ancak. gıderek daha çok Amerıkalı esra- nn kokaın ya da eroın gı- bı ağır uyuşturuculara ılk adım olmadığını ve kulla- nıcıların rahat bırakılması gerektığıne ınanıyor sel ve etnık çatışmalann malı kaynağı ha- lıne geldı Savaş Iordları uyuşturucu lord- lan oldu Sovyetler Bırlığı'nın çokmesıy- le. Burma'dan Estonya'vayenı rotalaraçıl- dı Avrupa Bırlığı ulkelennın sınırlannın açıl- masıyla uyuşturucu ticareti daha da gelış- tı Afrıka ve Guney AmenkaUakı çeteler, esrar ve kokaın tıcaretınden kazandıkJan de- neyımlerle urun çızgılerıne eroını de katıp Av rupa pazarına sızdılar Hükümetler yavaş da\ randı Olayın bır başka boyutu ıse Avrupa hu- kumetlerının. sorunun cıddıyetını kavra- maktakıyavaşlıkları Orneğın. uyuşturucu sorunu yoksul bolgelerde var olduğu sure- ce bunun gormezden gelındığı Irlanda'da hukumetın bu yetersızlığı sonucu. uyuştu- rucu mafyası o kadar gelıştı kı. uyuşturu- cu sorununu araştıran bırgazetecı bıle ol- duruldu Fransa ıse esrar gıbı hafıf uyuşturucu- ların kullanımınına oldukça lıberal yakla- şan Hollanda'yı suçladı Amsterdam so- kaklannda her tur uyuşturucu kolaylıkla bulunuy or Ama eroının bır gramını 60 do- lara satan uyuşturucu satıcılan bıle eroını aşağılıyor. kokaın kullanımını ozendınyor Avrupa ulkelennın buluştuğu yer ıse artık eroın sorununu cıddıye almalan ama ne y a- pacaklarını bılmemelen Eroının kokaın kadaryaygınlaşmayaea- ğını duşunenlenn ıse sorunaçok ıyımseryak- laştıklan soylenebılır Avrupa'ya bol mık- tarda gıren kokaının kuilanımı. "toplunıla bütünleşmiş. 20-40vaşarası,egitimi ve top- lumsal konumu ortalamanın ü/erinde" bır topluluk ıle sınirlı kalmıştı Oysaeroın. hıç- bır şeyı olnıayan. yıtık ınsanlar arasında yaygın Işsızlık oranının çok yuksek oldu- ğu bolgelerde. eroının çekıcılığıne kapılmak çok kolay Av rupa hukumetlen etkılı bır sa- vaşım yontemı bulana kadar. eroın daha bınlerce gencı pençesıne alacak gıbı goru- nuyor \v rupa\\a bo) miktarda giren kokainin kuilanımı, 20-40>aş arası. eğitimi vetoplumsal konumu ortalamanın üzerinde bir topluluk ile sınııiı kalmıştı. Oysa eroin, işsizlik oranının çok yuksek olduğu bolgelerde hızla yaygınlaşıyor. Ünlüler de pençesinde Cobain öldü Rkhards artık temiz. Eric Cbpton savaştı. 9 9 Olüme götiiren tııtkıı Eroın belast pek çok ünfüyü de pençesıne aJmıştı. Eroın bağtmhsı Kurt Cobain. 1994 yılında yaşamına son verdı. Efsanevı rockçu JanisJoplin, 1970te aşın dozdan öldü. Ünlü cazcı BüJie Holidaj. ölene kadar eroını bırakmadı. Cazcı Charüe Parker da eroın kurbanı olurken, Miles Davis kurtulmayı başarmıştı 1957'de eroını bırakan John Cohrane, 10 yıl sonra karacığer kanserinden oldü 1977'deeroınden kurtulan Keith Rkhards ıse artık temız Gıtar bıiyücüsü Eric Clapton da 1974'e kadar eroinle savaştı 50'liyıllanncaz krallanndan Chet Baker. yıllarca erome karşı mucadele verdı. Red Hot Chılı Peppers grubunun elemanları Dave Navarro ve Anthonv Kjedis de eskı bağımlılardan. Miles Davis, kurtulmayı başarmıştı. ÜÇÜNCÜ KEZ SİNEM.4YA Aııııa Karenina için 6 nıutlu son' tarbşnıası •St. Petersburg'da çekımı suren \e Anna Karenına">ı Sophıe Marceau'nun canlandırdığı fılmdekı se\ışme sahnelen \e fılmin "mutlu sonla' bıtınlmesı düşüncesı tartışmalara yol açtı Kültür Servisi- Gostenşlı bıratarabası.arkasındafaşı- dığı sepetlerdolusu meyvey - le St Petersburg sokaklann- da ılerlıyor Caddenın koşe- sındekı Vaganova Koreogra- fi Okulu'nun oğrencılen pen- cerelere uşuşmuş at arabası- nm geçişinı seyredıyorlar Kamera arabanın geçtığı yol- lara donduğunde. çocuklar ıtış kakış caddeye koştura- rak arabadan duşen meyve- len kapışmaya başlıyor Bır kaç dakıka sonra cadde y ıne eskı sessızlığıne burunuyor St Petersburg kentınde bu- gunlerde tath bır îelaş var Rus edebıyatının dev ısım- lennden Lev Tolstoy 'un des- tansıyapıtı "Anna Karenına" sınema fılmı oluyorçunku Aslında bu bır ılk deöıl 1935 yılında Greta Garbo, 1947'de ıse \ ivien Leigh bu olumsuz kahramanı beyaz- perdede canlandırmışlardı Ancak ılk kez, romana har- fı harfıne sadık kalınarak. oykunun geçtığı yer olan St Petersburg ken- tınde çekılıyor fılm Aynı zamanda çekım- lentumuyleRusya"dagerçekleştırılecekılk yabancı produksıyon olacak "Anna Karenı- SÖYLEŞİ ATTİLA İLHAN 'Çıkarlan' Farklı,( Amaçları' Aynı!.. Bırden durakladım, dışarda varia yok arası bır na Proje Mel Gibson'un e-posta : tan " vol. com. tr Projenın ardındakı en onemlı ısım Av ust- ralyalı aktor, yonetmen Mel Gibson. Rus yo- netmen. yapımcı Nikita Mikhalkov ıle el ele veren Gibson bu defa yalnızca kamera arkasında yapımcı olarak rol alacak Fılmin yonetmen] bır Ingılız Bernard Rose Mel Gibson ıle 'Cesur Yurek'te başrolu payla- şan guzel Fransız oyuncu Sophie Mareeau ıse Anna Karenına'yı canlandırıyor Kont Aleksı V'ronsky rolunu ıse Ingılız oy ııncu Se- an Bean ustlenmış Sophıe Mareeau. romana sadık kalınarak çekımlenn St Petersburg'da gerçekle^ecek olmasından çok mutlu "Bıiv ülev ici bir şe- hir. Gizemli bir şeyler var sanki burada" dıyen oyuncu. St Petersburg muzelerını do- Filmde Anna Karenina'yı canlandıran Mareeau, St Pe- tersburg 'dan çok etkilendiğini belirtiyor. laşmaktan keyıf alıyor Yonetmen Bernard Rose ıse, ımparatorluk Rusvasf nın atmos- terını vansıtacak mekânlar bulma çabasın- da Rose. St Petersburg saraylannın *gece- yarısı guneşı nın aydınlattığı 'beyaz gece- ler'de çok gorkemlı gorunduğunu soyluyor Malı desteğın bır kısmı ABD'den gelse de, fılm 'Tolstoy'ungururduyacağı' bır Rus produksiyonu olacak Tartışılan konular Ancak fılmdekı bazı seks sahnelen kuçuk soruniaryaratıyor Ruslar sekse fazla ağır- lık venlmesının seyırcıyı urkuteceğını be- lırterek donemın romantızmının yansıtıl- ması gerektığını savunuyorlar Romanın dramatık sonıı ıse y ıne tartışma- lara yol açıvor Kont \ ronsky nın Anna Ka- renına'nın olumunu engellemesı ve fılmin 'mutlu son'la bıtmeM gerektığını sav unan- larla romanın dışına çıkmanın skandala yol açabıleceğmı duşunenler arasındakı çekış- me surup gıdıyor 1 yağmur çıselıyordu, kırlı mavı bır duman ağaç- lan sarmış, okuldan çıkmış oğrencıler, evlenne da- ğıhyor, 'havada gormemenın ve konuşmamanın kahrolası huznu', Istanbul. Hatırladığım o başlık, Refah ağırlıklı koalısyon gerçekleşınce, ABD Dışışlen Bakanlığı'nın yaptığı 'yu- muşakyorum' uzerıne yazdığım yazının başlığı 'La- iklik ABD'nin Umurunda mı?' (Meydan, 6 Ağus- tos 1996) Çok da şaşırmamıştım, sozcu Nicholas Burns'un 'yorumu', daha once Fuller'ın yada Hun- tington'ın soyledıklenyle pekâlâ uyuşmaktaydı Burns demış kı "...Ataturk'ten bu yana lâiklik Türkiye'nin geleneği olmuştur; fakat hiçbir za- man ilişkılerımızın devamı için 'âiklığin bir koşul olduğunu soylemedık; ama ilişkilerimizin deva- mı için demokrasının şart olduğunu söyledik; laiklik konusunda karar vermek, tamamh/le Türk halkına kalmış bir konudur..." (Hurnyet, 17 Tem- muz 1996) Adam açıkça ne dıyor Atatürk oyfe soylemış ama bızaldırmayız halk 'ılım/ııslâm'bırhukumeterazty- sa, demokrasıye uyması şartıyla o hukumet bızce makbuldur, pekı bu sozler Graham Fuller'ın şu soyiedıklennın ABD Dışışlerı tarafından 'resmen te- yıt edılmesı' anlamına gelmez mı? "...Atatürk'ün düşunceleri çağı için çok güçlü düşüncelerdi ama (...) bugunün kendine güven duyan Türkiyesi, artık ulusal kimliğini, yörünge- sıni, dünyadaki rolünu, hatta islâmın gündelik ha- yattaki yerini yeniden düşünmelidir..." (Cumhu- riyet. 26 Şubat 1990) Eskıler ne derdı, 'tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuşi' iki önemli fark... ABD'nin aksıne lâıklık Avrupa'nın 'umurunda' gıbı gorunuyor, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye oturumunda konuşanların ağzına bakarsa- nız, Çiller'e butun ofkelerı Refah Partisi'yle bır ko- alısyona gıtmış olmasından kaynaklanıyor, soyle- medıklennı bırakmamışlar, Alman sosyaldemokrat Martin Schulz demış kı meselâ "...Çiller sadece Avrupa Birliği'ne değil, ken- dı halkına da ihanet etti; islâmcı partinin öniin- de engel olsun dıye oy veren seçmenini kandır- dı." Alman YeşılterGrubu'ndan -malûm ve meşhur- Cla- udia Rotfı, daha da sert, lâfını hıç sakınmıyor "...Gümrük Birliği oylamasından önce Çiller Türkiye'deki lâıkliğin garantısı olarak sunuldu. Gümrük Birliği'ni onaylayarak Çiller'e destek verdik; demokratık reformlann garantısı olarak gösterilen bu kişi, Erbakan'ı ulkenin kralı yap- tı..." Fransız sosyalıst parlamenterGerard Chaudron da benzer şeyler soylemış, oda 'ılımlı'dao\sa 'mus- luman' bır başbakana taraftar gorunmuyor, çunku onu 'ılımlı' sayamıyor "...Bayan Çiller aralıkta kökdendinci akımlar- la mucadele için yardımımıza ihtiyacı olduğunu söyledi; sonra da Erbakan'ı başbakanlık koltu- ğuna oturttu..." (Mıllıyet, 21 Eylul 1996) Avrupa'lı Batı'hnm olaya bakışında ıkı onemlı fark hemen goze çarpmaktadır 1)Bat Avrupa'lı, ABD'nin aksıne Erbakan'ı ve ıktıdarını '///m//'saymıyor 'kok- tendıncı' saymaya eyılımlı, galıba, sadece musluman olması ona karşı olmasına kâfı gelıyor 2) Aydınlan- ma felsefesının lâık esprısınden mı, yoksa Haçlı Se- ferlerı'nden mı -belkı ıkısınden de- kalma bırdurtu, Batı Avrupa'lının muslumanlann ağırtık kazanma- sına tepkı gostermesme neden oluyor Kımbılır belkı de "Fransızıstıhbaratınayakın' El Va- tan El Arabî dergısının o başlığı atmasındakı "es- rar", 'Sistem'ın ıçındekı bu karşıtlıkta yatmaktadır "ABD'nın Onayıyla Erbakan Halife!" Batı'nın istediği... Türkiye'nin Dışışlerı Bakanı New-York'ta neler demış, dıkkatınızı çektı mı' Önce şu ınanılmaz açıklama "...ABD'nin her ısteğini yaptık. Bugü- ne kadar bizden ne istendiyse yerine getirdik." (Wall Street Joumal, 25 Eylul 1996), arkasından şoy- le bır tepkı "...Avrupa vaatlerini tutmadı, hiçbir isteğimizi yerine getırmedı!' (TRT/1, haberler, 25 Eylul 1996) Dışışlerı Bakanı ılk açıklamasının son- rakı şıkâyetının gızlı nedenı olduğunu nasıl goremı- yor, hayret doğrusu1 Donup dolaşıp aynı yere gelıyoruz, Doğu'nun ka- deri bu mu? XIX. yy'da, ikisi de Batı'lı iki ülke, In- giltere ve Almanya, farklı çıkarları dolayısıyla, Osmanlı'yı -yâni islâmlığı- 'kullanmaya' çalışıyor; bu yüzden, alrtan alta çat/şıyorlar; bazen de, açıkça! Bugün, o boyutlarda gorunmese de, ABD ile AB, ıslâmıyetı kullanabılmek için', yine alttan alta çatışıyorlar; bırisi suret-i Haktan görünü- yor, ötekısı sert, ama amaç aynı. Kımbılır, belkı deSamuel Huntington'ı 'yenıdun- ya duzenı' sonunda bır 'medenıyetlerçatışması ola- caktır' yargısına goturen de bu, yânı ne, 'öaft'lı, Hı- nstıyan ve beyaz emperyalıst Sıstem'm, ıçındekı çelışme ve çatışmalara rağmen musluman coğraf- yasını -ne tek tek ulkeler halınde, ne de yekpare bır ıslâm bırlığı olarak- 'bağımsız' ve 'hukumrân' gor- mek ıstemeyışı1 Ingmar Karllson'ın bu soruna yaklaşımı, her ıkı taraftan haylı değışık gorunuyor, onu da dınleyelım mı? Bır dahakı sefere http:// www. vol. com. tr/ A İLHAN http://www.ada.com.tr./-bılgıyay/yazar/ailhan.html
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle