05 Temmuz 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
8KM1996SALI CUMHURİYET SAYFA KULTUR 15 Neşet GünaVın 50. sanatyılı, tüm dönemlerini kapsayan büyük bir sergiyle kutlanıyor 'Resiın, benim için azaph bir süreçtîr Kitur Ser\isi - Gerçekçı Turk resnnın onde gelen ısmı Neşet GuıaTın sanatta 50 v ılı, Istanbul Mılı Reasurans, Sanat Galerı- sı mcduzenlenen sanatvinıntum dontnlennı kapsayan buvuk bir serg ıle kutlanıvor Sa-gı sanatçınınenbaşındanbu yant lum sanat vaşamının genel bırcDMimunu yansitmaktan çok. 50 vıhnaulaşmışbır'usta'nınge- çırdû aşamalannve bugun geldı- ğı mktanın çağdaş Turk sanatı ıçınonemını veanlamını vurgula- mav amaçlıyor Sergıyle bırlıke yavınlanan kıtapta Ka\a Ozsez- gin. >on \ ıllarda gıderek artan bir tempovla çalışmalarını surduren 73 ya^ındakı Gunal"ın sanatını "surtkli kendini aşma>a çalışan \e yetkinlik peşinde koşan bir on- cıı nın karaıiı \e dingin enerjisi- ne omek oluşturujor" dıye vo- rumluvor Sergının Neşet Gunal ın 'figur' ekseiıiçerçevesinde bueksenden hıçbır zaman kopmayan sanatçı tutumunun çızmış olduğu vorun- geyı bir kez daha ızleme olanağı \ ereı.eğını belırten Ozsezgın. Ne- şet Gunal kompozisvoniarının çe- tın koşullar ıçınde geçen Anado- luyaşamının resımsel kayıtlanolduğunu soyluvor "...Neşet Gunal'da soz konusu toplumsalcılık. insanı, valnız vaşam için- deki konumu>la gostermekten \e bu ko- nunıun. sorunsallık bağlamında içerdiği mesajı iletmekten >anadır. İnsan. onun sanatını oluşturan değerierin hem goster- gesi hem de kendısıdır. Onun sanatına. bu tür anlavışın yaygınlaştırdığı bir gozlem- le \e alışılmış gozlukkrle yakınlaşmamı- zı onler. İnsanı kultur ka\ramının odağı- na \erleştiren, ona taşmcı \e oluşturucu birişlev vuklevenkuranılaraçısındanba- kıldığıjida. Neşet Giinal resminin ana ek- seni durumundaki insan, salt \dresel >a- şanıı imle>en bir varlık olmaktan çıkar. onun lizerine \ ukselerek bir kimlik kaza- nır Ozsezgın. bu noktada Neşet Gunal'ın Turk toplumundakı gelı^ım \ e do- nuşumlen v akından ızlev erek top- lumsal \e siyası ola\ları gozlem- leverek elde ettığı \erılerı kendı gorsellık dunjasında vorumladı- toplam 42 sergıve katıldı Doğduğu yorelerı unutmayan sanatçı. resimlennde bozkırda çetın koşullar ıçın- de yaşamını surduren Iç -\nadolu ınsanı- nı kendıneozgu veınsanı oneçıkaran fı- gurlerle anlattı Hareketsız tıgurler ken- dısını ızlevenlere dıkılmiş gozlerı \e da- ha çok abartılı şekılde çızılmış. sıkı> ı. ış goren ellen ıle konuşıırlar Toplumsaİ ıçe- rıklı sanatın \1eksıkadu\arresimlennde olduğu gıbı kışkırtıcı anlamlarına karşı Gunal ızlevıcıvı hoşnutkılmasan tedır- gın eden \e resmıne resmındekı ınsan- lara yabancılaştıran sessiz bir anlatımı benımsedı Buresımlertopluma doğaya \e kendı ınsanına vabancılaşmış kent ın- sanını rahatsız ederek kendısını eleştın- >e çağırmaktadır Bu noktada Gunal ın sessız koylulerı emekçılerı. kır ınsjnla- M\ ıllı Reasürans Sanat Galerısfnın duzenledığı sergı. sanatçının en başından bu vana tüm sanat 5ın. bo>leee>abancılaşma>akar- yaşamının genel bir dokumunu yansıtmaktan şı bir ta\ ır gelıştırdıgım eklnor çok, 50 yılına ulaşmış bir 'usta'nın geçırdığı l923>ılındaNe\şehır"dedoğan aşamaların \e bueun geldıeı noktanın çaâdaş Gunal. ortaokulu bu kentte bıtır- T ü r k s a n a t , oneniinı \ e anlamını dıkten sonra 1939 da Ne\şehır . T . Beledıvesi n.n xerdıgı bursla ts- vurgulamavı amaehvor tanbul Guzel Sanatlar <\kademı- ~ ^ ^ sı"negırdı\e 1946"da mezun oldu Dev- let bursu ıle Fransa da du\ar resmı \e tresk uzmanlık eğıtımı aldı Fernand Le- geratolvesınde resim çahştı ^vrupa'nın çeşıtlı kentlerınde ıncelemeler \aptı 1954 \ilinda Akademı'şe asistan olarak gıren Gunal 19^0'teprofbsoroldu 197 5 - 80 arasmda Resim Bolumu Başkanhğı 1980 - 82 arasında Dekanlık \apan Gu- nal. 1983"te kendı ısteöıvle emeklı\e a>- nldı tlksergisinı 1955'te Ankara'daodone- mın unlu Helıkon Galerisi nde açan Gu- nal. 1980 vılına kadar 35 vıl bo\unca 2 sergı daha duzenledı Sanatçının \enmh donemı 60 \aşında -\kademi den a^nl- dıktan sonra başladı Son on beş \ ıl ıçın- de 9 sergı duzenleverek bırıkmılennı or- ta>a kovan Gunal, >urtıçı \e >urtdışında sinırlı coğrat>alarını aşarak a\nı ko- Jar ıçınde \aşamını surduren dun\a in- sanı olmakta \e e\ renselleşmekte 'Değişken olana karşı oldum: dural kal- manın inıkansı/ olduğunu bildiğim için. Gereksemesiz her alılım olumsuz bir de- ğişkenliği sonuçlu\or. Değişkenlik \eni- lenmek değildir; oluşum onemli. (...) Bu- gun, nıutlak bir \aratı ozgurluğunun ra- hatlığında kendini gerçekten "ozgur' sa- nan ressamın açmazı ile karşı karşı\a>ız. (...)Resirn. benim için bir o> un değil, azap- lı birsureçtir" dıven Neşet Gunai ın tunı resim seru\enı bellı bırbılınç nıtelığın- den hareketle ınşa edılmiş olan ılk ızle- nım çeşıtlemelen eleştırmen Mehmet Er- gu>en'e gore "O\ k ki henuz kendisi> le tanışmadan once, yaşamı bmunea etkisinde kalacağı koşullann a>ırdına \aran sanatçı için re- sim \apmak. bu gerçeğin sorgulanmasn nadonuşmuşturnerede\se. Ancakbura- da soz konusu olan nokta. »eçmişten kav- naklanan sa\rılı bir eziklik du\gusu >a da karabasana takılıp kalma değil, e\ ren- se olçekteki insan gerçeği) le hesaplaşma özlemidir. Buna gore doğa, çorak toprağa karşı > e- rilen sa\aşta sessizce aradan çekilirken gi- derek değiştirilmesi gereken \azgının ta- nıkltğına bırakmıştır \erini. DolaMSi>la. başta ınekân \e renk olmak uzere, resim dilini \önlendiren hemen her şe\ sadece insani ilişkilerin belirkn iciolduğu siıı ge- nens birboşluğun temsiliniustlenmişrir. çünku insanın ka\ıtsı/ onceliği. mekânın önkoşulu olmaktan ote. kendisi dışında ne \arsa tumunu eklentheçe\irmiştir bu- rada. Bu ise Gunal'ın butun re- simlerine damgasını \uran gizli bir alegori>e işaret eder: Tek ba- şına insani)et, anıtsal olmanın >e- terli gmencesidir". Gunal ın resımlenne bir butun olarak baktığımızda kolavca tark edılen bir başka noktava dıkkat (,ekı>or Mehmet Erguven "Sanatçının inandığı doğrulara hizmet etmediği surece. deneme- ~ " ~ ^ >enerede>sehiç\er\okturbura- da, araştırma. "bellı' bir hedefe doğru atı- lan.uijm degilse. ka\ ıp hanesine\a/ılmak zorundadır. Bu nedenle. orgerisel hir sü- tunu tenısil eden bu yapıtlar arasında sı- radışı bir ornekle karşılaşmak epev gıiç, anıa o olçudeonemlidir bi/im için; zira şa- şırtıcı bir olgu\a tanık oluruz sonuçta: Gunal'ın obur yuzu \oktur". Neşet Gunal ıse "Ben uzun\ıllar\ete- neğimi, kişiliğimi sorguladığımda gor- dum ki akılcı \anim, \apıcı >anım daha guçlu" derken renkçı toşkul'ara açık ol- madıgını belırtıvor "Enrenkçiolmakis- tediğim zaman bile rengin kendiliğinden >apının arkasına itildiğini goru>ordum. Bu nedenle desen'i \apıcı. kurucu oğe. renk ideyardımcıolarakbenimsedim'". NeşetGunal'ın >0 vıl sergısı Sekım - 6 kasım tarıhlerı arasında ızlenebılır NEŞET GÜNAL Neşet Gunal bir arz-ı hal uslubu>la duzenlıyor >uzlerı Vakarmadan \e bir şe>lerı suçlar gıbı bakıvorlar ınsana Anlamışlar sankı bızım anlamak ıstemedıklenmızı V'e gozleri) le e\ len arasında uzanan toprakta Ak dıkenlerı yeşermış tek bıtkılen Bılerek duyarak etlerınde basıyorlardunvaya Çocuklardan yaşlılara bir erınç karşıtı gıbı Çoğalan yuzlerle çıkıyor karşımıza Ve adamlar sankı ellerıne donuşmuş yuzlerı Bir du\ar dıbınde sıralanmış yanyana Buyuyor durmaksızın gormedığımız gozlerı O çağsız gorunuşlu vıran yapılarda Bir yanıt gıbı devınıyor ellerı \e çocuklar oyun dışı kalmış gıbı huzunlerı Buyuyorlar sereserpe çorak topraklar boyunca LzuNor ayaklanndan gozlerıne bir toprak sennlığı Urkmuş ya da ısınmak ıster gıbı bakışlarıyla V'e bomboş evlennın dışında bir ana gıbı Sığınmış ıkı kardeş bir korkuluğa Sıtmalı karnı bekleyen ı\ uçlarıyla Tek sevıncı tarla donuşlerı Coeuklar dalgın suskun nınelennın yanında Tanıyorlar şımdıden olulerını Ve çocuklar yan çıplak yıkıntılar arasında Umarsız babalan bir kaya kovuğundan e\len Ve hıç alınmamış oyuncaklanyla Uzanmış analanna bir şeyden kaçar gıbı Nedense onlan ansıtıyor ko\ uklarda Teneke saksılarda buyuyen çıçeklerı Neşet Gunal topraktan ayıklıyor renklennı Karıyor toprağın devamı gıbı o ınsanlarda Yokluklar acılar ıçınden yeşeren yaşama sevıncını Ve sankı ılk bakışta bir dılım ekmek uğruna Ve sankı tek tutkusu bir lokma ekmeğı Duşler gıbı gozuken bu eller bu ayaklarda Oysa nasıl da aşıyor yuzlerı Ve nıce sevdalar yatıyor bir lokmanın ardında Toprakta yankılanan bir maya gıbı huzunlerı Bir hoyrat bir aydost ağzıyla Bakıyorlar ve yumuyorlar gozlennı TURGAY GÖNE1\Ç Neşe,yaratıcılık ve değişnn arayışmda bir miizisyen MEHMET ULIĞ Geleneksel ıle çağda^ cazın buluşma noktasinda yer alan Chico Freeman. saksofoncu olan babası Von Freeman'den gelen caz geleneğım gençlık > ıl- lannda katıldığı \ ACVI ( Assocıatıon for the \d- vancement forCreatıve Musıcıans-Yaratıcı Viuzığı Destekleme Bırlığı) adlı kuruluşun v aratıcı çabala- rıvla bırleştırmış birmuzisvendır Chıcagolu muzis- ven bir aılenın oğlu olarak 1949 \ ılında dunv ava ge- İen Freeman burs alarak başladığı Nortuestern Lnıversıtesı Viatematık Bolumu'nden muzıkbolu- mune geçerek trompet pıv ano v e saksofon uzenne ıhtısas vapmıştır Mezunıvetınden sonra Chıca- go'nun çe^ıtlı kuluplerınde ağırlıkh olarak caz çal- Chîco Freeman "Braınstorm* toplukıyuvla bu akşaın CRR'de. rağmen rhvthm&blues ve funk toplulukla- rı\ la da çalı^tı Bu sıralar eşlık ettığı unlu topluluk- lar arasında The Temptations, Four Tops. Jackie \\ilson, Isley Brothers ve Eurythmics gıbı ısımler savılabıhr ]9'7 6 v ılında Neu \ork a taşınan sanat- çı 76-80 vılları arasında El\in Jones. Sun Ra, Don Pullen. Sam Ri\ers ve Jaek DeJohnette gıbı ısımle- re e^lık etmenın v anı sira Jeanne Lee, Mickey Bass. JohnStubblefieldveCecilMcBeegıbı ısımlerleçal- uı 1980 vılından ıtıbaren kendı lıderlığı altındakı topluluklarla çalışmalar \apmava başlavan Fre- eman aynı sıralarda ArtEnsembleofChicago'nun dav ulcusu Don Moje ıle bırlıkte v ıldız cazcılardan oluşan 'The Leaders' adlı topluluğu kurdu Sakso- fonda \rthur Bhthe trompette Lester Bov*ie bas- ta Cecıl \lcbee ve pıvanoda Kirk Lightsey nın ka- tılımıvla tamamlanan "The Le- aders" çok kısa zamanda unlene- rek Avrupa ve Japon>a"da konser- ler vermeve başladı Kendı lıder- lıklen altında toplulukları bulunan bu v ıldız sanatçılann bir aray a gel- mektekı zorluğuna rağmen toplu- luk halen bırlıkte çalısmalarını surdurmekte Chıco Freeman tenor saksotonda ustalaşmasına rağmen flut soprano saksofon v e bas klarnetı de bu- \uk bir ustalıkla çalabılen veteneklı bir muzısven olarak tanınır Caz muzığının klasık ve çağdaş vo- rumunu avnı ustalıkla lera edebılen sanatçı avnca Latın Afrıka ve Brezıl>a muzıklerıvle son derece aşına olup Tito Puente, Vlachito, IrakereCelia Cruz ve Nana Vasconcelos gıbı bu muzık turlennın en onemli ustalarıvla detalarca bırlıkte çalmış ve ka- v ıtlar vapmıştır Coltraneden etkılenmekle bırlıkte kendı se» ve tonunuvakalav an sanatçı neşe varatıcılık vesurek- lı değışım aravışında bir muzısvendır Chıco Fre- eman ın son \ıllarda bırlıkte çalı^tığı \e Istanbul a getırdığı "Braınstorm" adlı topluluğu da Freeman'ın eklekt!kmuzıkalportresinınbır\ansımasi Cazmu- zığını çıkış noktası alan bu topluluk funk rock tu- ^ıon ve blues gıbı muzık turlerının bir sentezınt ıc- la edıyor Braınstorm ıle bırlıkte 1991 yılında 1 Moskova Laz Festıvalı nde çalarak buvuk sukse \apan Fre- eman bu tarıhten sonra topluluğunu Avrupa nın bırçok festıvalının vanı sıra Japonva vadagoturdu Bu ak^am saat 21 30 da Cemal Reşıt Rev Konser ^alonu'nda gerçekle^ecek olan Istanbul konserın- Je Freeman e pıvanoda DelmarBrown,gıtarda Bill \\Tıite, v urmalı çalgılarda Norman Hedman.basta- Calvin Jones ve davulda Rickv Sebastian eşlık edecekler John Surman'dan farklı bir dörtlüyle doğaçlamalar... Akbank6 Lluslararası Caz Festıvdlfnın Cemal Reşit Re> etabı bugun saat 18 30'da John Surman Quartetkonserı ıle startalıvor The Bntısh Coun- cıl da her _v ıl olduğu gıbı bu > ıl da Akbank Ulus- lararaM Caz Festıvalı ne Brıtanvadanbırrenk kat- mava devam edıyor Bundan once lstanbul a ıkı kez gelen John Sur- man. bu kez farklı bir dortluvle Tstanbul da Bu konserlerde barıton soprano saksofon ve bas klarnette ızle- yeceğımız John Surman a pı- yano ve vokalde Karin Krog. basta Chris Laurance ve da- v ulda John Marshall eşlık ede- cektır 1944 yılında Ingılterede dunyaya gelen John Surman ^O'l'ı ve 80"lı yıllarda cazın ufuklannı genışleterek bu mu- zığı \vrupa va taşıvan John McLauhglin,Jan Garbarek \ c Davc Hollandyıbı oncu muzıs- yenlenn arasında anılmaktadır Sopranodan barıtona kadar saksoton aılesının tum enstru- manlarını çalan John Surman ozellıkle barıton saksotonun en onemli bırkaç ısmınden bı- nkabuledılmektedır Surman muzık teknolojısındekı gelış- melen de vakından takıp ede- rek elektronık aletlen muzığın- de kullanmış ve bu alanda da onculuk etmış bir sanatçıdır John Surman. şohretı 1960"lann başlarında, hâlâ oğ- rencı olduğu v ıllarda katıldığı Mike \\estbrook Concert Band'de barıton saksotonda sergıledığı genış ton spektrumu ve kıvraklıgıvla yakaladı 1968 y ılında ıse bu topluluğun daımı muzısvenı ol- mayı bıraktığında Kenn\ \\heeler ve Tony O\- le>" nın yanında RonnieScott ındokuzparçalıkor- kestrasında da ver alıyordu Surman 1968 de Montreu\ Festıvalı nın en ı\ı enstrumantalıstı de seçıldıkten sonra 1968-1969 vıllannda dortluden sekızlıve değişen ve Mike Osborne, Harn Miller ve Alan Jackson ın çekır- degını ooluşturduğu topluluklara lıderlık ettı \le- xis Korner'ın New Church adlı topluluğunda da ver aldı bu vıliarda • Banton, soprano saksofon \ e bas klarnette ızle>eceğımız John Surman'a pıyano \e vokalde Kann Krog, basta Chrıs Laurance ve da\ ulda John Marshall eşlık edecek Ozellıkle bu donemde, çalış stılındekı enerjı ve coşku. yaratıcı ve ozgun sound'uyla kaynaşınca, John Surman hem krıtıkler hem de muzıkseverler tarafından olumlu eleştırıler almaya başladı Za- man zaman Eric Dolphj ve John Coltrane ıle kar- şilaştırıldığı bıleoldu Âncakyınede Ingıltere'de, John Surman'ın yaptığı muzık gıbı. tıcan kaygı- lardan uzak bıryaklaşımla para kazanması olduk- ça zordu Bu yuzden de Ingıltere'den aynlarak Bar- re Philips ve Stu Martin ıle bırlıkte. efsanevı uç- lusunu kurdu Bu uçlu, Sur- man"ın caz dunyasındakı etkı- sını perçınleyen topluluk ola- rak goze battı Uzun v e gev şek doğaçlamalara olanak tanıyan hacımlı muzıklen, Surman'ın barıton saksofonun yanı sıra bas klarnet ve soprano sakso- fonda da kendini gostermesıne olanak tanıdı Bu uçluyle ABD'de turnedeyken Jack De- Johnette ıle tanıştı v e Miles Da- vies ıle bir kay ıt gerçekleştırme şansını da kıl payı kaçırdı 1973 y ılında SOS adında bir başka kuvvetlı uçlu kurdu Bu topluluk alto saksofonda de- borne ve tenor saksofonda Alan SkkJmore'dan oluşuyor- du SOS Surman'ınelektronık enstrumanlarla deneyler yap- masına olanak tanıyan uçlu olarak anıldı 1980'lerde John Surman, Gil E\an's British Orchestra'da yer almanın yanı sıra, Bill Fri- esel ve Paul Motian ıie bırlıkte Paul Ble\ Quartet'de de >er al- dı Bu vıliarda The Brass Project ve Jack DeJoh- nette ıle yaptığı ıkılılervedığerprojelen arasında sayılmaktadır John Surman, bugun hâlâ vatanı Ingıltere'de pek tanınmamakla bırlıkte. caz çevrelennde Jack De- Johnette ve Karin Krog gıbı kalburustu ısımlerle y aptığı çalışmalarla, Gil Evan'sOrchestra ıle olan bırlıktelığı ve The Trıo. SOS ve Brasa Project gı- bı proıelerı ıle anılmakta ve caz tanhınde kendıne haklı bir ver edınmış sıkı bir muzısyen olarak ta- nınmaktadır Istanbul'da ızleyeceğımız dortlusunun de John Surman'ın doğaçlama ev renınden kesıtler sergıle- veceSını zannedıvorum Altın Koza'da Büyük Jüri belirlendi 4D\NA(Cumhuri\et Gune\ İlleri Burosu)- 10 Altın Koza kultur ve Sanat Festıvalı dun duzen- lenentorenle başladı Fes- tıvalın Lzun Metrajlı Fılnı \arışması Buyuk Junsi de oluşturuldu Altın Koza Kultur ve Sanat Festtvalfnın başla- ması dolayisivla dun sa- bah saat 10 00'da Ataturk Parkfndakı Ataturk Anı- tı'na çelek konularak sa\- gı duru^unda bulunuidu Torene Adana ValiM Oğuz Kağan Koksal Ana- kent Beledıve Başkanı A>- taç Durak. Koza A S ^ o- netım Kurulıı Başkanı Mehmet Ali Dağtaş ıle dı- ğer yetkılıler katılırken vurttaşlar pek ılgı goster- medı Valı Koksal ve Baş- kan Durak torenden SOP- ra festıval etkınlıklennın onemli bir bolumunu ger- çekleştıreceğı Mımar Sı- nan Açık Ffava Tıyatro- su'na gıderek son hazırlık- lan ızledıler Bu arada. 10 Altın Ko- za Kultur ve Sanat Festna- lı kapsamında duzenlenen Lzun Metrajlı Fılm \ans- ması Buvuk Jurısı belir- lendi Festıval Koordınas- vonMerkezı ndenyapılan açıklamava gore Buyuk lurı Prof. Dr. l nsal Ös- ka>. Nejat Gokçe. Fusun Demirel, Mahmut Heki- moğlu. Furuzan, Abdur- rahman Keskiner ve Ali Hakan dan oluştu Festıval kapsamında dun Gallerıa Sınema Fu- ayesı nde Aslan Ba\ır'ın "\ orukler" konulu totoğ- raf sergısı aııldı Gecede Nukhet Duru Mımar Sı- nan Kultur Parkı Açık Ha- va Tı>atrosu'nda testıva- lın ılk konserını verdı Altın Koza Kuitur \e Sanat Festıvalı nde bueun 1" 00 de "Çukuro\a Do- ğası \e Kullanımı" konulu panel uerçekleştırılecek Panele^ Pro». Dr. Ataba> Duzenli, Dr.Cune\tİnanç, Prof. Dr. Ni\azi Tanmer, Prof. Dr. TamerGok. Prof. Dr. Bahri Çelik. Dr. Talat Bahçebaşı v e Berna Çan- ga konuşmau olarak ka- tılacak Saat 21 00'de Mı- mar Sınan Açık Hava Tı- yatrosu'nda Hul>a A\şar bir konser veıecek Frankfurt Kitap Fuan'nm büyük ödülü Llosa'nm GLRHAMÇK.\\ Alınanya nınenonemlıedebıvatodullerınden Alman kıtabevlennın Barışı Odulıı (Frıedenspreis de Deutst- henBuchhandels) buy ıl Perulu vazar ManoVargasLlo- sa'nın 105 ulkeden 6608 vavıncının katıldığı ve I i i 000 m2 genışlığınde bir alanı kaplavan tuarın k.onuk ulkesı Irlanda Llosa yaodulu geçenhattasonuvapılantoren- levenldı Bovlelıkle Perulu vazarın son ıkı kıtabı odul- lendırılmışoldu Bunlardanılk "Making\Vawes"(Dal- ga \apma) Deneme ve k'tap tanıtına vazılannda'i olu- şan bu çahşmasinda Llosa. yaşamın son 30 vılındakı polıtık ve yazınsal konuları ışlıyor bırçok soru- ya yanıt bulmaya ça- lışıyor Otekı vapıtı "Death in the An- des" (And Dagkı- rı'nda Olum), adı geçen bolgedekı (polıtık) kaybolma- larlaılgılıbırroman tsveç gazetesi Da- gensHyheter'ın kul- tur bolumunde 5 ekım cumartesi gunıı Llosa v ı tanıtan bir yazı yavımlayan Orhan Paıııuk. bu kıtapla ılgılı >u goruşu belırtıvor "Bir kompozisvonolarak Death ın the Andes . dile getirdiği irrasvonellige karşı bağışıklık kazanmış durumda. Bir dedektif romanıv la, /alinı- liğin gizli koklerine değinen irrasvonel atmosferin karışımı. \eni bir \a/msal biçim \aratma\a vetmi- >or. \ine de genel olarak bu vapıt. tipik bir Mario Vargas Llosa kitabı: Zaman zaman kafa karıştırsa da her şe> denetim altında >e butun sesler bir orkest- radaki gibi duzenli. Romanın guzelliği \e gucu. çok sıkı ve i>i vapımlı kompozisyonda >atı\or." 6 Sakın Arkana Bakma' nın çekimleri başladı Kultur Servisi - "Bir Kuçuk Bulut". "Donersen Islık Çal', 'IşıklarSo'nnıesin' adlı tılmlerın senaıvo vazarlı- ğınıyapan CemalŞan'ınvonettığı "Sakın ArkanaBak- ma' adlı fılmın çekımlenne başlandı 1994 yılında Fıda Fılm-Antrakt Dergısı Fılm Ovku- su Yarişmasf nda odul alan Ferda(Kına\)^an ın ovku- sunde Halil Ergun, Fikret Kuşkan. A\la Algan. Mende- res Samancılar. Guler Okten, Zafer Aİgoz. N u\ it Ozdoğ- ru, Nurettin Şen, Cengiz Sezici, Fuat Onan, Macit Son- kan, Ulku L Iker. Nazan Kırılmış, Soner Gunda>. Erdinç Bora ve Cihan Dirlik başlıca rollerı pav İj^ıvorlar Gorunru yonetmenlığını A>tekin Çakmakçı nın sa- nat yonetmenlığını Cengiz \ uzsever ın vapımcılığını Arzu Fılm adına Ferdi Eğilmez'ın ustlendığı Balat Fe- ner. Uskudar. Tophane ve Istıklal Caddesi nde çekıle- cek fılmdeyaşananacılara aldatmalara kı^isel ınatla- ra, şıddete ınceduvarlılıklarapnm vernıevenanlavı^a, yalana kaosa ve tızıksel. ruhsal vok etmelere dırene- mevıp kurtuluş çaresını 'kendi isteğivle vurumevi. ko- nuşmavı reddetmekte bulan' bir geneın Ali nın hıka- yesı anlatılıyor TOBAV Sanat Egitim Merkezi açılıyor Kultur Servisi - Kurulduğu 1982 vılından bu yana ulusal ve uluslararası bırçok sanat etkınlığıne onculuk eden TOBAV (Devlet Tıyatroları Opera ve Balesı Vak- fı), 20 ekımde TOBAV Sanat Merkezi nı sanatsever- lenn hızmetıne sunacak Ankara Akay caddesınde açılacak sanat merkezınde TOBAV gençlerleçalışmavı sıırdurecek Tıvatroovun- cularına yaratıcı ovunculukderslerı verılerek isteyenle- nn tıvatro eğıtımcisi olarak vetışebılmelerıne olanak sağlamay ı hedefleven TOBAV,'Sanata E\et' Sanat Mer- kezi ulusal ve uluslararası alanda semınerler duzenle- jecek. oyun uretımı çalışmalan yapat-ak Daha once 110 olan oğrencı kapasitesı vukseltılerek sanat eğıtımının buluşmasi gereken toplumun çocuk genç, yetışkın anne, baba oğretmen gıbı roller ustlen- mış kesıtlerıne ulaşmayı hedeflev en TOBAV Sanat Merkezi. sanatın ve sanatçının gelışımını dunvadakı orneklerle karşılaştırmalı olarak ele almayı amaçlıyor 10 vaş ve ustundekı sanatseverlerle bulu^acak olan sa- nat merkezi bunvesınde oluşturulan studvoda çalışmalar 2"şer ve 3'er saatlık surelerde hatta \\\ ve hatta sonun- dagerçekleştınlecek \'etışkınlerı hedefleven "Da\ranış \e Iletişim Atölyesi'nın de bulunaı.ağı TOBAV Sanat Merkezi nınçalışmalarına katılmak ısteyenler TOBAV Genel Merkezi ne başvurabılecekleı
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle