24 Mayıs 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
9 ARAUK1992 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA DIŞHABERLER Yeltsin'den Gaydar'a destek • MOSKOVA (Ajanslar) • Rusya Cumhurbaşkanı Boris Yeltsin, halen başbakan vekili olarak görev yapan Igor Gaydar'ın laşbakanlığa atanmasını ıstedi. Yeltsin dünHalk Temsılcılen Kongresi'nde yaptığı konuşmada " Rusya Cumhurbaşkam olarak başbakanlığa Igor Gaydar'ın atanmasını öneriyorum" dedi. Yeltsin aynca savunma. dışişleri, içişleri ve güvenlık bakanlannı da kendisinin atamasını istedi. Yeltsin'in başbakanlığa atamak istediği Igor Gaydar, reformcu görüşlerinden dolayı muhafazakarlann boy hedefi hahnde. Halk Temsilcileri Kongresi'nde gcçen hafta yapılan oylamada, Yeltsin'in hükümeti atama yetkisini kısıtlamayı amaçlayan öneri, az bır farkla reddedilmişti. Peres: Gazze'den çekHebfliriz • KUDÜS(AA)-İsrail Dışişleri Bakanı Şimon Peres, ilk kez, ülkesinin, 1%7 yılından bu yana işgali alündaki Gazze Şeridı'nden tek yanlı olarak çekilmesi olasılığından sözetti. Peres, Gazze Şeridf nde önceki gün İsraillı askerin öldûriilmesi ertesinde radyoya verdiği demeçte, "Belirli bir zamanda, Gazze Şeridi'nden tek yanlı olarak çekilme ihtimalini safdışı etmiyorum, ancak Filistinlilerle bir anlaşma sağlanmasırun daha iyı olacağını düşünüyorum" dedi Yeni Ermeni saldınsı • MOSKOYA(AA>- Dağlık Karabağ'da birkaç günliik sükûnetten sonra Ermeni kuvvetlerinin bölgenin sımnndaki Azeri kenti Agdam yönünde yeni bir saldınya geçtikleri bildırildi. Azerbaycan savunma bakanlığından yapılan açıklamaya göre, üç koldan saldınya gecen Ermeniler Marzili köyûnü ele geçirdiler. Ancak daha sonra Azeri kuvvetlerinin karşı hücumuyla bu köy geri alındı. Ermenilerin bölgedeki saldınsınınsürdüğü belırtıldi. Ülkenin 25 eyaletinin 14'ünde Hindu-Müslüman çatışmalan sürüyor. İki günde ölenlerin sayısı 450'yi geçti HiiMİistaııMa olıık olıık kaıı akıyor•Ayodha'da başlayan Hindu-Müslüman çatış- ması tüm ülkeye yayıldı. Çeşitli kentlerinde dün meydana gelen olaylarda en az 220 kişi daha öldü. • Pakistan'da da Hindu tapınağına saldıran Müs- lümanlar 6 çocuğu ta^layarak öldürdü. Bangladeş'- te genel greve gidildi. 3 çocuk yanarak can verdi. Reuter'in bir hükürnet yetki- lisine dayanarak bildirdiğine göre dün bazı dinci örgütlerin liderleri tutuklandı. Tutukla- nanlar arasında sağcı Bharati- ya Canata Partisi ve fanatik Vışva Hindu Parişad (Dünya Hindu Konseyi) liderlennin yer aldığı bildirildi. Aynı yetkilinin başka tutuklamalann da ger- çekleşmesinin beklendiğjni söy- ledığı bclirtıldı. Polis, Delhi'de gösteri yapan Müslûmanlar'ın taşkmlık yapmalannı önlemek icin silahia havaya ateş ediyor.(Fotoğraf: REUTER) KKTC referandumu tarüşıyor ERDALGÜVEN LEFKOŞA - 789 Sayılı Birleşmiş Mılletler(BM) Güvenlik Konseyi karan ardından Kuzey KjbnsTürk Cumhuri- yeti'nde (KKTC) referandum tartışma- sı başladı. Cumhurbaşkam Rauf Denk- taş ve iktidardaki Ulusal Birlik Partisi- (UBP). halktan "dûşünceler dizisi"nde öngörüldüğü çerçevede bir anlaşmaya ilişkin görüş alınmasım istiyor. Refe- randumdan '"hayır" çıkacağına inanı- yorlar ve ardından da Meclis'e gıdip Kıbns'ta federasyona dayah çözüm arayışlanna son verilmesı yönünde ka- rar almayı düşünüyorlar. Tabii bundan sonra da sıra KKTC'nin lanınması için kampanya başlatmaya gelecek. Bu aşamada her şeyden önce bir nok- layadikkatçekmekgerekiyor. KKTC - de, "düşünceler dizısi" baz alınarak Rumlarla pekala federasyon kurulabıl- ceğine inanan muhalefet(Cumhuriyetçi Türk Partisi ve Toplumucu Kurtuluş ParıisiLMeclis'te temsil edilmiyor. CTP ve TKF, üçüncü bir partiyle birleşerek gırdikleri 1990 genel seçimİerinde yüzde 55 oy alan UBP karşisında 44 oranında oy aldıktan sonra seçımlere "dışandan" müdahale cdıldiğını savunarak Mcclis'ı terk etmiş bulunuyorlar. Dolayısıyla Kıbns'ın geleceğini belir- leyecek bir kararda Kjbns Türk toplu- munun yaklaşık yansına yakın bır bolü- münden görüş alınmamaması tehhkesı- ni içeriyor. Bu durum hiç kuşkusuz KKTC demokrasisı için eksi puan geu- riyor. "Referandum yapılarak tüm toplu- mun görüşü ahnacak ya" yönünde iti- razlar yapılabilir. İşte bu noktada da referandumun zamanlaması ve içeriği gündeme geliyor. Bilindığı gjbi "düşün- celer dizisi"nde referandumun çerçeve anlaşmaya vanldıktan sonra yapılacağı bejirtiliyor. İçeriğe ilişkin kuşkular da var. özel- likle muhalefet çevreleri. Türk askerinin sayıca azaltılması. Rumlann kuzeye yerleşmesi, Türklenn yeniden göçrnen durumuna düşmesı gıbi konularda so- rulacak sorulara halktan olumlu yanıt gelmeyeceğinin bilincınde. Bu yarut ar- dından Meclis'te "federal çözüm son" _ \olunda ahnacak bir karann KKTC ve Türkiye'nin uluslararası alanda zor du- rumda kalacağını vurgulayan muhab- fete göre, "Denktaş, iktidar ve Türkiye'- deki çözümsüzlük lobisi halkı referan- dum oyunuyla aldatarak suçlanna ortak etmeye çabşıyor." Muhalafet referandum yerînedışmü- dahalelerden annmış gerçek demokrası ortamında erken seçime gidilmesini isti- yor. İşte bu noktada da Denktaş ve Eroğlu'nun yollan ayınlıyor. Çünkü Eroğlu "ulusal davayı ikinci plana iter" gerekçesiyle erken secime karşı çıkıyor. Bu süreç içerisinde Türkiye'nin nasıl bır tutum alacağı henüz bılinmıyor, an- cak gerek Bakanlar Kurulu'nda 789 Sayılı Güvenlik Konseyi karanna iliş- kin olarak vanlan sonuç gerek Dışişleri Bakam Hikmet Çetin'in BM'ye sert çı- kışı, federasyon karşıtlanru cesaretlen- dirmiş görünüyor. Dış Haberier Servisi - Hındıs- tan'ın Ayodha kentinde tarihi Babri Camii'nin Hindularca yı- kılmasının ardından İngiltere, Pakistan ve Hindistan'da şid- det olaylan sürüyor. Pazar gü- nünden bu yana Hindistan'da meydana gelen çatışmalarda ölenlerin sayısı450'yi geçtı. Aşı- n dınci Hindu lıderlerin dün sabah düzenlenen bir operas- yonla tutuklandığı bildirildi. Hindistan'da yaşanan şiddet olaylan Pakistan, Bangladeş, İngiltere'de de etkisini sürdürü- >or. Pakistan'da 6 Hindu ço- cuk taşlanarak öldürüldü. Hındıstan'ın pek çok yerinde ^okağa çıkma yasağmın sürme- sıne ve ordu ile güvenlik güçle- rinin tüm müdahalelerine kar- şın çatışma ve şiddet olaylanmn önüne geçılemiyor. Hındıstan'- ın 25 eyaletinden en az I4'ünde dün meydana gelen şiddet olay- lan ölüme neden oldu. Son ıki günde ölenlerin sayısının 450'yı aştığı belirtilirken, binden fazla kışı de yaralandı. Dünkü olay- larda en az 220 kişı öldü. Hindistan polisi. çatışmala- rın en yoğun olduğu Bombay ve kenün bulunduğu Maha- raştra eyaletınde son ıkı gün ıçınde ölenlerin sayısının 107 olduğu bildirildi. Bombay'da ölenlerden en az 40'ının polis atcşi sonucu öldüğü ve toplam sayının 80 olduğu belırtildı. Hındistan'ın PTI ajansı, son iki gün içinde batıdaki Gujarat eyaletinde 72, Ayodha kentinin bulunduğu Uttar Pradeş eyale- tinde 47, güneydeki Karna- taka'da 40, merkezdeki Madha Pradeş'te 36, komşu Andra Pradeş'te 17 ve kuzeydeki Ra- jasthan eyaletinde 23 kişinin öldüğünü bildırdı. Bu arada ordu birliklerinın tahrip edilen Babri camisine Hindu tapınağı inşa etmeye ça- lışan ve caminin çevresinden aynlmayan yaklaşık 15 bin Hindu'yu silaha başvurmadan dağıttığı haber verildi. 6 çocuk öldürüldü Hindistan'da yaşanan şiddet olaylan etkisini Pakistan. Bangladeş ve İngiltere'de dün de gösterdi. Pakistan'm güneybatısındakı Balucistan eyaletinde meydana gelen olaylarda 6 Hindu çocu- ğun öldüğü bildirildi. AFP'nin haberine göre. protesto gösten- si yapan Müslümanlar bir Hin- du tapınağında bulunan 10 yaşın altındaki 6 çocuğu taş- layarak öldürdüler. 5 Müslü- man da polisin ateş açması sonucu öldü. Pakistan'da dün meydana gelen olaylarda top- lam 23 kişi yaşşamını yitirirken. 60 kişi de yaralandı. Binlerce Pakistanlımn da kutsal savaşa çağn yaparak çe- şitli kentlerde 8 Hindu tapınağı- na saldırdıklan bildirildi. Bangladeş'te genel grev Bangladeş'te dün Pakistan yanlısı dinci gruplann çağnsıy- la Hindistan'daki dinci liderle- rin idam edilmesi için bir genel grev yapıldı. Grev sırasında meydana gelen olaylarda en az 6 kişi öldü. 500"den fazla kişi de yaralandı. Bhola kentinde so- kağa çıkma yasağı ılan edildi. Kutubdia adasında da fana- tik Müslümanlann Hindu evle- ri ve tapınaklanm ateşe verme- leri sonucu 3 çocuk yanarak öldü. îngiltere'de ise üç Hindu ta- pınağının kundaklama sonucu tahrip olduğu kaydedildi. ÇARMOSAN GIDA ÜRÜNLERİ ŞANAYİ ve TİCARET ANONİM ŞJRKETİ'DEN TASARRUF SAHİPLERI İÇİN SİRKÜLER Ortaklığımızın ıhraç ettığı 1.800.000.000 TL. nomınal değer- de tahviller Sermaye Piyasası Kurulu'nca 12.11.1992 tarih ve 88/Ç-2 sayı ile kayda alınmıştır Kayda alınma, ortaklığımızın ve hisse senetierınin kurul veya kamuca tekeffülü anlamına gel- mez. Tahvlllere ilişkin bilgiler Faiz oranı: 89 Vadesi: 3 yıl Satış fiyatı: Nominal fiyat Kupür dağılımı: Kupür Değ. (TL) Adedi Toplam Tutan (TL) 10.000.000: Kfa Planı Ödeme Tarihi 180 Faiz (TL) 1.800.000.000: Ana Para (TL) 1.602.000.000: 1.602.000.000: 1.602 000000: 1.800.000.000: 25.12.1993 25.12.1994 25.12.1995 TOPLAM 4806000.000: 1800.000.000r Satışa aracılık eden kuruluş: Bırleşik Türk Körfez Bankası A.Ş. Anapara ve faiz ödemesını taahhüt eden: Bulunmamakta- dır. Ortakhğımız ile ilgili ayrıntılı bilgileri ıçeren izahname, 03.12 1992 tarihinde İstanbul Ticaret Siciline tescıl, 09.12.1992 tarih ve 3174 sayılı TTSG'de ilan edilmiş olup aynca aşağıda adres ve telefon numaraları belirtilen satış yerlerinde irrcele- meye açık tutulmaktadır. SATIŞ YERİ: BİRLEŞİK TÜRK KÖRFEZ BANKASI A.Ş. ADRES ve TELEFON NUMARALARI: Büyükdere Caddesi No: 42 Mecıdiyeköy-İSTANBUL Tel.: 288 20 00 İLAN GÖLCÜK İCRA CEZA MAHKEMESİ'NDEN Dosya No: 1992/36 Davacı tsmail Sivri vek. Av. Sevda Mulgan tarafından davalı Dur- sun Ay aleyhıne açılan satışın feshi davasında: lzmic Tepeküy Kemer Cami Yanı No: 10'da oturan davalı Dursun Ay tum aramalara rağmen açık adresi temin edilemediğinden ilanen tebligat yapılmasına karar verilmiş olup duruşmanın bırakıldığı 29.12.1992 günu saat 09.00'da hâkimliğimızde hazır bulunmanız ve- ya bir vekil tarafından temsil edilmediğiniz takdirde tahkikat ve yar- gılamaya yokluğunuzda devam edileceği ve hukum verileceği ilan olunur. Basın: 51999 İLAN GÜMÜŞHANE SULH CEZA MAHKEMESİNDEN Esas No: 1987/378 Karar No: 1991/82 Davacı: K.H. Müdahil: Orman İdaresi Sanık: Hasan Kazan. Huseyin oglu, 1967 d.lu, Kelkit ilçesi Bezendi Köyü nüfusu kayıtlı. Suç: Orman Kanunu'na muhalefet. Suç tarihi: 24.7.1987 'Yukanda açık kimliği yazılı sanık hakkında belirtilen suçtan do- layı mahkememize açılan kamu davasında sanığın 26.3.1991 gun ve yukanda esas ve karar numarası yazılı kararla 6831 SY'nın 91/1, 91/son, 647 SY'4, TCK'72, maddeleri gereğince neticeten 75.360 TL agır para cezası ile cezalandınlmasına, 647 SY'6'ncı maddesi gere- ğince cezasının ertelenmesine, mudahil Orman idaresi istemiş oldu-' ğu bilirkişıce hesaplanan ve mahkememızce de uygun görulen 227.128 TL tazminatın suç tarihinden itibaren işleyeeek yasal faizi ile birlik- te aynca 1307 TL ağaçlandırma giderinin sanıktan tahsili ile müda- hil Orman Idaresine verümesine, 7700 TL nısbı harç sanıktan tahsiline, TCK'39'ncu maddesi gereğince yarglama gıderlerinin sanıktan tah- siline karar verildiği ancak tüm aramalara rağmen sanığa karann tebliğ edilemedığinden 7201 STK'nın 28, 29, 30, 31'ncı maddeleri uyarın- ca hükmün ilanen teblığine, ilan tarihinden itibaren 15 gun sonra şa- nığa karann tebliğ edilmiş sayılacağı ilan olunur. Basın: 46354 GAYRİMENKULLERİN AÇIK ARTTIRMAİLANI BAYINDIR tCRA VE İFLAS MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN 1992/41 Tal. Satılmasına karar verilen gayrimenkullerin cins, kıymet, adet ve ev- saflan: I) Bayındır, Çiftçigediği köyü, köyiçi mevkünde kain ve tapunun 6 ada, 901 sahife ve 886 parsel numaralannda kayıtlı, kâgir ev ve müş- temilatı vasfında, 925 m: yüzölçümlü bir yer olup, gırildığinde sağda taştan, solda biriketten yapılmı; hayvan damları, damlann bırı oluk- lu sac, birinin üzeri yerli kiremit ile örtulü, girişin ılerisinde bahçenin batı ve son kısmında 3 oda, 1 mutfaktan ıbaret tahmıni 120 m' yü- zölçümlü taş duvarlı yerli kiremit ile örtülu sıvasız, onun batısında 1 dam daha bulunmaktadır. Evde elektrik ve su mevcut olup buranın tamamı 30.000.000;— TL. değerindedir. Bu değer uzerinden ve tama- mı satılacakttr. II) Bayındır, Sadıkpaşa Mah. Anbarpınan mevkünde kain ve ta- punun 929-11 pafta, 198 ada, 401 sahife ve 53 parsel numaralannda kayıtlı 6798 m' yüzölçümlü, tarla vasfında bir yer olup tahminı 50-60 metre derinlikte dinamolu suyu bulunmaktadır Buranın tamamı 27.192.000^ TL. olup borclunun 3/20 hissesi 4.078.800^ TL!dir ve bu değer uzerinden 3/20 hisse satılacaktır. 1- Satış şartlmn: A) Birinci sıradakı gayn- menkul 1.2.1993 günü saat 10.00-10.15 arasında, B) tkinci sıradaki gayrimenkul 1.2.1993 günü saat 10.20-10.35 ara- sında, birinci arttırma ile satılacaktır. Bu arttırmada tahmin edilen krymetin %75'i ve satış masraflannı geçmek şartı ile ihale olunur. Böyle bir bedelle alıcı çıkmazsa en çok arttıranın taahhudü baki kalmak şanı ile 11.2.1993 gunü birinci satışın yapılacağı yer olan Bayındır Kı- zılay binası önünde ikinci salışl* ihale olunacaktır. Bu arttırmada da tahmin edilen kıymetin %40'ı ve satış masraflannı geçmesi şarttır. 2- Arttınnaya iştirak edeceklerin, tahmin edilen kıymetin %20"si nispetinde pey akçesi veya bu miktar kadar milli bir bankamn temi- nat mektubunu vermeleri lazımdır. Satış peşin para iledir, alıcı iste- diğinde 20 günu geçmemek üzere mehil verilebıhr. Dellaliye resmi, ihale pulu, tapu harç ve masraflan alıcıya aittir. Birıkmiş vergiler sa- tış bedelinden ödenir. %12 KDV, aynca alıcıdan tahsil olunur. 3- tpotek sahibi alacaklılarla diğer ilgililerin ( + ) bu gayri- menkul uzerindeki haklannı hususıyle faiz ve masrafa dair olan iddialannı dayanağı belgeler ile on beş gün içinde dairemize bildirmeleri lazım- dır; aksi takdirde haklan tapu sicili ile sabit olmadıkça paylaşmadan hariç bırakılacaklardır. 4- İhaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tum alıalar ve kefılleri teklif ettikleri be- del ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ay- nca temerrüt faizinden muteselsilen mesul olacaklardır. Jhale farkı ve temerrüt faizi aynca hükme hacet kalmaksızın dairemizce tahsil olunacak. bu fark varsa öncelikle teminat bedelinden alınacaktır. 5- Şartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için dai- redc açık olup, masrafı verildiği takdirde isteyen alıcıya bir örneği gön- derilebilir. 6- Satışa iştirak edenlerin şartnameyi görmüş ve münderecatını kabul etmiş sayılacakları, başkaca bilgi almak isteyenlerin 1992/41 Tal. sa- yılı dosya numarasıyla müdürlüğümüze basvurmalan ilan olunur. 26.11.1992 ( + ) llgililer tabirine irtifak hakkı sahipleri de dahildir. Basın: 46449 KONUK YAZAR İLAN T.C BURSA 5. ASLİYE HUKUK HÂKİMLİĞİ'NDEN Esas No: 1992/203 Davacı Halit Öztürk tarafından davalı Nagihan Öztürk aleyhine açılan boşanma davasımn mahkememizde yapılan yargılaması sonunda larafların bosanmalanna karar verilmiş olduğundan; Davanın kabulu ile Bursa ili Osmangazi ilçesi Yunuselı köyü cılt: 086/03. sayfa: 63 ve 193 kütukte nufusa kayıtlı Hasan oğlu 1961 do- ğumlu Halit Öztürk ile İsmail kızı 1965 doğumlu Nagihan Öztürk- un bosanmalanna, evlilik kayıtlannm ıptaiıne dair mahkememizden verıien 6.11.1992 gun ve 1992/203 esas, 1992/787 karar sayılı ilam da- valı Derecavuş Köyu'nde ve Hamitler Köyu'nde Şakir Açıkgöz yarunda ikamet ettiği bildırilen, ancak bilahare adresi bulunamayan Nagihan Özturk'e tebligat yapılamamış, yapılan adres araştırmasında da ad- resının meçhulde kaldığı ve tebliğe elverişli adresinin bildirilmediği dava dilekçesıyle karar kendisine tebliğ edilemediği anlaşıldığından dava dilekçesı ve karann davalıya ilanen tebliğine karar verilmiş olup, 13 bu ilanın yayın tarihinden itibaren yasal süresi içinde davalının mah- kememize başvurması, aksi takdirde hükmun kesınleşeceği ilanen tebliğ rlunur. 1.12.1992 İSMAİL SOYSAL Emekli Büyükelçi Kıbns'tatek çarekonfederasyon 1 975 yılından beri Kıbns sorununa bir çözüm bulmak için. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 367, 649.716,750.774 sayılı kararlan ve Denktaş ile Ma- karios arasında 1977ve 1979 yıllannda vanlan iki ilke anlaşması çerçevesinde ve BM Genel Sekreterin dostça girişimi altında tomlumlararası görüşmeler sürüp gitmiştir. Şimdi bugünkü durum üzennde biranalizyapmayaçalışalım: 1. Genel Sekreterin mısyonu "dostça girişimdir" (good offıces). Bu "arabuluculukdan" (mediatıon) daha az bağlayıcıdır. De- mek ki Genel Sekreter sadece taraflann bir uzlaşıya varmalan- na yardımcı olmakla görevlidir. Arabulucu değildir, hele hele hakem (arbiter) hiç değildir. Ama Gali, kısmen ABD'nın etki- siyle, kısmen de kendiliğinden misyonun sınırlannı aşmaktadır. Bu durum devletler hukukuna ters düştüğü kadar, ABD yetki- lilerinin her vesileyle "baskı yoktur'" sözlerini boşa çıkarmak- ladır. 2. Rumlann ilk 8 yıllık görüşmeler sürecindeki tutumlan ve propagandalan sonunda. onlann istediği koşullarda federal bir çatı altında yaşamanın zorluğunu anlayan Türk toplumu, 15 Kasım 1983'te bağımsızlığını ilan etmek gereğini duymuştur. Başka deyişle, Türkler Rum ağırlıklı bir federasyona razı olmak istememiştir. Eğer bu empoze edilmeye kalkılırsa, güçlü diplomasi savaşçısı Sayın Denktaş, haklı olarak, istifa edebileceğinı açıklamışUr. 3. Rum-Yunanistan ve onlan destekleyen ATvehattaABD'ninen çok üzennde durdu- ğu konu yabancı (Türk) askerlerinin Adadan çekilmesi olmuştur. Oysa Rumlar bu arada hızla silahlanarak -ve bununla övünerek- adayı bir barut fıçısı haline getirmişlerdır. Türk kuv'vetleri çekilince hemen zıtlaşmanın arkasından kanlı olaylann başlaması ve bu- nun da bir Türkiye-Yunanistan savaşına dö- nüşmesi mümkündür. 4. Bu durumda Kıbns'ta federasyon degil. konfederasyon kurmak tek çaredir. Eğer Rumlar samimi ise, konfederasyonun yaran- nı kabul etmeleri gerekir. İki ayn devleti böy- le bır çatı altında birleştirme karan ahndığı gün, ortadaki pürüzler daha kolayhkla yok edilebilir ve zamanla işbirliği gelıştirilebılir. Türkiye ve Yunanistan da onlara yardımcı olur. Federasyon. ancak ABD ve Almanya gibi aynı dil, din ve kül- türe sahip ülkelerde, kamu işlerinde merkezin yükünü hafıflet- mek ve federe bölgelerin özelliklerine uygun düzenlemeleri ya- pabilmek amacı güdüldüğü için başanlı olmaktadır. Federal bir yapıya sahip Sovyetler Birlıği çeşitli etnık gruplardan oluştuğu için dağılmıştır. Dağıldıktan sonra ortak çıkarlar bakımından bir konfederasyona gereksinim duyulduğu içindir ki bir "Bağımsız Devletler Topluluğu" kurulmasına önayak olmuş- tur. Yugoslavya da herhaldeeski federasyon düzeninedöneme- yecektır, ama bir süre sonra konfederasyon aramaya kalkabilir. Nitekim Slovakya, Çeklerden aynlma karan vermesine karşın iki devlet arasında konfederalif bir işbirliğini göz önünde tut- muştur. Kıbns'ta iki ayn toplum 450 yıldır farklı biçimde yaşarruştır. Dinleri, dilleri, kültürleri farklıdır. Her ikisi de kendilerini ana- vatanlannın birer uzantısı saymaktadır. General de Gaulle'ün, 1968'de Türkiye'ye geldiğinde, dedıği gibi, tek çare Kıbns'ta şu ya da bu biçimde bir bölüşüm yapmaktır. ABD ve AT, eğer Türkler ve Rumlar arasında gercekten ta- rafsız iseler ve bölgede banş, huzur ve Türkiye ile Yunanistan arasında çekişme değil, dostluk ve dayanışma istiyorlarsa, fede- rasyon değil konfederasyonu özendırmeleri gerekir. 5. Kuşkusuz Rumlar "Siz vaktiyle federasyona razı idinız, zaten ortada Makarios-Denktaş anlaşması var" diyebilirler. Ama ne var ki en önemli anlaşmalar bile gerektiğinde değişiyor. Eğer RumJar samımı ise, konfederasyonun yararmı kabuî_ etmeleri gerekir. İki ayn devleti böyle bir çatıalönda •% birleştirme karan ahndığı gün, ortadaki pürüzler daha koîaylıklayok edilebilir ve zamanla işbirîiği geliştirilebilir. Bunun bir örneği, 1923 Lozan Boğazlar Sözleşmesi'nin "rebus sıc stantibus", yani koşullardeğışince hükümlerin de değışebile- ceği yolundaki hukuk kurallanna dayanılarak, onun yerine 1936 Montrö Sözleşmesi'nin, Yunanistan dahil, ilgili tüm dev- letlerce kabul edilmesi olmuştur. Türkiye'nin bunu banşa yol- lardan sağladığı da unutulmamalıdır. 6. Kıbns konusu ile ilgili olmamakla birlikte Rum-Yunan ta- rafının Batı kamuoyunu şaşırtmak için giriştiği yersiz bir pro- pagandaya değinmek istiyoruz: Deniliyor ki, Türkiye'nin Kıbnsta adayı bölmek isterken, Anadolu'daki Kürtlere self- determinasyon hakkı tanımaması ve onlann aynlmasına razı olmaması bir çifte standarttır. Oysa iki sorun arasında hiçbir benzerlik yoktur: Kıbns Yu- nanistan'ın bir parçası değildir. İngiltere Adadan çekilirken, bir Rum-Türk ortak devleti kurulmuş; ENOSİŞ amaa güden Rum tarafi onu 3-4 yıl sonra zor kullanarak işlemez duruma getirmiş; daha sonra Yunanistan ENOSİS'i gerçekleştirmek üzere 1974 temmuzunda Adada bir darbe yaprnıştır. Bu düşüncelenn ışığında şu kişisel önerimizi sunmak istiyo- ruz: Yeni ABD Başkanı Clinton 20 rnartta işbaşına gelecektir. Kıbns konusu onun önüne götürülmeden, Kuzey Kıbns Cumhuriyeti konfederasyon için keSin karannı açıklamalı ve Türkiye bunu desteklemelidir. Dışişlerimiz de durumu, gercekleri ve kanıtlanyla Güvenlik Konseyi üyelerine kararlı biçimde anlatabil- melidir. Kuşkusuz, martta New York'ta yeniden başlayacak yeni görüşmelere Sayın Denktaş'- ın gıtmesi ıyi olur. Ama daha ilk oturumda, konfederasyon temeli kabul edilirse sorun- lann daha kolay çözümlenebileceğini bildinp Güvenlik Konseyi'nin yeni bir kararla, genel sekretere bu bağlamda bir misyon vermesini bekleyeceğini, tersine bir yolda ısrar edilirse Türk tarafmca artık yapılabilecek bir şey kal- madığını açıklayabilir. Son olarak şunu da belirteiim ki Türkiye- ABD ilişkılerinde Kıbns sorunu ile İncirlik'- teki Çekiç Güç arasında bir bağlantı kurmaya gerek yoktur. Çekiç Güç, Türkiye ile ABD- Ingiltere-Fransa arasında Ortadoğu'da yalnız ^ Irak'ı yola getırmek için sürdürülmekte olan '" bir mekanizma değildir. Müttefıklerin asıl amaa, Körfez petrolünün makul fıyattan kesintisiz akışını ve bunun için de Ortadoğu'da sıyasal istikrar ve dengelerin korun- masını sağlamaktır. Bu amaç Batı için yaşamsaldır. onun ger- çekleşmesinde Türkiye'nin işbirliği de kaçınılmazdır. Bu, yalnız Türkiye'nin cografi konumundan değil, istikrarlı, güçlü ve güvenilir bir müttefıke gereksinim duyulmasından kaynaklanmaktadır. Karmaşık ve değişken koşullar içindeki Ortadoğu'da bugün Irak, yann kuvvet dengeleri bozduğu za- man, İran ya da beklenmedik bir darbe sonucu istikran tehdit edebilecek başka bir oluşum petrol akışını tehlikeye sokabilir, diye düşünen müttefiklerin Türkiye'yi bir tür "gentelmen's ag- rement" çerçevesinde yanlannda tutmak istediği bellidir. Tü- rkiye kendi çıkarlanna uygun düştüğü ölçüde (Körfez savaşı- nda Irak'a karşı hareket böyle olmuştur) onlarla işbirliği yapar .ters düştüğü zaman da (Kuzey Irak'ta bir Kürt federe devleti kurulması gıbı) bunu reddeder. Gerçekçi politika, Almanca ünlü deyimiyle realpolitikin gereğı budur. Çekiç Güç Türkiye'nin elinde çok önemli bir kozdur. Yeter ki, bu koz akılcı ve soğukkanlı biçimde kullanılsın. ABD böyle bır koza sahip ülkeye Kıbns işinde Yunan yanlısı bir çözümü empoze edebilir mi? Karumızca etmez_. Etmeye kalkarsa Çekiç Güç'ün devreden çıkanlacağmı bilir. Öyle bir aşamaya gelme- den Washington'a "Bakm Kıbns işinde bize ters tutum içine gi- rersenız, İncirlik kapanır" mesajını vermek diplomaside "kıya- set"e aykın düşer. Bizim deneyimli ve olgun bir diplomasimiz var. Onun "aklı selime" uygun hareket edeceğine inanıyoruz.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle