26 Haziran 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 8 HAZİRAN 1996 CUMARTESİ HABERLER Sol, üçlü koalisyona sıcak bakmıyor • Ecevıt, Baykal'ın 'beraber hareket' önerisıni, meydanın RP'ye kalacağı gerekçesiyle reddetti. CHP lideri, transfer bir hükümetin hoş olmayacağını söyledi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-DSPGenel Başkanı Bülent Ecevit. CHP Genel Başkanı Deniz BaykaJın. "124sosyal demokrat miHervekili beraber hareket etsin" önerısini reddeni. DSP ve CHP'nın ıçınde yer alacağı 3'lü bir koalisyonun sayısının güvenoyuna yetmediğıni. 4'lü bir koalisyonda da "meydanın RP'ye kalacagını" söyleyen Ece\ it. "Beraber olup ne yapaeağız? 2 ortak zaten kıran kırana kavgalı" dedi. Ecevit \e Baykal. DY'P'den aynlacak' mılletvekillerinin katılımıylaoluşacak "ANASÖL" formülüne soğuk baktıklannı bildirdiler. CHP lideri Baykal. Cankaya Köşkü'nde Cumhurbaşkam Süleyman Demirei ile yaptığı görüşmenin ardından. CHP \e DSPlı 124 milletvekılinın ortak hareket ederek merkez sağdan destek istemesi görüşünü yineledi. Erken seçimin çözüm olmayacağı görüşünü vurgulayan ve Meclis'ın önünde 4 5 yıllık biryasama dönemi bulunduğunu kaydeden Baykal. "Seçim yapılır ve çare olmazsa içinde bulunduğumuz kriz daha da agırlaşır" diye konuştu. ANAYOL'un yeniden kurulması durumunda. "polemik ve demagojilerle" yıne ülkeye yarar ge:irmeyeceğinı savunan Baykal. "Solartık destek verme durumunda olmamalı: çözüm üretnteli. destek istemeyi talep etmelidir" görüşünü dıle getirdi. Deniz Baykal. gazetecilerm sorulan üzerine. DYP'den kopması beklenen 30'a yakın milletvekili ile sandalye sayısı 249 oian ANAP-DSP- CHP birlikteliğınin güvenoyuna yetecek çogunluğa jlaştınlması formülüne so&uk baktığını bildirdi. Baykal, w Transferlerk\ yan desteklerle hükümet oluşturma yönteminden hoşlanmadığımı ifade etmek isterim. Türkiye'nin böyle yapay hükümerlerlesonuca ulaşması mümkiin değildir. Gerçekten inanmadığımız, sadece hükümet olsun diye kurulan mndellerde yer aJmamı/ mümkiin değildir" dedi. Baykal, erken seçim olasılığına ilişkin sorulara. "Seçim hiikümeti düşünülüyorsa derhal seçim yapahm. Türkiye'yi daha fazla kanatmayalım. Düşünmüyorsak o zaman seçim lafını kaldıralım" yanıtını \erdi Ecevit'ten ret Bülent Ece\it. Demirei ile görüşmesinin ardından Cumhuriyet'e yaptıgı açıklamada. Baykal'ın önerisini reddetti. Ecevit. ~Beraber olup ne yapacağız? 3'lü bir bükümetin sayısı güvenoyuna yetmiyor. 4'lü bir hükümet olduğu zaman meydan RP'ye kalıyor. 2 kavgalı ortak var. Kıran kırana, kanlı bıçaklı. Onlara 2 parti eklenmesini öntriyor. bunlardan biri de kendi içinde paramparca. Ne çıkar oıtaya?" dedi. Ecevit. Cankaya Köşkü'nde yaptıgı açıklamada da. her olasılığakarşı nüfus say ımının gerçekleştirilmesi ve seçime katılımı arttıran anayasaya uyum yasalannın çıkarılması gerektigini ve sağlıklı bir erken seçim ıçin en az 7-8 aylık sürenin gerektiöıni söyledi. ÂNAYÖL azınlık koalisyorıunun bunalıma gıtmesinde sorumluluk sahıbi olduklanna ilişkin görüşleri kabul etmediğıni kaydeden Ecevit. tam demokrasiden yana görünen bazı ay dın çevrelerin. koalisyorı yerine. tek başına bir iktidann otoriter hükümet modellerini savunmalannın çelişki olduğunu belirterek "Hükümetin içinde olsak bizün yüzümüzden de sorunlar çıkabilirdi" dedi. Ecevit, Iransferierle ANA- SOLT formülü içın. "DYP'den aynlacak milletvekillerine umut bağlanıyor. Bu da güven verici bir hükümet olamaz. Ben bunlan geçerli çözüm olarak görmüyorum" değerlendırmesini yaptı. ANAP lideri, DSP lideri Ecevit'le görüştü, RP ile koalisyon kurmayacaklannı yineledi Ydmaz'ıniîk turusonuçsıızANKARA (Cumhuriy et Bürosu) - Başba- kan Mesut Yümaz'ın, Cumhurbaşkanı Süley- man Demirel'in göre\ lendırme yapmasın- dan önce yürüttüğü DSP ve CHP ile birlik- te RP ve DYP'ye karşı blok oluşturma gin- şimi ilkturdasonuçsuzkaldı. Yılmaz'ın. sü- reç içinde DYP'yi RP ile koalisyona zorla- ma taktigı izleyeceği ve bu modelin DYP'de yol açacağı olası bir parçalanmanın ardından. yeniden ANAP-DSP-CHP koalisyonunun gündeme gelebileceği bıldirildi. Yılmaz. dün DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit'le yaptıgı ikinci görüşmeden sonra "Ecevit. erken seçim hükümeti, biz ise icra- at hükümeti istiyonız. Bu aşamada yeni bir gelişme yok" dedi. DSP Genel Başkan Yar- dımcısı CevdetSelvi, Ecevit başbakanlığın- da hükümet kurulmasını isterken CHP'nin de buna sıcak baktığı öğrenildi. Ecevit, bu ko- • Başbakan Mesut Yılmaz'ın, DSP ve CHP ile birlikte RP ve DYP'ye karşı blok oluşturma girişimi sonuçsuz kaldı. Yılmaz, Ecevit'le yaptıgı görüşmeden sonra gelişme olmadığını belirtti. nudaki sorulara.w lskandinav ülkeierindeola- bilir. ama Türkiye'de bana böyle bir öneri gelecegini sannuyorum" yanıtını verdi. ANASOL blokunun oîuşturuiması duru- munda. RP hükümeti kuramazsa ikinci gö- re\ lendirme için DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'in önünün kesileceğine dikkat çekil- di. Demirel'in,24aralıkseçimlenndenson- ra parlamentodaki sandalye sayılarını dik- kate alarak görevi RP'nin ardından Çiller'e verdiğine dikkat çeken ANAP'lılar. CHP \e DSP ile oluşturulabilecek blokla bu kez Me- sut Yılmaz'ın öncelik alabileceğini savundu- lar. Yılmaz, 53. hükümetin istifasını verme- sinin ardından yeni hükümet araytşlannı dün de sürdürdü. Yılmaz. Ecevit ile yaklaşık 20 dakika süren kısa görüşmeden sonra yaptı- gı açıklamada, yeni bir gelişmenin söz ko- nusu olmadığını söyledi. Ecevit'in gelişme- lerin Türkiye'yi kaçınılmaz olarak erken se- çıme götüreceği düşüncesınde olduğunu ak- taran Yılmaz. şöyle dedi: "Sayın Ecevit bu süreçiçinde bazı yasal düzenlemelerin, nüfus tespiti gibi bazı uy gulamalann yerine getiril- mesinin. bu seçimlerin sonuç vermesi açısın- dan gerekli olduğu düşüncesinde. Ece\ it, bu- nun için de asgari 7 av lık bir süreye ihtiyaç ol- duğu kanaatinde." Yılmaz. Ece\ ıt'in böyle birhükümeteka- tılmayı da yetkıli kurullannda görüşecekle- Parti >e kitle örgürü temsilcileri, Türkiye'ye sığınan İranlı rejim muhaljflerinin başlanna bir şey gdirse sorumlusunun BM olacağını söylediler ve başvumlann siyasi nedenlerle geri çevrildiğini vurguladılar. Aylardır seslerini duyurmaya çalışan sığınmacılar için parti ve DKÖ'lerden çağn: Iranlüara mülteci statüsü verilsin rini aktardığını bildirdi. Eğer bu müzakere- lerde sonuç alınamazsa son çarenin seçim ol- duğunu belirten Yılmaz. RP ile hükümet ku- rup kurmayacaklanna ilişkin soruya da şu kar- şılığı verdi: "Geçmişte RP ile bir koalisyon hükümeti konusunda ckldi göriişmeyapan tek parti biziz. O görüşmelerde RPUeuyumlu bir hükümet kuranıay acağımız kanaatine \ardı- ğımız için bu göriişmeierden bir sonuç eldt edemedik. Aradan geçen 3 aylık dönem zar- fında bu görüşlerimizi değiştirmemi/i gerek- tirecek bir gelişme olmadı." Üçüncü ısım arayışlannjn henüz gündeme gelmediğini belirten Yılmaz. DYP ile de hü- kümet kurmama gibı bir önyargıları bulun- madığını söyledi. Yılmaz. "'Ama, daha önce yaptığımız görüşmeler var. Edinilmiş izle- nimler. tespitkr var. Onlan yok sayamayız. Sü- reci sıfırdan başlarmayız. Daha önceki temas- lanmız ıştğında hareket ede- riz" dedi. ANAP-DYP-DSP ve CHP'nın içinde yer alacağı bir hükümete karşı olmadığı- nı bildiren Yılmaz. Ecevit'in de karşı olduğu izlenımini al- madığını söyledi. Ecevit de ANAYOL ortak- lannın. kendilerinin sağladı- ğı katkının değerini bilmeye- rek tarihi bir fırsatı kaçırdık- larını söyledi. Ece\ it. "Seçim hükümetinde ısrarlı mısınız" sorusuna "Değiliz. Fakat, er- ken seçimin kaçınılmaz ola- cağı bir sürece girdik. Olası bir seçime hem partilerin, henı milletin hazuianması gerekir" karşılığını \erdı. DSP cephesınde. erken se- çim koşuluy la RP dışı parti- lerin kuracağı birazınlık bü- kümetine güvenoyu \ererek dışandan destek verilebilece- ğidilegetirildi. Ecevit'in baş- bakanlığının gündeme gel- mesi durumunda ise hüküme- te girilebileceği kaydedildi. ANAP cephesinde, ANA- SOL modeline DYP içindeki RP'li modellere karşı olan. sagduyulu ve y önetime muha- lif en az 30 dolayında millet- \ekilinin güvenoyu vererek y a da oylamaya katılmayarak destek verebileceği beklentı- sidilegetirildi. ANAP Genel Başkan Yardımcısı Halit Du- ANICARA (Cumhuriyet Bürosu) - Bazı siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri(DKÖ) temsilcılerinden oluşan bir gnıp. 9 aydan bu yana çeşitli eylem \e etkinliklerle seslerini duyurmaya çalışan "İranü rejim muhalifleri"ne sığınmacılık statüsü veriimesinı ıstediler. Parti \e kitle örgütlerinin temsilcileri. Iranlılann başlanna olumsuz bir olay gelmesi durumunda. Birleşmiş Milletler'in (BM) sorumlu tutulacağını açıkladı. Aralannda Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP). Emek Partisi (EP), Demokrasi ve Banş Partisi (DBP). Işçi Partisi (İP). CHP ve HADEP temsilcileriyle bazı demokratik kitle örgütü temsilcilerinin bulundugu bir grup dün BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin önünde basın açıklaması yaptı. tranlı sığınmacılann siyasi görüşleri nedeniyle can güvenliklerinin bulunmadığını ve Türkiye've sığındıklan anımsatılan açıklamada, BM'ye başvurulannın siyasi nedenlerle reddedildigi kaydedildi. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin u gerçekJeri çarpıtmak~la suçlandıgı açıklamada, şu görüşlere yer verildi: **Kuruluşu, \aıiık nedenlerinden biri olan insan haklanna saygı göstermeye ve İranlı sığınmacılara mülteci statüsü tanıyarak üçüncü bir ülkeye gönderilmelerini sağlamaya çağınyoruz. İranlı sığınmacılann başına gelebilecek herhangi bir oiaydan BM Mülteciler V üksek Komiseıiiği'ni sorumlu tutacağımızı kanıuoyunun bilgisine sunuyoruz." mankayada dün düzenledigı basın toplantısında. DYP ile yeni bir koalisyon olasılıgı- nın çok zor olduğunu belirtir- ken. bu parti içindeki muha- lifleri ayn tuttu. Dumankaya, "DV P'de büyük kargaşa var. Genel başkaıilannın tutumun- dan. yolsu/luK iddialanııdan rahatsızfakduyanlar%ar. Bu ar- kadaşlanmız, kurulacak bir hükümetedestek\erebilirler" dedi. 0IFIR NOKTASI / ORAL ÇALIŞLAR Gazetelerde hükümet pazarlıklarını iz- lemekten belki gözünüze çarpmamışttr. Metin Göktepe nın öldürülmesinde kul- lanılan copun adı 'Haydar'rruş. Türkiye Bü- yük Millet Meclisi Metin Göktepe Cina- yetini Araştırma Komisyonu, bu copun bu- lunmasını polis müdürlerinden istemiş. Habere göre çevik kuvvetteki polisler, birtorna atölyesine gidiyortar, ceviz ağa- cından bir cop yaptırıyorlar. Bu copun adını da 'Haydar' koyuyorlar. Bu ismi elektrikli makine ile copun üzerine kazı- ypriar. Sonra önlerine gelene bu copu in- diriyorlar. Metin Götctepe'nin dövülerek öldürül- düğü gün bu cop kıyasıya kullanılıyor. Bazı polislerin anlattıklanna göre cop da- yaklar sırasında kırılıyor. Dünyanın bütün güvenlik güçlerinin kullandığı lastik cop, çevik kuvvet polis- lerince yeterince etkili ve acımasız bulun- muyor ve yerine kırılmaz odundan cop yaptırılıyor. İşte bu copla polis, gazeteci öldürüyor. Eğer Göktepe'nin meslektaşlan olayın 'Haydar' İsimli Cop üzerine kararlılıkla gitmeseler, ciddi bir çaba sarf etmeselerdi, ellerinde adam öldürecek düzeydeki bu copla bazı po- lisler mesleklerini keyifle sürdürecekler- di. • • • Metin Göktepe olayı orta kararda de- mokratik bir ülkede gerçekleşse, o ülke- nin polis müdürü, "Duvardan düştü" di- yen Içişleri Bakanı anından görevden alı- nır ve haklarında ceza soruşturması açı- lırdı. Bizde ise istanbul Polis Müdürü ter- fı ettirilerek Bursa Valisi yapılmıştır. Polis örgütünü bu hale getiren Emniyet Genel Müdürü de Adalet Bakanlığı'na getiril- miştir. Metin Göktepe'nin katilleri bellidir. Hiç- biri tutuklanmamış, hiçbiri ciddi birsorun yaşamamıştır. Üzerlerindeki kamuoyu baskısına rağmen durum budur. Ya geri kalanlar? Yani sokaktan adam kaçırıp, iple boğup adam öldürenler. Adam öldür- meyi bir meslek haline getirenler. Kelle av- cıları, işkencecıler. Onlar halen bu ülkede görevlerini bü- yük bir kolaylıkla sürdürüyoriar. Polis şef- leri milletvekili ve bakan oluyor. Sürekli ter- fi ediyorlar. Çevik kuvvet polisleri de bakıyortar ki kendilerine emir veren ve yönlendiren şefleri terfi ediyor, onlar da gidip öldürü- cü cop imal ettiriyorlar. Bu copu, ifade- lerden anlaşıldığı kadarıyla herkes bili- yormuş. Bu copu övünerek birbirlerine gösterdikleri belli oluyor. işkencede çok insanımız öldürüldü. Hâlâöldürülüyor. Gözaltında çok insanı- mız kaybedildi. Hâlâ kaybediliyor. Terör- le mücadete adı altında köyler bomba- landı. yakıldı. Hâlâ bombalanıyor. yakılı- yor. Bütün bunların sorumlusu şahinler, ik- tidarı ellerinde tutuyorlar ve yükseliyor- lar. Gazete haberinde Çevik Kuvvet Şu- besi 2. Biıiik Amiri Korkmaz Karaka- şoğlu'nun, Metin Göktepe'nin öldürüldü- ğü gün gözaltına alınan 1054 kişiye hita- ben "Orospularsağa, pezevenkler sola" dedigini meslektaşlan anlatıyorlar. Yani ona göre orada gözaltına aldıkları kadınlar orospu, erkekler pezevenkti. Tam bu ülkede yapılanlara uygun bir ma- ço kafa. Onlar için adam öldürmek aşa- ğıhk bir iş değil de asıl asağıhk olanlar oros- pular ve pezevenkler. 'Haydar' adı verilen cevizden yapılmış cop, anlayana çok şeyler söylüyor. Siya- seti bu kadar kirlenen ve kana bulaşan bir ülkede. polisler de adam öldürmek için özel coplar imal ettirıyor. MHP artığı Kültür Bakanı film yasak- lattınyor. Sonra hepimiz her seçimde ırk- çıların ve siyasi İslamın neden oylarını arttırdığını düşünüyoruz. 'Haydar' copunu yurttaşının tepesine öldüresiye indirmekten zevk alan merkez sağ, sizce neden eriyor? Erbakan önce Çiller'e gidecek ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Cumhurbaşkanı Süleyman DemireTden hü- kümeti kurma görev i aldık- tan sonra, kurmaylanyla bir değerlendirme toplantısı ya- pan RP Genel Başkanı Nec- nıertin Erbakan'ın. "Ya RPTi bir hizmet hükümeti ya da seçütı" görüşünde oldu- ğu bildirildi. Erbakan'ın. ilk görüşeceği DYP Genel Baş- kanı Tansu Çiller'e. RP'nin öncülüğünde DYP ve ANAP' ın da katılımıyla üç- lü koalisyon önerisinde bu- lunacağı kaydedildi. Hükümeti kurma görevi alan RP lideri Erbakan, dün gece kurmaylarını toplaya- rak bir değerlendirme yap- tı. Erbakan'ın bugün topla- nacak olan RP Başkanlık Divanı ve ll Başkanlan Top- lantısı "ndan sonra. DYP li- deri Çiller. ANAP lideri Me- sut Yılmaz ve diğer lider- lerden randevu isteyeceği bildirildi. Erbakan'ın. lider- lerle yapacagı görüşmede. ~Koalisyon kurabilir miyiz. kuramaz mıyiz.Önce bu ko- nuda mutabakata varalım. Eğer koalisyon kurma konu- sunda anlaşırsak teknik ko- nuları daha sonra ele altnz" önerisinde bulunacağı öğ- renildi. RP liderınin, pazar- tesi günkü görüşmede Çil- ler'e koalisyon önerisinde bulunacağı b'ildirilirken DYP liderine. "RP'nin öncülü- ğünde DYP ve ANAP'ın ka- tılımıyla güçlü bir hizmet hükümeti kuralım. Bu öne- ri m kabul görmüyorsa, iki- li koalisyon da yapabiüriz" aörüşünü önerecefiı kayde- dildi. Erbakan"ın ANAP ve DYP'ye götüreceği koalis- yon paketinde şu maddeler yer alıyor: - Başbakanlığımı tartış- maya açmam. Dönüşümlü başbakanlıkın vürümediği görüldü, bu model deviette süreklüiğ] kesintiye uğratır. - Olağanüstü Hal ve Çe- kiç Güçicaldınlmalı. tksinin de Türkiye'ye yararı olma- dığı anlaşılmıştır. Güney- dogu için acil ekonomik ted- birlergetirilmeli. - Hükümetiçinde vaya dı- şında icracı bakanlıklan de- netleyecek bir koordinasyon kurulu kurulmalı. Bu icra- cıbakanlıklara üç aytk prog- ramlar verilmeli. - Bakanlıklann dağılımı eşit değil. adil olmalı. Her partinin milletvekili sayısı- na göre bakanlık verilmeli. Maliye Bakanlıgı RP'de ol- malı. Dağıtılan her bakan- 11kta partiler ortak sorumlu- luk vüklenmeli. BAKIRKOY5. SULH HUKUK HÂKİMLİĞİ'NDEIV EsasNo: 1996 47 KararNo: 1996 4 Ek-1 lkame olunan vasi tayinı davasında: Sakarya 1. Sulh Hukuk Mahkerriesı'nin 1968 303 karar sayılı dava dosyasın- da mahçur Muzaffer Satıs'a evvelce vasi olarak atanan kardeşi Cemile Ölmez'in 2.11.1992 tarihınde vefatı nedeniyle yerine vasi ola- rak veğeni Fikret Ölmez'in nasp ve tayinine karar veril- diği mahçurun ikametgâhı İstanbul Bakırköy. Ataköy, 9. Kısım S-2 blok c 90 ad- resine. oğlu davacı Musta- fa Cabır Satış'ın yanma nak- letmesı ve davacı vekılinin 8.12.1995tanhlidilekçesi- ne talepte bulunması üzeri- ne. mahkemenin 12.12.1995 tarihl968 109-303 ek sayı- lı kararı ile ikametgâh deği- şikliğine izin verdiği anla- şıldığından. oğlu Mustafa Çabir Satışın yanına yargı vetkimiz dahilinde kalan ad- rese nakıl edilmesi nedeniv - le işlerinin daha iyı yürü- tülmesi bakım ve iaşenin daha iyi yerine getırilmesı içın mahçurun oğlu ve da- vacı Mustafa CabirSatış'ın talebi \ennde görülerek Fik- ret Ölmez'in vasiliğinin kal- dınlmasına. mahçura oğlu Mustafa Cabir Satış'ın TMK'nin 355. maddesi ge- reğınce vasi olarak nasp ve tayinine 26.4.1996 tarihın- de karar verilmiştir. llan olu- nur. Basın: 89153 TEŞEKKLR Bayram tatılı sırasında Samsun'dageçırdığım anı rahatsızlık sonrasında ılk tedavımı yapan. 19 Mayıs Üniversıtesı Tıp Fakültesı Nörolojı A B.D. Başkanı Prof. Dr. GIXTE> TO»AU'ya, Ââst Dr.'lar FETİH KIUÇ. DURSITN AYGÜN'e \e sen ıs hemşirelenne. daha sonra Istanbul'da ledavımi sürdüren ve bana hekım duyarlılıklannın ve tıtızlıklerinin yani sıra. birer e\ lat sev gısı ve vakınlıgıyla yaklaşan. bir an önce sağlığıma kavuşrurmak içın adeta "canlanm sıpereden" Bakırköy Ruh ve Sınir Hastalıkian Hastanesi 3. Nörolojı (Clınığı'nın çok sevgıli Başasıstanlan Dr. NEVİN ŞITL\Ş, Dr. GÖKSEL BAK4Ç. Dr. NALAN 1L\\T14K, Dr. LÜTFl HAISOĞLl, Dr. AHMET ALTlTSHALKA'va ve sevgıli asistanlannın hepsine. Dr. AZİZ KARALI kardeşıme. deaerli servis hemşirelerı ve personelıne. hastalığımın başlangıcında tatilını keserek Samsun'a gelen ve tedavimı sonuna dek sürekli takıp eden. can dostum Doç. Dr. HULKİ FORTA'ya. hastalığım sürecınce ılgılerını esırgemeven Sağlık Bakanı Sayın Dr. \UDIRIM AKTTTVA ya Bakırköy Ruh ve Sınir Hastalıkian Hastanesı.Bakırköy Dev le't Hastanesi ve Fizik Tedavi Hastanesi Başhekım'lerı Doç. Dr. ARtF MlRtVILİ. Op. Dr. FARLK TANCAR ve Doç. Dr. HÜRRİYET ^U>L\Za aynca hastahğımı öğrendikleri andan ıtıbaren bızlerı bir an v alnız bırakmayan. zıyarete gelen. telefon ve telgrafla moral \e destek \eren. gönderdikleri sayısız çıçekle 3. Nöroloji Klınığı'ni çiçek bahçesıne çeviren: Bakırköy Ruh \e Sinır Hastalıklan Hastanesi Nörolojı \e Psikıyarri Klınıklerı şeflen. sef muavınleri. uzman ve asıstanlanyla çok sayıda hastane çalışanına. Istanbul'dan Çapa. Cerrahpaşa. Marmara Cnıversitelen'nin çok değerlı hocalanna ve hekımlenne. Hasekı. Şışlı Erfal. Okmeydanı SSK ve Samarya SSK Hastanelerı Nörolojı Klınikienne; İstanbul. .Ankara. Izmır Samsun'daki pek çok iiniversıte. devlet ve SSK hastanelennin değerlr hocalanna. şeflerine ve hekımlenne İstanbul Tabıp Odası yönetımme, Samsun'dan tsfanbut'a naklımızı saSlayan İnternational Hospital'a \e Sayın Dr. SAİT HAlFAWİ\e,Op. Dr. CENGİZ ÂSLAN'a. Prof. Dr. NEDİM ZEMBİLCİ've. ılgılenni esırgemeven dost Cumhurivet gazetesi ve İletişim \avınlan'na. ÖDP'lı dostlanmıza. destek ve ılgılerınden dolayı sayısız ılaç, tıbbı cıhaz ve MR fırması ılgılilerıne. aynca bızım içın kaygılanan Samsun ve İstanbul'dakı tüm akraba ve yakmlanmıza ve Türkıye'nm her yennden arayan dostlanmıza sonsuz teşekkür ederız. llaınız ve desteğınızle moraİımız hıç eksılmedı. sagolun. varolun. Giiken / Dr. Dursun KIRBAŞ CUMARTESİ YAZILARI ATAOL BEHRAMOĞLU Psikopat Önceki gün yine "Cu/DAjunyef'teyayımlananbirya- zımda, kendisinden iki aydan fazladır haber alınma- yan Talat Türkoğlu'yla ilgili bildiriyi geçen pazar Ka- dıköy iskelesi önünde dağıtmamızın pek de kolay ol- madığını, çünkü çevik kuvvetin önlem aldığını, bildiri- yi ancak görüşmeler sonucunda dağıtabildiğimizi yaz- mıştım. Şimdi biraz daha aynntıya girebilirim... İnsan Hakları Derneği'nden ve TYS Yönetim Kuru- lu'ndan arkadaşlarla buluşmak üzere Kadıköy iskele- si'ne gittiğimde, çevik kuvvet ekipleri harekete hazır beklemekteydi. Bir süre sonra komiserlerinin bizden birtemsilciyle görüşmekistediği bildirildi. Komiser, or- ta yaşlı, belki artık emekli olmayı bekleyen, normal bir ınsandı. "Izniniz varmı" diye sordu. Kendisine, çatış- ma çıkmasını istemediğimiz, yasal bir kuruluşun her- hangi bir bildirisinin dağıtılması için izne gerek olma- dığı. bildiride suç öğesi varsa sonradan kovuşturma açılabileceği anlatıldı. Bu görüşmeler uygarca, sakin- ce yapıldı. Çevik kuvvet amiri telsizle bir yerleri aradı, bir süre sonra istanbul Emniyet Müdürlüğü Kadıköy ilçesi sorumlusu bir sivil görevli geldı. Daha sonra baş- ka üst düzey görevliler geldiler... Bütün bu görevliler- le konu yine uygarca. sakince görüşüldü... iki aydır ha- ber alamadığı eşınin polıtık nedenlerle kaçınlarak gö- zaltında tutulduğu ve büyük bir olasılıkla da sorgu sı- rasında öldüğü konusunda kuşkuları bulunan bir ka- dın. bunu topluma duyurmak istiyordu... Sanatçılar- dan, yazarlardan destek istemişti. Bizlerde bu neden- le oradaydık... Bildirinin dağıtılması demokratik bir haktı... Dediğimgibi, üst düzey yöneticilerebunlarsa- kınce, uygarca anlatıldı... Onlar kendi aralannda gö- rüşmektelerken çevremizde bekleşmekte olan çevik kuvvet ekibınden bir polis (ötekilerden biraz daha yaş- lıca olduğu için komiser yardımcısı olabileceğini tah- min ettiğim aydınlık yüzlü genç bir adam) bana "Ata- oi Bey" diye hitap ederek. bildiriyi dağıtmanın suç ol- madığını kendilerinin de bildiklerini, izin verileceğini, me- rak etmememizi söyledi... Bizler çevik kuvvet komise- riyle konuşarak sonucu beklemekteyken, o zamana ka- dar görmediğim iki sivıl daha peydahlandı... Bunlar- dan biri, neredeyse pejmürde kılıklı, dişleri sigaradan ve kirlilîkten sapsarı bir adam, "Bu bildiriyi dağıtamaz- sınız" diye kestirip attı... Kim olduklannı sordum. "Şu- beden"mişier... "Niyedağıtamayız" diye sordum. "Biz devletiz, dağıttırmayız!" "Siz devletseniz, bizneyiz?Ben biryazarım, otuz kitap yazmış bir adamım." Konuşur- ken insanın gözlerinin içıne bakamayan, baktığında da bakışlan nefret saçan bu adam "Öyleyse otuz kıtap da- ha yaz!" diye karşılık verdi. "Sen de otuz kitap oku, be- nımle öyle konuşmaya gel!" Başka koşullarda silahı- nı çekip beni gözünü kırpmadan öldürebilecek bu kı- şiyle konuşmamız belki de itişip kakışmaya dönüşe- cekken. üst düzey yetkililerden "izin" haberi geldi ve psikopatın yanından uzaklaştım. Psikopat; ruh hastası, akıl hastası demek. Sözünü ettiğim kişi bir psikopattı. Onunla "akılcı" bir diyalog kurmak olanaksızdı. Benden, bızlerden bütün vartı- ğıyla nefret ediyordu. Kim bilir hangi aşağılık duygu- ları içinde kıvranıyor, belki de bu duygularını kendini "cfeWef"le özdeşleştirerek aşabiliyordu... Bildirinin da- ğıtılmasına "izin" verildıği haberi geldiğınde neler his- settiğini bilmiyorum. Bir psikopat böyle bir durumda ne hisseder? Ya köpeksi bir duyguyla boyun eğmiş, ya da içindeki nefreti yine ikiyüzlülükle gizlemiştir. Ama akıl yürütmesi, haksız da olabileceğini düşünmüş ol- ması mümkün değil... Tersine, içinden amirierine diş gıcırdatmış olduğundan kuşkum yok... • • • Polis devletıni tümüyle "psikopati"yte açıklamaya ça- lıştığım sanılmasın. Toplumumuzda yaşanmakta olan şıddetin kökeni, her şeyden önce, kuşku yok ki sınıf- saldır. Çarpık eğitim, bilgisizlik bir başka etkendir. Fa- kat her alandaki çözümsüzlüklerde, hükümet bunalı- mından cezaevlerindekı gerilime kadar bütün sorun- ların içinden çıkılmaz duruma getirilmesinde, "kaybe- dV/me"leryada "yargısız infaz"\arda, ruhsal dengesiz- liklerin rol oynadığından da kuşku duymamak gerekir... Sözünü ettiğim örnekteki polis memuru gibi cahıl psi- kopatların mı yoksa öğrenim görmüş psikopatların mı daha tehlikeli olduğu, ya da toplumumuzda aklın ge- rilere çekilerek ruhsal dengesizliklerin neden bunca öne çıktığı gibi sorulan ise ayrıca irdelemek gerekiyor... Diyanet Basbakanlığa bağlandı Yılmaz, larikat kavgasına el koydu YUSUFOZKAN AN1C4RA - Başbakan Mesut Yılmaz'ın. tarikatla- ra yakınlığıy la bilinen Dev - let Bakanı Cemil Çiçek'e bağlı olan Diyanet fşleri Başkanlığı'nı. genelgeyle kendine bağlamasına. "ta- rikat kav gasrmn neden ol- duğu öğrenildi. Çiçek'in. kunım içindeki "tarikatçı kadrolaşma*"y a gitmesi v e Diyanet İşleri Başkanı Meh- met Nuri Yılmaz'ı görev- den alarak yerine 12 Eylül döneminde veto edilen ABDdeki din müşavın Ab- düJbakj Keskin'ı getırmek ıstemesinin. Başbakan Yıl- maz'ı rahatsız ettiği kayde- dildi. Yılmaz'ın. Çiçek ta- rafından açılan 5 bin 100 kişilik imam kadrosuna ta- rikat üyesi isimlerin atanma- .»ından kaygı duyTnasının da kararda etkili oîdugu öğre- nildi. \'ılmaz. hükümetin isti- fasını Cumhurbaşkanf na sunmasının ardından önce- ki akşam gerçekleştirdiği '•gece operasyonu" ile tari- katlara y akınlığıyla bilinen ve kamuoy unda "flört fa- hişeliktir" açıklamasıy la ta- nınan Çiçek'e bağlı Diya- net İşleri Başkanlığı'nı ken- disine bağladı. Yılmazın bu karannda. Diyanet'teki "tarikat kavgasının" etkili olduğu öğrenildi. Çiçek'in. kurumda yaptıgı atamalar- da. tarikatlara yakın isimle- rin ağırlıklı olmasının. Baş- bakan'ı rahatsız ettiği kay- dedildi. Cumhuriyet'in edindiği bileilere tıöre. Yılmaz'ı bu karan almaya yönelten olay- lar şöyle gelişti: Dev let Bakanı Çiçek, ba- kanlık koltuğuna oturması- nın ardından, yakın akra- bası olan eski Yalova Kay- makamı Mehmet Çiçek ile İzmir Müftüsü Mehmet At- tınkaya'yı. Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığf na ge- tirdi. İstanbul Müftüsü Se- lahattin Kaya'ı da aynı gö- rev e getirmek isteyen Çi- çek. Kay a'nın bunu geri çe- v irmesi üzerine, yerine Baş- bakan Yılmaz'ın yakını ol- duğu ileri sürülen Pendik Müftüsü AhmetŞark'ı ata- dı. Çiçek' in y aptığı atamalar. Diyanet İşleri Başkanlı- ğı'nda rahatsızlık yarattı. Gelişmeler üzerine, Diyanet İşleri Başkanı Yılmaz ile Çiçek'in ilişkileri gergin- leşti. Çiçek, şeriatçı kesi- nıın. "İslami anlamda tari- katları kabul ermemesi \e laikdev letin memuru" oldu- ğu gerekçesiyle tepki gös- terdikleri Yılmaz'ı göre\- den alarak. yerine 12 Eylül yönetimince Diyanet İşlen Başkanlığı'na atanması ve- to edilen. ABD'deki din mii- şaviri Abdülbaki Keskin'i getirmek istedi. Edinilen bilgiye göre, Çi- çek'in. 5 bin 100 kişilik ye- ni imam kadrosu açması da Başbakan Yılmaz'da kaygı uyandırdı. Yeni imam kad- rolarına tarikatlara yakın isimlerin atanacağı söylen- tilerinden de rahatsızlık du- yan Yılmaz'ın. Diyanet İş- leri Başkanlığı'nı genelgey- le kendisine bağladıeı kay- dedildi.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle