01 Temmuz 2022 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 14 EKİM 1996 PAZARTESİ 10 DIŞ HABERLER Kmlderililerin Meksötayürüyiişü • MEKSİKO(AA)- Meksika'mn başkenti Meksiko'da, Christopher Colomb'un ABD'ye gelişinin 504. yıldönümünü protesto eden binlerce Kızıiderilinin. daha çok hak, saygı ve demokrasi için yürüdükleri bildirildi. Çok sayıda polisin. Colomb'un. şehirde bulunan heykelini, bir zarar verilmemesi için kordon altına aldığı bildirilirken, geleneksel yerli giysileri giyen göstericiler ile polis arasında herhangi bir çatışma çıkmadığı belirtildi. Fransa'nın Afrika politikasına tepki • JOHANNESBURG (AA) -ABDDışişleri Bakanı VVarren Christopher, Fransa"nın Afrika politikasını eleştirerek, bu ülkenin Afrika'ya karşı "özel mülk" yaklaşımından vazgeçmesini istedi. Afrika gezisinın Güney Afrika durağında açıklamada bulunan Christopher'ın, çok sert ifadeler kullandıgı. ancak. müttefiklerinden Fransa'yı "adını açıkça anarak" hedef almadığı belirtildi. Christopher'ın yanında bulunan yardımcılannın ise Christopher'ın. açıklamalannın belirgin biçimde Fransa'yı hedef aldığını belirttikİeri kaydedildi. Nazilere Fransız yardımı • LONDRA (AA) - İkınci Dünya Savaşı sırasında. Nazi toplama kamplannda Yahudilerin öldürülmesi için kullanılan. "ölüm gazı" ZykJon-B'nin üretiminde. Fransızlann yardımcı olduğu öne sürüldü. Annie Lacroix-Rız adlı Fransız tarihçi, Fransızlann Nazilere öldürücü gaz yapımında yardım ettiğine ilişkin iddiaların yer aldığı kitabının basılması için 2 yıldır mücadele verdiğini belirterek. bulgulannın Ikinci Dünya Savaşı arşivlerine dayandığını bildırdi. Tarihçinin en çarpıcı bulgusunun ise, Ikinci Dünya Savaşı sırasında Zyklon-B gazının Fransa'da üretildiğini göstermesi oldugu öne sürülüyor. Cezayir'de şiddet • PARİS (AA) - Cezayir'de güvenlik güçlen ile aşırıdinci militanlar arasında çıkan ve yaklaşık 8 saat süren çatışmada. 12 militan öldürüldü. Le Matin gazetesi. haberinde. güvenlik güçlerinin, Cezayir'in güneyindeki El Haraç bölgesinde 12 militanın sığındığı bir villayı kuşatarak. operasyon başlattıgını bildirdi. 8 saat süren çatışmada silahlann hiç susmadığı belirtilen haberde. operasyonun polis vejandarmanın işbirliğiyle gerçekleştirildiği bildirildi. organlar aMıyor • LONDRA (AA)- tngiltere'de. organ nakli için kullanılabilecek, bagışlanan organlann atıldığı öne sürüldü. İngıliz basınında dün çıkan haberlerde, ülkede 1993'ten 1995 yılmın sonuna kadar bağış yapılan 565 adet kalp. karaciğer ve akcigerin hastalara nakil edilmeyerek, atıldığı belirtildi. Haberlerde. organlann atılması konusunda çoğu durum için operatörlerin bir neden belirtmediklerine dikkat çekilırken. organlann atılmasının başlıca nedenleri arasında hastanelerde >eterli sayıda uzman bulunmaması. organların yaşı, organlar konusunda yeterli bilgi olmaması gösterildi. İngiltere'de • LONDRA (AA) - Ingiltere hükümetinin, evde silah bulundurmayı yasaklama hazırlığı içinde olduğu belirtildi. Edinilen bilgiye göre. hazırlanan kanun tasansının yürürlüğe girmesinden sonra. silah düşkünleri, silahlannı ancak bağlı bulunduklan silah kulüplerinde bulundurabilecekler. Öte yandan. haziran ayında Ingiltere'nin Dunblane yerleşim biriminde ruh hastası bir kişi tarafından gerçekleştirilen katliamın ardından başlayan silah bulundurmanm tümüyie yasaklanması konusundaki tartışmalar da devam ediyor. Taleban, Şah Mesud karşısında gerilemeye devam ediyor. Salang Geçidi de muhalefetin elinde Darbe iistünedarbe• Özbek lider Raşid Dostum'la anlaştıktan sonra karşı saldırıya geçen devrik hükümet birîikleri, KâbiFe yalnızca 50 kilometre uzaklıkta. Dış Haberler Senisi - Afganis- tan'ın başkenti Kâbil'i ele geçir- dikten sonra iktidara gelen şerıat- çı Taleban örgütü. ülkenin kuze- yindeki üç muhalif grubun oluş- turduğu koalısyon karşısında zor- lanıyor. Ahmed Şah Mesud komu- tasındaki eski hükümet birliklen- nin Cebel Sarac kasabasından son- ra dün de stratejik önem taşıvan Salang Tüneli'nin Kabil'e 50 km mesafedeki güney girişıni ele ge- çirdıklen bildirildi. Bölgeden Kâbil'e gelen yolcula- nn ifadelerine göre iki hafta önce Taleban'ın denetımine geçen stra- tejik öneme sahıp Salang Tüne- li'nin güney girişi, yeniden eskı hükümet birliklerinin eline geçtı Devrik de\ let başkanı Burhaned- din Rabbani'nın müttefiki Ahmed Şah Mesud'a bağlı güçler. öncekı gün de Kâbil'in 80 km kuzeyinde bulunan stratejik öneme sahip Ce- bel Sarac kasabasını ele geçırmış- lerdi. De\rik Rabbani hükümeti- nin sözcüsü. dün yaptığı açıklama- da, Mesud'a bağlı güçlerın Cebel Sarac'ın yanı sira Çarikar kasaba- sını da ele geçirdiğini bildırdi. Ta- leban örgütü. Cebel Sarac'ın düş- tügünü yalanlıyor. Ne var kı göz- lemciler. ülkenin kuzeyıne geçiş kapısı konumunda olan kasabanın ele geçirilmesivle şeriatçı örgüte ciddi bir darbe vurulduğunu ifade ediyorlar. Bu arada. eski hükümet birlikle- ri ile Taleban mılisleri ara^ında sü- Özbek lider Raşid Dostum Salang, Tünelinin güney girişinin geri alınmasından sonra bölgedeki birliklerini denetledi. ren çatı^mular nedenı> le Kâbıl'den kuzeye gıden ıki otoyoiun da kapa- tıldığı bildirildi. Kâ'bil'den kuzey- batı\ a giden "Eski Ybl" çatışmalar nedeniv le üç gündür kapalı tutulur- ken kuze> doğu> a gıden v e başken- te 50 km mesafedeki Bagram ha- va üssü vakınlannda 'Eski Vbria birleşen "\eni Vbl'un dün ilk defa kapatıldığı bildirildi. Bölgeve so- kulmayan gazeteciler. 'YeniVöl'un kapatılmasını. "çatışmalann Bag- ram hava üssü yakınlarında sür- mesi*%eklınde yorumlarken Tale- ban \etkilileri konuyla ilgılı bir açıklanıa yapmıyorlar. *Dostum namussuz' Clkedeki diğer muhalif gruplar- la birlikte kendilenne karşı mücade- leve giren Özbek General Raşid Dostum'u "namussu/lukla" suçla- yan Taleban örgütü, Dostum 'un ku- rulmasına ön ayak olduğu 3 1ü ko- alis>onu da sert bir dille uyardı. Taleban hükümet kon.se> inın ba- si Muhammed Hasan Akhund. Af- ganistan'ın kuzevinde oluşturulan Taleban karşıtı koalisyon ıçın "Dos- tum'un dadigernamussuzlarla bir- leşmişolması bir şey değiştirmez. Bu grup en kısa zamanda bastonlacak- hr"dedi. Özbek lider Dostum. geçen per- şembe günü ülkenin kuzeyindeki Mezar-ı Şerifkentindebirarayagel- diği eski dev let Başkanı Burhaned- din Rabbani ve $ii lider Kerim Ha- lili ile şeriatçı Taleban örgütü ile mü- cadele ermek konusunda ortak an- laşmaya varmıştı. Üçlü koalisşonun kurulmasından önce. Taleban örgütü yetkilileri, ül- kenin kuzeyinde büyük bir güç olan ve Orta Asya ülkelerinın de deste- ğıne sahip Özbek General Dos- tum'la aralannda hiçbir sorun ol- madığını ve kendisiyle görüşmek istediklerini v urguluyordu. Taleban'ın Kültür \e Enformas- yon Bakanı Emir Han Muttaki de öncekı gün vaptığı açıklamada. "Kuze>deki güçler Taleban için bir engel oluşturmaz. Aramızdaki gö- rüş a> rılıktarını barışçı \ollardan çözebilecejjimize inanıyoruz" dedi. Taleban BDT'yi böldü r JPLULUGU'NIK Afganistan'dakı gelişmeler, Bağım- sız Devletler Topluluğu (BDT) üyelerı arasında cıddi çelişkiler yarattı. Afga- nistan'la 600 km sının olan ve son yıl- larda "bloklardışı" politıka izleyen Türkmenıstan, konuyu tartışmaktan bi- le kaçjnıyor. Kazakistan ve Kırgızistan, Afganistan'dakı gelişmeleri öteki BDT ülkeleriyle tartışmalarına karşın, her- hangi bir askeri müdahaleye şiddetle karşılar. Kendi ülkesmdekı muhalefetı Afganistan'a kovmuş olan Tacikıstan yönetimi, bugünkü ana sorunun Tacik- Afgan sınınnın güvenliginı sağlamak ol- duğunu belirtiyor. Tacikistan'la ilişkıleri gergin olan Özbekistan, General Raşid Dostum'un desteklenmesi yolunda net tutum alıyor. Pakistan'ı kızdırma- mak için Dostum'a karşı mesafeli dav- ranmaya çalışan Rusya ise güneyden gelen tehlikeye karşı BDT üyelerinin gü- venliğini ve bütünlügünü korumaya ça- balıyor. Afganistan'da ABD, Pakıstan ve Su- udi Arabistan'ın konumlarının güçlen- mesinden rahatse olan Rusya, bir yan- dan BDT içinde uyumlu tutum izlenme- sini, bir yandan başta Iran olmak üze- re bolge ülkelenyle işbirliği yapmayı, bir yandan da Afganistan içindeki çeşith güçlerle ilişki kurmayı ist/yor. Moskova'daki bazı kaynaklar, Krem- lin'in Talıeban hareketiyle bıle diyaloğa girmeye hazır olduğunu, ancak inisiya- tifin karşı taraftan gelmesini beklediği- ni öne sürüyor. Bu arada Rusya Güvenlik Konseyi Sekreterı General Aleksandr Lebed, Talebanların Tacik muhalefetiyle birle- şeceği ve Orta Asya cumhuriyetlerine saldırarak Müslümanların kutsal kent- lennden Buhara'yı düşürmeye çalışa- caklannı öne sürdü. MuhalifTacik lider- lerden Hacı Ekber Turaconzo da Af- ganistan'dakı iç savaşın dışında dur- maya özen gösterdiklerini, üstelik ken- di ülkesinde pek çok sorunu olan Afgan güçlerin dışarıya saldırmasının müm- kün olamayacağını savundu. Ancak Rusya'nın yeni Afganistan yönetimine karşı belirleyecegi tavra göre Taleban- lann, kendilenne oldukça yakın gördük- leri Tacik muhalefetı ile aralarındaki iliş- kinin dozunu ayarlayacakları sanılıyor. Öte yandan Talebanlann liderlerin- J Hakan Aksav KIRIM Taleban güçlerinin Kâbil'i ele geçirmeleri bölgedeki dengeleri bozdu. den Kültür Bakanı Molla Amir Han Muttaki, geçen hafta Japon gazetesi Mayniti'de yayımlanan demecinde. Rusya lıderi Boris Yeltsin'in herhangi bir gerekçeyle Afganistan'a müdahale etmeye kalkışması durumunda, "geç- mişteki bozgunlan" anımsatacaklan hiç de dıplomatik sayılmayacak bir dil- le vurgulandı. Rusya içindeki politik ve sosyal-ekonomik zaaflar ve BDT ülke- leri halklannın geçmışteki "Afganistan macerası"ndan gördükleri zarar dikka- etalınırsa, Moskova yönetiminin, aske- ri değil, politik yöntemlerle başan ka- zanmak için tıtiz davranacağını tahmin etmek zor değil. Lebed'den 'Kınm çıkarması'Geçen günlerde Kınm gazeteleri, Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Aleksandr Lebed'in "Sivastopol bir Rus kentidir" başlıklı açık mektubunu yayımla- dı. Kentin geleneksel olarak Rusya'ya ait olduğunu, bu konuyu Karadeniz Filosu'nun paylaşımı tartışma- lannın dışında bırgerçek saydığını belırten Lebed, Uk- rayna yönetiminden sert tepki gördü. Rusya Dışişle- ri, devlet başkanı adına yaptığı açıklamada, komşu ülkeye yönelik toprak talebi bulunmadığını vurgula- dı. Kınm'ın Rusya'ya ait olduğunu savunan milliyet- çi Rus güçlen bile generalı desteklemekten kaçındı- lar. Bunun nedeni Kremlın'dekı ince ıktidar hesapla- nnın dışında, Lebed'in "Çeçenistan'ı satbğı" yolun- daki yaygın görüşe dayanıyor. Kımileri ise "Kınm'ı al- manın zamanının henüz gelmediği" kanısında. Bu arada Kırım'daki Rus siyasal parti ve hareketleri ken- di aralannda birleştiler ve "Rus duması" adı altında birgölge hükümet oluşturdular. Bıriığin liderliğınese- çilen Kınm Rus Partisi Başkanı Sergey Şuvaynikov, yarımadanın adında değişiklik önerdi ve "hendek" anlamına gelen Türk kökenli "Kınm" sözcüğünden vazgeçilmesi vetarihsel "Tavrida" adınm kullanılma- sı gerektiğini savundu. CÜRCİSTAN Tiflis Kiev'e yaklaşıyor1991 de Gürcistan'm ilk devlet başkanı, Zviad Gamsahurdiya, "Rus Imparatoriuğu'ndan kurtuluş mücadelesi" ilan ettiği_sırada. her alanda Ukrayna yönetimine yaklaşmaya çalışmıştı. O dönemde Gürcü mılliyetçıleri, Avrupa'daki en iyi dostlannın Almanya ve Ukrayna olduğunu defalarca ifade etmişlerdı. Bugunkü lider Eduard Şevardnadze'nin "Avrupa-Asya koridoru" jeopolitik stratejisınde de Ukrayna'ya özel bir yer veriliyor. Geçen günlerde Ukrayna'yı ziyaret eden Dışişlerı Bakanı Irakliya Menagarişvili Kiev yönetiminin. Gürcistan'm Karadeniz Filosu'nun bir bölümüne sahıp olma talebini destekleyebileceğinin işaretini verdi. Bu arada Ukrayna'nın Gürcistan iki askeri gemi armağan edeceği bildirildi. Moskova'nın Abhazya politikasının yoğun eleştirilere hedef olduğu Tiflis'te, Gürcü-Abhaz gerginlik hattındakı Rusya banş güçlerinin yerine Ukrayna banş güçlerinin görev yapması konusu tartışılıyor. TURNIKE İsrail'in nükleer gücünü dünyaya duyuran Yahudi bilim adamınm serbest bırakılması isteniyor Vanunu için dev kampanyaGURR\NUÇKAN STOCKHOLIM - Israil nükleer si- lah projesini ve kapasitesini 10 yıl ön- ce İngiliz SundayTimesgazetesine if- şa ettikten. Israil gizli polisı MOS- SADtarafından kaçınldıktan sonra kı- sa bir duruşma sonucu 18 yıl hapis cezasına çarptınlan \Iordeha\ Vanu- nu bugün ve yann Tel Aviv'de >apıla- cakolan uluslararası panelde anılıyor. Paneli düzenleyenlerden, geçen yılın Nobel BanşÖdülü'nün sahibi Joseph Rotblat. dünva kamuoyunu Vanu- nu ya destek olmaya çağırdı. Prof. Rotblat şu çağnda bulundu: "IsraiJgi- bi uygar bir ülkenin bir bilim adamı- nı bö>le bir nedenie tecrit ermesini an- la>amnorum. Bu.düpedüz barbarlık- nr.Mordeha> Vanunu.akJın sesinidin- lemiş ve üzerine düşen görevi vapmış • Nobel Banş ödüllü Joseph Rotblat, 10 yıldır hapiste bulunan 18 yıla hükümlü Mordehay Vanunu'nun cezalandınlmasının barbarlık olduğunu söyledi. bir insandır: demir parmaklıklar ar- kasına kapatılması gereken bir suçlu değil. Ülkemin resmi makaınlannı. Vanunu\u derhai \e koşulsuz olarak serbest bıraknıma çağınnorum." Vanunu. güney Israıl'de. Negev Cö- lü'ndeki Dimona nükleer enerji \e araştırma merkezinde nükleer tlzikçi olarak çalışmaktaydı. Israil. Fran- sa'nın yardımıyla burada nükleer re- aktör kurmaya çalışmaktavdı. O za- manlar bu iki ülke. aralannda su sız- maz derecede birbirine yakındı. N'e \ar ki Onadoğu kanşınca. iki ülkenin çıkarlan birbirine zıt düştü. Fransa geri çekilınce. onun bıraktığı boşluğu dolduracak \ e nükleer silaha sahip ye- ni bir ülke devreye airdi: ABD. ABD'nin. \alnızca bir koşulu vardı: fsrail bu tesisi yalnızca sivil amaçlar içinkullanmalıydı. İsrail'in ozaman- ki Dışişleri Bakanı Şimon Peres. anı- lannı yazdığı kıtapta bu konuda Ken- nedy'e şu garantiyi verdiğini açıklı- yor: -Ortadoğu'danükleersilahıolan ilk ülke biz olma\aeagız." Bond filmleri gibi Peres. yalan söylüvordu. Dimo- na"da çalışanlar bu yalanın farkınday- dı ve onlann arasında, 32 vaşındaki nükleer fizikçi Vanunu da vardı... Is- rail butesislerde. apartheid Günev Af- rikası'yla birlikte 200'e yakın atom bombası imal etmişti bile... Vanunu. 80'li vıllann ortalannda görevinden aynldı ve Avustralya'ya taşındı. Daha fazla dayanamamıştı. Orada. din değiştırdi ve Hıristivan ol- du. Yahudilerin gözünde artık bir "kâ- fîr~dio. Dostlarma. İsrail'ingizinian- lattı. Onlann da desteğıyle. ingiliz Sunday Timesgazetesiyle telefon gö- rüşmesi vaptı. Sonunda Londra'ya gelmesinde anlaştılar. Gazete. söyleveceklerini sı- kı denetimden geçirecek. gerçek payı yoksa V'anunu'yu gerisın genye gön- derecekti. Vanunu. Londra'da gazetenin mu- habirlenne. başvıırduğu nükleer flzik- çilere Israil'deki tesisın içinde çektiği fotoğraflan gösterdi. İfşaatlar, 5 Ekim 1986tarihli Sundav Times'dayayım- landı... Ve ver yerindenoynadı! Habe- rin vayımlandığı gün gazeteyi Vanu- nu göremedi. Cünkü Israıl'e gitmek- te olan birgeminin mahzeninde. uyuş- turulmuş olarak yatıvordu... V1OS- SAD, Vanunu'nun niyetini önceden öğrenmişti, ancak vetennce hızlı dav- ranamamıştı. Vanunu. güzel Ameri- kalı Cind>'nin tuzağına düşmüştü. Londra'da "rastlantı eseri" tanıştığı Cındv. genç adamı bir aşk tatili için Roma'ya çağırmıştı. Sonbaharda Romagüzeldirya. Ro- ma havaalanında buluşan çift. önce- den ayırdıklan otele gitmiştı ve oda- lanna girdikleri anda da "aşk" birmiş- ti... İki MOSSAD ajanı tarafından derhai verevatınlan Vanunu, uvuştu- rucu madde enjekte edildikten sonra tsrail'e giden bir gemiye koli gıbı bin- dirilmişti... SEMIH GUNVER Akdeniz Kıyılarından Yaz aylarında tatil için güneye inemiyorum. Çok sıcak ve rutubetli oluyor. Imdadıma Büyükelçi Ha- luk Bayülken yetişiyor. Bayülken her güz, Akdeniz kıyılarında "Anîalya Güvenlik ve Işbirliği Konferan- s/"nı tertipliyor. Bu yıl da 10-14 ekim tarihleri ara- sında bu konferansların yedincisi Çamyuva'da, Si- mena Tatil Köyü'nde düzenlendi. Ben de toplantı- nın değişmez konuklarındanım. Fırsattan yararlan- dım. Simena'da bir hafta öncesinden yerimi ayırt- tım. Antalya'nın yolunu tuttuk. İki yıl önce, Ankara-Polatlı- Sivrihisar yolunun gi- diş-geliş dört kanal haline gelmesi için gerekli iha- leler yapılmıştı. Güzergâhın en tehlikeli darboğazı- nın bu arada genişletilip genişletilmediğini merak ediyordum. Ankara-Polatlı arası derin bir uykuda. Polatlı- Sivrihisar kısmında geniş bir çalışma var. Projenin gerçekleşmesi ise daha birkaç yıl alır. Siv- rihisar'dan Afyon'a doğru uzanan ovayı kesen düz yolun ise asfaltı yenileniyor. Trafiğe serbest bırakıl- mış bölüm bir hayli daralmış. Dağlık bölgeyi aşıp Afyon'a inişe geçtiğimizde, zoru atlatmıştık. Kütahya kavşağında Özdilek Sa- tış Merkezi'ni gezdik. Biraz alışveriş yaptık. Bur- sa'nın renk renk bornozlarına hayran kaldık. Sonra Uşak ve Dinar yol kavşağında Varan Tesisleri'nde pilavlı döner ve kaymaklı ekmek kadayıfı yedik. Bur- dur yokuşunu tırmandık ve Akdeniz'in rutubetli de- niz havasına doğru koşmaya başladık. Simena'yı bu yıl daha bakımlı. daha yeşil, daha çiçekli bulduk. Büyük havuz yine pırıl pırıldı. Plajın berisinde mavı deniz ışıklar içinde uzanıyordu. Açık- ta yelkenliler, turistlerle dolu Bodrum tipi tekneler, yanımızda Marco Polo Kulübü'nün turuncu-mavi bantlı yelkenleriyle küçük kotralan. dalgaları yara-, rak cehennemi bir yarışa çıkmışa benzeyen minik jet skilerı, daha büyük teknelerin peşinde su kaya- ğı yapan gençler, yelkenli ve yelkensiz surfler, bir- birleri ile yarış halindeydiler. Mevsim sonunun yaklaşmasına rağmen Simena orta sınıf Alman turistlerın istilasına uğramıştı. Plaj boyu, güneş altında cömertçe yanan genç kadın- lar, hayatın nimetlerinden, etrafı önemsemeyerek yararlanmaktaydılar. Güneş parlak, ışıkları ılık, ru- tubet azdı. Politika, Toroslar'ı aşarak Akdeniz sahil- lerine ulaşmakta zorluk çekmekteydi. Birkaç gün için deolsa, başkentin sıkıntılı, bunaltıcı havasındar. uzaklaşmakla ne iyi etmiş olduğumu anladım. Konferansın açılışına daha birkaç gün vardı. Ha- zırlıklar için Cevat Odyakmaz ve Muammer Bay- kan, Simena'ya önceden gelmişlerdi. Katılacakla- nn listesine baktım. Bazı eksiklikler gözüme çarp- tı. Toplantıya bu defa Başbakan. Dışişleri Bakanı ve Genelkurmay Başkanı katılmıyorlardı. Refah Parti- si nedense temsil edilmiyordu. Sayın Orgeneral Çe- vik Bir Simena'ya gelecekti. Değerli meslektaşla- nmdan Büyükelçi Turgut Menemencioğlu'nun ka- tılamayacağını öğrendim. Üzüldüm. Buna karşın, Sayın Mustafa Kalemli. Sayın Kenan Evren ve Milli Savunma Bakanı Sayın Turhan Tayan'ın kon- ferans kadrosunda yer almaları tesellimiz oldu. Ya- bancı konuklann listesi de bir hayli uzundu, fakat katılanlann görev düzeyleri beni biraz sükut-u ha- yale uğrattı. Bu yazıy; konferanstan önce yazıyo- rum. Çahşmalar hakkında getecek yazımda bilgi" verebileceğim. Geceleri üst salonda televizyon var. CINE 5'e de abone. Bazen haberleri dinlemeye oraya gidiyo- rum. Sayın Erbakan'ın Mısır, Libya ve Nijerya gezi ve maceralarını TV'den izledim. Ne şaşırdım, ne de üzüldüm. Ankara'da büyük bir skandal olarak nite- lenen Kaddafi nın cüretkâr sözleri ve Erbakan'ın tercihsiz çaresizliği, Simena'da TV salonunun du- varlarını aşamadı, ait katlara ve tatil köyüne yayıla- madı. Herkes mutlu tatilini sürdürmeyi tercih etti. Sayın dostum Deniz Baykal da olaya çok sinir- lenmiş. Eleştirilerini cömertçe açıklamış. 1974 ya- zını anımsadım. Sayın Baykal ile Libya'da buluş- muştuk. Ben, Bırinci Kıbrıs Çıkarması'nın nedenle- rini izah için Cumhurbaşkanımızın özel bir mesajı ile Libya ve Tunus'a gönderildim. Deniz Baykal, Mali- ye Bakanı idi. Libya Cumhuriyeti'nin kuruluş yıldö- nümünü kutlamak üzere Trablus'a gelmışti. Türk Hava Kuvvetleri'nin F-104 uçaklannın önemlı yedek parça açığı vardı. ABD. Türkiye'ye ambargo uygu- iuyordu. Kaddafi, Deniz Baykal ve yanındaki üst düzey havacı subayları, yine şehir dışında bir be- devi çadırında kabul etmiş, onlara bir yazı tahtası üzerinde Bırinci Kıbrıs Harekâtı'nın teknik ayrıntıla- nnı anlattırmış ve hayranlığını gizleyememişti. Kad- dafi, o gün Türkiye'ye dostluğunun en açık örneği- ni göstermiş ve askeri malzeme depolarının anah- tariarını teslim ederek ihtiyacımız olan yedek par- çalan istediğimiz kadar alabileceğimizi açıklamıştı. Baykal ve subaylarımız Kaddafi'den şükran hisle- riyle aynlmışlardı ve Ikinci Kıbrıs Harekâtı, belki de kısmen olsun, bu dostluk jesti sayesinde mümkün olabilmişti. Baykal ile ben, Kaddafi'nin emrimize tahsis ettiği özel uçağı ile yurda dönmüştük. Aradan yinmi seneden biraz fazla zaman geçti. Kaddafi'ye ne oldu? Anlayamıyorum. Plajdan, Libya sahillerine karşı fütursuz uzanan Akdeniz'i izlemeye devam ediyorum. Dün gece hava bırden bozdu, şimşekler çaktı, gök boşaldı. Sabahı zor ettik. Bugün plaj bomboş, deniz simsiyah. Konferans yağmur altında baş- layacak. İLAN T.C. ANTALYA 6. AŞLİ\T HUKUK HÂKİMLİĞİ'NDEN 1993 843 Esas 1994 976Karar Davacı SS Akdeniz Küçük Sanayi Sitesi ve Yapı Ko- op. Başkanlığı vekili Av. Salıh Pınar tarafından davalı Hüsev in Bozkurt alev hine açılan el atmanın önlenme- si kal davası. davacı vekilinm davasının kabulü ile An- talya Merkez Duraliler Kö>ü 2593 parsel nolu ve da- vacı SS Akdeniz Küçük Sanayi Sitesi Yapı Koop. adı- na tapuda kayıtlı taşınmaza fen ehlil rapor ve krokısin- de ölçüm ve miktan gösterilen 2I5 metrekarelık kıs- ma davalı Hüseyin Bozkurt tarafından yapılan haksız müdahaienin menıne bu saha içerisinde davalı tarafın- dan oluşturulan 25 metreîcarelık mutesatın kaline. 142.5OO.-TL nispi harcın davalıdan tahsiiıne. davacı ve- kilindeyapılan toplam 3.242.5OO.-TL yargılama gıde- rinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine. da- vacı kendisini vekille temsil ettirdığinden 250.000.- TL. ücretı vekâletin davalıdan alınarak davacı tarafa ve- rilmesine. yasal vollan açık olmak üzere karar verildı- ğinden, işbu kararın davalı Hüseyin Bozkurt'a tebliği- ne kaim olmak üzere ilan ettirilmesine ilan tarıhinden ıtibaren 15 gün içerisinde temyız edilmedığı takdirde kararın kesinleşeceğı ve kararın tebliği verine kaım ol- mak üzere ilanen tebhfi olunur. 19.9.1996 Basın: 110163
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle