20 Ağustos 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Cumhuriyet Sahibı: Cumhuriyeı Matbaacılık \e Gazetecılık Turk Anonim Şirketi adına Beria Nadi lstanbul Haberleri: Şeaay Kalkan, Dtş Haberler: Ergun Bakı, lş-Ekonomi: Şıikrao Kclenri, Yurt • Genel Yayın Yönetmenr. özgea Acar • Genel Yayın Koordinaıörü: Hikmet Çetlnkav» Haberleri: Mehmei Sanç, Kültur CeUl Üsler, Makaleler: Saroi Karaoren, Spor: AbdMkadir • Yazı Işleri Müdürlen: Fösan Özbilgen (Sonımlu), Celal Başlangıç (Haber) • Görsel YuceJman, Duzeltme: Abdullab Yaacı • Müessese Mudur V.- Erol Erkut • Koordmatör: Yöneımen: Ali Acu # Duzenleme: Mustafa Saglamer • Ankara Temsılcısı: Cuneyt Ahmel KoraUan • Muhasebe: Bulmı Yfcncr # Idare: Huscyin Gıirer # Işleıme: Önder Çelik 9 Arcaynrek, Haber Mudurlerı. Musufa Balbay, Işık Kansu, lzmır Temsılcı V.: Scrdar Kızık, Bılgı-lşlem: Nail Inal Bılgısayar Sıstem: Moniveı Çilef • Personel. Sevgi Bostancıoglu Adana Temsücısı: Çttin Yiftenofclu • Reklam: Reba Işıtmu • Dış tlişkiler: Hulya Akyol Basan ve Yaygn: Cumhuriyet Matbaacılık ve Cazetecilik T.A.Ş. TDrkocağı Cad. 39/41 Cagaloğlu 34334 tst. PK: 246 lstanbul. Tel: 512 05 05 (20 hat), Teka: 22246, Fax: (1) 526 60 72 • Bürolar Aakaıa: Z. Gökalp Blv. lnkılap S. No: 19/4, Tel: 433 il 41-47, Telex: 42344, Fax: (4) 433 05 65 • tzmlr H. Ziya Blv. 1352 S. 2/3, Tel: 83 12 30, Telec: 52359, Fax: (51) 89 53 60 • Adanı: înönü Cd. 119 S. No: 1 Kat 1, Tel: 19 37 52 (4 hkt), Telex: 62155, Fax: (71) 19 25 78 TAK.VİM. 13TEMMUZ1992 Imsak 3.41 Güneş: 5.36 öğle: 13.14 Ikindi: 17.13 Akşam: 20.43 Yatsı: 22.29 Pamukkale ve • ANKARA (AA) - Kültür Bakanı Danıştnanı ve Milli Saraylar Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen, Patnukkale'nin bugünkü durumunu eleştirerek, "Bugünkü durum, orta yerinden gecirilen yol, üstündeki oteller, tüm gezenlcnn dünyanın buçok özel doğal güzelliğini unutup açık hava hamamına çevirmeleri, ulusumuzun olduğu kadar, dünyanın da ayıbı olarak nitelendirilebilir. Pamukkale veçevresini sağhkh duruma getirmek gerekir" dedi. Charles ve Diana Ege'de • ATtNA (AA) - Ingiltere Vetiahtı Prensi Charles ile eşi Lady Diana'nın 6 ağustosta Ege'de on gün sürecekbirtatile çıkacaklan öne sürüldü. Yunan basınında verilen haberlere göre evlilikleri büyük bir kriz geçiren Charles-Diana çifti Ege'deki tatillenni, kraliyet aiîesine yakınhgı ile bilinen Yunanlı armatör Yanis Laçıs'in " Aleksandros" isimli "yüzer saray" görünümündeki teknesiyle gerçekleştirecekler. Arjantinli gözel Rafael birincl • GİRNE(AA)-KKTCde ilk kez yapılan "5'inci Uluslararası Miss Globe Güzelhk Yanşrnası"nda Arjantin Güzelı Laura Rafael birinci seçildi. Şiffa Kaynağısu • DENtZLİ (Cumhuriyet) - Pamukkale'de traverteni beyazlaştıran, Karahayıt'ta ise kırmızılaştıran termal su; bağırsak, mide, safra kesesivekaraciğer hastalannın şifa kaynağı oldu. Karahayıtçok değil bundan 15 yıl önce küçük bir köydü. Bihm adamlan, termal suyun ikinci bir kolu olan 'kırmızı su'yun içindeki minareller itibanyla birçok hastahğa iyi geldiğini saptayınca köy kısa sürede 'termal kaplıca merkezi'nedönüştü. Evler, hemen pansiyona çevrildi. Yöreyi keşfeden turizmciler de S büyük otel dikti. Postacının kurnazlığı • Dtş HaberlerServisi- Fransa'da Saint-Nazaire'de bir postacmın kendisine emanet edilen mektuplan evine istiflediği bildirildi. Suddeutsche Zeitung gazetesinde yer alan bir habere göre uzun bir süredir sahiplerine ulaşmayan mektuplar 800 kiloyu geçti. Postacının evıne getirdiğr mektuplardan broşür, reklam ve önemsiz bulduğu birçok yazıyı sahiplerine ulaşürmaya gerek duymadan evinde sakladığı belirtildi. Ağzımız höyöyop • ANKARA (ANKA) - Diş fırçası standardı değiştirildi. Yeni standarda göre fırçalar daha büyük yapılabilecek. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın tebliğine göre fırça uzunluğu yetişkinler için üç, 7-17 yaş grubu çocuklar için yedi, okul öncesi çocuklar için on milimetre uzauldı. Buna görediş fırçalannın uzunluğu yetişkinler için 20-38 milimetre, 7-17 yaş grubu çocuklar için 19-27 milimetre, okul çağı öncesi çocuklar için 15-25 milimetre arasında olacak. Penang Adası villalan, sömürge zenginliğinin doğal bir uzantısı Eski kolonide villa tutkıısu• 19. yüzyüda îngi- lizlerce inşa ettirilen villalar son derece renkli tropik bir at- mosfer içinde sıra- lanıyor. MÜMTAZARIKAN PENANG (Malezya) - Bi- zûn yabancısı olduğumuz kolo- ni yönetimleri, birçok Güney Asya ülkesi için tarihi bir olgu sayıldığj gibi, dönerninin yaşam biçimiyle de silinmez ızler bırakmıştı... Işte, Malezya'nın kuzeybaü- sındaki Penang Adası villalan, bir asırdan fazla sürmüş Ingjliz koloni düzeninin kanıtlan ola- rak ayakta duruyor. Saronglu uşaklann yelpazelediği hamak- larda brandy yudumlayarak kazarulrruş karşıhksız servetle- rin bir kısmı bu villalara har- canmıştı. Sömürgeci olarak aamasızlı- klan bir yana; aristokratlara has ince ve pahalı zevklere düş- kündüler. Ingiliz Doğu Hint Kumpan- yası, Penang Adası'nda George Town kentini kurarak, önernli bir ticaret merkezi durumuna getırmişti. Dev plantasyonlar- dan toplanan doğal İcauçuk başta olmak üzere birçok tro- pik ürün Batı'ya buradan gön- derilmekteydi. Çoğu 19. yüzyılda Ingilizler tarafından inşa ettirilen viüalar, kulüpler ve okullar, sömürge zenginliğinin doğal uzantısı olarak ortaya çıkmıştı. Son de- rece renkli ve gümrah bir tropik atmosfer içinde sıralanan villa- lar, şimdi bile göz kamaştınyor. Penang'ın turizm broşürlerinde sözü edilmeyen bu villalar ma- hallesi, görûlmesı gereksn yer- lerden biri. I II I• I H II I MOyonerler Dizisi denüen villalar, Çin-Makzya-Palladian adı verflen ekJektik bir mimari tarzda inşa edilmiş. Penanghlann "Ang Mo Lor" (AvTupalüar Yolu) diye ad- landırdıklan Jalan Sultan Ah- met Caddesi, George Town kentinin denize bakan kuzey sahılıne paralel ilerliyor. "Milyonerler Dizisi" denen sıra sıra villalar, "Sino-Malay- Palladian" adı verilen eklektik bir mimari tarzda inşa edilmiş. "Çin-Malezya-Palladian" an- larruna gelen bu taran Palladi- an bölümü, ttalyan geç Röne- sans devri miman Andrea Pal- ladio'dan (1518-1580) kaynak- lanıyor. Bu mimar, Avrupa'da ve özellikle tngiltere'de büyük etkiler yaratmış. Milyonerler Dmsi'ndekı villalarda da Palla- dio tarzı sütunlu portaller (gı- rişler), Çin pagodalannı ve Ma- lezya yapılarmı anımsatan çatı- lar, Fransız stili pencere ve kapılar hemen dikkati çekiyor. Evlerin önündeki geniş bahçe- lerde dairesel yollar ve süslü bahçe kapılan bulunuyor. Taş malzemeyle inşa edilerek beyaz veya krem rengine boyanmış villalann bir kısmı bala çok bakımlı. lngjliz koloni devrinde bu mahalleye adımını bile atama- yan yerü halk, daha sonralan yavaş yavaş zenginleştikçe vil- lalan satın almaya başlamış. Bunda da öncülüğü Çinliler yapmış. özellikle 20. yüzyıl başlannda kauçuk işinden pa- lazlanan Çinli patronlar sosye- teye girmeye koyulmuş. Bazı Penanglılar, bu yükselişte, Çin- lilerin ünlü cimriliğinin büyük rolü olduğu kanısında. Bir Çin atasözünü örnek gösteriyorlar: "En küçük metal para bile öküz arabasının tekerleğı kadar bü- yük tür!" Söz konusu yeni zenginler- den bazüan kendi çaplannda efsaneler bile yaratmış. örne- ğin, Heah Swee Lee onlardan biriymiş. "Notrham Lodge" villasını satın alarak Milyoner- ler Dizisi'ne gjrcn Lee, lngjliz- lerin polo kulübüne kabul edi- len ilk yerli olmuş. Daha sonra da oğullan, Penang'da radyo istasyonunu kurmuş, amatör havacıbğı geüştirmeye çahş- mışlar. Kapılannın önünde şık spor arabalann sıralandığı, Av- rupai parüler verildiğj hala an- latıhyor. Filipinli özel caz or- kestralannın kiralarup sabahla- ra değin çarliston yapıldığı 1920'li yıllardan sözediyorum.. Ancak koloni devrinin sonun- da, İngilizler çekildikçe bu gü- zel villalara yerleşen yeni zengjn Çinlilerin parlak yıllan pek uzun sürmemiş. 1930'larda, yapay kauçuğun geniş bir üretimle ortaya çıkması, doğal kauçuğun değe- rini birdenbire düşiirünce, piya- sa allak bullak oluvermiş. Geçi- mi doğal kauçuğa bağlı olan birçok Çinli aıle, alıştığı ihti- şamlı yaşantıyı ve villalannı terk etmek zorunda kalmış. Arük Penang'm ünlü milyo- nerler mahaüesi eskisi gibi hare- ketli değil. Büyük bölümünde sessizlik hüküm sürüyor. Ya- kınlara değin sokulan zamane apartmanlan sanki araziye göz dıkmiş gibi görünüyor. 4 kaseti 5 milyon satan Fatih Kısaparmak, yeni kaseti için stüdyoya girdi 6 Zîrvede rüzgârlar sert MUHARREM AYDIN "Insan psikolojisi bir ka- nadı bireysel; diğer kanadı toplumsal olan iki kanath bir kuştur. Bunlardan biri- si eksık olursa ucamaz. Ben bireysel anlamda Türk insarunın yüzyıllardır basünlmış duygulannı, yine asırlardır susturulmuş ve kuşatılmış beklentilerini bir hüzün atmosferi içinde dile getirmeye çabşıyorum. tnsanlara, olaylara, kısa- cası her şeye kanatlan so- nuna kadar acılan pencere- lerden, olabildiğince aydınlık bir beyinle bak- mak gerekiyor." Bu sözlerin sahibi; sanat yaşamında "kendi kabu- ğunda" bir sanatçı profılı cizen ve ilk kasetine adını verdiği hit parçası "Kilim"- den dolayı herkesin "Bay Kilim" olarak tanıdığı Fa- tih Kısaparmak... Bugüne kadar "Kiîim", "Yanna Kaç Var/Bekle Küçüğüm", "Cemre Düşünce" ve "Gü- neşi Biz Uyandırdık" adıyla 4 kaset ça- Uşması bulunan sanatçı tüm çabalara rağmen önlenemeyen korsan satışlar dışında, 4 milyonluk satış rakamına ulaşmış. Adını henüz koymadığı son kaseti ise henüz miksaj aşamasında... Sanatçıyla yeni kasetini doldurduğu stüdyoda müzik, sevgi, hümanizm, starhk, romantizm ve yeni kaseti üzeri- ne konuştuk... Şözlerine "Yannlara sancılı bir akım geliştirme peşindeyim" diyerek başla- yan sanatçı, "bir ayağı Anadolu'da, di- ğer ayağı da Batı'da olan bir 'Fatih K.öprüsü' ohfna çabasında" olduğunu söylüyor. Türkiye'de starhk kunımunun yanhş anlaşıldıği kanısında olan Kısaparmak, Kısapannak, yereJ enstrümanlardan oluşan Anadolu Orkestrası ile konçerto yapacak. "Bizim ülkede rezil olmak da, vezir ol- mak da çok kolaydır. Bizdeki starhk mantığı çağdaş düşünce sistemiyle bağ- daşmıyor. Insanlar çok çabuk tûketih- yor. Bunun başlıca sorumlulan ise ken- dini star zanneden kişiler. Adına zirve denilen yere çıkmak kolay değil ama orada kalmak çok zor ve bilinen bir ger- çek: Zirvelerde rüzgârlar daha sert eser!" Sevgi, hümanizm ve duygu yoğunlu- ğu temalannı işleyen parçalannıh bu denli benimsenmesini, "Ben de bu ülke- nin yıırttaşıyım. Belki sizinle de aynı fınndan ekmek yiyor; aynı yağmurla ıslanıyor, aynı sokaklarda yürüyorum. Bugün de Beşiktaş Pazan'nda bahk ye- meye, Kadıköy vapurunun güvertesin- de çay içmeye devam ediyorum. Deği- şen tek şey telefon numaram oldu. Top- lumun acılanyla acılanmak, sevinçleriy- le neşelenmek, bağlama ile bütûnleşti- ğim yalnız anlanmda beste olarak orta- ya çıkıyor." "Felaket tellalhğı yapmak çok ko- laydır. Her şeyi örtüveren tek renk si- yahtır. Siyahı bireysel anlamda yadsı- mıyorum ama toplusal anlamda prag- matik düşünüyorum. Bunun topluma bir faydası olduğjına da inanmıyorum. Tam tersine kendimi topluma umut aşısı enjekte etmekle görevli sayı- yonım" sözleriyle sanat anlayışını ve sa- natçı sonımluluğunu dile getiren Fatih Kısaparmak, sanatçının toplumun söz- cüsü ve çağının tanığı olması gerektiğini savunuyor. "Rock'tan, pop caza, rap ve flamenkoya kadar, biz de bağlamamız- la vanz" sloganını benimsi- yor. "Dünden yola çıkıp, bugûnü yaşayarak, yann- lan düşünen" Fatih Kısa- parmak, kendisine rakip olarak yine kendisini görii- yor ve sürekli onu aşmaya çalışvyor. Cebindeki son pa- rayla bile kaset alan hedef kitlenin kaliteli müzik aradığına ve gün geçtikçe bilinçlendiğine dikkat çeken sanatçının son kaseti deği- şik bir tarzda. Yeni kasetin- de Nazım Hikmet, Saba- hattin Ali, Mustafa Holoğ- lu ve Aşkın Tuna'nın şiirle- rini besteleyen Kısapar- mak'a Osman İşmen, Ke- mal Başkaya, Fırat Baydar ve Muzaffer Karakuş des- tek veriyor. Yeni kaset eski Fatih Kısaparmak çizgisi- nin 2000'li yıllara nasıl taşı- nabileceğinin sondaj çahş- ması niteliğinde. Söz yine Fatih Kısaparmak'ta: "Bir ikı kaset sonra amacıma ulaşacağım. Ciddi bir büyük projemiz var. Ulusal ve yerel enstrümanlardan oluşan büyük bir or- kestra ile curadan divan sazına, bağla- madan, kudüm ve ramazan davuluna, zurna ve neye kadar uzanan geniş yelpa- zade bir 'Anadolu Orkestrası' ile kon- çerto yapacağız! Senaryolu uzun par- çalar olacak." Fatih Kısparmak'm yeni kasetinde kullandığı bazı parçalar oldukca çarpıa! Sanatçı söyleşimizin fınaünde bu parçalan şöyle aktardı: "Yeni kasetteki 'Ekmek Kavgası' adh parcanın sözlerini Kemal Safi ile birlik- te yazdık, ben besteledim. 'Ekmek Kav- gası' 1992 Türkiyesi'nde Edime'den Erzurum'a, Adana'dan Trabzon'a ka- dar milyonlarca insanı kucaklayacak. Bu şarkıda önce Istanbul'a seslendim." Kayaköyü'ııcle "akadeıııik tatil9 OKTAY EKtNCİ Yıllardır 'banş ve dostluk köyü' olarak yaşatılması isteni- len Fethiye'nin Kayaköyü, ba- kanbkça 'Kültür köyü' yapıla- cağının açıklanmasının ardın- dan ilginç bir özel turizm prog- ramına sahne oluyor. Köyün 'pitoresk' görüntüsü- nü değerlendiren bir fırma, kul- lanılır durumdaki bırkaç eski evi kiralayarak 'sanata merakb' turistler için atölye çabşmalan düzenlemiş. 'Yaz Akademisi' adıyla duyurulan programda, çoğunluğu yabancı olan hoca- lar çeşith kültür ve sanat dalla- nnda kurslar veriyorlar. Daha çok Avusturya'dan gelen tu- ristler, haftada 900 bin lira karşıhğında hem bu evlerde ko- naklıyorlar hem de resim, hey- kel, fotoğraf, astroloji vb. gibi • Bugünlerde Kayaköylûler sanatçı turistler bekli- yorlar. Kayaköyü'nün 'kültür köyü' yapılacağının bildirilmesinden sonra bir firma birkaç evi kiralaya- rak sanata meraklı turistleri haftada 900 bin lira karşıhğında bu evlerde ağırhyor. sağlam olarak duran 2000 ka- dar eski ev, çok sayıda şapel, iki kilise, özgün taş döşeb sokak- lar, basamakb yollar ve mey- dancıklar 'terk edildiği gün gi- bi' duruyorlar. Bu görünüm ve doku, eski adı Levissi olan Ka- yaköyü'ne, aynı anda eşi bu- lunmaz bir kentsel StT özelüği kazandınyor. Yunanistan'a göç etükten sonra Atina yakm- lannda 'Neo Levissi' (Yeni Le- vissi) adh bir yerleşme kuran FethiyeU Rumlann çocuklan ve torunlan ise iki üç yılda bir kafıleler halinde Kayaköyü'ne konularda dersler alarak 'akademik tatil' yapıyorlar. Kurs şaatleri dışında ise yakın- daki Ölüdeniz'e ya da tarihi Gemiler Koyu'na inerek deniz- den yararlanıyorlar... 1922'deki mübadelede 'terk edilen Kayaköyü, Anadolu Rumlannın 18. ve 19. yüzyıllar- daki en önemli yerleşim mer- kezlerinden biri. Türk ve Rum toplumlannın bir arada ve dostluk bağlan içerisinde yaşa- malanna dayanan zengin bir tarihsel kültüre sahip. Köyde halen taş kısımlan gebp, eski dostluklan anıyor- lar, dedelerinin yaşadıklan ev- leri geziyorlar... 1988'de, bu gizemh' yerleşme- nin 'turizm alanı' içine ahnarak tatil köyü yapılmak üzere 49 yılbğına kiraya verilmesi giri- şimlerine karşı çıkan Türk- Yunan Dostluk Derneği, Mi- marlar Odaa ve Muğla Beledi- yesi aynı yıbn ekim ayında bir sempozyum düzenleyerek Ka- yaköyü'nün 'Türk-Yunan Banş ve Dostluk Köyü' olmasını önerdiler. Atina, Selanik ve Girit üni- versitelerinden bilim adamlan- nın da katıldığı sempozyumun sonucunda bu öneri, Ege ve Akdeniz uygarlıklannı araşür- mayı hedefleyen uluslararası akademik programlarla da zen- ginleştirildi ve Bayındırbk Ba- kanbğı'nca da uygun görüldü. Antalya Turizm Gelişim Projesi Büyükyaünmın cenazetöreni BÜLENTECEVtT miş cenaze töreniydi. Şehir plancısı ve yüksek mimar Sefa Gürman, Sadi Kan, Burhan Kızüöz, Ertuğrul Er- ANTALYA - Büyük umut- larla 1977 yılmda başlatılan , .ö Antalya Turizm Gelişim Proje- tan, Vecdi Zihin, özden Yön- si, geçen 15 yıbn ardından fıilen ter, Feridun Uyar, Mücella ortadan kalktı. Proje ile 25 bin Uyar ile ekonomist Avni obnası öngörülen yatak kapa- Aker bir araya geldi. sitesi 66 bine ulaşırken, ihmal "Bu proje turizmin labora- edilen içmesuyu ve kanalizas- tuvanydı" diyen Sadi Kan, yon sonınlan da gittikçe büyü- diğer turizm alanlan için böy- dü. Projede öngörûlen halka le bir projeden örnek alınıp açık 13 plaj alanından ikisi iş- çalışma yapılmamasını eleş- letmeye acılabilirken, ikisi de tirdi. Turizmci Sefa Gûrman, otel yapımına tahsis edildi. hükümetin ele aldığı projenin Türkiye'nin ilk büyük turizm ashru yitirdiğini, bölgede çok yatınm olan Antalya Tu- rizm Gelişim Projesi, 7 Tem- muz 1977 tari- hinde onayla- narak yûrürlü- ğe girdi. Bu amaçla Dünya Bankası Türki- ye'ye ilk etapta 26 milyon dolar kredi verdi. Proje, o yıllarda Turizm Ba- kanlığı'na bağlı •Türkiye'nin ilk turİ2in yatınmı olan Antalya Tu- rizm Gelişim Pro- jes^ en büyük yaünmdı. 1977'- de yürürlüğe girdi. 1985 yıhndan son- ra da projeyeciddi tecavüzler oldu. kötü bir turizm gelişmesi ya- şandığını an- lattı. Gürman, "1983 yılında projeye eUe sarkıntıhk edil- meye başlandı. 1985 yıhndan sonra da ciddi tecavüz vaka- lanna rast- landı. Tecavüz sürüyor" dedi. Proje hedef- lerinin rafa kal- olarak Antalya'da kurulan bir dınlması ve hızh yapüaşma müdürlük tarafından yürütül- ile özellikle Kemer, Beldibi vç meye başlandı. 1989 yılında ANAP iktidan tarafından pro- Tekorav bölgelerinde ıç» mesuyu ve kanalizasyon so- runu da başedilmez boyut-je müdürlüğü lağvedilerek, hü- kümete bağlandı. Bu karann lara vardı. 1977'da başlatılan ardından da büyük turistik te- projede, halk plajı ve günü- sisler için birer ikişer izin veril- birUk alan olarak 13 yer belir- meye başlandı. "Turizm sefer- lendiği, ancak bunlann faali- berliği" sloganı ile kıyüar beton yete geçmediği de belirtildi. yığınlan ile dolmaya başladı. Yüksek mimar özden Yön- 70'li yıllarda bu alanda görev ter, proje müdürlüğü 1989 alan kişiler, Beldibi'nde bir ara- yıbn«îa İağvedildikten sonra, ya gelerek, projenin kabul edib- bakanhgın yetkisi dahibnde şinin 15. yıbnı kutladılar. Bir projenin yürütüldüğünü be- anlamda, bu beraberlik kutla- lirterek,"Projeyiyürüteneki- madan çok, ölen Antalya Tu- bin dağıtıbnası hataydı. Proje rizm Gelişim Projesi'nin gecik- de yok, uygulayan da" dedi. Çevreyi kurtaracak kampanya t Turizminumudu; 'mavibayrak' HAKANKARA tZMtR - Ege ve Akdeniz kı- yılan "mavi bayrak"a hazır- lanıyor. Turizm Bakanbğı, Sağlık Bakanbğı ve Çevre Ba- kanlığı ışbirbğiyle kıyı şeridin- de 100'ü aşkın noktada deniz suyu örnekleri abnıp anaüz et- tiriliyor. Elde edilecek sonuç- lara göre temiz alanlar için mavi bayrak başvurusunda bulunulacak. Türkiye kıyıla- nndaki ilk mavi bayrak, 1993'te dalgalanacak. Bu uy- gulamayla, kıyılan diğer Ak- deniz üjkelerine göre daha te- miz olan Tür- kiye'nin tu- rizmde önemli bir avantaj sağlayacağı be- lirtibyor. 1993'te başla- yacak uygula- mayla isteyen turistik tesis "mavi bayrak" için başvuruda bulunabilecek. Temiz bir deni- zin garantisi nitebğindeki bayrağı ahnayı hak eden tesislerin yurtiçinde diğer teâslere göre daha avan- tajh olacaklan bebrtiüyor. Boylece 1993, turizmde "çevre rekabeti"nin yoğunlaşüğı bir yıl olacak. Mavi bayrak uygu- lamasına turizmciler ve çevre- cilerden de destek geldi. Turizm Bakanbğı Müsteşa- n Korel Göymen, Avrupa Çevre Eğnim Vakfi'nca yürü- tûlen "mavi bayrak" kampan- yasına Türkiye'nin katıbmına ilişkrn hazırhklann hızla sür- • Temiz bir deni- zin garantisi nite- liğindeki mavi bayrak uygula- masına 1993'te başlanacak. Bu uygulamayla Tür- kiye'nin turizmde önemli bir avantaj sağlayacağı belir- tiliyor. dürüldüğünü açıkladı. 1993 yıbnda resmen başvuruda bu- lunulabilmesi için Ege ve Ak- deniz kıyılanndaki deniz suyu anaüzlerinin bu yıl tamam- lanıp vakfa gönderilmesi ge- rektiğini beürten Göymen, çahşmalann Turizm Bakan- lığı'nın koordinatörlüğünde Çevre ve Sagbk Bakanbğı'y-la ortaklaşa gerçekleştirildiğini açıkladı. Korel Göymen, şun- lan söyledi: "Sağbkb ve temiz bir çevre, turizmin gehşimi açısından bir önkoşuldur. Türkiye, Akde- niz'e kıyısı bulunan Avnıpa ûlkelerine göre önemli bir avan- taja sahiptir. Çünkü kıyılan bu ülkelerle karşılaşunldı- ğmda daha te- miz. Şu ana ka- dar gelen ölçüm sonuçlan da bu görüşümüzü doğruluyor. Çevre du- yarlüığının gide- rek arttığı günü- müzde de turisti etkileyen bir olay. İnsanlar temiz ve sağbkh bir denizde yüzmek isterler. Mavi bayrak onlara bu gü- venceyi veriyor. Bu uygulama Türkiye'ye uluslararası plat- formda rekabet açısından önemli bir üstünlük sağlaya- caktır. Tek başına mavi bay- rak almak yeterli değil." Başlatılan cabşmalar çerçe- vesinde Ege ve Akdeniz kıyı- lannda 100'ü aşkın noktada 15 günde bir deniz suyu ör- nekleri abnıp analiz ettirüiyor. Önemlli bir karann arifesinde misiniz? Huzurlu bir geceye mi ihtiyacınız var? Güne taze bir enerjiyle mi başlamak istiyorsunuz. Ata Ninın sizi, meditasyonun benzersiz dünyasıyla tanıştırsın. Yaşam gücünüz ve ruhsal enerjiniz baştan aşağı yenilensin. DİNLEYİN... YAŞAM ENERJİNİZİ YENİLEYİN 900 900 099 ALO BiLGi Türkiye nin her yerinde servislerimizin 1 dakikası 5833TLdtr. Ortalama servis siıresi 3-4 dakikarjır. Alo Bilgi P.K. 16 Tarabya İst.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle