25 Haziran 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SA>FA CUMHURİYET 18 EKİM 1996 CUMA HABERLERIN DEVAMT Istarouı PB 25 Sinop PB 24 EJire Y 23 Samsun PB 24 ÇaniKkale Y 23 Trabzon PB 24 Kocseli PB 26 Giresun PB 23 Iznir Y 25 Ankara A 24 K/ansa Y 24 Konya A 24 Ajdr Y 28 Eskişehır A 25 Dendi Y 26 Sıvas A 22 Zonçjldak PB 22 Antalya A 29 Kars Adana Mersın Dıyarbakır Şanl/urfa Mardin Siırt Hakkârı Van A A A A A A PB PB 31 28 25 28 22 22 14 17 PB 17 i Yurdun batı kesımle- ri parçalı bulutlu, Marmara'nın batısı ve kıyı Ege sağanak ya- ğışlı, otekı yerler az bulutiu ve açık geçe- cek. Hava sıcaklığı artmaya devam ede- cek. Ruzgâr. batı bol- gelerımızde guney ve doğu, doğuda kuzey ve doğu yonlerden hafıf ara sıra orta kuv- vette esecek. Londra Parıs Roma Berlin Amsterdam Madrid Sofya Brüksel B B Y Y Y Y B Y 12 15 21 14 13 18 21 14 Budapeşte Y 21 Münıh Atına Milano Oslo Helsinkı Stockholm Belgrad Viyana Bonn B Y B B B Y B Y 2b 19 14 14 14 10 12 15 B 16 Moskova Aşkabat Almatı Taşkent Bakü Bişkek Tıflıs Kahıre PB PB Y PB PB Y PB B /» 30; 21* 23* 19- 18' 20) 30' Şam B 28, 0A* Parçal bu'büu Sısiı BuJutlu ^ Çok bulutlu , Yağmurlu G U N C E L CÜNEYTARCAYÜREK I Btştarafı 1. Sayfada st ustalarından iyi eğitim gördüklerini sergiliyorlar. TaKiyye ustamız Hoca; Libya gezisini TBMM'nin "ona/ladığını" söylüyor. Vaan yanlış değerlendirme ya da yorumlar. ışte bu noktada başlıyor. Hoca muhalefet için diyor ki; "Art maksatlı bası- nınyalan haberlerine dayanarak hareket ettiler. Ba- sına aldandılar. Basının oyununa alet oldular." Ge'çek böyle mi? Değil! Üstelik tam tersi. Basın ve kamuoyu. Lib- ya olayında Hoca ile arkadaşlarının, kader arkada- şı Tarsu'nun yalanlarına alet oldu. Takyye eğitimini bitiremediği anlaşılan Devlet Ba- kanı Gül AbdulJah'ın TBMM'deki konuşması ıle Libyada söylediklerini yan yana getirirsek, bakın neler çıkıyor ortaya: Afrika gezisinden çok önce, Libya devriminin 27. yıldönümü törenlerine iki devlet bakanı, Gül Abdul- lah ileZeybek N. Kemal katıhyor. Dışişleri'ndeki bil- gilere göre "yabancı konuklarla bakanlarımızın ha- zır bulunmadığı, ancak Gül ile Zeybek'in Trablus'ta olduğu esnada Kaddafi Kürtlere bağımsızlıktan, Türk kılıcıyla kesilen Arap ve Kürtlerden söz eden hakaretamiz konuşmasını" yapıyor. Gül ve Zeybek "konuşma yapıldığı sırada tören alanında olmadıklarını" söylüyor. Kaddafi, "Güney Kore Bakanı ile Nijerya Genel- kurmay Başkanı 'nı kabul ediyor. Bakanlar içın res- mi ve gayriresmi kanallardan denenen her türlü çabaya rağmen bizımkilerle görüşmüyor." Bunlar böyle İki bakan, yurda döndüklerinde takıyyeye başvu- ruyor; bu skandalı, uygun dille söylenırse "karşılaş- tıkları diplomatik istiskalı"sıneye çekip kamuoyun- dan gizliyorlar. Sonra? Hoca, çöl çadınnda. Kaddafi sağır sul- tanların duyduğu hakaretlerini Hoca'nın yüzüne sı- raladıktan hemen sonra Gül Abdullah gazetecile- re, "Terbiyesiz... Densizadam... 70yaşındakiadam bu kadar yol tepip ayağına gelmiş, bu yapılır mı" diyor. Hoca, Kaddafi'yi kandırmaya çalışırken Sir- te'deGül, hiddet/ni yatıştırmamış. "160mılyon do- lariçin değermi? Artıkpara ikincıplanda kaldı. Der- hal dönmek lazım "diyor gazetecilere ve olayın üs- tüne üstüne gidiyor. Kaddafi'nin, "Türkiye'de herkes RP'li olsun"a yakın sözlerine Gül, müthiş içerlemiş, "Sen ne ka- nşıyorsun" diye Kaddafi'ye bindiriyor. Ya Gül'ün şu sözlerine ne derneli: "7 eylülkonuş- masını tekzip edeceğisöylenmiştibize". Bir de al- datılmışlığın acısını duyuruyor. Bu sözlerin tanıkları bir değil, üç değil. Gazete- ciler ve heyetin kimi üyeleri! Aynı Gül Abdullah, TBMM kürsüsünde -aradan geçen sürede Hoca'sından aldığı "yatıştıncı"ders- lerle olacak- Libya'daki tutumunun tam tersı, gezi- yi savunuyor. Hoca'yı savunuyor. Bu gerçeklere karşın, inanılmaz bir şey, Gül Ab- dullah; Hoca'sı gibi TBMM'deki konuşmasında ba- sını yalan yazmakla suçluyor. Deneyimlerin süzgecinden geçmiş bir siyasetçı. TBMM'deki iktidar savunusunu "Bunlar suçlanna birpartner arıyorlar" diyerek özetledi. Hele yaptığı şu eklenti: "Ikilinin yeriburası değil, çöl, o çöl!" Unutulmayacak değerdeydi. Siyasal yaşamda kimi sözler hoşgörüyle karşıla- nabilir. Ne var ki Tansu'nun, Mesut Yılmaz'ın siya- sal geleceğinı "Kaddafi'nin arkasına saklanarak kurtarmaya çalıştığını" söylemesi takıyyeciliğe kö- tü bir örnek oluyor. RP'ye rehine şaibe hanım Ho- ca'nın arkasına sığınarak kurtulmaya çalışmıyor sanki? Yüzsüzlük, ikiyüzlülük, yalancılık... Günümüzde "ahval-i adiye", normal işlerden. Başkent Universitesi'nin açıhşındaki Atatürk ve laiklik üzerine konuşmaları yapılmamış varsayarak; Hoca, herkesle "Kalpten düşman olduğu halde görünüşte dostça" konuşuyor. Pes sözcüğü yetersiz... Karlı 'Barzani ve Talabani PKK'ye yardını ediyor' • Baştarafı 1. Sayfada me korkusundan bunu ger- çekleştıremediklerini söyle- di. Yesek. Son avlarda 300- 400 kadar teröristin Kuzey Irak'ta. Mesut Barzani lider- liğindeki Irak Kürdistan De- mokratik Partisi'ne (IKDP) sığındığını belirtti. Suriyeli. Serbest kod adlı Muham- med Hurşit de örgütün y an- sından çoğunun Suriyeİi ol- duğunu ve örgüt içinde son zamanlarda lıderlik kavgasi başladığını bejirterek şunla- n söyledi: "'Örgüt merkez komitesindegörevli Ali Hay- dar Kaytan. Şemdin Sakık ve Abdullah Ocalan arasın- da liderlik kavgası var. Bu- nun farkına varan Öcalan, Kaytan'ın emrindeki mi- litanları gözaltına aldı. Öcalan'ın emri ile Kaytan ve Sakık şu anda Kuze> I- rak'taki Zap kampında sorgulanıyor. Bunların dı- şında Şırnak bölgesindeki komutanlardan merkez komite ü.vesi Ermeni asıllı Ferhan. Qebat. Sözdar kod adlımilitanlardaCemal Ba- yık tarafından Şırnak bölge- sinde gözaltında sorgulanı- vor." Örgütün "infaz görevlile- rinden" Carlos kod adlı ki- şi ise İstanbul'dan örgüte ka- tılan Bager, Baran. Şenan adlı militanlan "ajan" ol- duklan gerekçesıv le mahke- mekurup\argıladıklannı \e infazlannı da kendisının gerçekleştirdiğinı anlattı. Carlos kod adlı kişi. \)er- kez K.omıte üyesi Murat Karayılan'ın IKYB lideri Celal Talabani ile sık sik gö- rüştüğünü. 1KDP lideri Me- sut Barzani'nın gizli, Tala- bani'nin ise açıkça örgüte vardım ettığinı belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Talabani, Zeli kampın- daki örgüt mcnsuplarına 2 adet 4 nanılulu. 2 adet 2 namlulu Doçka uçaksavar ve Türkive tarafından ken- dilerine \erilen silahlardan bir kısmuu verdi. Barzani ise Türkiye'yegelip. bizıın faali- yelerünize izin vermeyeceği- ni belirtirken gizliden, gıda ve silah yardımında hıılunıı- >ordu." \etkililer. son iki ay için- de Şırnak bölgesinde Î08 te- röristin öldürüldüğünü. 10 ay içinde 98 teröristin de tes- lım olduâunu sövlediler. Vatanseverler, insanlar, doğaseverler, toprak erozyonu size sevebileceğiniz hiçbir şey bırakmıyor. T.E.M.A. Tel.: (0212) 281 10 27- 268 09 85 Halkbank'a soruşturma • Baştarafı 1. Sayfada Sa>in genel başkanımızın dikkatlerini- ze getirdiği soruşturmanın se> rinden ve 150 mihon dolann kullanılışına iüş- kin prensip kararlarından ve ayrıca Emlak Bankası işlemleri hakkında yi- ne Başbakanlık Tefriş kurulu'na veril- miş soruşturma cmrinin akıbetinden tarafimıza bilgi \crilmesi için ilgililere talimatlarınızı arzederim. Sajgüanm- la.~ ANAPın. AN'AYOL dönemınde ba^lattığı soruşturmava da\anak olan dosvada. Halk Bankası'nın ku^kulu görülen kredı iliskilen içın bı- lanço üzerinde düzeltme ışlemi \ apıi- dığı savlannın da \er aldığı belirtıldi. Bu saslara davanak olan belaenın. Halk Bankası'nın 31 Aralık 1995 ta- rıhli "ÖzelTakipHesabındanKrediler Hesabına Aktarılan Firmalar" başlık-. lı resmı liste olduğu kavdedildi. Cumhuriyet'in ele geçırdiği ve \a- desinde geri dönmeven kredileri gös- teren bu belge>e göre: Halk Bankası. dönem sonu bilançolarının düzenlen- diği31 Aralık 1995tarihinde. aralann- da batan TYT Bank'ın da bulunduğu 58 kişi \e kuruluşun "özeltakibe"alı- nan hesaplarını normal "krediler" he- sabına aktardı. Belgeye göre özel takip hesabından krediler hesabına aktan- lan kalemlerden Halk Bankası'nın "ana para" alacası toplamı 1 trilyon 439 mılyar 138 miİ>on 287 bin 306 li- ra\a ulaştı. Belgede. Halk Bankası'nın bu kre- dilerdendoğanfaizalacağınında I tril- >on 413 nıîlyar 7 90 miîvon 808 bin 876 lira olduğu kaydedildi. Bankanjn bu tarih iribanyla "özelta- kip hesabrnda bulunan toplam alaca- ğının 2 trilyon 852 mılyar 930 milyon 96 bin 182 lira\a ulaştığı belge>eyan- sıdı. Ortaklara soru yağmııru ANKARA (Cumhurivet Bürosu)-CHP. Halk Banka- M'nın son 5 \ıllık kredi uy- gulamalarının incelenmesi içın ara^tırma önemesi ver- di. CHP ürup Ba^kan\ekili ÖnderSa\, D\'P\önetimin- deki Halk Bankasfnın kre- di politikasını "vahşicepeş- keş" dive nıteledi. CHP Is- tanbul \1ıllet\ekilı Ercan Karakaş. denetım mekaniz- nıalannın harekete geçiril- meM konusunda Başbakan .Necmettin Erbakan'a soru vöneltırken. DSP'nın de ara^tırma >a da soruşturma önergesi \ermeye hazırlan- dığı belirtildi. ANAP Genel Baskanı Mesut ^ ılmaz. Halk Banka- sfna ilı^kin Ba^bakan Erba- kan'a gönderdiği mektuba \anıt alamadığını \urgula- \arak "Erbakan >ardını et- mese de. biz biitün volsuz- lukları gündeme getirece- ğiz" dedı. Hacaloğlu'nun önergesi CHPİstanbulMilletveki- lı AJgan Hacaloğlu ve arka- daşlan. Cumhuriyet'in gün- deme getirdiği Halk Banka- sı kredileri dosyası üzerine. TBMM Başkanlığfnaaraş.- tırma önergesi verdi. Araş- tırma önergesınde, şöyle dcnildi: "Kamu kavnaklarının partizanca talan edilnıesinin önünegeçilebilmesi, kredile- ÇAM'ŞOĞLU 'Uyelerime versinler' ANK.\R.\ (Cumhurivet Bürosu) - Ankara Ticaret Odası(ATO)Baskanı AhmetÇavuşoğlu. Halk Bankası'nın 2 DVP mıllenekilline ait şirketlere 3.1 triKon lira nakdi \e gavrinakdi kredi verdiSini Beİirterek "1995'te banka. sa\ ıları ] milyonu aşan KÖBİ'lere toplam 5 trilyon lira verdi. Ben de iiyelerinıe milletvekillerine verilen kadar kredi istijorum"dedı. Haİk Bankası'nın görevinin küçük \e orta bo> ışletmeleri (KOBİ) desteklemek olduğuna dikkat çeken Çavuşoğlu. "Halk Bankası, kaynaklannı millervekillerine dağıtıyor" dı\e konuştu. Cavuşoğlu. dün ATO tarafından düzenlenen ~\abancı Sermave" konulu panelde yaptığı konuşmada. Cumhuriyet'in ortava çıkardığı. Haîk Bankası'ndan DYP mıllenekilleri Sedat Aloğlu, Hasan Peker. hükümeti destekleyen medya kuruluşlan \e Çiller aılesine vakın Halit CuıgılİM^Iunun şırketlerine \erilen kredilere ilişkin dosyalara dikkat çekerek "Yalnız benim 70 bin iiyem var. İstanbul'da 221) bin üve var. Biitün bu üvelere 5 trilyon liralık Halk Bankası kredisi zorla verildi. Evleri, arsaları ipotek altına alındı. Ancak 3 milletvekiline 3.1 trihon kredi karşılıksız dağıtılnor. Halk Bankası'nın göre\i KOBİ'leri desteklemektir. Ancak kav naklar milletvekiline gidiyor. Yeni KOBİ kararnamesi çıktı. Ancak biz bu kavnakların kimlere kullandırılacağı konusunda şiiphe duvuvoruz. KOBİ'lere kuİlandırılacağına güvenmiyoruz." rin bankanın genel statüsün- de öngörülen alanlara kana- lize edilebilmesi, Halk Ban- kası'nın rasvonel bankacılık kuralları ile kamu vararın/ ve toplum çıkarlarını göze- ten bir çerçev ede _v önerilme- sini sağlavacak önlemler alınmalıdır. Bunlann sağla- nabilmesi ve Halk Bankası kredilerinden sivasi konum- lan nedenivle avrıcalıklı va- rarlananların beliıienebil- mesi için bankanın son 5 j ıl- lık kredi uvgulamaları hak- kında Meclis araştırması açılmalıdır." CHP Grup Başkamekili Sa\. krediler konusunda "Bir bakanın burada sivasi sorumluluğu var görünü- yor" dedi. Soruşturma önergesi için 55 inıza gerektiğinı. CHP'nın 49 nıiilet\ekiline ek olarak DYP'den avrılan bağımsız mıllet\ekıllenyle temasa geçeceklerını anla- tan Sa\. "Belki İsmet Sezgin ve arkadaşlanndan vardım alabiliriz. S'ani 6 imzavı on- tardan tamamla>arak soruş- turma önergesi getirebiliriz*' açıklamasinı yaptı. Karakaş'ın sorulan CHP'li Ercan Karakaş da BaşbakanErbakan'ınvanıt- laması istemiyle dün TB- MM Başkanlığı'na verdiği soru önergesınde şu sorula- n yönelrti: - "AnaStatü"sünde ama- cı. "küçükesnafvesanatkâ- rı kredilendirme" olarak be- lirlenen Halk Bankası'nın, bu amacın dışına çıkarak büyük şirketlere trilyonlar- ca lira kredi aktarması konu- sundakı düşüneenız nedır? - Hükümet olarak. bu kuş- kulu krediler için denetım mekanizmalarını harekete geçirmej ı düşünüyormusu- nuz'.' - Halk Bankası'nın kendi amacına uygun olarak işle\ görmesi için hangi tedbirle- ri almayı planlı\orsunuz' - Ekim 1991 seçımlerin- den bu yana Halk Banka- sı'ndan hangi kişi ve şirket- lere. hangi tarihlerde. ne ka- dar nakdi \ega>rinakdı kre- di verilmiştir? Erbakan suskun ANAP Genel Başkanı Mesut ^'ılmaz. Halk Banka- sı'ndakı volsuzluklarla ilgi- li kendı dönemınde başlatı- lan soruşturmanın akıbetı- nin ne olduğuna ilışkın gön- derdiği mektuba Başbakan Erbakan dan şanıt alamadı- ğını söşledı. \'ılmaz, şöyle dedi: "Başbakan Erbakan'ın. ortağıv la > aptığı kirli pazar- lıktan memnun olduğunu ve volsu/iukların ü/erine gitme konusunda bi/eyardımcıol- tnayacağını düşünüvorum. Ama Erbakan v ardım etme- se de, biz basının da yardı- mıv la tüm volsuzluklan gün- deme getirmevi düşünüvo- ruz." ANAP Giresun Milletve- kili Burhan Karada. Başba- kan Erbakan ve Dışişleri Bakanı. Başbakan Yardırn- cısı Tansu Çiller tarafından vazılı olarak yanıtlanması istemiyle soru önergelen \erdi. Kara. Erbakan'a, şu soruyu yönelrti: - Sürekli olarak Sayın Tansu Çiller'in yönetimin- de olan Türkiye Halk Ban- kası. Savın Çiller ailesine yakın şirketlere trihonlarca İiralık krediyi. temınatlan dahi sonradan alınmak kay- dı ile verdirdiği, hergün ga- zete sütunlannda yeralmak- tadır. Halk Bankası'nın. Sa- yın Çillerler'in aıle dostu Cıngıllıoğlu'nun şirketler topluluğuna 10 tnlyon lira- >a vakın kredi vermesini. sav unduğunuz H adil düzen*" ıle nasıl bagdaştırıyorsu- nuz? Top Çiller'de K.ara'nın, Çiller'in yanıt- lamasını istediği sorular da şö>le: - Yönetimı sizin tarafınız- dan atanan Türkiye Halk Bankası. partiniz yönetı- minden rahatsızlığını dile getiren milletvekiHerinin şirketlerine ne kadar kredi vermiştır? - Partinize mensup millet- \ekillerinin şirketlerine. usulsüz olduğu apaçık belli olan bu krediler verilirken. karşılığındateminatalınmış mıdır' 1 Dağıtım tekeli Yasa önerisi TBMM Adalet Konıisyoııu'ıula kabul edildi ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) - Ba- sın sektöründe yaşanan yayın dağıtım te- keüne son veren yasa önerisi, TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edildi. DYP ve RP grup başkanvekillerince ortak ha- zırlanan ve komisyonda kabul edilen ya- sa önerisi ile dağıtım şirketlerine, gerek- li koşullan yerine getirmeleri durumunda süreli yayınlan dagıtma zoruniuluğu ge- tiriiirken dağıtım ücrerlerinin belirlenme- sinde de tiraj ve fiyat ölçütü öngörülüyor. Yasa önerisi, dağıtım şirketierinin aksine davranışta bulunmaları halinde. dağıtı- nundan kaçındıklan yaymm toplam bede- linin yûzde 50'si oranında ağırpara ceza- sı verilmesini hükme bağlıyor. Bayilere de kendiJerine ulaşan yaymla- n dagıtma zoruniuluğu getiren yasa öne- risiyle bir dağftım şirketinin. yalnızca kendi dağıttığı yaymlann satılması yö- nünde baskı yapmasınm da önüne geçil- mesi hedefleniyor. Yayın dağıtım sektöründe Doğan ve Bilgin grubuna ait BİR-YAY'ın tekel du- rumuna gelmesi ve dağıtımda fiyatı iste- dikleri gibi belirlemeleri nedenivle özef- likfe düşük tirajlı gazetelerin yaşadığı sı- kmtılann giderilmesini amaçlayan yasa önerisinin çıkarılması için Aslı Yayıncı- hk'ın sahibi Mefcnıet Ali Ihcak'ın yoğun kulis yaptığı bildirildi. BİR-YAY'ın Ak- şam gazetesinin dagıtun sözleşmesini tek taraflı feshetmesi üzerine, TBMM'de ku- lis faaliyetlerini Ihcak'mannesi gazeteci- yazar Nazlı llıcak'ın yürütmesi dikkat çekti. Komisyondaki görüşmeleri de ba- şından sonuna izleyen Nazlı Ihcak'm. ya- sa önerisinin hazırlanmasmda da katkısı oiduğu belirtildi. DYP Grup Başkanvekili Mehmet Göz- lükaya ve RP Grup Başkanvekili Sallh KapiBUZtarafindan Meclis Başkanlığı'na sunulan ve 5680 sayıh Basın Yasası'na i- ki madde eklenmesini içeren yasa öneri- sinin gerekçesinde. bu alanda yaşanan te- kelin. anayasanın halkın haber aima öz- gürlüğünü düzenleyen maddesine aykm olduğu görüşüne yer verildi. Rekabeti Koruma Yasası uyannca ku- rulması gereken Rekabet Kurulu'nun ya- şama geçirilememesi nedenivle ara çö- züm olarak hak kaybı ve suiistimalleri ön- lemeyi amaçlayan yasa önerisinin amacı, "süreli vesüresiz vavınların dağıtımını va- pajt gerçek ve tüzelkişilerce dağıtımını vapmakla mükellef olduğu mevkuteler arasında çifte standartlı uvgulamalar ya- pılması ve hattadağıtımınıengetkmecihe- tine gidilmesini cezai müevyidelerle önle- me" şeklinde özetlendi. Yasa önerisi, hangi yolla olursa olsun satış noktalanna götürülen yayınlann ba- yiler tarafından satısa sunulması zoruniu- luğunu da getiriyor. Buna göre, bir dağı- tım şirketinin, yalnızca kendi dağıttığı ya- yınlann satılması yönünde baskı yapma- sınm da önüne geçiliyor. Yasa önerisinin dağıtım şirketlerine ce- zai yaptınm getiren değişiklik önerisi şöy- le: "Süreli ve sürrsiz vuvınlann dağıümı- nı yapan gerçek ve tüzelkişiler, talep edil- mesi ve mevzuatın öngördüğü şartlaruı yerine getirilmesi halinde,dağıtımını yap- tddan diğer mevkuteJeriıı satış fiyatı ile ti- rajlanna göre aidıklan dağıtım ücretini aşmavacak bir bedel mukabilinde. bu ya- \intartn dağıtımını yapmak zorundadır- lar. Aksi davranışta bulunanlar hakkın- da,dağıtımından kaçındıklan vavmın top- lanı bedelinin yüzde 50'si oranında ağır para cezast hükmolunur. Tekerrür halin- de bu ceza iki katı olarak uygulanır ve fa- aliyetleri 3 aya kadar durdurulur. Süreli ve süresiz yayınlann sadışa an edildikleri yertere herhangi bir surette ulaşörılması halinde satıcı. bu yayınlan satısa sunma mükeUffrveti altındadır. Bu mükellefıyete uymavanlann ifyeri, mahallin en büvük mülki anıirlikJerince 3 gün süre Ue kapa- tılır. Fiilin tekrarı haliode kapatına kara- n 3 aydan az olama/. Bu karariara karşı sulh ceza mahkcmeleri nezdinde itirn/.ofaı- nabih'r.'" Yasa Önerisinin komisyondaki görüşmelerine, CHP'li üyelerin katılma- dıklan görüldiL Komisyonda, yasa önerisine yalnızca ANAP Isparta Miiîervekiîi Erkan Mum- cu muhalefet etti. Basın özgürl üğünü sağ- iamanın devietin görevi olduğuna dikkat çeken Mumcu. devletin posta işletrneleri aracılığıyla gazetelerin dağıtılması öneri- sini getirdi. Bu yasa yerine, Rekabeti Ko- ruma Yasası uyannca oluşturulması gere- ken rekabet kurullannın yaşama geçiril- mesini isteyen Mumcu, yasanm tekel olu- şumunu engelkyemeyeceğini ileri sürdû. DYP'H komisyon üyesî CevherCevhe- ri ise şu anda tekel durumunda o!an dağı- tım kuruluşlannm uygulamalannda suiis- timaller yaşandığma dikkat çekerek "Bu aiandaki tekel, basın özgüıiüğünü zedeli- yor. Kamuoyunun haber almaözgürlüğü- nü sağlamak. devletin görevidir" görü- şünü dile getirdi. Kuzey Irak'ın geleceği Türkiye'de B Baştarafı 1. Sayfada birbüierine askeri olarak üs- riin gelemeyecekleridir. An- cak çabşmanın durdurulma- sının ve iki tarafın ortak ça* lışmavı kabul etmesinin, Ku- ze> Irak'ta istikran yeniden sağlavacağına. Irak'ı bu işin dışında tutacağına inanıyo- ruz." Bu arada. ABD'nın VV'ashington'a da\et etriğı KDP heyeti \e Türk Dışişle- ri Bakanlığı temsilcisi Ecvet Tezcan'la yaptığı durum de- ğerlendirmesi görüşmeleri dün sona erdi. VV'ashington'da iki gün sü- resince yapı lan temaslar çer- çevesinde. Kuzey Irak'taki güç dengesinde Talabani faktörü yeniden gündeme geldiği için KYB'nin ABD'deki temsilcisi Bar- ham A. Salih'le de görüşül- düğü belirlendi. ABD. Türkiye ve Ingilte- re ile NVashington'da bulu- nan IKDP heyeti arasındakı eörüşme eerçekleştirildi. fKDP'den. bölgede derhal ateşkese gidilmesi ve IKYB ile sivasi diyalog kurması is- tendi. ABD, Irak ve Iran'ı da bölgeden uzak durmalan için bir kez daha "çok serf'bir şekilde uyardı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nicholas Burns, IKDP heyeti ile görüşmele- rin yapıldığını, Türkiye ve lngiltere'nin de "aktif katı- lımcı" olduklannı bıldirdi. Burns şöyle konuştu: "Bu görüşmelerde. özellikle iki nokta üzerinde ısrarla durul- du. IKDP'den, hızla ateşkese gitmelerini ve IKYB ile siya- si diyalog taahhüdünde bu- lunmalannı istedi. Çatışma- lardan olumsuz etkilenen bölge halkının insani kavgıla- nnı göz önünde bulundur- malan gerekir. Bizim \ urgu- ladığımız noktalar bunlar- dı." Burns, bölgede nihai so- rumluluğun Kürt gruplara ait olduğunu. ABD. Türkive \e lngilterenin yardımcı oi- mava çalıştığını da söyledi. Burns. "Kuzev Irak'taki varlığımıZL stratejik çıkarla- nmız ve Kürt halkına yar- dımcı olan Çekiç Güç için sürdüreceğiz" dedi. Cumhuriyet'e bilgi veren biryetkili. VVashington'daki "mini Kürtzirvesinin" ev lül ayında kararlaştırıldığını ha- tırlattı ve şöyle konuştu: "Ankara'da, KDP lideri Barzani'y le ABD'li >etkiüle- rin buluşması sırasında Ku- zey Irak'ın geleceğine ilişkin strateji belirlemek için \Vas- hington'da bir arava geün- mesi kararlaştırıunıştı. An- kara'da Barzani merkezli bir plan üzerinde çalışıLyordu. Şimdi ise yeniden eskiye dö- nüldü. Hedef Kürt Uderleri tenıel çıkarlarda uzlaştır- mak." Taraflar arasında arabulu- culuğu yürüten Dışişleri Ba- kan Yardımcısı RobertPelle- teau'nun önceki gün Talaba- ni ve Barzani'yle telefonda konuştuğunu bildiren bir yetkili. "Her iki lider de ABD'nin öncülüğünde bir barış planmı değerlendirebi- lecekterini dile getirdiler**de- di. Diplomatik gözlemciler ile ABD'li yetkililer. songe- lişmelerle Türkiye'nin Bar- zani destekli güvenlik kuşa- ğı oluşturma planının da teh- likeye girdığinden söz edi- yorlar. Değerlendirmeler özetle şöyle: "Ankara, Barzani"yi bir şekilde vaııına çekebiüvor, ik- na edilebiliyordu. Ancak şimdi Talabani geri döndü. K\*B lideri, Türkiye'nin ey- lüldeki çatışmalar sırasında Barzani'ye destek vermesin- den rahatsız. Talabani'nin her zaman Türkiye"ye karşı rezerv bir vaklaşımı da var. Son gelişmeterle Barzani'nin destek verdiğini sövlediği gü- venlik kuşağının oluşturul- masında güçlük yaşanabilir. Bu konu,gündemdeveönce- likli olarak ele alınıvor." .4nkara'ya ziyaret Ankara Cumhuriyet Bü- rosu'nun edindiği bilgiye göre, bir haftayı aşkın bir sü- redir Ankara'da bulunan KYB'nin üst düzey yetkili- lerinden Adnan Müftü. Ta- labani'nin Ankara'.va olası zıyaretine ilişkin aynntılan ele alıyor. Sulu kar ı Gok gurüttulu 1 G U N D E M MUSTAFA BALBAV B Baştarafı 1. Sayfada • Altını çizelim ki etek konusunun kadın-erkek ayrı-J mıyla hiçbir ilgısi yok. Amacımız sadece Doğan Pa- şa'yı "kendimantığı" çerçevesinde eleştirmek... Peşrevi uzatmadan yazıya geçelim... ; Kilis Milletvekilimiz, eski Genelkurmay Başkan^ Doğan Güreş DRYP hükümetinin kuruluşu süreci- ne karşı çıkmıştı. "Hayır, ülkeye yararı olmaz. Gü-' venoyu vermem" demişti. Hükümet kuruldu, sıra güvenoylamasına geldi.' Sayın Güreş, ne evet diyebildi ne hayır... Marma- ris'e gitti, evinin panjurlannı da kapatıp inzivaya çe-; kildi. ' Güvenoylaması bitince de ortaya çıktı. Aradan üç ay geçti. Hoca'nın Libya gezisinden' rahatsız olanların başını Doğan Paşa çekti. "Gen- soruya evet" diyecekti... O kadar iddialıydı ki; 10 ekim günü TBMM kuli- sinde gazetecilerin, "Gensoruda neyapacaksmız" sorusuna aynen şu karşılığı veriyordu: j "Çarşamba günü ne yapacağımı görürsünüz.' Beğenmezseniz etek giydirirsın/z, beğenirsenizer-% kek elbisesi giydihrsiniz..." Doğan Paşa'nın bu değerlendirmesi, biraz kışla-J daki "erat muhabbetine" benziyor. Zira, etek de el- bise de modem giysiler. '• Her neyse, Paşa'nın bu çıkışından sonra gözleı* ister istemez, gensoru oylamastna çevrildi. Oylaj rnadan birkaç saat önce Doğan Paşa gazetelere bir açıklama gönderdi: "...Politikada bir tutum doğru olabilir, ama ge- çerli olamaz. Diğer tutum geçerli olabilir, doğru olamaz. Ben hem doğru hem geçerlinin kesiştik- leri noktayı aradım. Hiçbir etki altında kalmadan, duygularıma da gem vurarak gensoru önergesıne' ret oyu vermeye karar verdim..." Elâlemin ağzı torba değil ki büzesin, DYP Hak- kâri Milletvekili de sözüm ona kardeşi Sağlık Ba- kanlığı Müsteşar Yardımcılığı'na getiril/nce yumu- şamış... Bu nasıl iş? Demek ki kiminin duygularını gem- lediler. kiminin önünü yemlediler... Burada Doğan Güreş'i tek başına suçlamak hak- sızhk. Güreş Paşa, bu sıstemin bir sembolü haline geldi. Siyaset öylesine "oynak"\aşh kı insanların sağlıklı düşünmeleri ve ayakta durmalan giderek güçleşiyor. Bu ortamda ancak şu kişiler etekleri tu- tuşmadan, özgürce hareket edebilir: - Eteğinde hiç taş olmayanlar... - Eteğe yapışma modasına uymamanın fatura- sını ödemeye hazır olanlar... - Etek öpmekle dudak aşınmaz demeyenler... Böyle milletvekili bulmak kolay değil. Özellikle DYP içinde, genel başkana hayır diyecek miltetvei kilinin "hain" darngasını yemeye hazır olması ge-ı rekiyor. Bacımızın eteğini öpenler. bu kişilere hain damgasını vurmakia haksız değiller. Çünkü. onla- n TBMM'ye taşıyan yol, bacımızın iki dudağının arasından geçiyor... Doğan Paşa'yla devam edelim... Öğleden son- ra, "Acaba Kilis 'in ileri gelenleri ne düşünüyor" so- rusuna yanıt aramak için DYP ve CHP il örgütleri- rit aradım, yanıt yoktu. DYP'li Belediye Başkanı Re- şit Güven Sipahi'yle konuştum. Durumu biraz, "Ankara'nın havasına" bağlıyor. Daha çok da ba- sını suçluyor. Sipahi'ye göre Paşa. "Ben doğru karar veririm, ama siz bıldiğinizi yaparsınız. Etek de giydirirsi- niz..." demek istemiş. Baltasını vurdu taşa.. Etek sohbeti bitmez. Doğan Paşa nasıl giyinece-; ğine tabii ki kendisi karar verir. Biz üzerimize düşe- ni yapalım. Paşa'ya bir marş sunalım: "Hacı-bacı gitmem diyor I Koltuğu terk etmem diyor I Şam büyük Doğan Paşa / Desteğimi çek- mem diyor... Baltasını vurdu taşa I Taş yanldı baştan başa I, Boyu uzun Doğan Paşa I Desteğinle bin yaşa... Hacı bacıyı aldı gider I Dünyaya nam saldı gider. I Doğan Paşa devam demiş I Atlar yemi aldı gi- der... Şu Meclis'in kardıryolu I Bacım tuttu sağı solu I Sen gösterdin Paşam bize I Böyle günde çıkart yolu..." Paşa dün Meclis'teydi. Beşiktaş Kulübü Başka- nı Süîeyman Seba'yla yemek yedi. Kendisine yö-: nelik eleştirileri soran arkadaşımız Kemal Yurte- ri'ne, "Teşekkürederim" karşılığını vermekle yetin-[ di. KemaHn, "Hangi takımı tutuyorsunuz" sorusu- na da beni hiç şaşırtmayan bir karşılık vermiş: t "Beşiktaşlıyım, Trabzonsportuyum..." , Sözümüz Kilislilerden dışarı, Doğan Paşa'nın mil-, letvekilliği için "Kilis" sözcüğünü tersten mi oku-, malı? İHÖ'de iç hesaplaşma ] Ekrem Baytap [ cezaevinde dövüldü\ A\K\R4 (Cumhuriyet Bürosu) - Cezaev inde bulunan İslami Hareket Örgütü(tHÖ) militanlannın. iç hesaplaşma nedenivle Çetin Emeç'in katil zanlılanndan Ekrem Bavtapı ölüm cezasına mahkûm ettikleri. ancak "Adalet Bakanı Şevket Kazan'ın zor durumda kalnıaması için" ınfazdan vazgeçtikleri bildirildi. Adalet Bakanlığı Ceza \e Tevkifevleri Genel Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre. olay şöyle gelişti: **Bursa E Tipi CezaevTnde iken Kazan'ın talimatıyla İstanbul Metris Cezaevi'ne sevk edilen ve aralannda Emeç'in katil zanlılannın da bulunduğu 24 İHÖ militanı. geçtiğimiz î günlerde cezaevinde görüş • avnlığına düştüler. -< Propaganda çahşmaları <> sırasında görüş avTÜığı yüzünden hain ve dönek • i ilan ettikleri Bavtap'ı , yargılayarak ölüm cezasına,. mahkûm ettiler. Daha ,; sonra, 'Adalet Bakanımız •_. zor durumda kalır' j düşüncesivle infazdan vazgeçtiler. Nlilitanlar. Baytap'ı feci şekilde ^ dövdükten sonra koğuştan - kovdular. Bavtap, bunun i üzerine cezaevi yönetimine i başvurup en kısa zamanda ., Bandırma Cezaevi"ne ', naklini isterken cezaevinde kalan İHÖ'lüIer, Bavtap'ı ,, nedenhainve dönek ilan : • ettiklerini av nntıh bir şekildekalemealıpbakan \. Kazan'a faksla ilettiler."
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle