30 Haziran 2022 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
1 EKİM 1996 SALI CUMHURİYET SAYFA KULTUR 15 Bir serüvenden geriye kalan iz... Mübin Orhon'un Sainsbury Koleksiyonu'ndaki yapıtları ilk kez Yapı Kredi Kazım Taşkent Galerisi'nde sergilenecek Mübin Orhon 'la geç kalan buluşma •Yarın açılacak sergide Sir Robert ve Lady L.sa Sainsbury'nin koleksiyonunda yer alan 63 yapıt sergilenecek.Yapı Kredi Bankasf nın desteğiyle gerçekleşen sergi\i 4 yıldır süren çalışmalar sonucunda Ali Artun hazırladı. Kiiltiir Senisi- Türk sanatseverlerinin \apitlarini izlemek ve kendisinı tanımak olanağı bulamadığı. ancak dünya çapında büvük hir üne sahip ressam Mübin Orhon'un yapıtlan Yapı Kredi Kâzım Taşkent Sanat Galerisi'nde sergilenecek. 1981 yılında yiiırdığimız Mübin Orlıon'un bu sergide yer alan İngıltere Sainsbury Koleksiyonu'ndakı yağlıboya ve guvaş cserlen. herhangi birçağdaş sanatçımızın bılıııen en kapsamlı kişisel koleksiyonunu oluşturuyor. Yapıtlar. koleksiyonun sahibı Sir Robert \e Lad> Lisa Sainsbury'nın Mübin Orhon'un yapıtlanna hayranhk duyarak onunla ölümüne dek sürdürdükleri 10 yılı aşkın dostluklan süresince seçilmiş. Yapı Kredi Bankası'nın desteğiyle gerçeklesen sergiy i 4 y ıldır sürdürdüğü çalışmalar sonucunda Ankara Galeri Nev "in yöneticisi Ali Artun hazırladı. Ölümüne dek süren dosttuk tngiltere'nin ekonomisı. sıyasetı ve külıürel yaşamında etkilı olan köklü aileierinden Sir Robert \e Lady Lisa Sainsbury nin 1978 vılında Noruich'teki East Anglıa Ünıversitesi bünyesinde kurduklan. aynı zamanda müzecilık \e sanat tarihı konulannda akademik çalışmaların da yürütüldüğü ve Norman Fostcr'ın mimarlığı nedeniyle de ilgi odağı olan Sainsbury Görsel Sanatlar Merkezi; 1933'ten bu yaua olu^turulnıaya başlarıan . .. Avrupa'nın en hatın sayılır koleksiyonlarından binni banndırıyor. Bu koleksiyonun ılk bölümü çagda^ Avrupa sanatına. ikıncı bölümü ise A\rupa dışı kültürlerin geçmiş sanatlanna ait yapıtlardan oluşuyor. Ilk bölümdeki Degas. Henry Moore, Francis Bacon, Modigliani, Picasso. Bonnard. Giacometti gıbi büyük ressamların arasında Mübin Orhonun da 63 yapıtı bulunuyor. Sir Robert Sainsbury nin. yapıt beğenirken aklından çok duygulanna. sezgılenne teslim olduğu bilıniyor. Mübin Orhon ve düşüncelerıyle uğraşını en yakından paylaştığı arkadaşı Charles Maussion da Sainsbury'nın hayranlığını toplayan sanatçılar arasına gırmeyi başarmış. Aralanndaki koleksiyoner-sanatçı ılişkisi giderek her atölye ziyaretınin ardından kutlandığı bir yakınlığa. daha sonra da dostluğa dönüşmüş. En kapsamlı kişisel koleksiyon 1960larda Mübin Orhon'un ölümüne dek. 20 yıl süren ilışkılerı boyunca Sainsbury ailesi çalışmalannın en yakın ızleyicisı olmuş ve bu çalışmalann istisnai örneklerini koieksıvonlanna katmışlar. Arkadaşı Maussion ıle birlikte bu koleksıyondaki savaş sonrası 'Paris Ekolü" dönemınin en geniş temsil edılen sanatçısı olan Mübin Orhon'un. bütün çağdaş Türk sanatının da en kapsamlı kişisel koleksıyonlanndan birini oluşturan bu binkimden 1992 yılında Abidin Dino i!e Haldun Dostoğlu'nun vaptığı sohbetlerden birinde haberdar olunuvor. Tam 4 yıl süren çalışmalar sonucu Mübin Orhon'u geç de olsa tanımak isteyen sanatsev erler. sanatçının Yapı Kredi Kâzım Taşkent Sanat Galerisi'nde 1-25 ekim tarihlerinde yer alacak sergisini JÖrebilecekler. Kiiltiir Senisi - Mübin Orhon'u Türk sanatsev er- lere tanıtacak önemli sergi- nin kataloğunda. düşünce- leriyle. uğraşını en yakın- dan paylaştığı arkadaşı Charies Maussionun do- kunaklı bir seslenişi var: "Aziz dostunı Mübin, Bu (sergi), altına ağ germeden ölümüne icra-i sanat e\le\en bir ip cam- bazı misali. vaşamı açık > üreklilikte karşılavan bir bü\ük insana sevgi- den söz edebilmek için bir \esiledir. Anlaşabilmemiz için birbirimize bakmamızın >eterli olduğu Montpar- nasse'daki günlük düzen- li karşılaşmalarımızı ha- tırlı>or musun? İkimizi de yönlendiren ortak susuzluğumuzu a>- nı kaynaktan giderirdik. Resmin buna tanıklık eder. Sen maddi olmaya- nı maddi kılabilmevi ba- şardın. Gözleri açık olanların (Mübin'in sanatında) sevgivi okuvabilmelerini dilerim." Katalogda. Mübin Or- hon'un resimlerınde imge- mekan ilişkisini ırdeleyen Necmi Sönmez'in "Sessiz- liğin Şiddeti-Durgun İm- ge"başlıklı kapsamlı yazı- sı ise 1948 yılında. 24 ya- şında ekonomi doktorasını yapmak amacıyla tek keli- me Fransizea bilmeden devlet bursuyla Paris'e gi- den bir Türk entelektüelini anlatıyor: Hangi karşılaşmalar. dahasi. onu gemilerinı yakıp ressam olmaya iten nasıl bir ortam bekliyordu? Mübin Orhon'un (1926-1981) otuz yılı aşan sanat serüvenıni yenıden kurmaya. ça- lışmalannı yapıldıkları döneme göre tartışmava açmaya yönelik yazisina bu soruv la başlıyor Necmi Sönmez. Kata- logda yer alan bu yazıdan bazı bölüm- ler sunuyoruz: Dizgeler bütünlüğü "Mübin'in geliştirdıği görsel dil. bir yanda 1947-60 arasında etkili olan "İn- formel Akım"ın paralelinde. öte yanda ise 1960'lardan ıtibaren hertürlü eûılı- min dışında. öncelikle renk- mekan (raum) kavramları üzerinde gitgide genişleyen çerçevelerçizen "özgün"bir rota izlemiştir. Bu rotavı bir bütün olarak değerlendire- bilmek ıçın öncelikle Mü- bın'i çe\rele\en ortamı. o dönemlerde açılan sergılerı ve tartışma konularını ele al- mak. ardından da onun re- simleriyle diger ressamların çalışmalannı kapsa\aneşza- manlı bir okuma gereki>or. Çünkü Mübin'in resimevre- ninde birbiri üzerine kurul- muş bildık anlamdakı "dö- nem" olarak tanımlandınla- mavacak olan bir dizgeler bütünlüğü vardır. Bu bütün- lüğe sıradışı bir karakter ka- zandıran. onun resımlennde- ki saf soyutlamaya dayalı "imge gücü" olmuştur. Im- gelerini "ışığınrenkleözüm- lenmesi \e bunun kurgulan- rnası** üzerine temellendıren sanatçı bu yolla son derece duyarlı. varla vok ara- sı bir noktada bağımsıziığını ilan eden resımsel sorunlar üzerinde voğunlaş- mıştır. İşte Mübin'in temel uğraşı alan- lanndan bırı de. ister kağıt ister tuval üzerinde olsun ışığın renkler üzerinde- ki kimyasını sürekli bozup düzelten. ye- niden kuran bir özümleme ve uyarlama işleminde yatmaktrdır. Işığın. peşinde ilerlemek ve onu "resimdilinin'* imkan- lan içindeyeniden üretmekiçin.varolan sınırları aşan bir imge üretme gücü ge- rekmektedir. Mübin ekonomi doktora- sından vazgeçıp sadece resim yapmaya karar \erdiğ/nde. imge üretme gücünü kendı içınden gelen tarzda ve hocası. yol göstericisi olmadan ortaya koyabi- leceğine inanıyordu. Elbette böylesi bir karar verip vaşamının daha öncesini bir çırpıdasilipatan(TabulaRasa)gençbir bireyi yakından etkileyen faktörlerden biri de Parisin kültürel ortamı olmuş- tur.' Necmi Sönmez. \azisinin bu bölü- münde genç bırsanatçı adavının kendı- nı şekilkndirdiği \ılların bır portresını çiziyor. 1945-60 arasında Parıs'te olu- şaıı uluslararası görsel sanat ortamını. ön plana çıkan sanatçıları. okışan grup- laşmaları. akımları anlatıyor. 1949yılında Parıs'te -yazıda özetlen- meveçalişilan sanat ortamı ıçınde-ken- dı volunu aravan Mübin Orhon. önce- lerı Albert Bilran, Selim Turan. Abidin Dino. İlhan Koman. Şadi Çalık, Sadi Öziş gibı o vıllarda Paris'te bulunan Türk sanatçılarıyla dostluk kurar. Kisa bir süre içinde kesin karannı vererek sa- dece "resimle" ıluılenmeve başlar. Bu PORTRE 1924>ılında İstanbul'da doğdu. Ankara İniversitesi Sivasal Bilgiler Fakültesi'nden mezuniverinin sonrasında. 1948'deekonomi doktorası vapmak üzere gittiği Paris'te vaşamını sanata hasretti. 1956dan başla>arak açılan kişisel sergilerinin büvük bölümünü Paris'te. doneminin en ünlü galerilerinden GalerielrisClert ve Galerie Lucien Durand'da. İstanbul'da da Melda kaptana, Galata Sanat. Maçka Sanat galerilerinde ve Galeri Ne\ 'de ver aldı. Paris. Atina. Giasgow. Milano. Non»ich (İngiltere). Ankara ve İstanbul'da 40 kadar karma sergive katıldı. rait olabilir mi?...Kesin olarak nerede. nasıl tanıştıklannı bilmemekle beraber Mübin'in kadim arkadaşıCharles Ma- ussion 1949'dan itibaren geometrik so- yut tarzda resim yapmaktaydı ve bu atölyeye devam ediyordu. Karma şergilerden sonra 1956'da ilk Kişisel sergi 1951-61 arasında düzenli olarak Sa- lon des Realites Nouvelles'e katılan Maussion'un. 1949'dan itibaren beyaz zemın üzerine yerleştirdigi leke ve çiz- gilerleoluşturduğuresimleri Mübin için de bir etkileşim kaynağı olarak değer- lendirilebilir mi'.' Sanatçının bu vıllara ilgi >avaş yavaş tutkuva. sonunda da v azgeçilmez bir "varoluş nedenine" dö- nüştüğünde kendi kendıni vetiştirme- nin vollarını aramava koyulur. '•|949'da kısa bir süre Academie de la Grande-Chaumiere'e giden Mübin burada serbest desen çalıştı. Ancak ge- nelde kendi kendini yetiştirmek isteyen- lerle amatörlerin ziyaret ettiği bu atöl- >ede bilinen anlamıyla bir hoca-öğren- ci ilişkisinden söz etmek mümkün de- ğildir. Genç bir sanatçının resim tekni- ğınin ABC'sini öğrenme. tanıma. keş- fetme evresı denilebilir bu vıllara. 1953'te Salon des Realites Nouvelles'e geometrik tarzda vapılmış bir resımle katılan Mübin 1950-53 arasında vürüt- tüğü çalışmalannda köklü bir değişim göstermiş olmalı kı. gerçekçi tarzda vaptığımanzaralanndanbutarzbirres- mevarabilmişolsun. Bugelışmeyeyön veren en önemli faktörlerden biri de Je- an De^asne ve Edgar Pillet tarafından 1950'dekurulan L'Atelierdel'art Abst- ait çalışmaları tamamıv laorta>a çıkana dek karma sergiler açarak Parisli tecrü- beli galericiler arasında kendine veraç- mava çalişıyordu. Mübin Clert'le tanış- tıktan sonra kimi grup sergilerinde Bryen, Messaiger. Aİbert Bitran, Jorh, lakis. Tsingosgıbi sanatçılarla birlikte sovut resimlerini sergiledi. Bu resimle- rin ivi satılması üzerine, Clert 1956'da Mübin'in Paris'teki ilk kişisel sergisini açtı.... Mübin'in resımleri l956'da"Li- rik sovutlanıa" çerçevesinde ele alına- bılecek olan özellıklere sahipti: "Öte vandan en ivi tuvalleri kusursuz bir us- talığın kanıtlarıdır. Bozmaksızınjncelt- meden ve zorlamadan canlandırılmış olan zengin malzeme Şarka ait lirik ru- haf bir hava yayar." İstanbul resimleri Sanatçının bu yıllardaki çalışmalan hakkında önemli ipuçlan veren birdizi siyah renkli soyut kompozisyon Albert Bitran. Ahmet Benli. Sınan Bıçakçıoğ- lu tarafından "İstanbul Resimleri"ola- rak isimlendirilmektedir. ... 1956 yazını Albert Bıtran'la birlik- te Saint-Paul de Vencede geçiren Mü- bin. güne> in farklı ışığından etkilenerek önceleri sadece siyah. kahverengi, gri- nin hakim olduğu kompozisyonlanna vavaş yavaş sıcak tonları da katmaya başladı.... 1957 yılında Galeri Iris Clert'te ikinci kişisel sergisini açan Mü- bin'ın bu yılda yaptığı iki yağlıboya re- sim. sanatçının kendi resim dilini kur- ma sürecinde geçirdiği aşamalar hak- kında çok önemli ipuçlan veriyor....Bu- rada karşılaştığımız "'işık". renklerin birbıriyle kurduğu diyalog sonucu olu- şan "kurgusal" bir özelliğin altını çizi- vor. DolayısıylaMübin'in 1959-70ara- sında yaptığı resimlerin temelinde ya- tan "sistemafik yaratının" boyutları hakkında son derece önemli bilgiler ve- ren görsel bir olguyla karşı karşıyayız. ...Birçoksanatçıyı Paris'te ilk kez ser- gileyen en ilginç galerilerden birini yö- neten Lucien Durand. 1959'dan itiba- ren Mübin'in kişisel sergilerini açmaya başladı. 1959-63 arasında all-over tek- nigınin ağır bastığı resimler yapan Mü- bin. kompozisyonlanna resim yüzeyi- nin tamamını kapsayan. sürekli hareket ve değişim halindeki fırça darbeleriv le farklı bir soluk getirerek lekesel anla- tımdan uzaklaştığını duyumsatıvor. 'DelacroİK'ya Saygı' Eleştirmen Raoul - Jean Moulin 1963 'te. Hommage a Delacıvi.r ismi al- tında aralarında Hernandez, Jorn, Sa- ura. Schneider, Mihailov itch gibi res- samlanndabulunduğu 11 kişiliksergı- sine Mübin'i de davet etmişti. Les Let- ters Françaises'de, sergi nedeniyle kale- me aldığı yazıda Moulin. Delacroix'nın o vıllarda bir çok sanatçı tarafından ele alınmaya başladığını. sergisiyle bu di- yaloğu sorgulamav ı amaçladığın ı bel ir- tiyordu. Mübin'i 1950'lerin ortasında tanıdığını, >akın dostluk kurduğunu söyleyen Moulin. onun geniş bir kitle tarafından tanındığını ve resimlerinde kesin birstil be!irle>ip bu stil üzerinde çalışmak yerine sürekli olarak "farklı" araştırmalarla ilgilendiğini hatırlıyor. Hommage a Dclacroix Mübin'in Sa- insburg Koleksiyonunda olan en önem- li resimlerinden biri. Bilinen anlamıyla kompozisyon dengesini aşan bu önem- li çalışma, Mübin'in Bryen, Mkhau\. Fautrierbaşta olmak üzere. farklı nok- talara yelken açmış ve bu yolculuklann- da bilinmedik görsel değerleri keşfeden sanatçılarla aynı rotayı izlediğini. "ay- kın" arayışlarını bir -dizge" mantığı ile sürdürdüğünü gösteriyor. Mübin'in resim- lerinde daha önce görülen bü- rünsel yapı (all over karakte- ri) parçalanıyor. Her çizgi. her renk. kopan, yitirilen bir görsel ilişkinin notlaması gi- bi. Belki de sanatçının birik- tirdiklerinin dökümü. 1963- 68 arasında gerçekleştirdiği birçok çalışmada doğaçlama olarak kırmızı, beyaz, mavi renklerini birbiri içinde erit- meden yan yana getiren ya da çakıştıran Mübin, 1968 tarih- li bir çalışmasında ortaya koyduğu gibi "sıkı"1 renk iliş- kilerini ele alan beş yıllık araştırma evresine kapatarak kurumsal bir durulmaya gir- dığıni. dikey. birbirini ardın- ca sıralandınlmış olan fırça vuruşlan gösteriyor. Mü- bin'in "Dışavurumcu Soyut- lama" çerçevesinde de ele alınabilecek olan bu beş yıllık üretim sürecinde ortaya koyduğu çalışmalar- da. sıcak renklerin birbiriyle kurduğu yakın ilişkinin yanı sıra. kompozisyon- ların içinde öbekleşen renk kümelerinin oluşturduğu "iç-dış böJge" olarak nite- lendirilebilecek son derece önemli bir özellik ön plana çıkmaktadır. Tuval yerine severek çalıştığı guvaş- larında "'iç-dış bölge" kavramlannın farklı birimlerinden yaklaşmayı dene- yen Mübin. 1971'den itibaren birtürle- itmotif olgusunu gündeme getirmiştir. ...Kırmızının, yeşil ya da mavinin par- lak tonları gündeme geldiğinde Mü- bin'in resimlerinin arkasındaki "serü- ven", yani ressamın kişiliği kendini du- yumsatıvor. ... Önce kendi yolunu sor- gulayan. bulduktan sonra da bildikleri- ni. derlediklerini unutup yeniden başla- mak zorunda olduğunu ortaya koyan ve '•imge''v i kuşatmayı başaran bir resim serüvenin ardında bıraktığı "iz"ortaya çıkıyor son çalışmalannda." Asteriks emeklilikten sıkddıKültür Senisi - 1994 yılı haziranında. sevimlı ve zeki Galvalı savaşçı Astenks'ın tüm dünyadaki seven- lerı. çızer Albert Lderzo'nun emeklıye ayrılacağını açıklamasıv la kedere boğuldular. "67 yaşın'dayım" dı- \ordu deneyımli çızer. "ve tüm vaşamımı çizim masa- »ı başında harcadım. Bu kadar veter!*' Değil yenı bır •nacera vavımlamak. elıne bır daha kalem almavacak- tı. L'derzo. düşkınklığına ugrattığı Astenksseverlere. Astenks'ın otuzuncu sayısının hıçbır zaman çızilme- şeceğını sövlemıştı. Busözlerden ıkı vıl sonra Lderzo. esın pensının ge- n döndüğünü ve koca burunluGaKalınm şu çılgın Ro- malılara hadlerını bıldirmek ıçın son bir kez daha ma- cerava atılacağını müidelivor. Asteriks'ın dönüşünü Lderzo'va sürprız yapan esin perisme mi yoksa kıtap >ati:j]anndan kazanılan büvülü ıksıre mı borçlu oldu- ğumuz ise merak konusu! Maceralan 57 dıl ve lehçe- je sevenlenne ula^an ve tüm dünyada 250 mıl>onun ûzennde satılarak rekor kıran Asteriks. 1967 yılından bu vana vapılan \edi çızgi filmivle de birçok yeni se- ^ene kavuştu. Paris'ın kuzevınde. PlailK'eki Astenks Parkı ise her gün zivaretçı akınına uğruyor. Kısacası \sterıks'ın. y aratıcısını bır nıılvardere dönüştürdüğü >övlenebilıı. Lderzo.ortağı Goscinm ileyarattıklarıbu Fransızçızg) roman kahramanının nasıl olupdabuka- jar ünlü oîduğunu sorusunu vanıtlamaya çalışırken lorlanıvor. \'mededalaacı tutumuvla. "Senarvonunve çizimin kalitesinden olmalı... Ancak ortağım Rene Gas- connv le ben bu tür düzinelere çizgi roman karakteri yaratmış olmamıza rağmen hiçbiri Asteriks kadar tu- fulmadı*' dıyor. Otuzuncu öykünün konusu sir Astenks'in bu kadar uzun süre tutulmasinın bır baş- ka nedenı de her yaşta insana seslenebılmesi... Çocuk- lar valnızca resimlere bakarak öyküv ü ızlevebılıvorken yetişkınler de esprılenn incelığıne ve kamıaşıklığına bav ılıyorlar. Çizgi romanın. mızahın kıırallarını v ıkmak için odaklanabileceğı en iyı nokta olmasından yola çı- kılarak vapılan esprılerden 7 8 birçok anlam çıkarıla- bılır. Tıpkı Astenks'ın izleğinı oluşturan Galvalı-Ro- malı savaşının 1960'lardakı Amenkan vavılımcılığına karşı verilen savaşımla eş tutulması gıbı. Ovsa Lder- zo: "Bazı okuv ucular. Asteriks'i De Gaulle benzeri bir dirtnişçi olarak görmek isti\orlar. Aklına estikçe gidip Romalılar'ı döven bu koca burunlu ufak adama insan- ların bunca anlam yüklemeleri beni ha> rete düşürüvor" dıyor. Astenks. 1959 yılında ılk ortaya çıktığmda. Pa- ris'te yaşayan ıkı metelıksız çızerdıler Lderzo ve Gos- cıny.. Ikı kafadann vaşamlan özel bır anlasmayla Pı- lote dergısının kadrosuna katılmalarıvla değiNiverdı. Dergının editörü. Süpennan tarzı çızgı roman sorunu- nun vakın olduğuna ınandığından ikılıden "bütünüj- le Fransız" bir çizgi roman karakteri yaratmalarını ı>- tedı. "Neyin gerçek anlanıda Fransız olduğunu tartışı- vorduk. Derken aklıma Fransa tarihinin tüm önemli olavlannısıralamakgeldi. Nebirden Rene'nin ıştebu' di>e bağırdığını hatırlıvorum. "Galvalılar! başka ne da- ha Fransız olabilir ki?" Bundan ikı v ıl sonra Goscınny ve L derzo Galvalı As- teriks adlı ılk kitaplarını yavımladılar. Kıtap 6 bin ka- dar basılmıştı. 1960'ların sonlarına doğru Astenks Fransızların düşgücünü ıv iden ıvıveelegeçırmiştı. As- teriks Bntanv a 'da valmzcadört haftada 600 bin sarmış- tı. O altı sayı sonra ise Galya'nın bu yorulmak nedir bılmeven savaşçısının öniine yenemeyeceği bir düş- man çıktı. Goscınnv 1977 vılında. vırmı dördüncü sa- v ının tamamlanmasına az bır süre kala. kalp krızı ge- çirerek L'derzo \e Asteriks'ı valnız bıraktı. Gos- cinnv'nin ölüniü sonrasında. Uderzo ve yayıncıları Dargaud. v ay ımlanan 24 öv künüıı telıf haklan nedeniy- le Fransız mahkenıe salonlarını bır süre ışgal ettıler. So- nuçta Lderzo özgün çızımlerı geri aldı ve Albert Re- ne adlı kendı şırketını kurdu. L derzo. Astenks imparatorluğunun kendisıne ne ka- dar kazandırdığı konusundaki sorulara karşı çok duyar- lı "Ben hem çizerim hem de ticaretle uğraşıvorum." Ekımin oııunda pıv asav j siireceğı otuzuncu öykünün konusiınu ise sir gıbı sak'lıvor Lderzü. "Tek sövleyebi- leceğim. Asteriks ve Oburiks'in başlanndan geçen tek günlük bir nıacera olduğu." BİLSAK Tiyatpo Atölyesi'nden yeni oyun Kültür Servisi - Bilsak Tivatro Atölvesi. 1996 97 tiyatro sezonu için bu ay başlamak üzere beş aylık bir çalışma dönemine ginyor. Bu yıl ele alacağı proje. HeinerMüller'ın "Hamlet Makinesı' adlı tivatro metninden yola çıkarak 'düşünce-e\lem karşıtlığı' üzerinde temelleniyor. Topluluk. metnin içerdiği temalar ışığında. orijınal Hamlet metnini de göz önünde bulundurarak \eniden bır metın çalışmasına girecek. Çalışma. mart avı başında sergilenmeve başlayacak ovaıııla sevirci karşısına çıkacak. Topluluk bir süre Sıraselviler-Bilsak'taki salonunda sürdürecek olduğu çalışmalannı daha sonra oyunun sergıleneceği mekâna taşıyacak. Öte yandan Bilsak Tivatro Atölyesi, 16 ekim tarihinde 2. Uluslararası Eskışehir Sanat Festivali'nde Edvvard Bond'un 'Savaş Ovunlan' adlı yapıtmı son kez sergilevecek Tekel Geleneksel 9. Resim Yarışması Kültür Servisi-Tekel Genel Müdürlüğü'nün Kültür ve Sanat Hizmetlen kapsamında yer alan Tekel Resim Yarişmasf nın 9. yurt çapında düzenleniyor. Amatör ve profosyonel rünı sanatçılara açık olan yanşmanın konusu serbest olarak belirlendı. Beş ayn yapıta 100'er milyon TL. olmak üzere toplam 500 mılyon TL para ödülü ve plaket ve katılım belgesi verilecek. Sanatçılann vapıtlarını 30 aralık 1996 tarihine dek Tekel Genel Müdürlüğü Basın ve Halkla Ilişkiler Müdürlüğü L'nkapanı İstanbul adre^ıne teNİıın etmesi gerekıyor. Tekel Resim Yarişmasi'nınjürısını Doç. Dr. Filiz Başaran (M.C. GSF. Resim Bölümü Ö&retım Üyesi). Doç. Nedret Sekban (MSÜ GSF Resim" Bölümü Öğretim Üyesi). Doğan Paksoy (istanbul Resim ve Heykel Müzesı Müzecilık ve Plastik Sanatlar Restorasyon Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi). Niyazi Adalı (Tekel Genel Müdür Yardımcısı) ve Ekber Yeşilyurt ıTekel Genel Müdürlüğü Basın ve Halkla tlişkiler Müdürü) oluşturuyor. Tiyatpo Tam'dan 7irvedeki Kadınlap' Kültür Senisi- Tiyatro Tanı. Carly Churchillin yazdığı "Zirvedeki Kadınlar' adlı oyunu 6ekimden başjayarak herpazarsaat 20.30'da Martı Sanatevi'nde sahneleyecek. Özkan Schulze'nin çevirip yönettiği oyun. tarihten ve dünyanın dört bir yanından çeşitli kadın portrelerini biraraya getırerek kadınları erkek gözüy le değil. kadın gözüyle anlatıyor. Kadının ataerkil bir toplumda neler pahasına başanlı olabildikleri ve bu başanyı erkekten daha erkek olabilırlerse yaratabıldıklerinı konu alan oyunda Berrin Akdeniz. Ayça Tclırmak. Müge Ochedovvski. Berna Oğuzutku, Funda Özcan, Gökçe Tuncer, Ece Aktosun. Asıye Cengız. Derya Özcan ve Hümay Güldağ yer alıyor. liyatro Mie'den Alacanlar Sirki' Kültür Servisi -Colgate-Tiyatro Mie işbirliğiyle gerçekleştirilecek Mega Çocuk Gösterisi "Afacanlar Sirki' adlı müzikli çocuk oyunu 5 ekımden başlayarak Kadıköy Halk Eğitim Merkezi"nde cumartesi ve pazar günleri saat 11 00'de sahnelenecek. Salim Dörtcan tarafından yazılan ve yönetilen oyunun besteleri Çem Küçümen. koreografısı Ömer inanç. dekorlan Siber Nihal tarafından hazırlandı. Oyunda Dilek Denızdelen. Nami Esatgil, Meltem Kanat. Hüseyin Yirik. Senar Çanbey. Özgür Kanat ve Vedat Gökalp rol alıyor. Uluslararası yazar ve çevirmenler evi Kültür Servisi - Baltık. Ege ve Karadenız ülkeleri yazar ve çev irmenlerınin kurduğu "Üç Denizin Dalgalan" adlı sivil toplum örgütü, Ege ve Karadeniz bölgelerinde yeni uluslararası yazar ve çev irmen merkezleri açmayı kararlaştırdı. Bu amaç doğrultusunda 26 eylülde Rodos'ta. 40 ülkeden 400 sanatçının katılımıyla gerçekleştirilen açılışa Türkiye'den İlhan Berk. Leyla Erbil. Güven Turan. MahirÖztaş. Gülsüm Cengiz Akyüz. Gülseli İnal. Suat Karantay. Nursen Karas. Nebile Dılekçigıl katıldılar. PeterCurman. Bente Christensen, L'vve Friesel. Yuri Pokalchuk. Thanassis Valtınos. Sezer Duru'dan oluşan çalışma grubu E\\a A. Kumlin koordinatörlüğünde Rodos Beledıyesi yetkilileriyle sürdürdükleri iki yıllık uğraş sonucunda açılan Rodos Merkezi "nde yazar ve çev irmenler kalıp çalışmalannı sürdürebilecek. Yıllardan beri gerçekleşmesi için çaba harcanan Uluslararası Büyükada Yazar ve Çevirmenler Merkezi için mali destek arama çalışmalan ise sürüyor. Sezer Duru'nun y üriittüğü projede. Dışişleri Bakanlığı Tanıtım Dairesi Başkanı Şule Soysal ve Adalar Belediye Başkanı Can Esen'in projeye ilgi göstermesi ıle Hazine'ye ait birbinanın bu amaç için tahsıs edileceği açıklık kazandı. Iran filmine San Sebastian Özel Ödülü Kültür Senisi- Iranlı yönetmen Mecıt Mecidinin 'Baba" adlı filmi tspanya'da düzenlenen San Sebastian Film Festivali'nde özel ödül kazandı. 200'den fazla filmın katıldığı festivalde özel ödül alan film. geçen yıl Tahran Fecr Film Festivali'nde büyük ödül kazanmıştı. Pedro Almodovar'ın başkanlığını yürüttüğü festivalde ünlü oyuncu Al Pacino ise Donostia ödülünü aldı. 56 yaşındakı aktöre ödülü. sinema kariyenndeki başanlı çahşmalarından dolayı verildi. 1986 yılından bu yana kimseye verılmeyen Donestia Ödülü'nü Bette Dav is. Gregory Peck. Glenn Ford. Claudette Colbert, Lauren Bacall ve Robert Mitchum gibi ünlü isimler kazanmıştı BUGÜN EVRENSEL KÜLTÜR MERKEZİ nde saat 15 00 de Sergeı Bondarchuc'un yönettiği 'Dünyayı Sarsan On Gün' adlı film tzösteriliyor. SAHAFCAFE KLLTLR MERKEZİ nde saat 18.00'de Akgün Akova'nın hazırlayıp sunduğu. "Yıldızlar Gecede Eriyip Giderken' başlıkıh. yıldızlar ve Vincent Van Gogh'un bir resmi üzerine bir seminer izlenebilir.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle