25 Haziran 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAVFA CUMHURİYET 10 EKİM 1996 PERŞEMBE 14 KULTUR Kutsanmış deniz kabuklarıyla Steve Turre & Sanctified Shells ve 'fake-jazz'ın yaratıcısı John Lurie & The Lounge Lizards 4 Kafa safarisi' ve harnıan ustası CEMVEGLL Akbank 0 Lluslararasi Caz Festıvalı bu akşam Cemal Reşit Rey Konser Sa- lonu ndakı Steve Turre & Sanctified Shells ve John Lurie & The Lounge Li- zards konserlen ıle devam edıyor Steve Turre. kuîsanmış cienız kabuk- ları ıle muzıklennın sovağacındakı uç kulturu bıraraya getmyor Afro-Amen- kan Latın ve geleneksel Afrıka Bu uç kulturun kanşımında duyduğu sesı ozumseverek kok muzığıne yenı bır bı- çım getırıvor Nefeslılenn yenne denız kabukları kullanarak zamanı \enıden ele alıyor \e zanıanın bır butun olduğu- nu bu \uzden de ;.eMn de parçalara bo- lutıerek du^unulemeyeeeğını vurgulu- yor Gerçı pek çok cazse\er Ste\ e Turre"y ı Saturday Nıght Lıve \eya \lcCo\ Tyn- er ınbıg-band"ınden hatırlarama vırtıı- 07 tromboncu Ste\e Turre, kendı dusun- celennı nıuzığe çevırdığı proıelennde fıkırlerını rafıne bır platforma çekerek kendı seMnı yakalamasını bılmı^ıır Ste\e Turre kendıne has 'jazz so- und'una denız kabuklan ıle ekledı&ı ve- nı bov ut doku ıle muzıgını yerden kaldır- dı \e vakaladığı yukseklıİJerı koruma- MIII da bıldı Steve Turre nın ruhsal zengınlığı. La- iın •groove'lannııçınızeışleyencınsellık tdşjyanmelodılerleharmdnlamasınaola- ıiak tanıy or Sankı muzıgıy le bır kafa sd- fariMne çıkıvor Ste\e Turre Turre'nın >enı ku>ak caz trombomuldrı arasında eıı kısılıklı en yenılıkçı \e en bıııkımlı muzısven olduğunu soy lemek pek o ka- dardavanlısolmaz Turre nınaranıman- Idnndj neteslı enstnımanlar yenne kul- landığı denız kabukları tarklı \e zengın tonldn\ la mıızığe vepyenı bır boyut ge- tımor Blues. Atro-Cuban \e Latın Nenikuşakca/ trombonculan arasında en kişilıklı. en unilikçı \een bırikımli tnu7is\en olan Ste\e Turre (sağda) sankı muziğnle bir kafa safarisine çıkıvor. Turre've bu Asanıkı konserinde un kişılık renklı bır topluluk eşlik edecek. C az meraklılannın >anı sıra sinemaseverler tarafından da vakından tanınan John I une (solda) -mu/ığıne ne ısim takarsanız takın- mu/iğin kuçuk dunvaları sarsan bır ruha sahıp olması gerektiğını duşunuyor. lazz'la karısıyor \e denız kabukları bızı derınlığı hısNettıgımız bır zamana tası- yor Sesler denız kabuklannı geldıklen sahıle doğru takıp edıyor tarıh ontesı bır doneme aıt sesierle bugunun muzığı bulusuvorve buyulu bırbıçımde bırbır- lerıne geuvorlar Turre'nın bu zengın vealışılmadık se si dokudugu topluluk Latın \e Afnka \urmalilan trombon \e denız kabukla rı koıosu bas da\ul \e trompetten olu- suyor Turre've Istanbul'dakı konserınde aralarında Andy Gon/alez, Eddie Allen \e FrankLao gıbı vıldızların da bıılun- duğu on kı^ılık reııklı bır topluluk eslık edeeek Hem o\ nadı hem fifnı müziği \apti GeLenın ıkınu konuğıı ıse bır başka harman ustası •fake-ja//'ın yaratıusı muzığının caz olup olınadıgını kendısı tartı^mayaaçan lohn Lurıe& The Loun- ge Lızards Lurie nın muzığı de blues caz. art-roek cağda^. klasık \eetnık nıu- zığın zekıce ıuhld \e IIKC bır espn an- layısıvla harmanlanmdsıvla olusmus farklı bır nıuzık Lurie. ulkesi \BDde hald ktılt statu- sunde olmasına ragnıen Avrııpa \e Ja- ponva'da kucumseneme\etek bırdınle- \ n.ı kıtlesine sahıp John Lurie 1 S>79"da LounL'e Lizards ı kurdugunda. topluluk bır caz punk \e salon topluluğu kansımı bırsevdı Ken- dılenndenemın 'hip'tıplerbıraravagel- mıs \e alısılmadık bır ses çıkan\orlardı amabugunvakaladıkları "sound uvaka- lamalan da kola\ olmadı \luzik geleneklennı hıçe sa\dıklann- dan bugun halabu\ukplak>ırketlenon- larla ılgılenmıvor Ancakonlardabuvuk plak^ırketlenvle ılgılenmı\orlar Toplu- luk ılk kurulduğu gunden farklı olarak artık ıronık bırbin\eregerekMtıımdu\- madan. du\guları şasırtıcı bır açıklıkla dıle getınvor bağımMZ \e etkın sarlıgı- nı surduruvor John Lurie caz meraklılannın vanı sı- ra sınemaseserler tarafından da >akın- dan tanınan bır sanatçı Pek çok fılmde rol aldığı gıbı bırçogunun da muzığını Naptı Lurie ılk kez V\im \\enders"ın "Paris - Te\as ında kamera onune geçtı Bunu Jım Jannush un ıkı fılmındekı baş- rollerı ızledı "Stranger Than Paradise" ve 'Down B> Law'. Bu ıkı fılmın muzık- lerını de John Lurie > aptı 'The Last Temptation of Christ" \ e' VV iJd at Heart' gıbı oiduk(,a bu\uk >apımlarda da rol alan Lurie 'Barfh'ın muzığım \aparak fılm muzıklerı uzerındekı çalışmalannı surdurdu Butun sanat formlarında geçmışın tek- rarının bır anlamda gereklı olduğunu du- ^unen John Lurie -muzığıne ne ısım ta- karsanız takın- muzığm kuçuk dun>ala- rı sarsan bır ruha sahıpolmaM gerektiğı- nı du^unuvor Ktanbul dakı konsennde saksoton \e vokaldeızleveceğımızJohn Lune">e vı- ne saksofonda Mıehael Blake.trompette Ste\en Bernstein.gıtarda Doug Wiesel- man, pıvanov eorgdaE\an Lurie, çello- da Jane Scarpatonübasta Tom Scherr, \uınulı çalgılarda Mauro Refoseo \e da\ ulda Cahin Ueston e^lık edecekler Renee Niklan resmin de tıpkı yaşam gibi olması gerektiğini söylüyor: 6 Özgür, içten ve kisilildi9 kultur Ser>isı - Renee Niklan. resimlerınde tumuy le kendı- ne aıt dunvasim dija vuran ozgun bır sanatçı "Benpersona- liteye inanıyorum. l>ı bir ressam kendi personalıtesını kendıne kavnak olarak kullanandır" dıyor Resimlerını hafta sonuna dek Cemal Resıt Rey Konser Sa- lonu nda sergılevetek olan Renee Niklan. resim çalışmaları- na Sabri Berkelatolvesinde baslamış Sabn Berkel ın oğren- cisinın kışılıgını on plana çıkaran ve onu her konuda cesaret- lendıren ıdeal bır hoca oiduğunu soy luyor "Bana. Senbenıdınle ama^ovle'dık'leıımı unut derdi. Ak- lımdan \e gonlumden ne geçhorsa onu yapmamı ister. boyle- sinin her zaman daha iji sonuç verdiğini soy lerdi. Resim konu- sundaki ozgurluğumu \e hiç kımsenin etkisı altında kalmama- mı sanırımonaborçluvum." Renee Niklan Turkıyede en be- ğendığı ressamm Erol Akjataş olduğunu çunku onun yapıt- , lannınbaskahıçkımsenın- enee NlkJan ın kıne benzemedıgını 41- \apitlanndan vavaş'ın resımlennın oluşan resim serglSl, 12 ekim tanhine Sanatçı hıçbır kurala dek Cemal Reşit Re> r a Sb e t etmemesinı de aka- Knr\Qpr ^alnnıı'nr-in " demızmdenuzakdurma-ı- tvonier idionu nua n a b a g ] l v o r ..Ozgurluğu- gOITJİebllecek YahŞl nebenimkadarduşkunbı- Baraz tarafından r < başka turlu vapamazdı dıi7enlenen semıde z a t e n - T u > a l u z e r i n d e a t auztnienen Sergiae koştururkencesaretımiba- IStanbul dogumlu Olan zen aşıma kaçırmaktan \e yaşamim UZUn kuşkulandığım olmuvor çıır'pHır F n i K i \ P değil." Niklan "Resımle- sureöır transa \ e rimde b a z ı |a r ı m n i d d i a e t . Is\ ıçre de surduren tiği gibi erotızm olduğunu sanatçinin 40 dolayinda ">Ç sanmnorum. Olsa olsa resmı \ er alıyor. f a n t e z ı ' e h u m o u r o l a b | - 6 îyi adamı oynamak o kadar zor kf • 46 yıllık sinema emekçisi Kadir Sa\un'u geçen yıl 10 ekim günü yitirmiştik DLAGL DLRGIN >eşılı,am ın unlu karakter o\un cularını bırer bırer vıtırdığımı/ adeta ">aprakdokumu'nun \a>an- dığı bıfvıloldıı 1^5 OnceSadrı Mışık'ı kavbettık sonra Belgin Do- ruk. Belkis Dilligil \e ^esılçanı ın 'Babası', Kadir Sav un. 46 \illik sinema emekçisi Kadir Sa\un"u bundan bır vıl once 10 ekım gunu > ıtırmıstık 400'un uze- rinde fılnıı sa\ısız oduilcıı>le ya- samını sinema uzerıne kuıan h'at- ta sınema>a adaşan kadir Sa\un belkı bırazkırgın bırazkuskuna\- rıldı aramızdan Saglık sorunları onu vasamının nerede\se tumunıı verdığı sınemadan fılm setlerın- den avırmı^tı Son donemlennde a\nı kusaktan pek çok mesiektası gıbı zor gunler ge<,ırmıstı Ilgne mane\ ı desteğe en çok gereksınım dıiNdugu gunlerdı ama galıba bıraz - >alnız" bırakılmı>t! Eşı ISermin Hanını \e kızı Iraz. kadir Savun un her zaman basu- cunda\dılar \e^ılçam"ın en \apılı aktoru olarak bılıııen kadir Sd- vun'un, hastaiığın gıderek kuçult- tuğu bedenının gunden guneerıv ıp gıdışinı gorduler. sinema *,e\ relen- ne ku^kuıı avnlisına tanık oldular k Bizi^çok_yıprattıIar' "Sanatçılar. toplumla daha çok bir arada olan insanlardır. Bu vu/- den belkj de hepimizden daha faz- la ilgi isterler. Bir sanatçinin dun\a- >ı algılaması çok farklı. Başkaları- nın umurunda olnıa>an şeye o çok onem\erebili>or"dı>eanlatı\or kı- zı Iraz 'Galiba Turki\e'de her işin sansas\onel tarafı on plana çıkarıl- mak istenhor. Babamın otenazi ol- mak istediği \ azılıp çizildi. O> sa ba- bam inançlı biriv di ov le bir şe> iste- mezdi. sadece bizleredaha fazla > ük olmak istemediğini sovlcrdi. Ba/ı ga/ctecilcr. kendi fante/ilerini bu konuda da kullanmak istediler ve bi/i gerçekfen de çok j ıprattılar". kadir Sa\ un u en çok uzen kızı \e esının belırttığme gore sinema derneklerının ılgısı/lığı olmuş Bır arkadası hastalandıgında \a d,\ ba- kıma geıeksınmıı oldugunda sıne- macılar olarak bız ne vapabılınz kavgısını du\an sokakta gorduğu evsizlere dıiencılere acivan "bir daha dun\a\a gel$em >ine filmci olurum* dı\en bıı ınsanın tum enıeğını verdığı ^esılçanı daıı daha fazla ılgı gorme\ı hak ettığını du- sıınınor Nerının ve Iraz Savun ~Bire> olarak geh'p soranlar oldu, ama hep kişisel çabalarla hatirlan- dı. Bizinı için elbette hâlâ \aşama- va devam ediyor. Olumunun hemen ardından \dana Film Festiva- li'nden gelen odul de bunu goster- mhor mu?". Son ıoportaılarından bırınde 'Hep kotu adamı ovnamak ister- dim" demıştı Kadir Savun "İvi adam ovnaınak o kadar zor ki!" Nermın Hanını "İçindekii>ilik\u- /une vansıdığı için hiç kotu adamı o>natmadılarona"dıvor Kızı Iraz da babdsuıın en olumsuz ko^ullar- da bıle gulmev ı eglendımıev ı bılen bırınsanolusundan sozaçıvor "İn- sanları. doğay ı. lıav vanlan se\en bir insandı. ^aşama gulen go/lerle ba- kardı. En ciddi olav larda o> lem'ua- hi bir \orum getirirdi ki... Pencere- nin onune oturur. gelene geçene laf atar. Satıcılarla sıkı pazariıklara tu- tuşur. Pazara çıkar. insanların ara- sına karışırdı. Hatta nıini etekli kı/- lann \anina vanaşır. ah vavrum derdi. paran voksa ben vcrevim. eteğinin ucuna biraz daha eklet- tiriver Bu kadar sevılmesinın en onenı- lı nedenı halktan bırı olmasivdı Gosten^lı bır vaşam tarzının tersı- ne dısıplınlı bır aıle va^amını sur- durmevı veğlemis her zaman vasa- mııı ıçınde "itimbdenbiri'olmus- • Son ıoporta)lanndan bırınde. 'Hep kotü adamı o> namak ısterdım' demıştı Kadir Savun. 'ıyı adam oynamak o kadarzor k ı r . Nermın Hanım. "İçındekı ı>ılık yüzıine yansıdığı ıçın hıç kotu adamı oynatmadılar ona' dıyor. tu Kaybından duvulan uzuntu>u olumunden sonra sa\ ısı uc bını bu- lan sevenınden gelen telefonlardan daha ı\ ı ne anlatabılırdı kı' w Pek çok arkadaşını geçen >ıl ji- tirdi" dıve anlatı\or Iraz "Bazen duşunııvorum. babanı onları öbur tarafta (eğero> le bir>er \-arsa) kar- şılanııs. onlarla bir guzel sofra kur- muş. >emek >i>ordur. \eme)i o_\le çokse\erdikihep. kefenımıncebı- ne para ko\un ben oburtarafa gıt- tığımde sanatçı arkadaşlarımı bulur onlarla guzel bırvemekvenm der- di". Son olarak bır reklam fılmı çekı- mınde rol aldı kadir Sav un Çekım- ler e\ ınde gerçekleştınldı Çunku vuruvecek gııcu voktu amk Daha sonra da hastahane gunlen basla- mistı zaten "Sanatçıçocukgibidir" demıştı vıne ^on roporta|larından bırınde "Darıltma>acaksın onu. hele > aşlanınca daha ozeneceksin" Kadır Sav un u «ralıba danlttık Uluslararası Marmaris Akademisi destek anyor lir"dıvoı ve eklıvoı ~Mi- ~~"^"^™~"^^~^^^"™'^"^11 ~ zahduvgusunaonem veri- jorum. Çunku resim de tıpkı vaşam gibi aşırı cıddiveti kaldır- mıyor hence. İnsanların kendilerini bu denlı onemserneleri, bu dcnli korunaklı olmay açalışnıaları. birdeJik bulup onlara ulaş- maya çalıştiğınızda bövic kaskatı kesilmeleri bana tuhaf geli- jor." Renee Niklan hıkâve anlatmak gıbı bır nıyetı olmadıgını sovluvor senlerhalmdeçalişmavı sevryor Cenevredekı ato!- yesınde hergun 5-6 çalı^arak oturduğu bu değı^ık dızılere kı- mı zaman bır thonet sandaiye kımı zaman bır resıın firçası kımı zaman da kağıttan bır ovuncak kavık malzeme olabılı- yor "Koltuk kadınlar" onun en çok "eğlenerek" vaptığı dızı- İerden bııı Sıradan koltuklan mınık aksesuvarlar gozaln.ı duşsel yorumlamalarla sa\ısızdeğışık kımlığeburunduruyor "Atlıkanncalar" dızısmde ı>ebırsopanın ucundayukselen bı- razdan donmeve hazırlanan tıgurlerle durmadan donen de- ğı^en dunvaya goz kırpıyor ktanbuldakı ılk kı^ısel sergibin- de. "Kâğıttanka>ıklar"dızısıneyerveren Renee Niklan. mas- mav ı bırzemın uzerindekıv ı ıhpbukulen kâğıt parçalarıvla \a- >amın ve zamanın uçueuluğuna dokunu\or her an "gidebıle- cegini" anımsatıvor Bu dızıde kağıttan oykule kuruvor Renee Niklan ve heı kerede avrı bır seruvenle yuz vuze bırakıvor ız- leyi(.ısını külfur Senisi- Turkhe Top- lum Hizmetleri \akfi furk ve Avnıpah sanatçı vazar du^u- nurvegençlen bırarada uretım vapabıleceklerı bır ortam >a- ratma duşuncesınden \ola çı- karak. 1995 \ılı temmuzavın- da başlattığı I\M (Internatı- onale Akademıe Marmaris) projesine destek arı\or Önumuzdekı vıl mavısa>ın- da Avrupalısoroptımistlern,m duzenlenecek bırresim "works- hop'u ıle ılk etkınlığını gerçek- lestırecek IA.M ın tam olçekte etkın duruma gelebılmesı ıçın 1988 vılı beklenıvor Bugtı dek çe^ıtlı ı^adamları ve k rumiarın desteğıvle 2 mılvoıı mark harcanan, olunılu gelış- meier kavdeden proje. Marma- rısTurunç Kovu ndakı vaktaaıt tesıslerınde bulunan çok amaç- lı salonlan sanat atokesı ola- rak >ararlanılacak mekanları açık anfı tı>atrosu\la. Turkı- ye"nın sanat vekultür\olu\la dışaaçılmasıama- cını guduvor Turkıve'den ve Avrupa'dan. çogu unıversıte oğretım gorev lisi sanatçılarla. veteneklı amator ve genç protesvonellenn bıraraya gelecekierı 1-\M atolyelennde baslangıçta resim gra- fık(gravur sengrafı), hevkel. fotoğrat olanak lara \e gelışmefere gore de v ıdeo-art kompug- rafı hatta muzık. sahne sanatlan vt euebıyat I \M, I urkı\e Toplum Hbmetleri Vakfrnın Marmaris Turunç Ko\ (Tndaki binasında ver alıvor. aianlarında etkınlıkler yer alacak IAM ın tasarlananetkınlıklerı ıçınde atolve- lerın \anı sıra usta sanatçıların gozetımınde \e- teneklı sanatoğrencılerı ve veteneklumatorve- tiskınlerın odullendırılerek va da ıiı.retle katıla- cakları vvorkshop'Iar serbest sanjtsal uretım surecı ıçıne yerle^tırılmıs duşunsel edebı fel- setı sovleşı muzakere semıner çalısııukın dn yer alıyor Oeivekleştııılıııesi tasaılanan bırbaş- ka etkınlık ıse IAM katılırncılan- nın sanatsal unınlennın uluslara- rası bovutta tanıtılmasını hedefle- yen. yurtıçı \e vurtdı^ı sergı ve muzayedeler Bu etkınlıklenn ka- tılımcılann uluslararası sanat pı- yasasında daha ı\ı bır yer sağla- ması ve proîenın fınansmanına katkıda bulunması amaçlanıyor Prof Dr TahirOzgıi'nun baska- nı bulunduğu Turkıye Toplum Hızmetlen Vakfı nın ozerk yuru- tulecek lAMproıesı Ferid Ed- gû'nun danısmanlığında ve Prof Ergin İnan(Turkıve) Ina Se- eberg( Almanva) Erol Kınalıf Al- manva) EmielHoorne<Belçıkd)\e İsmet Karadinç"ten( \farmans Be- ledıve Başkanı) dan olu^an bır ku- rucu ıcra kurulu tarafından surdu- ruluyor fÂM ia Marmaris Beledıyesı arasinda ımzalanan bır anlaşma sonucunda Marmaris. kalesınden antık kalıntılanna sokaklanndan denızme rum çe\re mekanıyla l\M"ın tum ınevsımlere yayılması amaçlanan çalışma. sergı ve gostenlenne sahne olacak Turkne Toplum Hızmetlen \akfı. projeye destek amacıy la 8-12 ekım tanhlerı arasinda bır sergı duzenlıvor Sayıları seksenın uzerinde sandtı,ı ve koleksıyoncunun eserlerının satıl- masıyla sağlanacak gelırın bır kısmının bağış- layarak katkıda bulunai-akları sergı Antık A Ş'nın desteğ'yle Antık Palace"da yer alacak IŞILDAK VE YELPAZE ATILLA BÎRKÎYE Roman Öldü! Doğru ya da yanlış sanatsal duzlemde, tanımlar hep olagelmıştır Tanımların olmasında buyük ya- rarlar vardır. buyuk yanılgılarla bırlıkte Sanatsal akımlar, tanımların peşı sıra gelır. Ba- zen ıse tanımlar karamsardır, ongorucudur, belkı bıraz gerçekdışıdır Ne olursaofsun tanımlar, bır tartışmanın ılk adım- larıdır "Roman oldu" gıbısınden Yerını anlatı aldı, post- modern anlatı. aldı Benzer bır şekılde edebıyat- bılımcı George Steıner ın dedığı gıbı "Bugun en ıyı roportajla, en sıcak anlatıyla han- gı roman tam olarak yarışabılır" (!) Genellıkle kuramcılar tanımı sever Bır durum behrlemes! vardır Tanım sıstemın, kuramın bırpar- çasıdır Yazarlar ıse genellıkle -her ne kadar, bır- çoğu sırtını bır kurama, bır kultur dağına yaslas^ da- tanımdan kaçar, bır tanım koymadan yazma-; yı ya da genel tanımlardan yola çıkmayı seçer Bu,1 ıster ıstemez onu daha ozgur kılacaktır Roman oldu mu? Geleceğı bılemem ama, şu an romanın olumunden soz etmek bana "gerçekdı- şı" gorunuyor t Roman, yerını postmodern romana mı bıraktı ya; da postmodern anlatıya Ne var kı zaten "post-' modern "bır tanımsızlık ıçermıyor m u ' i Ote yandan da postmodernızmın "taraftahani zaten ortak bır tanımda bırleşemıyorlar kı. Neyse "postmodern durumu" bır kenara bırakalım • Salman Rüştü, romanın "olmedığı" kanısında.' • > Dergı bıçımınde çıkan Kuram, on ıkıncı kıtabına* ulaştı Dıl-edebıyat bağlamında kuramsal yazılar-î dan oluşuyor Telıf yazıların yer almasına karşırv çevınfer ağırlıkta Ozellıkle Batı dunyasından ozen-î le seçılen bu metınler aydınlatıcı, ışık tutucu ^ Kuram'\n Eylul kıtabında, Salman Ruştu'nurİ "Poman adına Bır Savunma Daha"başlıklı yazısıi yer alıyor (Çev Yurdanur Salman) 3 Bu yazının haber-ozetı, bır-ıkı ay once Cumhu-^ nyet'ın kuftur sayfalarında da yayımlanmıştı Ku-> ram'öa yazının tamamını okuma olanağını buluyo-' ruz. Ruştu George Steıner'ın, "Roman oldu" savın* yanıtlıyor Ruştu, ozcesı, romanın "mer/cez"ının! başka yerlere kaydığı, genışledığı goruşunde Nı-^ tekım sozu geçen yazıda şunları soyluyor î "Yenı olan, Ingılızce yazanyeteneklı bırHıntlı ya- zarlar kuşağının ortaya çıkmasıdır Yenı olan, 'mer- kez'/n 'çeper'e dıkkat etmeye gonul ındırmış ol- masıdır, çunku 'çeper' mılyarlara varan çeşıtlı dıl- lerı arasından Batı'nın daha kolay anlayabıleceğil bır dılle konuşmaya başlamıştır" î Bır bakıma Batı'nın sılahlarını kullanarak Batı'yi! Doğu'dan vuruyor î Ruştu haksız sayılmaz Doğu'nun kulturel zen-< gınlığı ya da başka kulturlenn zengınlığı, özelhğt^ pekâlâ romanın ıçınde yer alabılır, yanı bır Batı tu-* rv, kulturu olan "roman" ıçınde yeralmasının hıç- bır sakıncası yok Guney Amenka romanını duşunursek boyle ol- masının romanı zengınleştırecegı de ortada. Bınbır Gece Masaları'ru bır duşunelım. Bırçok oyku, Batı romanında karşımıza çıkar Başka tur- lu olabılır mıydı"? Umberto Eco'nun Gulun AûVndakı yasak, kıtabın sayfalanndakı zehır, oldu- ğu gıbı ondan bın yıl kadar oncekı Bınbır Gece Ma- sal/ar/'nda yer almıştır • Benzer tartışmalar, tanımlar bızde de var Artık, Turk romanı satmıyor, Turk romanı okunmuyor. Bızde kıtapların okunmaması, satmaması, roman turuyle ve yazılanlarla çok ılgılı değıl. Başka baş-. ka nedenlerı var Hatta satması da oyle Artık, "ıyı roman-ıyı ya- zar" ılan metınlerınde ortaya çıkıyor Gazeteye, dergıye verılen ılanlarda "ıyıyazar-ıyı roman" ya-' zıyorsa tamam artık sırtımız yere gelmez 1 Dede Korkut'tan Yaşar Kemal'e, Halit Ziya Uşaklıgil den Selim lleri ye uzanan roman da- marları var Adalet Ağaoğlu, Orhan Pamuk, Bu- ket Uzuner, Latife Tekin gıbı ozgun yaratımlar var. Adını saydığım yazarlann dışında, az bılınen, az okunan, kıyıda koşede kalmış, ama roman yazma- yı, bıle-ısteye roman yazmayı surduren yazarlar da var Roman olmedı, okunuyor, yazılıyor Sorun ro- manın ıncelıklerını gorebılmekte Altın Koza'da öğpenci filmleri AD.\>\ (Cumhurivet Gunev İlleri Bürosu) - Altın Koza Kultur ve Sanat Festıvalı kapsamındakı Oğrencı Fılmlen Yan^ması'nda seçıcı kurulun degerlendırılmesıne sunulacak yapıtlar belırlendı Fusun Demırel Kamıl Suveren. Prof Dr Tevfık Ismaılov Enem Gorenç \e Te\fık Şenol'dan oluşan seçıcı kurulun değerlendıreceğı fıJmlerşoyle Ondokuzuncu Peron (Taner Elhan) Bir \udum Sevgi( Sadullah Şenturk) Dinler Bahane>di (Egemen Malay - Cenk Denıırkıran) Babaanne ( Aydın Bulut), i Şu Ustiınde( Çağdas Kava) BayramfTan Tunca) Oz>eri (Eren Danısman) Kotu Gunler Arkada(Ayşe Gurzap). MardinfGazel Kutlarl Koku(Bora Egemen), 1 Halının Ezgisi (Demet Toker) Bıçak ve Tarağın Ö\kusu (Hakan Arslan). Proust(\ıhan Şengul), Cin (Hasan Denız). Memet (Çagla Gungor) KEV konser sezonunu açıyor kultur Senisi - Kultur Kolejı Eğıtım Vakfı (KEV) konser sezonunu ıkı unlu ısmın verecegı konserle açıyor Soprano Zehra \ ıldız ve tenor Suha \ıldız'ın 1 1 ekım tarıhınde kultur Kolejı Eğıtım Vakfı Tıyatro - Salonunda vereceklen konsere pıyanoda Ehsabetta Dı , Stefano nun e^lık edecek Gecede N'ıvaldı. Rossını \erdı. Gıordano Bızet Massenet. Catalanı Tossı gıbı Italyan klasık muzığının unlu bestecılennın yapıtlanndan ornekler seslendınlecek ' Misty in Roots ile reggae : konserferi < Kültıir Senisi -The Brıtısh Councıl \e Pozıtıf'ın ^ geleneksel olarak duzenledıklen reggae konserlennın bu yılkı konuğu reggea muzığının unlu temsılcısı Mısty ın Roots 18 ekım saat 22 00"de Istanbul , Bomontı de Staras srudyosunda 19 ekım saat 21 30"da ' Ankara Saklıkent'te bırer konser verecek olan Bntanyalı grup en uzun sure ayakta kalan reggae ( topluluğu unvanını taşıyor 1980den ıtıbaren ılham aldıkları Atrıka va yonelerek muzığının lırık anlatımlar uzenne yoğunla^an Mısty ın Roots'un , konser bıletlen Istanbul ve Ankara'datum \akkorama , ve Quıcksılver mağnzalarında sdtışa sunuldu
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle