30 Haziran 2022 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
16 EKİM 1996 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA HABERLERn ü D ILIVLJL J\ M.Ü.'nde 18 ekimde yapılacak seçim öncesinde adaylar, kendilerini tanıtıyor, vaatlerde bulunuyor Adaylar rektörlük yarışında • ]Vf armara Üniversitesi'nde rektörlük için 9 aday _yarışıyor. YÖK'e sunulacak 6 adayı belirlemek için 956 öğretim üyesi o> kullanacak. İstanbııl Haber Senisi- Marmara Lniversıtesi'nde 118 ekimde gerçekle>tirile- . cek reJaörlük seçımlerinde ikisi kadın9adav yarışacak. Öğretim Elemanları Sendı- ka»ı (ÖES). Çağdaş Yaşamı Eestekleme Derneğı (ÇY- DD) ve Üniversite Oğretim L'veleri Demeği üyelerınin oluşturduğu -Çağdaş Mar- maralılar Grubu". >aptığı ön elerne sonucunda Prof. Dr. İnci Tezcan'ı rektör ada- ' vı olarak belirledi. Rektör adayları. öğretim üyelerine dağıttıklan broşürlerle. kendilerini tanıtıvor \e çe^itlı vaatler- <Je bulunuyor. Marmara Üniversitesi'nin YÖK'e sunulacak altı rektör adayını belirleyecek seçim- câe. 956 öğretim üyesi o\ kullanacak M.Ü Rektörü Prof. Dr. Öıtıer FarukBatırel, üni- versitenınçağdaş. bilımsel hamlesinı de\am ettir- raıek ıçınveniden aday olduğunu belirtirken. Iktı- sadi ve İdarı Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr. Vecla Pur da programında demokrat, çağ- daş. Atatürkçü. hukukun üstünlüğüne saygılı bir anlay ış benirmediğini söv ledi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Öcal'dan Milli Eğitim Bakanlığı'na sitem 'Mezunlanmızdan şüphe edilmesin' ABANA (Cumhuriyet) - Açıkögretim Fakültesi mezunlanna öğretmen olabilme olanağı vermeyen Milli Eğitim Bakanı Mehmet Sağlam'a. on binlerce mezundan sonra Anadolu Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Akar ÖcaJ'dan da tepki geldi. Bakan Sağlarr>'a mektup yazan Rektör Öcal, açıkögretim mezunlannın da diğer fakültelerin mezunlarıyla aynı haklara sahip olduğunu "yasa ve yönetmeliklerle öngörüldüğüniT'v urguJayarak, " I2 branşta lisans tamamlama eğfömi vermiş bir fakültenin eğitiminden ve mezunlarından şüphe edümesi, üzüntümüzün en önemli nedenidir" dedı. Ülke genelinde 25 bin kadar üniversite mezununa ilk ve orta dereceli okullarda öğretmen olabilmek içm başvuru olanağının sağlanması, AÜ mezunlannı çileden çıkartmıştı. AÜ Rektörü Prof. Dr. Akar Öcal da Milli Eğitim Bakanı Mehmet Sağlam'a bir mektup yazarak tepkisini ve istemlerini dile getirdi. Mektubunda, halen üniversite düzeyinde öğrenim görenlerin yansına hizmet sunduklannı. Anadolu Üniversitesi'nin "açıköğminT, "iştetme" ve "iktisat" faküitelerinden olıujtuğunu antmsatan Rektör Akar Öcal, şöyle dedi: "*2547 sayılj Yiiksekögretjm kanunu'nun 43. maddesinin v ve c fıkralanna göre örgün, yaygın ve açık öğretim yöntemleriyle iktisat. iştetnıe. iktisadi ve idari bilimler fakültelerivle aynı lisans programi çerçevesinde ve diğer fakültelerle eşdeğer eğitim-öğretim veren açıkögretim fakiiltesi mezunlarının diğer fakülte mezunlamla aynı haklara sahip oiması kanunla öngörüldüğü gibi AÜ açıkögretim fakültesi mezuniannın kamu kunım ve kumluşlannca açılmış ve açıiacak olan sınav larda iktisat, işletme, İİBF mezun olanlarla eşdeğer furularak kabul edilmeieri gerekmektedir, denilmektedir." Açıkögretim sistemi içindeki fakültelerden mezun olanlann her alanda diğer fakülte mezunlannın haklarına sahip olduklannın yurgulandığına isaret eden AÜ Rektörü Öcal. Bakan Sağlam'a gönderdiği mektubunu. "~ fakültenin eğitiminden \e mezuniarmdan şüphe edilmesL ü/üniümü/ün en önemli nedenidir. Bu bakımdan açjköğretim sistemine dahil fakültelerden mezun olan öğrvncilerimizin yanşma imkânını ortadan kaldıran bu karann degişririlmesi hususunu takdirlerinize arz ederim" diye bitirdi. Kurum kimliğinin oluşmasına yardımcı olan. bilımsel değerleri ön plana alan bir üniversite yö- netımi gerçekleştireceğini vurgulayan Pur. eğitim kalitesinin tüm birımlerde yükseltilmesi amacıy- laalt yapının güçlendirilmesineçalışacağını kay- detti. Pur'un. programında özellikle vurguladığı \aatlerinden biri de çağdaş. katılımcı ve şeffaf de- kanların seçılmesine olanak sağlamak. Akademik yaşamda ilerlemenin belli standart- lara göre oiması gerektiğine inanan Pur, öğretim elemanları arasında yanşma güdüsü sağlayacak ödül y öntemlerinin yaşama geçirilmesinden yana. Pur. bu amaçla tebliğ veren öğretim üyelerinin özendirilnıesi içn harcırah ve yolluk verilmesını öngörüyor. Çağdaş MarmaralılarGrubu'nun adayı Prof.Dr. İnci Tezcan. bilimi. sanatı. kültürü ve yaratıcılığı. bilimsel araştırma ve eğitim aracılığıv la geliştirip toplutn y ararına sunacak işlev de bir üniv ersite va- adediyor. Tezcan'ın, tüm yönetıcilerin. öğretim üyeleri- nin tercihine göre belirlendiğı, yetkilerin kurullar aracıhğıyla kullanıldığı. akademik yükseltmeler- de akademik yeterliliğin esas alındığı. saydam. demokratik ve katılııneı bir üniversite ideali var. Rektör Prof. Dr. Ömer Faruk Batırel. İktisadi ve Idari Biiimler Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr.Necla Pur. Teknik Eğitim Fakültesi Teks- til Bölümü Başkanı Prof.Dr.İnci Tezcan. Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. H. Fehim Üçışık, Fen- Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Asım Saçlı. Tıp Fakülte- si öğretim üyesi Prof. Dr. Atıf Aktaş. İktisadi \e Idari Bilimler Fakültesi Işletme Bölümü Başkanı Prof.Dr. Osman Altuğ, Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr. Coşkun Alptekin ve Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof.Dr. Ahmet Saatçi rektörlüğe aday oldukları- nı açıkladılar. İşçiler nema için toplandı• Türk-Iş'e bağlı yaklaşık bin beş yüz sendika temsilcisi ve işçi, katkı payı ve nemalann en geç 2 ay içinde hak sahiplerine geri ödenmesine yönelik yasal düzenleme yapılmasını istedi. İstanbul Haber Servisi - Türk-Î ş Genel Başkanı Bayram MeraL zo- rı^nlu ,ta»arr-uf konusunda hükü- ınetın sergilediği tutumu "işi kül- lendirme ve umursama/lık politi- kası" olarak nitelendırerek. "Hü- künıetin umursama/lığı karşısın- dLa sabrımız taşıyor~ dedi. Türk-lş'e bağlı yaklaşık 1500 sendika temsilcisi ve ışçi. katkı pa> ı v e nemalann en geç 2 a> için- de hak sahiplerine geri ödenmesi- ne vönelik yasal düzenleme ya- pılmasını ıstedı. Unkapanf nda Çalışma Bakan- lığı Bölge Çalışma Müdürlüğü bı- nasının onünde toplanan. 1500"ü aşkın ışçi temsilcisi. söneticı ve işçinin katıldığı toplantıda konu- şan Türk-İ> Birinci Bölge Temsil- cisi Faruk Büyükkueak. nemala- nn ödenmeMnin yanı sıra çalışa- nın iicreti üzerinden yapılan vüz- de 2"lik tasarruf kesıntisine son verilmesini istedi. Büyükkueak. devlet \eya işverenin çalışanların tasarrufiarına katkıda bulunmak için hesaba yatırdığı yüzde 3'lük katkı pavının çalışanın brüt ücre- tineeklenmesi gerektiğini vurgu- ladı. Büyükkueak. "Türk-İş ola- rak bir kez daha, >ok öyle yağma. divoruz ve 5 mihona vakın ücret- linin evlül avı itibarıvla birikmiş 450 trih on lira\ ı bulan zorunlu ta- sarruf hakkımıza dokunıılmasına. beda> a finans kav nağı olarak kul- lanılnıasına izin vermeyeceğimizi vtırguluyoruz" dedi. Konuşması işçilerin sık sık attıklan ~Hacı ba- a dediler, hakkımızı \ediler". "*An- ÖDR İP ve DİSK'ten sonra Türk-tş de nemalann işçüere geri ödenmesi konusunda dün bir eylem yaparken işçilerin KESK'in cumartesi günkü eylemine de katılnıalannı istedi. (Fotoğraf: HATİCE TUNCER) kara ,\nkara du\ sesimizi. bu ge- len işçinin avak sesleri". "^aşasın sınıf dayanışması" ^.loganlarıyla kesilen Büyükkueak. işçilerin devletten diğer beklentilerinı ıse şövle sıraladı: "1982 Anayasası'nın demokra- tikleştirilmesi; eğitim ve sağlık alanlanna avnlan kamu kaynak- larının arttınlması; SSK'nin \a- şatılması için tedbirlerin alınması: II İdare \asası'nın kaldınlnıası: iş gü\encesinin sağlanması ve işsizlik sigortasının vapılnıası: sendikalı işçiye uygulanan baskılara son ve- rilmesi." Büvükkucak. sıraladığı bu so- mnlann bir kader olmadığını v ur- gulayarak sorunlann aslında işçi- lerin yeterli gücü oluşturamama- larından kaynaklandığını savun- du. Büvükkucak. tüm işçıleri Ka- mu Emekçileri Sendikalan Kon- federasvonu'nun (KESKl 19 ekimde Şisji Abide-i Hürrivet Parkı'nda vapacaklan nemalann ödenmesi amaçlı eyleme katılma- larını da istedi. Türk-İş Genel baş- kanı Bayram Meral ıse vaptığı açıklamada. "Zorunlu tasarrufta hükümetin umursamazlığı sabn- mı/ı taşımor" dedı ANKA'nın haberinegörehükümetibiranön- ce çalışanlann ve Cumhurbaşka- nfnın istekleri doğrultusunda ya- !.a hazırlıklannı tanıamlamav a ça- ğıran Bavram Meral. siyasi so- rumluluk üstlenenlerin sözlerinın gereğini venne getirmelen gerek- tiğini belirtti. Türk-lş Başkanı Meral. e> lül sonu itibariyle zorun- lu tasarruf hesabına girişlerin 589 trihonu bulduğunu anımsatarak şöyle devam etti: "Çalışanların alacaklan günbegün liüv üyor. bu- gün bunu ödemekten aciz olduğu- nu söyle\en iktidar, vann büsbü- tün aci/ kalacaktırf Sakarya Baba • • •• -ğ •• ozurlu kızını öldürdü SAK.-VRNA (Cumhuriyet)- Sakarya'nın Taraklı ilçesın- de, doğuştan kör ve sağır olan. kemik erimesi nedeniy- ledeyürüvemeven 15vaşın- dakı kızı Ğüler'ı. "dahafaz- Ja acı çekmemesi için*" öldü- ren Şaban Balaban tutuklan- dı. Taraklı ilçesinın Hacımu- rat Mahallesi'nde önceki gün vatalak olan sağır ve görme özürlü kızı Güler Balaban'ı. başına sopayla vurarak öldü- ren Şaban Balaban jandar- maya teslim oldu. Balaban. gazetecilere vaptığı açıkla- mada. hıçbir babanın çocu- ğunu öldüremeveceğini be- lirterek. "Ancak. benim kı- /ım için ölüm kurtuluştu. On- dan avrıldığım için ü/günüm anıa pişman değilim" dedı. Balaban, dün çıkarıldığı Taraklı Nöbetçı Mahkeme- si'nce tutuklanarak cezaevi- ne konuldu. Babası tarafından öldürü- len Güler Balaban ise dün Taraklfda toprağa venldi. Torununun cenaze törenıne katılan babaanne Şadiye Ba- laban. oğlunun. kızının has- talığına çare buiunamadığı için çok uzüldüğünü ıfade ederek. "İşsiz olan \e geçim sıkındsı çeken oğlum, tv iıı bir köşesinde \atan kızını gör- dükçe kahroluvordu" dive konuştu. Balaban ailesınin çok yok- sul olduğu ve geçimini Sos- yal '»ardımlaşma \e Dayanış- ma Vakfı ile belediyenin v ar- dımlarıvla sürdürdüğü öğre- nildı. Baba Balaban'ın. eşin- den ayrıldıktan sonra bunalı- ma girdiği ve geçirdiği sinır rahatsızhğı sonucu birkaç kez hastanede tedavi gör- düöü belırtıldı. HAFTAY4 BAKIŞ AHMET TAIVER KIŞLALI Devrim Üzerine... Atatürk, çok partili deneyimin başarısız olmasından üzgündü. Partisinin iktidarının eleştirilmesini, denet- lenmesini istiyordu. Örgütlü muhalefetin bulunmadığı biryönetimin, sağ- lıklı olabileceğine inanmıyordu. Bağımsız milletvekil- lerinin seçilmesini ve TBMM'de bir grup oluşturması- nı sağlamıştı. 1935'te yeni seçimlere gidilirken, Başbakan İsmet İnönü ile CHP Genel Sekreteri Recep Peker'den ba- zı it/razlar ge/mişti... Bağımsızlardan Halil Menteşe ile Sım Bellioğlu sert bir muhalefet yapmışlardı. Yeniden seçilmemeliydiler. Atatürk. İnönü ile Peker'e şu yanıtı verdi: "Elbette konuşacaklar, elbette eleştırecekler, Biz bu arkadaşlann Meclis 'e gırmelerinı neden destekle- dik? Bir oyun olsun diye mi? Yoksa kendinızden emin değil misiniz?lcraatınızda savunamayacağınız nokta- larmı var?" • • • "Bilgi sahibi olmadan fikir sahibı olmak..." Uğur Mumcu'nun bu sözü herhalde hıç unutulma- yacak. Çünkü insan doğasında genellikle var olan bir tembelliğin yarattığı, toplumsal bir hastalıktır söz ko- nusu olan. Bundan da "art niyet"\'\ olanlar yararlanıyorlar. Kendi kişisel ya da siyasal amaçlanna göre. tarihi yeni baştan yazıyorlar... Kimi okuma özürlüler de on- ların "yalan "\an üzerine "fıkir"\er inşa ediyorlar. Bu nedenle. Kemalist devrimin tarihi bir kez daha güncelleşti. Önem kazandı. Bazı öğretim kurumlann- da. bu konuyla ilgilı derslerin Atatürk düşmanlanna verdirilmesi ise bu önemı daha da arttırdı... Ve bu yıl içinde, çok değerli dört yaprt yayımlandı... • • • Prof. Şerafettin Turan'ın "Türk Devrim Tarihi", bir büyük boşluğu doldumyor. Dili ile, içeriği ile, bütünlü- ğü ile her aydının başucunda bulunması gereken bir yapıt. Sayın Turan sadece tarihçi değıl... Atatürk'ün Türk Dil Kurumu'nun başkanlığını ve Atatürk'ün partisinin döneminde Kültür Bakanlığı müsteşarlığını da yapmış bir bilim adamı. Bu konuda temel başvuru kaynağı oluşturacağı açık olan yapıtının dördüncü cıldi geçen günlerde yayım- landı: "Yeni Türkıye'nin Oluşumu." 1923-1938 dönemini kapsayan kitap, Kemalizmin ilkelerinden Dersim Isyanı'na, hatta Atatürk'ün çok dedikodusu yapılan "Çankaya sofraları "na kadar uza- nıyor. Kafalardakı birçok soruya, tarihsel gerçekler içinde yanıt getiriyor. Yazının girişindeki olayı da oradan aktardım. • • • Prof. Bülent Tanör'ün "Kurtu/uş Üzerine" ve "Ku- ruluş Üzerine" kitaplan birbirlerinin tamamlayıcısı. Ber- rak bir kafanın. açık ve özlü bir anlatımın üriınü. Her şey adeta bir matematik problemini çözme net- liği içinde ele alınmış. En okuma tembellerinin bile, ra- hatlıkla yararlanabilecekleri biçimde sunulmuş. Her ıki kitap da 10'ar "konferans "tan oluşuyor. Birinci kitapta Kurtuluş Savaşı çözümleniyor... Han- gi koşullar ülkeyi o noktaya getirdi? Ne gibi çıkış ara- yışları vardı? Mustafa Kemal'in "Kurtuluş"taki rolü neydı? Anadolu devrimi, bir kişi ve etrafındaki insanların "tepeden bir dayatma"s\ mıydı? Yoksa "yerel kong- re iktidarları" bir taban hareketınin ürünü müydü? Kitabın "Savaş Demokrasisi" başlığını taşıyan bö- lümünü, özellikle numaracı cumhuriyetçiler ya da on- fann yafanlarını gerçek sananlar okumalılar. Ikinci kitapta ise Kemalist devrim irdeleniyor. Çeşit- li yorumlarıyla, dünyadaki etkileriyle ve sonuçlarıyla... • • • Prof. Sina Akşin'ın "Ana Çizgileriyle Türkıye'nin Yakın Tarihi" kitabı, iki gereksinmeyi birden karşılıyor. Hem geniş bir zaman dilimini kapsıyor hem de kısa ve özlü. Herkesin rahatlıkla okuyup anlayabileceği kadar açık. Osmanlı öncesi Türklerden Osmanlı toplum yapısı- na, Osmanlı düzeninin değışiminden Kemalist devri- me kadar... Bir büyük birikim. bir büyük titizlikle akta- rılmış. Tarihsel süreç iyi yansıtılmış. Atatürk olayı, bir bütünün içine iyi yerleştirilmiş. Ve bir gerçeğin altı iyi çizilmiş: Atatürk döneminin bir "bütünselkalkınma" modeli olduğu... 1950'den bu yana, sadece "maddi kalkın- ma"ya önem verildiği... Ve de Türkiye'nin eğitim, kül- tür ve sağlık alanlannda, yeniden geri kalmışlık içine girdiği gerçeğinin! • • • Bugünü anlamak ve geleceği doğru kurmak için her aydının kitaplığında bulunması gereken dördüncü ki- tap da Mahmut Esat Bozkurt'un -yeniden basılan- "Atatürklhtilali"... Atatürk'ün ünlü Adalet Bakanı, Kemalist devrimin felsefesini yapıyor... Uygulamasmı anlatıyor... Ve so- nunda "Niçin devrimciyiz" sorusunu yanıtlıyor: "Evet devrimciyiz. Çünkü yaşam sürekli bir deği- şimdir. Durmak ölümdür... Yaşamak ve yaşatmak is- tediğimiz için devrimciyiz." Kemalizmin "sürekli devrim "ciliği bundan iyi an- latılabilir miydi? RIFAT ILGAZ SUÇ LNSITRL SAY1LDI Takvim asan öğretmene ceza ESEN ALİŞ ; BART1N-Sınıfduvarına. üzennde Rıfatll- gaz'm resmi bulunan takv im asan Bartın Ala- dağ llköğretim Okulu öğretmenlenndenSeval Bavrakh'nın açılan soruşturma sonucu bir günlük maaşı kesilırken köv öğretmenliğine sürgiin edıldi. Müfertışîere verdiğı sav unma- 4a. Rıfat Ilgaz v üzünden cezalandırılmaktan onurduyacağını belirten Bayraklı. baskılann aaması üzerine emeklı>e avrıldı. Rıfat Ilgaz'ın resmı ile "Ben okurken ki- taplar yasak olmasın" >özlerinı taşıvan tak- urr.ı sınıf duvarına astıâı için gencilerın tep- kisım çeken ılkokul öğretmeni Seval Ba> rak- 1) hakkında Bartın Mıllı Eğitim Müdürlüğü tarafindan başlatılan soruşturma tamamlan- dı. Aladağ İlköğretim Okulu Müdürü Mu- hammet Birinci. 2"! Şııbat 1996 tanhınde Se- val Bavrakh'v a gönderdiği vazıda. "çalışma pruşramına uymadığı. kurul rutanaklarını imzalamadığı ve öğretim Mİınırı başından bu yaiHtsrarlasınıfa.>önetmelikkurallarınau>- raatan resimler ve sözler astığını" öne süre- rek>avunmasını istedi. Milli eğitim müfettişlenne sözlü ve vazılı \tsiii veren Bayraklı. Rıfat Ilgaz yüzünden cezalandırılacaksa bundan onur duyacağını bıldirdi. BayTaklı vazılı savunmasındaşunla- n sövledi: " Sınıfımdaki takvimin üzerinde ünlü ya- zanmız. şairimiz. romancunız. öv ündüğümüz Rıfıt Ilgaz'ın resmi vardır. ^'önetmeliklere a>- kırı olan tarafı nedir? Hababam Sınıfı ile halk- la bürünleşmiş olan onurlu \ azanmız Rıfat II- gaz*ın resminin vönetnıeliklere ajkın olarak vorumlanması düşiindürücüdür. Rıfat llgaz'ın ünlü bir yazar oiması. onu- ru ile vaşaması suç mudur? Çağdaş eğitim verildiğini söylediğimiz bir okulda öğren- cilerin çağdaş bir \azari tanımaktan. onun resmini görmekten mutlu olmaları doğal- dır. Sınıfımda. geçen yıl ve bu yıl Rıfat Il- gaz'ın resminin bulunduğu rakıinıi kul- landım. Onurla kullandım. severek kul- landını. istevcrek kullandım. Rıfat Ilgaz'ı tanıma>an.onu>önetmeliklereuvgunbul- mavanlara duyurulur. Bu nedenle bir ce- za verilebilirse benim için onurdur." Mıllı Eğitim Müdürü Reşat Kumbasar. Se- val Bayraklf_\a gönderdiği vazıda. "Sınıfın- da yönetmelik esaslarına uymayan takv imler kullandığı"gerekçesıvle bir günlük maaşke-, sımi ile cezalandırıldıeını bıldirdi. 110 milyar lira tazminat isteniyor AIDS'li ailenin hukuk savaşı ŞANLILRFA (Cumhuriyet) - Şanlıurfa Kızılav Kan Merkezi'nden verilen kan vüzünden AIDS'e vakalanan Sıvereklı Müzeyjen. Sedat Işıkgöz çıftıııın. Sağlık Bakanlığı \e Kızılav Genel Müdürlüğü alevhıne açtığı 110 milvar liralık tazminat davasının görülmesine Siverek Aslive Hukuk Mahkemesi'nde başlandı. Basının voğun ilgı gösterdiği duruşmava. Müzevven ve Sedat Işıkgöz çıfti. çocuklarıRukhe ve İbrahim ile bırlıkte katıldı. Duruşmada. Sağlık Bakanlığı Avukatı Hüsevin Güzeloğlu ve fOzılay Genel Başkanlığı av ukatları 2Leki Tekince ve Mustafa Hartavi ile Işıkgöz aılesı avukatı Şevhmus İnalda hazır bulundu. Sağlık Bakanlığı ve Kızılav Genei Başkanhğı av ukatları. öncelıkle usul vönündeıı Siverek Aslive Hukuk Mahkemesfnin davayı görme>e vetkilı olmadığını. bu nedenle vetkısizlik kararı verilerek dosvanın Şanlıurfa Aslive Hukuk Mahkemesf nde »örülmesı •Kızıiay'dan aldıklan kan sonucu AIDS"e vakalanan Işıkgöz ailesinin Sağlık Bakanlığı ve Kızılav Genel Müdürlüğü aleyhine açtığı davaya dün başlandı. gerektiğini söylediler. Avukatlar. davanın da reddini isteverek kuruluşlarmın bir kusuru olmadığını. davacı Sedat Işıkgöz'e gerekli uvanlar yapılarak kanın verildiğini öne sürdüler. Işıkgöz ailesınin avukatı Şeyhmus İnal da müvekkillennın ıkametgâh verinın Siverek olduğunu belirtti ve bu nedenle yetki itirazının kabul edilmemesını isteverek şöv le dedi:"Davalı her iki kurum da olavda tam kusuıiudur. Kusurlarını örtmeve çabşmaktadırlar. Kan. doktordan ve hastadan gizlenerek tetkik vapılmadan verilmiştir. Kurum temsilcileri de kusurlanm. \aptiklan bevanatlaıia kabul etmişlerdir. Sağlık Bakanlığı müfettiş raporlannda da "davalı idarelerın personellerınin ku?ur \e ihmal içerısinde olduğu' belirtilnıiştir."Mahkeme. vetkısizlik iddiasıv la dosvanın Şanlıurfa Aslive Hukuk \lahkemesi"ne gonderilmesini kararlaştırdı. BAKK.4LL4R: ZAM HIRSINA DOtlHl-TORLAR Yabancı sigaraya boykot başhyor •Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu Başkanı Bendevi Palandöken. yabancı sigaralardaki zam artışlarını protesto amacıyla "sigara boykotu" başlatacaklarını bildirdi. ANKARA (Cumhurivet Bürosu) - Türkıv e Bakkallar ve Baviler Fedarasvonu. yabancı sigaralardaki zam artışlarını protesto etmek amacıyla "sigara boykotu" başlatacak. Fede- rasyon Başkanı Bendevi Palandöken. teşki- latlarına vabancı sigaralara karşı eylem baş- latacakları yönünde görüş bildirdiklerinı ve gelecek sonucu bekledıklerini v urgulavarak. "Tüketici destek verirse zam hırsına dovnıa- _v an bu sigara firmalanna engel olabiliriz" de- dı. Türkıve Bakkallar ve Baviler Federasyo- nu. vabancı sigaralara her ay yapılan periyo- dık zamları protesto etmek amacıv la sigara boykotuna hazırîanıvor. Bendevi Palandöken. sigara zamlarının hem tüketici) ı hem de esnafı rahatsız ettiğinı belırterek boykotla üretici firmalara. fiyatla- rını her av arttırmamalan vönünde uyarıda bulunacaklarını sövledi. "Tüketici bakkal el ele" sloganıyla boykotu gerçekleştıreceklerı- ni kaydeden Palandöken. "Tüketicidestekve- rirse zam hırsına dov mayan bu firmalara en- gel olabiliriz" dedı Palandöken. yabancı sigaraların yılbaşın- dan bu yana doîara endeksli olarak vaklaşık yüzde 120 oranında zam gördüğünü belirte- rek. "Dolara endeksli zam vaparak pazan h- kıyorlar. Biz ev lem başlatacağız dive teşkilata görüş bildirdik. Gelecek sonucu bekliyoruz. Bu boykotla fivatlann her av artmasını engel- lemeyiamaçlıvoruz" dive konuştu. Tirv akilere. "yerli sigara tiiketin" diye ses- leneceklerıni kaydeden Palandöken. yerli si- garanın kalıteli ve ucaz olduğuna dikkat çe- kerek şunları sövledi: "Bizinı insanımıza Amerikan şigarasının aroması daha cazip gelrvor. Tüketici vabancı sigaralan daha yüksek fivatlarla alıyor. Esnaf dahav üksek fıv atlar bağlivor. O> satekel 2000 de aynı tütünle iiretiliyor. Hem daha ucuz hem de daha kaliteti. Daha önce gerçekleştirdiğimiz deterjan ve vine sigaradaki bo> kot e> lemlerimizde belirli oranlarda pazar pavlannın düşmesini sağla- mıştık. Sigara üretiminde biraz daha gelişme sağlanırsa ve bovkorumuz destek görürse bu sigaralann pazar pav ı yükselmez."
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle