20 Ağustos 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
25 ARALJK1992CUMA CUMHURİYET SAYFA HABERLER Çernobil'e Meclis araştirması • ANKARA(ANKA)- DYP. Çernobil Nükleer Santralı'nda meydana gelen kazadan sonra radyasyonun "ürkiye'deki etkileri ve aönemin ANAP iktidannın ihmali ile ilgili olarak Meclis araştırması açılmasını istedi. SHP ve CHP'nin araşürma önergesinden sonra DYP Ordu Milletvekili Refaaddin Şahin ve arkadaşlan tarafından hazırlanan Meclis araştırması önergesi de TBMM Başkanlığı'na sunuldu. DYP'nın önergesinde, ANAP iktidannın olayı ciddiye almadığı. büyuk bir ihmal ve sorumsuzluk örneği sergilediği kaydedildi. Solventli benzine araştırma • ANKARA (AA)-CHP. ' hileli benzin olayının tüm boyutlan ile incelenmesi için Meclis araştırması açılmasını istedi. CHP'nin TBMM Başkanlığfna verdiği Meclis araştırması önergesinde, genellikle akaryakıta kanştınjdığı saptanan solventin. ülke ihtiyaanın çok üzerinde ithal edildiğinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nca saptandığı bildirildi. DYP'den 'yuvaya dön' çağrısı •ANKARA (AA)-DYP, birdeklarasyon yayımlayarak, 1980yıhnda AP üyesi olanlara "yuvaya dön' çağnsı yapacak. DYP Adana Milletvekili Halit Oağlı'nın farklı siyasi jluşumlar içinde yer alan ya da aktif siyaset yapmayan AP'lilerin. DYP saflanna çağnlması yolunda yaptığı önerinin oybirliğiyle Meclis grubunda kabul edilmesi üzerine. grup yönetimi hareketegeçti. Solda birlik için plan • İZMİR(ANKA)-CHP'nin sosyal demokratlan tek bir çatıaltında toplayamamasından yola çıkarak "tabanda birlik hareketi" için komıte oluşiuran sosyal demokrat partilerin eski il başkanlan 10 Ocak'tan itibaren iki aşamalı eylem planı ortaya koyarak SHP-CHPvep'SPge'nel merkez > öneticilerini birleşmeye zorlayacaklar. SHP eski il Başkanı Kemal Karataş, "Kesin programımız lOOcak'ta belli olacak. Yalnızöncelikleüç partinin lider kadrolannı ürkütmemek. en azından birbirleriy le diy alog kurmalannı sağlamak için gülcryüzlü etkinliklere yer vcreceğiz"dedi. bugün bilsak25 Aralık Cuma: 19.00 CihangirSeminerleri 4 TÜRKİYE'DE SİVÎLLEŞME VE DEMOKRASİ SORUNU Haftanın Konusu: 19.00 Türk-lş'teki Yönctim Dcğişikliğinin Işçi Harekcllcrinc Eıkisi Faruk PEKİN Atilla ÖZSEVER Şükran KETENCİ 21.00 Bilsak Tiyatro Atölyesi Yazan:MclihCcvdctAnday "Müfetüşlcr" Oynayanlar:Halide Eşbcr, önder Giivcnç, Şcrif Erol, Tolga K. Yalçınkaya 20.00 Bilsak Tiyatro Atölyesi: Yazan: Slcphcn Poliakoff "Gitmcdcn Öncc" Oynayanlar: Emrc Baykal Nihal G.Koldaş Ceysu Koçak Yw: Twenty-Nineteen Tai-Chi Chuan Harekctli Mcdiıasyon ÇinEgscrsizlcn Erol KESKlN yöncıiminde Kayıtlanmızbaşlamışur Görsel Sanat Atölyeleri Mchmet GÜLERYÜZ yönetıminde Perşembe-Cuma Fotoğraf ve Sinema Atölyesi Selçuk TURANU Seramik Atölyesi KadriyeEzel AĞAOĞLU yönetiminde SaJı - Pcrşcmbe-Cumancsi Cafe-Foyer-Bar(Giriş) AkustikGıtar-TanjuA. Rock Cafe-Bar(5.Kai) Erkin Koray Demirel 1992'nin son basın toplantısmda Türkiye'yi değerlendirdi: 93'iin sorunusiyasi böHinme• Birilerinin yasaklı olmasını • Türkiye bütçesi geçmiş bütçelerin • Çekiç Güç denilen olayla, PKK'nın savunanlara zeytin dalı uzatmayız. "ipoteği altında" bulunuyor. güçlçnmesinin bir irtibatı yok. ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - Başbakan Süleyman De- ırurel. 1993yılınagirerken,Tür- kiye'nin en büyük sancısınınŞi- yasi bölünme" olduğunu belir- terek. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile hükümeUe bulunduğu 1 yıl içindeki ilişkilerini deger- lendirdi. Demirel '•Birilerinin yasaklı olmasını savunanlara karşı, tabii ki biz zeytin dalı uzatacak değildik. Hakkı ol- madığı halde, birtakım kimsele- rin, birtakım yerlere oturması- na da susacak değildik. O tartış- malardan kimse vazgeçmemiş- tir. Ama politika, bir imkân sa- natıdır" dıve konuştu. Bûtçe ipotek altuıda-Baş bakan Demirel, dün düzenledi- ğj 1992 yılının son basın top- lantısmda Türkiye ve dünyada meydana gelen önemli gelişme- leri anlattı. Terör bölgesi dışında, 3 olay dışında faili meçhul cinayet kalmadığını, enflasyonla mücadelede başan sağlamak için kamu borçlanma gereksinimini yüzde 4"lere çek- me çabası içinde olduklannı. Türkiye bütçesinin geçmiş büt- çelerin "ipoteği altında" bulun- duğunu anlatan Demirel, yük- sek enflasyona karşı yüzde 5.5 büyüme ve ihracatta yüzde 12 artış kaydedildiğine dikkat çe- kerek, "Gidişatı tek kalemle de- ğerlendirmenin doğru olma- dığinı" söyledi. Senelerdir süren enflasyonu istedikleri seviyeye indireme- diklerini. ancak enflasyonla mücadelede önemli adımlar atıldığını söyleyen Demirel "Türkiye'nin önemli sorunlan Demirel basın toplanbsında, 'özal ile hükümette bulunduğu bir yıl içindeki ilişkilerini değerlen- dirdi. Demirel, hakkı obnayanlann bir takım yerlerde oturmalarına susacak değiliz 'dedi. ile ilgili yapılan icraat bütünüy- le başanlıdır. Bunu enflasyona veya özelleştirmeye indirgemek yanlıştır" dedi. OzaNa NişkHer-Demirei, "Bir yıl içinde Cumhurbaşkanı Özal ile ilişkilerinizin ulaştıği böyutu değerlendirir misiniz?" sorusunun yanıtına, "Çok yaptım, yine yapayım. Herhal- de bunu yapmazsak. yılı kapa- tarnayacağız" sözleriyle başladı ve Özal hakkında. şu görüşleri dile getirdi. "Benim sayın Özal'la şahsi bir meselem yok. Seçim mey- danlanndan geliyoruz, seçim meydanlanndan da değil, ka- palı odalardan geli\oruz. Geri- mizde 7 senemiz var. Bundan dolayı kimseye kırgın, dargın da değiliz. Millet sağolsun. Yal- nız, birilerinin yasaklı olmasını savunanlara karşı. tabii ki biz zey tin dalı uzatacak değildik. Bi- zim anladığımıza göre, hakkı olmadığı halde, birtakım kim- selerin, birtakım yerlere otur- masına da susacak değildik." Çekiç Gûç'ün zararı yok- Demirel. Çekiç Güç'ün PKK ile baglantısının sorulmasr üze- rine şunlan söyledi: "Çekiç Güç denilen olayla. PKK'nın güçlenmesınin uzak- tan yakından bir irtibatı yok- tur. Kuveyt meselesini halletti dünya, ama Irak meselesini çı- kardı. Irak'ın toprak bütünlü- ğünün korunması üzerinde. biz fevkalade titiziz. Büyük devlet- ler de titiz, büyük devletlerin hepsiyle, ABD. Ingiltere, Fran- sa ile bunlan konuştuk. Çekiç Güç'ün Irak'ın toprak bütünlü- Dernirel, Cindoruk sorunu yaratmamak için elinden geleni yapacağını söyledi DYP'ye CindorukfermuanANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Başba- kan Süleyman Demirel. TBMM Başkanı Hüsamettin Cındoruk'un hükümete yö- nelttiği serl eleştiriler konusunda, "Sayın Cindoruk benim partimin üyesidir. siyaset arkadaşımdır. Bir "Cindoruk sorunu" ya- ratmamak için elımden geleni yapanm" dedi. Cindoruk'un. en yoğun eleştirilerıni yö- nelttiği hükümet üyelerinden Devlet Ba- kanı Cavit Çağlar ise, TBMM Başkanı ko- nusunda "ağızlannın fermuarh" olduğunu belirterek, '"yen geldiğinde nefsi müdafaa yapacağını" söylemekle yetindi. TBMM Başkanı Hüsamettin Cindo- ruk'un uzun süreden beri dev am eden ve 19 aralıkta yapılan AP kongresi öncesinde doruğa ulaşan hükümete ve parti yönetı- mine ilişkin eleştirilerine karşı DYP gru- bundan bir gırişimde bulunulmaması için Başbakan Demirel araya girdı. Devlet Ba- kanı Çağlar'ın önderliğinde bir grup. DYP milletvekilinin Cındoruk'a karşı giriştiği "ortak deklarasyon" girişiminin Demirel tarafından önlenmesinin ardından, bu so- run konusunda "basın ve kamuoyu" önünde konuşulmaması karan alındı. DYP yöneticileri. AP kongresi öncesin- de hükümete jönelik eleştirilerini tekrar basına açıklavan ve Demirel'e karşı "AP"- nin devamından yana" görüş açıklayan Hüsamettin Cindoruk'un zamanlama ha- tası yaptığını belirtirlerken, TBMM Baş- kanı'na karşı bir açıklamaran "çok yanhş ve çirkin" olacağını söylediler. Cindoruk'- un. özellikle hükümetin kompozisyonuna ilişkin eleştirilerinin. partinin üst yöneti- minde baa isimler tarafından "sempatiy- le" karşılandığı öğrenildi. Cavit Çağlar. Cumhuriyet'in sorulan üzerine. uğzını işaret ederek. "Fermuar var. O konu fermuarh" dedi. Çağlar, "Şım- di sürtüşmeye girmek istemiyorum. Yeri geldiği zaman nefsi müdafasını yapanz onun" diye konuştu. ğünü parçalamaya yönelik bir hareketi yoktur bir. İki. Tür- kiye'ye zarar verecek y önde bir hareketi yoktur. Buradaki in- sanlan aslında, Çekiç Güç ol- masa da korumak bizim göre- vimizdir." Bir başka soruyu yanıtlar- ken. Bağdat yönetiminin 36. paralelin smınna askeri yığınak yaptığı yönünde ellerinde bilgi bulunduğunu, "yardım" adı al- tında, Kuzey Irak'ta faaliyet gösteren kuruluş ve gruplann çalışmalanndan haberdar ol- duklannı anlatan Demirel, Bosna-Hersek konusunda. as- keri yetkililerin önceki gün hü- kümete brifing verdiğini. Tür- kiye'nin, olası birmüdahale ka- ranndan sonra BM gücüne katılacağıru ifade etti. Müslü- manlann bölgenin ancak yüzde 5'ini kontrol edebildiğini kay- deden Demirel, askeri müdaha- le durumunda Bosna-Hersek'te "'hedef kalmayacağı" görüşünü dile getirdi. KllmS'tJI ÇİZÖII-Demirel, Kıbns'ta, adil. iki bölgeli. eşit ve kalıa bir çözüm için çok me- safe alındığını. Türkiye'de tep- kiyle karşılanan BM'nin 789 saynlı karann "ne ilk, ne,son ol- madığını" belirterek. "Nihayet, 789 sayılı karar da dünyanın sonu değildir. Sabır gerekmek- tedir. Müzakere yoluyla çözü- mü aranacak sorunlardan biri- sidir" dedi. Şikayet işkenceden-insan haklannm, sadece yasa teme- linde değil. "uygulamaya dö- nük" olarak işlerlik kazan- masını istediklerini vurgulayan Demirel. Türkiye'de bu alanda en büyük şikâyet konusu olan iş- kencenin. sorgu sırasında avu- kat bulundurulan şeffa'f ka- rakollarla önemli ölçüde önle- neceğini söyledi. Başbakan. işkencenin "ka- palı" dönemlerde olduğunu be- lirterek, "Y'apılmadı diye iddia yoktur. Yapıldığı kabullenili- yor" dedi. 2.Cımbariyet-Bir başka soru üzenne "2. cumhuriyet" tartışmasını "anlamsız buldu- ğunu belirten Demirel, "Mesele- ye bence zarftan değil mazruf- tan (içerikten) bakmak lazım. Yani şekilden degjl. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir aziz varlığı var. 'Bunun birincisi işe ya- ramıyor' demenin bence yaran yok" dedi. AP küskünleri ve sağdaki oluşumcularla görüşme yapmadığını söyleyen Aydın Menderes: Gndoruk'la siyasi eylem içinde değiliz AYŞE YILDIR1M Sağda yeni bir parti kurma hazırlıklan yapan Aydın Men- deres. AP küskünleri ve sağda- ki diğer yeni oluşumcularla bir- leşme üzerine görüşmelerde bu- lunmadığını söyledi. Menderes, ileri sürüldüğü gibi Cumhur- başkanı özal'ın da 1991 'deki teklifınden sonra kendisine ge- nel başkanlık konusunda yeni bir teklif getirmediğini bildirdi. 1993'ün mart veya nisan ayında partisini kuracağını belirten Menderes, çoğu kamuoyunda şöhreti olmayan genç insanlar- la politika yapacağını ifade etti. Aydın Menderes, Cumhuri- yet'in sorulanna şu yarutlan verdi: Babanızm partisi DP rarken. sağda D YP ve ANAPgibiparti- ler varken, neden ayrı bir parti kurmavı hedeflediniz? MENDERES- DP'nin çok büyük bir ismi, çok güzel bir anısı var toplumda. Yeniden bu ismin siyasete sürülmesi bu anı karşısında ciddi bir risk taşır. O yüzden bu riskin göze alınma- masının doğru olacağını, ifade etmiştim. Bu görüşü sürdürü- yorum. Bugün 60 öncesi DP kadrolannın aşağı yukan beşte dördü hayatta değildir. 32 yıl sonra siyasete dönecek olan ne- dir? DP'nin kendisi. kadrolan değil. ismi dönüyor. Yeni kad- rolarla ve yeni projeler ye fıkir- lerle dolduracaksınız. Öyleyse niçin eski bir parti ismi noktası- ndan hareket etmiş olacaksınız. DYP'ye ilişkin görüşüm ise, ge- lişen Türkiye karşısında, muha- lefette yeterli olsa bile iktidarda yeterli olamayacağı noktası- ndaydı. Çünkü. yeniliklere açık değil. kapalı bir siyasal parti gö- rünümü veriyordu. Sayın Özal. genel başkanlık konusunda sık sık sizin isminizı gündeme getirtti. Stinle de go- rüştüğü biliniyor. Size bir lider- lik teklifmde bulundu mu? MENDERES- Benim Sayın Özal'la görüşmem 1991 yılı hazdran ayına girerken gerçek- leşmiştir. Bu anlama gelecek bir teklifı olmuştur. Ondan sonra da kendisiyle görüşmedim. Sağdaki bir başka oluşum olan Keçeciler 'grubuyla da yakın temasta olduğunuz söyle- niyor? MENDERES- Hayır benim dırekt ve dolaylı bir temasım yok. Siyasetin içersinde dost- lanmız var. Ama ben o kesimle bir arayış sürecini ortak hale ge- tirecek anlamda bir görüşme yapmadım. Sağdaki yeni ohışumlarm bir- leşmesi konusunda ciddi bir ze- min yoklama içersinde olduğu- nuzu söylemişüniz. Kimlerle gö- rüşmelerint sürüvor? MENDERES- AP'nin bü- yük kongresinde. o zeminin bir birleşme bütünleşme sağlayabi- lip sağlayamayacağını bir yok- lamak, bunu irdelemek sözko- nusuydu. Bunu yaptım. Her yerde her dakika böyle bir gö- Menderes, politikayı genç insanlaıia yapacağını söyledi. riişme yapılmaz. Kaldı ki Tür- kiye'de böyle bir birleşmenin acaba mevcut siyasal partilerin biraraya gelmesiyle mi yoksa mevcut siyasal partilerden biri- nin kendi önünü açarak, gerekli destekleri bularak ve gelişmesi- ni hızlandırarak kendi çatısı altında mı gerçekleştirmesi ge- rektiğini önümüzdeki zaman içersinde göreceğiz. Bizim yap- mak istediğimiz ikinci yoldur. Ama bu arada kamuoyundaki istekleri veya başka siyasal par- tilerin, siyasal oluşumlann bir bütünleşme yolunda girişimleri ölursa biz bunlara sıkı sıkı kapımızı kapatmayız. Her za- man herkesle her konuda görü- şürüz. Savın Cindoruk babanızm zor dönemlerinde yanmdardı, avukatlığını yaptı. DYP'de de Sayın Demirel'in emanetçiliğini yaptı. AP kongresinde partinin yeniden açılması konusunda aynı çizgiye geldiğiniz görüldü. Bu gelişnteyi nasıl değerlendiri- vorsunuz? Sayın Cindoruk 'la te- maslarmız hangi aşamada? MENDERES- Sayın Gndo- ruk'la veya bir başka siyasetçiyle belirli anlarda belirli konularda paralelliklerimiz. belirli anlarda, belirli konularda da karşıth- klanmız oluşur. Bunlar o an için geçerlidir. Sayın Cindoruk'la or- tak bir siyaset tzlemek gibi karşılıkh olarak verilmiş bir ka- ranmızyok. Sadettin Bilgiç ve AP küs- künlerivle bir görüşmeniz var mı? MENDERES- Hayır. Sayın Bilgiç'le görüşmedim. Tabii, Sayın Bilgiç 30 küsur senedir tanıdığımız, hürmet ettiğimiz bir büyüğümüzdür. Ama bu konu- lan kendisiyle görüşmedim. Başkanlık sisteminin Türkive için yararlı olacağuu sövlediniz. Savın Özal dışında bu sistemi sa- vunan tek lider sizsiniz. Sayın Özal'la bu yakmlığınızı nasıl de- ğerlendiriyorsunuz? MENDERES- Ben Türk ; vc'- nin herşeyi tartışıp değerlendi- rebileceğı gibi. başkanhk siste- mini de tartışıp değerlendirmesi- nin doğru olacağını söyledim. Türkiye illa başkanlık sistemine geçsin diye bir zorunluluk yok- tur . Müftüoğlu'dan ayrılıkçılık suçlaması, Yazıoğlu'ndan 'MHP MÇP'ye katılamaz' tavrı MHP ıııirasmda inatlaşma devamediyor • MHP Genel Başkan Yardıması Rıza Müftüoğlu, muhalifleri aynlıkçı fıkirler taşımakla suçlarken, muhaliflerin lideri Yazıcıoğlu ise MHP'nin MÇP ile birleşmesini vicdanı ve hukuki bulmadığını sö>ledi. bilsak, sıraselvilcr cad., soğancı sok. 7 cihangir 243 28 79-99 ANKARA(AA)-MÇP Genel Başkan Yardımcısı Rıza Müftüoğlu, "Bir kısım MHP'Uler, MHP ve MÇP'nin birleşme- sini değil de sonu belli olmayan aynlıkçı fikirlerin peşinde koşmaktadırlar" dedi. Sıvas Milletvekili Yazıcıoğlu da MÇP'- den aynlarak yeni parti kurma gjrişim- lerini sürdüren 'yeni oluşum' hareketi- nin kendilerini etkilemeyeceğini belirtti. Yazıcıoğlu, "MÇP'nin açılması hukuki ve vicdani bir mesele, ancak ben MÇP'- ye katılmasını uygun bulmuyorum" dedi. Müftüoğlu. 11 milletvekili ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, MHP- nin yeniden açılıp açılmamasına ilişkin 27 aralıkta yapılacak kongre ile tüm milliyetçilerin birlik ve beraberlik arzu- ladıklannı söyledi. Müftüoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:"Halbuki MÇP, MHP'- nin devamıdır. Lideri, dünya görüşü ve programlan birdir. Böyle olmastna rağ- men MÇP başka bir partiymiş gibi MHP-MÇP aynmı yapmak, hatta MÇP yokmuş gibi görmek. Türk milli- yetçilerini kimlerin bölmeye çalıştığmı ortaya koymak demektir. Ülkücülüğe değil. başka yerlere ve merkezlere hiz- met demektir. MHP'yi,delege. yönetici. eğjtimci. gençlik liderleri. üyeler. aydı- nlar. işçiler gibi sınıflara ayırmak da ayn bir ihanettir."Muhsin Yazıaoğlu ise bugün düzenlediği basın toplantısı- nda, kuracaklan yeni partinin isim ve amblem tanıtımıflın, pazar günü yapa- caklan "'İl Temsilcileri Topîantısı" ne- deniyle ertelendiğini belirterek, partinin isim ve ambleminin bu toplanüda kara- ra bağlanacağinı söyledi. Yazıaoğlu. pazar günü yapılacak MHP Kurultayı ile ilgili bir soru üzeri- ne, kapatılan siyasi partilerin yeniden açılmasının, askeri darbelerin geçersizli- ği konusunda olumlu bir yaklaşım ol- duğunu ifade ederek şunlan söyledi: "Ancak MHP'nin açılıp MÇP'ye ka- tılmasını uygun bulmuyorum. MHP'- nin açılması hukuki ve vicdani bir mese- le. Türkeş'le beraber olanlar zaten şu anda MÇP'de. ancak buna karşı olan- lar MÇP'ye katılmak istemeyeceklerdir. MHP devam karan verirse arkadaşlarla oturur konuşuruz. Ancak hemen söyle- yeyim benim böyle bir isteğim yok. Biz diyoruz ki, gelin yeni bir yapılanmada hep beraber olalım." Yazıcıoğlu. yeni oluşum hareketi içinde olan MHP delegelerinin. kurul- tayda kendi özgür iradeleri ile hareket edeceklerini de sözlerine ekledi. POLniKA GUNLÜGÜ HÎKMET ÇETİNKAYA Menderes, Özal ve Fenerli Tanju... Mehmet Keçeciler ANAP'a yeniden dönecek mi? Siyasi kulislerde özal'la arası açılan Keçeciler'in ANAP'a geçip geçmeyeceği tartışılırken, bizim bir süre önce yazdığımız Özal-Menderes yakınlaşmasının yeni oluşumları da beraberinde getirdiği söyleniyor. Ne yazmıştık? Şöyle: "Keçeciler'in Özal'la arası açıldı. Şimdi şöyle bir se- naryodan şöz ediliyor: ANAP'tan aynlanlar. DYP küs- künleriyle birlikte Aydın Menderes 'in liderliğinde yeni bir siyasal oluşumu tartışıyorlar..." Aydın Menderes iki-üç gündür Istanbul'da. Yeni bir parti kurma hazırlıklarını sürdüren Menderes, TÜGİAD üyeleriyle yaptığı görüşmede ilginç yaklaşımlarda bulu- nuyor. Genç işadamları, Aydın Menderes'in konuşması- nı dinledikten sonra kendi aralarında tartışıyorlar. Ço- ğunluğu şöyle diyor: "Tıpkı Özal gibi düşünüyor." Aydın Menderes bakın neler söylüyor. "Eğer Türkiye'de gerçek bir demokrasi kurulacaksa, kurulması isteniyorsa bölücü bir partinin rahatlıkla ku- rulması gerekir. Kürt partisi de şeriat partisi de kurula- bilmelidir..." Menderes, Kürtçe eğitim verilmesinin önündeki en- gellerin kaldırılmasını, ekonomide devletin küçülmesi- ni, hastanelerin ve eğitimin özelleşmesini ve siyasete gençlerin girmesini istiyor. Anlaşılıyor ki Menderes tıpkı özal gibi düşünüyor... 1993 iç politikada hareketli günleri de beraberinde ge- tirecek. Her yeni yıl yeni umutların ve sevinçlerin haber- cisi sayılır. Bakalım 1993te yeni siyasal oluşumiar iç po- litikada nasıl bir etki yapacak. ANAP yeni siyasal oluşumları çok yakından izliyor bu yüzden. Aydın Menderes'in ANAP'tan kopanlarla işbirli- ği yapıp yapmayacağı parti içinde tartışılıyor. Keçeciler- Pakdemirli ilişkisinin de temel nedeni bu son gelişme- ler. Deniliyor ki: "Eğer Aydın Menderes bu siyasal oluşumun önderli- ğini yaparsa Mehmet Keçeciler yeniden ANAP'a dö- ner." Oysa orası şimdilik belli değil. Kimin ne zaman nere- de olacağını önceden kestirmek çok zor. ••• Fenerbahçeli Tanju'nun otomobil kaçakçılığı yaptığı gerekçesiyle 9 yıl 4 ay hapis, 5.5 milyar lira para cezası- na çarptırılması politika kulislerinde bir hayli yankı yaptı. ANAP'ta ya da DYP'de olup bitenler bir an unutuldu. Kimi ünlü politikacılar Tanju için devreye girdiler. Adalet Bakanı Seyfi Oktay, Tanju olayıyla ilgili şöyle diyor- "Karar yanlış olabilir, ama bu yanlışlığı yine yargı kendi içinde çözer." Fenerbahçeli Tanju, temyize başvurdu. Eğer mahke- menin verdiği karar onaylanırsa Cumhurbaşkanı özal a başvuracak. Tanju diyor ki: '^Cumhurbaşkanımız sporcu dostudur. Bir aksilik ol- duğu takdirde beni affedeceğine inanıyorum..." Her neyse! Tanju olayı iç politikanın önüne geçtiğine göre Aydın Menderes'in istanbul'a sadece TÜGİAD için mi yoksa politikada etkin kimi kişilerle görüşmek amacıyla mı gel- diği pek bilinmiyor. Ama bilinen şu: Kimi eski ANAP'lılar ile küskün DYP'lilerin Aydın Men- deres'i yeni siyasal oluşumun önderliğini yapması yo- lunda ikna ettikleri. bu oluşuma da Cumhurbaşkanı Özal'ın sıcak baktığı... Keçeciler yeniden ANAP'a döner mi? Bilemeyiz.. Tanju'nun bapis cezası onaylanır mı? Onu da bilemeyiz... Bildiğimiz şu: Öyle şeyler olur ki şaşırıp kalırız... Kültür Bakanlığı'ndan Bosna-Hersek belgeseli ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - TBMM Genel Ku- rulu'nda Kültür Bakanhğı bülçesi görüşülürken. RP'li konuşmacılar "Devlet Opera \c Balesi'nin özelleştirilmesi- ni" ve "Ayasofya'nın ıbadete açılmasını" istediler. Kültür Bakanı Fikri Sağlarda konuş- masında Bosna-Hersek. Ab- ha/\a ve Karabağ'daki katli- amlarla ilgili belgesel hazırlat- ııklannı. dünyayı bilgilendire- ceklerini söyledi. Daha sonra görüşülen 1993 malı yılı gelir bütçesi de TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerden sonra, 342 tril- yon 400 milyar lira olarak kabul cdildi. Büice üzerinde yapılan eleş- tirilen yanıtlayan Maliye ve Gümrük Bakanı Sümer Oral, bu yıl kamu açığının düştüğü- nü söyledi. Bakan Oral. enflasyonla mücadelenin kararlıhkla sür- dürüldüğünü, ancak kronik hale gelmiş enflasyonun bir yılda indirilmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Vergi hasılatını artürmanın vergi sistemini etkin hale ge- tirmekle mümkün olabileceği- ni belirten Oral, vergi yasalan çıkanp daha çok kişiden vergi ahnması durumunda istenilen sonuca ulaşılamayacağını kaydetti. Oral, vergi idaresini, vergi denetimini güçlü hale getirmek ge'rektiğini. aksi tak- dirde amaca ulaşılamayacağı- nı bildirdi. Oral, 1992'nin, Türk ekonomisindeki olum- suzluklann önlendiği ve müs- pet gelişmelerin başladığı bir yıl olduğunu söyledi. Oral. bütçe açığını küçültebil- menin amaç olduğunu belirte- rek, vergi gelirlerinin bütçe giderlerini karşılama oranının düştüğünü bildirdi. 26 vakıf ve dernekten Başkan Ozden'e destek • Yapılan ortak açıklamada laiklik ve demokrasi karşıtı güçlerin arttığı siyasi partilerin oy kaygısıy- la bu gelişmelere sempatiyle baktığı savunuldu. ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - Türkiye'de faaliyet gös- teren 26 vakıf ve dernek yayı- nladıklan açık mektupla Ana- yasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden'i destek- lediklerini bildirdi. Aşık Veysel Kültür Derneği Başkanı Veysel Kaymak. Div- riği Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Necati Yılmaz, Pasinler Yardımlaş- ma Derneği Başkanı Ekrem Yıldınm ve Çağdaş Ozan Ku- rumu Başkan Yardımcısı Emin Düşa>, 26 vakıf ve dernek adı- na bir açıklama yaparak Tür- kiye'de laiklik ve demokrasi karşıtı güçlerin örgütlülüğü- nün her geçen gün arttığını, buna karşılık siyasi partilerin de oy kaygısıyla bu gelişmelere sempati ile baküklannı savun- dular. Açıklamada "İmam Hatip Liselilere üniversitelere girebilrne hakkı, Kuran kursu oğrencilerine ortaokul diplo- ması. Diyanet Başkanı'na kırmızı plakalı araç verilmesi ve bir bakanın Meclis kürsü- sünden "Din siyasetin değil si- yaset dinin emrinde olmalı" demesi, Atatürk Türkiye"sine hilafeti yeniden getirme gayreti olarak" yorumlandı. Türkiye'- de halen demokrat, devrimci, ilerici, çağdaş ve laik güçlerin bulunduğu ifade edilerek "Şeri- at devletine gidiicn yolda yürü- yenlenn şahsmıza yönelttikleri tehditleri kendimize yapılmış kabul ediyoruz" dendi.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle