16 Ağustos 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 4 MART1992 ÇARŞAMBA HABERLER Çölaşan'aiOO milyonluk dava •AA(Ankara)-ANAP adına Genel Başkan Mesut Yılmaz, ocak ve şubat aylannda yazdısp 5 ayn köşe yazısında haber verme sınırlannı aşarak partiye hakaret ettiği gerekçesiyle Hürriyet gazetesi yazan Emin Çölaşan hakkında 100 milyon liralık tazminat davası açtı. ANAP Ankara eski il başkanlanndan avukat Erden Ansoy tarafından nöbetçi asliye hukuk mahkemesine verilen dava dilekçesinde, gazeteci Emin Çölaşan'ın ocak ve şubat aylannda yazdığı, "Olay Bitti", "Yolsuzluklar ve Baba" ve "Emlakbank Rezaleti". "ANAP'a Bakın ANAP"a", "Güler istifa" başbklı köşe yazılannda partiye açıkça hakaret ettiği önesürüldü. Yalçın Küçük yargılandı • AA (Istanbul) - "Basın yoluyla bölücü propaganda yaptığı iddiasıyla yazar Yalçın Küçük, Yeni Ülke gazetesinin sahibi Yusuf Serhat Bucak ve gazetenin sorumlu Yazı tşleri Müdürü Yusuf Cacım'ın yargılanmasına başlandı. lstanbul 2 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi'ndeki duruşmada sorgusu yapılan Yusuf Cacım, haftahk Yeni Ülke'nin 17-23 Kasım 1991 tarihli 5. sayısında "Dikine" adlı köşede Yalçın Küçük tarafından yazılan "Öcalan Kardeşim" başhklı yazının suç unsurlan taşımadığını söyledi. Hakkında 5 yıla kadar hapis ve 100 milyon lira ağır para cezası istenen sanık Yalçın Küçük de, kardeşliği savunduğu bu yazıdan dolayı yargılanacağını hiç düşünmediğini kaydetti. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi. Özal'ın kabulü • AA (Ankara) - Cumhurbaşkanı Turgut özal, Filistin'in Ankara Büyükelçisi Fuad Yasin'i dün kabul etti. Filistin devletinin Ankara Büyükelçiliği'ne atanan Yasin, Cumhurbaşkanı özal'a güven mektubunu sundu. Çankaya Köşkü'nde gerçekleşen kabulde, Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Bilgin Unan da bulundu. Akbulut-Köse davası • ANKA (Ankara) -Sanayi ve Ticaret Bakanı Tahir Köse'nin, kendisini TRT'ye baskın yapan milletvekillerinden biri olarak tanıtarak kamuoyunda küçük düşürdüğü gerekçesiyle eski Başbakan Yıldırım Akbulut aleyhine açtığı 50 milyon liralık manevi tazminat davasına devam edildi. Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davanın dünkü duruşmasmda, TRT Başhukuk Müşaviri Akın Beşiroğlu tanık olarak dinlendi. 25 milletvekilinin geçen yıl ocak oyında "TRT'yi yanlı yaymlar konusunda uyarmak" amacıyla yaptıkları ziyarete tanık olmadığını belirten Beşiroğlu, anlatımında ziyaret kelimesini çok sık kullanarak "baskın" sözünü kullamaktan özenle kaçındı. Beşiroğlu, tartışmalı geçen ziyareti başka milletvekillerinin aıüatımından dinlediğini ifade etti. Duruşma yargıa, eksik belgelerin toplanabilmesi için davayı Ueri bir tarihe bıraktı. Faili meçhul cinayetler • ANKA (Ankara) - Avrupa Parlamentosu üyeleri, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Erdal tnönü'ye yazdıkları mektupta Türkiye'de işlenen faili meçhul cinayetlerle ilgili gelişmeleri sordular. Aralarında Avrupa Parlamentosu Dışilişkiler Komitesi Türkiye Raportörü Raymonde Dury, Avrupa Parlamentosu milletvekilleri, Bıjorn Elmquist, Barbara Leyla Onur, Claudia Roth ve Max Simonie'nin de bulunduğu 15 parlamenter, avukat ve insan hakları gözlemcisi Türkiye'de incelemelerde bulunduktan sonra Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Erdal lnönü'ye gönderdikleri mektupta faili meçhul cinayetleri sordular. 'Halk günü'nde Köşk'e çıkan vatandaşlar Özal'a moral, Özal da onlara öğüt verdi 'Cumhıır', başkanıyla fotoğraf çektirdiCUMHURİYET (Ankara) - Cumhur- başkanı Turgut Özal, Köşk'teki 6. Halk Günü'nde hem moral buldu hem de vatandaşların iş istekleri karşısında çaresizliğe düştü. Sayıları 660'ı bulan ve 40 ilden yapılan baş- vuralar sonucu "seçilerek" cumhurbaşkanı- nın huzuruna çıkma şansını elde eden vatan- daşlar, dün Çankaya Köşkü'ndeydi. Köşk gi- rişinde sıkı bir aramadan geçirilen vatandaş- lar, havuzlu salona alındılar. llki 1989'da ya- pılan halk gunünü izlemeye bir süredir "Köşk'e ambargo uygulayan" Starl ekibi de gelmişti. Konuklar arasında başörtülüsü de mini etek- lisi de vardı. Kalabahğın ortak noktası ise ne- redeyse herkesin elinde bir fotoğraf makine- si olmasıydı. Gelenler arasında Türk-ABD Dostluk Derneği'nin Türk ve ABD'li hanım üyeleri de göze çarpıyordu. Miting alanı gibi Uzunca bir suredir meydanlara çıkmayan Cumhurbaşkanı Özal, adeta bir miting ala- nını andıran havuzlu salona eşi Semra özal'la girdiğinde yoğun alkış aldı. Alkışlar arasın- da kürsüye gelen Özal, önce 'halk gunü"nün amacını açıkladı: "Halk günlerinin gayesi, halkımızın her ka- demeden, her tabakadan ve muhtelif görüş- ten ne olursa olsun insanlanyla temas etmek- tir. Onlarla beraber, bir arada bulunmak, on- ların memleket meseleleriyle ilgili, benimle il- gili, yaptığım işlerle ilgili görüşlerini, temen- nilerini, fikirlerini dinlemektir. Bunlardan mutluluk duymak ve ayrıca istifade etmek la- zımdır!' Salondakileri dünyadaki ve Türkiye'deki hızlı değişime "ayak uydurmasalar" bile, en azın- Cumhurbaşkanı Turgut Özal, 40 ilden seçilen 660 kadar temsilci vatandaşı Çankaya Köşkü'nde kabul etti. Özal, miting alanını andıran Havuzlu Salon'daki halk gününde yoğun iş istekleriyle karşılaştı. (Fotoğraf: RIZA EZER) dan değişimi anlamaya çağıran özal, ülke- nin yeterli olmasa da sıkıntıh dönemlerini at- latıp, daha iyi bir döneme girdiğini söyledi. Özal, vatandaşlara "iki altın öğüt" de verdi: "Geçen 12 senede edindiğim bir tecrübe var. Sizlere söylemekten mutluluk duyacağım. Ya- ni bu tücrebe biraz zor tecrübe oldu. Birin- cisi, çalışmadan hiçbir şey olmaz. Zannetme- yin ki her şey yukarıdan kendiliğinden gelir. Ikinci bir şey daha söyleyeyim, zannetmeyin ki devletin hazinesi büyüktür de herkes dev- letin hizmetlerini bedava alır. Her hizmetin karşılığmm alınması lazım. Çünkü hizmeti görenler, odeme yapmazlarsa bu hizmetler aşağı gider, yıkıhr, perişan olurî' Özal, öğütlerden "kastı"nı da açıkladı: "Er- ken emeklilik meselesiî' Emeklilerin parası- nın çalışanlann cebinden çıktığını örnekler vererek anlatan Özal, ileri ülkelerde herke- sin 65 yaşına kadar çalışıp, 75 yaşında oldu- ğunu söyledi. Türkiye'deki ortalama ölüm ya- şının ise 65 olduğuna işaret eden Özal sonra da vatandaşların yüreğine su serpti: "1960'h yıllarda ölüm yaşı 50'nin biraz üze- rindeydi. 20 sene sonra 75'e gelecek!' Salonu dolduranlar erken emekliliği veto eden Özal'a başlannı sallayarak hak verdiler. Özal, konuşmasını bitirdikten sonra Samsun- lu hayırsever vatandaş Hasan Ergil'e bir pla- ket, bir de öğüt verdi: "Gayretleriniz devam etsin. Sevap defteri de- vamlı kapanmaz, açık kalır!' Ardından da Ankara'nın Gölbaşı ilçesinden gelen bir heyet Özal'a minnet duygulannı pla- ket eşliğinde sundu. Heyetin temsilcisi, mik- rofonu kapıp Özal'a moral verdi: "Cumhurbaşkanı'na halk desteği yok diyen- ler: Vatandaş Sayın Özal'ın yanında, vatan- daş Çankaya Köşkü'nde." Plaketlerin sunulmasından sonra salondaki- lerin ilgisi kuru pasta ve meyve suyu ikrarnı- na kaydı. Ancak özal, salondakilerin arası- na karışınca, etrafında sevgi çemberleri oluş- tu, el öpme kuyruğu başladı, ardından iş is- tekleri yağdı: — Jeoloji mühendisiyim bana bir iş... — Sakatım diye bana iş vermiyorlar... — Babaeski îmam Hatip Lisesi Yaptırma Derneği'ndeniz, okulumuza açılış onayı ve- rilmiyor... — Yozgat Sorgun'un Esenlik kasabasındayız. Sizin temelini attığınız baraj bitti, kasabamız sular altında kalacak. Bize oturacak yer bu- lun... özal, bitmek bilmeyen iş istekleri karşısında ne yapacağını şaşırdı. Çareyi yamndakilere is- teklerin toplanması için emir vermekte bul- du. ANAP lideri 'İnönü dünyanın dönüş hızıyla uğraşmaktan Türkiye ile uğraşamıyor' dedi Yıhnaz: SHP kabinenin gölgesiCUMHURÎYET (Ankara) - ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, hüküme- tin 100 günde tam bir kroke durumuna geldiği- ni belirterek SHFyi 'ka- binenin gölgesi' olarak niteledi. Yılmaz. Başbakan Yardım- cısı Erdal İnönü için "dünyanın kendi ekseni etrafında dönüş hızıyla uğraşmaktan Türkiye'- nin meseleleri ıle uğraşmaya zaman bulamamaktadır" nite- lemesini yaparken kısa süre sonra "vergi affı ve ithalat dü- zenlemeleri ile işlerini yoluna koyan" bazı bakanlann hükü- metten aynlacaklannı öne sür- dü. Mesut Yılmaz ANAP gru- bunda yaptığı konuşmada. hükümetin darmadağınık du- rumda olduğunu belirterek SHP'nın sadece kendisine veri- len bürokrat kontenjanlannı militanlanyla doldurma uğraşı- sı içinde bulunduğunu öne sür- dü. Yılmaz, Devlet Bakanı Cavit Çağları adını vermeden eleştirerek "Bir bakan istifa edeceğini söylemiş. Vadeli istifa müessesesi Türkiye'de ilk defa uygulanıyor" diye konuştu. Oç mektup fikrası Yılmaz. başbakanhk görevi- nin devir teslim töreninde De- mirel'in kendisine anlattığı üç mektup fıkrasını anlatarak ko- nuşmasını şöyle sürdürdü: "Hükümet. ilk mektubu açtı. 100 günde vadesi doldu. Kısa zamanda ikinci mektup açıla- cak. Fıkrada olduğu gibi bazı bakanlar vergi affı. ithalat reji- mi düzenlemeleriyle işlerini yo- luna koyarlarsa hükümetten aynlacaklardır. Sonra da 3. mektup açılacak." Yılmaz. hükümetin becerik- sizliklerini örtmek için ANAP dönemine ilişkin yolsuzluk id- dialan ortaya attığını öne süre- rek "Çekinecek hiçbir şeyimiz yoktur. Bugüne kadar ortaya ciddi bir şey de koymuş değil- lerdir" dedıve TÜRKSAT yol- suzluk iddialanmn sonuçsuz kaldığını hatırlattı. Yılmaz, teftiş kurullannın yan adli bir görev yaptığmı, her bakanhğın ve başbakanlığın teftiş kurulunun ayn olduğunu. ANAP'lıIann gecesine Ozal katdmadı. S d d l "Bilik B ANAPlıIann gecesine Ozal kaANAP'ın, 17,18 ve 19. dönem milletvSdlleriyle kurucuları genel merkezde düzenlenen "Birlik ve Butünluk" gecesm- de bir araya geldiler. Geceye ANAP'ın kurucusu, ilk genel başkanı Cumhurbaşkanı Turgut Ozal ile lstanbul ıl başkanı esi Semra Özal çağnlı oldukları halde katümadılar. Özal'ın hükümet ile yeni bir polemik yaratmamak duşuncesıyle ANAP'ın gecesine katılmamayı yeğlediği öğrenildi. Eski Başbakan Yıldınm Akbulut da "Birlik ve Butünluk gece- sinde yer almadı. ANAP'ın eski ve yeni milletvekilleri ile eşlerini Genel Başkan Mesut Yılmaz ve eşı Berna Yılmaz, GenefMerkez'in girişinde karşıladılar. Mesut Yılmaz, geceyi açarken Türkiye için en doğru misyonu ANAPın temsH ettiğini söyledi. Mesut Yılmaz dün ayrıca siyasi gelişmeler hakkmda bilgi vermek için Ankara'ya çağırdığı 30U u aşkın ANAP'lı belediye başkanına yemek verdi. tller Bankası LokaU'nde verilen yemeğe ANAP'tan 20 Ekim'de mılletvekıü adayı olan Türk halk müziği sanatçısı Necla Akben de sevilen parçalanyla katüdı. (Fotoğraf: AA) bir bakanın başka bakanhğın teftiş kurullanna talimat vere- meyeceğini belirterek konuş- masını şöyle sürdürdü: "Ama çok vahim uygulama- lar yapılmaktadır. Yolsuzlukla ilgili devlet bakanı. bütün ba- kanhklann teftiş kurullannı toplayıp koordine adı altında bunlara talimat vermektedir. Bu uygulamanın vasal hiçbir dayanağı yoktur. En vahımi ise Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı DYP Genel Idare Ku- rulu üyesidir. Bu kurumun ba- şında böyle siyasi bir kişinin bulunması, teftiş kurullanmn inandıncılığını ortadan kaldı- nr " Yolsuzluk firesi Hükümetin ilk fıresini yol- suzluktan verdigini belirten Yılmaz. otoyol ihalelerinde fark kararnamesini halen uygu- layan Başbakan Demirel ve Bayındırhk Bakanı Onur Kum- baracıbaşı için Meclis sonıştur- ması istediklerini haürlattı. Yılmaz. "iktidar gruplannm bu soruşturmaya ilişkin tavırlan yolsuzluk iddialan konusunda- ki samimiyetsiz ve önyargıh olduklannın tescili olacakur" dedi. Yılmaz. 12 Şubat 1992'de yapürdıkları ankette ANAP oylannın yüzde 29, DYP oyla- nmn yüzde 28, SHP oylannın da yüzde 20 olduğunu hatırla- tarak kamuoyunun büyük bö- lümünün koalisyon hükümeti- ne bağladığı umutlann tümüyle sönmediğini kaydetti. Yılmaz Erken Emeklilik Yasası'na kar- şı çıkış gerekçelerinin kamuo- yuna daha iyi anlatılması konu- sunda grubu uyararak bütçe görüşmeleri sırasında Meclis'e devam edilmesini istedi. Yıl- maz, "Bütçe görüşmeleri bizim daha aktif muhaîefet yapma- mız için iyi bir fırsattır" dedi. Eski bakanlardan ANAP İs- tanbul Milletvekili Adnan Kahveci de hükümetin icraatla- nyla devleti tahrip ettiğini be- lirtti. Kahveci. hükümetin vergi sistemini bozduğunu, şimdi de adalet sistemini bozmaya kal- kıştığıru öne sürerek "Ben 18 yaşında eli silahlı gençten kork- mam, ama devletin kurumlan- nı tahrip edenlerden korkanm" dedi. DYP ve ANAP'hlar kaçakçdığı tartışıp, kavga ettiler CUMHURİYET (Ankara) - TBMM Genel Kurulu'nda ANAP'hların sigara ve akaryakıt kaçakçılığı nedeniyle Mec- lis soruşturması açılması istemi reddedi- Urken, DYP ve ANAP'lılar birbirine gir- di. TBMM Başkanvekili Yıldınm Avcı- nın ANAP Genel Başkanı Mesut Yıl- maz'a söz vermemesi nedeniyle başlayan gerginlik, DYP'li bazı milletvekillerinin ANAP'hların üzerlerine yürümeleri üze- rine kavgaya dönüştü. Önerge sahipleri adına konuşan Ad- nan Kahveci, TÜPRAŞ'ın mazot satış miktarının 1991 yıhmn ekim ayında 666 bin tondan, aralık aymda 408 bin tona düştüğünü, bu düşüşün hâlâ devam et- tiğini anlattı. Kahveci, kaçak mazot ne- deniyle Türkiye'nin 7 trilyonun üzerin- de bir kayba neden olduğunu ifade etti. Zarann neredeyse 10 trilyon lirayı bul- duğunu iddia eden Kahveci, "Siz 10 tril- yonu kaçakçılara nasıl yedirirsiniz? Bun- da büyük bir görev ihmali vardır" dedi. Adnan Kahveci, sigara kaçakçıhğının da son dönemlerde arttığını savunarak şöyle konuştu: "Şu anda Meclis'te kaçak sigara satı- hyor. Doğru mu, yanhş mı diye biraz ön- ce denedim. Kaçak sigara aldırdım. Şu anda cebimde duruyor. Kaçak sigara Meclis'e girdiğine göre, büyük bir ihmal mevzuubahistir!' DYP Adana Milletvekili Uğur Aksöz de kaçakçıhğın 60 günlük iktidarlan dö- neminde ortaya çıkmasının mümkün ol- madığını anlattı. Aksöz, ANAP'ın ka- çakçılara af çıkararak bunlan destekle- diğini savundu. SHP Mardin Milletvekili Mehmet Gülcegün ise Türkiye'ye iddia edildiği gi- bi yılda 5.5 trilyon liralık değil, 110 mil- yar liralık kaçak mazot girdiğini söyle- di. Gülcegün, bu tür bir olayın Türkiye1 de değil dünyanın hemen hemen bütün ülkelerinde yaşandığını anlattı. Oturumu yöneten Yıldırım Avcı, Meh- met Keçeciler'in ayağa kalkarak söz is- temesi üzerine, en fazla iki üyeye söz ve- rebileceğini belirtti. Ava, Keçeciler'in ne söyleyeceğini Kahveci'nin ifade ettiğini bildirdi. Bu arada Keçeciler ve diğer ANAP milletvekilleri ile birlikte Mesut Yılmaz da Avcı'ya itirazlarda bulundu. Avcı, ayağa kalkarak, kendisine yönelik ola- rak konuşan Mesut Yılmaz'a, "SürekU olarak bana laf atıyorsunuz. Genel baş- kan ve bu ülkeye başbakanlık yapmış bir kişi olarak, bu sözleri size yakıştıramıyorum" dedi. Daha sonra söz alan İçişleri Bakanı ts- met Sezgin kürsüye geldi. Sezgin, kaçak akaryakıt satışlanmn vergi yönünden ül- keyi zarar soktuğunu, haksız rekabete yol açtığı ve bazı kişilere haksız kazanç- lar sağladığının doğru olduğunu, ancak bunun neden önlenemediğinin ortaya konulamadığı konusuna koalisyon hü- kümetinin muhatap ounaması gerektiği- ni bildirdi. Akaryakıt kaçakçılığımn kendi hükü- metleri döneminde ortaya çıkmadığıru anlatan Sezgin, 1987 yılında 67 il valili- ğine gönderilen genelgeyle de bu soru- nun halledilemediğini kaydetti. Ismet Sezgin, konuşmasının son bö- lümünde şu görüşlere yer verdi: "Muhalefetin bu önergeyi, yolsuzlukla mücadeleyi hükümet programımn ana il- kesi durumuna getinniş bulunan hükü- metimiz hakkında kamuoyunda şüphe ve istifham uyandırmak için verdiği an- laşılıyor. önerge sahipleri yanlış kapı çal- nuşlardu. Bu beyhude bir davramştır. Hiçbir töhmet kendilerini, dönemlerinin şaibesinden lnırtaramayacak ve yolsuz- luklann üzerinde önem ve özenle duru- lacaktırî' Ismet Sezgin'in konuşmasmdan son- ra, Mesut Yılmaz'ın da aralannda bulun- duğu milletvekilleri ayağa kalkarak, Av- cı'dan içtüzüğe göre hareket etmediği, ta- raflı davrandığı ve sataşma olduğu ge- rekçesiyle söz istedüer. Yıldınm Ava, bunun üzerine ANAP Ankara Milletvekili Vehbi Dinçerler'e söz verdi. Dinçerler'in konuşmasım, DYP milletvekilleri protesto ettiler. Haydar Kutlu iddialan yalanladı: TKP'ninSTASIüe hiç ilişkisî olmadı tstanbul Haber Servisi - Kapatılan Türkiye Birleşık Komünist Partisi Genel Sekreteri Haydar Kutlu, Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) bazı üye ve yöneticilerinin, Demokratik Almanya istihbarat örgütü STASI hesabına çalıştıklanna ilişkin id- dialan yalanladı. Kutlu haberin gerçek dışı ve "Anadolu Ajansı bilmem kim- gayri ciddi olduğunu. somut le gizli işbirliği yapıyor dense, hiçbir kaynağa dayanmayan Anadolu Ajansı bunu haber bu iddianın tüm TKP'lüeri olarak görür müydü?" dedi. hatta Ahnanya'daki tüm TBKP Genel Sekreteri, sayısız Türkleri zan altında bıraktığı- TKP üyesinin polis sorgusun- m söyledi. dan geçtiğini, böyle bir iddiaya TKP üye ve yöneticilerinin Le- dayanak oluşturacak tek bir ip ipzig kentinde kendilerine tah- ucunun bile ortaya çıkmadığı- sis edilen evlerde bannırken, nı belirtti. Bir dönem Nâzım STASI ile çeşitli ilişkiler sür- Hikmet'in de benzer bir biçim- dürdükleri. Doğu Alman istih- de karalanmaya çalışıldığını, baratçılan ile bazı Türk vatan- Almanya'da yabana düşman- daşlan arasında temas kurul- lığının tırmandığıbirsıradabu masım sağladıklan iddialannı tür bir iddianın orada yaşayan yanıtlayan Kutlu şöyle dedi: Türkleri hedef alacağını söyle- "Habere dayanak olan id- yen Kutlu, "eğer STASI dos- diayı ortaya atanlar herhangi yalannda bir şeyler varsa bun- bir kanıta dayanmamaktadır. lann açıklanmasmı herkesten Böyle olunca amaç. bir gerçeği çok TKP'lilerin isteyeceğini" ortaya koymak olmuvor. Böy- açıkladı. lesine bir ithamın da\andığı gerekçe, bu söylentının STASI dosyalannı ellerinde tutanlar- ca 'doğrulanmamış' olmasına STASI arşMtri Anadolu Ajansı'mn Berlin rağmen 'yalanlanmamış/ olu- mahrecli 29 şubat tarihli habe- şundan ibarettir. Mantık "Söy- ri. iki yüzden fazla Türk vatan- lenti doğrulanmadı. ama daşının eski Demokratik m'adem ki yalanlanmadı, ö>- Almanya istihbarat örgütü leyse doğrudur' biçiminde akıl STASI hesabına çalışüğı iddia- yürütmeye dayandınlıyor. Bu sına dayanıyordu. Türkiye anlayışın ahlak dışı olduğu Komünist Partisi bazı üye ve açıktır. Dahası haber kaynağı yöneticilerinin de söz konusu Anadolu Ajansı olduğuna gö- gizli örgütle ilişkili olduğunu re bu tutum Basın Ahlak Ya- duyuran haberde. konuyla il- sası'na aykındır." gjli bilgjnin Berlin'de kunılan ve STASI arşivlerinin incelen- mesiyle görevli bürolara yakınTek ipncu yok TKP'nin, STASI ya da ben- zerleri ile hiçbir ilişkisi olmadı- kaynaklardan alındığı belirtili- yordu. Haberdeki iddialarara- ğını, bu tür gizli örgütlerin bir sında bir Türk profesörünün parti ile bu tarz bir ilışki kur- 1963yıhndanbuyanaSTASI"- mayı güvenilir bulmayacakla- ye hizmet verdiği ve albay rüt- nru aklı başında herkesin göre- besine kadar yükseldiği savı da bileceğini söyleyen Kutlu, yeralıyordu. Kayserifîransoruşturması Giriş ve çdoşı var, tünelin kendisi yok CUMHURİYET (Kayseri) - Ka>seri Cezaevi'nde TKP- ML-TİKKO davasından yar- gılanan 11 tutuklunun 25 şu- bat 1992 tarihinde gerçekleşen fıranyla ilgili soruşturmada yeni sorular ortaya çıktı.Olay- la ilgili olarak dün de üç cezae- \i görevlisi tutuklandı. Adalet Bakanı Seyfı Oktay tarafından görevlendirilen iki bakanlık müfettişinin yürüttü- ğü soruşturma sırasında. tu- tuklulann kazdıklan söylenen 68 metre uzunluğunda ve 1.5 metre enindeki tünel hakkında tam bilgi sahibi olmak için bir er tüncle sokuldu. Tünel içinde 3-5 metre ilerle- yen erin "İlerisi kapalı gibi, ilcrleycmedim. Nefesim tıkan- dı" şeklindeki sözleri yetkilile- rin kafasında çeşitli kuşkulann doğmasına neden oldu. Isimlerinin açıklanmasmı is- tcmeyen bazı görevliler, tutuk- lulann tünel aracılığıyla değil de başka bir yoldan kaçmış olabileceklerini. şaşırtmaca yapmak amacıyla da 'tüneün" gırış ve çıkışlannı birkaç metre eşmış olabileceklerini söyledi Kayseri DGM'de idam iste- miyle yargılanırken fırar eden tutuklularla ilgili olarak gerek polis, gerek jandarmanm \ap- tığı araştırma ve soruşturma- lar sonucunda halen herhangi bir ipucu elde edilemedi. Ada- let Bakanlığı müfetüşlerinin fırarla ilgili soruşturmalan ise aradan bir hafta geçmesine rağmen tamamlanamadı. So- ruşturma sonucunda önceki gün Cezaevi Müdürü Muham- med Ustabaşı, yardımcısı Ömer Yakut ile gardiyanlar Hasan Özçelik, Muzaffer Kıa- laslan. Halil İbrahim Turan. Alpaslan Yalçın ve Mehmet Öztürk. görevi ihmal suçun- dan tutuklanıp cezaevine ko- nulmuştu. Cumhuriyet Savcısı Vahit Kahraman'ın serbest bırakıl- malanna itiraz ettiği Müdür Yardımcısı Hulusi Şağır ile gardiyanlar Mustafa Özalp ve Hakkı Coşkun ise dün nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi tarafın- dan tutuklandılar. Böylece tu- tuklu görevli sayısı 10'a çıktı.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle