27 Haziran 2022 Pazartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 26 EKİM 1996 CUMARTESİ Bulgaristan'da seçim • EDİRNE (Cumhuriyet) - Bulganstan'da pazar günü vapılacak cumhurbaşkanlığı seçimı öncesi. Edirne'nin Bulgansian Başkonsolosu Todor Pitov. Türkive'ye gelip yerleşen kırmızı pasaport sahibi kimselerin oy kullanacaklannı söyledi. Konsolosluk binasındaki yapılacak seçimin, saat 06.00'dan. 17.00'ye kadar devam edeceğini belirten Pitov. oy kullanacakiarın pasaportlarını da göstermesi gerektiğini sövledi. ÖSYM için sınav önergesi • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-DSPBartın Milletvekili Cafer Turan Yazıcıoğlu \e arkadaşları. sınav sonucları jçin Meclis araştırması açılması isteminde bulunarak. TBMM'ye önerge sundular. Önergede. siyasi \e dini grupların üniversite sına\ lannı etkıledıklen yönünde iddiaların bulunduğunu belırtilerek. sistemdeki yanlışhkların araştınlmasının gerektiği kaydedildi. Milletvekillerine tatil • ANKARA (Cumhuriyet BürosıO-TBMMGenel" Kurül çalışmalarına iki günlük ara \erme karan alınınca millet\ekillerine 11 günlük tatil olanağı doğdu. Genel Kurul çalışmalarına yerel ara seçimler nedeniyle 30 ekim çarşamba ve 31 ekim perşembe günleri ara verilmesine ilişkın TBMM karan Resmi Gazete'de yayımlandı. Salı günii de Cumhuriyet Bayramının resmi tatil olmasıyla milletvekilleri 11 günlük tatil yapabilecekler. TBMM Genel Kurulu 5 kasim salı günü toplanacak. Sezer'den birlik mesajı • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-DSP Genel Sekreteri Zeki Sezer. son günlerde bazı DSP'liIerin partide sorun varmış gibi bir izlenim vermeye çalıştıgını kaydederek 'Yıllardır zor koşullarda verilen mücadelenin sonucunu kimseye hovardaca harcatmavız" dedi. Bu arada Van. Izmir. Samsun. Çorum. Edırne \e Adana DSP ll başkanları dün yaptıkları açıklamalarda. partı içı \e parti dışındaki hızipçı ve komploculan nefretle kınadıklannı belirttıler. DSP'den öneri • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-DSP. hâkim ve savcılann kendileriyle ilgili denetim sisteminin özerkleştirilmesi için anayasa deâisikliöi önensi hazırladı. DSP Hukuk Kurulu'nun hazırladığı öneriyi, partili milletvekillerinin tümü imzalarken öneri diğer partilerin de imzasına açıldı. Değişiklik önensi. öncelikle Hakımler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) özerkleştinlmesi ve denetimlerin de bu kurul bünyesinde oluşturulacak Adalet müfettişlerince yapılmasını öngörüyor. Bütçeye eleştiri • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Kumbaracıbaşı. bütçenin, politık müjde \erme hevesiyle kötü şekillendirildiğini savunarak,'Bütçenin tek doğru tarafı. yalanda denklik sağlamış olmasıdır'dedi.Hükümetin dış politikada olduğu gibi ekonomide de laubali bir tutum izledığini belirten Kumbaracıbaşı. bedelsiz oto ithalatının otomotı\ sektörüne darbe \ uracağını söyledi. Sendikadan tepki • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-Tüm Sosval-Sen, Sosyal Sigortalar Kurumu'nun. (SSK) kurıım ve idari yönden özerk bir kuruluş olması nedenivle devletin. gayrimenkullerini sarmasının "gasp" anlamına geldiğini savundu. Tüm Sosyal-Senden yapılan açıklamada. SSK'nın sosyal tesisleri \e taşınmaz mallannın satılmak istendiği vurgulanarak. "Çalışanların kendi ellerivle oluşturduklan kurum taşınmazlarının satılmasına emeğiyle geçinenler izin vermeyeceklerdır" denildi. HABERLER C H P h e y e t i : H a I k b a s k ı a 1 1 1 n d a 'Tuncelili yaşamdan kopanldı'ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Tunceli'de incelemeler >apan CHP hevetinde yer alan millet\ekilleri. halkın de\ let i)e terör örgütünün şıddet ve baskısı altında olduğuna dikkat çekerek. "Tuncelililer vaşamdan kopartılmışlar, il yan açık cezaevine dönmiiş" görüşünü dile getirdiler. Heyet üveleri. yaptıkları incelemelerde. ortaçağ benzen bir uygulamayla Tunceli'nin Pertek ilçesinın girişinde demir kapı ile karşılaştıklarını. yetkililerden bunun kaldırılmasını istediklerini bıldirdiler. CHP İstanbul milletvekillen Algan Hacaloğlu. Ercan Karakaş. Tunceli Milletvekili Orhan Veli ^ ıldırım ve Erzıncan Milletvekili Mustafa Yıldız'dan oluşan heyet Ankara'ya döndükten sonra dün parlamentoda bir basın toplantısı düzenleyerek ızlenimlerini aktardılar. Heyet adına hazırlanan ön raporu açıklavan Mustafa Yıldız. Tunceli'de vurttaşların hak ve özgürlüklerinin alabildiğine sınırlandığına. hak arama özgürlüğünün ortadan kaldmldığına. ışsızlık \e yoksulluğun kol gezdiğıne dikkat çekerek. vuıttaşlann devlete ve Pertek'e demir kapı: CHP'Ü Hacaloğlu, Tunceli'de yaptıkları incelemelerde. gıda ambargosu nedeniyle halkın açlıkla karşı karşıya olduğuna dikkat cekerken. Pertek ilçesinin kapısına "demir kapı" yaptırılarak tecrit edildiğini söyledi. yönetenlere olan güvenlertnın hızla eridığini vurguladı. Hevetın ön raporunda. vurttaşların bölücü terör örgütü ıle güveıılık güçlerinın şiddet ve ba>kısı altında bunaldıâına dikkat çekılerek. ~De\letin haksız uygulamaları karşısında halk. yaşama direncini giderek v itirnıektedir" denildi. Insan hakları çiğnendi Tunceli'nin 417 köyünden 2S7"MIIIII giivenlik güçlerınce boşaltıldığına dikkat çekilen ön raporda. "Kısaca, bebesi ve çocuğmla yaşlısı ve gencivlt> köy >e mezralarından u/aklaşnıak zurunda bırakılan v urttaşlarınıızın en temel insanlık hakları çiğnenmiş. mağdur edilerek adeta yaşamdan koparrılmıştır. Ahır, ambar. derme çatnıa baraka \e çadırlara sığınnıak zorunda bırakılan y urttaşlarınıı/. insanlık unuru iie bağdaşnıayan sağlıksız küşullarda vaşam kavgası vermektedir." Tunceli halkının bugünku koşullarının. I93S'dekı Dersım sürgıınüne muhatap kalan vurtta.şlarınkınden dalıa kötü olduğu belırtileıı raporda. şıı görüşlere de ver \erıldı: "Tunceli'de>aşa>an \urftaşlanmız, son iki v ıldır demokratik vc çağdaş, toplunılara vakışnıavan. hukuksal temeli olmavan. lunceli'vi adeta acık bir cezaevine dönüştüren bir uygulama ilede karşı karş.ı\adır. Bııyiiıı Iunceli. bolluk ortamında. gıda nıal/emclerinin \esika ile satıldığı 1940'ların kıtlık günlerini vasamaktadır. Resmi nıakamlarca, savısı 4(Ht olarak tahmin edilen teröristlerin gıda temin kanallarını sö/de tıkamak aınacı ile uygulandığı il'ade edilen gıda ambargosu, halkın sağlıklı yaşam hakkının ihlalidir. Bugün TuncelTde vaşavan v urttaşlarımız. valiliğin bu keyfi uygulaması karşısında kızgın ve kırgındır. Bu uygulamanın. özellikle yoksul kesimleride yetersiz beslenmeye neden olduğu, maddi külfet getirdiği. yurttaşlan devletten soğuttuğu göriilmektedirr CHP heyetinin raporunda, ıldeki 268 ilkokuldan 242'sinin kapalı olduğu. hastanelerinde sadece 1 uzman doktorun bulunduğu. rekor düzevdekı ışsızliğe rağmen devlet daırelerinde 1500'e yakın kadronun kapalı tutulduğu. yurttaşların. ozel timın ırkçı ve şeriatçı yapılanması nedeniyle haksızlık. hukuksuzluk ve baskıyla karşı karşıya olduğu bilgisine ver verildi. TBMM ve hükünıeti. bu gidişe "dur"" demek içın göreve çağıran heyet. bu konuda yapılacak her türlü lyıleştımıe girişimıne partı olarak destek vereceklerıni bildirdi. Heyet üyeleri esas raporun. önümüzdeki lıafta tamamlanarak. başta Meclis olmak üzere ilgili bakaniıklara gönderileceğini açıkladılar Neyeneceğine devletkararverryor ALPER BALLI TUNCELİ - "50 kilogram un, 3 kilogram şeker, 500 gram çay, 5 kilogram makarna. 2 kilogram pirinç. 3 kilogram patates. 2 kilogram yağ. 2 kilogram soğan, 2 kilogram bulgur..." Bunlar. Tunceli'nin köylerinde ortalama nüfusu 6-8 olan bir hanenin 21 ekimden I aralığa kadar tüketeceği gıdası... Tunceh'dekı uygulamalan inceleyen CHP heyeti. PKK'nin kışın stok yapmasını önlemek gerekçesiyle yapılan gıda ambargosunun sadece bu kenrte uvgulandığına dikkat çekti. Bir > ıl sonra gazetecilerin ilk kez girdiği Ovacık'ta köylerı yakılan ya da boşaltılan yurttaşlar. Erzincan depremi nedeniyle hazırlanan ve köylerin boşaltılmasının ardından ilçeye taşınan prefabrik konutlara yerleştirilmiş. Birodada 10'a yakın ınsan bannıyor. Konutlar çamur içınde. Salgın tehlikesi Çocuklar yalınayak yağmur altında dolaşıyorlar. Vatandaşlar. konutların biraz ilerisinde başlayan yeşil araziyi göstererek gazetecilere seslenıyor: "Biz, havvancılık \e aracılık yapabiliriz. Burası her ikisi için de müsait. Bir kovanın maliyeti 4-6 milvon lira arası. Niifusa göre değişir, bir ailenin geçimi için 30- 40 kovan yeter. Aile başına en fazla 200 milvon lirayla bizim buradaki geçim sıkıntımız çözümlenir." Son sağlık taraması 1 yıl önce yapılmış. Ilçenin askeri karargâha dönüştürülen 25 vataklı sağlık merkezinin başhekimi pratisyen doktor Mustafa Nejat Aptuşoğlu. uzman hekim olmamaMndan yakındı. Diş hekimlıği ünitesinin tamamlandığını. ancak doktorlann gelmediklerini kaydeden Aptuşoğlu. yokları şöyle sıralıyor: "Bayan hastalar için bayan doktor yok. Hizmetli personel eksik. Kaloriferci yok. V'ar olan tek şey salgın hastalık tehlikesi." Askerlerin sağlık merkezine yerleştirilmesinin gerekçesi de. "zorunluluk".. Kamu görev lilerinın Tunceli- Ovacık arasında Munzur \adisi bov'unca uzanan karayolunda "komo\" olmaksızın volculuk vapnıalan va>ak kon\u\ldini düzenlendiği günlerde belırsız. Ovacık Kaymakamı \ üksel Ya\ uz. gıda ambargosunun zorunluluk olduğunu sav undu. Yörede faaliyet gösteren terör örgütlerı PKK. ve TlKKO'nun yurttaşlara baskı yaparak kı^lık gıda stokunu sağlamaya çalıştıgını belirten Yavıız. halkın anlatımına göre PKK'nin gıdanın tümüne. TtKKO'nun da. vetecek kadarını bırakıp kalanına el kovduğunu söyledi. Yavuz. Ankara'nın bölceve duyarsızlığından yakınırkeıı şunları söyledi: "Bu uygulama zorunluluktur. Kişiseİ düşüncem, bu insanlık a\ ıbıdır, ancak terör örgütü baskı altına alındı. Doğru. çocukiar %e insanlar aç. Ankara buraya duvarsı/ kalmasın. Ödenek \e kadro istediğimi/ zaman tasarruf (inlemleri denmesin." Ilçede bir kıraathancde. kövlcri boşaltılan vurttaşların sorunlannı dinleyen CHP heyeti. Tunceli'de ınsan hakları Bu zulüm az şey mı? Sıcak ya/ a\ ları açlıkla bitti. \zgın bir kjş kapıya dayandı. Bu kış, açİığa bezdirici bir soğuk da eşlîk edecek. Tunceli... Anadolu'da bir ilinıiz... Öbür illerimiz gibi bir ilimiz... Onu başkalanndan av ıran özelliği bebekleriyle, vaşlılanvla bir sıcak çorbava duvıılan ö/lem bugünlerde. İnternet çağıııın. tast t'ood dev rinin yorgun. yenikve \oksul insanları... L mudun çığlığı henii/vankısını yitirmedi belki. Ama bu /uliinı dayanılırşey mi, a/ şey mi. önemsi/ bir şe> mi? \ann ne olacak. nasıl olacak. belirsiz. Bu kış. açlığa be/dirici bir soğuk da eşlik edecek. Bilinen bu lunceli'de... >>adece bu... Bir tek bu... ıhiailcıııiı vtptadıklannı so>ledi. İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş. dev letin 400 terönst ıçın 40 bın kişiv i karşısına aldığını vurguladı. Karakaş. devletin kövleri vakılanlara tazmınat ödemesini isterken. 1938 vılında Tunceli'de yaşanan olaylara gönderme yaptı: "1938 vılında. tek parti döneminde, kövlerinden sürülenlere göç ettikleri İç Anadolu Bölgesi'nde devlet toprak verdi. Tazminat ödedi. 2 bin y ılına girerken çoğulcu parlamenter sistcmle yönetilen Türkive'dc insanların köv leri yakılıyor, boşaltılıyor. Bu, kabul edilemez. Tasarruf önlemleri ve kadro verilnıemesi kararları, OHAL bölgesinde uvgulanmamalı." MuhtarlarOvacık Cumhurivet Başsavcılığı'na başvurarak. evlerinin yakıldığı gerekçesıvle soruşturma yapılmasını istiyorlar. Dosya, kaymakamlığa gıdiyor. Kaymakamlıktan başvuruyu yapan 444 hane reisine yanıt geliyor: "Dosyanın tetkikinde. CKacık İlçe Jandarma Komutanlığı'nın ... tarihli.... savılı vazısında gerek bölgede operasyon icra eden güvenlik kuv^etlerince ve gerekse bağlı karakoüarca hiçbir şekilde köy yakılmadığı belirtilmiştir. (...) Memurin Muhakematı Vasası'na göre, soruşturma açılabilmesi için hakkında soruşturma vapılan memurun açık kimliğinin saptanması gerekmektedir... Bu nedenle e\ ini/in kim tarafındari \ akıldığına dair sanıklar tespit edilmediğinden Memurin Muhakematı Vasası gereğince kay makanılığımızca soruşturma açılmamıştır." OvacıklüarAİHM yolunda Ovacıklılar. Türkiye de iç yargı yollarını tükettıklerini ve Avrupa Insan Hakları Mahkemesi'ne başvuracaklarını belirterek dilekçelere yanıtın bir ömeğıni Ercan Karakaş'a sunuyor. Karakaş. mahkemenin Türkıve'vi mahkûm eden kararına tepki gösteren kişilere de gönderilmesı gerektiğini vurguluvor: "Ankara'va dönünce bunun bir örneğini Mümtaz Sovsal'a da sunacağım." Gıda ambargosunun varatıcısı Tunceli \alisi Atıl Üzelgün. uvgulamavı savunuyor. Şikâyetlerin PKK baskısıyla gerçekleştirilen propaganda olduğunu öne sürüvor. Yurttaşlann valıye yönelik tepkılerinden CHP de payını alıyor. Vali Üzelgin. DYP-SHP koalisyonu sırasında sosyal demokrat kontenjandan atanan bir ısım. SHP'nin eskı genel başkanı Erdal İnönü'nün danışmanlığını da yapmış... SIFIR NOKTASIIORAL ÇALIŞLAR e-mail: [email protected] Algan Hacaloğlu ve Ercan Karakaş, kısa bir süre önce bakanlık yapmışlardı. Bu iki si- yaset adamı. Tunceli Milletve- kili Orhan Veli Yıldınm ve Er- zincan Milletvekili Mustafa Yıl- dız'la birlikte 22-24 ekim tarih- lerinde Tunceli ve çevresine bir gezi yaptılar. Bu gezi ile ilgili iz- lenimlerini basına açıkladılar. • • • Dört CHP milletvekilinin bu bölge ile ilgili izlenimleri, Türki- ye'nin nasıl bir ortam içindeyö- netildiğinin bir belgesi gibi. Mil- letvekillerinin saptamalarını, kendi açıklamalarından kısal- tarak aktarıyorum: "Doğu ve Güneydoğu Ana- dolu'da, 3000'e yakın köy ve mezrayı kapsayan, iç banşm güçlenmesine katkı sağlama- yan zorunlu köy boşaltması uy- gulaması, Ekim 1994'ten gü- nümüze Tunceli'yi de kapsa- mıştır. Tunceli'nin 417 köyün- den 287'si güvenlik güçlerince boşalttınlmış; evler, ahırlar, am- barlar tahrip edilmiş, önemli bölümü yakılmış, meralar ka- patılmış; yurttaşlann tapulu arazileri kendilerine yasaklan- mış, ürünlen tahrip edilmiş, an kovanlan, cevizlikleri, odunluk Tunceli'yi Kim Bu Hale Getirdi?meşe alanları ve bahçeleri el- lerinden alınmıştır. K'saca: be- besı ve çocuğu ile, yaşlısı ve genciile, köy ve mezralarından uzaklaşmak zorunda bırakılan yurttaşlarımızın en iemel in- sanlık hakları çiğnenmiş. mağ- dur edilerek adeta yaşamdan kopartılmıştır. Bu yurttaşlarımızın önemli bölümü bugün işsizdır. açtır, sefalet düzeyinde yoksuldur, kara kışta açıkta, bannaksız ve korumasızdır. Ahır, ambar, der- me çatma baraka ve çadırlar- da sığınmak zorunda bırakılan yurttaşlarımız, insanlık onuru ile bağdaşmayan, sağlıksız ko- şullarda yaşam kavgası ver- mektedir. 1938'de Dersim 'den sürgün edilenlere sağlanmış olanaklar dahi bugun köyünden surgun edilenlere çok görülmekte; yurttaşlarımız kendıierıne yö- neltilen bu zülmun nedenlerını anlayamamaktadır Haklarını aramak için Başbakanlık. içış- leri Bakanlığı ve valılık makam- larına yazılı müracaaî yapanlar ise iki yıldır bu mürcaatlarına yanıt dahi alamamanın şaşkın- lığı ve burukluğu içındedır. Tunceli 'de yaşayan yurttaş- larımız, son iki yıldır, demokra- tik ve çağdaş toplumlara ya- kışmayan, hukuksal temeli ol- mayan, Tunceli"yı adeta açık bir cezaevine dönüştüren bir uygulama ile karşı karşıyadır. Bugün Tunceli, bolluk ortamın- da. gıda malzemelerinın vesı- ka ile satıldığı 1940'lann kıtlık gunlerını yaşamaktadır. Resmi makamlarca. sayısı 400 olarak tahmin edilen tero- ristlerın gıda temın kanallarını sözde tıkamak amacı ile uygu- landığı ifade edilen gıda am- bargosu, halkın sağlıklı yaşam hakkının ihlalidir. Tunceli'de yaşayan yurttaş- larımız, valiliğın bu keyfı uygu- laması karşısında kızgın ve kır- gındır. Bu uygulamanın. özel- likle yoksul kesımlerde vetersız beslenmeye neden olduğu. maddı külfet getırdığı. yurttaş- ları devletten soğuttuğu görül- mektedır. 268 ilkokulundan 242'sı ka- palı olan. hastanelerinde sa- dece bir uzman doktoru bulu- nan. rekor düzeyde işsizliğe rağmen resmi dairelerinde 1500'e yakın kadrosu Başba- kanlık 'ça kapalı tutulan Tunce- li 'de bu olumsuzluklar yanın- da. özel timin ırkçı ve şeriatçı yapılanması ile uzatmaîı gü- venlik personelinin yetersiz eğitım düzeyinin yaratmakta olduğu haksızlık, hukuksuzluk ve baskının olumsuzluklarını da süreklı göğüslemek zorun- da bırakılan yurttaşlarımız. ar- tık huzur. adalet ve eşitlik iste- mektedir." • • • "Ulusal onur" üzerine nu- tuklar atan cümle yetkililer. bu tablo acaba sizin onurunuzu zedeliyor mu? Tunceli'de bu kadar acımasız ve insanlık dışı uygulamalan kim yapıyor der- sinız? Türkiye'nın Avrupa Birlı- ğı'ne girmesine engel olmak is- teyen Yunanlılar mı. yoksa Ruslar mı? Acaba onlar gelıp yurttaşlarımızı sokaklarda aç bırakıp çocuklarının dağa çık- masına mı neden oluyorlar? Gerçekten Tunceli'de olan- lara kim karar veriyor? Bunu hangi akıl, vicdan adına yapı- yor? Eminim, bunu Tunceli hal- kına reva görenler, hepimizden daha vatansever, hepimizden daha çok ulusal onurlarına düşkündürler. Bu kafada olan- lar Yaşar Kemal'lerin ve Şa- nar Yurdatapan'ların da ce- zaevine girmesine yüce vatan- severlikleri nedeniyle destek oluyorlar. • • • CHP'Iİ dört milletvekilinin saptamaları. biraz insanlık onuru olan için büyük bir acı. Kim. hangi köşede halka bu kadar zulmü reva görüyor? Hangi kuvvete dayanarak bunları yapmaya cesaret ede- biliyor? Tunceli'yi bu hale ge- tirenlerden hesap soramadık- ça bu ülke, çürümeye ve ko- kuşmaya. mafyanın elinde çökmeye devam edecek. Tunceli halkının evinı başına yıkan kafa, her şeyi mahvedi- yor, her şeyi yıkıma götürüyor. Kimdir bunlar? Hangi yetki ve hangi amaçla böyle bir vahşetı kendi halkına uygula- yabiliyorlar? Çıksınlar ve açık- lasınlar. CUMARTESİ YAZILARI ; ATAOL BEHRAMOĞLÜ İslam ve Batı Islam, Batı'ya öfkeli. islama göre Batı. bir "Hıristiyan kulübü"dür. Her türlü kötülüğün. ahlaksızlığın kaynağıdır. Batı bize kımliğimizı kaybettirdi. Batılılaşma ça- baları bızi benliğimizden uzaklaştırdı. Kurtuluş, yeniden kimliğimize kavuşmada, ben- liğimizi bulmadadır. Batı'nın değer olarak sunduğu şeylerden yüz çe- virmeli, Islamın değerlerine yeniden sahip çıkmalı- yız. Kökten Islamcıların düşünceleri, yukarıdaki cüm- lelerle özetlenebılir. Sadece kökten islamcılarınki mi? Yukarıda özetlenen düşünceler, bugün bizim ül- kemizde. parlamentodaki mılletvekilinden sosyete. modacısına. mahalle bakkalından üniversite öğ- rencisine kadar pek çok kişinin ağzında sakız olmuş durumdadır. islam dünyasının bir bölümü Batı'yı ve BatıcılığT terörle, şiddetle dize getirme çabasında. Bir başka bölümü kendi kimliğine, kendi benliği- ne çekilerek varlığmı sürdürebileceğini düşünüyor. Terörün. şıddetin gerısinde, karşı çıkılan. nefret edilen bu Batı'nın kimı çevreierinin bulunup bulun- madığı apayrı bir soru işaretidir. Kimliğe, benlığe geri çekilme düşünce ve savla- rı ise. sığlıkları. yüzeysellikleriyle şaşkınlık verıcı. Ta- raftar kazanma başarıları ile ürkütücü. düşündürü- cü... • • • Felsefe, islam ülkelerinde, VIII. yüzyıl sonlannda eski Yunan fılozoflarının Arap diline çevrilmeleriyle bir bilım dalı olarak doğdu. Abbasi Halıfesi El-Me- mun 830'da Bağdat'ta Beytülhikme'yi (Bilimler E- vi'ni) kurdu. Yunanlı, iranlı. Hintli. Hıristiyan ya da Yahudi bilginleri burada topladı. Gökbilim. tıp, fel-î sefe, mantık. matematik konulanndaçevirileryapıl- dı, ürünler verildi. ilk İslam bilginleri, başta eski Yu-' nanca olmak üzere çeşitli dillerden çeviriler yaparj kişilerdi. İlk büyük Müslüman filozof El-Kindi, Aİris- toteles etkisinde bir düşünürdü. (İslam düşünürle- ri arasında Arıstoteles, "sahibül manîık/mantık us- tası" diye adlandırılmaktaydı.) Mantık, fizik, meta- fizik ve siyaset alanında ürün veren Farabi, bir ye- ni-Platoncuydu. Ibni Sina, El Biruni, ibni Rüşt, ibni Haldun gibi doğabılimci, matematikçi, tarihçı vb. düşünürlerın hemen hepsi. eski Yunan düşün- cesinin şu ya da bu ölçude yorumcuları, izleyicile-' rıydiler... islam ülkelerinde başka bilimsel alandaki geliş- melerde böyle oldu. Bağdat matematik okulu. Hint ve Yunan etiklerınin ızinde gelişti. Geometri ise Yu- nan geometrısıyle sınırlı kaldı. Bu bilimsel disiplin- lerine. Ebu Kâmil, Es Semev'el, El-Kereci, Hay- yam vb. büyük bılım adamları yetişti. Bilimsel araş- tırma yapmanın olanaksızlaşacağı XIII. yüzyıla ka- dar bu gelişmeler sürdü. İslam ülkelerindeki bilim- sel gelişmelerın ve eskı Yunan dünyasının "Batı" ta- rafından keşfi. birkaç yüzyıl sonra, Rönesans dö- nemındedır. •• .! • • • Yukarıdaki bilgilerin mantıksal sonucu, doğuş v© gelişme dönemlerinde İslam ülkeleri bilim ve felse- fesinin kendi içine kapalı olmadığı. tersine, klasik v© çağdaş yabancı ürünlerden yararlandığı, daha da öte, onlardan kaynaklandığıdır. Bağnazlık, tutucu- luk, içe kapanış, bu ülkelerın gerileyiş ve çöküş dö- nemlerinde ortaya çıkmıştır. (Geneldekı sanı bunun tersidir. Çöküşün. yabancı etkılere açılışla ilişkili ol- duğu sanılır ya da öyle gösterilmek istenir.) Şimdi, islam ülkelerinde, özellikle de kendi ülkemiz Türki- ye'de, köktendıncılerde geri dönülmek istenen Is- lami kimlik acaba hangısidir? İbni Sina'lann, ibni Haldun'ların. Hayyam'ların tutuculukla ilgisi bulun- mayan. bilimsel araştırıcı kimliği mı, yoksa bütün bi- 1 limleri kutsal bir kıtabın sayfalarına sığdırmaya ça- lışan. saldırıya ve ıçe kapanmaya aynı ölçüde eği- limli bir başka "Is/ami kimlik" mi? islamcı çevreie- rinin öncelikle bu soruyu yanıtlamaları gerekiyor... • • • Ülkemızde bugün. sadece İslamcılık-Batıcılık kar- şıtlığında değil, hemen heralanda yaşanmakta olan kördövüşünün. zıtlaşmalann, kan davasına dönüşen çatışmaların kaynağında. bilgisizlikyatıy- or. Parlamentodaki milletvekilinden sözüm ona bur- juvasma, sokaktaki insandan üniversite öğrencisine kadar, bilgi yoksunluğu ürküntü verecek düzey; dedir. Okullarımızda, sadece kendi tarihimizle, ken-; di kimliğimizle ilgili olarak değil. hemen hiçbir alan-; da bilimsel bilgi öğretilmiyor. Araştırıcı, eleştirici' özgür, bağımsız kafalar yetiştiremeyen bir top* lumun. sözüm ona "kimlik". "çözüm" arayışları için- de her türlü aşırılığa savrulması: saldırganlık ve içe kapanış duygulannın gelgitinde (ekonomik çökün^ tünün de desteğıyle) ruhsal çöküntüye uğraması, sağlıklı düşünme yeteneğini yitirmesi kaçınılmaz- dır... VEFAT Emekli öğretmen merhum Mahmut Coşkun'un eşi; Ayfer Coşkun. Günfer Demirci ve Sıtkı Coşkurfun anneleri; Taylan Coşkun ve Özgür Demirci"nin anneannesi; Savaş Coşkun'un babaannesi, Enis Coşkun ve Adil Demirci'nin kayınvalideleri NEDIME COŞKUN'u kaybettik. Acımız büyüktür. Cenazesi 26 Ekim 1996 Cumartesi (bugün) öğle namazını takiben Aksaray Murat Paşa Camii'nden kaldırılacaktır. AİLESI
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle