03 Temmuz 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 11 EKİM1996CUMA HABERLER Seyfi Oktay, demokrasi ve laik sistemin gerileme ve yenilgiler sürecine girdiğini söyledi 'Cınnhuriyet kuşatıldı 9 Yılmaz tazminat alacak • A.VKARA (CumhiJri>et Bürosu) - Ankara 14. Aslıye Hukuk Mahkemesı. yavımlanan bir haberde A\'\P Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın kijilik haklanna hakaret edildiği gerekçesiyle Sabah gazere>inı 400 mılyon lira tazminat ödemeye mahkûm ettı. Dün yapılan kanr duruşmasında. mahkeme hâkimi. davanın kısmen kabulüne karar \erildigini belirterek 400 milyon lira mane\i tazminatın ola> tanhınden itıbaren uygulanacak va.vil faızi ile venlmoinin kararlaştırıldığjnı neıkladı. Kaddafi egitim görmemiş • ANKARA |A A) - Libya lideri Muammer Kaddafi "nin Türkiye'deki harp okullannda hiçbir şekilde eğitim görmediği açıklandı. Genelkurmay kaynakları. son gıinlerde bazı basın-yaym organlarında kaddafi'nin Türkiye'de harp okulu eğitimı gördüğü yolunda haberler >er aldığım belirterek "Bu haberler gerçeği yansıtmıvor: Kaddafi Türkive'deki hiçbir harp okuhında eğitim görmemiştir" dedıler. RP'de Atatürk posteri krizî • ANKARA (AMvA)- Daha öncekı 4 kongrede Atatürk posterınin salona asılmaması RPde pazar günü yapılacak 5. büyük kongre öncesı gözlerin bu konuya çevrılmesıne yol açtı. Poster ve rcsım kültürlerı bulunmadığını belirterek kendılerini savunan RP'liler. daha önceki kongrelerde kürsünün yanına Atatürk büstiinün konulduğunu bildırdıler \e "Bızım teşkılatlanmızda Hoca'nın bile doğru dürüst resmı yok"' dediler. Atatürk postenne ilişkin tartışmalar partınin iktidar olması da gözetılerek yapılırken. bu konudaki son karann kongreden bir gün önce venleceğı öğrenıldi. Bartın'da açlık grevi bitti • BARTI.N <AA)- Bartın Özel Tip Kapalı Cezae\i'nde. böliicü terör örgütü üyesı toplam 179 rutuklu ve hükümlünün 26 eylül tarihinde başlattığı açlık grevi. dün sabah sona erdi. Böliicü terör örgütü üyesi tutuklu \e hükümlüler. bazı cezae\lerindekı uygulamaları protesto etmek amacıyla iki hafta sürdürdükleri açlık grevi eylemine. bu sabah kendi isteklenyle son \erdiler. Tutuklu \e hükümlülerin saâlık durumlarının ıyi olduğu bıldirildi. HSYK üyeliği için aday seçimi • ANKARA (Cumhurivet Bürosu) - Hâkımler \e Sa\cılar Yüksek Kurulu'nun (HSYk)Danıştay kontenjanından boşalacak olan bir üyesi için 3 aday belırlendı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. 3 adaydan birini HSYR'nin asil üyeliğine atayacak. Alınan biTgiyegöre. Danıştay Genel Kurulu, Danıştay kontenjanından seçilecek üye ıçın 3 adayı belirledı. Genel kurul. 3. daire üyesı Gürsoy Gönenç. 5. daire üyesi Reşat Şamiloğlu ve 9. daire üyesi Cengiz Di\anlıoğlu"nu aday olarak seçti. Erbakan'a tazminat • .ANKARA (Cumhurivet Bürosu) - TBMM Başkanvekili Kamer Genç. Ba^bakan Necmettin Erbakan ve RP'nın tüzelkişiliğine hakaret etmekten dolayı çarptırıldığı 80 mılyon lira tazminat ile 38 milvon liralık masraf ve faizini yatirdı. TBMM Başkanvekili ve Tunceli DYPMilletvekili Kamer Genç. yaptığı bir basın toplantısında Ba^bakan Erbakan'ın kişılik haklanna hakaret ettıği ve RP'nin tüzelkişıliğine saldırıda buiunduğu gerekçesivle kırkar milvon lira ödemeye mahkûm edilmişti. İstanbul Haber Servisi- Eskı Adalet Bakanı. CHP Ankara Milletvekilı Seyfi Oktay demokrasi ve laik cumhunyetın şeriatçı kar- $ı devrim akımının kuşat- ması ve ulaştığı gücü kar- ^ısında gerileme sürecıne girdiğini ve art arda yenil- giler almaya başladığını belirtti. Seyfi Oktay "Ğö- riinen odur ki, laik demok- ratik cumhuriyetten ve öz- güıiüklerden yana olanla- rırı a> ma/lıklarının deva- mı halinde. deniokratik la- ikCumhuriyetin birhatıra olarak tarihe terk edilmesi ciddi bir olasılıktır** dedı. "Laik Cumhuriyet Kar- şıfı Akımlarla İigiİi Genel Görüşme Önergesi" üze- rinde CHP TBMM Grup Genel Kurulu'nda konu- şan Seyfı Oktay. şeriatçı akımlann vüksek bir ide- olojik bilinç ve disiplinli bir gayret içerisinde yay- gın birörgütlenmeyi sağla- dıklarını. içeride ve dışar- da kurdukları şirketlerle büyük ekonomik güce ula^tıklarını ıfade etti. Oktay. karşı de\ nm cephesinın bu güee ulaşmasında. demokratların aymazlıklan. devletin örtü- lü \ardımı. 12 Eylül vönetiminin uygula- maları ve sağ partılerın ^enatçı uygulama- lara destek veren sayısız uygulamalannın payının bulunduğunu ılen sürdü. Demokratlann avmazlığı Demokratık iaik cumhunyetimiz yerine teokratik bir sistemi yerleştirmey i amaçla- yan akımlann bııgün programlı bir şektlde şeriat destekçisi örgütler vurtdışında da çalışıyor Dinci yapılanmanm gelir kaynaklan MJH Gençlik Vakfl: RPnin gençlik kolu gibi çalışıyor. 71 il merkezinde şube düzeyinde örgütlü ve yakla^ık 100 bin üyeye, 60"a yakın ögrenci yurduna sahip. RP'li belediyelerden otopark işietmesi vs. gibi çok sayida iş olanaklan sağlamış durumdalar. AvTupaMUliGöriişTeşkilatı: 1974 yılında Almanya'da kuruldu. RP yanlısı. Teşkilata ait büy-ük ışletmelerden ve 20 bini aşkm üyeden büyük gelir elde ediyor. Aynca, Libya, Suudi Arabistan. Kuveyı ve İran'dan parasal yardım gördüğüne dair güçlü iddialar var. Millı Görüş dogruitusunda, Kanal 7 dahil 16 özel televizyon kanalı, 28 radyo istasyonu ile yurtiçi ve yurtdı$ında toplam 41 gazete ve dergi yayın yapmaktadır. Yurtiçi ve yurtdışında toplam 510 dernek, 40 vakıf, 76 şirket. 10 sendika ve 6 özel okul nıilli görüşçü olarak biliniyor. NurcuJar: (sadece Fethullah Gülenciler'e ait) 200 den fazla vakıf. Bu vakıflar arasında yalnızca Marmara Eğitim ve Kültür Vakfi'na ait 12 ögrenci yurdu bulunuyor. Vakıf aynca, 10 binden fazla öğrenciye burs veriyor. Bağış yoluyla 200'ün üzerinde gayrimenkulu bulunan Akyazı Vakfı kurban derilerinden 1.5 trilyon gelir elde ediyor. Aynca bu gruba ait İ3 dernek, 47 özel okul, 82 şirket. 346 dershane, 448 ögrenci yurdu ve 1 özel üniversite bulunuyor. Fethuilahçılar, Yakutistan. Buryad, Truva, Ukrayna, Çuvaşistan ve Havas'ta birer. Tataristan'da 5, Başkurdistan'da 4, Kınm'da 2, Kırgızistan'da 12, Özbekistan'da 28. Azerbaycan'da 10. Moğolistan'da 3 ve Gürcistan'da da 3 olmak üzere toplam 123 okul ve iki de üniversite açmiijlar. Bu gruba ait Samanyolu TV orta Asya'dan Kuzey Afrika'ya uzanan alanda yayın yapabilmektedir. Grubun ayrıca. biri ingilizce 7 dergi. 1 günlük gazete ve 8 radyo istasyonu bulunmaktadır.Fethullahçılann Arnavutlulc Romanya. Moldova. Bulgaristan, Makedonya gibi ülkelerde de faaliyetleri vardır. Süle>maneılar: Kurs ve okul talebeleri yardım demekleri, Kuran kurslan. pansiyonlar, çeşitli kurslar, yurt dısında 400 civannda dernek, 7 yayın organı. y-urt içinde 2100 dernek, 14 vakıf. 28 şirket. karşı dev rim sürecinı işlettiklerini vurgula- yan Sevfi Oktay. bu tehlikeyi görmek iste- meyen aymazlann bulunduğunu belirterek şövle devam etti: "Bu geüşmeleri. bir de- mokratik ortam içerisinde çok olağan ola- rak. iilke halkının doğal gereksinimlerin- den doğan bir sonuç olarak düşünmek \e- ya dünvada din sivasallaşıvor. ona paralel olarak ülkemizde de din si> asallaşmaktadır gibi düşüncelerle değerlendirmek ya geliş- melerdeki gerçekliği. ola> lan bilmemekten \eyahut kafaları kunıa sokma\ı >eğlemek- ten kavnaklanmaktadır." Oktav. 50 dolavındakı Islam ülkesi içe- risinde. temelindeakıl vebilimın buiundu- ğu laik devletin yalnızca Türkive'de oldu- ğunu vurgulayarak. ^.eriatçı kesımın hede- finın Atatürkçü laik sıstem olduğunu belirt- ti. Sev fi Oktav. eğıtimde. •4 Te\hidiTedrisat Kanunu"(Öğretim Bırliğı) ilegüvenceal- tına alınan eğitim birliğinın terk edilerek Cumhuriyet öncesinin ikili eöitim sistemi- ne geçildiğine dikkat çekti. Imam - hatıp okullannın din hizmetleri görevı ile yü- kümlümemurların vetiştirilmesi için kurul- duklannı da anımsatan Ok- tav. "I951-1952yılıiçinde889 erkek öğrencinin eğitim gör- düğü bu okullarda bugün 515 bin öğrenei okumaktadır" dedı. Oktay. Calı^ma ve Sosyal Güvenlik BakanıNeeati Çe- lik'ın "İnıam-hatipokulları. inıam vetiştirmek için kurul- madı. Diğer liseler dini eğitim teremedikleri için hem dini hem de bilimsel eğitim olsun diye kuruldu" sözlerine dik- kat çekerek anayasaya rağ- men gelinen noktaya dikkat çekti. Şeriatçı örgütlenme Seyfi Oktav. tarikat örgüt- lerinin denetimi altında bu- lunduğunu, bu kurslarda Mekke'de toplanan İslami Eğitim Şûrası kararlannın uygulama alanı bulduğunu kayderti. Oktav. ünıversitelerin de büyük ölçüde şeriatçı akım- ların baskı. etkileme ve yön- lendirmesivle karşı karşıya olduğunu anlattı. Merkez sağ partileri izledikleri politika- ları nedenivle suçlayan Oktay. bu partile- rin 8 yıllık temel eğitimi gerçekleştirme>e yanaşmadıklarını. tersine 3 yıllık Kuran kurslannı temel eğitimden sayılması için fırsat aradıklannı bildirdi. Eski Bakan Ok- tay. merkez sağın imam - hatip okullannın kuruluş nedenlerin hiçe sayarak bu okulla- n bugünkü düzeyine getirdiklerini anlattı veanayasanınilgili maddesini değiştirmek için RP ile dayanışma içine girdiklenni sav undu. İstanbul Emniu'f Müdürliiğü'nden yapılan açıkİamava göre, Tekfir Orgütü'nün bulunmuyor. Ancak gözaltına alınaniann gösterdikleri >erde\apılan aramalarda çok sa>ıda silah buiunduğu bildirildi. Şeriatçı iki örgüt daha •Tekfir" ve Türkiyeli Müslümanlar' örgütleri üyesi oldukları öne sürülen 14 kişi gözaltına ahndı tstanbul Haber Semsi - İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nce vürütülen operasvonlar sonucu şeriatçı "Tekfir" ve "Türkiveli Müslümanlar" örgütleri üyesi olduğu öne sürülen 14 kişı gözaltına ahndı. Polis. gözaltına alınan kişilenn şeriat esaslanna dayalı bir din devleti kurmak için silahlı eğitim çahşmaları vaptıklannı belirtti. îstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nden yapılan açıkİamava göre. hiçbir eylemleri bulunmamakla birlikte anayasal düzeni vıkıp venne şeriat esasına dayalı bir din devleti kurmak amacıyla oluşturulan Tekfir örgütüne vönelık I Ekim 1996 tarihinde başlatılan operasyonda Rahmi Gökçegöz. V'ahit Metin, .Azimet Akjüz, Hüscvjn Başoğlu, Ahmet \alap, Kevzullah Hehacıoğlu, ^a\uz Birlik, Mustafa Namık. Kemal Kovulmuş. Osman Nuri Dişlitaş. Abdulkadir Akderne. Ahmet A\dın gözaltına ahndı. Açıklamada. Tekfir adlı örgütün 1960'h yıllarda Mısırda faaliyet gösteren lh\an-ı Müslimın örgütünden avrılan Mustafa Şükri tarafından Mısırda kurulduğu belirtilerek. 1981 yılında idam edilen Mustafa Şükri'nın vasıyetine uvan örgüt üyelerinin de Lübnan. Ürdün. Filistın. Libya ve Türkiye've dağıldığı savunuldu. Örgütün Türkive ayağını 1984 yılında Filistin asıllı Lübnan uyruklu Zi>a kod adlı Melaz Awwad'ın kurduğuna dikkat çekılen açıklamada. bu kişinin örgütsel çalışmalan sonucu. öreütün. "Genel Emir", "Genel Emir \iekili", "Meclisi Şûra". "Kadınlar Meclbi Şûrası". "Temizlevici Güç". "Be\tül-.Mar ve "İlmiÇalışmalar Kurulu" adlı organlarını kurdugu ifade edildı "Türkiveli Müslümanlar r örgütü Emnivet vetkılileri av rıca. daha önce "Türkneli Müslümanlar" örgütü içerisinde faalivette bulunup bu örgüt içinde veni bir oluşum içine gırdıklerı öne sürülen Ali Kemal. Mehmet ve Ahmet Taşdemir'in 2 ekim günü başlatılan operasvon sonucu gözaltına alındığım belırttıler. Açıklamada, mevcut anavasaîdüzeni vıkarak verine teokratik sisteme dayanan birdevlet kurma çahşması içinde olduklan belirtilen kişilenn gösterdikleri >erlerde yapılan aramalarda bir adet tabanca. silaha ait bir şarjör. 8 fişek ve bir adet sustıırııcu. 2 adet N'inchester marka vıvli tüfek ve bu silaha ait 10 adet fişek buiunduğu iddia edildi. DüZY, Şeriatçı gösteri Sincan tahrikçileri serbest ANKARA/TARSl S (Cumhuriyet) - Şeriatçı terör örgütü Hızbullah'ın gösterısınedönüşen "JsraiPiprotesto e>lenıi"nde tahnkçıhk vaptıkiarı ge- rekçesıyle gözaltına alınan ve arala- nnda Sıncan'ın RP'lı Beledıye Baş- kanı Bekir Vıldız'ın yakınlannın da buiunduğu 6 kıv serbest bırakıldı. Tarsus'ta ıse geçen pazar günü bir dü- ğün sırasında tekbır getınlıp "HizbuJ- lah"yanlısı slogan atan ve polıse sal- dıran şerıatçılardan 29"u tutuklandi. 4 ekimde Sincan ve Kocatepe ca- mılennde kılınan cuma namazının ar- dından gerçekleştırılen Israıl'ı pro- testo mıtıngının sona ennesıyle baş- latılan operasyonlarda tahnkçıhk vaptıkiarı savıvla 15 kışı gözaltına ahndı. Emniyet vetkılileri. gözaltına alınanlardan9'unurı Kocatepe Camıı önündekı olaylarla ılgısı olduğunu belirterek savcılığa çıkarılacaklannı belırttıler. Sıncan'da meydana gelen olay larla ılgih olarak gözaltına alınan Hüseyin Gazi Gezer. Erol Esen ile Sincan Beledıye Başkanı Yıldız'ın kardeşlen Tahsin Yıidız v e Selahattin Yıldız. basın danışmanı Mehmet Enen ile Hüseyin \azicioglu dün sabah saatlerınde Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesı < DG.M) sav cılığına çıka- nldılar. Ankara DGM Savcısı Ham- za Keleş'e ıfade veren sanıklar. ılk ıfa- delerinın ardından mahkemeye sevk edilmeden serbest bırakıldılar. Tarsus'ta 6 ekim pazar günü Yeni- mahalle Kınksırtı mevkıındekı boş bir tarlada gerçekleştırılen düğün sı- rasında bir grup. sesaygıtlarınınyar- dımıyla Hızbullah yanlısı gösten yap- tı. Muzaffer Imaç'ın oğlu Hamit U- maç'ın düğünü sırasında yapılan gös- terıyımahalledeoturanların. 155 ara- cılığıyla polise bıldırmesının ardın- dan güvenlik güçleri olaya müdaha- le etti. Ancak düğündekıler. güvenlik güclerine ve arabalarına saldırarak polis otosunun camlannı kırdı. r AZII ORHAN BİRGİT Çoğunluk; Hoca'nın. kendi- sine yakıştırdığı "muzaffer bir Roma komutant gibi" döndüğü Kuzey Afrika gezisinin son da- kikalannda uçakta yaptığı basın toplantısında. medyanın bu ser- güzeşt ile ilgili eleştirilerine kar- şı söylediği "bir üflersem..." sözü ile neyi arnaçladığını tam anlayamadı. Kimine göre. bu söz hasımla- ra "dağıtınm sizi" anlamında bir gözdağıdır. Kimi, Erbakan'ın üfleyerek gezisi üzerindeki per- deyi kaldırabileceğini söylemek istediğini ileri sürmektedir. Yayın merkezleri Istanbul'da bulunan radikal islamcı üç ga- zetenin dünkü sayılarının birin- ci sayfaları, bu yoruma bir yeni örnek ekledi. Görüldü ki; "Milli Görüş Ba- sını" diye bir basın türevı oluş- maktadtr. Benim gibi, bir koalisyon hü- kümetinde. Erbakan, Asiltürk, Adak, Kazan ve Arif Emre gi- bi o günün milli görüşçü siyaset adamları ile aynı sandalyeleri paylaşmış bir kimse: böyle bir basın türüne adlarını saydığım kişilenn nasıl öztem duyduğunu iyi bilir. Akıt. Milli Gazete ve Yeni Şa- fak'ın dünkü birinci sayfaları bu Milli Görüş Basını! özlemin tıpkı basımı olarak ha- zırlanmış ve yayımlanmıştı. Bu üç gazeteden Milli Gaze- te, aralarında en eskisi olarak, 24 yıldır çizgisinden ayrılmadan çıkıyor. ilk sayısı hazırlanırken, desteklediği partinin adı "Nı- zam "dı. O kapatıldı. yerine "Mil- li Nizam Part/si" kuruldu. Gaze- te aynı desteğini yürüttü. Sonra "Millı Selamet Partisi" ve şimdi de "RefahPartisi". Başta Erba- kan olmak üzere, önde gelen bütün millı görüşçü polıtikacıla- rın ortak olcluğu bir şirket tara- fından yayımlanıyor bu gazete. Akit'in durumu belirli bir ölçüde farklı. Milli Gazete'den ayrılan ve önceleri "Beklenen Vakıf'ı yayımlayan, birincisine göre da- ha radikal görüş sahiplerinin or- ganı. "Yeni Şafak" bu tür görüşle- rin bir mozaiği olarak, kendı dünyasının "entelleri için" ya- yımlandığını gösteren görüşler ve üslup taşıyor. ilk ıkisı. manşetlerinden çer- çeve içine aldıklan on bir mad- delik karşı hücum yazısına ka- dar neredeyse bir tıpkı basım olmuş. üçüncü gazete bu işi da- ha akıllıca götürmeye çalışıp. dil değişikliklerine özen göstermiş. Uçü de ve onlann yanı sıra, İs- tanbul Anakent Belediyesi'nın sahip olduğu tesısleri çok ucu- za kiralayan "7. Kanal" televiz- yonu da, ilk günlerin havasını üzerlerinden atıp, Afrika gezisi- nin nasıl bir zaferle tamamlan- dığını anlatmakla meşguller. Bu- nu yaparken de önlerine konu- lan maizemeyi. kimisi hıç uğraş göstermeden aynen kopya et- tiği için de. birbirlerine benze- mekten geri kalmıyorlar. Böylece, mi\li görüşün özgür ve bağımsız basından ne anla- dığı da apaçık ortaya çıkmış oluyor. Gene böylece, Adalet Baka- nı'nın sümeni altındaki yeni ba- sın yasası taslağı ile neyin ger- çekleştirilmek istendiğinin ipuç- ları da kendisini gösteriyor. İnanmayanlar. bu gazetelerı görsün de hocanın nasıl bir Ro- malı komutan gibi gezıden mu- zafferane döndüğunü okusun- lar. "Erbakan püskürttü + Onur celladlarına hocadan ders + Aklınızı başınıza alın" cümle- lerı bu gazetelerin dünkü birin- ci sayfalarının manşetleriydi. Televizyonlarda Kaddafi'nin çadın önunde. peksimet yiye- rek on dört saat geçırmeye ça- lışan basın mensupları ile işa- damlarına arada bir demeç ver- meye çıkan Hasan Hüseyin Ceylan'ı azarlamak için merdi- venlerden hamle yapan Abdul- lah Gül'un görüntülerıni izle- yenler.. gazetelerde Libya Bü- yükelçimiz ile dışişlerinin dığer dıplomatlarını kapı önünde bek- letip, Türkiye Cumhuriyeti hü- kümetinin Libya Cemahiriye- sı'ne önereceği diplomatik ya- nıtları kaleme almaya çalışan Erbakan + Adak + Gül üçlüsü- nün çadır hatırası fotoğraflarına bakanlar. kimlerin aklını başına alması gerektiğıni bilmiyorlar mı? • • • Öyle anlaşılıyor ki, bazı saf yurttaşlarımızın "Canım Erba- kan tek başına iktidar olsa ne olur" sorusunun yanıtı, Kuzey Afrika gezisıni, aynı doğrultuda 65 mılyon kardeşimıze sindır- meye çabalayan söz konusu gazete ve televizyonlann yayın- lannda saklı. Bir tutam Libya çiçeği ile iki avuç Nijerya dikenini, iran balı ile havanda toz bulamaç haline getirip, adil düzen etiketli gül- laçların içinde sunmak... Bu rejimi uygulayanlann, ke- sinkes "fılozof" olup. kendile- rini ateist "Roma komutanı" sanacaklarına Tansu Çiller bi- le tanıklık eder. "Nereden biliyorsun" diye soracakolanlarayanrtım, "Oün- kü Cumhuriyet'/n birinci say- fasının ortasındakı dört sütun- luk Tank Tınazay imzalı fotoğ- rafı görmediniz mi" olacaktır: "Hava alanının VIP salonunu dolduran karşılayıcılarına zafer gülücükleridağıtan hoca ve ona aynı gülücüklerle bakan Bacı." DYP Genel Merkezı'nin kur- maylan, bana kalırsa, bu fotoğ- rafı daha da büyütüp poster ha- line getirmeli ve örgütlerinin baş köşelerine asmalıdıriar. Hatta ilk genel seçimlerde de afiş yap- malıdırlar. Hem demokratlıklarının, hem de laikliklerinin bundan daha sağlam bir güvence belgesi mi olurmuş!.. BİR BAKIMA SERVER TANİLLİ Aydınlar Neye Yararlar? Şu içinde bulunduğumuz ayın başlarında, Fran- sa'da ilginç bir sözlük yayımlandı: Adı da Fransız Aydınları Sözlüğü. Tanınmış kalemlerden Jacques Julfiard ile Michel VVinock'un öncülüğünde tertip- lenmiş bir çalışma. Önemli bir konuya eğildiği için, üzerinde çok durulan eserlerden biri de bu. Hangi gazete ve dergiyi açsanız onunla ilgili bir yazı gö- rüyorsunuz. Televizyona çıkmaz olur mu? Geçen- ierde ekranlardaydı bir kitap saatinde. Ünlü Le Figaro gazetesi, haftalık edebiyat ekin- de, iki hafta önce onu baş konu yaptı. Gazete. "Ay- dınlar Neye Yarar?" başlığı altında. çeşitli filozof, ya- zar ve tarihçı arasında bir araştırma düzenlemiş, on- ların konuyla ilgili yanıtlarını yayımlıyordu. Sahı neye yarar aydınlar? Bu birsorudur ki, karşılığı yalnız Fransa bakımın- dan değil, her ülke için önemlidir. Bu arada elbette Türkiye için de... Soruya vereceğıniz yan/t, her şeyden önce de şuna bir karşılık vermenizı gerektiriyor: Kimdir ay- dın? Akla ılk gelen, yarattıklarıyla düşünce, edebiyat ve sanat dünyasına kendini kabul ettirmiş insanlar oluyor. Ama yeterli mi bu? Köşesinde kalemıni insan haklarının savunması- na adayıp çırpınan gazeteciyi; dünyamn güzellikle- rinı, kurdun-kuşun haklarını konu edinip çevreyi sa- vunan mühendisle mımarı; kadınla erkek arasına konan aptalca mesafelere bakıp isyan ederek ka- dın haklarını çarpışa çarpışa kafalara vuran avukat- la öğretmeni ne yapacaksınız? Hayır. kolay değil aydını tanımlamak. Doğru. bulanık ama çok boyutlu bir kavram kar- şısındayız. Sözünü ettiğım Le Figaro'nun özel ekine yazdığı -usta işi- yazısında, Jean-Marie Rouart, bir nok- tada bir aydınlık getiriyor konuya: Aydın derken, çağın büyük sorunları karşısında bir tavır takınıp in- san hakları yolunda bir kavgaya katılanları görme alışkanlığından söz ederek, terımin, Dreyfus dava- sından başlayarak -sol'la ilgili- bir yan anlam kazan- dığını belirtiyor; ve "Örneğ/n "diyor, "Özgürlük adı- na yığınla mücadele verdikleri halde, Monther- lant'dan, Mauriac'fan ya da Giono'dan çok, bu etiket Malraux'ya, Sartre'a, Camus'ye yakıştınlır genellikle". Rouart, asıl eserden çok, siyasal ve insanlıkçı bir eylemin değeri üzerinde ısrar eden bir aydın tanım- lamasını doğru bulmuyor: Voftaire, özgürlükler için çok şey yaptı, ama onun dehasını asıl oluşturan bu değıldir: Baudelaire ile Mallarme, siyasal kaygıla- rın uzağında yaşadılar, günümüzdeki tanımlamaya uygun değil diye aydın saymayacak mıyız onları? Kaldı ki, örneğin Malraux söz konusu oldukta, an- tifaşist mücadele, yazdığı o görkemli eserlerin ya- nında ikinci plandadır. Düşüncemı soracaksınız: Ben, böyle bir derece- lendirmenin karşısındayım. Hele Malraux'dan bah- sedildiğinde, onun Ispanya iç savaşında faşizme karşı verdiği kavga yazdığı eserler kadar anîamlı- dır: ya da söz konusu kavga, yazarı gözümüzde da- ha da saygın yapıp çıkmıştır. Bana göre. aydından beklediğimiz, en az eseri ka- dar önemli, özgür kişiliğidir; aklın değerlerine yas- lanıp yerleşik düzen ve değerlere karşı kuşkuyla bakması ve bu kuşkuyu başkalannda da uyandır- masıdır. Uydumcu olmayan. herkesçe benimsen- miş inanç ve törelere aldırmayan; başına buyruk, bağımsız insandır aydın. Hele aklın ve insanın hak- lan yerde çiğnenirken sesini en önde çıkarması ge- reken odur, o olmalıdır. Yok dindi. yok ırktı. ölçütleri olamaz onun. Barres, şu şoven millıyetçi Fransız yazarı, Drey- fus olayı söz konusu olduğunda, "Ihanet etmesi mümkündür, ırkı onu gerektirir" dermiş. Ne kadar iğrenç bir değerlendirme! 3 ekim günlü Cumhurıyefte, Oral Çalışlar, Mı- sır'da Nasr Ebu Zeyd ve iran'da Abdülkerim Su- ruş'un, bu iki büyük aydının başlarınagelenlere ba- kıp sus pus olan bizım kimi islamcılarımıza, "Siya- si Islamcılar Neredesınız?" diye seslenıyordu. Hiçbir yanıt alamayacaktır arkadaşımız. Çünkü aydın değildir onlar. tacirdirler; din alır din satarlar. Sözü bir başka gerçekliğe getirip bir seslenişte de bız bulunalım: Türkıye'nin aydınları, hapishane- lerimizde aydınlar var: dahası, kan akıyor ülkemiz- de oluk oluk. Ne yapmayı düşünüyorsunuz? Yekta Güngör özden 'Laiklik tehlikede' SOFVA (AA) - Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden. laikliğın demokrasinin ön koşulu ol- duğunu belirterek. "LaikJik olmadan demokrasi olmaz. Demokrasiyi yaşatmak isti- yorsak laikliğe sahip çık- makzorunda>ız"dedi. La- ıklığin ve demokra>inin ciddi bir tehlikede olduğu- na dikkat çeken. Özden'e göre bu tehlikey e karşı etkın hukuksal çözümler üretil- mesı gerekıyor. Bulgaristan Anayasa Mahkemesi Başkanı Assen Manov'un resmı davetlisi olarak Sofya'da temaslarda bulunan \ekta Güngör Öz- den Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada Türki- ye'deki gelişmeleri değer- îendirdi. Özden. Afganistan'da ya- şanan son olay lan ciddiye almak gerektiğıni de dile getirerek. Afganistan örne- ğinı "Türkiye Afganistan değildir" diyerek geçiştir- memek. bu oiay lardan ders almak gerektiğıni bildirdi. Bazı durumlar için kötü ör- neği anımsamakta y arar ol- duğunu belirten Özden. şunları söyledi: "Afganistan. biam önü- müzde din yoluyla sürdürü- legelen. tarihte kötü örnegi- ni gördüğümüz. acılannı çektiğinıi/ girişimlerin en yenisidir. O bakımdan bir gün Türkiye'dede bu olabi- lir hatta bunu aşabilir. Hiç olmayacak diye uyumanın tembeliiğe w umursamazlı- ğa düşmenin anlamı yoktur. Sonra iş işten geçince aJön- dan kalkamayız" Yekta Güngör Özden, Türkiye'de laikhğin. de- mokrasinin ve hukuksal dü- zenin ciddi bir tehdit altın- da olduğunu bildirdi. Bu tehlikenın 70 yıldır var ol- duğunu belirten Özden. şöy le konuştu: "Kimsedev- let içinde kadrolaşma istek- lerinin olmadığını. örgütlen- mediklerini ve kaynağı bel- li belirsLz paralı güçler hali- ne gelmediklerini söyleye- mez. O halde: örgütlenme tehlikesi var. Kadrolaşma belirtileri var. Medyadaki güçleri ortada. Adam öklür- mc. cami avlulannda yeşil bayrak ortada. O zaman tehlikenin nasıl yok olduğu- nu şöy leyebilirler." Özden. laiklik düşmanla- rı tarafından ölümle tehdit edildiğini de hatırlatarak, ".Anayasa Mahkemesi Baş- kanı'nın ölümle tehdit edil- diği bir ülkede "tehlike yok- tur' denilemez" dedi. Bu tehlikeye karşı de- mokrasıyede sahip çıkarak dikilmek gerektiğini de kaydeden Özden. "Ancak, demokrasiyi kötme kulla- narak bu olavlan gerçekles- tirenlerin karşısına. anlam- sız hoşgöriilerle değil etkin yaptırımlarla. hukuksal çö- zümlerie çıkmak zonında- vız"dedi.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle