16 Ağustos 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
13 TEMMUZ1992 PAZARTESİ CUMHURtYET SAYFA HAFT4NIN SANAT ÇIZELGESI 11 Sergi •GünümüzSanatçttart 13, bianbul SergSsJDolmabahçe Sarayı Hareket Köşkü'nde, 24 ağustosa kadar izlenebilecek. Sergide, yapıtlan sergüerneyedeğer bulunan sanatçılaria başan ödülü alan Nur Gökbulut Sibel Karaçoban, Mustafa Karyağdı. Zafer Mintaş ve PSDödülü verilen AyşeTopbaş'ın yapıtlan yer ahyor.f2594739) •Zfyatin MurievTuba İnaJ, Gila Stein ve İrfan Korkmazlar'ın yapıtlanndan oluşan karma heykel sergisi Vakko Sanat Galensi'nde temmuzayı boyunca sürecek. Galerinın diğer satonunda ise Bırol Kutadgu, Burhan Doğancay, İsmet Doğan, Komet, Orhan Peker. Şenol Yorozlu ve Alp Tamerınresimierisergileniyor.(2504092) •NuretinEricanModem Yağbboya Resim Sergisi, 20-31 temmuztarihleri arasnda Basın Müzesi'ndeaçılacak. MimarSinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu sanatçtnın ilk kişjsel sergisinde 30 yapıü yeralıyor.(5138457) • Baan Mfesfndebir grup Azerbaycanlı sanatçırun yapıtlanndan otuşan Plastik Saaatiar Sergisi 18 temmuzcumartesine kadar görülebılir. (5138457) •ŞiaMToprafcSanatGaterisfndeSalih Acar, MineArasan, Kenan Aük, Perihan Baykal, Kainat Barkan Pajonk, Haüs Başanr, YaşarÇalh, Nevin Çokay, Mehmet Gürbay, Zeki Faik fzer, JaJelri, Nad Kahnukoğiu, Muhsn Kut, EüfNad, Selcan Odabaşı, Berrin özer, Cumhurözer ve Günay Saygun'un yapıtlanrun yeraJdığı karma yazsergisi 2 ağustosa kadar gzzMxlir.(2316558) •kgkiçAnftalar Sergisi Horhor Sanat Galerisi'nde 8 ağustosa kadar sürecek. Sergide, aralannda Banş Manço'nun fotoğraf makineJeri, Naim Arnas'ın trabzan başıan, Ahmet Çuhadaroğlu'nun silahlan, Gokçen Adar'ın bakırlan, Huşehng Azeroğlu'nun ilginçAzeri çalgısının da bulunduğu 200 yapıt yer ahyor. (5243592) •The Marmara Opera KorUonı'nda doğa veçevre tutkunu ressam Nedret Çığırgan'ınyapıtlan ay sonunadek izknebihr.(230/000) •btanbulBüyaksahb'BeletSyetiKültür Işleri Daire BaşkanlığYnın düzenlediği FotoğrafYanşması Sergisi, Yıldız Üniversitesi Sanat Merkezi'nde24 temmuza dek görüJeMr.(2583080) •Gal MaaatMiı Tatanstan karikarûr sergisi, ay sonuna dek Karikatürcûler DerneğTndeizlenerjılecek. Karikaturiennde dahaçok insan ilişkılenneyerveren TatanstanJı sanatçı 81 den bu yanaçiziyor. Karikatürcûler Derneği'nde, 1989-90-91 yıllannda Nasrettin Hoca Yanşmalannda ödül alan yapıtlarda ay sonuna dek sergüenecek. (5136061) • Avni Arbes, Orhan Peker, Burhan Uygur, Şefik Bursalı, Fikret Mualla, Eşref Üren, Utku Variık, Komet, Jülide, Mehmet Ikrri, Ali Atmaca, Fehmi Arda, Mustafa PSevneli ve Ergın İnan'ın resimieri, Artisan Sanat Galerisi'nde 1 ekimedek •aknebür.(2595156) MÛZİ Chris De Burgh İstanbul Festivali'nde. Üolü rock şarlucısı 17-20 temmuz arası Açıkhava Tiyatrosu'nda. • İstanbul Festivali kapsamında yann Katia ve Mirelle Labeque'in. Atatürk Kültür Merkezi Bü> ük Salon'da 18.30'da vereceğı piyano resitali izlenebilir. Sanatçılar. Ravel, McLaughlin, Gershvvin'den yapıtlar seslendırecekler < 2604533) • Katia ve Marielle Labegue ile John McLaughlin üçlüsü,çarşambagünü Açıkhava Tiyatrosu'nda saat 21.30'da izlenebilecek. Labeque piyano ikilisine John McLaughlin (gitar), Trilok Gurtu (vurma çalgılar) ve Dominiquedi Piazza (bas) eşlik edecekler^ötf^JJ; •John McLaughlin üçtösü'nûn konseri, persembegünû' saat 21.30'da Açıkhava Tiyatrosu'nda. (2604533) • Jim Hall DörtJüsü cuma günü. Atatürk Kültür Merkezi Büyük Salon'da saat 18.30'da bir konser verecek. Topluluk, gitarda Jim Hall, piyanoda Larry Goldings, basta Steve Laspina ve davulda Terry Clarke'tan oluşuyor. (2604533) •20. Uiusiararası (stanbul Fesovaii kapsamında. Alman Oda Fılarmonı Orkestrası'nın konseri, cumartesi günü saat 18.30'da Aya İrini'de izlenecek. Heinrich Schife yönetimindeki orkestra, Vivaldi, Hartmann, Lutoslawski ve Dvorak'dan yapıtlar seslendirecek. (2604533) Stoema• Paris'te Son Tango'yu 20 yıl sonra sansürsüzolarak ızkvebıleceğız. Bemardo Bertoluccı'nin, gösıenldığ) anda Vatıkan başta olmak üzere tutucu çevrelerin sert clcştirilerine hedcfolan fılminde Marlon Brando. Jean Pierre Leaud ve Maria Schneider başrolü paylaşıyorlar. Filmde. kansı kısa bir süre önce ölmüş, Paris'te yaşayan Amerikaiı Paul ilegenç ve toy Fransi7 kızı Jeanne arasındaki ilginç ilişki anidükyOT.(Kadıköy Süreyya ve 17 temmuzdan itbaren BeyoğluAUas, Osmanbey Gazi) •Beyoğlu Sinemaa run Yaz Senlıği Oscarh Filmler Şöleni'yle sürüyor. Şölen kapsamında, pazartesi günü Yağmur Adam. Salı Sanık, çarşamba Miss Daisy ve Şoförü, perşembe Yağmur Adam, cuma Sanık. cumartesi Miss Daisy ve Şoförü, pazar Kurtlarla Dans ı/lenebılecek (Beyoğlu-BeyoğluSineması) • Tatie Oanielle. daha öncegöremeyenler ıçın tekrargösterimde. E. Chaülüez'in vönettiği film. sıradışı komedı filmlerinden ho^lanankır ıçın (KadkoyModa Sineması) •TheWal Pink Floyd'un ünlü aJbümünden Alan Parker'ın sinemalaştırdığı ünlüyapım yeniden gösterimde. BobGeldof un başrolünü oynadığıfilmdePınk Floyd adi müzisyenin yasanıı anlaülırken, savaşın, vahşetin, anarşınin eleştirisi yapıbyor/Beyoğ/uDünya) •Ç^3İak Silah, ıki yıl önce kaklığı yerden izle>ıdleri güldürmeye devam ediyor. Sıcak yaz günlerinde, canınız çılgın bir komedi izJemek istersekaçırmayın/Beyöğfc/>W!as, Bakntöy 74, KadtköyKiMir Sanat Merkezi) •Dalgaiarm Prenst Barbara Streisanda Oscar kazandırmadı, ama izJeyenlere hoş zaman geçırtırken aıle ilışkileri ve geçmişle hesaplajma konulannda yeni bakış açılan kamnd\rab\hrJMövenpickSineması) •Gefnin Babaa 'nda, son yillann başanlı veperformanslı oyuncusu Steve Martin her zarnanki başanlı oyununu veriyor. Martin'e Diane Keaton, Martin Short'un eşlik ettiği filmde, küçük kızının artık büyüdüğünü kabullenmektezorlanan baba konu &Myor.(ŞiştiKent, Beyoğlu FHaş) •BeşMekjfl. gerüimfilmlerininbaşanlı ömeklennden biri. Curtis Hanson'ın yönettiği filmde Annabella Scıorra, Rebecca De Momay başanlı oyoınlanylafibnebüyük katkıda bulunuyorlar/Beywğ*ı/£me*, KadûöyHakan) •Yasam Savaşı nda Emibo Estevez, Mick Jagger ve Antony Hopkins başrolü paylaşıyor. Geoff Murphy'nin yönettiği fümde, çağdaşkan-koca üişkileri içinde yaşanan probiemler, gerüim kahplan ve motifleriy le anlaülryor/K«K«(dy Reks) • ikarus'un fsi, pobtik fıbtı meraklılanrun ılgıyle ızleyebileceği bir film. (Ortaköy Kültür Merkezi) Müzeler • TOPKAPI SARAYI NfÜZESl: Sab günleri dışında her gün saat 09.30 - 17.00 arası. • AYASOFYA MÜZESt: Pazartesi dışında her gün saat 09.30 - 17.00 arası. •TÜRK tSLAM ESERLERİ MÜZESİ (Ibrahim Pa$a Sarayı): Pazartesi dışında her gün saat 10.00 - 17.00 arası. • HİSARLAR MÜZESt: Pazartesi dışında her gün 10.00 - 17.00 arası. • ARKEOLOJt MÜZESt: Arkeoloji Müzesi, Eski Şark Eserleri Müzesi ve Çinili Köşk'ten oluşuyor. Pazartesi dışında her gün saat 09.30 - 17.00 arası. • DOLMABAHÇE SARAYI MÜZESt: Pazartesi, perşembe dışında her gün saat 09.00 - 16.00 arası. • BEYLERBEYt SARAYI: Pazartesi, perşembe dışında her gün 09.00 - 15.00 arası. •YILDIZ ŞALE KÖŞKÜ: Pazartesi, perşembe günleri dışında her gün 09.00 - 15.00 arası. • AYNALKAVAK KASRI: Pazartesi, perşembe günleri dışında her gün 09.30 - 16.00 arası. • SADBERK HANIM MÜZESt: Çarşamba dışında her gün 10.30 16.00 arası. •TANZİMAT MÜZESt: Cumartesi ve,* • pazar dışında her gün saat 08.30 - 12.30 ve 13.00 - 17.00 arası. • SAĞLK MÜZESt: Salı günleri dışında her gün 10.00-17.00 arası acık. • ÂŞtYAN MÜZESt: Cumartesi ve pazar dışında her gün saat 08.30 - 12.00 ve 13.00 - 17.00 arası. • KtLtM VE DÜZ DOKUMA YAYGILAR MÜZESt: Pazartesi dışında her gün saat 09.00 - 17.00 arası. • HALI MÜZESt: Pazartesi günleri dışında her gün saat 09.00 - 17.00 arası. • DENtZ MÜZESt: Salı günleri dışında her gün saat 09.00 - 17.00 arası. • REStM VE HEYKEL MÜZESt: Pazartesi ve salı dışında her gün saat 12.00 - 16.00 arası. • KARtYE MÜZESt: Salı günleri ' dışında her gün saat 09.30 - 12.00 ve 13.00 - 17.00 arası. • ASKERİ MÜZE: Pazartesi, salı günleri dışında her gün saat 09.30 - 12.00 ve 13.00 - 17.00 arası. •TÜRK VAKIF HAT SANATLARI MÜZESt: Pazartesi dışında her gün saat 09.00 - 17.00 arası. • BELEDtYE MÜZESt: Cumartesi, pazar dışında her gün saat 09.00 - 12.00 ve 13.00 - 17.00 aras! acık. . w.u . 'Şiddetle yaşam kongresi' •KüJturServisi- " Uiusiararası Şiddetle Insanlann Birarada Yaşamasıyla llgili Bilimsel Alışveriş Birliği"nin ikinci kongresi, 12 temmuz pazar günü Kanada'run Montreal şehrinde başladı. Açıüşı UNESCO Genel Direktörü Frederico Mayor tarafmdan yapılan kongrenin birinci oturumuna Türkiye Felsefe Kunımu Başkanı Prof.Dr. toanna Kuçuradi başkanlık etti. Budisiplinler arası kongrede genel olarak şiddetin; kişüere karşı şiddetin, toplumsal şiddetin ve insansal çevreye karşı şiddetin çeşitli biçımleri üzerinde konuşulup tartışıüyor. Kongreyi düzenleyen uiusiararası birliğin başkam Avrupa fnsan HakJan Mahkemesi yargıçlarından Louis Admon Pettiti'dir.Kongrel7 temmuza kadardevam edecek. Selman Ada'nın Avignon resitali • Kültür Senisi - Besteci, orkestra şefi ve piyanist Selman Ada, Fransa'nın tarihi Avignon kentinde bir piyano resitali verdi. Selman Ada, ünlü Avignon Tiyatro Festivali'nin yapıldığı kentteki resitalinde Köye Doğru Süiti, Sonat ve Amodal Prelürleradlı yapıtlanru seslendirdi. Selman Ada'nın *Ali Baba ve Kırk Haramiler" adlı komik-operası bu yıl Ankara Devlet Opera ve Balesi'nde sahnelenecek. Habib Gerez'e Avrupa'dan ödül • Kültür Servisi- Habib Gerez, İtalya'da Avrupa AJcademisi'nin düzenJediği Akdeniz Büyük Ödülü adlı uiusiararası yanşmada 'Avangard/ Resim' dahnda ikinci kupayı kazandı. Gerez geçen yıl da aynı akademinin düzenlediği yanşmada aynı dalda birinci olmuş ve Stockholm Kupası'nı ahnıştı. Öte yandan, ödülünü almak üzere İtalya'ya giden ve törene katılan Habib Gerez, Avrupa Akademisi Senatosu'nca Akademı üyeliğine kabul edildi. Behiç Ak'ın 'Kim Kime Dum Duma'sı 10 yaşında Otoriter topluma karşı birey• Behiç Ak: Dünü gu- zelleştirmeye çalışan sağ anlayış ile yannı güzel- Ieştirmeye çalışan sol an- layışın çatışması vardı. Yaşadığımız an ise bir cehennemdi. İşte 'Kim Kime...' bu koşullarda ortaya çıktı. TANORAL Behiç Ak, 'Kim Kime Dum Duma'yı Cumhuriyet'te çiz- meye başlayalı tam on yıl geç- miş. Behiç, bu on yıla "büyük bir gün" olarak bakıyor. 'Kim Kime Dum Duma'yı 10 yaşına getiren Behiç, günümüzde bire- yin güçlenmesmi, otoriter top- lumun değişmesinde önemli bir başlangıç noktası olarak görü- yor. -"Kim Kime Dum Duma"yı Cumhuriyet'te yayımlamava başlayalı on yü okJu, bu da üç bin bant füan eder. Bandın onuncu yılmı kncnk bir atölye sergisi ve güzet bir akşam tofriantBi üe hep birtikte kutladık. Şimdi bu on yıla nasıl bakıyorsun, nası] geç ti? -Büyük bir gün gibi bakıyo- rum bu on yıla. Zaten insan bu- günü yaşıyor, yani dün yok gibi. Bu anı yaşıyoruz. Bu an ise çabuk geçer. Bu an geçince de yaşam bitmiş oluyor. Kim Kime Dum Duma işte o anı gü- zelleştirmek kaygısından doğ- du. Benim üniversitede ol- duğum dönem olaylı dönemdi. Sürekli olarak dünü güzelleştir- meye çalışan sağ anlayışa karşı yannı güzeUeştirmeye çalışan sol anlayışın çatışması vardı. Ve yaşadığımız an ise bir cehen- nemdi. İşte Kim Kime.. bu ko- şullarda, böyle bir kaygı ile ya- şadığımız ana dikkat çekmek ve gündelik yaşamın eleştirisini yapmak gibi bir düşünceden doğdu. -Sen ve okuyucun, zaman için- de, nasıl etkifcndiniz bu günlük çiziıııkrden? -Gündelik yaşamı eleştirir- ken her gün çizmenin getirdiği bir avantaj var. Günlük olması, çizdiğin şeyi sıradanlaştınyor. olağanlaştınyor. Yani o zaman sanat ürünü ile onu tüketen in- san arasındaki ideolojik bariyer biraz kınlmış oluyor. Çok ola- ğan, sıradan bir şeyi izleyen okuyucu, onda hayatmı sıra- danlıktan kurtaracak baa me- sajlar buluyor. Bunlar hepimizin her zaman için yaşadığı, ama önemsiz bul- duğu şeyîer. Ama aslında önemli, çünkü yaşamın birer parçası bunlar. Otoriter top- lumlann bir özelliği ise önemli şeylerin ya gecmişte ya da ge- lecekte oteıasıdır. önemli in- sanlar da öyle.. başka insan- lardır onlar. Oysa günümüzde bireyin güçlenmesini, otoriter toplu- mun değişmesinde önemli bir başlangıç noktası olarak görü- yorum. Ve 'yaşadığım an ve ben de önernliyim' düşüncesi- nin böyle bir toplumu sarsa- cağına inanıyorum. -Sarsılmayı nasıl karşıladüar? -Okuyucu arük bu olayı, yani Kim Kime Dum Duma'yı çok doğal karşılıyor. İlk çizdikle- rimse çok sertti ve özellikle çiz- gilerde brütal bir anlatım vardı. Bu biraz da yaşadığımız 12 Ey- lül günlerine tepkiden kaynaİc- lanıyordu diyebüirim. Oİcuyu- cu bunu yadırgadı. -Bu yadırgama çizgüeri etki- ledimi? -Evet, aslında ters bir şey var burada. Kim Kime Dum Duma, okuyucuyu etkilemek- ten daha çok, okuyucudan et- kilendi. Okuyucu Kim Kime'yi nasıl izliyorsa, o da okuyucunun tek tek yaşamını izleyerek oluşu- yordu. Yani orada izlenen esp- rilerin birçoğu, günlük hayatta bire bir yaşanan olaylardan çı- kanhyofdu. Okuyucu da izle- diği bandı, kendisinin çizdiği duygusuna kapıhyordu. -Beni arayanlar tdefonumu nezaman meşgul bulsalar, Behiç ile mi konuşuyordun diye talulı- rlar. Gerçekten çok kişiyle gün- lük uzun tekfon koouşmalan yapıyorsujL.. -Telefon önemli bir medya, çünkü karşılıklı, iki yanlı. Di- ğerleri tek yanlı. Bence tüm medyalar telefon gibi olmalı; radyo, TV, gazeteler. Çift yanlı obnah. İşte Kim Kime Dum Duma da biraz çift taraflı ol- maya çalışan bir medya sayıla- bilir. Şimdi yaygınlaşan alo servis- ler de tek yanh aslında. -Ak) servisin ilk uyguiaması senin tetefonlar samnm. -Ama para getiren değil, pa- ra götüren!.. -Çizdiğin bantlarda çocukla- nn ve kadmlann çok beürgin ayncauklan var. -Evet, çünkü onlann bizim toplumumuzdaki iki modern kesim olduğuna inanıyorum. Çocuklan ve kadmlan Tür- kiye'de öncü kesim olarak gö- rüyorum. O nedenle onlann konuşmalan beni her zaman geliştiriyor. Bu da doğal olarak çizgilere yansıyor. -Bu çizgüeri onlar nasıl kar- şdıyorlar? -Çocuklar, benim bile anla- madığım bazı şeyleri anlıyorlar ve anneler babalar buna çok şaşınyorlar. Çünkü bu konuda çizdiklerimin içinde gerçekten anlaşılmaz olanlar var!.. Özelprogram içinElvisbenzerleri aramyorLONDRA (AA)-tngıliz Granada televizyon kuruluşunun Rock'n Roll müziğinin kralı Elvis Presley'in 15. ölüm yıldönümü dolayısıyla hazı- rlayacağı bir program için Elvis benzerlerinin arandığı yolundaki ilanlan üzerine televizyon kurumu yüzlerce Elvis benzerinin hücumuna uğradı. Granada Televizyonu gazetelere verdikleri ilanlarda, 16 Ağustos 1977 tarihinde ölen şarkıcının anısına düzenlenecek bir müzik- eğlence programmda yer alacak sekiz Elvis Pres- ley 'benzeri'aradıklannı ve ilk elemelerin de ey- lül ayında yapılacağını duyurdu. Televizyon kurumunun sözcüsü, 'Elvis Özel Programı: Düşlerindeki Yıldızlar 'adıyla sonba- harda ekrana gelecek program için aralannda 80 yaşında ihtiyar bir Elvis hayranı da olmak üzere şimdilik 800 kişinin başvurdüğunu açık- lad;. Sözcü, sadece lngiltere'de 25 bin Elvis benze- rinin bulunduğuna dikkati çekerek, İlanlanrruz ardından yapılan başvurular olağanüstü... öyle ilginç başvurular var ki, örneğin, Elvis'le ya- şadığı aşk macerası sonucu doğan oğlunun sesi- nin ünlü şarkıanınkine aynen benzediğini iddia eden kadınlar bile var' dedi. Granada Televizyonu'nun aradığı sekiz Elvis benzeri, ünlü şarkıcının çocukluk, gençlik, as- kerlik dönemleri dahil yaşamının her kesitini yansılacak. Seyirci Taris'te Son Tango'yu çok erotik bulmadı 'Neden sansürlenmiş pek anlayamadık9 •Paris'te Son Tango:1973 yılından bu yana sansürlenerek tamamı izlenemeyen fılnıin bütünü sinemaseverler için hep bir merak konusu olmuştu. Kültür Servisi- Italyan yönetmen Bemardo Bertoiııcd'nin olayh fılmi 'Paris'te Son Tango' cuma günü Kadıköy Süreyya Sineması'nda gösterime girdi. 1973 yılından bu yana sansürlenerek tamamı izlenemeyen fil- min bütünü sinemaseverler için hep bir merak konusu olmuştu. 129 dakikalık fümin sansürsüz gösterileceği haberiyte birlikte füm yeniden gündeme geldi. Fümi daha önce izleyenler bir kez daha anımsayıp,"vize" alan eksik parçalan seyredebilmek, izle- memiş olanlarda bu fırsatı kaçırmamak için sinemadaki yerleri- ni alıp, "Paris'te Son Tango" üzerinde yorumlar yapmaya baş- ladılar. Paris'in ortasında tecrübeli, ama yeni heyecanlara açık genç bir kızla Maria Schneider, Amerikaiı, ama Paris'te yaşayan, eşj- nin intihanyla yaşamın anlamım bir kez daha sorgulamaya baş- layan 'anıiarla dolu', orta yaş bunabmını, seksi yaşamının odak noktası haline getirerek aşmaya çalışan yalnız bir erkek Markm Brando. Kiralık bir evde başlayan karşılaşma. cinselliğin ortak di] haline getiril- mesiyle sürdü- rülenbiryaşama dönüşür. Seksin çogu zaman şjddete büründüğü an- lann öncesi ya da sonrasında birbirini tanıma- ya başlayan ikiü, yerleşık düzenin tüm yapı taş- lannı; toplumsal ve aile kunım- lannı, insan iliş- kilerini, ahlakı ve aşkı eleştirel bir dille yeniden sorgulamaya başlar. Bu süreç Mana Schneider ve Marion Brando. içinde başkalaşmaya başlayan bu iki insanın beraberliği çözüle- meyecek bir noktaya gelir. Genç kız kendine yabancılaşmaya, erkek belki yeni umutlar yaratmaya başlar, ama her şeyin sonu- na gelinmiştir. Film, erotik sahnelerinden mi yoksa burjuvazinin yozlaş- maya dönüşen açmazlanndan dolayı mı (ya da her ikisinden) sansür kâbusundan bu kadar geç kurtuldu, bu uzun süre tartışılacak. Fiune ilk gün ilgi gösteren kalabahk izleyici toplu- luğu, bu sorularla birlikte fılmi değerlendirmeye başladı. Kadı- köy Süreyya Sineması'nda konuşabildiğımız sinemaseverler fîl- mi günümüz koşullan için sansürü gerektirecek boyutta bul- madıklannı, biraz da şaşkınJıkla belirtiyorlar. Daha önce fıbni görememiş bir bayan izleyici, son günlerde basmda çok söz edildiği için gelmiş. "Yıllar önce daha gençken izleseydim belki daha fazla etkilenirdim. Evet ilginç bir film, ama sansüre neden gerek görülmüş anlamaya çahşıyorum" di- yor. Bir diğeri "Sorunlu insanlann psikolojik durumlan ilgimi çektı, ama açık bulmadım. Son yıllarda o kadar erotik Ameri- kan fibni izledim ki, bu onlardan sonra fazla önemli değü" diye belirtiyor. Filmi kesilmiş haliyfe izleyen birkaç seyirci deeklenen bölümlerin artık fazla heyecanı kalînadığını söylüyor. Değişen değer yargılanyla birlikte ilk kez ya da tekrar, Berto- lucci dilıyle sinema keyfını almak isteyen sinemaseverler için "Pa- ris'te Son Tango", yeniden yoruma açık...
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle