11 Ağustos 2022 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
CUMHURÎYET/14 23 OCAK 199 H Ü K Ü M E T T E N N E B E K L İ Y O R L A R ? İlk iş anayasadeğişikliğiolmalıGündemin iki önemli konusu, demokratikleşme ile ekonomik ve sosyal iyüeştinnelerdir...Demokratikleşme konusunda atılacak ilk adım da "anayasa" olmalıdır. 1982 Anayasası, artık insanlann gerisindedîr, gelişmeye ve yenileşmeye engeldir. Hak-tş Konfederasyonu 1976 yılında kurulmuştur. Halen 7 işkolunda 8 uye sendikası vardır. Bir de KKTC'de faaliyet gösteren uyesiyle 9 bağlı sendikası bulunmaktadır. Öz Gıda-İş, Öz Çelik-lş, Türkiye Orman-tş, Hizmet-lş, Öz İphk-İş, Öz Ağaç-lş, Öz Tartm-lş, Öz Sağlık-tş, Kamu-Sen sendıkalan bunyesinde, toplam 350 bin üyesi bulunmaktadır. Konfederasyonun başkanlığını yürüten Necati Çelık, 1981 yıhndan bu yana Gıda-İş kolunda da sendika başkanıdır. Ekim seçimlerinin hemen arkasın- dan ve kabul etmek gerekir ki, alışılmışın dı$ında sağcı ve solcu partiierden oluşan koalisyon hükümeti, umulanın aksine top- iumun ileriye dönük beklenti ve umutları- na arttırmıştır. Zira, DYP ve SHP'nin gerek seçim ön- cesi vaatlerinde ve gerekse hükümet prog- ramıyla koalisyon protokolunde yer verdik- leri hususlar, sendikalar ve diğer demok- ratik örgütlerin, halkın öteden beri savun- duğu talepleri içermektedir. Tttrkiye'nin gündeminde iki önemli ko- nu vardır. Bunlardan birincisi "demokratikleşme" ikincisi ise "ekonomik ve sosval iyüestinneler"dir. Gündemin bi- rinci maddesinde yer alan "demokratik- leşme" aslında gecikmiş bir adımdır. Bu adımın atılması için "kaynak" da gerek- mektedir. Burada sadece insanırruza güven- mek, insanımızın iyiye ve güzele layık ol- duğuna inanmak yeterlidir. Bugüne kadar surdürülen alışkanlıkların aksine, insanı- mızı potansiyel suçlu gibi görmemek gere- kir diye düşünüyoruz. Demokratikleşme konusunda atılacak ilk adım "anayasa" olmalıdır. 82 Anaya- sası artık insanlann gerisindedir ve geliş- meye, yenileşmeye engeldir. Vesayet rejimini güçlendiren anayasa, yasa ve kununların yerine haJkı önde tutan, şahıs egemenliği- ni reddeden insan merkezli bir mutabakat anayasası vakit geçirilmeden tartışmaya açümalı ve tüm siyasi, mesleki organizas- yonlarla demokratik kitje örgütlerinin tem- silcilerinden oluşan bir kurucu meclis ta- rafından yasalaştınlması sağlanmalıdır. Kurucu meclisi özeUikle söyiüyoruz çünkü mevcut meclisin aritmetik oluşumu adil de- ğildir. Zira seçim sistemi adil değildir. Temel hak ve hürriyetlerle, ekonomik ve sosyal hakları düzenleyen tüm yasalar ye- niden ele alınmahdır. "Devletin en temel görevinin kişi hak ve özgürlüklerini konı- mak olduğu, kişinin devlet otoritesine karşı korunması gerektiği, inanç ve kanaat hur- riyetinin güvence altma ahndığı, genel sı- nırlamaiarın demokratik îoplum gerekle- rine uygun olarak yapıldığı" gibi ilkeler başta anayasa oimak üzere tüm yasalarda yer almalıdır. Ekonomik ve sosyal iyileştirmelerin bir an önce gerçekleştirilmesi gerekir. Enflas- yon ivedilikle kontrol altına alınıp, makul bir süre içerisinde de düşürülmesi, istihda- mı arttıracak yatınmlann yapılması, halen istihdamı daraltan (Yüksek faiz, yüksek vergi ve fon kesintileri) gibi yatınmlann ül- ke gerçeklerine uygun şekilde yeniden re- alize edilmesi, haksız kesintilerin son bul- ması, işsizlik sigortasının bir an önce kv- rulması, sosyal güvenlik sisteminin ve ku- rumlarının çağdaş bir dilzeye ulaştırılma- sı, vergi adaJetinin sağlanması, iş güvence- sinin sağlanması, konut sorununun hem ekonomik aktivitesi ve hem de sosyal yanı göz önünde bulundurularak ivedilikle çö- zümlenmesi, özelleştirmede çalışanlann ta- leplerinin göz önünde tutulması, işçi- memur-sözleşmeli personel gibi statü kar- maşasına son verilmesi, geniş emekçi ke- simin reel alım gücünün yükseltilmesi, ge- lir dağılımında adaletin sağlanması en baş- ta gelen taleplerimizdir. Iç güvenlik ise, çö- zümlenmesi gerekli ulusal sorunumuzdur. özel olarak taleplerimiz şunlardır: Sen- dikal haklann özüne dokunur ciddi tehdit ve yasaklamalara son verilmesi, çalışma ha- yatını düzenleyen yasalann uluslararası bel- gelerdeki asgari normlara göre yeniden ya- pılması, sendika] faaliyetleri ve grev kap- sammı daraltan düzenlemelere ve yasaklara son verilmesi, issizlik sorununun çözüm- lenmesi, istihdam güvencesi, issizlik sigor- tası, çağdaş sosyal güvenlik sistemi, iş ka- zalannı önleyici tedbirlerin alınması, insan onuruna yaraşır bir emeklilik sisteminin kunılması acil taleplerimizin başında gel- mektedir. Asgari ücretin tespit yöntemi ye- niden düzenlenmeli, aynca vergi dışı bıra- kılacağı vaatleri yerine getirilmelidir. Ça- lışma hayatının sorunlarının aşılmasmda devletin taraf olarak dengeyi işçiler aley- hine büsbütün bozmak yerine "dengenin sağlıklı ve demokratik bir biçimde" oluş- turması sorunlann aşılmasında önemli bir rol oynayacaktır. Demokratik dengeye önce devlet ve hükümet dikkat etmelidir. Hükümet programında ve koalisyon protokolunde yer alan hususlarla yukan- da saydığımız taleplerimizin bir an önce gerçekleşmesi hükümetin inandıncılığmı arrtıracalctır. Çözümler zamana bırakıldık- ça, sorunlar yumağı büyüdükçe bu hükü- metin güvenilirliğini yitirmesi de mukad- derdir. Gerek calışma yasalan hakkında ve gerekse hükümetin ekonomik paketin hız- lanmasında sendikalarla ilgili kesimlerin- de Hak-lş'in görüşlerinin alınmaması de- mokratikleşme ve şeffafkk politikasıyla ters düşmektedir. TÜRK-İŞ ANITKABİR'DE — Geçen yılın 3 ocak gunu, iscilerin ANAP iktidarına uvarı niteligindeki "I günliık iş« gilmeme" evlemi cerçevesinde Türk-İş >oneticileri de Anıtkabir'i topluca ziyaret etmişlerdi. (Fotoğraf: Cumhuriyel) Türk-fs Vaatler bu yıl gerçekleştirilsinParlamenter demokrasi, tüm kurum ve kurallanyla yeniden ve sağlıklı bir biçimde işlerliğe kavuşturulmalıdır. Çalışma banşı sağlanmalı, issizlik önlenmelidir... Yeni hükümetin programında yer verdiği hususlann bu yıl gerçekleşmesini bekliyoruz. Turkiye İşçi Sendıkalan Konfederasyonu (Türk-tş), 29 işkolunda çalışan 1 milyon 600 bin işçinin ü'ye olduğu 32 sendıkanın üst örgutu. 1929 yılında doğan, 1944 yılında Zonguldak 'ta maden işçısi olarak başladığı işçitik yaşamtnı bir yıl sonra Bursa'da tekstil sektörüne geçerek sürdüren Şevket Yılmaz, 1952 yıhndan bu yana aktif sendikaalık yapıyor. 1965 yıhndan berı Teksif Sendikası 'nın genel başkanlığını yuruten Yılmaz, 1982 yıhndan beri de Türk-lş Genel Başkanı olarak görev yapıyor. ncelikle anarşi ve terör kesinükle or- tadan kaldınlmaJıdır. Yıllardır halk kitle- lerini ezen enflasyon ve hayat pahaüüğı bir yaşam tarzı olmaktan çıkanlrnalıdır. "Ça- BanşT sağlanmalı, issizlik önlenmeli ve işten çıkannalar hâkim teminatma bağ- lanmalıdır. Buna ilaveten yeni yılda özel- likle şu önemli istekJerimizin gerçekleşme- sini istiyor ve bekliyoruz: Demokrasiye ve temel insan hak ve öz- gürlüklerine aykın bütün düzenlemeler or- tadan kaJdınlarak; çoğulcu, özgürlükçü, katılımcı parlamenter demokrasinin tüm kurum ve kurallanyla yeniden ve sağlıkh bir biçimde işlerliğe kavuşturubnası sağlan- malıdır. "12 Eylöl Hukuku" diye nitelendirilebi- lecek hukuki düzenleme ve uygulamalann, kısıtlamalann suratle kaldınlarak Türkiye* nin demokratikleşme süreci hızlandınl- malıdır. Bu çerçevede, anayasa ve yasalarda ge- rekli gördüğümüz değişikliklere ilişkin öne- rilerimiz ise Özetle şöyledir: Kişinin dokunulmaz, devredilmez, vaz- geçilmez temel hak ve özgürlüklerini kul- lanmasına sınırlar koyan hükümler anaya- sadan çıkanlmahdır. Hefkesin düşünce ve kanaatlerini açık- lama ve yayma hakkım özgürce kullanma- sını engelleyici düzenlemeler ortadan kal- dınlmalıdır. Basın ve yayın özgürlüğünü sımrlayan tüm antidemokratik hükümler kaldırıl- malıdır. Sendikal örgütlenmeyi önleyen, kitle ör- gütleri ile ilişkilerini yasaklayan, politika üretme ve siyasal partileri etkileme faali- yetlerini ortadan kaJdıran hükümler, ana- yasadan çıkanlmahdır. Tüm çalısanlara sendika kurma hakkı verilmelidir. Serbest toplu pazarhk ilkelerine aykın, grev hakkının özünü ortadan kaJdıncı nj- telikteki hükümler ve lokavt hukuk siste- mimizden çıkarılmalıdır. YÖK ortadan kaldınlarak yüksek öğre- tim kurumlan bilimsel ve idari özerkliğe sahip kamu tüzel kişilikleri haline getiril- melidir. Yargı bağımsızlığıru sımrlayan hüküm- ler yasalardan çıkanlmaljdır. Birieşmiş Milleüer UlusJanuası Çalışma Te^kilaönınaLO)87, 98,151 ve 154sayı- lı sözleşmelerinde yer alan ilkeler yasa de- ğişikliklerine aynen yansıtılmaüdır. 2821 sayılı yasamn sendika özgürlüğü- ne ve sendikal haklann kullanılmasına ters düşen hükümleri değiştirilmelidir. 2822 sayılı yasanın grev hakkının kulla- nılmasına yöneük sınırlayıa hükümleri kal- dırılmaJıdır. İş Yasası'nda, işçinin işten çıkartılması halinde yargı yoluna başvurma ve yargı ka- ran ile işe iade müessesesinin yerleştirümesi için köklü değişiklik yapılmalıdır. Kıdem tazminatı kurumu geliştiril- melidir. İşçinin her kademede ve etkin biçimde yönetime katılmasım mümkün kılacak dü- zenlemeler gerçekleştirilmelidir. Tanm işçileri yasal güvenceye kavuştu- rulmalı ve Tarım İş Yasası çıkartılmaüdır. Kamu tşveren Scndikalan kapatıl- malıdır. Taşeronluk müessesesinde, işçinin sosyal ve ekonomik haklannı gasp eden ve sen- dikasızlaştırmayı hedefleyen uygulamalar yasaklanmalıdır. Gelir dağılımı sosyal devlet ilkesine uy- gun şekilde olmalı, adil bir vergi reformu sağlanmaüdır. Zonınlu tasamıf kesintüeri ve nereye git- tiği tam bilinmeyen fon ekonomisinden vazgeçilmelidir. Ozelleştirme çalışmalan ülke gerçekle- rine uygun şekilde ele alınmalı, TEK ve ben- zeri KÎT'lerin özelleştirilmesinden vazge- çilmelidir. Kısaca, yeni hükümetin programında yer verilen hususlann, bu yıl geıçekleştirilme- sini bekliyonız. kesimlerden görüş alınsıngş\feni düzenlemeler, mutlaka ülkenin koşullan göz önünde bulundurularak ve tüm kesimlerin önerüeri alınarak düzenlenmelidir. Jon yıllarda işçi-işveren ilişkileri alanın- da yoğunlaşan uyuşmazlık ortamı 1991 yı- lında doruk noktasına ulaşmıştır. Ekono- mik geüşmeyi ve sosyal banşı tehlikeye atan ve zor bağıtlanır hale gelen toplu iş sözleş- melerinde grev safhası daha sık yaşanır ol- muştur. Nitekim, Çalışma ve Sosyal Gii- •eaHk Bakanufı'mn verilerüıe göre, 1990 yılında grevler nedeniyle kaybedilen işgü- cü sayısı 3,466^50 iken 1991'in sadece ilk 9 ayında 3,717,774'ü bulmuştur. örneğin, Türkiye'de 1989 yıLnda imalat sanayiinde çalışan işçi başına 1,958, 1990 yılında ise 1,413 işgünü kaybedilmiştir. Buna karşm, 1989 yılı itibanyla veri bulunabilen 16 sa- nayileşmiş ülkenin 13'ünde söz konusu ra- kam 200 işgucünün altında olup en yük- sek seviyeye 869 işgücü ile Ispanya'da rast- lanmaktadır. "Çahsma Hayat] 91" adb yıllık raporu- muzda aynntüı bir şekilde açıklanan bu konuda şu hususu önemle belirtmek iste- rim; yaygmlaşan grevlerin getirdiği ağır ekonomik ve sosyal maliyetler gözardı edil- mektedir. Her şeyden önce taraflara ağır maliyet yükleyen bitmek tükenmek bilme- yen grevler işverenin üretim ve piyasa kay- bına uğramasına neden olurken çalışanın da büyük gelir kaybına uğramasına, hatta kapanan işletmeler dolayısıyla işsiz kalma- sma yol açmaktadır. Grevlerin topluma ve devlete yansıyan maliyeti de unutulma- malıdır. Toplum açısından baktığımazda, artan üretim maüyetlerinin fiyatlara yansıyaca- ğt aşikardır. Tüketicinin sürekli olarak re- fah kaybına uğramasına neden olan yük- sek enflasyon onannın bir nedeni de bu- dur. 1991'de talep enflasyondan ziyade arz enflasyonu ile karşı karşıya kaldığırmzı unutmayalım. İşçi sendikalarmın hiçbir öl- çüye dayanmayan ücret artışı talepleri son yıllarda sanayi tarafmdan mevcut koşullar- da karşılanamayacak düzeylere çıkmıştır. tşçi sendikalannın 1988'de % 100'lerle baş- layan bu talepleri 1991'de "1* 500-600'lere ulaşmıştır. Böylece 1988 yıljnın son ayla- nndan itibaren ücret ve işgücü maliyetinin hızla arttığı bir dönem içine girilmiştir. TİSK ÇaJtşma tstatistikleri ve tşgücii Maliyeti Araşürması'na göre, ortalama bi- rim işçilik maliyeti toplu iş sözleşmesi dü- zeninde yer alan özel sanayi sektöründe 1989 yılında % 120, 199(rda ise Vt 88 ora- nında artmıştır. Reel işgücü maliyetinde yi- ne 1989'da V» 29.7, 1990"da ise % 17.3 ora- mnda arüş olmuştur. 1980-1990 yıllan ara- sındaki dönemde, söz konusu sektörde bi- rim işgücü maliyetinin reel olarak % 36 oranmda arttığı görülmektedir. 1.10.1991 tarihi itibanyla sanayi sektö- ründe ve sektörlerde ulaşılan işgücü mali- yeti seviyelerinin 8.4 milyon ile 3.6 milyon TL/ay arasında değiştiği ortaya çık- maktadır. Tüm bu ömekler bize, iş uyuşmazlıkla- rımn ve toplum üzerindeki baskısının ha- fifletilmesinde kesimlere cok'önemli görev- ler düştüğü açıkça gösterilmektedir. 1991 yılına taşığınuz geçmiş yülann so- runlanndan bir diğeri de ülkenin temel ekonomik ve sosyal amaçlarıyla bütünle- şen ve kesimlerin işbüiiğine dayanan ulu- sal bir ücret politikasına ulaşılamamıs ol- 1961 yılında ku'rulan ve 1962 yıhndan bu yana bugıinkü adıyla faaliyetini sürdüren Türkiye tşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren 17 işveren sendikasının üst kuruluşu mteliği taşımaktadır. 1929 doğumlu Refık Baydur ise, lstanbul Havayoltan, Barajans, Timsan Makine ve Timsan İnşaat AŞ'nin Yönetim Kurulu Başkanı, Türksan Kâğıt Kaplama AŞ'nin Yönetim Kurulu üyesi, Kale Grubu şirketlerinin de başkan yardımcılığını surdurmektedir. Refık Baydur, Türkiye Kimya, Petrol, Lastik ve Plastîk Sanayii tşverenleri Sendikası (KİPLAS) Başkanhğı'nm yanı sıra TİSK Başkanlığı 'nı da yürütmektedir. masıdır. özellikle önümüzdeki dönemde, en önemli sorun olan yüksek enflasyon ora- Binın düşürülmesinde kesimler kendileri- ne düşen görevleri yerine getirmelidir. Bu amaçla, 1992 yılında kamu ve özel sektör- de bağıtlanacak olan toplu iş sözleşmele- rinde ücret artışları enflasyon oranının dü- şürülmesi hedefini destekleyecek şekilde pazarhk konusu edilmelidir. Konfederasyonumuzun 1992 yılında ça- lışma hayatında gerçekleştirilmesini bekle- diği diğer konular da şu şekilde özetle- nebilir: Bugün ülkemizde üretimJe ilgisi olmayan yedi sosyal amaçü fon işletmelere büyük bir maü küJfet yüklemektedir. Bu fonlann bir kısmı çalıştınlan işçi sayısına göre kesinti öngördüğü için hem istihdamı olumsuz yönde etkilemekte hem de işletmelerin ya- tınma ayırabilecekleri fonları sınırla- maktadır. lan düşürühtıelidir. Ülkemizde sanayi sektörü son yıllarda ihmal edilmis, ticarete ağırhk verümiştir. öte yandan, serbest piyasa ekonomisi uygulayan ülkelerde sanayinin halen tesvik Ücret üzerinden devlete yapüan ödemp- edümekte olduğu bilinmektedir. Bu doğ- lerin bu şekilde artması, işçi ve işveren ara- nıltuda, ülkemizde özel sektöre yönelik teş- smdaki ilişkilerin bozulmasında bir diğer VÜ. politikalan rekabet ve kalkuıma açısm- önemli faktördür. Nitekim, işçi ücretlerin- jjano n em taşımaktadır. özellikJe EFTA ül- den yapılan fon kesintileri ve yüksek vergi kderi üe imzaknan Serbest Ticaret ve Iş- dilimleri işverenin işçiye ödediği ücreti dü- birliği Anlaşması'nın getireceği imkânlar, şürmekte, bu ise sendikalann aşın zam ta- leplerine neden olmaktadır. Dolayısıyla, sosyal amaçlı fon uygulamalanna son ve- rilmeli ve ücret üzerindeki mali yükler ha- fifletilmelidir. Devlet sosyal giivenliğin finansmamna Batı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi katıl- malıdır. Bu katkı doğrudan primlere işti- rak şeklinde olabileceği gibi sigortanın açıklarını kapatmak veya genel bütçede sosyal güvenlik ve sağiık harcamalanna iş- tirak etmek suretiyle de sağlanabilir. Ülkemizde işçi ve işverenlerden alınan si- gorta primlerinin, götürülen hizmetlere karşılık gereğinden fazla miktarda tespit edildiği görulmektedir. Bu nedenle, sürekli gelir fazlahğı veren hastalık, analık gibi si- gorta kollanndan başlarularak prim oran- Doğu Avrupa'daki gelişmeler ve diğer pa- zarlardaki yapısal değişmeler yakından iz- lenmeli vç özel sektörün bu ülkelerdeki po- tansiyelden yararlanması imkânlan araştı- nlmahdır. Yeni hükümetimizin çahşma hayatında yapmayı planladığı issizlik sigottasınm ku- rulması, memurlara sendikalaşma hakkı- mn verilmesi, erken emeklilik gibi yeni dü- zenlemeler, mutiaka ülkenin ekonomik ve sosyal koşullan göz önünde bulundurula- rak ve tüm kesimlerin görüş ve önerüeri alı- narak gerçekleştirilmelidir. Konfederasyo- numuz bu tür bir görüş ahşverişine ve di- yaloğa her zamanki gibi açıktır. StİRECEK
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle