03 Temmuz 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
17EKİM1996PERSEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER Kanarname lıunalımı • I ANKARA CCumhurivet Bürtmı) - DYP. İçi^Ien Bakanı ]%>.1ehmet \ğar'ın onay •v^ermediğı Libva gezisi ktaramamesini rafa kaldırdı. DYP'nin Libya Jiden Kaddafi'nin T~ürkive\e yönelık rutumunu ıçine sândıremediği gerekçesiyle gjezinin resmı belgelere gnrmesını ıstemediğine dakkat çekildi. Ağar, g^azetecılenn sorulanna. " C konu gündemden k^alktf" vanıtını vermekie yetindi. Polis dövme açıklaması fe ANKARA (Cumhurivet Bürosu) - DSP Kastamonu \lJllet\ekilıHadi Di Jekçi'niıı. bayan trafik poiisinı tartaklamaM. grup toplantısında tartı^ıJdı. ÖSP Genel Başkan Yardımcısı. İstanbul Milletvekilı Cevdet Selvi. Emniyet Genel Müdürü Alaaddin YükseJ'in ""Polise uzanan eller kınlır, nereden gelirse gelsın" açıklamasını eleştirdi. Dilekçi de "Genel başkanıtnın \e grubun müsaade etmeM halınde dokunulmazlığımın kaldınlması için başvuruda bulunacağım. kesinlikle tokat söz konusu değil. belki bır ıtme söz konusu" açıklamasını yaptı. İÜ'de insan hakları merkezi • ANKARA (AA)- İstanbul Ünıversitesi Hukuk Fakültesı bünyesınde "İnsan Hakları Hukuku Aras.tırma ve Uvgulama Merkezi" kuruidu. fn.san haklannın tanınması. korunnıaM. uvgulanmaM ve gelıştırılmesı amaeıyla kurulan nıerkez. teorik ve pratık alanda çahşrnalar vapacak. Merkezın miidürü, genel kurulun fakülte dekanına önerecegi beş ada> arasından, İU Rektörü tarafindan atanacak. Isfiklal Marşı'na klîp • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-TBMM Başkanlığı'nın. Meclis'ın daha ıyi tanıtılması amacıyla çalışmalara başladıgı açıklandı. Açıklamada. ilk olarak 29 Ekim'e yetiştırılmek üzere Istıklal Marşı'nın bir klibınin hazırlanacaöı belırtilirken TBMM'nin çalışmalannın yer alacağı bir kitap basılacağı bildirildi. Özel bırtanıtım firmasına vaptırılacak klibin vayımlanmak üzere TV kuruluşlarına dağıtılacağı acıklanırken basılacak kıtapcıklann da büyük gazeteler aracılığıyla \erileceği ka>dedildi. THY uçağı tehlike atlattı • ANKARA (Cunıhurhet Bürosu) - Türk Ha\a Yollan'nın (THY) önceki gece yansı tştanbul'dan Ankara'ya spfer yapan uçağının kalkış sırasında dengesini yitirerek sarsılması yblcular arasında panik yarattı. Yurtdışi bağlantısı rjedeniyle vanm saat rötarlı kalkan'THY'nin 928 sefer sayli uçağı. kalkıştan sonra bir süre daha sarsıldı. Ralkıştan 15 dakika sonra normal se\rine de\am eden Hçağın kaptan pilotu. sarsıntıv a uçakta meydana gelen bir teknik anzanın neden oldufiunu sövledi. Izmir Milletvekili Gürün istifa etti. Manisa Milletvekili Göksoy ihracını bekliyor DYP'de mııhalifler yalnızANKARA (Cumhuri\et Bürosu)-Mu- halefetin hü- kümeti düşür- mek için umut bağladığı DYP'li mu- haliflerin gediği büyütüle- tnedi. DYP grubunda gen- soruyla ilgili olarak "hayır" oyu kullanılması >önünde bağlav ıcı karar aluıırken grup toplantısına katılmav an Izmır Milletvekili Gencaj Gürün partisinden istifa etti. Mani- sa Milletvekili AyseliGöksoy da gensoru o> lamasında mu- halefetle birlikte hareket ede- rek DYP'nin ikinci fıresi ol- du. Göksoy'un partiden ih- Oylama İktidardan 9kişi katılmadı ANKARA (Cumhurivet Bürosu)-TBMM Genel Ku- rulu'nda REFAHYOL hükü- meti hakkmda \enlen genso- ru önergesınin gündeme alı- nıp alınmaması 257'ye karşı 270 o\la reddedilırken tuta- naklara göre ortaklar o> lamada 9 kişi eksik yeraldı. ÖYP'den oylamaya katılma- yan mıllervekillen şöv le.Istan- bul mılletvekıllen SedatAloğ- lu. CefiKamhi Tekırdağ Mil- lervekıli HasanFeker. RP'den katılmayanlar: Istanbul Mil- letvekiîı Avdın Menderes. Adalet Bakanı Şe\ketKazan. Çevre Bakanı Ziyaettin To- kar. De\let Bakanı Fehim Adak. Dev let Bakanı Ahmet CemilTunç. Bursa Milletve- kilı Altan Karapaşaoğlu Genel kurııla katılan RP'lı bakanlann o> kullanmaması dıkkati çekerken kabıneden Bekir Aksoy. Namık Kemal Ze>bek. Sacit Günbev Te- oman Rı/a Güneri ve Musa Deminciadına mükerrer ov kullanıldıâı ortaya çıktı. TBMM Başkanı .Vlûstafa Ka- lemli ile bırleşimı vöneten Başkamekih LluçGürkan'ın dışında 7 BBPIi ile birlikte. diğerpartilerden 5 milletvekili ovlamava katılmadı. Doğan Cüreş • Gensoruyla hükümeti düşürmek için umut bağlanan DYP'li muhaliflerin sayısında artış olmadı. DYP Manisa Milletvekili Ayseli Göksoy. mahalefet partileriyle birlikte hareket etti. Göksoy, "Atatürk'e bağlılığım ihracımı getirecekse bu şereftir" diye konuştu. İstanbul milletvekilleri Jefi Kamhi ve Sedat Aloğlu ise mazeret göstermeksizin oylamaya katılmadı. racı istendi. Istanbul millet- vekilleri Jefi Kamhi ve Se- datAloğlu'nun mazeret gös- termeksizin ov lamaya katıl- mamaları dıkkat çek'ti. DYP Eskişehir Milletvekili De- mir Berbenoğlu. Aloğlu'na **Bizdisipline u> duk. Bu işin aflfi>ok" diverek tepki gös- terdi. Dün geceki gensoru gö- rüşmeleri. D^'P'de muhalif- lerin valnız kalmasına ne- den oldu. Genel Başkan Tan- su Çiller'in. grup toplantı- sında gensoru görüşmeleri- ne değinmemesi dikkat çe- kerken grupta o)lama için bağlayıcı karar alındı. Grup toplantısına katılma- yan Gencay Gürün. öğleden sonra istıfasını TBMM Baş- kanlığı vegrubabildirdı. Gü- rün. TBMM Başkanlığfna verdiği istifa dilekçesinde. ~göre\ ini bağımsız milletve- kili olarak sürdüreceği" ifa- desine ver verirken DYP Grup Başkanlığfna verdiği dilekçedede "laikcumhuri- >ete ters düşen" uygulama- lara ortak olmak istemediği mesajını verdi. Gürün. D\P Grup Başkanlığf na verdiği istifa dilekçesinde. RP ile hükümet kurulmasına baş- tan beri karşı olduğu v e kuş- kulannın haklı çıktığına dik- kat çekerek şu görüşlere ver verdi. " İç politikada.daha önem- IJsidış politikada gelişen olav- lar, kuşkularunı haklı çıkar- mış bulunuyor. Başta laik cumhumetilkelerineters dü- şen dav ranısjarın, özellikle ülkemizin savgınlığını zede- le\en 73 yıllık geleneksel dış politikasını saptırjrjk tehli- keli maceralara sürüklemek eğilimi göstercn. uluslarara- sı arenada v alnı/lığa düşme- ÇİZMEDEN YLKARI MUSA KART CJündomde. med\a kuruluşlarına teminatsızolarak verilen milyonlarca dolarükkredi var sineyol açabüecek dav ranış- lann sorumluluğunu taşımak istemediğim için, DYP'den aynlmaya karar vermek zo- runda kaklıgınu üzülerek btt- dirivorum." Gürün'ün ıstirasıvla DYP'nin TBMM'dekı san- dalye sayısı 120'ye. hükü- met çoğunluğu da 280'e düş- tü. bağımsız milletvekilleri- nın sayısı da 10"u DYP'den istifa edenler olmak üzere 1 l'eyükseldi. DYP Grupbaşkanvekili Ha\ri Kozakçıoğlu. Gü- rün'ün grubun genel eğilim- lerini uygun görmedıği için istifa ettiğini söyledi. DYP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Gölhan da Gü- rün'ün istifa yerineMeclis'e gelmeverek tav nnı ortava ko- yabileceğinı savundu Gü- rün, Mecîis'te ANAPIılann yakın ilgisivle karşıla^tı. 'Göksoy da isyan etti1 Toplantının basına kapalı bölümünde Avseli Gök- soy'un. hükümet icraatını Kuran kursları. RP kongre- sindeki çağdaş Türk kadını imajına uymayan görüntü- leri anlatarak eles,tırdığı öğ- renıldi. Göksov, Cumhuri- yet'e vaptığı açıklamada. Atatürkilkelerini sonuna ka- dar sav unacağını v e DYP'nin bu koalisyon ortakhğını so- na erdirmesı gerektığini söy- ledi. RP ortaklığının Türki- ye'nin laik y apısını tehdit et- tiğini vurgulayan Göksoy, DYP içınde sıkıntılı oldugu- nu "Fanusiçindeyim" sozle- rivle dile getirdı. Göksoy, "Atatürk iîkelerine bağlılı- ğım ihractmıgetirecekse bun- dan şeref du>anm" dedi. Gensoruv a "kabul" diyen Gökso), dün geceki ov lama- dan sonra TBMM'de yaptı- ğı açıkiamada. partisinden ihracını beklediğıni belirte- rek "Bugün 'ev et" gününıdü. ihraç ederlerse etsinler" di- ye konuştu. DYP Genel Ba^kar Yar- dımcısı İsmail Köse. Gök- soy'un Kuran kurslanna iliş- kin şikâyetlerini ^erinde bul- madığını böv ledi. Köse. "Her imaın-hatipti,her Kuran kur- sundan çıkan RP'li olma/. Ben de buralarda okudum, RPIidegilim"dedı. Paşa'nın kıyafeti anlaşılamadı • Birkaç gün önce "Genel kurulda oyumun rengini görürsünüz. Beğenmezseniz etek giydirirsiniz" diyen Kılis Milletvekili Doğan Güreş. dün gensoruyu desteklemeyeceğini açıkladı. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Eski Genelkur- mav Başkanı ve DYP Ki- lıs Milletvekili DoğanGü- reş'in gensoru sürecinde- ki tavır değışiklıği, sivası kulislerde "kıyafeftartış- masına neden oldu. Emekli Orgeneral Do- ğan Güreş. kısa süre önce gazetecilerin gensoruya ilişkin sorulan üzerine, "Genel kurulda oyumun rengini görürsünüz. Beğe- nirseniz pantolon giydirir- siniz, beğenmezseniz etek" açıklamasını yapmıştı. Doğan Güreş. dün vap- tığı > azılı açıklamada. hiç- bir hükümet modeli çıka- nlmadan gensoru verile- rek. büyük bir siyasi v an- lışyapıldığını söyledi. Son zamanlarda camı çıkışla- nndaki ırticaı gösteriler. laik-antilaik tartışmalan. köktendinci kadrolaşma. Lıbya gezisi, Yüksek As- ken Şûra'nın ordudan ilış- kilerini kestiği subavları hımave edicı girişımlerden rahatsız olduğunu vurgu- layan Doğan Güreş. buna karşın. hükümet modeli öngörülmediğıni. bunun sonucu gerçekleştinlecek erken seçimın sıyası ve ekonomik zarar getireceğı- ne inandığını belirtti. Gü- reş. "Politikada bir tutum doğru olabilir, ama geçer- li olamaz. Diğer bir tutum geçerii olabiiir. ama doğru olamaz. Ben hem doğru \ e hem geçeriinin kesiştikleri noktayı aradım ve hiçbir etki altında kaimadan, du v- gulanma da gem vurarak, gensoru önergesine ret oyu vermeyekarar \erdim. Bü- >ük sivasot yanlışlarının arkasından gitmek u\ gun değiklir. LIke için doğruv u yapmak esastır" dedi. Erbakan'ayargıdansoğukduş ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-Ana- yasa Mahkemesı Başkanı VektaGüngör Ozden. Başbakan Necmettin Erbakan ın partısinın 5. Olağan Kongresf nde Ata- türkçii olduğunu söylemesı üzenne baş- layan "takıvye" tartışması sürerken. söz- de ve biçimsel özentılerle Atatürkçü olu- nmayacağını belirterek. "Atatürkçüolmak vürekişidîr"dedı. Cumhurbaşkanı Süle>- man Demirel, demokratık ve laik cum- hunvetin Türkive'nın en önemli reçete- sı olduğunu v urgularken. "Türk beyni, hic- bir milletin be>ninden geride değildir" dedi. Ba^bakan Necmettin Erbakan'm eşi N'ermin Erbakan ile katıldığı Baş- kent Üniversitesi'nin venı akademık v ı- lı töreninde. Cumhurbaşkanı Sülevman Demirel \ e Anayasa Mahkemesi Başka- nı YektaGüngörÖzden'ınlaiklik ıçenk- lı konuşması dıkkat çektı. Cumhurbaşka- nı Sülevman Demirel.demokrasinin hür- riyet ve .-.erbestiyet getirdigini kaydede- rek. hür olmaktan korkulmaması \e bu- nun tadının çıkarılması gerektığini be- lırttı. Erbakan'ın Endonez>a gezisi sıra- sında vaptığı "Bizde beyin yok* açıkla- masına da gönderme)apan Demırel. Türk beynmın hiçbir milletin be>ninden geri- de olmadığmı söv ledi. Özden. Erbakan'ın partisinin kongre- sindekı Atatürkçülük mesajlannı üstü ka- palı olarak sert bir dille eleştirdı. Özden. sözle ve biçimsel özenmelerle Atatürk- çüolunamavacağını vurgulavarak. "Ata- türkçü olmak bir kişilik \e nitelik \ ükse- lişidir. ^'ürek işidir" dedi. Laiklığir. "ki- mi inanç sömürücüsü \e din tkareti \o- luyla'' dın düşmanlığı vapanlann suçla- maya çalıştığı gıbı dın düşmanlığı clma- dığına dikkat çeken Özden. şu görüşleri dıle getirdı: "Son zamanlarda asla din karşıtlığı olma\an laiküide asla din düş- manı olmavan laikliği benimsevenlere haksız»e da> anaksızsataşma \esuçlama- lar vapılmaktadır. Yönetimin kölesû ka- pıkulu ve ünımerin parçası olmaktan kur- tulup ulusun hak \eözgürlüklere sahip ki- şilikli bire>i olan >urttaşımızın inancıyla ka\ gası yoktur. tnançlara kimse el atma- malı. sivasal polemik konusu ve ov aracı vapmamalıdır." IRMIKIAYDIN ENGİN e-mail: [email protected] Şanar Yurdatapan'a Mektup... VEDAT ABİ, "'Bayram çığhklanyla kamyonlar gelir geçer, ama yasaktır, geçemez. geçemez cenaze arabalan" sanırdık. Geçermiş, bize hatırlattın. "Çoğumuz gitmiş, azımız kalmış, umurumuzda değildi." Konu sen olunca umurumuzdaymış. hatırlattın. Gençliğımize tanıktın, vardın ve hâlâ gençtik. Şimdi yoksun, yaşlandı yüreklerimiz ve unutmuştuk bunu; hatırlattın. İçimizde keskin acı yüklü bir kırmızı gül gibi durdu zaman. Sana ithaf ettik ve masalanmızda hep dolaşacak, hayata meydan okuyan cesur kahkahaların. Hoşçakal Vedat ALTUN... Dr. Gürbüz ÇAPAN Esenyurt Belediye Başkanı Merhaba Şanar! Ne haber? Ön- ceki geceyi soruyorum. Ya da bu- gününü. Belki yarınını, hatta öbür gününü... Sonrası... Işte onu bilemiyoruz Şa- nar. Sanırım sen de en azından şim- dilik bilemiyorsun. Olsun. Boşver. Ne dedik sık sık, "Hamama giren ter- ler". Anlaşılan biraz terleyeceksin. Biz? Hiç düşünme. Biz iyiyiz. Onur Yur- datapan senin gözaltına alındığın günün gecesinden bu yana telefon aygıtını. bedeninin doğal bir uzan- tısı olarak görmeye başladı. Korka- rım yüz yüze karşılaştığımızda da önce "Alo" diyecek. sonra selam verecek. Bildiğim kadanyla Avrupa'nın dört köşesinden telefon yağdı. Amma da ünlenmişin sen meğer. Hiç far- kında değildik ama seninle ilgili bil- gi almak için Avrupa kentlerinden te- lefona sarılan Almanların, Fransızla- rın, Ingilizlerin. Hollandalıların, Bel- çikalılarln, italyanların adlarına. sa- yılarına ve ünlerine bakınca... Hay- di itiraf edeyim kıskandık. Neyse... Lale Mansur, o geceyi Istanbul Em- niyet Müdürlüğü'nün kapısında, ko- ridorlannda geçirdi. Polislerin ona, "Yahu kadına bak, genç, güzel, hat- ta fazla güzel. Ne işi var buralarda, bu saatte. Gidip hayatınıyaşasaya" dercesine baktıklannı fark etti ama umurunda bile değildi. Gözleri çak- mak çakmak ağabeyinln izini sürdü. Amma da inatçıymış ha. Bizim bil- diğimiz polisler, yakınını arayan bi- rine "Valla bizde yok öyle biri" de- diklerınde insan inanır, başka kapı- ları çalmaya gider. Lale, "Nuh dedi, peygamber demedi"'. Zavallı polis- ler de çaresiz yedi saatlik bir gecik- meyle de olsa senin içeride olduğu- nu kabul etmek zorunda kaldılar. Lale'nin şerrinden polislere acı- dım desem inan. Zeynep üzüldü bi- raz. "Çocu/c"deriz. "16yaşındabir çocuk neyi ne kadar bilir" diye dü- şünürüz. Hiç de öyle değil. Bizim hercaimeşrep ufaklık akhmıza gel- meyini sordu. ondan sonra üzüldü, hatta bıraz ağladı. Senin karayoluy- la Ankara'ya götürüleceğini öğre- nince. "/an/"dedi. "Adapazan- Sa- panca-Düzce üçgeninden migeçi- receklerbabamı?" Korktuk. Sahiden korktuk. Küçük Can pek kaptıramadı. Onun cephesinde bir şey yok. itin keyfi yerinde ve hâlâ Göztepe diye birta- kım olduğuna inanmıyor. Aklı sıra beni kızdıracakya... Gördüğün gibi biz dışarıdakiler iyiyiz. Düşünme yani... • • • Ama bir başka noktayı enine bo- yuna düşün Şanar. Yaptığın hatala- n. işlediğin suçlan lürfen birbirgöz- den geçir. Bunun için yeterli vaktin olacağını sanıyoruz. Çok yanlış yaptın. Biliyorum, ka- bul etmeyeceksin ama çok ve çok vahim yanlışlar yaptın. Silah kuşanıpdağlaraçıktın. Mar- ketlere bombalar yerleştirdin. Bun- larla da yetinmedin, devletin Gü- neydoğu politikasında "farkir düşün- dükleri bilinen yüksek rütbeli subay- ları öldürdün. General Bitlis'i, uça- ğına sabotaj yaparak yok ettin; al- bay Rıdvan Özden'i vurdun. Alba- yın kafasının arka tarafını uçurdun. Üstelik utanmadan, "Ainından vu- rularak ölmüştür" diye rapor tırtu- rup, otopsi yapılmasını da sürekli engelledin. Sonra Söylemez Çetesi ile orga- nik ilişkiler kurduğuna ilişkin de çok ciddi duyumlar aldık, bilesin. Dur, dur daha bitmedi. Yüksekova'aaki "üniformalı çete" ile işbirliği içinde olduğun, eroin ve haraç paraların- dan pay aldığını bilmiyoruz sanma. Yetmediyse mafya ile iç içe kirli iliş- kiler içinde olduğun. Emlak Ban<a- sı yolsuzluklarından çek-senet maf- yasına kadar bir dizisuçun batağın- da debelendiğin de bizce malum. Bunlar çok ama çok önemli hata- lardı Şanar. Suç işledin ve cezanı çekeceksin. Oysauygarbiryurttaş, kararlı bir demokrat gibi davranabi- lirdin. Örneğin ülkende insan hakla- nnın karariı ve katır kadar inatçı bir savunucusu olabilirdin. Bir yandan geçim kaygısı gibi günlük dertlerle boğuşurken bir yandan da postL Is- tanbul DGM'nin bahçesine serip, demokratık hakları. yurttaşlık hak- larını savunabilirdin. Müzik bilgini ve yeteneğini, pop pazarında köşeyi dönmek yerine politik müzikte yo- ğunlaşabilirdin. Bütün bunları yapmadın Şana^. O yüzden gözaltına alınmanda, belki de tutuklanıp bir söre Ankara Hil- ton'da ikamet etmek zorunda kal- manda şaşılacak bır şey yok. Hiçbirimız için şaşırtıcı olmadı. Hoşça kal Şanar. Bir kısa süre >çın hoşça kal benim inatçı arkadaşım... POLİIİKA GUNLUGU HİKMET ÇETİNKAYA Refah Değişiyor mu?.. Adalet Bakanı Şevket Kazan'a '32. Gün 'de Meh- met Aii Birand soruyor. "Siz laik misiniz?" Kazan: "Hayır ben laik değil Müslümanım. Laik olan dev- lettir..." Laik, demokratık cumhuriyetin Adalet Bakanı, ar- dından ekliyor: "Ama ben bakanlığımda ayırım yapmam. Çünkü bulunduğum makam laiktir..." Türkiyebirdönümnoktasındabugün. REFAHYOL ülkeyi bir çıkmaz sokağa doğru sürüklüyor. Emekçi yığınlar eziliyor. sendikasızlaştırma eylemi yoğunla- şıyor. Milli Eğitim'i 'tarıkat şeyhleri' yönetiyor. Cami çıkışlarında şeriatçı terör örgütleri, "Şeriat gelecek, laikler geberecek" diye slogan atıyor... Bizler tüm bu olup bitenleri seyrediyoruz. sonra da birbirimize soruyoruz: "Gerçekten şeriat gelecek mi?" Adalet Bakanı, "Ben laik değil Müslümanım, laik olan devlettir" diyor. Kazan, bu soruya, "Ben laik de- ğil, şeriatçıyım" diyecek ama ortalığı karıştırmamak için takıyye yapıyor. Oysa, parti toplantılarında ve se- çim gezilerinde açık açık 'şeriatçı' olduğunu söylü- yor. O zaman bır soru: "Hani RP değişiyordu, merkez sağa kayıyordu?" RP Grup Başkanvekili ve Sıvas Milletvekili Temel Karamollaoğlu, bakın bu soruya nasıl yanıt veriyor: "Bizim 27 yıllık söylem ve politikalarımızda hiçbir değişıklik olmadı, olamazdı. Bizim değiştiğimizi söy- leyen bazı çevreler ve basın bizi yanlış yorumluyor. Atatürk posteri assak başka asmasak başka bir ten- kit. Bizim şekille uğraşacak vaktimiz yok. Biz geçen yıl verdiğimiz anayasa değişikliğı teklifinin gerekçe- sinde. bazı kimselerin laiklik ve Atatürkçülüğün ar- kasına sığınarak din düşmanlığı yaptığını, Atatürk il- kelerine tamamen zıt uygulamalar yapıldığını belir- terek laikliğin ve Atatürkçülüğün tarifinin anayasada açıkça yazılmasını ve halkımıza bu maddelerden zul- medilmemesini istemiştik..." Yukarıda görüldüğü gibi RP'nın gerçek yüzü orta- da... Okurlanmız istedikleri yorumu özgürce yapabilir- ler. Çünkü Karamollaoğlu, Sıvas'ta 37 aydının diri di- ri yakıldığı gün belediye başkanıydı... • • • En hızlı Atatürkçülerimizden ve iki-üç yıl önce cum- huriyet savcılarımızı 'şeriata karşı' uyaran DYP Kilis Milletvekili Doğan Güreş Paşa, 'hiçbir etki altında kaimadan' bir açıklama yaptı ve gensoru önergesi- ne 'ret oyu' vereceğini belirtti. Paşamız diyor ki: "Birinci seçenek, son zamanlarda cami çıkışla- rında yapılan irticai gösterilerin artması, laik, anti-la- ik tartışmalannın hızlanması, kadrolaşma söylentile- ri, bütün ikazlara rağmen yapılan son Lıbya gezisi ve olayı, YüksekAskeriŞûra 'n/n ordudan itişkilerinikes- tiği subaylar lehinde himaye edicı tavırlann meyda- na getirdiğirahatsızlığım sebebiyle kabul oyu vermek İkinci seçenek gerçekçi ve uygulanabilir hiçbir hü- kümet modelinm ortaya konulmamasma rağmen gensoru verilmesi, gensorunun kabulü halinde erken seçimın kaçınılmaz olması, erken seçim halinde ise bu tablonun daha da kötüleşeceğine olan kesin inan- cım, siyasi ve ekonomik belirsizlikler içine sürüklen- menin büyük tehlikesi sebebiyle ret oyu vermek. Sonuç, politikada bir tutum doğru olabilir ama geçeriı olmaz. Diğer bir tutum geçerii olabilir ama doğ- ru olmaz. Ben hem doğru hem geçer/inin kesiştik- leri noktayı aradım ve hiçbir etki altında kaimadan, duygulanma da gem vurarak seçeneklerden ikinci- sini ülke çıkarlan açısından yararlı buldum ve gen- soru önergesine ret oyu vermeye karar verdim. Büyük siyaset yanlışlarının arkasından gitmek uy- gun değildir, ülke için doğruyu yapmak esastır." • • • Doğan Güreş Paşamız bu aç/klamasından sonra 'etek miyoksa pantalon mu giyecek' bilmeyiz ama tüm bu kararı. 'ülkenin bölünmez bütünlüğü' için yapmıştırsanınz. Kendisini bu 'f//ozof*'açıklamasın- dan ötürü kutlarız. Güreş Paşamız. bu 'filozofik' açıklamasını yapma- dan önce Armutalan'daki komşusu, Picasso kadar yetenekli(!) ressam ağabeyi, şimdilerde mankenliğe ve ses sanatçılığına soyunan darbeci Kenan Pa- şa'dan akıi almış mıdır? Her neyse! Dün Hürriyet'te Oğuz Aral'ın 'Karalama Defte- r/'nde Saba Melikesi Belkıs'ın kümesi, benim keyfi- mi yerine getirdi. Belkıs, dıyordu ki: "Sen hiç merak etme Ey Necmiyus Sezarceddin... Onları öyle biryemledim ki... Bugün hepsi senin için yumurtlayacak..." Sayın Doğan Güreş Paşam, Oğuz Aral'ın o karika- türüne bir göz atar mısınız? Sayın Adalet Bakanı Şevket Kazan, siz şeriatçı de- ğil misiniz? Basının takkeli ve takkesız liboş kalemleri', siz Refah'ın değiştiğine inanıyor musunuz?.. Internet: http: // www.planet.com.tr/Xn E mail: Hikmet .Cetinkaya «ı Planet.com. TR CHP Lİ EŞREF ERDEM 'Dinci saldınlar doruğa çıktı' ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-CHPGenelSek- reter Yardımcısı EşrefEr- dem. laikcumhurıyetevö- nelik saldırılann doruğa ulaştığını v e hakkını arav an çalışanlan coplayan poli- sin. cami önünde şeriat gös- terisi yapanlara ses çıkar- madığını belirterek "Bu, TürkiyeCumhuriveti kad- rolarının kimler tarafın- dan kuşatıldıgının bir gös- tergesidir" dedi. Erdcm. Başbakan Necmettin Er- bakan'a. muhalefette or- taya attıklan yolsuzluk sav - larının üzerine gidip git- meyeceklerini sordu. Erdem. dün parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında. Tür- ki>e'nin hızla bırçürümüş- lük noktasına gittiğini, bu noktadan kurtulmanın yo- lunun da sivasi kadroların bu çürumüijlükten anndı- rılmasıyla olanaklı olaca- ğını sövledi. Türki>e'nin. ba^kaları- nın önünde diz cökme nok- tasına geldığini savunan Erdem. bu noktava gelin- mesininmihenktaşının 12 Eylül askeri darbesi oldu- ğunu sövledi. Terör. laikliğe saldınlar v e ekonomik sorunlann 12 Eylül'den sonra azgınlaşa- rak büyüdüğünü belirten Erdem. laik cumhuriyete yönelik saldınlann doruğa ulaştığını vurgulavarak "Hakkmı ara\an işçi \e me- muru coplavan polis, cami önünde şeriat gösterisi >a- panlara ses çıkarmamak- tadır. Bu. Türkiye Cumhu- riveti kadrolarının kimler tarafından kuşatıldıgının birgöstergesidir" dive ko- nuştu.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle