18 Ağustos 2022 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
28 ARALIK1992 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA EKONOMI Sanayi Bakanlığı ; • A.NKARA (AA) - Sanayi | veTicaret Bakaniığı. merkez ve taşra teşkilatlannın yanı Isıravurtdışındada (örgiitlenecek. Sanayi ve 'T icaret Bakanlığı Teşkilat ve jörevleri Hakkındaki j Kanun'da değişiklik yapan j kanun taslağı Başbakanlığa j verildi. Değişiklik laslağının ; gcrekçesinde son yıllarda i ulusal ekonomi sımrlannın ' genişleyerek dünyanın ! ekonomik anlamda hızlı bir ', küreselleşmeye yöneldiği ve j bu gelişmenin doğal bir j sonucu olarak da ülkelerin birbirlcrine yaklaştıklan ve entegrasyona doğru gittiklerine dikkat çekildi. 350 milyarlık tütün imha edildi • ANKARA(ANKA)- ; Maliye ve Gümrük Bakanı SümerOral. I985yılındanbu lyana 350 milyar liralık tütün jyakıldığını açıkladı. Sümer jOral. 1992 yılı,sonuna kadar J45-50 milyar liralık tütün 'daha yakılacağını bıldirdi. [Oral imha gerekçesini şöyle açıkladı: "Içtüketimve ihracat imkanı kalmayan tütünlerin depolarda ,muhafazaedilerek depo •kirası ödenmesi, bakım masrafiyapılması. biryerden bir yere nakü sonradan jalınan tütünler için yeni jdepolartutulmasıgibi lüzûmsuz masraflar yapmakıansa ımhalan daha rasyoneldir." Mini televizyon :«ATİ.\A(AA)-Portatıf jradv olardan ve walkmana 'dönü^en müzik setlerinden sonra artık sinemalar da ıküçülüyor. Sony firması arafından ilk etapta uçak ;yolculan için geliştirilen jsüperminı televizyon ı"Visortron" birgözlük gibi 'takılan ve merceklerle büyütülen 1.8 santimetrelik iki likit kristal ekran ile kulaklıklardan oluşuyor. Latinmuzuna sınıplama jBCARACAS(AA)- Dünyanın öndegelen muz •üretim bölgesi Latin Amerika'da 8 ülke. Avrupa Topluluğu'nun Latin ıtnuzunun ilhalatının isınırlandınlmasına ilişkin Jkarannı tepkiylekarşıladı. jKolombiya.Costa Rica. tkvator. Guatemala. jHonduras. Nikaragua. ÎPanama ve Venezüella muz lüreıicileri başkanları tarafından yayımlanan bildirilerde Latin muzunun Avrupa'ya ihracatının sınırlandınlmasının. bu ülkelerin ekonomilerine bıiv iik zarar vereceği ve . Idünja ticaretinededarbe Vuracaeı kaydedildi. Vepgi kanunlannda değîşfklik [•ANKARA(AA)-Bazı {vergi kanunlannda dsğişiklik jyaparak konut inşaatlannda ve kalkınmada öncelikli örelerdeki yatınmlarda «'ergi.resim veharç jstisnalannınsüresinin 1995 yılı sonuna kadar uzatılması ile Bakanlar Kurulu'na taşıt alım ve motorlu taşıtlar vurgilerini 20 katına kadar arltırma yetkisi veren yasa Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. ftay Sigorta atakta • ANKARA(ANKA)- Doğan ŞirketlerGrubu tarafından satın alınan Ray Sigorta sektördeki payını fartıırmak için büyüme Btağına geçti. Ray Sigorta Anonim Şirketi. önce şirket merkezini Ankara'dan İstanbul'a taşıdı, ardmdan da sermayesini > üzde 500 oranında 25 milyar lira arttırarak 30 milyar liraya .çıkardığı bildirildi. Dts ticaret • ANKARA(ANKA)- Türkiye'ninyıllık ihracatında, nisan ayından bu yana sürekli bir artış eözleniyor. yıllık ihracat kim sonunda 15 milyar dolara yaklaştı. Ekim sonu itiba'nvlason biryıllık dönemde gerçekleştirilen ihracat I4milyar747milyon dolara uîaştı. Yıllık ihracat geçen yılın ekim ayı sonunda 13 milyar 868 milyon dolar düzeyinde bulunuyor. Türkiye'nin yıllık ithalatı da ekim avı sonunda 22 milyar 460 milvon dolara yükseldi. Bu gelışmelcr sonunda Türkiye'nin yıllık dış ticaret açığı ekimde 7 milyar 713 milyon dolar oldu. Chrysler'in 'rnakus talihini yenerf Lee Iacocca 'buraya kadar' dedi 'Mucize adam' emeklî olııyor• 31 Arahk 1992'de kesin ola- rak resmen emekliye ayrıla- cağını açıklayan Iacocca, iki kez batmaktan kurtardığı ABD'nin üçüncü büyük oto- motiv devi Chrysler'in reklam- larına çıkması ve 'daha iyi bir araba bulursanız, hiç dur- mayın, alın' sloganıyla bütün dünyada tanınmış ve saygınlık kazanmıştı. WASHINGTON (Ajandar) - Amerikan otomotivsanayiininsimgesi konumuna gelmiş olan Lee Iacocca. "benden bura- ya kadar" dercesine 31 Arahk 1992günü emekhve aynlacağını açıkladı. Chry- sler'i iki kez batmaktan kurtaran 68 yaşmdaki Iacocca. son 13 yıldır "gölge- deki lider' olarak bu kuruluşu yöneti- yordu. Resmen Chrysler Baskanı sıfatı- nı kullanmayan Iacocca'nun televizyon reklamla.nna çıkıp "daha iyi bir araba bulursanız, hiç durmayın, alın' slo- ganını inatla yinelemesi. Amerikan oto- motiv sanayıinde simgeleşmesine yol açmıştı. "İşlennizı geliştirmek için. herkesle iletişim kurmalısınız' ilkesine sıkı sıkıya bağlı olan Iacocca'nun cmekliliğinj açı- klamasını izleven 'veda partileri' bile Chrysler'in son modelinin ABD'de ve dünyanın çeşitli ülkelerinde rekor dü- zeyde satış yapmasına yetmişti. Iacocco'nun TV'lerde sürekli olarak gözükmesi. Japonya'nın "kapalı pa- zan'na yönelttiği sert eleştiriler vc iş ha- yatındaki güçlülüğü. kendisini ABD'- nin 2. Dün>a Savaşı sonrasındaki en sevilen kişileri arasına sokmuştu. Nite- kim 1985 yılında vapılan bir kamuoyu yoklamasına Iacocca; dönemin Baş- kanı Ronald Reagan ve Papa John Paul U'nin ardından ABD'nin en sevilen üçüncü kişisi olduğunu ortaya koymuş- tu. 1984 yılında 'Iacocca" adıyla vayi- mladığı yaşam öyküsü ise tam 9 milyon satarak kendi dalında bir rekorun sahi- bi olmuştu. Asıl adı Lido Anthony Iacocca olan Iacocca. bir İtalyan göçmeninin oğlu olarak dünyaya geldi. Princeton Üni- versitesi'nden makinemühendisi olarak mezun oldu. Mühendis olarak 1946 yılında Ford Grubu'na katıldı ve sürekli yükseldi. 1970 yılında, sarsıntı geçiren Ford'da 'kimsenin istemediği' baş- kanlık görevini üstlendi ve sihirli bir değnekle dokunurcasına yaraülan Mustang modelinin satışındaki ba- şansıyla otomotiv sanayiinin 'kariz- ması' olarak tanındı. Kendisi ise, *ha- yatım boyunca ne olduğunu bilc anla- madım' dediği karizma sözcüğünden nefret ettiğini yinelemekten hep hoşla- nageldi. 1978 yılında Iacocca Chrysler'e geçti ve Amerikan hükümetinden 1.5 milyar dolar borç aldı. Borcun tamammı öde- diği üçüncü yılın sonunda Chrysler'in kan, rekor kırmış ve 2.4 milyar dolara firlamıştı. Başanlı yıllann ardından,riskliyatın- mlara girmesi yüzünden Chrysler 1987 ekiminde borsadaki hisselerinin düşme- si sonucunda. batma noktasına düştü. Hisseleri 30 dolardan. 9 dolara düşmüş- tü! Iacocca'ya asıl ününü kazandıran, şirketi bu baıaktan kurtarması oldu. Son derece köktenci önlemler aldı ve işci giderlerini kıstı. kendisininkine do- kunmadan ücretleri düşürdü ve bütün çabasını Japonlar ile rekabet edecek yeni bir model üzerinde yoğunlaştırdı. Sonunda, 9 ay gibi kısa bir süre ıçınde Chrysler'in pazar payı hızla büyüdü ve kan da 367 milyon dolara fırladı. Emekliye aynlacağıru açıklarken ye- rine en büyük rakibi General Moîors'- tan Robert Eaton'u varis bırakan Ia- cocca, 1995 yılına değin Chrysler'in yö- netim kurulu başkanı olarak adından daha çok söz ettireceğe benzer. Eşinize, Çocuğunuza, kendinize en iyi yılbaşı hediyesi... İSVİÇRE YAŞAM YaşamÇJ Artırım Sigortası İSVİÇRE YAŞAM SİGORTA SİSTEMİ BAŞVURU FORMU Sigortj Y;ıptıı\ıcjk Kijinın Adı Sovadı Du^um Vert \"e fdrıhı iiv Aılresı ÇAĞ Tel. No.: İsviçre Frankı'na endeksli yaşam sigortası Pnın T.lhsıl.11 Prim Otiemf Öâeme Şekli Posta Çokı • Kredi K.ını d ı l«,ın Baş\untl.ıc.ık Türü Yıllık IJOO KanTurü: D ^ ! Kjrt Xo AJres : Îsv.Fr. S.A n Banka Tel. No.. 6 Aylık • 605,12 İsv.Fr. 3 Aylık C 303,85 İsv.Fr MASTLRCARD/EUROCARD Adı Vade JSağlıklı 18-55 yaşındaki herkes. JEn a/ 10 yıl süreli, JÇocuğunuz. lorununuz için geçerli. JPrimler: Yıllık peşin 12^0.- Fr.. 2 Taksıtte 605.12 Fr., 4 Taksitte 303.85 Fr. -1 Birden razla poliçe^lanağı İsviçre Sigorta A.Ş. Jstiklai Cad. Zambak St>kak No: 4/1 Beyoğlu 80080 İSTANBUI. Tel: (9-P 310 49 50 (20 hat) 310 75 50 (12 hat> Bjnka Taiıın.ıt Mcktubu D Siganadan (.adjljnacak kıjı. Nİfiortaıı vaptırandan bajkjsı ise içocuk-toruni, lüıt'vn j.,ıkl.ıvınız: Vukarnla \crj.i£im hjl^ık-rin d^ğru olduğunu ve başvurum sırasında tcdavı aiıında olmayıp. M^onjLınmaya nıanı hır KasTaiiğırn bulunmadığırtı be>an cderım. İsviçre Sigorta nın 558215 Nıı lu PoMa Çckı hesabınj vatırmış olduğum 5ÜO.0OÜ.- TL. tutjrındaki PTT makbu-!u ekledir Kredi Kanı ile ıkJçme yapacak kişıler için: îleriki taksitlerimin ödenmesinde fj] yıllık 1200 İsv.Fr D alıı aylık 605 12 îsv.Fr. D üç aylık 303 85 ls\ Fr Merkez Bankası Dnviz Saııs kuru üzerinden Tûrk Lirası olarak, vadelerinde kredi kartımın hevibına horç kavdcdıîmesini tmavlarım. i Sahihının Tarıh 'Gelece^ini/.i\ •epamnuı İS \ İÇRE1 'AŞAM ' tınmılın. İSTANBUL SANAYİ ODASI MARMARA ÜNİVERSİTESİ AT ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASISEMİNERLER DİZİSİ AVRL'PA TOPLULUĞU DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLERİ VE TL RKİYE ORTAKLIK ANLAŞMASI 4-8 OCAK 1993 İstanbul Sanayi Odası (İSO). Marmara Üniversitesi AT Enstitüsü işbirliği ile "AVRL'PA TOPLULL'ĞU'nun DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLE- Rİ VE TÜRKİYE ORTAKLIK ANLAŞMASI" konulu bir eğitim semineri düzeniemiştir. Dün>ada globalleşme. Kuzey Amerika Serbcst Ticarel Anlaşması (NAFTA)'nın imzalanması. Türkiye'nin ihracat ve ithalatımn yapıldığı Avrupa Topluluğu"nun. EFTA ülkeleri ile imzaladığı "Avnıpa Ekonomik .\Ianı" Anlaşması. Macaristan. Polonya ve Çekoslovakya ileimzalanan Ortaklık Aniaşmalan, Akdeniz Politikası. Topluluğun diğer bloklarla iiışkileri. ülkemizi de etkileyebilecek özelHkler taşımaktadır. Bu arada Türki>e-AT Gümrük Birliği'nin 1995 sonunda gcrçekleşıirilecek olması AT Dış Ekonomik İlişkilen ve Türkiye-AT Ortakiık An- laşmması hükümlerinin aynnülı bir şekılde incelenmesini gerckli kılroaktadır. Bu amaçla Avrupa Topluluklan Konseyi Baş Hukuk Müşaviri Prol". L>r. Bemhard Schloh ile Amsterdam Üniversitesi Avrupa Enstitüsü öğre- lım üyesıProf. Dr. E.C.M.Völker gibi iki tanınmış bilimadamı Türkiye"yedavetedilmiştir. Bu seminerde Topluıuğun Dış Ekonomik İlişkilen. Ortak Ticarel Poiitiksısı. AT Akdeniz Politikası, Damping, Anti-Damping Kurallan. Tdâfi Edkri Vergiler başta olmak ü>ere tatbikatta karşılaşılan önemli sorunlar irdelcnecekür. Avnca •Gümrük Birlığf'ne gidilmesi gündcmde olduğundan. Türkiye-AT Ortaklık Anlaşması. Katma Protokol ve AT Adalet Divanı'nın Türkiye'nin Ortaklık Anlaşması'ndan kavnaklanan haklarını lescil eden içıihatian üzerinde durulacaktır. Scminerler 4-8 Ocak 199.1 tarihlerinde toplam beş gün sürecektir. Semineri i?leyeceklerc incelenecek konularla ilgili okuma parçalan verilecek \c toplantı öncesi bu metin'erin okunması istenecektir. Seminerlere. kamu vc özel sektörden dileyen ycne'.ici. uzman vearaştıımacı katılabilecektir Semineri verecck kişiler konunun uzmanı çok de- ğerli bilim adamlan olup. Gümrük Bırlığı konusunun gündemuc olduğu şu gütılerde yapılacak bu Eğitim Semineri önem kazanmışur. İ>tırakçilerinen geç 30 Aralık 1992Çarşambaakşamına kadar245 5022vc>a24"J 3963 numaralı fdxlara yazıyla başvurmalangerekmektedir Semınerin daha >ararlı olabilmesi için katılımcı snyısı 50 olarak belirlenmiştir. İştırakçilerin en geç 30 Aralık 1992 Çarşamba akşamına kadar kayıilanm yaptırmahn gerekmektedir. Seminerler İstanbul Sanayi Odası Meşrutıyet Caddesi 118adresindeki, III. KatToplantı Salonu'nda vapılacaktır. AVRLPA TOPLULUĞU DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLERİ VE TÜRKİYE ORTAKLIK ANLAŞMASI 4OCAK 1993, PAZARTESİ Saat 9 30 AVRUPA TÖPLULUĞU KURUMLARIVETOPLULUK HUKUKU - Prof. Dr. Berhard Schloh AT Konseyi Baş Hukuk Müşaviri. Brüksel ve Virginia Üniversitesi Öğretim Üyesi Suat 14.00 TOPLLLUKDIŞtKONOMİK İLİŞKİLERİ VEMAASTRİCHTANTLAŞMAS1: TOPLULUĞUN M.ÜNHASIRYETKILERİ,KARMAANLAŞMALAR(MIXEDAGREEMENTS) L/LUSLAR.ARASIÖRGİ TLERE L YELİK. -Prof.Dr.EÇ.M.VÖIkcr Amsterdam Üniversitesi AvrupaEnstitüsü öğretım Uyesi 5OCAK1993,SALI Saai 9.30 Saat 14.00 6OCAK 1993, ÇARŞAMBA Saat 9.30 Saal 14.00 7OCAK 1993, PERŞEMBE Saai 9.30 Saul 14.00 8OCAKI993,CL'MA Saat 9.3(1 TOPLULUK ORT AK TİCAP ET POLİTİKASI. GATT HÜKÜMLERİ-TEK PAZARIN TAMAMLANMASININ ORTAK TİCARET POLİTİKASI ÜZERİNDEKİETKİLERİ. Prof. Dr. E.C.M.Völker Amsterdam Üniversitesi Avrupa Enstitüsü öğ>enm Üyesi MAASTRICHT VE AVRUPA TOPLULUKLARI KONSEYİ - Prof. Dr. Bemhard Schloh A. t. Konseyi Baş Hukuk Müşaviri. AVRUPATOPLILUĞU AKDENİZ POLİTİKASI - Prof. D.-. Denıhard Schloh Avrupa Topluluklan Konseyi Baş hukuk Müşaviri. ORTAK TICARfcTPOLffîKAS! DÜZENLEMELERİ ANTİ DAMPİNG VETELAFİ EDİCİ VERGİLER. YENİ TİCARET POLİTİKASI ARAÇLARI. ULUSLARARASI YAPTIRIMLAR, TİCARET VEİŞBİRLİĞİANLAŞMALARI. -Prof. Dr. E.C.M.Völker Amsıerdam Üniversiitsi Avrupa Enstitüsü Öğretim Ü>esi AVRLPATOPLl.i'JĞU'NUNBÖLGESELKURULUŞLARLA İŞBİRLİĞİ. * Katılma Öncesi OrtakJık Anlzşnıaları - Avrupa Ekonimik Alanı Anlajması - Orta ve Doğu Ai ı upu Ülkeleri ik Yapılan "A vrupa Anlaşmalan'" * Kalkınma \e Yırdırn Ottaklık Anlaşmaları - Akdeniz Anlaşın»hn * Afrika-Karayip'erve Paşifik Antlaşması * Asya ve Latin Amerik* l Ikekri ile işbirliği Anlaşmaları ProV. Dr. h.C.M.VoİKsr Amsterdam Üni\eriiıe5İ Avrupa Ensliiüsüö^rtüm Üyesi AT-TÜRKİYEORTAKLIK \NL\ŞMASI VE KATMA PROTOKOL - Prof. Dr. Bemhard Sohloh AT Konseyi Baş Hukuk Müşaviri. AT-TÜRKİYEORTAKLIK ANLAŞMASI VEATADALET DİVANTNINİÇTİHATLARI: •'DEMİREL/SfcVİNCE've'KUŞ'DAVALARINDAyERpİĞİKARARLAR. - Prof. Dr. E.C.M Vöîkcr. Amsıerdam Ünı\.. Avrupa Enst. Öcr. L VCM Saat 14.(10 GÜMRÜK BİRLİĞİ MODELİ - Prof. Dr. Berhard Schloh, Avrupa Topluluklan Baş Hukuk Müşv. \OT: Seminer dili İngilizce olup İstanbul Sanayi OdasTmn Meşruli\ct Cad. 118 Tepebaşı adresinde III. ka( toplantı salonunda vapılacaktır. Basın: 47971 Iç borçlanmada yeni yöntem ANKARA (ANKA) - İç borç- lanmada kısa vadeli kıskacın- dan kurtulmayı sağlayacak cid- di bir adım atılıyor. Devlet Ba- kanı Tansu Çiller, yeni yöntem- de temel amacın, borçlanmanın vadesini uzatmak olduğunu vurguladı. Kısa vadeli borçlanmanın, kısır döngüye dönüştüğüne dikkat çeken Çiller. önümüzde- ki yıldan itibaren ağırlıklı ola- rak bir yıl vadeli tahvil çıkanla- cağını. eski yöntemin tümüyle terk edilmesinin mümkün ol- maması yüzünden de zaman zaman kısa vadeli borçlanmaya başvurulacağını söyledi . Devlet Bakanı Çiller, iç borçlanmada 1994 yılından iti- baren tümüyle yeni yöntemin uygulanmaya başlanacağını kaydetti. Hazine ve Dış Ticaret Müste- şan Tevfık Alünok da tümüyle yeni vöntcmi uygulamaya baş- lamanın. 1992'dekiborçlanma- dan kavnaklanan anapara öde- melerinin yol acabileceği sıkışıklık nedeniyle mümkün olmadığını belirterek belli dö- nemlerde kısa vadeli bono ih- racına yönelık ihalelerin sürece- ğini söyledi. Hazine. 1993 yılında 95 tril- yonu tahvil, 8.8 trilyonu da bono yoluyla olmak üzere 103.8 trilyon liralık iç borçlan- maya gitmeyi hedefledi. 1993'te 46 trilyonu tahvil, 32.8 trilyonu da bono olmak üzere 78.8 tril- yon liralık da borç anapara ödemesi öngörülüyor. Buna göre )993"te net borç- lanmanın 25 trilyon lira olması hedeflenivor. ANKARAPAZARI YAKUP KEPENEK Neden Akademi? Son günlerin radyasyonlu çay tartışmaları gerçekten ürkütücüdür. Topluma yönelik bu saldırıdan iki sonuççı- karılabilir. Bunlardan biri, suçluların yargılanmasıdır; ikincisi de bundan sonra bu tür suçların önlenmesidir. Her iki konuyu da eşit ölçüde önemsemek gerekiyor. Çerr.obil kazasmdan sonra halka bilerek radyasyonlu çay içirildiğini bu işten sorumlu bir eski bakan açıklıyor. O günlerde ve günümüzde yapılan açıklamalar, zama- nın Devlet Başkanının, hükümetinin, Atom Enerjisi Komisyonu Başkanı'nın ve YÖK Başkanı'nın tutumları ya da getirdikleri yasaklarla, suça ortak olduklarını ka- nıtlıyor. Kuşkusuz. topluma karşı işlenen bu korkunç suçun gerekleri yerine getirilmeli ve suçlular cezasız kalma- malıdır. Ancak, burada işlenen bir başka suç vardır. Radyas- yon olayında bilimsel çalışmalar ayaklar altına alınmış- tır; bilim suçu işlenmiştir. Siyasal gücü ellerinde bulun- duranlar yüksek öğretim ve araştırma kurumlarının çalışmalarını sınırlayaraktoplumuzehirleme girişimin- de bulunabilmişlerdir. Sorun özünde, özerk çalışan, bi- limsel çalışma özgürlüğüne sahip olan kurumların oluş- turulmasıdır. Türkiye'yi yönetenler, 1980'li yıllarda, üniversiteleri YÖK eliyle boğazladılar, öbür araştırma kurumlarını yozlaştırdılar. Toplumun güven duyacağı düşünce odakları yok edildi; araştırmacılarsürüldü, ko- vuldu; beyinler yasaklara sarıldı. Bilimin ışığının yerine baykuşların baskısı ve karanhğı sardı; baskı kişilikleri törpüledi; kişileri yılgınlığa sürükledi ve köleleştirdi. özetle, radyasycnla zehirleme, 12 Eylül rejiminin doğal sonucudur. Türkiye, radyasyon olgusunun da kanıtladığı gibi, utanç verici bir bilimsizlik ve bilgisizlik düzeyinde bulu- nuyor. Radyasyon ile aynı yıllarda Karadeniz'e atılan zehirli variller ya da Gökova santralının çevre sağlığına etkileri gibi konularda toplumun bilimsel gerçekleri öğ- rendiği söylenebilir mi? Türkiye, hiç zaman yitırmeden, bilimsel ve teknolo- jik çalışmaların tam bir özgürlük ve yansızlık ıçinde yürütülmesini sağlayacak kurumlaşmaya yönelmelidir. Bu amaçla Türkiye Bilimsel Akademisi'nin kurulması yoluna gidilmelidir. Pek çok ülkede varolan ve bilim ve teknoloji alanında- ki çaiışmalara öncülük eden bilim akademileri aydınlan- ma çağıyla birlikte etkinlik kazanmıştır. Akademileri doğuran, hangi çevreden olursa olsun, değişik toplum kesimlerinin güvence arayışıdır. Toplumsal güvence arayışı ya da gerçeklere olan gereksinim, çıkar kavgala- rının üstünde kalabilen, özerk ve yansız bilimsel kurum- lar oluşturulmasına neden olmuştur. Bilimsel çalışmanm tümüyle özerk ve bilim özgürlü- ğünün geçerli olduğu toplumlarda. bilimsel bulguların sonuçları veri alınır; bunlara, tersi kanıtlanıncaya kadar güvenilir. Bilimsel buluşların yayının yasaklanması gü- nümüzde düşünülemez: yasaklama, OrtaÇağ ile birlikte geçmişin karanlıklarında kalıyor. Bilim akademileri ge- çen yüzyılda ünlü bir Fransız bilginin dediği gibi, araş- tırma laboratuvarına girerken incil'in kapıda bırakıldığı yerlerdir. Siyasal rüzgârlardan ve toplumun değişik çıkar çevre- lerinin etkilerinden uzak bir bilimsel araştırma ve geliş- tirme kurumu olabilir mi? Öbür ülkelerin deneyimleri brfnun olanaklı olduğunu kanıtlıyor. Hükümetin, bu yön- deki önerileri tartışmaya açmasında ve yaşama geçir- mesinde büyük toplumsal yarar vardır. Bilimsel akademisi, bireylerin, kamu ve özel kuruluş ve kurumların güven duyacakları bir konuma dışarıdan yapılacak zorlamalarla değil. kendi çabalarıyla gelmeli- dir. Bilimsel kurumların saygınlığı üretimlerinin niteli- ğiyle ölçülüdür. Bilimin denetimi, daha ileri düzeyde bilimsel üretimle sağlanır. Türkiye Bilimler Akademisi, Atatürk'ün, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nin ön yüzün- de yazılı olan hayatta gerçek yol göstericinin bilim ve teknik olduğunu vurgulayan sözlerini yaşama geçirdiği ölçüde başanlı olabilir. Radyasyon olayı. teknolojinin hızla geliştiği bir ortam- da siyasal baskıdan uzak ve güven verici yeni kurumlar oluşturulmasını zorunlu kılıyor. Çünkü bilim öncü olma- yınca, ilkellik ve giderek yıkım egemen oluyor; karanlık güçler uçuşmaya başlıyor ve çekicilik kazanabiliyor. Radyasyonla zehirlenme pahasına da olsa bilime sahip çıkmanın öğrenilmesi, yine de olumlu bulunmalıdır. Ingiltere 'Güle güle Friedman' dedi, sıra Avrupa'da iyi ki döndütı Keynesargaret Thatcher döneminde • İngilizlerin yeni gözdesi. 2. Dünya gözbebeği haline gelen 'parasalcıhk'. Ingiliz ekonomisini içinden çıkılamaz yollara sürüklevince bir kenara itildi. TEVTtK DALGIÇ AMSTERDAM - İngiltere ekonomisi. çı- kmazdan kurtulmanın yolunu, geriye dönüşte buldu. "Demir Lady' Margaret Thatcher'ın baş- bakanlığıyla birlikte baş tacı edilen Milton Fri- edman'ın •monetaıist' (parasalcı) ekonomi mo- deli bir yana itildi. İngiliz ekonomisi, şimdilerde, İkinci Dünya savaşı sırasındaki canlılığı yaratan ve 1970'lerin sonuna deşn etkisini sürdüren J. M. Keynes'in dc\Jet müdahaleciliği" ve 'istih- damı yükseltmek' temellerine dayalı ekonomi modeli. Dahası İngilizler. bir dönem bütün Avrupa'- ya yayma çabası gösterdikleri Friedman modeli için şimdi tam tersini yapıyor ve AT'deki diğer ortaklannı parasalahklan cayıp Keynesgil eko- nomiye dönmeye ikna ctmck için var güçleriyle çalışıyorlar. Bu gelişmeler. Cambridge Üniversitesi profe- sörlerinden Galler asıllı Wynne Godley'in yo- ğun çabalanyla gerçekleşti. Godley, karma eko- nomiye ağırlık verecek modelin uygulanması için John Major hükümetine danışmanhk yapa- cak. Edinburg zirvesi Avrupa Topluluğu'nun Edinburg Zirvesi'nde, üzerinde en çok tartışılan konu, dönem başkaaı olarak İngiltere'nin önerdiği 12 milyar Avrupa Para Birimi (ECU) tutanndaki Topluluk Büt- çesi'ydi. Ancak monetarizmden henüz tam anlamıyla cayamayan diğer 11 üyenin karşı çı- kmalan sonucunda bütçe 6 milyar ECU olarak bağlandı. Zirvc boyunca, isühdamın arttınlması veeko- nominin canlandınlması amacıyla devletin mü- dahale etmesi, istihdam arttıncı harcamalardan kaçınmaması şeklindc özetlcnen Keynesgil ku- ram ile sıkı para politikası ve kcmer sıkma şek- linde özetlencn Friedman kuramı çarpıştı. So- nunda. 'İngiliz uziaşmacılığı" Topluluğa egemen oldu. Bunun anlamı. Keynes'in "buzdolabından çıkartılması vc dünya ekonomisini 12 yıldır etkı- si aiıında tulan Friedman'ın buzdolabına atı- Iması' şcklinde yorumlanıyor. 1980'li yıllann Savaşı sonrasındaki canlanma döneminin 'istihdam yaratmaya yönelik' Keynesçi 'devletçilik' anlayışı. Prof. VVynne Godley Major'un damşmanı başından bu yana 'kemer sıkma' politikalanna sıkı sıkı sanlan ve hızla karma ekonomisinden uzaklaşarak "ekonominin tümünü. serbest piya- sanın kurallanna bağlamaya çabalayan' Tür- kiye'nin son gelişmelerden nasıl etkileneceği ise farklı yorumlara yol açıyor. Türkiye kısa vadede etkilenmez Ekonomi uzmanlanna göre 'bilinen iktısat ku- ramlannın dışında yaşayan ve bunu başarabilen ekonomi yöntem vc yönetimleri yüzünden Türkiye, Kevnesciliğe dönüşten kısa vadede ct- kilcnmcyecek." Ancak bir kısım iktisatçı da •Tür- kiye. Avrupa'daki gelişmelerin dışında kalama- yacak bir aşamaya geldiği ve AT'nin kapılannı zorladığı için ekonomi politıkasını yeniden göz- dengeçirebilir. Bunun sonucunda da liberal ekonomiden kar- ma ekonomiye dönmc eğilimi doğabilir' görüşii- nü savunuNorlar. Bu kesime göre Türkiye. eği- tim. bilişim. bayındırlık. savunma. araştınna- geliştirme gibi aîanlarda serbestçiiikîcn uzakkı- şacak ve devletin görevlerinin yeniden düzenlen- mesine vönclebilecck.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle