26 Haziran 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
^~3EKİM1996PERŞEMBE • • • • CUMHURİYET SAYFA HABERLERIN DEVAM 19 PB 22 Antalya A 26 Kars Yurdun kuzeydoğu kesımlerı parçalı çok bulutlu, Orta ve Do- ğu Karadenız ıle Do- ğu Anadolu'nun ku- zeyı sağanak ve gok- gürültülü sağanak yağışlı. ötekı yerler az bulutlu veaçıkge- çecek. Hava sıcaklı- ğı yurdun doğu ke- sımlennde bıraz aza- lacak. Dığer yerlerde değışmeyecek. Londra Paris Roma Berlin Amsterdam Madnd Sofya Brüksel Y PB Y PB Y PB Y PB 19 18 19 16 18 18 18 15 Budapeşte Y 18 Münıh Atına Milano Oslo Helsınkı Stockholm Belgrad Viyana Bonn Hb Y Y Y Y Y Y PB 23 18 17 10 15 22 17 14 PB 17 Moskova Aşkabat Almatı Taşkent Bakü Bışkek Tiflis Kahire Y A PB PB PB PB Y A 12 21 16 17 20 16 18 32 Şam 32 Parçalı bulutlu Sıslı Bulutlu ^ Çok buıukj Yagmurlu C ^ U N C E L Cİ VEVTARCAYÜREK •",WtkBLŞtcr-aft I. Sayfada ..pnay Saşonı Karadayı'nın anlayana sivrisinek saz •.jgelmeyeT u/arıtarı mı? Hoca'ya bunlar ayrıntı. -"•• Lıb^a 'Gehrsen. alacağın olan 300 milyon dola- "rr -güv a-hemen vereyim" demiş. Peşin parayı gö- "rûJnce Hoca'yı tutabilene aşkolsun. Lıb\a'rın jzerıne, demokrası fukarası yoksul Ni- jerya'dar Türkıye'nın sağlayacağı yararlan koyu- nuz lütfen. Necrni Hoca, şu küçücük geziyle iki buçuk kat- rityon açıt la "denk bütçe arayışını" bir hamlede çö- 1 Jzüveri/or Daha ne ıstiyorsunuz? ''.'-. Zater lejim açısından. dış dünyalar açısından .'berhangı Dir sorunu dert etmesine ne gerek var, ne . d e olanak Kırk bir kerre maşallah; öyle bir ortağı j'Sahipleno kı... Giderayak derin ve serin nefes al- . masmı sağlayacak guvenceli sözler ve davranışlar -•Tansu cugundan. Ya partı içi oyunlarda "kratiçe" roJüne sovunan Tansu'nun emrindeki üç silahşör- 'fer: Yahm Erez-Hasan Ekinci-Necmettin Cevhe- ri\ Ve tam destek demeçleri. ",/ TürkveTürkiye'nin bütünlüğünedüşman Libya- ',1ı Kaddafi nin önemlı tepkilere yol açan hâlâduma- ,;Oi üstünde aşağılayıcı demeçlerini Tansu ya okuma- ,'irıış, ya ohuduğu halde anlamamış ya da küçüm- -•seyip bir kenara atmıştır. Üç olasılık da geçerli. • •• Hele laiklik konusunda çeşitli kesimlerden, son •olarak Karadayı'dan gelen uyarıları Tansu; r '" "Türkiye'de laiklik konusunda ne olmuş? Kanun ~'ipu çıkmış yanı ne olmuş? Koalisyon protokolüne K 'aykın ne yapılmış?" dıye karşılıyor. RP'nın anti-laiklikte gün ve gün aldığı yolu bilme- mezlikten gelmenin, kişisel yararlan korumanın bu denlisine pes doğrusu! Libya sorununda "kraliçenin silahşorlanndan" Yalım Erez in yorumu ilginç: ';" Sankı ayetmiş gibi "Koalisyon 'protokolünde' tBaşbakan Libya'ya gidemez diye bir hüküm yok" ^diyor. . j, Necmettm Cevherı: (Gezi karamamesi çıkmazsa) "Birşeyolmaz. Gereğineyse oyapılır" diye akılve- -Tiyor. •- 1 Devletimızin büyüklerinden Hasan Ekinci ise "RP •ite laiklik konusunda birihtilaf/mızyok" diyerek kes- "'tjrip atıyor. ",'(. Böylece, kraliçeyle üç silahşorlarının güncel ko- ''jjiulara ilişkin görüşleri tarihe mal olmuş bulunuyor. denilebilir? karlı jkar Gok gurultulu Bütünüyle bu görüşler RP'nin duyarlı çevrelerden de öteye laikliğe sahip çıktığına, Tansu'nun "ister- se gider" dediği Libya gezisinin ise ülke açısından onur kırıcı bir davranış olmadığına DYP'nin içten- Iikie4nand*ğtnı^ kanttlamıyor mu? -••; Bu arada "maarifimiz" eski YÖK'çü Mehmet 'Bey'in elinde giderek "sağlam "laşıyor. : "Sağlam maarifimiz" PKK'nin öldürdüğü dört öğ- "retmen olayına sadece terör açısından bakıyor ve şorunun -artık babalar TV'lerde yakınıyorlar- geri- l'şine berisine el atmıyor. .]] Tansu'dan aldığı direktifle Necmi Hoca'yı mem- .rıun etme peşinde. .. Kahramanmaraş'ta "şertatçı yetiştirdiği belirti- -len" Mısır'daki El-Ezher Üniversitesi'nden mezun tolanlaraöğretmenlikizni veren Mehmet Sağlam, bu çabayı "Ithalöğretmenler, 'şeriatçı' gibilaflarduy- duk. Binlerce ilahiyat mezunu kendi alanlarında öğ- r'etmenlık yapıyor. Bunlar da diğerleri kadar Ata- türkçü ve laiktir" diye savunmuş. ^, "Sağlam maarifimiz" ımam - hatiplilere harp okul- -Jarma gırme olanağını da sağladığına göre, eh ar- . tik, Hacıbayram Camii vaızinin Genelkurmay Baş- •kanı olmasında bir sakınca görebilir misiniz? - Diyebilirsiniz ki "abartılı bir yakıştırma." Haklı da oiabilirsiniz. Peki ama, ya şu örnek olaydan sonra: •' "Cumhurbaşkanı Demirel'in TBMM'nin açılışın- 'da yaptığı konuşmayı sessız kalarak dinlemeyi ter- _'cih eden (hele ülkenin laik kalacağını vurgulayan bölümleri hiç ama hiç alkışlamayan) Başbakan Er- bakan, akşam verilen resepsiyonda Demirel'i 'Ko- nuşmanız nefisti' diye tebrik etti." :'MGK toplantılarında dört komutandan gelen la- İMikle ilgili eleştirileri "Çok doğru ifade ettiniz" diye -fearşıladığını bildiğimiz Necmi Hoca'nın. bu son dav- ranışına, doğrusu hiç şaşırmadım. Zaten bu ikili sayesinde şaşırma niteliğimizi çok- taaan yitirmedik mi? Imaiîi-hatiplere ordu yolu kapandı ANKARA (Cumhuriyet -Biirosu) - Mıllı Eğıtim Ba- kanliğı. ımam-hatıp lısesı öğ- 'tencılenne harp okuîlar? yo- lunu açan ~nakil>önergesi"ni aen çekmek zorunda kaldı. Mıllı Eğıtim Bakanı Mehmet Sağlam. \önergenın kesınlık- ,le bö\ le bir amacının olmadı- ğını sa\undu. ; Mıllı Eğıtim Bakam Meh- ajet Sağlam. dün \aptığı ya- zılı açıklamada. Cumhuri- yet'ın dün \a>ımladığı "Mil- B£ğitim Bakanlığı Ortaöğre- tim kurumları Oğrenci Ge- çiş\önergesi"nın yanlış anla- râa \e_\orumlamalara yol aç- maması içın yenıden ıncele- rîfeceğini \e değerlendırmeye âlinacağım bildırdi. Sağlam. hazırlanan yönergenm geç- miş yıllarda olduğu gıbı öğ- rencılerın zorunlu hallerde öîcuilar arası nakıllerını dü- zenlemeyı amaçladığını sa- \ıına"ak şöyle dedı: "Bu yö- h'ergenin. imam-hatip lisesi öğrencilerinin harp okullan- na gjrişlerini sağlamak şeklin- de Wr amacı bulunmamakta- dır. Ancak jönergenin kastı 55an biçimde yorumlandığı görülmektedir. Bu bakımdan. yenideninceleme\edeğerien- dirme%e alınacaktır." Bakanlıkça yenıden ınce- lenmek üzere gen çekilen yö- nergede. meslek lısesı öğren- cilennın ara \e son sınıftage- nel iiseleregeçij\apmasıen- gellenırken. ımam-hatıp lise- leri öğrencıleri bu sınırlama- nın dışında tutuldu. Okullarında yalnızca "sos- yal bilimler ve türkçe-mate- matik" alanından nıezun oia- bılen ımam-hatıp lisesi öğ- rencılerıne, yönergey le genel lıselere geçerek ıstedıklerı alandan mezun olma hakkı tanındı. Bu durumun. genel lıselerde fen bilımlerı alanın- dan mezun olabilecek ımam- hatip lısesı kökenlı öğrencıle- rın. fen lıselen ve genel lise- lerin fen bilımlerı mezunla- nndan öğrenci alan harp okullarına gırmesı sonucunu doğuracağı bıçımınde değer- lendinlmişti. Bu düzenlemeden. hükü- metin laık-demokratık rejım karşıti gırışımlerınden duyu- lan rahatsızlığı yüksek sesle dile getırmeye başlayan \e hükümeti açıkça uyaran Ge- nelkurmay Başkanlığı'nın. Mılli Eğitim Bakanlığı yöne- timinm dikkatını çekmesi üzenne vazgeçıldıgı yorum- lan kulislerde dıle getirildi. RPTi bakandan laikliğe tepki 'Terör rant Haber Merkezi - 1996-1997 öğre- tim vılına başlayan üniversıteler dün de laiklik ıçenkli konuşmaların coş- kuyla aikışlanmasına tanık oidu. Erzurum Atatürk Cnıversıtesı'nın açılış töreninde konuşan RP'lı De\ let Bakanı Lütfü Esengiii. "laiklikadı aJ- tında insanlann üzerinde baskı kurul- maya ç.alışıldığuıı" ileri sürerken ba- kanın konuşmasını not alan Cumhur- başkanı Süleyman Demirel. bü\ük Atatürk'ün adını taşıyan ünıversıtede Atatürk'ün adını anmak ıçın 1350 kı- lomerrelık yolu katedıp Erzurum'a geldığini vurgulayarak "Türkiyeçağ- daş bir ülkedir, çağdaş kalacaktır" de- di- Erzurum Atatürk Cniversitesı'nın ögretıme açılışı törenine katılan De\- let Bakanı Lütfü Esengül ıle Cumhur- başkanı Süleyman Demirel komışma- larında laiklik tartışması yaptılar. Esengül. Türkiye'de laiklik adı al- tında insanlann üzerinde baskı kurul- mayaçalışıldığmıönebürerek "insan- lann inançlanna bağlı kalmalan için bu baskılann kaldınlması gerektiğini'" söyledı. Bakan Esengül. "İnsanlann inançlanyla artık o\ nanmanıası gere- kijor. Bazı kesimler son »ünlerde amaçlı olarak fırtınalar kopanp Tür- kiye'de farklı şey ler oluyormuş gibi gös- termektedirler" dedı. Konuşma> 1 dıkkatle dınley en \ e not alan Cumhurbaşkanı Süleyman Demi- rel de konuşmaMna. öğreneiler adına konuşan BilginBaki'nın "Ben Atatürk L nhersitesi'nde okuduğumdan dola- yigumrduyujonım" sözlerını değer- lendırerek başladı "Bu söder bana güç \erdi. cesaret verdi. Türki\e'nin çağdaş insanlannın. Türkiye'nin karanlığa götürülmesine engelolacağınıgösterdi"dıye konuşan Demirel. Büyük Atatürk'ün adını ta- şı\an ünnersitede. Atatürk'ün adını anabılmek içın 1350 kılometrelik yo- lu katederek Erzurum'a eeldieini söy- ledi. Demirel. Istanbul Lnnersıtesı'nin. Fen Fakültesi konferans salonunda dü- zenlenen açılış törenine de katıldı. La- ikliğin değerinin herkes tarafından bı- lınmesı \e sahıp çıkılması gerektiöinı vurgulayan Demirel. "Dinin istismar edilmemesi.siyasete aletedilmemesila- /jm. Bu dinsi/lik değil. dinin korun- nıasıdır. Türkiyt'nin >olu. büyük Ata- türk'ün gösterdiği \oldur. Türkiye. uy- gar dümanın bir parçası olacaktır. Ikinci bir alternatifi yoktur" dedı Istanbul Lnıversitesi Rektörü Prof. Dr Biilent Berkarda da üniversıtenin dogrnatıkgörüşlerınyeralmamasıge- reken bir kurum olduguna işaret ede- rek >eni açılan bazı üniversıtelerde dinsel akımlann kadrolaşma çabasın- da olmalarının kaygı uyandırdığını sövledı. YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gü- rüz. Türkiye Cumhuriyett'nm temel ilkelennin Türk üniversıtelerine ışık tutacağını belirtti. Ege Lnıversıtesi'nin öğretim y ıhna başlaması nedeniyle düzenlenen tö- rende konuşan Rektör Prof. Dr. Refet Savgılı. Türkiye'nin bugün ıçınde bulunduğu koşulların. dünyada mey- dana gelen hızlı aelişmelenn. ken- dilerıni her zamanİcinden daha hassas ve dikkatlı davranmaya zorladığını vurguladı. Saygılı. gençlerın. çağın gerektirdiğı bilgı ve becerılerle do- natılarak. Atatürk ilkelerıne bağlı. laık ve demokratık hukuk devletı an- lav ışını benimsemiş bırey ler olarak vetiştirılmelerınde en büyük görevın ögretim elemanlarına düştüğünü söy- ledı. Gazı Cnıversitesı lletışim Fakül- tesi ve Gebze Yüksek Teknolojı Ens- tıtüsü de düzenlenen törenlerle yeni öğretim yılına başladı. kurumuna dönüştü' 6 Aydınlıktan korkuyorlar'I Baştarafi 1. Sayfada sajını verdi. Alpaslan. laiklik ve eğitimde birli- ğin en önemli yapı taşları oîdugunu vurgulava- rak "tğer bilim, laik diizen içinde eğitime temel alınmazsa sonuçlar kaygı verici olur" dedi. Ge- nelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir de. başannın, Atatürk ilke ve de\ rimlerine sanlmak- tan geçtiğini vurguladı. GATA'da 1996-1997 eğitim-öğretım yılı. dün düzenlenen törenle başladı. GATA Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Tuğgeneral Ahmet Dün- dar'ın açış konuşmasının ardından. 1. sınıf öğren- cilennin de ant içtikleri törende. Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Bir ve diğer Genelkurmay il- gılilerı hazır bulundular. GATA Komutanı Alpas- lan. yeni öğretim y ılının başlaması nedeniy le yjp- tığı konuşmada. "En büyükgöre\imiz. bilimselça- lışma. bildiklerimizi aktarma. yönlendirme. moti- ve etme ve denerimin vanında Atatürk ilkelerine bağlı. a>dın. mesleğini vc ulusunu seven öğretim üyeleri yetiştirmektir" dedi. Eğitimde temel ama- ctn bılimsel araştırmalara yönelmek olduğunu v ur- gulayan Alpaslan. "Eğitim birkez kiriendi mi. ala- cağımızsonuçda kirtiolacaktır. Bunun için önceeği- tim ve bilimde kendi göstergelerimizin saptanma- sı, sonra çağdaş hedeflerin belirtenmesi gerekmek- tedir" djje konuştu. Bılimın, teknolojik değerle;- le her alanda yenilenmesi gerektığıni belırten Al- paslan. şu görüşleri dile getırdı: "Çağa uyum sağ- lamanın biUncinde olan toplum fertlerinin, değişik grupların karanlık emellerini gerçekleştirmesine se\irci kalması hoşgörüy le karş.üanamaz. Karanük- tankorkanbirçocukafİedilebilir. Amaavdmlıktan korkan bir \etişkinin bağışlanması, \atanse\erlik- le bağdaştınlamaz. Karanlık kapımızı çaldıktan ve iş i.-jten geçtikten sonra yakınmanın bir anlam ifa- de etmeyeceğine inanıyorum." "l nutulmamalıdır ki. her büyük de\ rimin fatu- rasında. eski küçük tortulann. karşıt hareketlerin bir gün güçlenebilecekleri de yazılıdır"dıyen Al- paslan. bunun önlemınin "uyumamak \e daima uyanık kalmak" olduğunu kaydederek sözlerını şöyle siirdürdü' "Bir milleti geleceğe hazırlayan. ulusal birlik \e bütünlüğünü sağlavan en önemli te- mel >apı taşı, eğitim biıiiği \e laik de\rimlerdir.Eğer bilim. laik düzen içindeeğitime temel alınnıa/sa so- nuçlar kajgnericiolacaktır Bu bakımdan Atatürk ilke \e de\rimleri doğrultusunda, laik düzen için- de. bilimseldüşüncenin eğitime merkezalınması. ül- kemLdn geleceği için bir zorunluluktur." Alpaslan. Türkiye'nin kalkınması. bilimde. tek- nolojide çağdaş ülkelerarasında yerini alması için özgür. koşullandırılmamış. düşünebilen beyinlere gereksınim duyulduğunu bildirdi. Öğrencilere. "Türkiye Cumhuriyeti'nin sarsılmaz temellerini atan Atatürk'ün çağda; düşüncelerini öğretmek için*" gerekli çalıs^na ve planlamamn v apıldıöını da dile getıren Alpaslan. ~Bu eğitim yılında asıl ama- cınıı/: birlik \e beraberlik ruhu içinde. Atatürk il- kelerine bağlı. demokratik. laik ve çağdaş değeıier doğrultusunda. > ücc ulusumuza ve şerefli Türk Si- lahlı Kuvvetleri'ne sağhk hizmetleri sunmaktır" dedı. Alpaslan'ın konuşmasından sonra. doçent ve profesörlüğe yükselen bılım adamlarının "biniş giyme" töreni yapıldı. Törenın ardından. Prof. Al- bay Hikmet Bayhan tarufmdan "Laiklik \e Bilim" konulu ılk ders verıldı. Laıklığin tarıhsel gelışımı- ne değinen Bayhan. Atatürk önderliğindekı Türk dev nminı "Türk Rönesansı" dıye tanımlayarak bu- nun Batfdakt gıbı yüzlerceyılda değil. lOyılda 15 milyon laık insan tarafından gerçekleştinldığinı vurguladı. Bayhan. Türk dev nmının amacının "ka- derci Doğu uygarlığından akılcı Batı uygarlığına geçmek" olduğunu da belırterek "Kurtuluşa kadar zaman zaman bu çabalar olmasına karşın kökten bir çözünı sağlanamamıştır. Türk devriminin mi- marı Atatürk. dehası ile işte bu noktavı yakalamış- tır" dıye konuştu. Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir. törenin ka- panı^ında yaptığı konuşmada. GATA öğrencileri- nin Atatürk ilke ve devnmlerine bağlılığına olan inancının tam olduğunu belirterek şunları söyiedi: "Genç Gülhaneliler, ulu önder Atatürk'ün göster- diği yolda. sevgi \e saygı değerieri. disiplin anlayışı içinde çaiışacağınızı biliyorum. Çok iyi bifdiğiniz giULAtatürk iJJke ve dev rimleri uv aariık. çağdaşhk. başarı ve ileriemektir. Çağdaş vaşama ayak u> dur- manın tek yolu Atatürk ilke ve dev rimlerine sıkı sıkıya bağlanmaktır." I Baştarafi 1. Sayfada Koruculann gündüz devle- te. gece kendilerine ve PKK'ye çalıştıklarını ileri süren yurttaşlar. koruculuk sisteminin kaldmlması için milletvekillerinden girişim- de bulunmalannı istediler, Orhan Veli Yıldınm da terö- rün rant kurumuna dönüştü- ğünü belirterek "Korucular bölgey i ahtapot gibi sardu sö- nıürüyor. Bu sistemin göz- den geçirilmesi ve kaldırü- ması gerekiyor" dedi. Hakkâri'ye yaklaşık 5 ki- lometre uzaklıktaki Otluca Köyü'nde yaşayan yurttaş- lar. güvenlik güçlerinin 6 as- kerin şehit olduğu PKK ile çatışma sonrasında yaptığı operasy onlar sırasında 9 ço- banı gözaltına aldığını. bun- Iardan4'ünüserbestbıraktı- ğını. ancak dığer çobanlar- dan haber alınamadığınıbe- lirttiler. Alınan bilgiye göre kayıp çobanlar şunlar: Ahmet Bozkır. Halit Ar- tuş. Lokman Kaya. Süley- man Tekin v e Selahattin Aş- kan. Orhan Veli Yıldırım da konuyu TBMM Başkanlı- ğı'na sunacakları önergeler- le Meclis gündemine taşıya- caklannı söyledı. Canan cinayetinde dava iddiası 17 ocakta kaçınlmasının ardından ölü olarak bulunan Abdullah Canan'ın daha önce Yüksekova Tabur K.o- mutanlığı aleyhine dava aç- tığı bildirildi. Askeri. yetkililerin ;Ça- nan'a davadan vazgeçmesi için baskı yaptığı ileri süriil- dü. Abdullah Canan. 17 ocakta Hakkâri'ye gitmek üzere yola çıktı. Yiikseko- va'ya 25 kilometre uzaklık- ta kayboldu v e bütün başv u- rulara karşın bulunanıadı. \'öre sakinlen. Abdullah Canan ve 7 yakınının. köy- lerine düzenlenen bir ope- rasyon sırasında. evlerinin tarandığı veeşyalarınazarar verildiği gerekçesiyle Yük- sekova Dag Komando Tabur Komutanlığı aleyhine şikâ- yet dilekçesi verdiğini be- lirttiler. Davadan vazgeçmesi için baskı altında tutulduğu ileri sürülen Canan'ın 17 ocakta silahının ruhsatını yenile- mek amacıyla Hakkâri'ye gitmek üzere yola çıktığı kaydedıldi. Canan'ın Yüksekova'ya 25 kilometre uzaklıkta kay- bolduğu ve beyaz renkli To- yota marka arabasının 2 gün sonra Güzeldere mev kiinde sağlam birdurumdabırakıl- dığı kaydedüdi. \'akınlan. Canan'ın dava- dan vazgeçmesi için döne- min tabur komutanı Meh- met Emin Vıırdakul tarafın- dantehditedildiğıni ileri sü- rerken Canan'ın kaçırılma- dan I gün önce davasından vazgeçtiğı yolundakı dilek- çesinı hazırladığı anlatıldı. Hakkâri-\'an-Yüksekova yerleşim bınmlenni birbın- ne bağlayan karayolu üze- rinde seyreden araçların sü- rekli olarak arandığını ve kay ıtlannın y apıldığı belirti- lirken asken kayıtlarda yapı- lan araştırmalarda. Ca- nan "ın adjna ve arabasının plakasına ilişkin hiçbir kay- dın bulunmadığına dıkkat çekildi. Yine de dönüyor. Galileo uçtur Ecevit: Hükümet Truva aü ANKAR.A (Cumhuriyet Bürosu) -DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Türkiye'de Islamın çağdaşlık v e de- mokrasiyle bağdaştığını gören Or- tadoğu'daki bazı çağdışı ülkelerin laikliği tahrip etmek için ellerinden geleni yaptıklarını vurgulayarak. "Bunun için Türkiye'de f ruva atia- rı da bulabiliyorlar" dedi. Prof. Hjkmet Şimşek. Atatürk'ün sözle- rinden örnekler verirken. "Sayın Erbakan, Mustafa Kemal sizsiniz" dedı. HacettepeÜniversitesi'nin 1996- 1997 akademik yılının açılış töre- ni. laiklik içerikli konuşmalann coşkuyla aikışlanmasına tanık ol- du. Başbakan Necmettin Erbakan'ın katıldığı törende bir konuşma ya- pan DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit. Atatürk dönemi Türkiye- si'nin Afganistan ve İran gibi ülke- lere örnek olduğunu ve çağdaşlık yolunu gösterdiğini vurgulayarak. "Oysa günümüzde, bu gibi ülkele- rin çağdışı rejimlerineözenenler gi- derek etkinleşiyor. Bu etkinliği kır- manın başta gelen yollanndan biri- si. yükseköğretim kurumlanna de- mokrasinin gereği olan özgürlüğü ve siyasete katılım hakkını sağla- maktır" dedi. Ecevit. Türkiye'nin dış gerçek- lenni bilmeyen bazı dış güçler ve ülke içindeki bazı kişilerin Ata- türk'ün eseri olan laik-demokratik cumhunyetle birlikte Türkiye'de dı- ne bağlılığın zayıfladığını savun- duklannı anımsatarak şöyle dedi: "Oysa tam tersine, Türk halkı dine biliiıçli ve bilgili olarak ulaşabilmc olanağını Osmanlı döneminde değiL laik cumhuriyet döneminde kazan- mıştır. Cumhuriyet döneminde ca- misiz köy kalmamıştır. Her eve Türkçe Kuran girmiştir." Türkive'nin demokrasivi benim- seyen tek Islam ülkesi olduğunu anımsatan Ecev it. şu görüşleri dıle getirdi: "Bazıçevrelerbundankor- kuyorlar. Eğer Türkiye'de Ata- türk'ün kurduğu laik demokratik cumhunyetle İslanıın çağdaşlık ve demokrasiyle bağdaştınlabileceği kanıtlanırsa kendi halklan da Tür- kiye'deki düzene özenirler diye Or- tadoğu'daki bazı çağdışı rejimler kaygı duyuyorlar \e Türkiye'deki laikliği tahrip etmek için ellerinden geleni yapıyoriar. Bunun için Türki- ye'de Truva atları da bulabiliyor- İar." Ecevit. Atatürk'ün ışığını sön- dürmeye kimsenin gücünün yetme- yeceğini vurgulayarak. "Aradan bunca yıl geçti, Atatürk hâlâ yaşı- yor"diye konuştu. Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Sağlam da. la- ikliğin din ve vicdan özgürlüğünün başlıca güvencesi olduguna işaret ederek. "Üniversitemiz. Türki- ye'nin temel direklerinden birisi olan laikliğe. bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aynı kararlı- lıkla sahip çıkacaktır" dedi Hacenepe Üniversitesi Orkestra- sı'nıyöneten Prof. Hikmet Şimşek. konserden önce. Atatürk'ün "İki Mustafa Kemal var. Birisi kandan can ki, bu benim. Diğeri ise. ben di- yerek ifade etmeyeceğim, tüm Türk milletidir. Ben Türk milletinin rüya- sını gerçekJeştirdim" biçimindeki sözlenni okudu ve "Gençler, Mus- tafa Kemal sizlersiniz, öğretim üye- lerimiz Mustafa Kemal sizsiniz. Devletimizi temsil eden sayın Erba- kan. Mustafa Kemal sizsiniz" dedi. Konuşmacıların laiklik içerikli konuşmalannı alkışlamamasıyla dikkat çeken Erbakan. Şimşek'i, sözleri üzerine selam \ererek alkış- lamak zorunda kaldı. İGÖ üyesi 35 kişi yakalandı KOCAELİ (Cumhuriyet) - İz- mit'in Yuvacık kasabasına bağlı Kazandere Köyü'nde. "Devrim Yanlısı İslami Gençlik Örgütü" üy e- si oldukları belirlenen 35 kişi yaka- landı. Sanıklarla birlikte 1 tabanca, 1 uzun namlulu silah, 1 kasatura. 1 sustalı bıçak ve 28 mermi ile bol miktarda örgütsel doküman ele ge- çirildi. Kocaeli tl Jandarma Komutanlı- ğı'ndan yapılan açıklamaya göre, Kazandere'de yasadışı dini bir ör- gütün eylem grubunun bulunduğu yolundaki duyumlar üzerine. köy- deki ikı katlı bir eve operasyon dü- zenlendı. Operasyon sırasında evde bulu- nan ve binaya gelip girtikleri belir- lenen. çoğunluğu farklı illerdeki üniversıteîerde öğrenim gören 35 kişi ile köyün eski muhtan Ethem Aydenizgözaltına alındı. "Devrim Yanlısı İslami Gençlik ÖrgüriT üyesi olduklan v e ay nı za- manda "Müslüman Gençlik Örgü- tü" adı altında bir aray a gelerek eği- tim ve örgütsel değerlendirme ça- lışması vaptıklan açıklanan sanık- larla ilgili soruşturmanın genişleti- lerek sürdürüldüöü bildirildi.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle