03 Temmuz 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 2EKİM 1996 ÇARŞAMBA HABERLER Soysal, görüştüğü Genelkurmay Başkanı Karadayı'nın yaklaşımını Cumhuriyet'e açıkladı 'Kötii gftdisi Mecüs durdıırsıın'ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) - Türk Silahlı Kuvvetleri'ndekı (TSK) üst düzey komutanların. RE- FAHYOL hükümetının köktendınci uvgulamalarınm hızlandığı dönemden ıtıbaren vaptıkları uyarılar. hü- kümeiin parlamentodj demokratik yömemierledüsü- rülmesı yönünde mesajlara döniiştü. Komutanların. DYP'de dolaylı yollardan20'yeya- kın milletvekılıvle lemasa aeçrıkJen öğrenılırken. Başbakan Necmettin Erbakan da. askerlerin yer al- diğı her törende demokratık-laık rejını uvarılamla karşılaştı. Askerı yetkililerın. hükümete vönelık gö- rüşlerinı ilettıkleri DSP ürup Başkamekılı Miimtaz Soysal. Genelkurınav Başkanı Orgeneral İsmail Hak- kı Karadayının son uyanlan ıçın. "'Herkes vazifesi- ni yapsın diyoriar. İlla biz mi bu gidişi durduralım. bu- mıvapacak başka >erlerolmaüdenivor*değerlendır- mesinı yaptı. Genelkurmay Başkanı \e ku\ \et ko- mutanları. diin TBMM'nin açılıs törenıne katıl- madan önce Genelkurmay 'da bır araya geldiler. Türk Sılahlı Kıı\\et]en'ndeki üst düzey komutan- ların RP'lı koalisyonayönelıkrejımkaygıiarını ılkdi- le getırdıklerı dönem. REFAHYOL hükümetının an- ti-laık kadrolasmaya gıtmesi \e bazı bakankırın dinı yönetimşeklineyönelıkmesajlarvermelennın ardın- dan. 30 AğustosZaterBa\ramrnarastladı. Genelkur- may Başkanı Orgeneral Karaday ı. sohbet ertığı gaze- tecilere. Iran'da şerıatçı Humeyni yönetımıne nasıl adım adım gidildığını anlatırken. bu ülkeden kaçan bir komutanın şu açıklamalanna dıkkat çekmışti: "Devamlı bir çiçeğe bakarsanı/ o çiçeğin büyüdü- ğünii göremezsiniz. Bir giiliin nasıl açtığını bile fark edemezsiniz. Biz onların her gün hiç fark etmeden a- ma \a\aş yavaş. santim santim sanki >eni bir şev ol- muyormuş gibi getirdikleri. ortaya kovduklan dini şev leri halkımızın temizduy gulandivedüşündük. Hiç sonuçta bö> lesine bir durumla karşılaşacağımızı tah- min etmedik. Ama dini ve rnasıını istekler gibi görü- nen şe>Ier irtkanm ta kendişi) miş." Karadaşı. aynı sohbette. İran'dan kaçan komutan- la dıyaloğunu şöyle anlattı: "Komutan bo> lesine tarifedince.Deırıek kı Mzgö- revmızı uıpmamıssınız'dedim.Ardındandasordum. •Pekı Humeynı ıçın Tahran'da 500 bııı kisiy le mıting yapılnıava başlandığındada ını fark etmedmız'.'" Ko- mutanınverdiğiocevap hiçbir zaman kulaklarımdan silinmedi. Bana şöyle dedi: Sayın general fark ettik •farkettık. ama iş ışten geçmiştı." Basbakan Erbakan. Zafer Haftasi kutlamalan ne- denıv le katıldığı her askerı törende. üst düzey komu- tanların laik rejım uvarıları> la karsılasnuştı.K.ara Harp Okulu'nda düzenlenen törende. okul komuta- nının. "laikliğin. tüm ilkelerin ve çağdaşlaşmanın te- mel taşı olduğu" yönündeki uyarılarma kan>ılık. dö- nem bırıncısi teğmenlerin. -bu ilkenin kesinlikle ko- runacağı" vönünde söz vermelerı nedenıyle. proto- kolün önünde ordu arasında bir "rejim diyaloğu" oluş- tu. Orgenera! Karadavı. Çin'in ulusal günü nedenıv- le öncekı gün katıldığı resepsıvonda. hiikümet uvgu- lamalarına ilişkin kaygilarını DSP Grup Baskanvekı- lı Miimtaz Soysal'a iletti. Karadavı. "Türkive'dedu- racak zaman değil. Afganistan anlamlı örnektir. İşler kötü gidiyor. Gidiş kötü. Partiler bunun bilincinde mi acaba?'"sözleriyle. hükümetin demokratik yollardan dü^ürülmesi gerektiğine iliskın göriislerinı açıkça ıfa- deettı. Karadav ı'nm mesaılarını.parlaınentodaalter- natıfhiikümetaraviîları ıçın çalışan So\sal'a ıletıne- •»ı dikkat çekti. Kara. Hava ve Deııız harp okullannda öncekı gün gerçeklestırılen yeni öğretım v ılını açis töreıılennede. planlı olarak özel anlam yüklendı. Hava Harp Oku- lu'nda. tören gerçekleştmlen konferans salonuna. Atatiirk'ün. "İyibilinizki.TürkiveCumhuriyeti.şeyh- ler.derv işler. miiritler. meczuplar ülkesi olmayacaktır" sözlerını ıçeren büyük bırpankaıt asıldı. Harp okul- lannda ılk okutulan dersın "laiklik" olnıası ve okul komutanlarının bu vönde konuşmalara ağırlık \er- mesi dikkat çektı. Deniz Kuv vetlerı Konıutanı Oramiral Güven Erka- ya. Deniz Harp Okulu'nda veni öğretım vılmııı açı- lı^ı nedenivledüzenlenen törenegönderdığı mesajda. laık. demokratik \e sosval hukuk devletme vonelik tehdıtler olması durumunda "anavasal kuruluşların~ dev reve gırmesi gerektiğinı kavdettı \ e >ıv ıl anava>al kuruluşların vanı sıra Türk Silahlı Ku\ vetleri'ınn de "avnı derecede uvanık olacağını" bıldırdı. 'Meclis'i kıpırdatacak mesaj' Soysal. kendisiyle görüşen Karadav ı'nm. resepsi- vondakı.sözlerinm içeriğı veanlamını. Cumhurivet'e şöyledeğerlendırdı: "Btnbunu Meclis'ikıpırdatnıak bakımından önemli görüyorum. "Herke.s vazıfeüinı yapsın' divorlar. Antidemokratik birşey olarak gör- memek lazım. İlla biz mi bu gidişi durduralım? Bu- nu yapacak başka yerler olmalı'denhor. rktidar ko- nusunda daha iddialı göziikmemiz lazım. l>\ P'den kavmalar var. Sol içinde de hareketlenmeler olabilir. DSP bü> ümeye yönelebiJir. CHP'den ka\ malar olabi- lir. D^ P \e ANAP'taki harekerlenmelerden sayısal bir çöziim çıkabilir. DYP'den kopanlarbu parîiyi nasıl ku- ruyorlar. grup kurabilecekler mi? Bunlar önemli. D\ P'deki nareketlilik önemli. Bunun devamlı olması da gerekmez. Bir grup aynlır. hiikümet kurulur. son- ra dönebilirler." Soysal. "hükümetin ömrü'7 ıle ılgıli soruya da. " Hükümetinömriinü çok uzun görmüyorum. İçten ve dıştan (ok üfleyenler oldu. Bunlar rüzgara dönüşebi- lir" yanıtını \erdı. Mülehekilleriyle temas TSK'dekı üst düzey komutanların. dolavlı yollar- dan D^•P'deki rahat.siz milletvekıllenyle temasa geç- tıkleri öğrenıldi. Hükümettekı laiklik karşıtı kadrolaş- ma ve RP'li bakanların rejimin temel niteliklennı tar- tışmaya açmayı amaçlavan çıkışlarından duyduklan rahatsizlığı mılletvekıllenne ıleîen komutanların. hü- kümetin düşürülmesı ıçin gereklı olan sandalyenin ancak D\P'den çıkabıleceğıne dikkat çekerek. olası birgen>oruya destek \erilme.sı imasında bulunduk- ları belırtildi. \\ AP-RP koalısyonu ıçin pazarlıklar sürerken ko- mutanlar tarafından uyanldığı ortaya çıkan \e bunun üzerine ANAYOL görü^melerıne yenıden başlavan ANAPIıderi MesufYılmaz da. "demokratik tasfıj'e- nin gerekliliğine" ışaret ederek dikkat çektı. Çiller'in bürokratına songu • AıNK.\RA(Cumhuri>et Bürosu) - "Mercedes kaçakçılığı" suçundan ağır ceza mahkeme.sinde yargılanan Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Recep Özcan. mahkemede ifade verecek. Ankara 1. AgırCeza Mahkemesi. Özcan'm adresinin >aptanıp ifade vermek üzere duruşmaya gelmesı ıçın Ankara Emniyet Müdürlüğüne vazı gönderdi, Aynı zamanda DYPGenel Başkanı. Başbakan Vardımcisi \e Dışişleri Bakanı Tansiı Çiller'in de eski av ukatı olan Özcan'm. NlSsayıh Kaçakçılıgın Menı \e Takibine Daır ^'a>a'nın 27 2-4 maddesine göre 8-12 yılı arasında ağır hapsi isteniyor. 'Papağan krizi' açıklaması • A M V A R . A ( A A ) - C H P Genel Sekreterı Adnan Keskin. bir gazetede yer alan "CHP'de papağan krizi" baslıklı İıabere ilişkiıı yazılı açıkljnıa.sında. sunları kaydettı: "27 Eylül l l W6'da Kanal 6'da canlı vayımlanaıı "Ceviz Kabuğu programında aramızda geçen tartışmada. Sayın Karayalçın'a ileri .sürüldüğü şekılîle tııtap etmedigım, programın bu bölümünün bant çözünıünde ve ilgilı gazetenin Ankara temsilcisine gönderdığimız görüntü kayıtlannda da açik şekilde görülmektedir. Tartışmanın bu bölümünün. kamuoyuna yanlış yansıtıîması. ne yazık kı gereksiz ve ters yorumlara neden olmuştur." Gül'den Ağan'a suçlama • ANKAR.A (Cumhuriyet Bürosu)-Başbakan Necmettin Erbakan'ın Türkiye'nin gelişım yönünü Doğu'ya çevirmeyi hedetleyen dış gezilerı nedeniyle kabinede oluşan çatlak. muhalefet partilerınin de protestosuv la bunalıma dönüştü. "Ticaretın dıplornasinin önüne aeçtıSını " savunan RP'h Dev lef Bakanı Abdullah Güî. Erbakan'm temasları nedenıvle istifa noktasına gelen Içışleri Bakanı Mehmet Ağar'a isım vermeden tepkı göbterdi. Çelik'e îstîfa çağrısı • DENİZLİ (Cumhuriyet) -CHP Genel Sekreterı Adnan Keskin. dün Denizli'de düzenlediğı basın toplantısında Çalışma ve Sosyal Güvenlık Bakanı Necati Çelik'ın. "Atatürk ve laiklik adına söz edenlerin yüzüne tükürün" sözlenne sert tepki göstererek "Bakanlıktan derhal istifa ederek çekıp gıtmelıdir" dedi. Atatürkçü Düşünce Derneğı de Necatı Çelık'ı sert bir dılle eleştirdı DÜZELTME Gazetemızın diinkii say?- smda haberı altıncı şavfada yeralan "DüşüneeyeÖzgür- lük" davası sanıklarımn fo- toğrafı. yanlışlıkla dördüncü sayfadaki "\t \lart Katlı- amı") la ılgıli haberdo kulla- nılnııştır. Düzeltir. özürdıie- riz. TBB'den türbanlı yargıca tepld •Türkiye Barolar Birliği'nden yapılan açıklamada. Hâkimler ve Savcılar Yiiksek Kurulu'ndan saklanan türbanlı kadın yargıçlar Emine Uçar \e Hiilya Gerçeker'in rapor olav ı eleştirilerek bu durumun adalete olan güveni sarstığı belirtildi \e suçluların cezalandınlması istendi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Türkiye Barolar Birliği (TBB). Adalet Bakanlıgf nda. yargı tarihınde ılk kez kürsüde görev yapma olanağı tanınan riirbanlı kadın yargıçlar konusunda ortaya çıkan skandalı kınayarak. suçluların cezalandırılınastnı ıstedı. TBB'ce dün yapılan yazılı açıklamada. türbanla staja gelmelerı nedeniyle mesleğe kabulleri Hâkimler ve Savcılar bırakılan Emine Lçar ve Hülya Gerçekler hakkındaki olumsuz görüşün v üksek kuruldan saklanması sert bir dille eleştirilerek. bu durumun adalete olan güveni sarstığı kaydedildi. >'üksek Kurulu (HSYK) takdirine HSYK'nin baöımsız bir Erbakan: Güvenoyu sayımız 281'dir ANKARA (Cumhurivet Bürosu) - REFAHYOL luiküırietıne kar» alternatıf"hiikümet seçeneğı oluşturıııa arayıslurı sürerken Başbakan Necmettin Erbakan. ANAP'tan isritb eden Dıyarbukır Millenekıh \bdû«câdir' 'AİBİı'nun partılerine katıldığı grup toplantısında. muhalefet partılerine ıneydan okudu. Erbakan. "Hükümetimiz 278 ovla giivenoyu alnııştı. Şimdigüvenoyu rakamı28reçıktı" dedi Erbakan. "ANAP bizinı ağacımı/ın bir dalıdır. İçimi/c bir nehirgeliyor. Hepsinin toplanacağı \er RP'dir. Özal bu "miilıyetçı sol' sö/ünü duysa ne yaparidı. çok iyi biliyorum~ sözlerıv le de ANAP yönetımıni elestırdı. TBMM'nin veni yasama yılına baslaması nedenıv le toplanan RP grubu. "transferşovu" ile açıldı. Avakta alkislar arasında kürsüve çıkan Başbakan Erbakan. ANAP'tan istifa eden Abdülkadir Aksu ıle Diyarbakır'a baölı bazı ılçeve beldelerin ANAP'lı belediye başkanları ve belediye meclisi üyelennın partilerine katıldığını açıkladı. Erbakan. "Önce besmele ile rozet sonra pozlanmu" dıyerek yenı partılilerıyle "rozet takma ve RP selanıı" pozları verdi. Aksu. yaptıgı kısa konusmada. ANAP'mÖzal çizgisınden çıktığım, uzlaşma misyonunu terk ettıginı. "ne olduğu belli olmavan 'mıllivetçi sol' diye bir misyonu telaffu/ etmeye başladıyım" söv ledi. Ak>u. "\kıl \e tecrübenin doruklannda bir genel başkanın yönettiği bu çatıya geldim. Büyiik Türkiye'nin buluşma yeri olarak RP'yi görüyorum" dedi. KcdemlVdenlaiklik mesajı TBMM Başkanı Mustafa Kalemli: Laik, demokratik cumhuriyetı korumak için üzerime düşeni yapıyorum A.NK.\R\ (Cumhuriyet Bürosu) - TBMM Baskanı Mustafa Kalemli. yenı yasama yılını "laiklik" mesajıyla açtı. Görcve geldiği günden bu yana tüm uygulama ve kararlannda laik- demokratik cumhuriyetten yana tavıraldıgını kaydeden Kalemli, "Ben şimdive kadar bu değerleri korumak için üzerime düşen görev i vaptım, yapmavadadfvam edeceğiııı'* dedi. Kalemli. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı'mn. w TürkKe"nin kötüye gHtiğj" yönündeki açıklaması ile ılgıli yorum yapmaktan kaçmırken. "Bu sonınun muhatabı Karadayıdır" demekle yetindi. TBMM Başkanı Kalemli, TBMM'nin veni yasama yılının baslaması nedeniyle düzenlediği basın toplantısında, Meclıs'in geçen yıiki çalışrnalan hakkında bilgı verirken. ileriye dönük projeieri de aktardı. TBMM'ye çağdaş bir görünüm kazandırmak için bir dizi projenin yasama ge<;irileceğini kaydeden Kalemli. ''ÖrneşnlVIeclfe'in hâlâ bir arşiv binası yok. Bazı arşiv bilgjleri kavbokiu, çok sayıda senato karan SEKA'va gönderildi" dedi. Kalemli. bu nedenle milletvekilleri için veni bir haikla ilişkiler binası yapılacağını. eski binanın ise arşiv ve komisyonlara Kalemli, Org. Karadayı'nın sözlerini yorumlamadı. ayrılacagını bildirdi. TBMM Genel Kurul Salonu'nun yeniden düzenlendiğine dikkat çeİcen Kalemli. milletvekili sayısının artması nedeniyle veni milletvekili lojmanı yapılacağını vurguladı. Kalemli. bir gazetecinin hükümetin lojmanlan satma karannı anırnsatması üzerine de. "TB\r\l'nin karan olmadan. hiçbir şey sattlama/. Bunu ve haikla ilişkiler binasını nıasraf olarak da görmüyorum, Eğer miUetvekillerimizin halka hi/mft etmesi istenivorsa. bu hizmet 4 metrekareük odalarda verilemez" dedi. Kalemli, bir gazetecinin, RP'nin antı-laik uygulamalannı anımsatması üzerine de. "Ben laik. demokratik cumhuriyeti korumak için kendi adıma üstüme düşeni yapıyorum. Herkes de kendi üzerine düşeai vapsın" diye konuştu. Kalemli. bir gazetecinin RP millervekillerinden. Meclis'in dün akşam yapılan kokteylinde içki servisi yapılmaması yönünde kendisine bir talep gelip gelmedigi yolundaki sorusuna karşılık olarak "kokteyle herkes davetlidir" demekle yetindi. Kalemli'nin verdiği bilgiye aöre TBMM r nin 20. dönem birinci yasama yılında, ^1 birleşim gerçekleştirildi ve 397 saat 39 dakika çalışıldı. Geçen yıl. TBMM Başkanlığı'na sunulan 233 yasa tasansından 45"i. milletvekillennin verdiği 436 yasa önerisinden 10*u yasaîaştı. Aynı dönemde, "milletvekilleri 322 sözlü. 1265 yazılı soru önergesi. 4 genel görüşme. 9 Meclis soruşturması. 106 Meclis ara^tırması. 1 adet de gensoru önergesi verildi. Genel görüşme önergelerinden 3"ü. Meclis soruşturma önergelerinden 5'i, Meelis araştırması önergelerinden 16'sı kabul edildi, gensoru önergesi ise hükümetin istifası nedeniyle işlemden kaldınldı. "müdürlük" olması gerektiği belirtilen açıklamada. "Olav son derece vahimdir. Âdalet dağıtmakla yükümlü olan, santekârlıkları ortaya çıkanp cezalandıracak olan yargtçlann atannıaları sırasında, dosyalardan evrak yok edilmesi ve atanmalannın bu yolla sağlanması, adalete olan güveni tamamen ortadan kaldırıcı niteliktedir" denıldı. Adalet Bakanlığı'nca başlatılan soruşturmanın kısa zamanda sonuçlandınlarak. suçluların cezalandırtlması ıstenen açıklamada. •*"• "Soruşturmanın selaıtteri açısından. haklarında soruşturma başlatılanlann görevlerine devam etmeleri son derece sakıncalıdır. Bu kişilerin derhal görevden alınmalaruıı bekliyoruz"görüşüne yer verildi. TBB'nin açıklamasinda, Diyarbakır E Tıpi Cezaevi'nde yaşanan ve 11 tutuklunun ölümüyle sonuçlanan olaylann demeçlerle geçiştırilemeyeceğı belırtildi. Olayla ilgili bir soruşturmanın başlatılması gerektiği vurgulanan açıklamada. şöyle denildi: "Olümlerin bazı gardiyan ve görevlilerin. tutuklulara demir sopalaria hücum etmeleri ve başlanna vurmaları sonucu meydana geldiğine ilişkin ciddi iddialar mevcuttur. Hayatı korumakla görev li olanlann. tam tersine adam öldürme olayına karışmaları, hukuk dev leti ilkesinin ağır bir ihlalidir. Bu nedenle iddialann ciddivetle soruşturuunası ve doğru çıkması halinde suçluların gecikmeden adalete teslinı edilmeleri gerekir."* :iddi SIFIR NOKTASIIORAL ÇALIŞLAR Afganistan'da kıyıcı bir islam cı ekibin yönetimi ele geçirme- si, Türkiye'de şeriatla ilgili yük- selen kaygıları iyice arttırdı. Is- lamiyeti tam anlamıyla uygula- mak amacını güttüklerini söy- leyen Taüban örgütü yöneticile- nnın ilkel bir düzenden yana ol- dukları. her geçen uygulama ile daha da netlik kazanıyor. Erkeklere sakal uzatma zo- runluluğunun getirilmesi ve kö- se erkeklerın de takma sakala mecbur bırakılması, ortalama gelışmışlik düzeyine sahip bir insan için bile komık sayılacak saçmalıkta. Türkiye'deki Islam- cıların büyük çoğunluğunun da bu türden uygulamaları hayret- le karşıladığına emınım. Ancak burada bır başka ger- çek daha olduğunu da unut- mamak gerek. Siyası Islamcı- lar. her yerde ıçinde yaşadıkla- rı toplumun en gerı eğ/limlerini temsıl ediyorlar. Bir başka şe- kılde ifade edilırse. onlar top- lumsal gerıliğin primını topla- yarak büyüyorlar. Her ülke İs- lamcısınıngerılıkölçüsü. ıçinde yaşadığı toplumun gelışmışlik düzeyme gore şekıllenıyor. İş, Afganistan pratiğıne gelınce: Sakal ve Türban da Üniforma yasaklar. saç sakal düzeyine kadar düşüyor. Bizdeki İslam- cıların gerilığı de Türkiye düze- yinde. Bizimkıler içki yasağı ko- yuyorlar. ama içki içeni asaca- ğız diyemiyorlar. Kadınlann ör- tünmesi gerektiğinı ikna yoluy- la sağlayacaklarını söylüyoriar. ama kadınlara sokağa çıkma yasağı koyacaklarını iddia et- miyorlar. Bu konudaki ömeklerçoğal- tılabilir. sonuçta ortaya çıkan tablonun özü değişmez: Gerı- lik. Dünyanın her yerındeki is- lamcılar sakala meraklıdır, elle- rinden gelse herkesi sakallı do- laştırmak isterier. Dünyanın her yerindeki islamcılar, kadınlann çahşmasmdan. toplumsal ya- şam ıçinde etkıli olmasından hoşlanmazlar. Kadınları eve kapatıp. erkek- lere hizmet eden ıkıncı sınıf ın- sanlar haline dönüşturmeyı amaçlarlar. Amaç, erkek ege- men ilkel bırdüzen kurmak. Bu nedenle toplumsal açıdan az gelişmış yörelerde daha fazla taraftar bulurlar. En geri ülkeler- de, en ilkel uygulamaları savu- nurlar. Siyasi islamın toplumsal te- melı. geriliğe dayanır. Siyasi is- lama karşı direnebilmenin en sağlam yolu ise demokrasi bı- lincinin, gelişmiş ınsan tipinin yerleştirilebilmesı. Hiçbir de- mokratik ve gelişmiş toplumu şeriat tehdit edemez. Bunun dünyada örneği şımdiye kadar görülmedi. Siyasi islamın egemenliğine düşmüş ülke örneklerını göz- den geçirirsek bu gerçek daha iyi anlaşriır. İran. Afganistan, bir yönüyle Cezayır gıbi siyasi İs- lamı güçlendiren yönetımlerin hepsi halkını ezdı. zorbalığa başvurdu. Bu ülkelerdeki yö- netimler. özgürlüklerı her za- man baş düşman olarak gör- düler ve baskı rejimlerinin en koyusunu denediler. Türkiye'de siyasi islamın yükselış çizgisıni ıziersek aynı gelişmeyı ülkemızde de gözle- yebılınz, Her askerı darbe ve özgürlük düşmanı yönetım. si- yasi İslamın değırmenine su ta- şıdı. Son on yıldırTürkiye'yi kan gölüne çevıren şıddet yanlısı sı- yaset, Islamcıların gücüne güç kattı. Halkı bastıran ve ezen zu- lüm düzenı, şeriata direnebile- cek gelişmiş insanı hedef aldı, halkı karanlığa mahkûm etti. Polis devleti. asıl hedef olarak dirençli ve mücadeleci insanla- rı ezdiği ıçin şeriatın altyapısını dolaylı olarak hazırladı. Baskı- cı rejim, her yönüyie gelişmiş bır toplumu ortadan kaldırma- yı ve engellemeyi hedefledi. Afganistan'daki felaketın ya- rattığı korku ve endişe havası, Türkiye'de bazı çevrelerde ye- nıden demokrasi dışı yöntem- lerı gündeme getirıyor. Özgür- lüklerı askıya alarak siyasi İsla- mın önune geçılebılırmış gibi bır ortam yaratılmak isteniyor. Yaşadığımız bunca deney gös- terıyor ki siyasi islama baskıcı rejımler engel olmuyor. tam ter- sine can verıyor. Siyasi İslamın gelışemedığı yerler; demokratik ülkeler ve demokrasi bilinciyledonanmış toplumlar. Örneğin bugün is- veç'te. siyasi islam veya siyasi Hıristiyanlık bir tehlike teşkil edebilir mi? isveç'teki bir yö- netim. erkekleri zorla sakal bı- rakmaya zorlayabilir mi, kadın- ları eve hapsedebilir mi? Bun- jarı düşünmek bile abes. Ama isvıçre'de, cezaevlerinde çivili sopalarla tutuklular da öldürül- müyor. Askeri darbe kimsenin rüyasına bile girmiyor. Çivili sopalarla tutuklulan öl- düren. yurttaşlarını kaçırıp yok eden bir anlayışın şeriata karşı bir seçenek olması mümkün mü? Böyle bir seçenek, kime dayanacak. kimi seferberede- cek? Türkiye'nin demokratları ham hayallerden vazgeçmeli ve bu devletin demokratikleş- mesi. Türkiye'yi büyük bır ba- tağın ıçıne yuvarlayan bu sa- vaşın bitmesi için enerjilerini kullanmalılar. Unutmayalım ki şerıatın tek panzehiri, özgürlük, barış ve demokrasi. Bunun dı- şında denenen bütün yollar if- las etti. Sakal ve türban da so- nuçta bır başka üniforma. GLOBALPOLİTİKÜLTüri ERGİN YILDIZOĞLU \ Yüzde 21'le Neler Olur Neler! Mesut Yılmaz, Refah Partisi'ni kastederek, "Bir ülkede yüzde 21 'le dış politikann yönü değiştirile- mez" demiş. Herhalde değiştirilmemelidir demek istemiştır. Yoksa Meclis'te yüzde 21. hatta çok da- ha az bir iskemleye sahıp olan bir siyasi akım, bel- li koşullar yerine geldiğinde ve kendisine yeterince zaman tanınırsa, hele hükümet partisiyse, değil dış politikayı, tüm siyasi rejimi bile değiştirebilir. Halen Türkiye'de yaşanmakta olanlar. sınıfsal özü açısından olmasa bile, biçıme ilişkin sergilediği, ba- zı özelliklerden dolayı, bana Gramsci'nin "pasif devrim" olarak tanımladığı sürece ilişkin analizleri- ni anımsattı. Kurduğum bu bağlantının bir nedeni de şu: Eğer Refah Partisi. söylediği veya dolayİJ olarak belirttiğı amaçlarına ulaşacak olursa, Türki- ye'de yasal sıstemi, devlet kurumlarını, devlet per- sonelini, dini-kültürel kurumları, eğitim sistemini ve nihayet egemen ıdeolojiyi kapsayan, bir seri deği- şiklik yaşanmış olacaktır. Bu, hâkim üretim tarzının sabit kalacağını kabul etsek bile, köklü bir rejim de- ğışikliği, bu açıdan da bir devrim anlamına gelir. Meclis'te yüzde 21 desteği olan bir hükümet par- tisinin, bu köklü değişiklikleri, belli koşullar yerinfi gelirse ve kendisine yeterince zaman tanınırsa ger- çekleştirebıleceğinı söylemiştim. Bu "belli koşullar rı" şöyle özetleyebiliriz: Yaygın bir siyasi, kültürel ve mali örgütlenme; yaygın biraydın (fikirüreten anla* mında) ve medya ağı. bırleştırıcı ve kendi talepler^ ni genelin talepleri olarak sunmasına izın verecek bir ideolojı; bu ideolojinin taşıdığı "toplumsal pro- jenin" giderek kanıksanması ve taraftar kazanma- sı. Bu koşullar aslında söz konusu akımm toplum- da, kendisine karşı olan güçleri, önce birey birey, sonra da buradan kurumlara yayılarak "moleküler düzeyde dönüştürmekte" ve "kendi bünyesinde asimile etmekte" olduğunu göstermektedir. Bu ma- dalyonun öbür yüzünde. rakip kampta durum, ge^ nellikle bir belirsızlik. kararsızlık. ideolojik ve ahlaki çürüme. siyasi proje yokluğu olarak kendini göste*- rir. Bu kampın kadroları "biriken sorunlara cevap vermekte başansız kaldıklan için, oluşturmuş ol- duklan ideolojik blok dağılmaya başlar." Türkiye'de, 1950'den berı, siyasal islamın lehifte; yavaş da olsa yaşanan, "moleküler dönüşüm ve asimilasyon" süreci 1980'lerde hızlanmaya ve va- kıf, Kuran kursu. tarikatlardaki etkinliklerin artma- sıyla giderek kurumsallaşmaya başladı. Son bele- diye seçimlerinden öncekı ve'sonraki dönemde, 1 gerek örgütlü çalışmanın. gerekse basının ilgisinin ve karşı akımların mevzilerini korumaktaki becerik- sizliklerinin etkisiyle; medyamn sürekli bu kültüreta^ viz vermesi, hatta dilıni dahi değiştirmeye başlama- sıyla, bu moleküler dönüşüm iyice hızlandı. Şimdt bu moleküler dönüşüm sürecinin devlet kurumla-; rına yayıldığını. bunların etkisiyle bürokrasi içinde-? ki egemen kültürü değiştirdiğını. buradan güç ala-, rak sivil toplum içindeki dönüşüm ve asimilasyonJ hızlandırdığını görüyoruz. • Ancak Refah 'ın göstere göstere devlet aygıtında* personelinde, politikalarında ve toplumda bir seK değişiklikler yaratıyor olmasına karşılık, yasal, kit-ı lesel ve demokratik bir direnışın gözlemleneme- mesi. toplumdaki siyasi partılerin de Refah'ın lejiti; masyon taktıklerinden ve bu moleküler dönüşüm sürecinden etkılenmiş olduklarını gösteriyor. Re- fah'ın tabanındakı genişlemenın hızlanması, esasi olarak rakıp ideolo|k blokun'dağılmasıyla başladı'.! Ekonomik kriz v&knzın yarattığı acı ve sıkıntılara^ var olan siyasi partiler yelpazesi içinde bir çare üre- tilemediğı ıçin egemen ideolojik blok daralmaya ve işçiler, emekçiler Refah'ın asimilasyon sürecine yem olmaya başladılar. Refah'ın asimilasyon süre- ci, bundan sonra köylülüğü de etkıleyerek, ama e- sas olarak emekçi kesim ıçinde genişlemesine de- vam edecektir, diye düşünüyorum. Eğer bu tespitim doğruysa siyasal İslamın muha- lifi olan güçlerın ideolojik blokundaki daralmayı aş- manın yolu, emekçi kesimlere yönelik, krize ve sos-', yal çürümeye ilişkin rasyonel ve dünyevi çözümler üretmekten geçmektedir. Ne yazık ki kendilerine "sosyaldemokrat" veya "demokratiksol" diyen si-. yasi partiler, bu alanda kayda değer bır adım ata-' caklarını gösteren bir dinamık sergılemiyorlar. Bu boşluğu "sosyal demokrasinin" solunda yer alan J lar da dolduramazsa. yukarıda özetlediğim rejirrr değişikliği sürecinin, tüm siyasi iktidan da kapsa- yarak geri dönülemez, en azından şiddeti de içe- ren bir siyasal krize yol açmadan geri dönülemez bir noktaya ulaşması artık bir zaman sorunu olacak- tır. Erbakan'ın Libya gezisi 'Müteahhit alacaklan devede kulak kalır' ANKAR.A (Cumhuriyet Bürosu) - Başbakan Nec- mettin Erbakan"ın. Türki- ye'nin geleneksel dış polıti- İca çızgisinın dışına çıkarak İran ve L zakdoğu'dan son- ra bugün de Afnka ülkele- rini kapsayan bir zıvarete hazırlanmasında. RP'nin 13 ekimde yapılacak büyük kongresinde partı tabanın- dan puan toplama planlan- nın da yattığına dikkat çe- kildi. RP. bu çerçevede 5. büyük kurultayına. ılımlı Müslünıan ülkelerı de ra- hatsiz eden radikal İslaıncı lıderleri davet etti. Erbakan'ın. muhatap al- dıgı bazı yabancı konukla- nnkimliklerı veyurtdışı zi- yaretleri için seçtiğı kimı ül- kelere gitmesine sıcak bak- mayan Dışişleri Bakanlığı. Başbakan'ın Afnka ülkele- rıne vapacağı zivaretlerde ağırlığın ekonomik ve tica- ri konular üzerınde yoğun- lasacağını bildirdi. Erbakan'ın 150 milyon dolar(yaklaşık 13.5 trilvon lira) dolavında olduğu be- lirtilen Türk müteahhitleri- nın alacaklan sorununu çözmekiçın Libva'yagide- ceğı yolundaki açıklamala- n ise inandırıcı bulunmu- yor. Lıbya'nın Ankara Bü- yükelçısı Abdülhamit El Atraş, Cumhuriyet e > aptı- ğı açıklamada. "İki ülke arasında potansiyel işbiıiiği olanakları var. Vlüteahhit alacaklan bu açıdan bakıl- dığında devede kulak kalır. Tüm taahhütlerimizi Baş- bakan"ın Libva zivareti sı- rasında yapağız" diyerek Erbakan'ın Libya ziyaretine taktığı "borçkılınnryalan- lamış oldu, Dev let Bakanı Abdullah Gül ise önceki gün yaptığı açıklamada. Erbakan'ın müteahhıt alacaklarının, ödeneceğine ilişkin aldığ;, güvence karşılığında bu ül-;' keye gitmeyi kabul ettiğini savunarak Libya'nın bu ko* 5Uİu verıne getirdiğini öne' sürmüştü. Tabanı cezbedecek konuklar ' RP yönetiminın, tarihin- de ılk kez iktidarda kongre yapacak olmalan nedeniy- le. 13 ekım kongresıni bit şenlığe dönüştünneyi, amaçladığı. bu nedenle dünvanın çeşitli ülkelerin- den Islamcı liderleri Türki- ye've çağırdığı bildirildi." RP'nin bu amaçla. aralann^ da Cezay ir'de laik yönetime karşı mücadelesiyîe tanınan' şeriatçı İslamı SelametCep-' hesi (FIS). Mısır'daki Müs : " lüman Kardeşler ve" ABD'dekı siyah Müslii- manlann lıden Luis Farrak-^ han'ın da aralarında bulun-1 duğu. çoğunluğu Arap ül-j, kelennden olan çok sayıda- 1 radikal Islamcı ismedaveti- \e gönderdiği öğrenildi. Malezya Başbakan Yardım- cısı Enver İbrahim. Pakis- tan İslamı Ceınaat lideri Khay.i Hasan Ahmet v e Su- dan Parlamento Başkanı Hasan Turabi'mn de kong- reveçağrılan lıderlerarasın- da bulunduğu bildirildi.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle