27 Haziran 2022 Pazartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
17 HAZİRAN 1996 PA2ARTESİ CUMHURİYET SAYFA EKONOMI Düşük ücret politikasına işçi verimsizliğini bahane eden sanayici, Batı'nın kullanılmış eski teknoloji iş makinelerine yöneldi Işçi değıl, teknoloji verimsiz TAHSİNAKÇA Yıllardıruvguladıklan duşuk ucret polıtıkasina ı>çı verımsızlığını bahane eden sanayici. Avrupa ve ABD'nm kullanılmış eskı teknoloji ış makınelenne yoneldı Kuçuk ışletmelenn vanı sıra çalıştığı sektorde Turkıye'nm en buyuğu olan holdınglenn de malıyetmm en az yuzde ellı oranında daha duşuk olması nedenıyıe, Batı'dan kullanılmış ış makınelen ve teçhızat ıthal ettıklen belırtılıvor Eskı teknoloji ekıpmanlann getınlmesıne aracılık eden Pen-Taş Cenel Muduru Levent Ergun, 3 yıl once fthalat Rejımı Kanunu yumuşatılarak 5 >aşına kadar olan kullanılmış ekıpmanın ıthalıne ızın venlmesınm ardından, ıkıncı el makıne ıthalatına • Kuçük ışletmelenn yanı sıra. çalıştığı sektorde Turkıye'nın en bıiyüğu olan holdınglenn de, malıyetının en az yüzde ellı oranında daha düşük olması nedenıyle, Batı'dan kullanılmış ış makınelen \e teçhızat ıthal ettıklen belırtılıyor • Pen-Taş Genel Mudürü Levent Ergun, 3 yıl once Ithalat Rejımı Kanunu yumuşatılarak 5 yaşına kadar olan kullanılmış ekıpmanın ıthalıne ızın venlmesının ardından, ıkıncı el makıne ıthalatına büyük ılgı olduğunu söyledı buyuk ılgı olduğunu soyledı Son ıkı yıl ıçensınde satışlarının yuzde lOO'e varan oranda arttığını kaydeden Levent Ergun. ağırlıklı olarak petrokımya. gıda, ılaç, plastık ve çımento sektorlennın onde gelen fırmalanyla yurtdışındakı 8 fırmanın temsılcılığını yaptıklannı belırttı Halen yurtdışındakı stoklannda yaklaşık 100 bın parça makıne ve 150 komple tesısın yuklemeve hazır durumda olduğunu belırten Ergun, bazı urunlerde fıyat avantajının yuzde 80'e kadar varabıldığını sovledı I50 ıle 60 bın dolar arasında sattıkları reaktorlerın bayı fıyatının 180 bın dolar cıvannda olduğunu ıfade eden Ergun, "Vlüşterilerimiz \\rupa'da ve VBD'de makinelenn bakımına o/en gostenlıyor olmasına guvenıvoriar. \vnca Bablı sanayici teknolojık gelışmenın çok hızb olması nedenıvle avnı makıneyı bırkaç vıldan fa/la kultannmor. Bunlar, ıthalatı cazip hale getiren unsurlar. Ulkemizin ekıpman hurdalığı haline geleceğı gerekçesi>le 5 ile 10 >aş arasındaki makinelere yuzde SO fon kesintisi uvgulanması ve 10 vaş uzenndeki ekipmanlann getırümesının yasak olması ise sanayicımızı engelleyen faktorier" dıve konuştu En çok ılgı gostenlen urunlerın karıştrncı, reaktor, santnflıj, kurutucu kazan, kompresor, pres, jenerator ve mıki>er olduğu belırtıiırken Turkıye'de halen "ikincieT ış makınelerı konusunda aracılık hızmetı veren çok savıda fırnıa olduğu ılerı suruluyor Venmsızlığın esas. nedenının ışçılerle ılgısı olmayan teknoloji ve uretım teknıklenndekı yetersızlık ıle ıdan problemler olduğuna dıkkat çeken Devrımcı Işçı Sendıkalan Konfederab>onu Genel Sekreterı Kemal Daysal ıse teknoloji başdondurucu bır hızla ılerlerken kullanılmış makınelen tercıh etmenın ış hızının yanı sıra ışçı sağlığı ve ış guvenlığmı de olumsuz etkıledığıne dıkkat çektı "İşçi verimsiz" suçlamasının gelır dağılımındakı adaletsızhğı perdelemek ıçın kulldnıldığını ılen suren Daysal. "Sanavici işçi ücrederi konusunda BatTyı 10 kat geriden takip ederken bize dönüp, 'lvı ama sız de venmsızsınız' diyor. Ovsa verimlılik doğrudan ünetim teknolojisı ve çalışma koşullan ile ilgıli bir konu. İşcinin verimliliğe donük eğitimine de onem vermeliler" dedı DÜNYA EKONOMİSİIVE BAKIŞ / ERGÎNYILD1ZOĞLIUCWO;M Ikİ UCU KİTİİ Çomak!.. (Rusya 'da Başkanhk Seçimleri) S eçım sonuçlan bellı olmadan, seçım sonuçlan uze- rıne yazmanın oldukça nsklı olduğu duşunulebı- lır Ama konu Rusya seçımlen olunca ben bunda pek bır mahzur gormuyorum Seçım kampanyası sıra- sında Soğuk Savaş donemınm retonğının acemıce ve abes bır şekılde yenıden canlandtrılmasına ve sankı ko- munızmle kapıtalızm arasında bır seçım yapılıyormuş havasının oluşturulmaya çalışılmasına aldanmamak ge- rekır Rusya seçımlerını kım kazanırsa en temel ekono- mık ve pol/tıka alanlannda, geçen yıl ıçınde şekıllenme- ye başlamış olan doğrultuda onemlı bır değışıklık olma- yacak Yeltsın değıl de Zyuganov kazandığı takdırde ya- şanabılecek sıcak para hareketıne bağlı malı krız olasılı- ğını da hesaba katsak bıle, bu boyle Dığer taraftan bu seç/mlerı Yeltsın kazansa ve ıkı kalp knzı geçırmış olma- sına rağmen donemınm sonuna kadar kalsa bıle, Yeltsın donemı artık, Batı'nın 1991 Ağustos darbesınden ben Yeltsın'e yukledığı butun anlamları da ıçererek, bıtıyor. Bir garip seçim kampanyası Dığer taraftan Rusya halkı açısından seçımler adeta ı- kı ucu k/riı bır değnek Bır devlet başkanı duşunun kı se- çım taktığı olarak, yaptıklannı ve yapacaklarını değıl, ra- kıbının kendısınden ne kadar daha kotu olduğunu anlat- mayı seçıyor Kendını "ehvenı şer" olarak sunuyor Geç- mışte Yeltsın tarafından aşağılanmış, ışten atılmış bu- rokratlar da dahıl, Yeltsın donemını şıddetle eleştıren bır sen aydın, "onemlı şahsıyet" televızyona çıkıp once Yelt- sın'e venp verıştınyor, sonra da bunlara rağmen neden Yeltsın'e oy vereceklennı açıklamaya gınşıyorlar Bu şarlatanlığın nedenlerı var tabıı, seçmen, son beş yılın ekonomık yıkımından, Rusya'nın ulus- lararası konumundakı genlemesınden Yeltsın'ı sorumlu tutuyor Ekonomık lıberalızmı bağnazca savunan utopyacılann dışında kımse "önce serbest pazar, sonra refah, sonra demokrası" denk- lemını cıddıye almadıgı ıçın de Yeltsın geçmışı savunmayı ustlen- mıyor, rakıbını kotuleyıp, ıç savaş tehdıtlen savurup, seçmenı kor- kutarak kendıne destek sağlamaya çalışıyor Ortalık basınını ızlerken neredeyse Ekım Devnmı anfe- sındeymışız gıbı hısse kapılıyoruz Ama hesapça, bu se- çımlerden en çok etkılenmesı beklenen kesım, nedense sa- kın En buyuk sanayı şırketlennın ve bankalann temsılcısı 13 ışadamının 27 nısanda gazetelerde yayımlanan dekla- rasyonu bunun en lyı orneğı 13 ışadamı, ıç savaş tehlıke- sını reddettıkten sonra, her ıkı adayı da destekledıklennı açıkladılar ve geçen beş yıl ıçınde yapıldığının aksıne, bu sefer Sovyet öonemının deneylennın tumden kapı dışan edılmeyeceğını umduklannı belırttıler (Le Monde Dipla- matıque Haz /96) Geçen bır yıl ıçınde Rus egemen sını- fının ıkı onemlı fraksıyonunun temsılcılen temel konularda anlaşmaya ve bır uzlaşma platformu oluşturmaya başla- dı Bu uzlaşmayı Yeltsın'ın kadrolarında yaptığı değışıklık- le de ve NATO'ya ılışkın tutumunda ve Çın ıle ılışkılerde ız- ledık Seçımlerden sonra, ufak tefek hesaplaşmaların ve ayak kaydırmaların, belkı ılahlara venlecek bır ıkı kurbanın dışında, ana hatlarıyle uygulanacak polıtıka şımdıden bel- lı Eskıye donuş ıse asla soz konusu değıl Reformistler ve komünistler mi dediniz? Yeltsın ıktıdarolduğundan bu yana, Rusya'dakı gelışme- lerı anlamak ısteyenler ıçın bır denklem oluşturuldu Buna gore Rusya'da surecı pıyasa ekonomısı yanlısı "reformıst- ler" ve eskıye donmek ısteyen "komunıstler" arasındaki mucadele belırlıyor Bu kavramların ıkısının de ıçı boş oldu- ğu ıçın, bu ıkı kavramla Rusya'ya yaklaşan analıstlenn ço- ğu Yeltsın'ın geçen bır sene ıçınde geçırdığı değışıklığı hay- retle ızledıler, komunıstler dedıklen bır grubun, faşıst, mıl- Iryetçı Yahudı duşmanı panslavıst platformlan da kucakla- yarak yukselmesını de kavrayamadılar Halbukı bır duzelt- me ve ıkı hatırlatma bu kanşıklığı kolaylıkla ortadan kaldı- nr Duzeltme şu Rusya'da 1970'lerde derınleşerek gelışen knz, ıddıa edıldığı gıbı komunızmın (yanı ışçı ıktıdannın) kn- zı değıl, dunya ekonomısıne kapalı, devlet mulkıyetı ve ku- manda ekonomısı ıle yonetılen ve yaygın sermaye bınkımı- ne dayalı kapıtalızmın knzıydı Yapmak ıstedığım ıkı hatırlatma da bu duzeltmeyle tam bır uygunluk halınde Bınncısı, reform dıye ıfade edılen su- reç (perestroyka ve glasnost) bızzat bu toplumun egemen sınıfı tarafından, bu knzden çıkmanın bır yolu olarak gun- demegetınldı Ikıncısı. 1990'laragelındığınde, SSCB/Rus- ya'nın bu knzı aşması ve dunya ekonomısıyle tekrar butun- leşmesı ıçın gereksınımı olan kaynaklan sağlamayı vaat et- mış olan Batı'nın bu vaadını yerıne getıremeyeceğı anlaşıl- dı Bu sırada Rusya'da ekonomı lyıce bozulmuş ve SSCB dağılmıştı Şımdı bunları yan yana koyduğumuzda, Rus- ya'dakı egemen sınrflann bu knzden çıkmak ıçın sadece bır tek, o da kapıtalıst projeye sahıp olduğunu, komunızme ge- rı donuş gıbı bır opsıyonun hıçbır zaman soz konusu olma- dığını gorebılınz Dığertaraftan yaşanan knzı aşmanın bıçımı ve gereklı de- ğışımlerın hızı konusunda, bu surece kolayca uyum goste- rebılenler ve gosteremeyenler arasında kısa zamanda bır uyumsuzluk ortaya çıktı Ikıncısı Batı'nın vaat ettığı kaynak- largelmeyınce, krızı aşmak ıçın gereklı kaynakların yaratıl- ması ışı başa duştu ve bu da, eskı nufuz alanlanyla kont- rol dışı yeraltı ekonomısının tekrar kontrol altına alınmasını ve toplumda emek dısıplınının yenıden sağlanmasım, bu- nun ıçın de toplumsal muhalefetın bellı bır şekılde tatmın edılmesı ve sıyası ıstıkrar sağlanması gereğını gundeme ge- tırdı Boylece, once uyumsuzluğa duşenler sonra, daha ya- yılmacı, daha mıllıyetçı ve serbest pıyasa surecının yarat- tığı tahnbatı tamrr etmeye nıyetlı bır polıtıka uzerınde uzlaş- maya başladılar Bu da geçen 12 ay ıçınde yavaş yavaş ger- çekleştı Rusya dışa açılmaya ve pıyasa ekonomısıne geçış baş- ladığında (serbestleştırme ve ozelleştırme) ıhracata yone- lık sektorlerın avantajh bır konumda olduğu ortaya çıktı, hammadde ve enerjı sektorlerı kolayca ıhracat yapabıldık- len ıçın çok kıymetlı olan dovıze ulaşabılıyorlardı Dığer ta- raftan, ozelleştırılme başladığında, Batı nın ılgısını dığerle- nnden daha çok bunlar çekıyordu Kendıne ortak arayan Batılı yatırımcılar hızla bu şırketlenn yonetım kadrolan ıle ortaklıklar kurmaya başladı Sonuç eskı yonetıcılerın bır kısmı ulkenın zengm- lıklennı ozelleştırme adı altında ozel mulkıyetlenne geçırdıler ve bu sektorterde yenı ışletme sahıplerıne donuştuler (1) Ancak ekonomı- nın belkemığını oluşturan asken ve sanayı ışletmelennın yonetıcıle- n "reform surecınt" aynı şekılde yaşayamadılar Aksıne hem kaynak sıkıntısı ıçıne duştuler hem de toplumda yukselen muhalefetın, ış- azlığın ılk etkılennı çok daha once fark etmeye başladılar Ancak Ba- tı'dan beklenen malı yardımın gelmemesı kaynak sorununu ağırlaş- tırdıkça asken ve sınaı kesım, kaynak yaratabılme ozellığınden dolayı potansıyel onemını tekrar arttır- maya başladı Işte bu ıkı kesım, bu yenı koşullarda geçen yıl ıçın- de gıderek bırbırlenne yaklaşarak, danavnost, Rus- ya'nın eskı gucunu yenıden elde etme ısteğı ortak paydasında uzlaştılar Bu seçımler ışte bu arka plan ıçın gerçekleştı Şımdı kım kazanırsa kazansın, dar- javnost polıtıkası uygulayacak Ve ilginç bir yorum... Ancak, Yeltsın'ın veya Zyuganov'un seçılmesı ara- sında, uzun doneme ılışkın onemlı bır fark ortaya çı- kabılır Bu farka, eskı muhalrf aydınlardan, once Sin- yavski (Internatıonal Herald Tnbune 5/6/96) son- ra da Dovalyev dıkkatı çektffer (Financial Times 15/6) Bu ıkı aydının, eskı rejımde sık sık hapse atıl- mış, baskı gormuş olmalan ve bugun hem "komunıst- lere" hem de Yeltsın'e karşı olmalan yorumlannı da- ha da ılgınç kılıyor Bu ıkı aydın, Rusya halkının ehve- nı şer tercıhlerden kurtulması ve demokratıkleşme surecınde ılerteyebılmesı ıçın Yeltsın'ın kazanmasını ıstemryor ^4 Kovalyev ıse Zyuganov'un seçımlen kazanmasını m ıstıyor Zyuganov daha demokratık bır ortam sunabı- M leceğı ıçın değıl, bugun utangaç bır şekılde, ısteme- ^ ye ıstemeye Yeltsın'ı desteklemek zorunda kalan guç- lenn kendılenne bağımsız ve gerçek bır muhalefet oluşturabılmelen ıçın Sınyavskı, Yeltsın'ın gıttıkçe dıktatorleştığıne dıkkat çekıyor Kovalyev, Yeltsın seçıldığı takdırde bugunku çuru- me surecının kronıkleşeceğını ve hatta yerleşeceğını duşunuyor Ko- vaJyev de Pıyasa refah, refah da demokrası getınr saçmalığını red- dedenlerden. (1) Bu konuda çok ornek var. Konuya degınen, yenı ıkı yazı ıçın bkz Wall Street Journal Orta Avrupa Ekı (Hazıran) ve William Pfaff, In- ternabonal Herald Tribune 13/6/96 sigortaihtiyaçtır. Gelışen dunyada yaşam koşullan degışırken, varolan değerlere yenılerı eklenırken rısk oranları da artıyor En guncel ornekler arasında yangın, hırsızlık ve trafık kaza oranlarındakı artışlar sayılabılır Her geçen gun çeşıtlenen bu tur rısklere karşı sigorta çağdaş yaşamın en onemlı ıhtıyacı çağdaşlıgın kesın kanıtıdır Toprak Sigorta ışte bu bılınçle herkese çağdaş sigorta hızmetlerı sunmak ıçın kuruldu. TOPRAK SİGORTA Büyukdere Cad N o 23 Kat 3 ŞİŞLİ 80220 I S T A N B U L Tel (0 212) 224 75 00 pbx Faks (0 212) 224 55 30 ANKARA PAZARI YAKUP KEPENEK Seçme Seçme olanağının genışlığıyle bıreysel ya da top- lumsal "gelışmışlık" atbaşı gıder Ozgurleşme su- recı, bır yonuyle de seçme olanaklarının çoğalma- sı anlamını taşır Seçme "becensmın" bır uzmanlık gıbı, ayrıca onemsenmesı gerekır Çunku bıreyın sahıp olduğu seçme ozgurluğunu kullanmadakı başansı, kendı ozguıieşmesının olduğu kadar ıçınde bulunduğu toplumun demokratıkleşmesının de olçutudur Seçme olanağının başlıcalan, "e^" ve "ış" konu- larında toplumsal ve ekonomık boyutlar kazanıyor; "temsılcı" seçme de sıyasal alanı ılgılendınyor Tum bu konular "toplumsal" olarak alındığında, ulkemızde "başarılı" olunduğu soylenemez Top- lumbılım verılen, eş seçımınde feışılenn "çokbuyuk çoğunluğunun" hıç de ozgur olamadıklarını vurgu- luyor, ış seçımındekı olanaksızlıklar mılyonlarca ış- sızle kanıtlanıyor Kaldı kı ış bulup çalışanlann da yıne çok buyuk bır bolumu "yaptığı ışı tam benım- seyerek" yapıyor denılemez Asıl seçme "facıası", sıyasal duzlemde toplumsal acıyla yaşanıyor Akıl almaz bır çelışkıyle "seçılenler", seçenlerın ıstem- lennden kopuk, gıdebılıyor • • • Turkıye eğıtım duzenı, bu haftanın sonunda yak- laşık bır mılyon gencı "yaşam boyu" uzmanlık ala- nı olarak damgasını taşıyacağı çok onemlı bır "seç- me" surecıne sokuyor Çocuklanna hıçbır seçme olanağı tanımadan şe- rıat kurslannın yolunu gosteren eğıtım duzenı, ılko- kulu bıtırenlenn yaklaşık "yansını" ortaoğretıme geçmek uzere seçıyor, kalan yansını "dunyada tu- ru tukenmış olan beş yıllık" eğıtım duzeyınde tutu- yor. Genye kalanlann yansını da eledıkten sonra, bır mılyonunu "yuksekoğretımde yerleştırmek" uzere seçme yapmaya çağırıyor Gerçekte, eğıtım duzenının yuksekoğretım sayılabılecek "dört yıllık eğıtıme" alabıleceğı oğrencı sayısı 130 bının attın- dadır, bu yuksekoğretım ıçın bırıncı seçme enge- lını aşanların yalnızca "sekızde bın" duzeyındedır; kalan yaklaşık 650 bın genç, meslek okullan ve "açıkoğretım"e dağıtılacaktır Yuksekogretıme getırmek uzere mılyonlann ara- sından "seçtığımız" bu 130 bının seçımı surecının ne olçude "enyeteneklılen" bulmaya dayandığı, ne olçude de seçılenlerın aılelennın para gucune bağ- lı olduğu ve daha da onemlısı seçılemeyenlerın "ne olacağı", pek çok toplumsal bozukluğun kaynağı olarak yıllardır çozumsuz bırakılmaktadır "Seçme"nın bu sayısal darlığı, konu "nıtelık"üuz- lemıne taşındığında lyıce sıfır noktasına yaklaşıyor Once, yuksekogretıme alınacak 130 bın gencın yaklaşık yuzde 90-95'ı, buyuk olasılıkla yetenek ve ozlemlenne "bınncı derecede" uygun bılım dalla- nna gıremeyecektır Sonra, Turkıye unıversıtelerı, çağdaş bır oğretımın gerektırdığı olanaklardan yok- sun bulunuyor Bırakınız bılgısayarkullanımı, ılen la- boratuvar araç ve gereçlerını bır yana, salt bılımsel kıtap ve dergı yonunden de unıversıte kutuphane- len yoksullan oynuyor Eksıkler, ozellıkle buyukkent dışı unıversrtelerde yalnız araştırmayı değıl, egrtımı de engellıyor. Ek olarak unıversrteyı seçen oğren- cılerın "unıversıte ortamının" gerektırdığı, ders dı- şındakı "bılım, kultur ve sanat" etkınlıklerıne katıl- ma ve çok daha onemlı olarak bu alanlarda "katkı yapmalannı" sağlama açısından da Turkıye unı- versıtelerı tam bır çokuntu yaşıyor Bu noktalara, bannma, beslenme ve sağlık alanındakı yetersız- lıklerle oğretım uyesı yetersızlıklerı de eklenebılır. Unıversıtelere aynlan kamu kaynağı o kadar yeter- sızdır kı, orneğın bır ışadamının boşanma davasın- da kararlaştınlan nafakanm tutan, ODTU gıbı en on- de gelen bır unıversıteye bu yıl ıçın aynlan "yıllık bûtçe odeneğının bıle ıkı katı" dolayındadır • • • Eğıtım alanındakı asıl yanlışlık, sıyasal ıktıdarla- nn, ulkeyı yonetenlerın yanlış seçme anlayışından kaynaklanıyor Eğıtımde "fırsat eşıtlığını ve çağdaş eğıtımı" her duzeyde sağlamayı bır toplumsal amaç olmaktan çıkaran sıyasal ıktıdarlar, bu çokuşun bınncıl so- rumlulandır Nıtelık konusunu goz ardı ederek her ıle bır unı- versıte kurulması anlayışıyla unıversıte sayısınm arttınlması, unıversıtelere gereklı parasal desteğı sağlamadakı yetersızlıkler, oğretım uyesı yetıştır- mede dovız kaynaklarını ABD ve ingılız unıversıte- lenne aktaran yanlış uygulama, bırturtu çozume u- laştınlmayan bılımsel, yonetsel ve parasal" açılar- dan ozerk ve "toplumsalsorumlu" unıversıte, ver- gı ve gelır adaletsızlığının toplumsal yapıyı batırdı- ğıbırortamda "dayatılan" paralı eğıtım, bunlar ara- sında sayılabılır Zıncırleme seçme yanlışlarıyla oluşan sıyasal yo- netımler, ekonomık açıdan "en venmlı" toplumsal açıdan "en gereklı" alana, "ınsan gucune yatınm yapmıyor" insana yatınm olmayınca yol, fabnka, baraj yatı- nmlanndan da venm alınmıyor; en kolay ışler yuk- sek malıyetlı yabancı uzmanlara yaptınlıyor Çun- kü yuksekoğretımde okullaşma oranı sanayıleşmış ulkelerın dortte bın duzeyındedır ve Turkıye'de 10 bın nufusa sekız "araştırmacı" duşerken bu sayı or- neğın Israıl'de 140 dolayındadır. Bağ-Kur alaeak peşinde ANKARA (A \)- Bağ- Kur Genel Müdüru Rıdvan Selçuk. toplam 2 mılyon 668 bın 11 sıgortalının kuruma pnm ve gecıkme zammın- dan oluşan vaklaşık 91 tnl- yon lıra borcu bulunduğunu bıldırdı Rıdvan Selçuk, 1479 sayılı yasaya tabı ola- rak kuruma uye olan I mıl- yon 857 bın 572 sıgortalıdan 1 mılyon 753 bın 59'unun da yaklaşık 68 tnlvon lıra pnm ve gecıkme zammı borcu ol- duğunu açıkladı Selçuk 2926 sayılı yasaya tabı ola- rak Bağ-Kur a uye olan top- lam 810 bın 430 sıgortalıdan ıse 800 bın 583 unun kuru- ma 23 tnlvon lıra borçlu ol- duğunu kaydettı Toplam 91 trılyon hralık sigorta ve gecıkme zammı- nın tahsıl edılebılmesı ıçın vasal gmşımlerde bulunduk- lanna dıkkat çeken Selçuk, şunlan soyledı "Sigortaülannuzı pirimle- rinı düzenli odemeve çağın- voruz. Bu a\ın başında faai- levete geçirdiğimiz otomatik mektup servısi aracılığı ilesi- gortalıîlanmıza mektupgoo- dererek kuruma olan borç- lannı anımsatacağız. Sigor- tahlanmız uzucu bır durum- la karşıiaşmamak için prim ve gecikme zammı borçlan- nı en kısa sürede ödcsinJer." Kurumunbuyılkıaçığının 47 trılyon lıra duzev ınde ol- masının beklendığını ka>de- den Selçuk, avlık 2 8 tnlvon lıralık gelıre karşjlık her ay 896 bın emekhye 3 4 trılvon ıira maaş odedıklennı ka>- dettı Selçuk, a\ lık sağlık harcaması gıderlennın de 1 5 trılvon duzeyınde bulun- duğurnu bıldırdı
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle