25 Haziran 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET OLAYLAR VE GORUŞLER Bir Hazine Kitap MELİH CEVDET ANDAY İ.Ö 3. yüzyıldan kalma bırşıır: E\melos"un bir köpeği vardı. Malfalı. Adını Boğa ko> muştu. Bundan daha sadık köpek göıülmemiştir. Şimdi gecenin sessiz yollanndan, cehennemden Dııy uluyor ha\ laması zar zor Tinımes O kuduğum büyük boy kitabın birbirinden güzel şıırlerle do- lu sayfalannı çevırdikçe. "Talat Sait Halman'dan başkası ortaya kmamazdı bu yapıtı" diyorum kendı kendıme: Es- ki Anadolu ve OrtadöğıTdan şiirler. Akbank yayını. Talat Sait Halman'ın başarısı s,airlığinden.yabancı dil gücünden \e genış kiiltüründen kaynaklanıyor. Savın Halman'ın önsözünden •>u bölümü aktannak ısttyorum: - Dil. belki de insanın ilk > aratısı. şiir ilk sanatıy dı. Elbette her topluluğun başlangıç dönemlerinde, giy si. resim. o\ ma. müzik ve dans gibi sanat kıpır- danışları \ardi. anıa birlikte vaşamak için dili geliştiren insanlar. birlikte \a- ratmak uğruna da, her şeyden önce. en güçlü araç olan dilin güzellikierini kullanmışlardır. Şiir. tarih bo\ ııtıca. hem bir estetik tür olarak egemenlik kur- muş, hem de genel kültürün bir tenıeli ve gür bir sanat pınan olarak iz bı- rakmıştır. "Şiirin doğum yeri. Anadolu ve OrtadoğıTdur. Yazılı kavıtlardaki ilk şiir- ler, Sümer'den, Mısır'dan, Hitit'ten, Asur'dan. Babil'den, îbraniceden... Sü- merferin ilk üriinlerl Milattan Önce 2500 y ıllannda yazıya gectniş. ötekile- rin hepsi M.Ö. 1000 yılından önce kıvama ermişti. Başka yerterde şiirin >a- zı\a girişi. daha sonm: V'unanlılarda M.Ö. 700, Çjnlilerde M.Ö. 50ü, Sansk- ritlerde de M.Ö. 500 yıllarında. Latince şiir, M.Ö. 3. yüzyılda başlıyor. Ja- ponca şiir ise M.S. 3. > üzy ılda." Şimdi ömeklere geçelim. Yazıyı ilk bulan Sümerlerden bırkaç şiir: Yaşayacağına ölsün yoksul adam Ekmeği olsa tuzu yoktur, Tuzu olsa ekmeği... Eti olsa kuzusu yoktur Kuzu olsa eti yok. "Şu döhatağım \ar ya "l'stü örtiilii tümsek gibi, "Ben genç kadınım, "Kim saban sürecek o tepecikte? "Dölyatağımda. o sulak tarlaya. "Kim öküz koyup Ece'yi se> indirecek?" "Güzel hanım, hakan saban sürecek: "Hakan Dumuzi işleyecek senin toprağını." "İşte dölyatağım. "Saban siir. canımın içi adam." Eski Yunan s,ıinnden (Alkaios): Vakit çok geç. Harman sonu. Asmalardan bol bol üziim Toplayacağı/ sanmıştık. Gel gör ki salkımlar cılız kaldı. Bağ sahipleri. olmamış Salkırnları toplayıp götürdü. Şimdi elimizde say ısız salkını \ar Hepsi de koruk, hepsi de ekşi. • Tomurcuklanan baharı işitiyorum şimdiden.. Safo'dan bırkaç şiir: Gelin. sevgili kızlar. Tiirkü söylemeyelim artık, Bira/dan şafak sökecek. flhanı perileri bana Altın değil de Gerçek zenginliği \erdiler: Öliince unurulmayacağım. Asklepıades'ten (\1Ö. 3. viizyıl) iki örnek: Sana el siirmeme izin \ermiyorsun Neden? Kız oğlan kız kalmak için mi? Neye yarar, canımın içi? Verin dibinde se\ işmek yok ki. Vaşayanlar içindir dünya nimetleri. Bir kere ölünı ırnıağını aşfık mı, Toprağın altında yataeağız. Toprak olarak koy un koy una. Allak bullak ediyor beni Didime'nin güzelliği Eriyorum bitiyorum Oidimediye. karay mış. karay sa kara. Kömür kara değil ıııi sanki? Kömür tutuşmaya gorsün Giiller gibi ışıldar. Bu ^nr bana karacaoğlan'ın şu dizelerini anımsattı: Bana kara diyen dilber Gözlerin kara değil nıi Bizansşıirmden Palladas'm birşıiri ileya- zıma son veriyorum. Hayyama ne beııziyor! Hayatın olup olacağı bu Bana yeter de artar bile Ne kadar kafa vorsan Ne ikinci bir hayat olcak, Ne de şimdiki uzayacak. İnsanın eti kemiği erir zamanla Şarapla kadın ancak bugiin \ar, Çiçeklerie kızlar ancak bugün. Oldu olacak tadını çıkaralım. Yanna çıkar mıy IA kjmbilir? Savın Halman'ı bu güzel yapıtından ötiirü kutluyorum. Hadı. Agatiasııı 511 kısa şıırini de alayım: Bu bir mezar. içinde ceset yok. Bu bir ceset. dışında mezar yok. Kendine gömülüdür bu eeset. I liClr \ 'Bozuk Düzen' Edebiyatı! Dr.ALPERAKÇAM irmıotuzvıl öncelerde ~Bozukdüzen"de\imini kullanan- lar anarşıstlıkle, komürmtlikle suçlanırlardı. Şımdılerde neredebırter^lık. bozukluk.aksavan biryan görsek teker- lememiz hazır; "Djizen bozuk kardeşim!"' Bizdekı toplum ) apiMrun bozukluğünu, ekojiomik uçurunıları. sıyasal ayak" oyunlarını. milletmalınınyağmalanmasını lıep biriikte gö- rüp beninıseıııeşe biie ba^ladık Fizan'daki sağır sultan bile dıı\,du düzen bozukluğıınu! Her şe\i attık bozuk düzenin ü.stüne. kendimiz bir kıyıya çekılıserdik. Gömdük başlarımızı kuma; oradan \anıtlıyoruz sorulan. Memleketi kan götürüyorbiryandan.yollarda insanlarımızsoğangibi doğraniyorbirvan- dan. kentlenmiz pıslik. beton \ ığını. kö> lerimiz ekilmemiş topraklarda se- filleri ONiıuvor.. '»'apılabilecek bir şe>lerolmalı divorinsan. Ama ılen gö- riişlü. "aydın" kışilenn vanıtı hazır: "Düzen bozuk!"Tamam anladık dü- zenin bozuk olduğunu da. değiştırmeye. düzeltmeye niyeti yok kımsenın! Halktan. çalışandan. ezilen. spmürülen yığınlardan yana olduğunu sa\ la- yanlar kırk bölük olmuşlar. "İUe de ben!" divor hepsi de... Parti tabelalan arkasında. gö-sternıelık küçüktoplantılarda. içkilı yemek masalarında man- tar tabancası patlamasinı andırır nutuklarla ze\ahiri kurtarma çabasında dükkâncılık oynanıyor. Bıraktık bozuk düzeni değiştirmeyi, kapımızın önüyle. işyerlerimızle. sokağımızla ılgılenmezolduk. Bozuk düzen edebiyatı arkasında duyarsız- lığın. umarsı/lığın \e utanmazlığın felsefesini geliştirhoruz. "Trafik cana\an" denen ınsan kasabını. demiryollanna. denız taşıma- cılığına yatırım yapmayan. ülkevi petrol tekellerinin. lastik. otomobil şir- ketlerinın kasalarına peşkeş çeken Myasilerimizelbirliğiyle yarattılar. K.a- rayollan kamvon anarşısıne teslım oldu. Kentlerarası yolculukla Rus rule- ti oynamanın pek farkı kalmadı. "Haydi hayırlıölümler.'" demek gereki- yoryolaçıkanlara. Bunlar \üzlerce. binlerce kezdile getirildi. Clkeyöne- timinın şirketkâr'ı yerine halk >ararını kollayan birpolitikanın egemenli- ğine geçme.sini. kamyonlardaki \üklerin tren katarlarına, deniz ulaşım araçlarına aktarılnıasını. karayollarının adam edilmesini beklerken hep ölecek miyiz' İstanbul-Ankara karayolun- da. Asya'yla Avrupa >ı bırbirine bağlayan ana damarda larterde) bir Bolu Dağı rampa- M \ar ki ev lere şcnlik! İstanbul'a doğru iniş \önünde hemen hergün adını adını yürüyor araçlar. Fren cay ırtılanyİa santim santim inen koca kamvonlar. arada sık»şan. sınirden vesı- kıntıdan. kar>ı tırmdnma ^eridine J atlavarak ölüme mevdan okuyan özel otolar. kornalar, kütürlergırlagidişor. Yüzlerce kilometre yol gitnıck zorundasın ama ara- banın hız gö>iergesi saatte 5 kilometre gidiyorsun diyor. Yaya hızı yani! O lııza ulaşamayipdurduğun zamanlarda \ar! Olayın en önenıli \e kör gözün görebileceği nedeni kamyonlann aşırı yükleıımışolmaM. Ortalama her bir kamyonda en az beş ton fazla >ük \ar. Kamyon denen makinenın fazla yüklenmesi en başta fren emnıyetinı or- tadan kaldırır. Sırtındaki tonlarca fazla yükü bilen sürücü ecel terleri dö- kerek çok ağır inmek zorunda olduğunu bilir. Azıcık hızlanıverse ya ön- deki araca. yaçe\redeki biryapıya gıri\erecektir. Herke^ bilir hemen tüm kamyonlann a^ırı yüklenmiş olduğunu da kimse umursamaz. "Kantar" de- nen bir aygıt \ardır. Tartar. görürsün \e çıkarnıazsın yola tehlikeli yüklen- miş aracı. Elektronik kantarla saniye süren bir işlemin yapılmasını sağla- mak için düzenin deği^mesini beklemeye gerek yoktur! On binlerce trafik polİM'mız sar. Karayollarının belirlı kent çıkışlannda, Bolu Dağı gibi özel \erlerde kantar ışleyişıni sağlamak da çok zor bir olav değildir. Var olan kantarlann hemen hepsi çürümeye terk edilmiştir bugün! Yeter beyler! Çıkarın başınızı kumdan! Bırakın üç kuruşluk günlük çı- karlarpe^inde koşmayı! Kapınızın önündeki çöple. apartmanınızdaki dü- zensizlikle. semtinizdeki bakımsızlıkla, köyünüzdekı. kentinizdeki sorun- larla mücadele etmev i beceremeyen insanlar olarak "Bozuk düzen" şarkı- sının arkasına sığınmaya hakkınız yoktur! Bu ülkeyi insanca. özgürce. gö- nül dokiMi gülebilen kardeşlerin ülkesi yapmanın yolu aynaya bakmaktan geçer. Çevremiz için. \a>adığımız toplum için ne yapabiliyorsak beklen- tilerimizi de onunla ölçebiliriz! Bir şe\ leri düzelteceksek işe kendimizden başlamamız gerekü Mavi Jeans, 19%/1997 sonbahar/kış sezonunu görkemli bir koleksıyonla açtı. Vazgeçemediğiniz Basic jean'ler, koleksiyonun ağırlık noktası. . . Sürpriz ürün, 7(jEM Unisex Boots Pantolon ve vvestern gömlekleri... Comfort Mavi serisi, sporun dinamizmini; rengârenk montlar, rüzgârlıklar ve svveat- s h i r t ' l e r ise Mavi Yarış'ıj heyecanını yaşatıyor. Kent ve" doga, Mavi Haftasonu'nun giysileri ı ile bütünleşıyor... Siz en iyisi, J kışı nasıl geçireceğinize karar | vermeden önce Mavi Jeans 1 mavı TARTIŞMA Ruhi Su Öldüğünde Neredeydiniz? _ ^ _ ^ ^ ^ eğerli >es 1 ^ ^ ^ sanaiçısı. 1 M bestecı \e • H şorunicu • M Zeki Müren M ^ geçen giinlerde sahnede ba*la_\an yaşamını \ıne sahnede noktaladı. Rahmet dılerız. Zeki Müren gerçekten sesi. yorumu \e besteleri ıle salıne müziğıne yeiıı bir soluk getirdi. Üstelik. halkına. sanatına saygılı bir sanatçı olmanın çabasını yaşamı bovunca sürdürdü. Ancak öldüğü andan mezarına konuluncaya kadar: özellikleöze! T\'"lerin abartılan. ola\a bakışları \e sunuşlarj tam birabartnıa \e halka \e sanatçı\a saşgısızlığın çok belirgin biryanMmasıydı. Hele bir spikerin naklen \ayında sö\ledıklerini duyunca tüylerim diken dıken oldu. \e\miş efendım. Zeki Müren bir devlet sanatçı SIMTIIŞ. törende ne de\ leti temsil edenler. ne de siyasal partileri temsil eden kımsecıkler varmış! Bu nedenle spıker "jazıklar olsun" diyordu. Bir şey daha\ar: Helikopterden vayın \apan birba\an da kalabaiığın iki mihon olduğundan söz edıyordu. o\sa büyük tirajlı gazetelerden biri kalabaiığın vüz bın dola) ında olduğunu \azı\ordu Özeîhkle özel T\' sorumlulanna sormak istediğim birkaç soru var: Zeki Müren. gerçekten kendısinı halka sevdirmış bir sanatçı. Bunu vıllardır vakından gözliivoruz. Pekı RuhiSukimdi? Ruhı Su. üstelik Türk devletini vönetenlerce pasaport verilmedığı için ölüme mahkûm edildığmde nerelerdeNdiniz'1 Ünü yurtdışında vaygınlaşmış. saygı göımüş ,\ziz Nesin öldüğünde (o da kendisini halka sevdirmıs her çelişik olayda 'tam Aziz Olülerden Kurtuluş Umanlar 0 ktidara geldikten iki ~W" hafta sonra ilk iş I olarak o güne dek • Atatürk'ün buy ruğu I ile Türkçe okunan * ezanı Arapça'ya çevirerek de\rimlere karşı ilk adımı atan; cumhurivetın tüm birikimlerini ölçüsüzce tüketerek iilke insanını enflasyonîa tanıştıran. ABD'nın çıkarları için Meclis kararı olmadan Kore Savaşı'na asker göndere'rek yüzlerce askenmizin ölmesine neden olan. (burada şehit sozcugunu kullanamıvorum. Bilindiği gibi yüksek bir ülkü uğrunda savaşırken ölen kimselere şehit denir. Onlarorada yaşamlarını yüce bir ülkü için degil. ABD'nin çıkarları için \erdiler. O yigitlerin şehitlık şanına kavuşması da engellenmiş oldu. Pisi pisine öldüler.) Bu sa\aşı izleven yıllarda ülkeyı ABD emperyalizminin kucağına oturtup hemen hemen tüm alanlarda ABD've bağımlı kılarak ulusal ve ekonomik bağımsızlığımıza büyük bir darbe ındiren. Petrol ve madenlerimızin ABD sömürüsüne armağan edilmesi yönünde yasalar çıkartan. Adından başka demokratlıkla hiçbir ilgisı olmavan Demokrat Parti"nin genel başkanı olarak demokrası ile bağdaşmayan uygulamaîarıyla yurtta ihtilal ortamının doğmasına neden olan Nesin'lik'dedirten) nerelerdevdiniz? Dünya şiinnin en tepesine oturmu}. v urtsever ve yurt özlenıı ile gurbette ölmüş kendi ^airimiz Nâzım Hikmet için neler \aptınız.' Mezannı Türk ı> e'ye getirmeyen dev let vönetıcilerini kınadınız mı? "Yazıklarolsun" dedınız mı? Örneklerı çoğaltma olası. Ne ki olayın medya açısından önemi büyük: tekelle^me yolundaki medyamızın bir tek amacı var. Tiraj! Cenaze töreninde ve öncesinde özellikle özel T\'"ler tiraj uğruna hem böyle bir babayla hâlâ gururduvuv/or musunuz'1 Menderesseverler'e küçük bir sitem: Siyasal suçlar sonucu asılan siyasetçilerin. yaptıkları kötülüklerin unutulup asıldıkları unııtulmamakta. ayrıca da yok yere kahramanlaştınlmaktadır. Her demokrat insan gibi ben de türlü nedenlerle idama karşıyım. Ancak sizlere sormak isterinı: Ülkemize yukarıda özetlemeye çalıştığım rahmetli Zeki Müren'i istismar ettiler utanmadan hem de halkın doğru haber alma hakkını insafsızca çığnediler. Yalan söyiediler. Ne diyordu töreni naklen veren spiker? "Hiçbir siyasal parti temsilcisi yok törende. Yazıklar olsun." Bay spiker! Siyasal parti temsılcilerine değil. ama birölüyü iğrenç amaçları için kullananlarla. ülkenin onuru olmtış gerçek sanatçıları görmeyen kör gözlerin sahiplerıne gerçekten yazıklar oİMin. ^.. .. —,.. Gungor 1 urkeh Antalya kötülükleri yapan bir adama "demokrasi şehidi" denebilir mi? Yaptığı kötülüklerin sonucuna tüm ulus 46 yıldır katlandığı gibi kendi çocukları da o kötülüklerin cezasını türlü biçimlerde çekmiş ve çekmektedir... Lütfen kurtuluşu gerçek demokrasılerde arayalım. Ölmüş >a da demirbaş politikacılarda değil!... Erol Soysever Emekli Binbaşı 18EKİM1996CUMA PENCERE Bir Kitap... Yıl 1919... Ege'de bir kasaba. Düşman ordusu bekleniyor. Türkler kurbanlık koyun gibi. Rumlar evlerinde mavi- beyaz Yunan bayrağı dikiyorlar. 15 Mayıs'ta Yunan as- keri Kordonboyu'na çıkmış. Körfez'deki ingiliz, Fran- sız, Italyan, Amerikan harp gemileri. işgali destekliyor. Yunanlılar, izmir'den Anadolu içine sarkıyorlar. Kom- şu il ve ilçelerin işgal edildiği haberleri geliyor. Kimi ka- saba ya da kaza. kurşun atmadan teslim oluyor. Ça- resizlik burgu gibi yürekleri oyuyor. Ne yapmalı?.. In- sanların gönlünde hüzün yaprak yaprak dökülüyor. Yurtseverler toplanıyorlar. Içlerinde 'ya istiklal, ya ölüm' diyenler var. Ama boyun eğmekten gayrı seçe- nek bulunmadığını söyleyenler de var. On binlerce Yunan askerıne karşı bir avuç ınsan ne yapabilir?.. De- neyimlı olanlar 'makul' şeyler söylüyorlar. Teslim ol- maktan başka çare yok. llçenin kaymakamı, istan- bul'da padişaha, izmir'de valiye resmen bağlı. Bir çıl- gınlık gibi görüyor direnmeyi. Birinci Dünya Sava- şı'nda koskocaOsmanlı imparatorluğu yenilmiş. Şim- di bu büyük kuvvete karşı bir avuç Odemişli mi karşı koyacak?.. Yürekler ikircikli. Jandarma kumandanı sonuna dek direnmeden yana. Gençler coşkulu. Hal- kın arasına coşkuyla karamsarlığın, çaresizlikle öfke- nin arasmda kolan vuranların gelgitli salıncakları ku- rulmuş. Kasabanın Rumları kapalı kapıların ardında 'mutlu gün'ü iple çekiyorlar: Bir gerilim filmınin senaryosunu yazıyor tarih... 15 Mayıs 1919'dan sonra yaşanan en uzun 15 gün, yurtseverlerin bıçak sırtında soluklarını kestiği zaman dilimidir. Ne olduysa 16'ncı günde oldu. • Alev Coşkun'un "Kuvayı Milliye'nin Kuruluşu" (Çağdaş Yayınları) adh araştırmasının üst başlıklan: "En Uzun 15 Gün I Ödemiş Direnişi". Bu kitap Yu- nan birlikleri izmir'de Kordonboyu'na çıktıktan sonra yaşanan yoğun sürecin kısa tarihidir. Kuvayı Milli- ye'nin sancılı doğum günlerini gün gün anlatıyor: ama, bu anlatım Ödemiş'le sınırlı değildir. Çünkü Ödemiş, Ege'dedir; Ege, Anadolu'dadır; Anadolu, Osmanlı İm- paratorluğu kapsamındadır; Osmanlı İmparatorluğu, izmir'i işgal eden emperyalist gücün coğrafyasında yenilgiye uğramış bir batıktır. Eğer bütün olaylar o gü- nün dünyasında evrensel enlem ve boylamlanna otur- tulmazsa, ufuksuzlaşır. Alev Coşkun, bu ufku da de- ğerlendiren bir çalışmanın gerçekçi yöntemiyle, "İlk Kurşun repes/"nde Kuvayı Milliye'nin Yunan askeriy- le ilk kez nasıl göğüs göğüse çatıştığını anlatıyor; iş- gal ordusuna halk direnışinin ilk sayfasıdır bu, bir dö- nüm noktasıdır. Çünkü "halkın düşman işgali karşısında etkisiz ve eylemsiz durumu 29-31 Mayıs 1919'da Ödemiş'te değışti." • Alev Coşkun'un kitabında tarihsel gerçekler say- dam ve duru bir Türkçeyle sergileniyor, belgeleniyor, dile getiriliyor. Kitabın sayfalarına yer yer serpilmiş şi- irler. büyük ozanlarımızın ürünleridir; çünkü nerede tarihsel bir destan varsa, orada şair de vardır, şiir işin içine karışır. Homeros'un Troya Savaşı'nda boyatması birrast- lantı değil... Ancak kitaptaki şiirler bir destanın dize- lerı olsabile yaşananlar yüzde yüz gerçeğfn takendf-' sıdir; Ödemiş'teki yerel direniş kıvılcımı, daha sonra Anadolu'dakı ateşi körükleyip yalazlandıracaktır. Kitabın yazarı. yapıtını hazırlamak için ilginç bir za- manı seçmiş; Türkiye'de bugün 'Yeni Mandacı'\ann sesleri öuyuluyor, ülkenin parçalanmasından söz açı- lıyor, Sevr yandaşları Lozan'a karşı çıkıyor, Kuvayı Mil- liye ruhu ile alay edilmeye çalışılıyor. Sanırım önümüzdeki günlerde 'Kurtuluş' tarihimi- ze her zamankinden daha çok başvurmak zorunda kalacağız. Alev Coşkun'un siyasal yaşamda uzun bir geçmişi ve onurlu savaşımı var: ama, kişiliği edebiyat ve bili- me aşılanmıştır; bunların üstüne Ödemiş sevgisini de eklerseniz yazdığı kitabın anlamı özel açıdan da de- ğerlenebilir. Evet, bu kitapta Ödemiş toprağının nabzı vuruyor. tÇEKS.S.İSTASBVL ÇAĞDAŞEĞİTİM KOOPEK4TİFİ CUMHURİYETE ÇAĞRI Istanbul Cumhuriyet Okurlan'nın içınden doğan. laik. çağdaş ve demokratik eğıtimı amaçlayan İÇEK. 29.10.19^6 Salı akşamı cumhunyetımızın 73. kuruluş vıldönümüyle biriikte kendı kuruluşunu yemek ve söyleşi ile kutluvor. Aynı özü paylaştıgımıza inandığımız sızleri de aramızda görmekten onurduyanz. Saygıiarımızla. İÇEK YÖNETİM KURULU Onur konuâumuz . İlhan Selçuk Ver : Baltalımanı GR.AND Saaî • 20M-24M Ücret : 1.500.000 TL Bılgı ıçın : Bostancı 4450258. Ümranıye 3440680, Kadıköv 3364247. Üsküdar 3346722. Beyoslu 2938İ37. Sultanahmet5l6l830. Bakırköv5"l2P0 Özel Öğretim Kurumlan Genel Müdürlüğü'nün 10.10.1996 gün ve 42.5/1J909 sayılı emirleri ile Özel Baykuş Bale Kursu Kurumu'na kurum açma ve öğretime başlama izni verilmiştir. Öğrenci ücreti KDV dahil 4.5O0.0O0 TL'dır. Fazılpaşa Sk. No: 18/1 Bakırköy IİSTANBUL Tel.:542 2898 PANEL ULUSAL BIRLIK ve GUNEYDOGU 19 EKİM Cumartesi Saat: 13.30 Mecidiyeköy Kultür Merkezı Konferans Salonu Yöneten Doç. Dr. Cem ILNEM (ADD Ist Mrkz. Şb. Sekreteri) Konuşmacılar Erol TOY (Yazar) Tayfun TALIPOĞLU (Gazeteci) Kenan KALYON (ÖDP) Arslan KILIÇ (İP) Bılge BILGIÇ (ADD Ist Mrkz. Şb. Başkanı) Dtlzenleyen ADD Istanbul Merkez Şubesı Tel - Faks 0 212. 272 6218
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle