05 Temmuz 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 16 EKİM 1996 ÇARŞAMBl 14 KULTUR Cemal Reşit Rey Salonu'ndaki sergi ay sonuna dek sürecek Çağdaş Türk resminden u bazı' özgün üsluplar • Sergının duzenl«eyıcısı Yahşı 3araz. uikemızde \apılan resin] turkne'Jekı estetıîk değerler ıçinde değerlendırmek durumunda olduğumuzu \urgula\arak, "Bu sereıde de yaptığımız bu Tûrk re>mı ıçinde one çıkmış;>anatçıldn bır arav a getırmek Yoksa bu ressamların hıçbırı A\rupa"da bır varlık gösteremez" dıvor AHL ANTMEN Cemal Reşit Rey Sergı Salonu'nda ay sonuna dek suren "Çağdaş TüHk Res- minde Özgün İsluplar" başhklı sergı. yenı sezonun gents kapsamlı sergılerın- den bırı Ancak. başlığının taşıdığı anlam \e ıçenk ka- darkapsamlı olupofmadığı tartışalabılır. sanırız tartışı- lacaktır da Mustafa 4ta. Ertuğrul \teş. Bedri Bav- kam, Bubi. Adnan Çoker, Burhan Doğançay, Mehmet Gün. Murat Işık, Ergin İnan. Hakan Onur. Zekâi Ormaneı. Frkan Özdilek. Kadir Reisli. Güngör Taner. Ömer Lluç \c L tku \ar- lık'ın resımlerını bır araya getıren sergıv ı duzenleyen ^ahşi Baraz,olası tartişma- ları goz onuııde bulundur- muş olacak kı scrgı katalo- ğunda yazdığı vazıda "Bu sergi. ozgiin ûsluba ulaşmış sanatçıların bir bolumunü izle>ici\t? sunmaktadır"" dı- yor "Çağdaş Turk Resminde Ozgiin Lsluplar" başlıklı sergı \ah>ı Baraz'ın ço- ğunluğunu kendısınde on- ceden bulunan resınılerie duzenledıgı oznel bır ko- leksiyon Baraz, sergısivle ılgılı duşuncelermı anlattı -Serginin katalogyazısın- da. Turk ressamların Ba- tı'>a gidiş gelişleri uzerinde ö/ellikle duruyorsunuz... - Turkıye nm 1830'lu v ı)laıdan başlay arak y urıdı- şına sanatçı yolladığını bı- lıyoruz Ogunlerden bugu- ne dek o kadar çok sanarçı gıtmı^ kı Batı'ya1 Ancak oraya gıdıp kalmak yeteriı olmuyor Bır kere bır Islam toplumunun sanatçisi oldu- ğu ıçınonyargılarlakarşila- şıyor Ressam gıdıyor. mu- zelerı dolaşıyor. eğıtım go- ruyor anıa gıttığı ulkenın entelektuel ortamına gıre- mıyor Halbukı Batı'da ka- bul edılmesı ıçın orada atol- yesını kurmasi orada yıl- larca kalmasi lazım Sozge- lımı Amerıka'da 1950"lı \ ıllara kadar dıkkat çeken sanatçılann çoğu. goçmen- dı Turkıye'den ıse Amerı- ka \a ellıye kadar gıden ol- muvor \lesela Burhan Do- ğançay. 1930'luv ıllardaeıt- seydı bugun Amerıkan sa- natı ıçınde çok ust bır ko- nunıda olabılırdı bana ka- Iırsa Ben de galencı olarak bazı tema.slarda bulun- dum Amerıka'dakı bazı profesyonel galenlerde çağdaş Turk resmı sergılerı jçmak ıstedım Sozgehnıı bu LeoCastelli'den aldığım yanıt Turk reMiunın pro- fesyonel galenlerde ancak bır kultur mubadelesı çer- çevesınde sergılenebılece- ğıydı TabııTurksanatıadı- na çok ağır bır lal - Wınızda. Turk ressam- larının Batı'daki gelişmele- ri izJe>erek yurtdısına dön- düklerine ve belli etkilenim- ler sonucu kendi o/gun tis- luplarını yaratnkJanna de- ğiniyorsunuz. Bu açıdan ba- karsak,gerçekten ' ozgun' diyebileceğimiz üslupların toplanu daralıyor... - Bız Turkı\e"de \apılan resmı tabıı kı Turkı\e"dekı esteıık değerler ıçinde de- ğerlendırmek durumunda- yız Bu sergıde de yaptığı- mı? bu Turk resmı ıçinde one çıkmış sanatçıları bır araya getırmek \bksa bu ressam- ların hıçbırı Avrupa'da bır \arhk gosteremez Turkı- \ede bugun asağı vukan 500-700 ıcssam \ardır bu kı^ılerın ıçinde sunlmıs olanları ozgun uslup ıfade- sı tasırlar Dığerlerı. kendi ulkesınde de ıkıncı. uçuncu sınırtadır Bovle bır değer- lendırnıe Turk \ azarlarınca da \apılmamıstır Tam ter- sı. Turk sanat vazarlarımı- zın çok sıradan bır ressama da katalog vazıları vazdığı gorulmektedır Muzemızde olmadığı ıçın. ıvisını kotu- sunu avırt edebıleceğımız bır platform yoktur Bır de 5u \ar Sozgelımı bır \e\\ '»'ork Tımes gazetesını alıp ınce- le\ın. ıvı bır ressam olma- dıkça. bırressamdan tek sa- tır soz edılmez Turk bası- nında her ressam çıkı\or Sanınm bızım toplum ola- rak kısılığımızden ka\nak- Şehir Tiyatrolan, Gür 'ün 'Metro Canavarı' adlı oyımumı Alkan 'ın yonımuyla sahneliyor MCanavan*. ashrda gunumuz insanının >aşadığı yabancılaşmaya, 'yükselen değerler* in pcşınden bırbirini yok etmek pahasına koşmalanna. küçük hesaplanna hiç de yabancı olmayan bir durumu gündeme getiriyor. anavar'laşmadan insan olabilmek DL^Gl'PLRGLN Issiz bır metro istjsyo- nunda. gecenın son irenını bekleyen bır a\uç ınsan Tansel, Numan, Saime \e Fiisun Her bın kendi ku- çuk durnasında \a;;ayan kuçuk hesaplar pe^ınde ko- san. gerektığınde acımasız bırer -canatar' kesilen. ba- zen de sııt dokmus kedıve donen bır avuç ınsan 2000'iı \illann modern. metrova ka\us.mu^ Istan- bul unda voiları ruhaf bır bıçımde kesişıvor bu karak- terlerın Yok ettığı kurban- larıv la kente dehş.et salan 'metro cana\an'nın venı kurban adavları olarak ça- resizlık ıçinde bekle^ırken ı\ı\e doğruva. kotuve. çır- k'eflığe daır ne varsa butun 'insanca" ozellıkJenne tanık olu\oruz Tansel. Numan. Saıme \e Fusun'un ŞehırTıvatrolan'nın ve- nı sezondakı ıkıncı \enı produksivonu "Met- roCana»an' aslında gunumuz insanının >a- şadiğı \abancıla>ma\a. \\ıikselen değer- ler"ın pesınden bırbmnı \ok etmek pahası- na kosmaianna kuçuk hesaplanna hıç de >abancı o!ma\ an bır durumu gundeme ge- tırıv or "Toplum içindeejiem >eteneğini ka> - beden' ınsanların siddete \onelerek hatta daha da ılen gıderek çıldırma noktasina ge- lebıidığını o noktada nasil canavarla^tıkla- nnı. aslında bızlerden bın olan 'Metro Ca- na\an"nın dramatık bır fınale ulas.au ıs\a- nında dile getımor Ben ınsanlaı ı çoıdıtm Ge^mı^te kalan \ e bugun ı ci}U\ an ın\anla- n Toplımnal Juı tııleıının onlan \e5wr \e deıınden kendını uie/ı bu camnaıa nasıl donuşturduğunu gordunı Goıdıım \e nef- rct eıtım' GençyazarGürkanGıir'unovunumı En- gin \lkansahne\eaktan\or OzhanÖzdilın sahne tasanmını ustlendığı"Metro Cana\a- >eni yazar. losacası ta/t? kan gerekiyorartık. \enibir)a- zar ortaya çıktığında /,^e dnoı sunıı: bu henımgun- ll kl bl .Metro Canavan" toplum içinde e> lem >eteneğini ka\ beden insanların şiddete \ onelişini gundeme getiri\or. n'nın dramaturjisi Tank Günersel ı^ık ta- sarımı kemal Siğitcan. gı\sı tasarımı ise A\şen Aktengiz'e an kadıko\ Haldun Ta- ner Sahnesi'nde sergılenen ovunda Berrin Akdeniz. Hüsnu Oemiralav Slurat Garbi- ağaoğlu. Ergun Işıldar. Lmran İnceoğlu. Mahperi Mertoğlu.O>a Palay.Şenav Saçbiı- kcr, AzizSanan, ^ a\ uz Şeker. Le\ent L zıim- cü rol alı\or \ onetmen Engin Alkan o\unun şıddet- le ıhtıjacımız olan "insan" olma kavramını gundeme getırdığını belırtı\or "Ekonomi- nin duzelmesi. demokrasinin >erleşmesi \e bunun gibi pek çok konuda esas olan insan unsurudur. Insan olma ta\nmız guçlendik- çe belli konularda dönüşumu \aşa>abiliriz. Bununiçin uıııutsu/olmamaliM/. İnsan iç*e dış dümasını donuşturebilir. Biz bugun bıı- radativatro\apnorsakbir umut \ardemek- tir. Bu. umut dolu bir çabadır. Metro Cana- van da aslında. so/unu ettiğimiz anlanıda in- san ulnıava en\akın unsurudurınunujı. An- cak umutsuzdur, e> lemsizliği seçmiştir. Bu »azgeçişi elbette olumlanııvoruz. Peki \a ne \apmaL? Bizceiştebu m. \upmulı nın\a- mtının arandığı >er fi\ atro sahnesi olnıanıa- lı. Thatro sadece bir durumu aktanr çun- kii."' Şehır Tı\atroian bu sezon. \erlı o\unla- ra ve genç >azarlara onceiık vereıek Turk Tıyatrosu"nun\ıllardırtanişılagelensorun- iarından bırı olan \enı yazarların _\e- tı^ıelmemesinı asiııas ı amaçlıyor Bu çerçe- \ede genç yazarların tı\atro metınlen \eğ- lenıvor Engın Alkan'a gore yazarlann tı- \atroya katkıda bulunacak yapıtlar orta\a koyabılmelen ıçın \ıne tıvatro ıçınden \e- tı^melerı gerekı\or "Bugununsorunlannı. guncelliğini \ansıtaıı ovunlara yıllardan be- ri nssrJanııyoruz. ^eni >azarçıknııyor. O> un- ları çok ivi bilinen \a/ar)ara başturmakfa \etini>oruz hep. Thatroya >eni \onetmen. bu o\un . Bugun benim bu kenttevaşadığım sıırunlan. bizzat >aşa>an bir insanın zekice kotanlmı; bir bakış açısnla yazmış olması onenıli. Dolayısıvla a\an- lajları olan bir oyun 'Met- ro Canavan' Pekı neden tıyatroya ye- nı yazar yetı^tıremıyoruz' Alkan"a gore bu duru- nıun bırden çok açıklama- si \ar "Tiirkive'de şair de vetişmivor anıa reklam ajanslanna metin \a/an verişhor. Emek ve sabııia vapılacak işleri günümüz- de kinıse goze alnm or çiı n- kü bu\ uk paralar kazana- mıvor bu işten. Bir de. biz- de ovun vazaıian edebivat geleneğinden gelir. Bir ede- bivatçının o\un vazması zordur, belli garantileri olsun ister. Bahda ise ovun vazarian tivatronun içinden çıkar. Bizde henuz tiv atronun kendi ıı/manlık ala- nı içinden ovun vazan vetişmhor. O nokta- va geldiğimizde. bu ilişki tamamlandığında sanınm daha doğru bir noktada olacağr/" Engın Alkan J J genç bır yonetmen Ge- çen sezon Tivatropati ıle "kuskün kahve- nin Turkusu"nu sahneye kovan Alkan'ın ıkıncı yonetmenlık deneyı "Metro Cana\a- rı Turk matrosunda genç yonetmenlenn yetısmesı konusunda gelınen aşamalan ıse şoyle ozetlıyor Alkan -Türkive'de vönet- men olmak için \eterince v aşlannıanı/ v a da "ıliskılen hi rıifmanız gerckir. Oysa vonet- menlik de tivatronun diğer unsurlanndan farklı olmavan bir pa\ edir. Bizde v önetmen- lik hep bır ust kademe olarak algılanmış. Ama vavaş>a\aş bu değişivor. Şu anda \onet- rncnlik vapmak isteven insanlann onü daha açık. •" Yefim Bronfman'dan piyano resitalleri Kültür Senisi- Eugene Istomim. Vladi- mirHorovvitz\e IsaacSterngıbı nuızıkdev- lennınarkaçıkmasıylaonemlı muzısyen \e pedagoglann davet edıldığı ozel konserler- de dıkkatı çeken ve 18 yaşjnda Carnegıe Hall'da Leonard Bernstein'ın yonettığıls- raıl Fılarmonı Orkestrası eş.lıgınde ılk ABD konsennı veren pıyanist Yefim Bronfman. yann saat 19 30"da Istanbul Cemal Resıt Rey Konser Salonu'nda. 19 ekım cumarte- M guntı ıse saat 20 00'de Cumhurbaşkanlı- ğı Sentonı Orkestrası eslığınde Ankara'da resital verecek 1992'deMosko\a'da ABDBaskanı Bu<sh ve Sovyet lıden Gorbaçov ıçın \enlen da- vette Isaac Stern ıle bırlıkte çalmak uzere eskı vatanınaayak basan Bronfman 14 ya- şınday ken aılesıy le bırlıkte Sovyetler Bırlı- ğı ndeıı Kraıl'e ıltıca etmış \e 15 ya^ında unlu kemancı Isaac Stern'ın yardımıyla Nleu >ork*a ayak basmı>tı Bronfman'a gore baskı reıımlen. aynı zamaııda yeteneğı ortaya çıkaran rejımler Perestroyka oncesı Rusya'nınatmosfennde yeteneklı insanlann kendılennı gostenp bır- yeriere ula^maya çalısmaktan baska çarele- rı olmadığını dusunuvor sanatçı Son derece kapalı. ıçe donuk ve baskılı bır ortamda aılelenn bırbırlerıne kenetlendığı- ne ve aıle bırey lerının bavırmak ıçın 'neva- ptvorsan ivisini>ap" ılkesıne gore hareket et- tıklenne dıkkatı çeken Bronfman yetenek- lı Rus muzısyenlerının çoğunun bas,ka ul- keleıegoç ettığmı. Rusva'rıın ıçinde bulun- duğu polıtık ve ekonomık bunalımın genç kuşakları olumsuz etkıleyeceğını ve uzun bır sure eskı ulkesinden olanağanustu nıu- zisyençıkmasını beklemenın artıkbırhaval olduğunu vurguluyor Ancak odullere kar- sı değıl Amerıkan muzisyenleıının kazanabılece- ğı en onemlı odul olan Avery Fıslıer Odu- lu'nu Andre \Vatts. Vovo Ma. Murrav Pe- rahia. Lvnn Harrel'dan sonra kazanan Brontman'm lepertuarmda Rus bestecılerın ağırlığı hıssedılıyor Resıtallennde Mussorgski'nın 'BirSergi- den Tablolar' Stravinskinın 'Petruska*. Çavkovski nııı "Dumka" \e Prokofiev ın tum piyano sonatlannın vorumlayan Bronf- man'ın Chopin. Brahms. Schıımann gıbı ronıantık bestecıîerın yapıtlarını vorumu buyuk beğenı topluyor Rusyadan gençyas,- ta ayrılmasına ve ^ahudı olmasına rağmen. Rus kımlığını v ıtırmedığını \ urgulayan sa- natçı "Tek başına bir Rus olsa olsa mazo- sist olur"dıyor " 4 İki Rus satranç maçı de- mektir. l ç Rus. birarava geldi rni bilin ki ih- tilal kopacaktır. \ma dort Rus bir vaylı çal- gılar ddrtlusudur." lanıyor. dostça ılışkıler da- ha on plana çıkıyor Sanı- rım bırellı yıl daha buboy- le gıdecektır - Serginize çok iddialı bir başlık seçmişsini/. Bu iddia ölçusünde bir kapsamı yok serginin. Çeşitli eleştiriler alabilirsiniz. - Sergı kataloğunda. ken- dıme gore seçtığım ressam- lan belırttım Ancak butun oressamlan bıraradasergı- leyebılecegımız ne bır sa- ion var Turkıye'de ne de maddı olanaklar Ayrıca çağdaş resım olmasına kar- şın. o resımlerı bulmak da gıderek zorla^maktadır Bu sergı, buradakı sanatçılann usluplan ozgundur. otekıle- nnın değıldıranlanıını taşı- mamalı Ben yalnızca bu sergıdekı sanatçılann oz- gun usluplannın kataloge edılmesı ıçın bu sergıyı yaptım - Sergide Kadir Reisli. Hakan Onur. Murat Işık gi- bi genç sanatçılar da var... - Benım duzenledıöım sergılerde bır prensibım var. unlu ressamların yanı- na. onlar kadar tamnmayan genç sanatçıları kovmak Boylecetanıdığı bırressamı gormeye gelen bır ızleyıcı. hıç tanımadıgj bırsanatçıyı da gorup tanımtş oluyor Genç ku^ak sanatçılar ıçın bır tanınma fırsatı olarak goruyoruın ben bunu Bu- tun karma sergılerımde bu- nu y aptım. kımı genç sanat- çı devamettı.kımısı sılındı - Olanağınız olsavdı. bu sergive hangi sanatçılan da katmak isterdiniz? - Ozgun usluplarından soz edebıleeeğımız pek çok sanatçı var Mesela Nurul- lah Berk. Sabri Berkel. Ze- ki Faik. Fahrunissa Zeid. Nejad Devrim... - Peki. sizin için ozgun uslup'un tanırnı nedir? - Bence bır ressam ıçın en kotu şey. resmıne bakıp onun hangı ressam olduğu- nu çıkartamamaktır Bır resnıe bakıp $u sanatçının resmıdır dedığınız zaman o bırusluptur Sanatçı oyle bır resım yapmıstır kı onun simgesı olmustur Bu Matisse'de de boyle- dır Picasso'da da boy ledır. Pollock'da da bovledır Re- sımlerını gorsenız. anında anlarsanız hangı ressam ol- duğunu Turkıye'de de belli ozgun usluplarolmustur Sozgelı- mı bır Omer Uluç. bır Do- ğançay. bır Çoker'e baktı- ğınız zaman hangı ressam olduğunu sergılere az gıden bır ızley ıcı bıle soy leyebılır Bız de bu sergıy le ı^te bunu vurgulamaya çalısıyoruz Her sergı açan ressamın oz- gun bır uslubu yoktur - Sergide yer alan sanat- çılardan Murat Işık, "Ten- ten ressamı' diye amlıyor. Bu onun özgün uslubunun birifadesi mi.' - Murat Işık belkı Turkı- ye'nınonde gelen ressamla- rından bın olacak veya bır sure sonra hıç resım yapma- y acak Bunu ben bılemem Ama şu ankı konumuyla genç, dınamık bır sanatçıdır ve genç sanatçıları destekle- mek gerekır Onemlı olan, sanatçılara gençhkierınde gereklı maddı manevı des- teğı verebılmektır Turkres- mının kurtuluşu buradadır Ben yasjı sanatçılara onur plakerlen verılmesını saç- ma buluyorum - Turkıye'de bir sanatçı sürekli avnı tema, a>nı içe- riL aynı üslupta ısrar ettiği zaman yoğun eleştiri alıyor. -Evetbuçokyaygın Nle- sela Batı'da Morandi.olun- ceye kadar şışe resmı yap- mıştır Chagall'ın on sekız yaşında yaptığı resımle, olumune yakın yaptığı res- mın arasında pek bır fark yoktur Ama Chagall da Morandı de sanat tarıhıne kalmistır. sanatı çok çesjtlı- lık gosteren Pıcasso da Ben. sanatta değışımden yanayım Dışa açılmış. ce- sur. atak sanatçı azdır Tur- kıye'de Turkıye'nın etnık ve sıyası yapısmdan dola- yıdır bu Bovle bır toplu- mun sanatçisi da dargoruş- lu oluyor. hayata ozgurce bakamıyor Resmı hep bır sikışıklık ıçinde gıbı DEFNE GOLGESI TURGAY FİŞEKÇİ Denizli Denızlı, son yıllarda ekonomık alandakı hızla gelış- melerıyle gazete safyalarında sıkça sozu edılen bır ılı- mız Bu kente yıllardır gıder gelırım Bu yaz yolum da- ha da sık duştu Denızlı ıkı yuz bın nufusuna karşın sahıp olduğu beş yuz fabrıka ıle bır sanayı kentı Ancak kentte bır sana- yı kentı havası yok Fabrıkaların buyuk bolumu kente yırmı kılometre uzaklıktak/ Organıze Sanayı Bolge- sı'nde kurulu Bu yıl kuruluş çalışmaları başlatılan ıkın- cı Organıze Sanayı Bolgesı de kente altmış kılometre uzakta Kent merkezınde canlı bır alışverış ortamı he- men goze çarpıyor Ulkemızdekı en kuçuk bankaların bıle burada gosterışlı şubeler açmış olmaları da kent- tekı varsıllığın bır başka gostergesı Bu yaz Pamukkale Festıvalı sırasında da Denız- h'deydım Bır gece Açıkhava Tıyatrosu'ndakı konsen ızledım Az-çok tanınmış yerlı yabancı kımı şarkıcılar çıkıp ıkışer şarkı soyledıler araya da "Pamukkale ka- rarmasın, onu sulayahm" gıbı sozler katarak Bır ken- te ve onun halkına bır şey kazandırmayacak bır etkın- lık gıbı gorundu gozume Halkın hergun sabahtan ak- şama kadar televızyonlarda gorduğu şarkıcıları bır de kendi karşısında "play-back"şarkıları soylerken gor- mesınde ne yarar var^ Gazetelerın magazın sayfala- rında şarkıcıların Pamukkale otellerının havuz başla- rında guneşlenırken çekılmış fotoğrafiannın altında kentın adının geçmesıyse onemlı olan bu da ekono- mı sayfalarında sıkça gerçekleşıyor Oysa Pamukka- le Unıversıtesı'n/n de hazırtanmasında katkısı olduğu belırtılen festıval programı kentın ve çevresının tartı- şıldığı daha kultur ağırlıklı bır yapıya kavuşturulabıhr Anladığım kadarıyla festıvalın amacı Pamukkale'nın tanıtımıyla sınırlı Oysa Denızlfnın tanıtılmaya değer o denlı çok şeyı var kı Dido Sotiriu'nun o eşsız anı-romanı Benden Se- lam Soyle Anadolu'ya'daceva kırmak ıçın bırtaş ara- sanız kılometrelerce bulamazsınız dıyerek toprağını ovduğu Buyuk Menderes Ovası, Denızlı'den başlıyor Pamuğu ıncırı zeytınıyle "Daglanndanyag, ovalann- dan bal akar" denılen coğrafya Bınyıllardır ayakta kalabılmış pek çok antık kent Geleneksel dokuma- cılığın surduğu kasabalar koyler Onlarca bılınmedık bıtkılenn zengınleştırdığı mutfağı Varsıllık ve kultur ne yazık her zaman koşut gelış- mıyor Pamukkale Festıvalı sıradan bır populer muzık gos- terısı olmaktan oteye geçemezken Denızlı'de varlığıy- la butun Turkıye nın ovunç duyabıleceğı bır kıtabevı var YaprakKıtabevı Istanbul veAnkara nın gorkemlı kı- tabevlerını kıskandıracak guzellıkte Tasanmıyla, do- nanımıyla sunduğu hızmetlerie Denızlfnınenazfab- nkaları kadar ovunç duyacağı bır kuruluş Kıtapsever- lerden gorduğu buyuk ılgı de bunun kanıtı Yaprak Kıtabevı ornegı bır kıtabevının bır kenttekı okurgızılgucunu nasıl ortaya çıkartabılecegını goster- mesıyle de ılgı çekıcı Okur sayısının gıderek azaldığı yolundakı savları da yenıden duşundurten bır ornek Okurun gıdıp aradığı kıtabı bulabılecegı ya da getırte- bıleceğı kıtabevlerı var rru- kı, okurun olup olmadığını tartışalım Anadolu'da kırk ılde ufliversıte^çıldı Bi(WİIenn ka- çında dogru durusut bır kıtabevı var'' Krtapçısız unı- versıte kentlerı oluşturmak da bıze ozgu bır yapılan- ma olmalı Bu ıllerın ekonomık-kulturel yapıları bır kıtabevı aç- maya elvermıyorsa, hıç değılse yerel ve merkezı yo- netıcılerın gınşım ve ozendırmelenyle yayımda olan butun kıtaplann bulunabıldığı bırer kıtabevı açılmalı Unıversıteler yapılarla değıl kıtaplarla oluşur Nazan Erkmen Hamburg Müzesi'nde kultur Servisi - Vazan Erkmen. daha once Nasreddın Hoca Derneğı ı^bırlığıyle Akşehır ve Antalya'da açtığı \asreddin Hoca resımlennı 14-28 Ekım 1996 tarıhlerı arasında Hamburg L'lusal Muzesf nde sergıleyecek Muzede Tan Oral'ın karıkaturlen de sergılenıyor Eserler. kıtap halınde Mavı Bulut Yayınlan tarafından hazırlanıyor Kıtabı. Nuran Turan kaleme alıyor Pekinel'lenden Köln'de konser BONN (4.A)- Dunyaca unlu piyano sanatçılan Guher- Suher Pekınel kardeşler. bugun Koln Fılarmonı Salonu'nda konser verecekler Pekınel karde^ler çıft pıvanoda vereceklen konserde Brahms Lıszt. Bach. Gershuın ve Levuona'nın yapıtlannı seslendırecekler Guher ve Suher Pekınel e Alman basını yoğun ılgı gosterıyor 'Gılgamış Destanı' Ankara'da Kültur Servisi - Ankara Devlet Tıyatrosu. yonetmen [şıl Kasapoğlu'nun produksuyonu ıle gerçekleştırdığı "Gılgamış Destanı" adlı oyunu 16 ekım çarşamba gunu Başkentlı ızleyıcılerle buluşturuyor Lnlu destanı Zeynep Avcı sahneye uvarladı KÜLTÜR • ÇİZİK K A M İ L M A S A R A C I
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle