03 Temmuz 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
8 HAZİRAN 1996 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER TÜrkeş, AJVAYOL istiyor ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-MHP Genel ~" Başkanı Alparslan Türkeş. "rejimin tehlikeye - düşmemesi için" ANAYOL hükümetinın sürdürülmesi amacıvla temaslarda bulunurken Genel Sekreter . Yardımcısı Abıdin Dursun -/;K.aleIi. derhal erken seçime -cgidilmesi gerektiğini bildirdi. Bugünkü Meclis tablo>undan, sorunlan çözecek bir hükümetin çıkamayacağını savunan Kaleli. "Sayın Cumhurbaşkanımızın. , herhangı bir görevlendirme yapmadan erken seçim karan alma>ı lazımdır" dedi. Kaleli. Anavasa Mahkemesi kararıyla. Cumhurbaşkanı'na. rejimi daha çok zedeleyecek hükümet ara> ışlanna \e c koşullu ortaklıklara son verme olanagının • ' doğduğunu söyledı. DYP'den yasa önerisi • ANKARA (Cumhuriyet ^Bürosu)-Başbakan Mesut Yılmaz'ın. hükümetin istifasını Cumhurbaşkanı'na ,..sunmasının ardından DYP'Ii _pjakanlıklara bağlı ekonomik _ ,birimlen budaması üzerine. •~D\ P tarafından. "koalisyon ^ortaklannın protokol ve program hükümlerine aykın davranış ve ıcraatlarda 'bulunamayacağına" ilişkin .bir yasa önerisi hazırlandı. KESK eylemine izin yok • ANKARA (Cumhuriyet -.Bürosu)-İçişlen Bakanı v, Ülkü Günev. Kamu r Emekçılen Sendikalan - • Konfederasvonu (KESK) r ıtarafından. sendıkal haklara -v karşı hükümetin yasakçı -tavnnı dünvaya duyurmak ; amacıyla bugün İstanbul'da - vapılmak istenen evlemin -:>aşadışı olduğunu ve s kesinlikle izin verilmeyeceğini bildirdi. i,ı Evlemin İstanbul'da gsürmekteolan Birleşmiş -ı Mılletler tnsan Yerleşımlen -LZirvesi'nı(HAB/TAT/I) ,,- sabote etmek amacıyla -rdüzenlendığini ilerı süren -Güney. "Bir hukuk devleti 6,olan ülkemizde demokratik ,dısıplın kesinlikle ^.sağlanacaktır" dedi. CHP'den TÜPkoğlu SOPUSU f B ANKARA (Cumhuriyet ^ Bürosu)-CHP lstanbul -'Milletvekili Ercan Karakaş. -î 1 nısanda Edirnedeki -:ailesıni zivaret ettıkten -:sonra kavbolan ve bugüne 'kadar kendisinden haber -^alınamayan Talât Türkoğlu ile ilgili olarak Içişlerı -. Bakanı'nca yanıtlanması (.ıstemiv le bir soru önergesi --verdi. Türkoğlu'nun polisçe ;.,aranıp aranmadığını soran Karakaş. "Tahliye - edıldikten sonra polisçe ^•izlenmiş midir? Gözaltına j|alınmu> mıdır?" dedi. Içişleri Bakanlığı'nın. Türkoğlu'nun akıbetj hakkında hangi araştırmayı yaptığını ve ne gibi sonuçlann elde edildiğini de soran Karakaş, "Hasene Türkoslu'nun emniyete yaptığı başvTjrular bugüne kadar neden yanıtsız ' bırakılmıştır'1 " dedi. Diyaneften savunma ?_U ANKARA (Cumhuriyet ' bürosu) - Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nun " *Yılmaz. Türk Psikologlar " Derneğf nce vapılan bir " araştırmada sakıncalı ""bulunan. hastalar için imam "'. eöre\ lendirme ", uygulamasına dün başka bir ' 'araştırma sonuçlanyla yanıt "\erdi. Benzer uygulamalann ABD. Fransa. Belçika ve 'Hollanda'da yapıldığına "'^şaret eden Yılmaz. ' vurtiçindeki uygulamalan !onyargıy]a eleştirmenin ve "''din görev lilerini "öcü" gıbi "ğöstermenin kimseye "faydası olmayacaeını "T)ildirdi. 12PKK'İİ öldÜPÜIdü , P DhARBAKIR ' (Cumhuriyet)-Güvenlik .güçlerince Tunceli, Siirt. iftakkâri. Şırnak ve Van'da ' düzenlenen operasvonlarda toplam 12 PKK'li " öldürüldü. 3 güvenük görev lisi de şehit oldu. Biri fl yaralı 7 terörist ele geçirildi. ; -Bölgede 5 terörist ''kendiliğinden teslim "olurken. 49 örgüt üyesi de " çıkanldıkları mahkemece "'hıtuklandı. Genç-Diyarbakır karavolunda askeri bir • aracın mavına çarpması " sonucu 1 güvenlik görevlisi şehit oldu, üçü de yaralandı. Çağlar'ın liderliğindeki 22 DYP milletvekili, Refah'la koalisyona karşı çıktı Çîller'e RP muhtırasıOSMAN AYDOĞAN ANKARA - Hükümet arayışı sürecinde strateji belirlemekte güçlük çeken DYP yö- netiminde. RP çatlaâı oluştu. Kendi başba- kanlıgında DYP-ANAP-DSP ve CHPden oluşan "4'lü koalisvon"u zorlayan DYP Ge- nel Başkanı Tansu Çiller. RP'li koalisyona da yeşil ışık yaktı. DYP Genel Başkan Yar- dımcısı İsmailKösedeÇılIer'in4'İükoaIis- von önerisini '"miUetiradesinesaygısıziık"' ola- rak değerlendirirken törpülendığinı öne sür- düğü RP'nin, mutlaka bir koalisvonda de- nenmesi gerektiğini savundu. 22 DYP mıl- letvekili ise birbirlerine "şeref sözü" vere- rek. RP'li birkoalisyona destek vermeme ka- ran aldı. DYP yönetiminın RP ile koalisyon kurmak için zemin hazırlamaya başlamasının ardın- dan. araiannda Cavit Çağlar, Yaşar Dede- lek, Rıfat Serdaroğlu. Necdet Menzir. Meh- met Baiallı. Te*fik Diker. .Şinasi Altıner. De- mir Berberoğlu'nun da bulunduğu 22 mil- letvekilı. D\'P-RP koaiisyonuna ret o> u \er- me karan aldı. Ankara'da öncekı gün bir arayagelen mılletvekillen. "RP ile koalisyo- na izin vermeme ve D^ P'den istifa etmeye- rek mücadeleyi sürdürme" konusunda bir- birlerine "şeref sözü" \erdıler RP'li hükü- metekarşıçıkan DYP milletvekillerinin ad- lan şöyle belırlendi: "Refaiddin Şahin, Irfan Demiralp, Kök- salToptan.Şınası Altıner. DoğanGüreş,Ca- vit ÇajSlar. Hamdi Üçpınaıiar. Haluk Müf- tüler. Ibrahim Yaşar Dedelek. Mehmet Ba- tallı. Mustafa Ztvdan. Lnal Erkan. Havrı Doğan, İsmet Sezgin, Tevfik Diker. Necdet IMenzir, Cefi Kamhi. Mehmet Köstepen, Gencav Gürün. Rıfat Serdaroğlu. Bahattin ^'ücel, Sedat Aloğlu" Çağlar Cumhuriyet'e yaptığı açıklamada. şugörüşleridilegetırdi: " RP ileoluşacak ko- alisyona ben vebenim gibi düşünen arkadaş- lanm re>- \erme>eceğiz. 22 arkadaş RP ile ko- alisyona rey vermeme konusunda yemin et- tik. 3 av önce Tansu Çiller, ANAP iîe RP ko- alisyon yaparken 'Ülkeyı bu badıreden kıır- tarmak için fedakârlık yapıyorum' dedi. Bu gerekçeler haien geçerli. Laik cumhuriyet ve Atatürk ilkelerine bağlı.çağdaş, milüvetçi. mu- hafazakâr bir taban neden RP ile beraber ol- sun. Değişen dünyada ben gümrük birliğine girmişim, 'hayır' diyor. Benim Suudi Arabis- tan'la. Iran'la. Irak'la işim >ok Arap Birli- Çiller'in kuryesi Sönmez: Hükümetle ilgisi yok ANKARA (Cumhuriyet Biirosu)-DYPBursa Mıllervekilı AliOsman Sönmez'in RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan ve DSP Genel Başkanı Biilent Ecevit'le yaptığı görüşmeler çeşıtli yorumlara neden oldu. "Çiller'in elçisi mi" sorularına hedef olan Sönmez. ""Hiikiimet kurma konusunda herhangi bir görev almadım. Bu benim işim de değfl-dedi. Sönmez. RP lıderi Erbakan ile vaptığı görüşmenın ardından. geçen hafta DSP lideri Ece\ ıt ile de görüştü. Ece\ it'le görüşmek üzere dün ikinci kez randevu isteyen Sönmez. son dakikada bu randevuyu iptal etti. Bir hafta içinde Erbakan'la iki kez görü^en Sönmez. "RP've gececeğiniz volundaki söylentikr doğru mu" sorusuna, "Beni tanımıvorsunuz. Ben haşJadiğını \erde devam ederim. Başjadığını >erde de sonuna kadar götıiriiriim"\anıtını verdı. ÇIZMEDEN \UIL4RI MUSA KART 1H& KİLO ALT/N ği değiL Avrupa Birliği'ne gireceğim." Çiller ise partisinin başkaniık divanında seçime gidilmesi koşuluyla RP ile koalisyon kurulabileceği görüşüne sıcak baktığını açık- ladı. Daha önce karşı çıktığı RP ile koalis- \on konusunda. "Koşullardeğişti. Bugünkü şartlar farklıdır" diyerek yeşil ışık vakan Çiller. önceliğin kendisinin başbakanlığın- da kurulucak RP dışındaki 4'lü bir koalis- yon modeline \erilmesi gerektiğini bildirdi. toplantıda. RP'nin bir koalisyon modelı içinde yeralması gerektiğini savunan Isma- il Köse. mıllet\ekillennin de RP ile koalis- yona "seçim koşulu" getirilmesı durumun- da fazla tepki gösterme\eceğini bildirdi. 1997 >ılı ilkbahannda erken seçime gidı- lebileceği \e o zamana kadar gerekli yasal çalışmalan yapacak bir hükümetin kurul- ması görüşünün ağırlık ka- zandığı toplantıda Çiller, kur- maylarıyla birlikte hükümet arayışı sürecinde kendisinin başbakanlığında DYP- ANAP-DSP-CHP hüküme- tini zorlamayı \e sonuç alına- maması durumunda da RP ile I997 yılında seçime gi- dilmesi koşuluyla koafisyon kurmayı kararlaştırdı. 22 mıl- letvekirinin. RP'li koalisyona karşı karar aldığını öğrenen Çiller. dün yemin eden gru- bun da içinde yer alan bazı milletvekilleriyle görüştü. DYP milletvekillerini soya- dına göre alfabetik sıraya di- zen ve gruplar halinde konu- tuna çağıran \e muhalifha- reketikırmayaçalışan Çiller, milletvekillerinin hükümet çalışmalanna ilişkin görüş- lerini alırken RP'li koalisyo- na da zemın hazırlamaya ça- lıştı. Çankaya Köşkü'ne çıka- rak dün de Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile göruşen Tansu Çiller. dörtlü koalis- yon için benımsediği planı açıkladı. D\P'nin merkezsağ ve merkez sol 4 partinin yer alacağı bir hükümet oluşumu için vapıcı bir tutum ızleve- ceğini bildıren Çiller. "Bu dörtlü koalisyon DYP'nin ön- cüliiğünde kurulacak bir hü- kümet olacaknr" dedi. RP ile koalisyon kapısını kapauna- dığını itade eden Çiller, öne- risinin sonuçlannı görmeden RP ile koalisyonun içinde olup olmayacağını söyleye- meyecegini bildirdi. IRMIKIAYDIN ENGİN e-mail: [email protected] Federal Almanya'da, ülkenin en eskı ve gelenekli partisi SPD (Alman Sosyal Demokrat Parti- si) oldum bittim temsili demok- ras/'yi savunur. Onların tersi de siyasetin yaramaz çocukları Ye- şiller'dir. Onlar da taban demok- rasisi'ni ilke bellemişlerdir. Temsili demokrasinin parla- mentodaki yansımasında, üye- ler delegeleri, delegeler milletve- kili adaylannı seçerler ve parti- nin siyasal rotası parlamentoda bu temsilciler aracılığıyla ete ke- miğe bürünür. Parti içi demok- raside de öyle. Üyeler delegele- ri seçer. Delegeler de genel baş- kanı ve öteki yöneticileri. Parti- yi artık bunlar temsil eder. Yeşil- ler ise tam tersine bütün karar- ların üye tabanı tarafından alın- masını savunurlar. Seçilenler, bu kararlann uygulayıcı ve takipçi- lerinden ibarettirler. Becereme- yenler (partamentodakiler dahil) gene taban kararıyla geri çekilir, yerlerine bir başkası yollanır. Yeşiller'in çizgisi öteki parti- lerce ama özellikle sosyal de- Demokratlar İçin Hınzır Sorular mokratlarca "kaos ve anarşı kay- nağı "olarak eleştirilir. Yeşiller de temsili demokrasinin, parlamen- toyu siyaset bezırgânlannın dol- durmasmdan, partı yönetimini de siyaset baronlannm ele ge- çirmesinden başka işe yarama- dığını söylerler. Yanılmıyorsam 1993 yılında SPD yüzyıllık geleneğı bir yana bıraktı ve genel başkanın saptan- ması için parti tabanının tümü- nün katılacağı bir partı içi refe- randum karan aldı. Referandum başlamadan ön- ce partinin o günkü yöneticileri "Üyelerimizin yüzde 20 'sınin ka- tılacağı bir referandum başarı sayılmalıdır" dıyorlardı. Katılım yüzde 50'yı kolayca aştı. Tıpkı gerçek bir seçim gıbi, kentlerin çeşitli semtlerine kadar yayılan sandıkların başına giden parti üyesi sosyal demokratlar genel başkan adayını seçtiler: Rudorf Scharping Seçimin sonucu par- tıde şaşkınlık yarattı. Çünkü Schröder, Gmelin gıbi ünlü ağır toplar değil; örgütü iyi tanıyan, ör- gütün iyi tanıdığı, örgütle bağla- rı sağlam, adaylığı boyunca bağ- ları daha da pekiştirmiş, hani şu içimızden bın denen türden, ama silik, federal düzeyden çok eya- let düzeyinde bir politikacı ola- rak bilinen Scharping kazanmış- tı. Seçimin sonucundan çok, ge- nel başkanın taban tarafından saptanması partı içinde sevinç yarattı. Yüzyıllık SPD'de nihayet partı içi demokrasinin temiz ve güçlü rüzgârları esmişti. Scharping partinin başına geç- ti ve her şeyi berbat etti. SPD, ik- tidardakı merkez sağ Hıristiyan Demokratlar'a karşı ne ciddi bir polıtika üretebildi, ne muhalefet yapabildi, ne yeni birleşen iki Al- manya'nın ortak ve özgül sorun- lan için çözümler bulabildi ne de seçimlerde başarı kazanabildi. Tersine, şaşkın ördek örneği "kı- çın kıçın" gitti. Sonunda geçen aylarda eski yöntemle, delege yöntemi ile toplanan SPD Ku- rultay'ı, Scharping'i indirip, eski kurt Oscar Lafontaine'i genel başkanlığa getırdı. SPD şimdi toparlanmayabaşladı. Lafonta- ine, partiye bir sosyal demok- rat parti, bir sol parti olduğunu anımsatmâyı beceriyor. Soru: Parti tabanının dema- gogları (= nalk dalkavukları), po- pülistleri (= halk yalakları) işba- şına getirip, kendinden daha hü- nerli, daha bilgili, daha kültürlü, daha güçlü, dolayısıyla kendine daha uzakbulduklannı uzaklaş- tırması tehlikesi var mıdır? Ya da bu bir tehlike midir? Gene de sız parti içinde taban de- mokrasisini mi yeğlersiniz? • • • Daha 1959 yılına kadar, istan- bul'da Eminönü Halkevi'nin önünde kocaman bir tabela du- rurdu: Halk için, halk adına, halka rağmen! Bu ilginç slogan biryanıylatek parti iktidannın siyasal felsefesi- ni, bir yanıyla Kemalist devrim- lerin ideolojik zeminıni anlatıyor- du. Soru: Bu slogan sizce demok- rasiye aykın mıdır ve ne kadaray- kırıdır? Özellikle "...halka rağ- men" ilkesi benimsenmeseydi Kemalist devrimler yaşama ge- çırilebilir miydı? Soru içinde soru: Kemalist devrimler (harf devrimi, laiklik, hilafetın ilgası, 1930 sanayileş- meatılımı, tevhid-i tedrisat, tek- ke ve zaviyelerin kapatılması, Köy Enstitüleri, ulaşımda demir- yollan tercihi) "...halka rağmen" değil de "...halkla birlikte" ger- çekleştihlebilir mıydi? • • • Şimdilik bu iki soruyla idare edin. Önümüzdeki günler için daha da hınzır sorular yolda. Bekleyin. İstifa, imza krizini cözdü Tasarrufu Teşvik Fonu kalkıyor ANKARA (Cumhurivet Bürosu) - ANAYOL'daki an- laşmazlıklar nedeniyle yaşa- nan imza krizi. hükümetin istifasıyla çözüldü. Başba- kan MesutYümaz'a karşı ta- vır alarak yasa tasarılarını imzalamavan bazı D\T'li ba- kanlar. başbakanın istifasını sunmasından sonra bu tav ır- lannı değiştirdiler. Yılmaz'ın istifasını sunmasından sonra. araiannda il idaresi ve tasar- rufu teşvik uvgulamasının kaldınlmasını da içeren 4 ya- sa tasansı TBMM'ye sevke- dildi. Hükümet, istifa ettiği için. anayasa gereği. Başba- kan Yıimaz'ın bu tasanlann öncelıkle Meclis komisyon ve genel kurulunda görüşül- mesi için Meclis Başkanlı- ğı'na vazılı istemde buluna- ca|ı b'ildinldi. II idaresi Yasası'nda deği- şiklik yapan ve valilere ola- ğanüstü hal valisi yetkisi ge- tiren tasan ile tasarrufu teş- vik uygulamasınm kaldınl- masını öngören yasa tasan- sı önceki gün. muhtaç çiftçi- lere ödünç tohumluk veril- mesi ve dul ve yetimlerin emeklı ikrami>esi vönünden mağduredilmemesini içeren yasa önerileri de dün TBMM Başkanlığf na iletildi. TBMM've sevk edilen ikinci tasan ise çalışanlann tasarrufa teşvik edılmesi ve bu tasarrufların değerlendı- rilmesine ilişkin v asanın v ü- rürlükten kaldınîmasını ön- görüyor. Tasan. hak sahiple- nnin. v asanın v ürürlüğe gir- mesinden itibaren 3 a> içeri- sinde. vazılı talepte bulun- maları halinde. maaş veya ücretlerınden vapılan tasar- ruf kesıntılerı ile devlet ve- ya işveren katkılannın yüz- de 50'sının v asanın yürürlük tarihinden itibaren 6 a> son- ra başlamak üzere 2 a) içe- rısinde. gerive kalan bölü- münün de ılk taksıt ödeme- lerinin başlamasından 4 ay sonra başlamak üzere 2 ay içerisinde. hiçbir v ergı ve ke- sintive tabi tutulmaksızın na- kit ödenmesini öngörüyor. Hükümet tarafından sev kedi- len bir başka tasan da Emek- li Sandığı Yasası'nın birmad- desinde değişiklik getırivor. Tasan. "Emeklheajnlanla- ra, emekli edildikleri veva a>- Iıklannın bağlandığı tarihi takipeden ilk katsavı artışın- dan doğacak ikramive fark- lannınayrKaödeneceğr hük- münü setirıvor. 4 Mevsimin Hu?urla Yaşanacağı MEKÂNLAR SON 8 VIL M UZERİND VAOEL! SATIŞ Seçkiıı ve saygrııı l»ir ortamııı güzellikle rine, ^iteıııizi gördüğüııüzde karar vert* oeksiniz. ZEYTİNALANI URLA'da Üç kııvulara 18 kııı. (sadeee 15 dakika) \r\\y l«'\ rt oda. 1 salou. şöıııine. harhekü \s, Müracaat: 0.232.766 25 55 - 0.232.365 9714 POLflİKA GÜNLÜGÜ HİKMET ÇETİNKAYA Hanya'yı Konya'yı Başkent'te hükümet arayışı sürerken, siyasi parti li- derleri dün sabah Çankaya'nın yolunu tutup Cumhur- başkanı Süleyman Demirelle görüştüler... Acaba bundan sonra ne olur, 'dörtlü formüi' olarak ortaya atılan ANAP-DYP-DSP-CHP birlikteliği ger- çekleşir mi? Tansu Çiller'in ortaya attığı 'dörtlü formül'de neler var dersiniz? Elbet gönlünden geçen şudur: "Ben başbakan olu- rum, Deniz Bey başbakan yardımcısı..." Sevsinler! Tansu Hanım 'kendi güvenliği' için ANAP'lı Ekrem Pakdemirli'nin başbakanlığına da razıdır. Deniz Bay- kal'ın da, Bülent Ecevit'in de. Ama asla Mesut Yıl- maz'a evet' demeyecektir. Çiller diyor ki: "DYP olarak ben bir öneri getiriyorum. Yani bu dört- lü koalisyon DYP'nin öncülüğünde kurulacak bir hü- kümet olacaktır..." CHP lideri Deniz Baykal'ı dinliyoruz: "Sol artık destek olma değil, çözüm üreterek des- tek isteme noktasında olmalıdır..." Baykal arkasından ekliyor: "Meclis'te 124 sosyaldemokrat milletvekili var..." CHP lideri açıkça söylemiyor ama, gönlünde Bü- lent Ecevit'in başbakanlığı, kendisi için de başbakan yardımcılığı yatıyor... Böyle bir senaryo gerçekleşır mı? Şu anda bu sorunun yanıtını düşünmek için henüz çok erken... Neden? Bunun adı azınlık hükümetı olur, üçüncü ortak ANAP yadaDYPolsabile... • • • Tansu Hanım'ın 'dörtlü formülü'ne kimler sıcak ba- kıyor?.. Deniz Baykal'ın sıcak baktığını, Bülent Ecevit'in ise çekimser olduğunu söyleyebiliriz... Acaba ANAP cephesinde durum nedir? ANAP'ta Refah Partisı'yle ortaklık yapmak ısteyen- lerin sayısı giderek artıyor. işte sıkıntı da burada baş- lıyor... RP lideri Necmettin Erbakan ın Cumhurbaşkanı De- mirel'le görüştükten sonra biraz canı sıkılmış gibiydi. Erbakan'a gazeteciler sordu: "Bazı partıler anlaşıp geldiğinde, Cumhurbaşkanı size görev veremeyeceğini belli etti mi?" Erbakan: "Hayır, böyle şey ima etmedi. Böyle şey olmaz..." RP lideri bir ara durup düşündü ve ardından ekle- di: " 'Biz anlaştık'.. peki başka bırinin daha iyi bir hü- kümet kuramayacağı nereden belli? Bız anlaştık de- mekle böyle bir şey olmaz. Sayın Cumhurbaşkanı de- mokratik teamüller içinde mekanizmayı yürütecektir. Bu teamüller bellidir. Nasıl bir hükümetin kurulacağı- nı, görevlendirilen kişilerin yapacağı çalışmalar belir- leyecektır. Başka bırinin daha güzel hükümet kurama- yacağı nereden belli? Demokrasinin kuralları bellidir, bu kurallara göre bir görevlendirme yapılacaktır. Şu ve bu mülahaza ile bu kuralların dışına çıkmak müm- kün değildir. Çalışmanın başlatılması ve sonuçlannın görülmesi gerekir." • • • Türkiye bir belirsizliğin içine sürüklenmek mi iste- niyor? Yaşanan olaylar insanı ister istemez karamsarlığa itiyor. Sokaktaki yurttaşlar "Bu siyasi partilerın hepsi birbirine benziyor" diyor. Sahi.. bu arada RP ne olacak? Meclis'te çoğunluğa sahip RP hükümet dışında ka- lırsa daha da güçlenecek, ilk seçımde tek başına ik- tidar olacaktır. Koşullar apaçık bunu göstermektedir. Halkımızın RP iktidarını yaşaması, daha açık bir de- yişle 'Hanya 'yı Konya 'yı' öğrenmesi gerekir. Bız bu yüzden ANAP-RP ya da DYP-RP koalisyo- nunun gerçekleşmesinden yanayız... DSP ve CHP gibi 'merkez sol' partilerin iktıdara or- tak olmaları onları seçmenden lyice uzaklaştıracaktır. İki parti de ilk genel seçimlerde seçmenden gereken dersi alacaktır. Bugün RP iktidarda değil mi? Kayseri'nin RP'li Belediye Başkanı Doç. Dr. Şükrü Karatepe 'lstanbul Kanatlarımın Altında' filmini ya- saklıyor, ANAP'lı Kültür Bakanı Agâh Oktay Güner ise onu kutluyor... Kimdir Karatepe, tanır mısınız? O bir bilim adamı- dırama. geçmişte 'birtankatşeyhi'nin kanatlan altın- da yetişmiştir. Karatepe gibi düşünenler bugün ANAP ve DYP kadrolarındaçok sayıda bulunmaktadır. Bun- lann kimileri milletvekili ve bakandır... Kimsenin kimseyi kandırmaya hakkı yok! Bu ülkede 'karayobaz çeteleri' ne diyor: "2000 yılında laik devlet yıkılıp halife gelecek..." Açık olalım, yürekli olalım. Kendi kendimizi kandır- mayalım. Bir ülkede gazeteciler, işadamlan, aydınlar 'koruma altında' yaşıyorsa, şeriatçı-ırkçı gazeteler, dergiler bilim adamlarını, sanatçıları, yazarları açık açık ölümle tehdit edebiliyorsa, güvendikleri yerler vardır... RP gelsin ve hep birlikte Hanya'yı Konya'yı göre- lim!.. Cumhurbaşkanı Demirel, dün akşam hükümeti kur- ma görevini Erbakan Hoca'ya verdi. Haydi DYP'liler, ANAP'lılar, hocayla ortaklık kurun, kaçmayın!.. Internet: http: // www.planet.com.tr/Xn E mail: Hikmet .Cetinkaya «ı Planet.com. TR Hakkâri'nin Bay köyü Köylülere işkence iddiası A.NKARA (Cumhurivet Bürosu) - Hakkârfve bağlı Bav köyünün boşaltılmak is- tendığı. köylülenn baskı al- tında tutulduklan. işkence uy- gulamalanna hedef oldukları ve güvenlik güçlerinin Sadı- ka Bevteradlı bir yurttaşı dö- verek öldürdüğü ılerı sürül- dü. Mazlum-Der Genel Başka- nı İhsan Arslan. Güneydo- ğu'da yaşanan olayların. ıçin- den çıkılmaz hale geldjğini belirterek. "Hakkâri'debirköy halkıdaha PKKve kazandınî- dı" görüşünü dıie getırdı. İn- san Hakları Dernegı (İHD) Genel Başkanı Akın Birdal da. Bav köyünün güvenlik güç- lerince kuşatıldığını saptadık- lannı kaydederek. "Birleşmiş Milletler'in (BM) gözü önün- de köy boşahılıvor. BM suça or- tak oimuştur" dedi. Hakkân'nın Bay köyünde bir süre önce PK.K kıyafetle- nyle geldıkleri ileri sürülen askerlerin yıyecek istedikle- n. daha sonra da, "örgüte var- dım ve yataklık ettikleri" ıd- diasıyla köylülerı işkence al- tında sorguladıkları öne sü- rüldü. Sadıka Beyter (80) ad- lı bir vurttaşın dövülerek öl- dürüldüğü ıddiaedıltrken. ahır- da sorguiandıklan savlanan vurttaşlardan Sadi Beyter'e "gübre" yedınldığı ve 5O'ye v akın köylünün gözaltına alın- dıgı, köyün kuşatma altına aiı- narak. yurttaşlann köyü bo- şaltmalan için baskı altında tutulduğu savunuldu. Olaylarla ilgılı dün vazılı açıklamavapan Mazlum-Der Genel Başkanı İhsan An.lan. suç ışleme olasılığı olan bir- kaç köylü verıne bütün kö>ün "güvenlik güçleri vöntemlerin- ce" cezalandınlmava çalışıl- masının. masum insanların te- röre teşv ık edeceğıni \ urgula- dı. K.öylülerin gözaltına alın- masının ve köv kadınlannın askerlerin tacizine uğradıkla- rı iddialarının Hakkârili yurt- taşlann tepkisıne neden oldu- ğunu kaydeden Arslan. "Buna- lım ve zafiyet içinde olan siva- silerin vurdumduymazfığı ile haJkınıızın duyarsızhğı ülke ta- rihine bu denli kara sayfalann eklenmesine yol açmaktadır."
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle