12 Ağustos 2022 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
>3 OCAK 1992 HABERLER CUMHURİYET/3 "^feldçğirmeni Çocuk Misafirhanesi, EmniyetMüdürlüğü'ne devrediliyor Çocuk misafirhanesi polîseBERATGÜNCIKAN Türkiye'nin ilk ve tek çocuk misafirhanesi projesi. Yelde- ğirmeni örneğinin uygulama- y a konuluşunun ikinci yılında başansızlığa uğradı. Evlerinden kaçan ya da so- kağa terk edilen 7-18 yaş gru- bundaki çocuklara sahip çıkmak, bakım ve rehabilitas- yonlannı sağlayarak topluma kazandırmak amacıyla açılan Yeldeğirmeni Çocuk Misafir- hanesi, çocuklann büyük bö- lûmünün tıbbi ve psikolojik tedavi görmesi gereken uyuş- turucu bağımlısı olmalan ne- deniyle amacına ulaşamadı. Halen 17 çocuğun banndığı misafırhane için alınan kapat- ma karanndan vazgeçilerek Türkiye'nin ilk ve tek çocuk misafirhanesi projesi, çocuklann büyük bir bölümünün uyuşturucu bağımlısı olması nedeniyle başansızlığa uğradı. İstanbul Barosu Çocuk Hakları Komisyonu, rnisafirhanenin Emniyet Müdürlüğü'ne devredilmesine karşı çıktı. Emniyet Müdürlüğü'ne dev- redilmesi yolunda çalışmalara b*aşlandı. istanbul Barosu Ço- cuk Haklan Komisyonu ile k urum içinde görev yapan pe- dagoglar devir karannı eleş- tirdiler. Hukukçular ve peda- goglar yönetmelikte ve uygu- lamada yapılacak düzenleme- lerle misafirhaneye işlerlik lcazandınlmasını ve Çocuk Esirgeme Kurumu (ÇEK) bünyesi içinde kalmasını iste- diler. Devlet, Adalet ve Içişleri Bakanlığı'nın ortak protoko- lüyle faaliyete geçen Yeldeğir- meni Çocuk Misafirhanesi iki yıl içinde olaylı iki yönetici de- ğiştirmesiyle dikkatleri üzeri- ne çekmişti. Çocuklara kötü davrandığı gerekçesiyle ilk müdür AU YıMınm'ın görev- den uzaklaştınlmasından son- ra yerine atanan Musa Eker de yılbaşında misafırhanede kalan kız çocuklannı içkili lo- kantaya götürdüğü için açığa alınmıştı. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Mü- dürü Süleyman Yançatoral, misafirhaneye bugüne kadar başvuran 276 çocuktan 255'- inin uyuşturucu bağımlısı ol- duğun vurgulayarak Yelde- ğirmenı misafirhanesinin ka- patılmasını gündeme getir- mişti. Ancak misafırhanede kalan 17 çocuğun durumu ve suça eğilimli çocuklann varlı- ğı göz önüne alınarak kapat- ma karanndan vazgeçilir. Misafırhanenin Emniyet Mü- dürlüğü'ne devredilmesi gün- deme getirilmişti. İstanbul Barosu Çocuk Haklan Komisyonu'nda bağ- lı avukatlar ve kurumda gö- revli pedagoglar, Çocuk Mi- safirhanesi yonetmeliğini eleş- tirmeleri ve yeni düzenle- meye giderek bu yönetmeliğin kaldınlmasını istediler. Misafirhanenin kuruluşun- da yeterli araştırma yapılma- dığını, altyapıya özen gösteril- medığini belirten komisyon üyesi Avukat Seda Akço, mi- safirhanenin bina, araç, gereç ve personel bakımından da ye- tersiz olduğunu söyledi. Ka- patılma karannın kişilerin hatasının müesseselere yük- lenmesinden kaynaklandığını vurgulayan Akço, misafirha- nenin mevcut aksamalar gide- rilerek amacına uygun duru- ma getirilmesini istedi. Akço, misafirhanenin Emniyet Mü- dürlüğü'ne devri düşüncesine de karşı çıkarak "Böyle bir du- rum karşısında ne çocuklar misafirhaneye gelir ne de po- lisler onları bulmaya çalışır. Uyuşturucu bağımlısı çocukla- nn tıbbi ve psikolojik tedavikri yapıldıktan sonra resosyaüzas- yonu sağlanmalı. Bu da ancak misafirhanenin varlığı ve işler- liğiyle gerçekleşir" dedi. Şosyal Hizmetler ve ÇEK ll Müdürlüğü bünyesinde yer alan pedagoglar da misafirha- nenin, kapatılma ya da Emni- yet Müdürlüğü'ne devirle değil, işlerlik kazandınlmış bir duruma getirilmesiyle ço- cuklara yardımcı olunabilece- ğini savundular. SERT REKABET Ingiliz basınında karikatür savaşı EDİP EMİL ÖYMEN LONDRA — "Indepen- dent" gazetesi, duşmekte olan tirajı ile birlikte en önemli sim- gelerinden birini de kaybetti: Alex... Bir çizgi-kahraman Alex ve 1980'lerin sadece "Parra... Parra... Parra" diyen tipi. Bundan böyle rakip Daily Tdegraph" sütunlannda. Bir çizgj-kahramanın bir ga- zeteden diğerine geçişi doğal- mış gibi gelse bile, değil. Çok önemli: Basının içinde bulun- duğu ağır bunalım döneminde bir gazetenin, yöneldiği hedef kitledeki değişimi yakalaya- madığının ve captan düşmeye başladığının bir göstergesi çünkü. Alex'i kapan Daily Te- legraph, üstelik Independent'i kuçultücü, aiaycı, küstah ve müthiş bir de rekJam kampan- yası da açtı. Magazin basınının birbirin- den tiraj kapmaya çaJışırken bayağılığa kaçmasında şaşıla- cak bir sey yoksa da ciddi ga- zeteler arasında böylesine bir itişme Ingiltere'de alışılmış bir şey değil. Charies Pattie ile RusseD Taylor'ın yarattığı Alex 1980'lerde para-iş dünyasına damgasını vuran bir tip. Tek düşturu para kazanmak, ama hangi katakulli ile hangi çetre- fil dolapla olursa olsun. JM4T TH#OW ıT AVJAY. )/, "Independenf'in iinlü çizgi kahramanı Alex "Dailv Teleg- raph"a transfer olduğunda, es- ki gazetesine ciddi biçimde "hakaretamiz" gelebilecek iiç karelik bir karikatür yayımlan- dı. Birinci karede Alex'in kan- sı aglamaklı bir yuzle "Ama beş yıilık bir beraberliği bir anda atamazsın" di>or. Alex'in yanı- tı, "Bak, şimdi" oluyor. İkinci karede Alex elindeki In- dependent'i çöpe atıyor. Uçüncü karede de Alex koltu- ğunda büyük bir keyifle Daily ı Telegraph'ı okuyor. İşte bu ka- ! vikatür iki gazete arasında kıya- net kopmasına yol açtı. ÇOCUKLARLN SEVGtLtSİ— Madrid Hayvanat Bahçesi'ndeki iki ayı, ciiveleşmeyle kanşık güreşleriyie tüm çocuklann ilgisini çekiyor. Ünlii 'Ayı' filminden sonra çocuklann gönlunde taht kuran bu sevimli hayvanlann, hayvanat bahçesine yogun ziyaretçi çektigini bilen bakıcıları, onlann bir dediğini iki etmiyor. Show TV geri sayıma başladıTV Servisi - Show TV, ya- yına geçmek için gün sayıyor. Test yayınlanna başlayan Show TV'nin önümüzdeki ay normal yayına geçmesı bekle- niyor. Eski TRT'ci Nuri Çola- koğlu'nun Progvam Direktör- lüğü görevini üstlendiği Show TV'nin yayın çalışmalan şu aşamalardan geçti: Çolakoğlu ilk aşamada, TRT ve Ulusal Radyo Tele- vizyon'da (URT) çalışmış olan Faruk Bayhan ile TV2- nin üst düzey sorumlulann- dan Namık Kasapbaşoğlu'nu transfer etti. Bu aşamadan sonra Shovv TV dizi ve film anlaşmalanna girdi. Şhow TV özellikle ek- randa izlenme oranlan olduk- ça yüksek olan yerli fiunlere Nuri Çolakoğlu yöneldi. Yabancı filmlerde ise özellikle yeni vizyona giren fılmlere yatınm yaptı. Bunla- nn arasında "Kuzulann Ses- sizliği", "Terminator", gibi hem kaliteli hem de iyi iş ya- pan filmler bulunuyor. Film listelerinde aynca Orion Pic- tures ve Carolco film şirketle- rinin hemen hemen bütün filmleri yer alıyor. Shovv TV, TRT'den tlker Yasin'i transfer ederek sporda da söz sahibi olmak istedi. Ni- Nuri Çolakoğlu'nun program direktörlüğü görevini üstlendiği Shovv TV, film, dizi, haber ve shovv ağırhklı yayın yapacak. Faruk Bayhan, Namık Kasapbaşoğlu, Can Okanar, İlker Yasin, Zeki Alasya-Metin Akpınar'ı transfer eden Shovv TV'de Güneri Cıvaoğlu, yönetim kurulu daşımanlığı yapacak. tekim özel kanal naklen maç yayın haklan halen Starl'de bulunan büyük kulüpler ile görüşmelere başlayan Show TV'nin ileriye dönük olarak bu yayınlara gireceği anlaşıh- yor. Müzikte en önemli anlaş- mayı da Shovv TV yaptı. Dün- yanın en büyük müzik kanalı MTV ile bir anlaşma yapan Shovv TV, bu yayınlardan özellikle gece kuşağındau son- raki bölümde yararlanmayı düşünüyor. Shovv TV'nin ha- len izlenen test yayınlannda MTV'nin programlan da ek- rana geliyor. Shovv TV'ye geçen en önem- li isim ise Güneri Cıvaoğlu ol- du. Cıvaoğlu, Shovv TV Yöne- tim Kurulu Damşmanlığf nın yanı sıra program da yapacak. Herhangi bir transfer ücreti almadığı öğrenilen Cıvaoğlu'- nun altı aydan az olmamak üzere danışmanhk süresinden sonra anlaşma olursa TV'nin yayından sorumlu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve ya- yın yönetmenliği görevini ala- bileceği bildirildi. Show TV, 'Televizyon Der- gisP programı ile hayli beğeni toplayan Can Okanar'ı da Güneri Cıvaoğlu kadrosuna dahil etti. Mehmet Ali Birand ve ekibinin hazırla- dığı 32. Gün'ün de yakında bu kanalda yer alması bekleni- yor. Shovv TV'nin güldürü ve kabare türü yapımlarda Te- leon'a göre daha seçme bir yol izlediği görülüyor. Show TV'- nin bu konuda en önemli transferi Zeki Alasya-Metin Akpınar çifti oldu. Aynca Uğur Yücel ve Ferfaan Şensoy'- un da bu kanalda yer alabile- ceği öğrenildi. Kitabın yazan Rafet Ballı'nın 5 yıl hapsi isteniyor Kürt Dosyası kitabı yargılandıİ S T A N B U L (AA) - Gaze- teci-yazar Rafet Ballı, "Kürt Dosyası" adh kitabmda Kürtçülük propagandası yaptığı iddiasıyla dün İstan- bul 2. Devlet Güvenlik Mah- kemesi'nde (DGM) yargıç önüne çıktı 2 nolu DGM'de yapılan duruşmaya, suç ışlen- diği ıleri sürülen söyleşinin yapıldığı eski bakanlardan Şerafettin Elçi ve kitabı ya- yımlayan Cem Yayınevi sahi- bi Mehmet Ali Oğuz da katıl- dı. Sanıklar hakkında 3713 sayılı Terörle Mücadele Ya- sası uyannca beş yıla kadar hapis cezası isteniyor. Iddianamenin okunmasın- dan sonra sorgusunu veren Rafet Ballı, gazetesinin verdi- ği görevleri yerine getinnek için Irak'tan Türkiye'ye gö- çen Kürtleri ve Avrupa'da yapılan konferanslan izledi- ğini anlattı. Ballı, buralarda derlediği bilgileri, kamuoyu- nun gerçekleri öğrenmesi için kitap hah'ne getirdiğini, suç- lamadaki gibi Kürtçülük propagandası yapmayı amaçlamadığını söyledi. Ra- fet Ballı, "Kürtleri anlatan bütün kitaplar Avrupa'da ser- bestçe satılıyor. Orada suç değil, biz yazınca, Türkiye'de çıkınca suç oluyor" dedi. Kitapta yapıJan röportaj nedeniyle hakkında dava açı- lan eski bakanlardan Şerafet- tin Elçi de suçlamanın kayna- ğanı oluşturan söyleşinin kendi görüşleri, düşünceleri olmadığını. tarihsel gerçek- likler olduğunu bildirdi. Elçi, Kürt sorununun artık rahat- ça tartışılabildiğini, hüküme- tin de bu konunun tartışılma- sından yana olduğunu defa- larca açıkladığını ifade ederek davanın açılmasını anlayamadığını kaydetti. Cem Yayınevi sahibi Meh- met Ali Oğuz da sorgusunda, kitabı içinde suç unsuru gör- mediği için yayımladığını sa- vundu. Mahkeme, kitabın suç unsuru içerip içermediği- ni incelenmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Ödüller 16 Türk ile 24 Yunarüı arasında paylaştınlacak Abdi Ipekçi Ödülleri dağıtılıyor STEL.YO BERBERAKÎS ATİNA - Türk ye Yunan halklarının yakınlaşması ve birbirlerini tanımaları amacıyla iki yılda bir verilen "Abdi İpekçi Banş ve Dostluk Ödülleri" bu yıl Atina'da düzenlenen törenlerle sahiple- rine verilecek. Törenler için dün Türkiye'den 45 kişi- ük bir kafile geldi. Kafijeye eşlik edenler arasında Aıiz Nesin, İstanbul Barosu Başkanı Turgut Kazan, eski Atitıa büyü- kelçilen Nazmi Akunan ile Gündüz Ak- tan, Yunanistan'ın Ankara Büvükelçisi Dimitri Makris, eski büyükelçi Yeorgios Papulias gibi Türk-Yunan ilişkilerine katkıda bulunmuş kişıler var. Ödüller bugün Atina'nın Caravel Oteli'nde düzenlenecek törenden sonra sahiplerine venlecek. Bu yılki ödüller 16 Türk ve 24 Yunanlı arasında paylaşıla- Her iki yılda bir verilen bu ödüller "Türk-Yunan ilişkilcrinin yakınlaşması ve iki halk arasındaki dostluğun gelişriril- mesi" ağırhklı konularda yazı, haber. yorum, şiir, roman, resim, müzik gibi dallarda veriliyor. Aynı ödüller iki yıl önce İstanbul'da düzenlenen törenlerle Türk ve Yunanlı sahiplerine verilmişti. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Bııt- ros Gali'nin Türk-Yunan dostluğu için ılettiği özel mesajının okunacağı bu yılki törenlere Yunanıstan Başbakanı Mitso- takis ile hükümet sözcüsü Viron Polido- ras'ın da katılması bekleniyor. Bu yıl Abdi İpekçi Ödülünü alacakla- nn arasında Aziz Nesin. Milliyet Gaze- tesi Genel Yavın Yönetmeni Doğan Heper, İstanbul Barosu Başkanı Turgut Kazan'dan başka Midilli ve Dikili bele- dıye başkanlan, Leros adasmdakı Aghia Marina İlkokulu ile karşısındaki Türk sahilınde bulunan Güllük İlkokulu. Bo- ğaziçı Orkestrası ve Atina'daki Yabancı Gazeteciler Derneği var. Ancak Elefthe- rotypia gazetesinin Gümülcine muhabıri Simeon Soltarides bu yıl kendisine veri- lecek olan Abdi İpekçi Ödülü'nü almayı .reddettiğıni açıkladı. Soltarides, Abdi İpekçi ödülü sekreteryasına ilettiği mek- tubunda Türkiye'ye girişinin yasaklan- dığını, ancak Türk-Yunan dostluğunun ilerlemesi yolundaki uğraşlannı aynı şe- kilde sürdüreceğini belirtti. DGM Cumhuriyet beraat etti İstanbul Haber Servisi - Bir ölüm ilanıyla ilgili olarak İstanbul 2 Numarab Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde (DGM) yargılanan Yazı İşleri Müdürümüz Okay Gönensin dün beraat etti. Aynı ılanla il- gili olarak Nadir Nadi hakkın- da açılan dava da Nadi'nin vefatı nedeniyle ortadan kalk- tı. 12 Temmuz 1991 'de, polisin Istanbul'un çeşitli yerlerinde yaptığı operasyonlarda ölü olarak ele geçirilen 12 kişiyle ilgili olarak Cumhuriyet'te yer alan ölüm ilanının Terörle Mücadele Yasası'nın 3713. maddesinin 6/2. fıkrasına ay- kın olduğu savıyla Nadir Nadi ve Okay Gönensin hak- kında açılan dava dün DGM'- de görüldü. "Terör örgütlerinin bildiri veya açıklamalarını basmak ve yayımlamak" suçunun işlen- diğı savıyla açılan davanın duruşmasında, savcının esas hakkındaki mütalaasında, ila- nın suç oluşturmadığı, Nadir Nadi hakkındaki davanın da ölümü nedeniyle ortadan kalkması gerektiği belirtildi. Mahkeme heyeti de oybirli- ğiyle Okay Gönensin'in be- raatine, Nadir Nadi hakkın- daki davanın da ortadan kalkmasına karar verdi. GUNUN NOTLARI OSMAN ULAGAY Çahşma Yaşamında Zor Bir Yıl... Işçi-işveren ilişkileri, iicret tartışmaları, çahşma yaşa- mıyla ilgili yasal düzenleme önerileri bu yılın gündeminde önemli yer alacak. önceki gün yapılan TUSİAD Genel Ku- rulu'nda daha çok ekonomik paketin değil, bu konunun üzerinde durulması da bunu gösteriyor. Sanırım bu konu, DYP-SHP koalisyonunu en fazla zorlayacak konulardan biri olmaya da aday görünüyor. Konunun soruna dönuşme olasılığının yüksek olması çeşitli nedenlerden kaynaklanıyor. • Bir kere, 12 Eylül döneminin hâlâ tam olarak unutula- mayan ve silinemeyen tatsız mirası var. 12 Eylül dönemin- de ve sonrasında, 1980'lerin büyük bir bölümünde, ücret ve maaş arbşları enflasyonun gerisinde kaldı, sendikal haklar büyük ölçüde geriletildi, memurlarm sendikalaş- ması önlendi. Sendikaların siyasi partilerle bağları kopar- tıldı. Ücretli ve maaşlı kesimde bu dönemden kalma olum- suz bir tepki birikimi var Son yıllarda aldıkları göreceli olarak yüksek sayılabilecek ücret ve maaş artışları bile onlarda kaybertiklerini geri aldıkları inancını yaratabilmiş değil. Aynca 12 Eylül rejiminin getirdiği yasal sınırlamala- rın hemen tümü de yerli yerinde duruyor. • Ikincisi, enflasyonun kronikleştiği birortamda, hele ile- riye doğru gerçek ücret hesabı yapmak son derece zor. Hükümetler yıllar yılı daha düşük enflasyon vaat edip daha yüksek enflasyon yaratmışlar, dolayısıyla inandırıcılıkları kalmamış. Şimdi görevde olan yeni hükümet de enflasyo- nu mutlaka aşağı çekeceğını söylüyor ama, bu ücretli- maaşlı kesim için kendi başına bir güvence oluşturmuyor. Bu ortamda sendikalar üyelerinin reel ücretlerini güven- ceye almak ve taleplerini karşılamak için beklenen enflas- yon oranının da üzerinde ücret artışları talep ediyorlar. • Üçüncüsü, Türkiye ekonomisi ve özellikle Türk sanayii artık dış rekabet kaygısı olmayan, salt iç pazara dönük bir yapıda değil. Her konuda maliyetlerini hesap etmek zo- runda. Işveren kesimindeki iddia birçok sanayi kolunda Türkiye'de halen geçerli olan işçılik maliyetlerinin Tür- kiye'nin rakibi olan ülkelerdeki düzeye geldiğı ya da çok yaklaştığı yolunda. Bu sektörlerde yenıden aşırı ücret ar- tışları, enflasyonun çok üzerinde reel ücret artışları verildi- ği takdirde rekabet gücü kalmayacağı belirtiliyor. • Dördüncüsü, son birkaç yılın uygulamalarının da gös- terdiği gibi yüksek ücret artışları sağlamak kendi başına çok fazla bir şey ifade etimiyor. Belli bir ücret düzeyine eri- şildiğinde isçiyi makineyle ikame etmek, işveren açısın- dan daha kârlı hale geliyor ve pıyasa ekonomisinin işleyişi içinde bu pahalı işçi işini kaybediyor. Teknolojideki geliş- meler de bu eğilimi güçlendiriyor. • Beşincisi, Türkiye gene 12 Eylül mirasının da etkisiyle, çahşma yaşamı mevzuatı bakımından Avrupa normlannın çok gerisinde bulunuyor ve halen iktidarda bulunan parti- ler bu uyumsuzluğun giderileceği yolunda seçmene taah- hütte bulunmuş durumdalar. Aynca SHP sosyal-demokrat olma iddiasındaki bir parti olarak bu konulara özel önem veriyor, örgütlü işçi kesimindeki desteğini artıracak adım- lar atmak istiyor. • Altıncısı, hükümet KlT'leri rehabilite etmek ve verimli çalışır hale getirmek, özelleştirmek ya da kapatmak seçe- nekleriyle karşı karşıya bulunuyor. Bu seçeneklerin he- men hepsi, bu kuruluşlarda yüksek ücret artışları sağlan- masını zoriaştrırken birçoğunda önemli miktarda çalışa- nın işini kaybetmesi olasıhğını da gündeme getiriyor. • Yedincisi, DlSK'in de yeniden faaliyete geçmesiyle sendikal rekabetki yeniden artacağı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Aynca bu yıl Türk-lş'in de genel kurul yılı. Bu ortamda sendikacıların kendi tabanlarını tatmin etmek ve sağiam tutmak için daha katı bir tutum içine girmeleri çok uzak bir olasılık değil. • Sekizincisi, Türkiye'de örgütlü işçi kesiminin ve örgüt- lenmek çabasındaki memur kesiminin dışında, onlardan daha kötü koşullarda çalışan ya da çalışmaya aday olan yaygın bir kesim var. • Dokuzuncusu, iktidarda, ciddi bir istikrar politikası uy- gulayacağını, tasarrufa özen göstereceğini ve enflasyonu aşağı çekeceğini iddia eden bir hükümet var. Bu hüküme- tin bu hedefine varabilmesi için hiçbir kesimin bütün talep- lerini karşılaması, hiçbir kesime mavi boncuk dağıtması mümkün görünmüyor. • Onuncusu, Türkiye'de verimlilik artışıyla ücret artışı arasındaki çok önemli ilişkiyi kavramış olanların sayısı, ne yazık ki, hayli sınırlı görünüyor, verimlilik artışıyla ilişkilen- dirilmemiş ücret artışlarının, eninde sonunda enflasyonist etki yapacağı da kolaylıkla gözardı edilebiliyor. Belki unuttuğum noktalar da var ama yalnızca bu say- dıklarım bile ne denli karmaşık, çelişkili ve çözümü zor bir yumakla karşı karşıya bulunulduğunu gösteriyor. Bu ko- şullar altında sağlıkh çözümlere gidebilmek için herhalde çok iyi düşünülmüş bir strateji içinde olayı ele almak, ola- yın tarafları arasında gerçek bir konsensüsün ortamını hazırlamak ve eninde sonunda çıkmaza girecek gösterişli adımlardan kaçınmak gerekiyor. KlSA KISA • Kayseri'de, hamile olduğunu zanneden bir kadının karnından 12 kilogram ağırhğında ur çıktı. Kayseri Devlet Hastanesi Doğum Servisi'ne başvuran Ayten Demiroz (36) adh ev hanımı, hamile olduğunu ve şiddetli ağrılar çektigini belirtti. Yapılan kontrolde ise Demiröz'ün karnında ur taşıdığı belirlendi. Operatör Doktor İsmail Taner başkanlığındaki bir ekip tarafından gerçekleştirilen mudahale sonucu ev hanımının karnından, 12 kilo ur çıkarıldı. • Ankara'da bir arabaya bindirerek zorla kaçırdıklan Metin Topçu adh muhasebeciyi öldürerek üzerinde bulunan 38 milyon lirasını gasp eden ikisi polis üç kişi, davanın Yargıtay'dan donmesi üzerine, tekrar yargılandıkları mahkemede bir kez daha idam cezasına çarptırıldılar. 1990 yılının ağustos ayında, polis memurları Burhan Koç ve İlyas Çelik ile kendilerine yardımcı olan arkadaşları İsmet Yusuf Şahin, polis kimliklerini göstererek muhasebeci Metin Topçu'yu, bindiği taksiden zorla indirmişler ve göturdükleri Gölbaşı'nda boğazını keserek öldürdükten sonra üzerinde bulunan 38 milyon lirayı almışlardı. • Erzunım'da, tran'dan getirdikleri kaçak malları satmaya çalışan sekiz kişi yakalandı. Bir ihbarı değerlendiren kaçakçılık şubesi elemanları, İran'dan kaçak olarak getirdikleri malları satmak isteyen Mehmet Gözümcu, Ahmet Taşdemir, Reşat Baydar, Lütfü Güler, Müfit Yavuz, Bilgin Aydın, Mehmet Efe ve Süleyman Filiz'i suçüstü yakaladılar. Sanıkların işyerlerinde yapılan aramada bulunan 40 kilo çay, 700 kutu pil, 40 şişe viski ile 250 paket sigaraya el konuldu. • Ahmet Özal'm, kendisi ve iş ortağı Turgay Aksoylu'ya yayın yoluyla hakaret ettikleri iddiasıyla Cem Uzan ve Yekta Okur hakkında açtığı davayla ilgili olarak Uzan ve Okur'a ifadelerimn alınması için tanınan sure dün sona erdi. istanbul Soruşturma Savcılığı yetkilileri, Yekta Okur'un, bir sure once savcıhğa, hasta olduğunu bidiren bir mazeret dilekçesı verdiğini, Cem Uzan'ın da yurtdışında olduğu gerekçesiyle ifade vermeye gelemediğinin kendilerine iletildiğini söylediler. Yetkililer, Cem Uzan ve Yekta Okur'un onumuzdeki günlerde ifade vermeye geleceklerini açıkladılar. • Yunanıstan'da, bir Türk vatandaşı daha ulkeye yasa dışı şekilde goçmen sokmak suçundan ağır para ve hapis cezasına çarptırıldı. Sisam mahkemesi, önceki gün tbrahim Kan (27) adh denizciyi dokuz yıl dort ay hapis ve yaklaşık 400 milyon lira (13.5 milyon drahmi) para cezasına mahkûm etti. Kan'ın "Esen" isimli teknesine de el konuldu.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle