28 Haziran 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
-25 EKİM 1996 CUMA • • * • CUMHURİYET SAYFA HABERLERIN DEVAMI 19 Istanouı lEdirne ÇB 14 Sınop Y 16 ÇB 14 Samsun Y 16 Çanakkate P3 15 Trabzon V 14 Kocaelı 13 Gıresun Y 14 izmir A 18 Ankara Y 11 Manisa A18 Konya PB 10 Aydın Denızli A 19 Eskişehır PB 11 A 15 Sıvas Y 8 Zonguldak Y 11 Antalya PB 10 Kars Adana Mersın Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Sıirt Hakkâri Van 1Y Y Y Y Y Y Y Y •20 20 18 19 21 21 14 16 Y 11 ( \ r^^~\^^ »Apkara .Adara) 7rabzor / Y-~-^*~. _^y Erzurum ŞUrfa^Bl s \HakKar L Londra Parıs PB 19 Yurdun kuzey ve dogu kesımien parçaJı ve çok bulutlu. Marmara'nın doğusu. Karadenız, Iç Anadolu'nun kuzey ve dogusu. Dogu Akdenız ıle Doğu ve Ğuneydoğu Roma PB 19 Anadolu bolgelen yagış- R .._ ^s n veaçıkgeçecek.Yağış- Amsterdam PB 14 lar geneilıkle yagmur Karadenız"ın ıç kesımle- n ıle Iç Anadolu'nun ku- zeyınde karia karışık yağmur ve kar şeklınde olacak. Y 18 Atına 18 Madrid PB 26 Sofya PB 11 Brüksel PB 15 Budapeşte PB 12 Milano Oslo Helsınkı Stockholm Belgrad Vıyana Bonn Münıh j PB Y PB PB PB PB PB PB 16 8 7 10 18 11 15 14 MosKova Aşkabat Almatı Taşkent Bakü Bışkek Tiflis Kahire HB A A A PB A Y Y 4 30 14 27 24 15 24 26 Şam Y 23 0AÇ ,K Parçal' bulutlu Sısl, ^ Çok bulutlu ı Yağrrurtu G U 1 Y C E L Cİ NEVTAKCAYIREK • Başttırafı 1. Sayfada tan! , Rehine-şaibe hanım. Kuran'ın Türkçesini getirt- miş. Her gece onune alıyor. sayfaları karıştınyor, er- tesi günkü konuşmas/na uygun düşecek hadisleri bir kâğıda yazıp yatıyor. Orneğın "Kullar dine hizmet ederlerse, Allah on- /annyara/ /mc/s/d/r''hadisıylebaşlıyorkimikonuşma- lanna. Hadislerde, ayetlerdeki üçkâğıtçılıkla mal mülk para edinenlere layık görülen cezaları, tabii. es geçi- yor. Islam ve bilim ışığının birleşimiyle ilgili tüzüğün ya- zılmakta olan ikinci maddesi herfıalde: "Bana dokun- mayan yılan bin yaşasın." Hoca, yardımcısına toz kondurmuyor. Şaıbe hanım da bugünlerde iş yapacağına ınandı- ğı kimi Islami eylemleri sergiliyor. Hoca memnun kalsın diye veya belki bu yoldan oy fukarası DYP'ye bir iki oy gelebilır kanısıyla, ömeğin Mardin Havaalanı ile Mersin ikinci hat demiryolunun açılışında bir güzel besmele çekip Kuran okutuyor. Ohh, çok iyi. çok iyi. Kırk bir kerre maşallah. Bu iki- )i sayesinde laik rejim almış başını gidiyor. Manzara-ı umumiyemizde daha neter var neler. IMF adıyla anılan "gâvur icadı" kurviuş, ekonomi Prof.'u ile mühendis ağabeyinin hazırladığı bütçenin rakamlarını beğenmemış. islam düşmanı bunlar. El- bette böyle söyleyip, ellerindeki olanaklan aleyhimi- ze kullanacaklar. Adak Fehim ıle Tekir Sabri'den sonra, Necati ÇelikdeIMF'yi "dışardangazelokuyanlar"üıyeters- liyor. Varsın terslesinler. Bızim M7 mi adı, yoksa D7 mi her neyse. bu örgüte üye Müslüman dost devlet- lerimiz var, ÂrHmsatma Açarız bırtelefon, milyarca dolar, akın akın. IMF "gâvur". gâvurluğunuyapıyor, pekâlâ. Amaya aym gün ISO'daki "fırça"ya ne demeli? Maliye Ba- kanı Abdüllatif Şener'in yüzüne yüzüne. "gelirler hayalci-denk bütçe rüya" gibi sert eleştiriler yapılı- yor. Bakma. aldırma. Biraz eleştiri de olsun. Rejimin adına demokrası dedık ya, Bir başka haber daha var; Avrupa Pariamentosu yardımı dondurdu. Olsun! O haberi boşver. Bak. Şev- ket Kazan. Alman parlamenten bir güzel azariamış. iyi ama, Fransa'nın AB'yle ilgili bakanı Barnier'in. tam üyelik için "Kıbrıs sorununu çözmemizin ilk ko- fu/"olduğunu söylemesine ne demeli? Hiç mi? Yaa! "Türkiye'nin Avrupa'dakiyer/"tartışılıyormuş, ge- çelim efendim geçelim. Bız, bize yeteriz. Birde D7'fer var arkamızda, tamam. Yok mu bu olumsuzluklara karşı kimi savunular? \7âr"örice dînci. köktenci eylemleri elde tespih, du- dakiarda kimi ayet falan filan destekleyen DYP Ge- nel Başkanı'nın "kavram karmaşasını"önlemeyeça- lıştığı savı. Bunu şaibe hanım şöyle özetliyor: "Açık- ça söylüyorum, siyaset dınin hizmetindedir." Tamam mı devam mı? Sürdürelim: (Akit'tekı birya- zıdan) "Mevcut rejım kokuştu. Çünkü kavramlan, ku- rvmlan iflas etti. Dayandıklan temel değerler çöktü. Kadroları yağmalandı." Dünkü Yeni Şafak'tan: "Batı'nın elini öpmek yeri- ne Batı 'yla tokalaşalım. M8 özetle bunu söylüyor." Dün Zaman daha esnek: "IMF, REFAHYOL'un eko- nomi rotasınıyerinde buldu, ancak..." diyor. Tansu'dan "Orta sağın önderi benim, Mesutso/- cu>" Manzara-ı umum/ye. işte bu. Bu curcunayı, bu "gidişatı vesorumlularını"yazar- ken, insanın aklına kimi dostların eleştiri, uyarı, hat- ta dilek karışığı anımsatmaları geliyor. "Neden her gün bu ikiliden söz ediyorsunuz?" gi- bi. Söyleyelim: Şaibe-rehine hanım siyasetten temizlenmedikçe ve Necmi Hoca'nın önü kesilmedikçe aydınlık gün- ler gelmez. Zira her şeyin başı bu ikili. Tersini söyleyecekler varsa, beri gelsin. 'Karşılıksız aşk' ı Gok gurultulu • Baştaraft 1. Sayfada çışmalanm aören polisler ıse. öğrenciler arasında çatışma çıktığını sanarak telsizle anonslar \aparak kampusa tak\ıye ku\\et istediler. Bir anda kampus si\il \e resmi polisledoldu. Ola.v\ennege- İen. Emniyet Müdür ^'ardım- cıları Kahraman Kolçak, Ze- ^ki Çatalka>a \e diğer >etküi- ^er. \ apılan incelemede olayın öğrenciler arasinda bir çatış- ma olmadığının belirlendıği- ni belirttıler Silah seslerinın duyulması üzerine olay yerine gelen polisler Şefik Dağçar'ı gözaltına almak iste\ince. Dağçarelindeki silahı şakağı- na da\a\arak intihar girişi- mindebulundu. Polisin>oğun çalışmaları sonucu etkisiz ha- le getirilen Şefik Dağçar gö- zaltına aiındı. İzmir Emniyet Müdürlüğü'ne getirılerek sorgusa alınan Dağçar'ın aklı dengesının >e- rınde olup olmadığının belir- lenmesi için Ege Cni\ersitesi Tıp Fakültesı Psikiyatri Bölü- mü"ne «öndenleceöi öârenil- di. Günday'ın katiliııe • Baştarafı 1. Sayfada ha\a muhalefeti nedeniyle gelemediler. Erzincan Barosu'nda gö- re\li 10 a\ukatın katıldığı oturuma sanık İzzet Kıraç. aeniş gü\enlik önlemleri al- îındagetirildi. Sanık İzzet Kıraç'ın mah- <emeye sunduğu 35 sa>fa- ık sa% unmanın okunmasın- ian sonra söz alan sa\ cı, sa- ıık Kıraç'ın TCK'nin 450. naddesı uvarınca "taam- nüden adam öldürnıek" uçundan idam cezasına arptırılmasını istedi. Mah- enie he\eti. Türkive'de i- am cezasının uygulanma- ığını dikkate alarak sanık .ıraç'ı müebbet hapis ceza- naçarptırmavı karara bag- dı. Mahkeme heveti avnca ıraç'ın TCK'nin 73 \e8J. addeleri gereğince 6136 vılı Ateşli Silahlar Kanu- nu'na muhalefetten 11 ay tecritli hücre cezasına çarp- tınlmasını da kararla^tırdı. Sonsöz Karardan sonra DGM he- veti. İzzet Kıraç'a son söz hakkını \erdi. Kıraç. daha önce mahkemeye sunduğu vazılı ifadesinde bir değı- şıklik yapmayacagıni belir- terek. "Takdir Allah'ındır. Sizterin vereceği cezaya razı- yım" dedi. Mahkeme heveti. cinaye- te azmettirdikleri \e işlenen cına\erte tzzet Kjraç'a yar- dımcı oldukları gerekçesiy- le tutuksuz yargılanan tzzet Kıraç'ın oğlu Muzaffer Kı- raç ile Bahattin Sungur, Vu- suf Gümiiş, Muharrem Kurt \e Muammer Men- gi'nın. haklanndayeterlide- iil bulunmadığını dikkate alarak beraatlarına karar verdi. Türkiye'ye insan hakları faturasıB Baştarafı 1. Sayfada gümrük birliğini. Anka- ra "nın insan hakları. demok- ratikleşme. Kıbrıs \e Kürt sonınugibı konularda ılerlc- me kaydedileceğıne somut güvence \ermesi üzerine onaylamıştı. Ancak Avrupa Pariamentosu "ndaki millet- vekilleri. Ankara'nın sözü- nü tutmadığını. taahhütleri- ni yerine getirmediğıni. Ege. Kıbns ve Kuzev Irak'ta kı^- kırtıcı davraniijlarda bulun- duğunu öne sürdüler. Dün AP'de v apılan "Av- rupa Birtiği 1997 vılı büt- çesi" oylamasında da. güm- rük birliği çerçev esınde Tür- kiye'ye besyıl içinde verile- cek toplam 37 5 milyon ECÜ'lük (jaklaşık 45 tril- von Türk lirası) yardımın. 1997 yılında kullandırılma- M öngörülen 53 nııKon E- CL"lük tutannın a.skıda kal- ması kararla^tınldı. Avrupa Bırlıği'nin bütçe- sini. parlamentoya (AP) sunmakla görevli Laurcns Brinkhorst, ov lama sonra- Mnda vaptığı açıklamada Avrupalı parlamenterlerin Türkiye'dekı insan hakları ıhlallerinden ciddi biçimde ka\gılarıdıklarını söv ledi. Brinkhorst, ba.-ma v aptığı kısa açıklamada. "Parla- mento. bu durumdan mali \e sivasi sonuçları çıkara- cak"dedi. AP'nin dış ilişkiler so- rumlusu Hans V'an Den Bro- ek da Türkiye'deki insan hakları ihlallerinden kaygı duvduğunu belırtti. Şartlı MEDA yardımı Av rupa Parlamento--.u, kı- saca MEDA yardımı olarak bilinen Akdeniz İşbirliği Fo- nu'ndan, Türkiye'ye yapa- cağı vardımlar konusunda. Av rupa Birliği Komisyo- nu'nun kendısini sürekli olarak bilgiIendirme^ini is- tedi. Bütçegörüşmelerinde ka- bul edilen kararda. Avrupa Birliği Komisyonu'ndan, ~Türki>e\\e sadece shil top- lunıu destekle\en insani amaçlı projeler için vardını yapılmasr istendı. AP'nın kararmda, AB Komi>yo- nunun. Türkiveve proje karşılığında vapılacak yar- dımlan. vürürlüğe girmeden öııce yine kendi onayına ge- tirmesi istendi. MEDA programı. bütçe görüşmelerine. 11 ülkeyı kapsayan bir paket halinde geldiğı için. AP'nııı bu var- dını çerçevesinde Türkı- ve'veyapılacak bölumüen- gellemesi. doğrudan. diğer ülkelere vapılacak vardım- ları da engellemesi anlamı- na geliyordu MEDA prog- ramı. Akdeniz'dekı 11 ülke- ve proje karşılığı 4.2 milvar ECL' tutarında kredi veril- mesıni öngörüyor. Türki- ye'nin. bu progranı çcrçeve- sinde, öııiinıüzdeki beş yıl içinde vaklaşık 700 milyon ECU tutannda v ardım alma- sı bekleniyor. Avrupa Pariamentosu, Türkiye'ye yapılacak yar- dımlann bir bölümünü. her yıl gerçekle^tirilen bütçe gö- rüşmelerı sırasında denetle- me hakkına sahip bulunu- vor Avrupa Pariamento- su nda dün _v apılan oylama- da. 1997 jıh Avrupa'Birliği bütçesi ise 88 nıilyar ECU olarak kabul edildi. 7 t r i l y o n l u k y a r d ı m ı n a s k ı y a a l ı n m a s ı n a t e p k i l e r 'AP Türkiye'nin içişlerine kanşmak istiyor' ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Avrupa Parlamentosu'nıın (AP) gümrük birliği kapsamında Türkı- ye've 1997 yılında yapılacak mali yardımlan askrya alma karan. yur- tiçinde tepkilere neden oldu. Tiirkı- ye-Av rupa Topluluğu Derneği Baş- kanı ,4Ji Tigrel. AP'den bo'yle bırka- rar çıkacağının parlamentonun ge- çen av aldığı karardan belli olduğu- nu bildirdi. DYP'li Sanavi ve Tica- ret Bakanı Yalııtı Erez, "No com- ment!'* (Yorum yok) dedi. DVP Grup Başkanvekilı Saffet Ankan Bedük. AP kararının Türki- ye'nin içişlerine müdahale isteğin- den kavnakiandığını söv ledi. Be- dük. Türkiye'nin bağımsız birde\- let olarak hiç kimsenin içişlerine ka- rışmasına izin vermeveceğini belir- terek *Türkiyeolaraksi\asiistikrar ortamında. bir dizi demokratik dü- zenlemenin vapılması ile ilgili çalış- nıalar başlattığımız bir dönemde alı- nan karan haksız, insafsı/ olarak de- ğerlendiri\orum" dedi. ANAP fstanbul Mil(etvekili İlhan Kesici, Kıbrıs meselesi yüzündeıı bu kararın alındığına dikkat çekerek •*Kıbrıs'ta genel hukuk kurallanna a>kırı bir dava nedeni>le mali var- dımların askıva alınması. kötii niye- tin bir ğö$terge$idir. Hükümetin bu konuda,dünya kamuov u tarafından ciddive alınacak bir vanıt vernıesi gerekir" görüşünü dıle getirdi. Erez: No comment! ANAP Kocaelı Milletvekili Hay- rettin l'zun. Türkiye'nin de bu yap- tırıma denk bir yaptınmla derhal karşılık vernıesi gerektiğini savu- nıırken Sanay i ve Ticaret Bakanı Ya- lım Erez. u >'o comment" demekle yetindi. ANAP Genel Sekreterı Yaşar Okuyan. AP'nın bu karannın Tür- kıye've v apılmış bir haksızlık oldu- ğunu söv ledi. Okuyan. "AP, RE- FAHYOL hükümetinin ve Çiller'in >alanları ve yanlış icraatları nede- ni> le bö> (e bir karar almış olabilir. Ancak nrticede muhatap. Türkive >t' Türk halkıdır. AP, bu karannıye- niden gö/den gcçirmelidir*' dedi. Ali Tigrel de AP'nin geçen ay bir tav.Nise karan aldığını anımsatarak "Bu da avnı politikanın bir (kvaaıı olsa gerek. Maalesef ü/üntü verici bir durum" diye konus.ru. Türkive ile AB ilışkilerinin uzun birgeçmi- şi bulunduğunu belirten Tigrel. şu görüşleri dile getirdi: "Olma geniş bir perspektifiçinde baknıamı/ gerekir. AB ile gümrük birliğine kadar uzanan 33 yıllık bir ortaklık ilişkûniz v ardır. Zaman içe- risinde gümrük biriiğinin hütünleş- mevedaha \akiaştıracağım düşünü- yorum. Avnca. değişik hükiimetler döneminde ortav a çıkan birtakım si- yasi sorunlar nedeniv le çok daha ge- niş bir penpektifi olan ilişkmin bo- zulacağını düşünmemek lazım. Ne yazık ki. biraz karanız bir dönem- den geçivoruz." Çil/er'in paketi işe yaramadı AP'nin Türkiye'ye \apilacak ma- li >ardımı askıya alması. Av rupa ül- kelerinin Çiller'e olan güvensizliği- ni bir kez daha ortaya koydu. Çiller. geçen hafta içinde Türkiye'deki in- san haklannın ıv ileştirilmesi yönün- de bir dizi refornı hareketinın ger- çekleşeceğini bildirdi. Devlet gü- venlik mahkemelerindeki (DGM) gözaltı süresinin aşağıva çekilerek işkence sav lamalarınm önüne geçi- leceğını kavdedeıı Çiller. söz konu- su lyileştirmelerin Avrupa için de- ğıl. Türk halkı için yapıldığını ka>- detti. Dışişleri Bakanı Çiller. insan hakları paketinden .sonra Avru- pa'nın Türkiye'yi dışlamak için bir neden bıılamayacağını öne sürerek "Dışlariarsa Hıristivan kulübüolur- lar. Kendiierini tehlikeçemberine so- karlar" uyarısında bulundu. Ancak Batılı diplomatlar. özellik- le insan hakları konusunda Türk yet- kilılerden "söz degil. uygulama" beklediklerini belirterek Çiller'in açıklamalanna temkinlı yaklaştık- lannı gizlememişlerdi. Batılı diplo- matlar. Çiller'in geçen yıl aralık a> mda vapılan gümrük birliği oyla- ma.sı öncesinde de Av rupa başkent- lerıne vaptığı geziler sırasında. "Gümrük birliği gerçekleşmezse Re- fah Partisi daha güçlenir \e iktidara gelir" uyarısında bulunduğunu, an- cak 6 ay sonra kendisinin RP'yi ik- tidara taşıdığını anımsattılar. enarist Yönetmen Mahinur ERGÜN | Burası "Şaşıfelek Çtkmazt" Dünyanın tam ortası. m Burada kadınlar atmaca gibidir Burada erkekler son derece dengesiz ve tutkuludur. Burada yaşayan çocııklar, Kafalannı dinlemek için Büyüklerin erkenden Uyumasını beklerler... G U N D E M MLSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada dan bu yana zaman zaman önemli homurtaylarya- şandı. Hemen tümü, ihraçla sonuçlandı. Bu kışıler kendilerine şu adı taktılar: "Çile Çıçeklerı..." Türkiye'de siyasal yapı, "lider partileri" üzerine kurulu. Bunu artık tüm partiler kabul etmiş durum- da. Her parti öyle ya da boyle "lıderiyle" bütünleş- tı. Parti kongrelerinin de bir heyecanı kalmadı. Me- rak edilen tek şey şu: "Genel başkan kaç oyla seçilecek?.." DSP'ye gelelim... Cumhuriyet'te dün. DSP'nin grup toplantısında söz alan milletvekillerinin degerlendirmeleri ve arka- daşımız Miyase İlknur'un DSP'nin genel yapısına ilişkin araştırması yer aldı. Miyase'nin araştırmasında, DSP'ye ilişkin ortaya atılan iddialar rakama dokülmüş. Dünkü grup toplantısında ıse mılletvekilleri. kamu- oyunun DSP'den çok az kışıyı tanıdığına. merkez partilerdeki oy kaybına dikkat çektıler. Ecevit'le dün öğle saatlerinde telefonla görüştük. Söze şöyle girdi: "Bize bir sayfa ayırmışsınız, aynı cömertlıği az sonra yapacağım basın toplantısına da gösterırse- nizsevinırim..." Ecevit'in degerlendirmeleri şunlar: - Parti güçlendikçe yarış artacaktır. Bu doğaldır. Bunu bekliyordum. Ama. ıç yarışın partıye zarar ve- recek düzeye gelmesini ıstemem... - DYP'yı geçtık. ANAPı zorluyoruz. Tüm anket- lerde ya ikinci ya üçüncü parti çıkıyoruz. DSP'ye ge- len gıdenden fazla... - Her iktidara ıkı-üç ay kredi verilir. Bu iktidara ve- rilen kredi doldu. Seçenek de ortaya çıkmıyor. Bu- radan kaynaklanan bir sıkıntı var... Ecevıt bunlan s/raladıktan sonra ekledi: "Ben çok sabırlı politika yapan bir sıyasetçiyim. Gıdenler sabredemeyenler. Gelecekle ilgili olarak lyimserim..." Oklar kime? Geçen günlerde Ecevitler'le DSP Genel Merke- zi'nde çay-pasta eşliğinde uzunca sohbet etmıştık. DSP'deki parti içi yapıyı anlatırken, ıl ve ılçe örgut- lenmelerinden öte. köylerde mahallelerde orgütlen- mek için bir model oluşturduklannı, bunu başarama- yan yönetımı gorevden aldıklarını vurguladılar. Üye sayısındaki rakamsal artışın gerçekçı olma- dığını, öncelıkle partiyi toplumun en uç noktalarına kadar gotürecek k/şilere gereksinim duyduklarını söylediler. Sohbet sonrasında partinın alt katına ındik. Geri gelen mektupları bırodaya doldurmuşlar. Kimi par- tili adresinde bulunamamış, kimının verdığı adres tamamen yan\ış. Ecevit "gen gelen mektupları" ka- ^rpuoyuna aktardığında bir grup postacı kendısini zi- y'aret edip şöyle demiş: "Bızim DSP 'ye yönelik hiçbir tavrımız yok. inanın adreslen çokanyoruz, bulamıyoruz..." Ecevit'in bu açıklamaları, DSP'nin bir "aıle parti- si olduğu" ızlenımıni sılmeye yetmiyor. Milletvekille- ri de bu durumu kendi aralarında sık sık dile getiri- yorlar. Duruma tersten bakalım ve soralım: - Ecevıt parti içi demokrasiyi milletvekillerinin an- ladığı anlamda olabildiğınce geniş tutsa. soaın çö- zülecek mı? Sanmam... Zira sorun kamuoyunda solun yeniden "umut" haline getirilmesi. Parti içi demokrasi umut yolunda ancak bir halka olabilir. Erbakan RP kongresınde önümuzdekı dönemde seçımın gereksiz hale geleceğını. herkesın Refahlı olacağını soyledı. Bu sözler kazınınca altmdan fa- şizm çıkar. Türkiye'yi böyle bir mantık yönetırken, solun okları bırbirıne çevirmesı, gerekçesı ne olur- sa oisun, lukstür. Bu bağlamda ülkemizin bugünkü çıkmazı ıktidar sorununun yanında muhalefet sorunudur... Önümüzde 29 Ekım var. RP her fırsatı gövde gos- terisıne çeviriyor. 29 Ekim'i demokrasiye inananla- rın gövde gösterısine dönüştürmeye hangi parti lı- deri engel? Türkiye'de siyasetin genel başkan sultasına da- yanması sorundur... Halkın duyarlılığını. ıstencıni yitirmesi daha büyük sorundur... Rötuşlu onay A M İ Z M E.T....1 Y.A.-Y I N C I L I • Baştarajı I. Sayfada gümrük birliğinden elde edilmiş olan tav izlerin orta- dan kalkacağı yönünde çok sav ıda tepkinın ıletildiği be- lirtildi. Demirel'in vaptığı ıncelemeler \e görüşmeler sırasında hükümetin "'oto- motiv sanavimizezarar vere- cek bir durumun görülmesi halinde gerekJi tedbirlerin alınacağı" yönünde güv ence verdiği bel'irtılen açıklama- da. kararnamelerin ona> lan- dığı belirtildi. Demirel. kendisıne 40 ^ün önce verilen kararna- nıevi uyanlar üzerine ince- lemeve aldırtmıştı. Hükü- met. Demirel'in de düzeit- me isteminde bulunması üzerine kararnamede deği- şıklik vaptı. Faiz oranının Ziraat Ban- kası ile yapılacak bir proto- kol ile düzenleneceği öğre- nildi. Resmi Gazete'nin dünkü mükerrer sayısında yayım- lanan "Bazı Şahsi ve Ticari Mahhette Eşyanın Bedelsiz İthaline İlişkin Karara Ek karar" uvarınca. bugünden itibaren 31 Aralık 1996'va kadar I vıl vade ile Ziraat Bankasf naaçılacak özel it- halat döv iz hesabında en az 50 bin mark tutannda kon- vertibl döviz yatıranlar. dö- vizi bir vıl tutmalun koşu- luyla fıılı ıthalat tarihi itiba- rı>la 4 vaşina kadar otomo- bil ithal edebilecekler. Bu kişiler. ilgilınin hesabında bulunan meblağ ile sınırlı olmak kaydıvla ithalat rejı- minde belirtilen kullanılmiş makine ve aletleri de ithal edebilecekler. Karara göre. yatmlan her 50 bin mark için makine veva otomobıl ithal i iznınin ancak birinden vararlanılabılecek. İthal edı- lecek makine va da otomo- bile ilişkin mali sorumluluk- Jann 31 Aralık 1996 rarihi- ne kadar yenne getirilmesi gerekirken söz konusu mal- ların fiıli ıthalatı. ancak 1 Haziran 1 W tarıhinden iti- baren "mahduf miktarda ve hesap dönemi içinde" vapı- labilecek. Bakanlar Kurulu. bedel- siz ıthalat kararnamesi kap- samında ithaledilecek 1997 ve daha yüksek model oto- mobiller ile 50 bin mark ya- tırarak verli yeni otomobil alacaklara da ek taşıt alım vergisinden viizde 20 indi- rim getirdi. Bakanlar Kuru- lu karanna göre. 31 Aralık İ996'va kadar sermavenin >üzde 51 veya daha fazlası kamu kurum v e kuruluşlan- na ait olan bankalarda 1 yıl vade ıle en az 50 bin mark veva eşiti konvertıbl döviz cinsinden özel döv \z hesabı açtıranlarda fabrika. ana ba- vii. bayi. bölge bavü. vetki- li satıcı. acente, satıcı ve mo- torlu araç ticareti vapanlar- dan yurt/çınde üretılen oto- mobillerı ilk kez almaları durumunda getirilen indi- rımden vararlanabilecekler.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle