12 Ağustos 2022 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 4TEMMUZ1992CUMARTESİ OLAYLAR VE GORUŞLER Yozlaştınlsııı Şımdı, gen kalmış yörelen gehştırmenın yanı sıra, bır de gen kalmış ûnıversıtelen gerçek unıversıte yapmak sorunuyla karşı karşıya bırakılmış bulunuyoruz. Prof.Dr. RUŞEN KELEŞ II, ılçe ve beledıye sayısı Ülkemızde, par- tızanca hesaplarla ilçelenn ıl, ıllennse bolu- nerek ılçe yapüdığına, 195O'lı yülardan bu yana tanık olmuşuzdur Sıyasal ıküdarlar, bdylece, kendılenne oy vermeyen kımı yore- lenn halkını cezalandırmak, kımılennı ıse odüllendırmek ıstemışlerdır Sonra da yap- tıklanrun sıyasal faturasını pahah odedıklen çok görûlmuştur 12 Eylül yönetimmın devletı ellenne teslım ettığı sıyasal kadrolar, bu uygu- lamayı hızlandırmakla kalmaıruş, genışletmış- lerdır de Son 10 yıl ıçınde, ıl sayısı 67'den 76'- ya, ılçe sayısı 550'den 900 e, beledıye sayısı ıse 1750'den 275O'ye çıkanlmıştır Seçroene hoş göriinme uğruna... Kamu hızmetının gerekürdığı durumlarda, yönetsel yapıda zaman zaman değışıklıkler yapmak kaçınılmazdır Ekonotnık koşullann, bolgesel planlama çahşmalannın, kamu duze- nıne ve guvenlığıne ılışkın kaygılartn ve de- mokratıkleşme çabalannın bu tur değışıklık- len zorunlu kılması doğaldır Ama, bunlann bellı ınceleme \e araşürmalara, nesnel hesap- lara dayanması gerekır Durum böyleyken, sıyasal sorumluluk ta- şıyanlann, kendı gorev alanlanna gırsın ya da gırmesın, seçmene hoş gorûnebılrnek ıçın ıl sayısını 100'e çıkarmak, ulkeye eyalet sıstemı- nı getırmek gıbı vaatlerde bulunmalan de- mokrasımızm az gelışmışlığının belırtılendır Hele de kımı sıyaset adamlannın gealen sı- rasında uğradıklan yorelenn halkına, kendı başlanna, o yerlen yakında ıl yapacaklannı bıldırmelen halka ve demokrası ılkelenne saygı ıle bağdaştınlamaz Yasa ıle ılçeler yaratılmasına koşut olarak beledıye sayısmdakı artış, yıllardır, benzer ne- denlerle kamçılanıyor Bunu, halkın demok- ratık eğıtımı ıçın yararh bulanlar vardır Bır resmı araştırmada, yakında, nüfusu 500'u ge- çen her koyûn beledıye yapılması onenlmışür Bu onen benımsenırse, hıç kuşku yok kı bu bı- nmler yıne devlete bağımlı ve sozde ozerk bı- nmler olarak kalacaklardır Nıtehklen değış- meyecektır Çunku, başlıca gelır kaynaklan genel but- çeden venlen paylar olacaktır Bu yerlerde ekonomık ve toplumsal yonden yapısal dö- nuşümler sağlayacak onlemler ahnmadıkça, adına beledıye de dense, koy yıne koy, koylu yıne koylu olarak kalır Öte yandan, salt ad değıştırmenın, demokratık eğıtım duzeyını kendıhğınden yükselteceğmı beklemek de saflık olur Asıl onemlısı, yonetımde yenıden dûzenlemeyı parça parça değıl, bır bütun ola- rak ele almaktır Bolgeler olçusunde orgutlen- me, ıl ve ilçelenn sayılan ve sınırlan, beledıye- lenn buyukluklen, organlanrun yapısı, ışlevle- n ve gelırlen gıbı konular bırbirlennden ayn olarak ele abnamaz Bunlarla ügıh genel ılke- ler bılınmeden, bdedıye sayısını partı çıkarlan doğrultusunda alabıldığıne artürmak savur- ganlık olur Bugün, partı örgutlennın bu yol- dakı ısteklenne karşı çıkmayı başaramayan ıktıdarlar, yann, ınlı ufaklı pek çok beledıye- nın anakent olma ıstemlen karşısında boyun eğmek zorunda kalırlar Kısaca, nesnel olçutlen konmamış statu de- ğıştırme kararlan alınırken atılan her yanlış adım yenı yanlışlann gerekçesı olur Ve bun- lara karşı çıkmak guçleşır Sayı hesaplan nıte- hk kaygılannı arka planda bırakır Bu neden- le, yapılması gereken, yenıden duzenleme so- rununu bır butun olarak ve sıyasal hesaplann dışında ele almaya çalışmaktır Üniversitelerin sayısı. Ülkemızde, nıtelığı nıcelığı kadar onemsen- meyen konulardan bın de yuksek oğretım ku- rumlandır Seçkın ınsan gucunun asıl kay- nağı olması gereken ünıversıtelenmızın sayısı, son on yılda 8'den 30'a yükselmıştır Yetkılı- ler, bu sayıya yakında 30 yenı uruversıterun daha eklenmesme ıhşkın bır karan kamuoyu- na açıkladılar Gerek fakulte ve unıversıtele- nn kurulması, gerekse oğrencı sayı ve konten- janlannın saptanması, yuksek oğreümde nı- tebk sorunuyla yakından ılgılıdır Bunlann belırlenmesınde salt halk katmanlannnv ıs- temlennden yola çıkmak kadar yanlış bır yöntem olamaz Ne yazık kı son 10 yıl ıçınde asken yonetım de dahıl, sıyasal ıktıdarlar, bu yondekı halk baskılanna yenık düşmuşlerdır YÖK'un başlıca ışı, bu tür baskılara karşı koymak, unıversıte kurmayı ve kuruluş yer- lennı belırlemeyı, oğrencı sayı ve kontenjan- lannı saptamayı, ulkenın kaîkınma hedeflen ve ınsan gucü planlanyla uyumlu olarak ve akılcı bıçımde ele almak olmalıydı Bu alan- da, bugüne değın, yapması gerekenın tersını yapmış bulunan YÖK'un gorevı, sıyasal ıkta- darlann "nabzına gore şerbet vermek" ola- maz Tersıne, bu kuruluş, yanlış kararlann oncesınde hukümetlen uyarmak, yanlış eğı- lımlere engel olmak zorundadır Bu açıdan, 30 yenı unıversıtenın kurulmasına YÖK'un nasıl yeşıl ışık yakabılmış olduğu merak edıl- meye değer bır konudur Hesapsızhk o olçule- re varmışür kı kımı çevrelere hoş gorunebıl- mek ıçın neredeyse koylerde. kasabalarda ve kervan yollan uzennde, benzın ıstasyonu ku- rar gıbı unıversıte kurulmasına sıcak bakıla- bılmektedır Bu arada, "vakıf unıversıtesı" adıyla, Hazıne'den buyuk toprak bağışlan alan, turlu akçal ayncalıklardan yararlanan, yuksek oğreüme, ruzmet olmaktan çok ün ve kazanç aracı olarak bakan, eşıthk ılkesme ters duşen kurumlann oluşmasına da YÖK, karşı çıkmak şoyle dursun onculuk etmış olmanın sorumluîuğunu taşımaktadır Sonuç Butün bu ornekler, yuksek oğreümde sayı hesaplannın nıtelık kaygılanndan önde gel- dığını gostenyor Gen kalmış yorelen, her bı- nnde bırkaç unıversıte kurarak gen kalmışb- ktan kurtarma pohtıkasının gerçekçı ol- madığı açıkça ortaya çıkmıştır Bu yuzdendır kı şımdı, gen kalmış yorelen gelıştırmenın yanı sıra bır de gen kalmış ünıversıtelen ger- çek unıversıte yapmak sorunuyla karşı karşı- ya bırakılmış bulunuyoruz Kurumlann saygınlığı, kurulmalannda ve cahşmalannda uyulan ölçütlenn sağlamhğı- na, yansızlığına ve keyfılıkten uzaklığına bağbdır Sıyasal ıktıdarlar, zaman zaman kımı kurumlan kendı emellen doğrultusunda bıçımlendırmek ısteyebılırler Oysa bu konu- da duyarlı olmalan ve sorumluluk duygusuy- la davranmalan gerekır Bu tur gınşımlen dün eleştırmış olan muhalefet partılennın, sonradan ıktıdar koltuğuna oturduklannda, benzer yanlışlan yıneîemeyı surdurmelen, halkın guven duygulannı sarsar, partısız ka- muoyunda duş krnkhğı yaratır Bu konular- da, ılgılı kurumlann uyelenne ve başlannda bulunanlara da en az devlet çarkını dondu- renler kadar sorumluluk duşer Olup bıtenle- re seyırcı kalmalannı, burokrasının geleneksel yansızlığı da haklı gösteremez Hele de unı- versıteler orneğınde olduğu gıbı zekıce za- manlamalarla farklı donemlenn mevkı sahıp- lenne akademık sanlar bahşederek, suskunlu- ğun bır adım daha otesıne geçenler, kendı ku- rumlannın saygınlığına en büyuk lekeyı sur- muş olurlar ARADA BIR 0RA1P BASIM Tahsin Saraç'ı Anış... Tahsın (Saraç) ağabeyle Aydınlar Dılekçesı davasın- da beraberdık Ne guzel bır savunmaydı Sayın yar- gıç Bır ulkeyı ayakta tutan temel kavram ve kuruluşlar vardır Bunlar çokertıldı mı o ulkenın uzun erımde ço- kertılmesı kolay olur Bu kavram ve kuruluşlar doğru- dan yıkılamadı mı onlardan yanaymış gıbı gorunerek ama oylesı boşaltılarak yıkılır ağacın kurdu gıbı ıçten kemırılerek çokc-tılır Turkıyeyı ayakta tutan bu temel kavramların basında Ataturk gelır Devletımızın kuru- cusu antıemperyalıst bır egemenlık savaşını dunyada ılk olarak başarıyla taçlandırmış bu yonuyle butun kurtuluş savaşlanna bayrak olmak gıbı bır onuru ulke- ye kazandırmış sultanlığa halıfelığe son vermış dev- rımler gerçekleştırmış kısacası modern Turkıye yı yaratmış bu buyuk insan Turkıye de bır bırleşme oda- ğıdır Gerıcıler yetmezmış gıbı bazı ılerıcı geçınen yazar- lar bıle Ataturk u karalamaya kalkıyorlar bellı çevrele- re mesaj verebılmek ıçın Sevgılı Tahsın Saraç ın Ay- dınlar Dılekçesı ndekı 12 Eylul e karşı savunmasını okudukça ınsan gerçek vatanseverle yalancısı arasın- dakı farkı daha guzel anlıyor Sahtekârlara yıne onun şım ıleyanıtverelım 'Eskı bılgelerden soylenık I dunyamız gelımlı gıdım- lı I değer mı bır kemık ıcın I seğırtmek avcı zağarı gıbı O gorevını daıma en tyı şekılde yaptı Ustun bır dılbı- lımcı ıdı Turkıye de Fransızca nın en buyuk sozluğunu yazdı Bır gun bana dırseğını gosterdı Dırsekte bır çı- kıntı vardı Bu uzun sure masa başında çalışanlarda olur aynısı Azız Nesın de de var demıştı Dostları ar- kadaşları onun en buyuk hazınesı ıdı Bahçelı evlerde- kı o kuçuk bodrum katı onun hem çalışma hem de arkadaşları ıle toplantı yerıydı Olağanustu konukse- verdt Eşı Vıldan hanımın da en az onun kadar dost canlısı olduguna kuşku yok Ankara ya geldıgımde onda kalırdım Bır kere tam ondort çeşıt yemek hazırladı Şaşkmlıkla Mustafa Ek- mekcı yı çagırdım Bu kadar yemegı ıkımızın yemesı olanaksızdı En çok kızdığı şey yobazlık sahtekârlıktı Ona gore yobazlık dunyadakı en buyuk alçaklıktı Bır bılınmeye- nı pazarlamak ondan çıkar sağlamak Ulkeyı şerıatın kanlı karanlık donemlerıne goturmek ıçın her turlu ah- laksızlığı yaparlar Tahsın Sarac bunlann tumunun su katılmamış vatan haını olduğunu bılıyordu Onurlu ya- şamı boyunca onlarla savaştı Nefretının odağını hep yobazlar ve onların ışbırlıkçılerı oluşturur Şaır kışıydı Turk şıırıne tok net ve erkek bır ses getırmıştır Şıırın- de oyle kelıme oyunları kıvırmalar kendı deyımı ıle errtelektuel numaralar yoktu Saf temız mert bır saır- dı Tahsın Saraç ın reklamı yoktu Arkasında çok tırajlı dergıler holdıng basını yoktu O doğuluydu Butun ar- kadaş soyleşılerınde ulkesının butunluğunu savunur, kuçuk çıkar hesaplarına asla gırmezdı Sevenı çoktu dostlukları kokluydu ölumunu bana telefonda doğru mu dıye soran Uzakdoğulu bır dıplo- mat arkadaşımızın tepkısını unutamam O yuzunden hıç renk vermeyen çok lyı yetışmış bırıncı sınıf dıplo- mat, telefonda hungur hungur ağlıyordu "Ben ozanım I sızın yalnız kolunuz, bacağınız I oysa benım hep yureğım sargıda Azraıl onu Denım evımde yakaladı Bır ınsanın olu- mune tanık olmak ne buyuk şanssızlık Hele bır de çok sevdığınız bır can dostunuzsa Aylarca yıllarca etkı- sınden kurtulamazsınız Beşıncı kattaydık krız geldı- ğınde Ambulans çağırdık Gelen ambulansın seyyar sedyesı yoktu Maalesef bır uçuncu dunya ulkesmde ıkı yuz yıldır hala gelışmekte olan bır ulkede yaşıyor- duk Koca şaırı battanıye ıle aşağıya ındırdık Izmıt Devlet Hastanesı nın seyyar sedyesız ambulansı bıze çok değerlı dakıkalar kaybettırdı Hastanede kalp ma- sajını hademeye yaptırttılar Ve Turk şıırının bır unlu adı daha ılkellığe gerılığe kurban gıttı Orhan Velı ye ne yapmıştık Beledıyenın açıp da ustunu kapatmadığı bır çukura duşup en verımlı çağında beyın kanamasın- dan olmuştu Bızım gıbı ulkelerde Azraıl yalnız değıl- dır Yardımcılan çoktur Yeteneksız tıp personelı eksık malzeme ıhmalkârlık ve pıslık Ama ulke gelıştıkçe, bu yardımcılar da azalır Evet sevgılı Tahsın Saraç daha once de yazdığın gı- bı "Orada da sevmek I orada da gulmek I orada da duymak ve duşunmek gunah mı? ' TARTIŞMA Kent Kültür Yozlaşması Konunun çozümunde beledıyelenn ışlevı arttınlmahdır Bu nedenle beledıyelenn kamu gehrlenndekı payının arttmlması gerekmektedır. nŞubat 1992 tanhh Mılbyet'te buyuk kültur platformunu oluşturur Bubağlam- kentlenn, ozelhkle Istanbul un, ıç da planlı ve çağdaş kentler, çağdaş kent goç ve berabennde geurdıgı gecekondulaş- kültunı arüayışı ıçınde gehşünlecek, sosyal ma nedenıyle, nefes alamaz duruma geldığı belırtılmış, ıç goç sebebı olarak da kent ar- salannın buyuk rant getınnesı gostenbııış- tır Sorunun çözumunde uzmanlar planlı kaîkınma gerekbbğınden söz ederken polı- tıkacılann onensı 'kent gınşlenne vıze konulması" şeklınde olmuştu 1 Hazıran 1991 tanhlı Cumhunyet'tekı yazımda, benzer yaklaşımlarda bulunarak, ıç goçun yarattığı gecekondulaşmanın, za- manla kent gınşlennı bıle engelleyebılece- ğını, dolayısıyla yaşamm her alarunı etkıle- yerek konut ve çevre sorunu ıle bırbkte •'kent külturunü" yok edıp, kenün nefesıru kesebıleceğını vurgulamışnm Ozelhkle, sosyal konut pobtıkalannı eskı uretkensızbklen ıle yınelerurse, sağbksız/ çarpık kent kuşağı (gecekondu), doğal ola- rak kent gınşlennı engelleyıp "vızesını" koyacakür Bu bağlamda pobükaalann onensını yetersız bulduğumu bebrtmek ıs- tenm Çünkü kahcı çozüm ıçermemekte- dır Kentlenn sosyal, ekonomık ve sıyasal yapısı "kent kültüru" ıle gûç kazanır Sos- yal, ekonomık ve sıyasal yapıdakı guçlu- luk, aynı zamanda kentlenn kımhgını be- lırler Guçluluğu behrleyen de kentın algısı- dır Kentle butunleşrruş ınsan algısıdır bu Algıdakı butunluk, çağdaş ve planb kent konut sıyasalan ıle vûcut bulur Bu nedenle kentlenn kültur boyutu, gecekondunun yaratüğı kültur boyutu ıle ırdelenmebdır Çunku kentı tum değerlen ıle yozlaştıran, plansız ekonomı ve yetersız konut sıyasala- nnın yaratüğı gecekondu kuşaklandır Kent kulturunu sağlıksız/çarpık yapılaşma ıle kuşaklayıp, ıçıru çağdaş teknolojı ıle do- naün, neye yarar 9 Kuşak, her geçen gûn kentın boğazını sıküğında, çağdaş yapüaş- mayı da kendı ıçınde boğacakür Gunümuzde, ekonomık boyutta kendı- ne yer arayan kırsal kesım ınsanlan, plan- sız büyük kent arsalannı ışgal ederek, hem kırsal kesım kulturunu (kendı külturûnu) hem de kent kulturunu erozyona uğrat- maktadır Plansız kallunmanın oluşturdu- ğu bu doğurganlık sıyasılenn manınal bakışı ıle her geçen gun artış kaydetmışür Plansız kent arsalannı ışgal eden kırsal kesım ınsanına, son zamanlarda kentlerde- kı, eylema arsa spekülatorlen de kauldı 1982 yılında konıma yasasına abnan, Bo- ğazıçı'nın, Imar Yasası'na 3 maddebk bo- lum eklenerek arsa spekulatorlenne açıl- masını ornek gosterebıbnz Benzer gebş- melenn sıyasılenn bılgısı dışında oluştuğu- nu söyleyebıbr mıyız 9 Sıyasüer, bugun kent gınşıne vıze konubnasmı ıstemektedırler Kent gınşlenne değıl duşüncelennde yo- ğunlaşan sıyası çıkarlanna "vıze" koysa- lardı zannımca daha doğru olurdu Yukanda behrtüğım gıbı goçler, kendı kulturunu yok ettığı gıbı, onlem gehşünl- medığı takdırde kent kultürlennı ^e yok etmeye devam edecektır Zamanla gece- kondu kuşağının ınsanı, konumlanru aşan ıstemlerle ekonomık, sosyal, ozelbkle sıya- sal tum alanlan etkısl altına aldığında, bu alanlarda oluşacak çözulmeler, kentlenn çağdaş kımbğıru değışurecektır Sayın Mu- rat Karayalçın'ın dedığı gıbı ulkemız 2 bın- b yıllarda kent ozurlü konuma gelebıbr Planb ekonomı ıçın ûlke genehnde "bol- gesel planlama"ya gıdılmehdır Iç göçün onlenmesı, her bolgerun ekonomık potan- sıyel değerlennın ışlenıp yaşama geçınlme- sı üegerçekleşünlebıbr 11 12 1991 ve 10 3 1992 tanhb Cumhunyet gazetesınde bebrt- tığım gıbı bölge bakanbklan ıle bolgesel planlama, bu olguya kolaylık sağlar kanı- sındayım Konunun çozümunde beledıyelenn ışle- vı arttınlmahdır Bu nedenle beledıyelenn kamu gehrlenndekı payının kesın olarak artunlması gerekmektedır Kent arsalannın daha rasyonel ve planlı dağıtımı, Beledıye Yasası'run eskı ışlevıne kavuştunıhnası ıle sağlanabıhr Merkezı yasa, yonetmebk ve kuruluşlar yerel yöne- tım yetkısını kısıtlayıa olmaktan çıkanl- mabdır Gerekırse bu bağlamdakı yetkıler tümden yerel yönetımlere ve oluşturulacak yerel platformlara devredıbnehcbr ŞEVKET ÇüftBAaOĞLU ınşaat Müheruhsı GÂLATASARAY SENI Hıç bır takım, lara butünfeşmedi. An Galatasaray'a dtrekt Dagianmak mûmkun. Galalasaray hakî doğru, en yerti haberteı telk San kırmızı haî ara Se *- • ®MİCfOSOft Word 5.5 Türkçe! R A K İ P S I Z K E L İ M *E İŞLEMCİNİZ1? DICER IMUIIIH 1(111 »MTKIZ VtSA/MASTER/EUROCASD ^iııterfÎK 8(1)358 0102-346 85 51 İNGİLtZCE'yi 8 ayda konuşun sizi Amerikalı dostlanmızla tanıştıralım. Bahanye Cad 62/3 349 59 38 Kültür • Sanat 232 64 26 • 230 21 87 JAPON GÜLÜ tlhan Selçuk 6 bası 15 000 hra (KDV ıçınde) Çağdaş Yayınlart Turkocağı Cad. 39-41 Cağaloğlu-lstanbul Ödemelı gondenlmez. OMEN IV 2. HAFTA(247(947) 124993(1) {51(24(01 (572 M m 1IOO-13JO-ISJO-1915-21JO 1I.OO-I3JO-IS.0O-18JO.2I.M I1.OO-110O-I50O-17.OO-I9.0O.2I15 ODULLİI FILMLER HAFTASI («Ucoy AS (3J£ 00 50) I J.0O-15.45-18J0-2I 15 H»!»Tt «S-2 (247 (3 15II2-OO-14JO 17 00-19.30-2145 Cuma -r MONTREAUJ İSA Cumartesı * DERİNLİK SARHOŞLUĞU Pazar •- LA LUNA Pazariesı * ÇİNGENELER Z A M A N I Salı *- AMADEUS Çarsamba -- FOR THE BOYS Persembe - - GRAND C A N Y O N EVDE TEK RASINA («U^AS (W00»l II0O 9 1/2 HAFTA ( tt WA«-3 |5I(2(*U) M te-1130-lS.0O-18JC-21J» AKDENİZ by<|ııSWEKr (251II 70 12JM 14 1516.3O-1K5-2IH0 A1DATMA (.te5if»U [5162*40) 11.00 I33O-I6.00-1BJ0-21H0 KURAUMŞİ K A D I N l^npSU» (523(712) 13J01715-2100 TERMİNATOR 2 itfoM (5236712111J0-1515-1900 TANRILAR CIIDIRMIS O l M A U - 2 *rbr.»<rl (i<763lS| H00-1H5 TANRILAR CILDIRMIŞ OLMAU DEVAM EDİYOR Hatıy<*S-l {WU 15) 11 X 16 30-2145 REKLAM FİLMİDAĞITIMINDA 249 50 33 ODULLU TURK FILMLERI HAFTASI 3 TEMMUZ CUMA 4 TEMMUZ C TESİ 5 TEMMUZ PAZAR 6 TEMMUZ P TESİ 7 TEMMUZ SA1J 8 TEMMUZ ÇARŞ 9 TEMMUZ PERŞ 12 00 14 15-16 GİZÜYÜZ PİANO PİANO BACAKStZ MEM U ZIN UZIASMA CAMDAN KAIP ATEŞ ÜSTÜNDE YÜRÜMEK PİANO PİANO BACAKSIZ 30 19 00 21 30 SİNEMASI 337 01 28 Sinema Tiyaffro Gösteri 232 64 26 23O 21 87 Ikarus un 1 sınde Kontrgenlla Gerçeğı YVES MONTAND - MICHAEL ETCHEVERRY IKARUS'un I'si YON.HENRY VERNEUIL OKM Ortakoy Kültur Merkezı 258 6 9 8 7 13 00 15 30 1 8 00 20 30 BEYOGLU SİNEMASI (251 32 40) YAZ ŞENÜĞİ 1 SİNEMA YAZARLARININ SEÇTİKLERİ BUGÜN AŞK ÜZERİNE FİLM K KIESLWOSKI 12 15 14 30 16 45-19 00 21 15 PENCERE GeMHütti Levhası m? 1971 ın yaz aylarında Maltepe tutukevındeydım Yırmi kışılık bır koğuş Gençler yaşlılar bır arada, ranzalarda, sofralarda soyleşılerde, avlularda 12 Mart rejımının ılk aylarında ceza ve tutukevlerınde koşullar fena sayılmazdı Eylemcı gençler, duvarlara sev- dıklerının resımlerını asmışlardı "831er Davası"ndan sanık Denız Teğmenı Alkım da ranzasının yanındakı duva- ra Brıgıtte Bardot'nun mayolu bır fotoğrafını yapıştrmışt Bır gun Sabahattın Eyuboğlu resmı gordu, baktı bır süre ınceledı, sonra dudak buktu - Iş yok' - Hocam hapıshanede ıdare eder Eyuboğlu fotoğrata estetık açıdan bakıyordu, Alkım, Brı- gıtte'ı sevgılı saymıştı Koğuşun saygın kışılerınden Şıar Yalçın da ranzasının ustune çok sevdığı kopeğının fotoğ- rafını ılıştırmıştı Şıar'da hayvan sevgısı yoğundur Sevgı- nın çeşıtlenmesı ınsan ruhunun zengınlığını vurgular, Hazretı isa'nın ekmeğı gıbıdır sevgı, dağıt, dağıt, bırmez tukenmez Evlerımızın duvarları da sevdıklerımızın fotoğraflarıyla sıcaklaşır, yatağımızın başucuna en yakınımızın fotoğrafı- nı çerçeveleyıp koyarız, arada sırada bır goz atarız, bır kıvılcım çakar, bır kıbrıt alevı sıcaklığında bır anı yureğı- mızde tutuşur • Bıreysel sevgılerın dışında toplumsal sevgıler de var Mımar Sınan ı kım sevmez? Adım unıversıteye vermek, heykelını meydana dıkmek fotoğrafını duvara asmak, or- taklaşa sevgının ımecesınde buluşmaktır Fransa da Hugo nun, Almanya da Goethe'nın, Italya'da Dante nın bustune bır koşede rastlarsan, nedenını sorar mısın'' Amerıkalı VVashıngton u sever, sayar, benımser, anımsar Bız de Ataturk'u severız, başımızın ustunde yerı var bağımsızlığımızı ona borçluyuz Nâzım Hıkmetten başlayarak nıce değerlı şaırımız Mustafa Kemal ıçın şıırler yazmadı mı1 Ulkenın her yanında Ataturk un fotoğrafları- na ve heykellenne rastlanır Ataturk un çoğu heykelı, sa- natsal açıdan bır değer taşımasada duygusal tarıhselve toplumsal açıdan bızım ıçın anlam taşır Halk, Ataturk u sever • Arnavutköy un ıçerlek yokuşlarından bırınde sevımlı bır Rum meyhanesı vardır 12 Eylul askerı darbesınden sonra bır akşam meyhaneye gıttığımde ne goreyım' Duvarda Kenan Evren'ın koskoca bır fotoğrafı asılı duruyor Paşa, renklı unıformasının ıçınde kafayı çekenlerı seyredıyor içımden soylendım - Fesuphanallah Meyhanecı fotoğrafı neden asmıştı'' Paşayı sevdığınden mı' Yağcılığından mı' Korkusundan mı 9 Turkıye de yurt- taşların ne duşunduğu pek bılınmez belkı de Rum meyha- necı gorunur gorunmez belalara karşı kendısını guvence- ye almak ıstemıştı Askerı yonetım yerını sıvıllere bırakın- ca Kenan Paşa nın fotoğrafı da duvardan ındırıldı Pek de guzel oldu Gazetelerde çıkan haberlere gore havaalanlarının şeref salonlarından Cumhurbaşkanı Ozal ınfotoğrafları beşaltı ay kadar once Ulaştırma Bakanı Yaşar Topçu nun talıma- tıyla kaldırılmış Çok ıvı olmuş Kım Ozal ın fotoğraflarını şeref salonlarının duvarlarına arfrnışsa munasebetsızlık etmış Cumhurbaşkantarı de- ğıştıkçe geldı-gıttı levhası gıbı fotoğrafları asılıp ındtrıle- cekmı' Özal halkı sevmıyor Halk da özal ı Cumhurbaşkanı dıyor kı "- Ben fakırlerı sevmem " Turkıye nın zengını azınlık olduguna gore bızım cum- hurbaşkanı mılletın çoğunluğuna soğuk bakıyor, ama, "Özal benı sevsın" dıye herkesın zengın olacak halı yok Sonra cumhurbaşkanı mılletın değıl ANAP'ın cumhurbaş- kanıdır, attığı her adımla bu kımlığını vurguluyor Bızım cumhurbaşkanı yuzde 22 oyla Çankayaya çıktj oturdu halkın yuzde 80'ı özal'a soğuk bakıyor Devlet daırelerıne Ataturk'un resmı yeter, özal ı seven- lerdecanları ısterse evlerınınbırkoşesınecumhurbaşka- nının fotoğrafını asarlar, oturup seyrıne bakarlar 7 GECE 8 GUN 1.450.000+RI)\ Yanm pansıyon + yol + çe\ re gezılerı + rehberlık HİÇ DENİZİN ORTAŞINDA YÜRÜDÜNÜ2 MÜ? Orhanı\e Kızkumu nda konaklama Turgut Koy\ı !?elale, Pıramıt Bayırkoy Bybassos Kastobos, Hemıüa Tapınağı Hısaronu Inbuku (Emel Sayın ko\u) Dışlıce Bencık Sehmıve Knıdos Datça "PARANIZ PAMUKBANKTAN, TATİLİNİZ BAYBASOS'TAN" KAMPAÎSYAMIZ SURUYOR BAYBASÛS TURİZMİSTANBUL 86 61 338 16 51 h ^ı^.nH^ı ANKARA -ı25 90 82 4İ~ 5-4 ADANA ASLİYE 3. HUKUK MAHKEMESİ İLANEN TEBLİĞ KARAR 1987/%5 E 1991/730 K Davacüar Salıh Yarışlı ve Halıt Atmış vekıUerı Av Mustafa Aktı- mur tarafından davalılar Hatıce Yıldız, Sahh Aslan, Hüseyın Aslan, Menuş Aslan, Rıza Aslan, Sanıye tşoglu, Kıymet Köıo|lu, Ayşe özer ve Mehmet Aslan aleyhlenne açılan hükmet tescıl davasının yapılan dunısması sonunda, Davalılardan Sanıye İşoğlu, Hatıce Yıldız, Mehmet Aslan, Rıza Aslan, Salıh Aslan ve Hüseyın Aslan'ın vekıllen Av Süleyman öz- kan'ın davadan çekıldığını belırtmekle, davahların vek'aletnamede belırtılen adreslen Adana ılı eskı Ceyhan Cad 1048 Sk No 63 ve nufusa kayıtlı bulundukları Yureğır ılçesı Abdıoğlu köyunden emnı yetçe adres tahkıkatı yapılmış, belırtılen adreslerde bulunmadıkları, tanıyan ve büene de rastlanmadıgı belırtılraekle, aşağıda belırtılen huk mün ılanen tebhğıne karar venlmıştır HÜKÜM Davacılann davasının kabulüne, Adana ılı Yüreğır ılçesı Abdıoğlu köytl Köy ıçı mevkıınde tapuda kayıtlı dava konusu pafta 7, ada 22, 18 parselde 2235 metre kare ola rak avlulu Hu vasfındakı tapu kaydının ıptalı ıle bu taşınmazın tKİ HİSSEYE İTİBAR EDtLEREK BİR HİSSESİNİN DAVACI Şük ru oğlu MEHMET 3ALİH YARAŞL1, BİR HİSSESİNİN Selım oğ lu Hahl Atmış ADLARINA TAPUYA TESCÎLtNE, Harç, evvelce yatırılan harç nazara alınarak ek 7200 hra harcın da valılardan tahsılıne, Davacılar tarafından sarf edılen 23 800 lıra mahkeme masrafının davalılardan alınarak davacılara venlmesıne, Avukatlık ücret tanfesı gereğınce 4000 lıra ücretı vek'aletm dava Iılardan alınarak davacılara venlmesıne, temyızı kabıl olmak üzere davacılar vekılının yuzunde davalılar vekılının yokluğunda venlen ka rar, davalılar Sanıye İşoğlu, Memış Aslan, Hatıce Yıldız, Mehmet Aslan, Rıza Aslan, Salıh Aslan ve Hüseyın Aslan'a ılan tanhınden 7 gun sonra tebüğ edılmış sayılacağı ve İS günluk temyız muddetı mnıınria kesınlejmce^ı ılanpn tebhi_ûlunur
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle