25 Mayıs 2022 Çarşamba English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
19ARALIK1992 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER SHP'Iİ Karakaş'ın teklifi • ANKARA(AA)-SHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş, yabancı ülkelerde çahşan işçiler için düzenlenen pasaportlann süresiz olmasını önerdi. Karakaş, TBMM Başkanlığı'na sunduğu yasa teklifınde. yabancı ülkelerde bulunan işçinin eş ve çocuklannın da buhükümden yararlanmasını istedi. Karakaş"ın teklifınde. yabana ülkelerde çahşan işçilerin o ülkedeki Türk konsolosluklanna başvurmalan halinde pasaportlanndaki süre kaydının da süresiz hale çevrilmesi hükme bağlanıyor. Memur alımında yaş sınırı • ANKARA(AA)-SHP Genel Sekreteri Cevdet Selvi. l980-l99lyıIlanarasmda birçok insanın fışlendiğini ve bunedenle memur olamadıklannı belirterek memur alımında yaş sınmnın yukan çekilmesini istedi. Selvi. düzenlediği basın toplantısında 12 Eylül'den sonra 11 yılsürevle insanlann fışlendiğini, gözaltına alındığını ve tutuklandığını hatırlattı. Bu insanlardan çoğunun suçsuz olduklarını kaydeden Selvi. şunlan söyledı: "Bugün devlet memuru olmak ıçın 30 yaşından küçük olmak şartı aranıyor. Geçmışte haksız yere kovuşturmaya uğrayan ve fışlenen insanlar. yaş sınırı nedeniyle memur sınavına girme olanağından yoksun buunmaktadırlar. Bu insanlara, 3 yıl da olsa bir imkan tanınmalıdır. Yaş sınınnı değiştirmeyi parlamento ve hükümetten beklemekteyiz." Özden'e tepki • ERZİNCAN (Cumhuriyet)- Çumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından YÖK kontenjanından Anayasa Mahkemesi asil üyeliğine atanan Prof. Dr. Süleyman Arslan'ın Anavasa Mahkemesi Başkanı Yekta GüngörÖzden tarafından göreve başlatılmaması. Erzincan Hukuk Fakültesi öğretim üyelerince hukuk dışı ve day anaksız bulundu. Başta De'kan Prof. Dr. Şakir Bayındır olmak üzere öğretim üyelerince yapılan yazılı açıklamada. "Bizler Anayasa Mahkemesi Başkanı Şayın Yekta Güngör Özden'in Anayasa Mahkemesi üyesi Sayın Prof. Dr. Süleyman Arslan ile ilgili olarak uygulamakta olduğu kararlann tamamıru hukuk dışı kabu ediyor ve bu şekildeki keyfi uygulamalan protesto ediyoruz" denildi. IP'nin kampanyası • ANKARA (ANKA) - İşçı Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Genel Sekreter • Hasan Yalçın ve parti üst ,düzey yöneticileri Ankara'nın Kızılay semtinde "Çekiç Güç Defol' başlıklı bildiri dağıttılar. İP Genel Başkanı Perinçek ve arkadaşlannm parti genel merkezinin bulunduğu Mithatpaşa Caddesinden başlattıklan bildiri dağıtma eylemine. izinli olması nedeniyle polis müdahale etmedi. İP Genel Başkanı Perinçek. bildiri dağıttıktan sonra Türk-İş'in yeni genel başkanı Bayram Meral'i kutlamak amacıyla Türk-İş Genel Merkezi'negitti. Öte yandan İşçi Partisi tarafından düzenlenen "Çekiç Güç Defol" milingi de bugün saat 14.00'te Ankara"nın Etlik Kasalar semtinde yapılacak. Mitingde İP Genel Başkanı Doğu Perinçek bir konuşma yapacak. Tempo'ya dava • ANKARA (AA) - Ankara Cumhuriyet Savcılığı 'Sıddık Bilgin' davası ile ilgili yayımladıklan bir haberde, sanıklardan Binbaşı Alı Şahin"e hakaret ettikleri gerekçesiyle dergi köşe yazan Baskın Oral ile sorumlu yazı işleri müdürü Ercan Yaşa hakkında ceza davası açtı. Ankara Cumhuriyet Savcılanndan Metin Sezgin tarafından hazırlanan dava iddianamesinde. derginin geçen nisan ayındaki sayısında BingöTün Genç ilçesine bağlı Doğanlı köyünde ışkence ile öldürüldüğü iddia edilen öğretmen Sıddık Bilgin ile ilgili dav a devam ettiği sırada, sanıklardan Ankara JandarmaOkullar Komutanlığı'nda görevli Binbaşı Ali Şahin hakkında bir yazı yayımlandığı kaydedildi. Bazı milletvekilleri"Delegelerin işi, kurultayın toplanmasıyla bitti" diyor CHP'de 'kıışakçaüşması'ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - CHP içindeki gerginlik. muhaliflerin olağanüstü kurul- tay toplama girişimlerinde bu- lunmalan aşamasına ulaşırken. CHP Genel Sekreteri Ertuğrul Günay. "Birbirimize zaman ta- nıyalım. Bir 100 gün beklevelim. baharda şöyle bir iddialar sergilensin" dedi. CHP'li bazı miUetvekilleri de, "'Delegelerin işi, kurultayın toplanmasıyla bitti. Yeniden kurultay topla- yamazlar. Bu çaüşma. kuşak çaüşması" dediler. CHP'de örgütlenmedeki ta- v/ır. partinin yeni görünümü ve Deniz Baykal'ın "hizipçi" tav- nna karşı çıküklannı belirten bir grup. parti içi muhalefeti •CHPyöneticileri, parti içindeki gerginliğin "yaşlılarla gençler, Baykal'ın yeni söylemini kabul edenlerle edemeyenler arasında" olduğunu söylediler. CHP Genel Sekreteri Ertuğrul Günay. partiden ciddi bir kopma beklemediğini belirterek "Kendi adamlan bir yere gelemedi diye bozgunluk yapılması da doğru değil" dedi. yükşeltirken, olağanüstü kurul- tav için de imza toplamaya baş- ladılar. CHP Genel Sekreteri Ertuğrul Günav. partiden ciddi bir kopma beklemediğini söy- lerken, "İşimiz kolay değil. 5 ayın içine yoğun bir iş takvimi sıkışürdık. Elbette herkesi memnun etmek kolay değil. Ama kendi adamlan bir yere gelemedi diye bozgunluk yapıl- ması da doğru değil. Beklesin- ler, birbirimize şöyle bir yüz gün zaman taruyakm. iddialar bahar kurultayında sergilensin" dedi. Genel Sekreter Yardımcısı Adnan Keskin ise. "Bu konuda, bu aşamada konuşmak istemediğini" söyledi. CHP yöneticileri. parti için- deki gerginliğin "yaşlılarla gençler arasında, Baykal'ın yeni söylemini kabul edenlerle edemeyenler arasında" olduğu- nu söylediler. CHP Antal>a Milletvekili Faik Altun. "Bu. kuşak çatı- şması. Biz artık gençlere, kadı- nlara hitap etmek zorundayız. Onlara mesaj veriyoruz. Parti içindeki eskı kuşak ise bunlan kabul edemiyor. Zaten onlar gidecek. gitmek istiyorlar" dedi. CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevingen de, olağanüstü kurultay toplanma- sı çabalanyla ilgili olarak şunla- n söyledi: "Arkadaşlar bilmiyorlar her- halde. CHP'yi yeniden açtığı- mız kurultayın delegelerinın görevi orada bitti. Artık onlar delege değiller. Bu nedenle ola- ğanüstü kurultay toplamaya yetkileri yok. Ancak şimdi ilçe kongreleri. il kongreleri yapıhr, delegeler seçilir. 9 marttakı ku- rultayın ardından bu delegeler olağanüstü kurultay toplamak için gjrişimde bulunabilir. Zaten bazı arkadaşlanmız başından beri aynlmak istiyor, yakında avnlacaklardır." Ba> kal, Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral'ı makamında ziyaret ederek 'hayırlı olsun' dileğinde bulundu. BaykaVdan Bayram'a 'Hoşgeldin' ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal. Türk-İş'e yaptığı ziyarette. yeni yönetimin Türkiye'- yi dengeli bir noktaya taşımakta üzerine düşeni yapacağını söyledi. Baykal, sendikacılann örgütlenmesi önündeki engellerin kaldınlması gerekti- ğini de vurguladı. Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral de, 12 Eylül hukukunun demokrasi önünde bir "set" olduğunu be- lirterek. "O seti aşmak için birlikte müca- dele edeceğiz" dedi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal. dün Türk-İş Genel Merkezi'ne gelerek. yeni yönetim kurulu üyelenni kutladı. Baykal. ziyaret sırasında. sendikal yaşamda yöne- tim değişikliklerinin kolay olmadığını kaydederek, "Varolan yönetimlerin göre- ve devamını öngören biretki vardır. O ne- denle sizin Türk-İş genel kurulunda bir yönetim değişikliğini gerçekleştirmiş ol- manız, bu açıdan da sendikalardaki de- mokratikleşmenin etkinlık kazanmasını. yönetim değişikliklerinin mümkün olabi- leceğinin ortaya konulması açısından da önem taşımaktadır diye düşünüyorum" dedi. Baykal. yeni yönetimin anlâyişının Türkiye'de toplusözleşmelere ve çalışma banşının sağlanmasına kısa sürede yansı- yacağını da ifade ederek. "12 eylül, çalış- ma yaşamında çok köklü. önemli ve olumsuz değişiklikler gerçekleştirildi. Bu olumsuzluklann düzeltilmesi. Anayasal, yasala haklann güvenceye alınması ve özellikle 12 eylülden sonra çalışanlann milli gelirden aldıklan paylann azalması- na yol açan uygulamalann dengelenmesi, çok büyük bir temel görev olarak önü- müzde duruyor. İşçilerin bu haklannın güvence altına alınması konusunda çok büyük \e tarihi bir görev hepimizin önün- de duruyor" diye konuştu. Baykal. anayasanın partilerle sendika- lann organik ilişki kurmasını engellemesi- ni de eleştirerek. bu engelin biran önce kaldınlması gerektiğini söyledi. Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral de. CHP'nin açılmasının 12 Eylül huku- kunun sonuçlannm ortadan kaldınlması anlamına geldiğını aktararak. "Düşünen. ama konuşmayan bir Türkiye" yaratıldı- ğını söyledi. Meral, Türk-İş"in ülke bütün- lüğü ve iş banşından yana olduğunu da vurgulayarak, her işçinin hakkının veril- mesi gerektiğini söyledi. Meral, 12eylülün demokrasi önünde ""set"' oluşturduğunu. bu seti aşmak için sendikalarla siyasi par- tilerin birlikte mücadele edeceğini akrata- rak. "Bu iş, başta Türk-İş'e düşmektedir" dedi. Meral. Hak-İş Konfederasyonu"nun genel kurulu ile ilgili olarak bir mesaj \a- yınladı. Mesajda: sermaye smıfının tek. işçi sendikalannın 3 ayn konfederasyonda örgütlenmesinın "çarpık" bir uyguiama olduğuna dikkat çeken Meral, işçi sınıfı- nın çıkarlan konusunda konfederasyon- lar arasında "fıkir aynlığı olmaması" ge- rektiğini belirtti. HEP aleyhinde imzasız afişler asıldığı savını reddetti Içişleri Bakanı SezgiiL, HEPTileriyalanladı ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - HEP Diyarbakır Millet- vekili Sedat Yurtdaş'ın Güney- doğu illerinde güvenlik güçle- rince partileri hakkında imzasız afış ve ilan asıldığına ilişkin sav- lan, İçişleri Bakanı İsmet Sez- gin tarafından yalanlandı. Sez- gin, "Bu tür asılsız suçlamala- nn yörede görev yapan emniyet güçlerini yıpratmak için yapıl- dığını" söylerken. Sedat Yurt- daş, "Sayın bakan. ya suçlulan antidemokratik bir üslupla ko- rumaktadır. ya da kendisinin bilgisi dışında, ancak kendisine bağlı güçlerce böylesi bir çalış- ma yürütüimektedir" dedi. HEP Diyarbakır Milletvekili Sedat Yurtdaş, Şanlıurfa, Mar- din, Şırnak, Hakkari, Van. Bit- lis. Siirt ve Batman illeri ile bazı ilçe ve köylerde İçişleri Bakan- lığı'na bağlı emniyet müdürlük- lerincekamuyaaçıkyerlere"Va- tandaş, Halkın Emek Partisi bile gerçeği gördü. Bazılan PKK"yı desteklemekten vaz- geçtı. Vazgeçmeyenler de, ger- çeği biliyorlar. Ama Apo'nun kendilerini öldürteceğinden korktuklan için aynlmıyorlar" yaalı afış ve ilanlar astınldığını öne sürerek. İçişleri Bakanı İs- met Sezgin'in yanıtlaması iste- miyle bir soru önergesi vermiş- ti. içişleri Bakanı Sezgin, yanı- tında, böyle bir olaym meydana gelmediğini, emniyet teşkilatı- nın devletin tüm organlan gibi anayasa ve yasalara görev yap- tığını, asılsız suçlamalann yöre- de görev yapan emniyet güçleri- ni yıpratmak için yapıldığını söyledi. Yurtdaş, bu yanıt üzerine "ba- kanın inkannı anlamanın müm- kün olmadığını" belirterek, "İki ihtimal var: birincisi ya Sa>ın bakan bilerek gerçek dışı beyan- da bulunarak olgulan çarpıtıp muhtemel suçlulan antidemok- ratik bir üslupla korumaktadır ya da kendisinin bilgisi dışında ancak kendisine bağlı güçlerce böylesi bir çalışma yürütüimek- tedir. Her iki durumda da de- mokrasiye, insan haklanna saygılı, çağdaş. demokratik bir ülke vaat eden DYP-ŞHP koa- lisyonunun 500 günün sonun çeyreğinde siyasal iflas ya- şadığının açık kanıtıdır" dedi. Kılınç'tan soru önergesi HEP Adıyaman milletvekili Mahmut Kılınç. Erzurum'da 21 PKK'lmın öldürülmesinde güvenlik güçlerinin kimyasal si- lah kullandığını öne sürerek, İçişleri Bakanı İsmet Sezgin'- den sorumlular hakkında so- ruşturma yapılıp. yapılmadığı- nı sordu. Kılınç, TBMM Baş- kanlığı'na sunduğu soru öner- gesinde. 12 kasımda Erzurum'- unOlurîlçesi'nde21 PKKlının güvenlik güçleri ile girdikleri si- lahlı çatışma sonunda öldürül- düğünün açıklandığını, ancak yakınlanna teslim edilen cena- zelerde kurşun izine rastlan- madığını bildirdi. 21 PKK'lının öldürüldüğü 14 kasımda herhangi bir çatış- ma olmadığının ve olayda kim- yasal silah kullanıldığının ya- kınlan tarafından açıklandığını kaydeden Kılınç, öldürülen PKK'lılar üzerinde neden otopsi yapılmadığını sordu. Kı- lınç, "Yürürlükteki yasalara vc uluslararası sözleşmelere göre bu tür çatışmalarda kimyasal silah kullanılabilmekte midir? Kimyasal silah kullanılmışsa sorumlulan hakkında herhangi bir kanuni takibal başlatılacak mıdır?" dedi. CHP,SHP,DSP Hbaşkanları birleşmeiçin çağnyapü İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - CHP. SHP. DSP ve eski il başkanlan CHP'nin bek- lenen birleştirmevi gerçekleşti- remediğini ve oluşumuyla solda 3. bir parti görünümüne bürün- düğünü belirterek sosyal de- mokrat ve demokratik solun birleştirilmesi için tabandakile- ri tavandakilere baskı yapmaya çağırdılar. II başkanlan dün düzenledik- leri basın toplantısında, SHP ve DSP'den CHPye gitmek için ıstifa edenlerin bu partiye üye olmalannı istediler. Bu arada eski CHP İl Başkanı Sedat Ak- man, İzmirli bazı kurultay dele- gelerinin olağanüstü kurultay için açılan imza kampanyasma katılacağını açıkladı. Aynı tabana sahip CHP, SHP ve DSP'nin bir çatı altında birleştirilmesi amaayla İzmir'- de eski il başkanlannın yöneti- minde çahşmalar başlatıldı. Eski CHP îl Başkanı Sedat Ak- man, CHP ve SODEP eski İl Başkanı Ekrem Bulgun. DSP eski İl Başkanı Necdet Şenge- zen ve eski SHP İl Başkanı Ke- mal Karataş, dünkü açıklama- lannda tavanı birleşmeye çağırdılar . Türkiye'nin siyasal oluşu- munda sosyal demokratlann ilk kez böyle bir bunalımlı dö- neme gırdiğini belirten konuş- maalar, CHP'nin 9 eylüldeki açıhşıyla birleşme için umut- lanıldığını. ancak "gümbür gümbür" kuruluşu sırasında yapılan yanhşlık ve hatalann bu partiyi solda 3. parti konu- muna getırdiğini bildirdiler. Açıklamada CHP. SHP ve DSP yöneticileri ilk yapılacak secimlerde tabanda hayal kınklığı yaratmamak amacıyla bir an önce birleşme yollannın aranması da belirtildi. Insan Haklan Derneği her türlü belge ve bilgiyi istiyor 'Kayıplarbulunsun'kampanyası ANKARA (Cumhurivet Bü- rosu) - İnsan Haklan Derneği (İHD). gözaltında kaybolan- larla ilgili olarak, "kayıplar bu- lunsun" kampanyası başlattı. İHD Genel Sekreteri avukat Hüsnü Öndül. 1991 vılından bu yana gözaltında kaybolan- lann sayısının 16'ya ulaştığını belirterek. bu konuda elinde belge olan herkesin İHD'ne başvurmalannı istedi. Öndül, yaptığı yazılı açıkla- mada. "Demokratik toplum- larda devlet tarafından bir insanın gözaltında kaybedil- mesine rastlanmaz. Son birbu- çuk yılda, Türkiye'de insan haklan ihlallerine tipik olaylar eklendi:" Gözaltında kayıplar' " dedi. Gözaltında kayıplann otoriter-faşist yönetimlerde görüldüğünü kaydeden Ön- • İHD Genel Şekreten avukat Hüsnü Öndül, 1991"denbuyana gözaltında kaybolanların sayısının 16'ya ulaştığını belirterek, bu konuda elinde belge bulunanlann İHD'ne başvurmalannı istedi. dül. şunlan söyledi: " Birleşmiş Milletler'in araş- tırmalan bu dunımu sapta- maktadır. Birleşmiş Milletler, gözaltında ka>bolanları da içerecek şekilde. 1991 vılında bazı ilkeleri karar altına almıştır." Yasal olmayan. keyfı ve toplu infazlann önlenmesi- ne ilişkin ilkeler'den, siyasal ik- tidann bilgisinin olmadığını düşünemiyonız. Siyasal ikti- dara, bu ilkelen anımsatıyo- ruz. Kayıplann bulunmasını istiyoruz. Yaşama ve adil yargılanma hakkının herkesin hakkı olduğunu vurguluyo- ruz." Öndül, gözaltında kaybo- lanlan araştıracak ve baro. ta- bip odası. İHD ve Türkiye İnsan Haklan Vakfı'ndan olu- şacak bir araştırma komisyo- nu oluşturacaklannı da ifade ederek, gözaltında kaybedilen- lerin yakınlanna tazminat ve- rilmesini istediklerini bildirdi. Öndül, kayıplarla ilgili olan- lan insanhk önünde tanıklık yapmaya çağırdıklannı söyle- di. 23 ekimde yaralı olarak gözaltına ahnan Remzi Basalak'ıişkencedeöldürmekle suçlanıyorlar Adana Emniyeti'nden dört polise dava • Adana'da meydana gelen bir olaydan sonra emniyet görevlilerince bir kişi öldürülmüŞj sağ yakalanan Remzi Basalak ise basına 'TIKB üyesi" olarak açıklanmıştı. dört gün sonra Adana Emini- veti, Basalak'ın "Beyın kana- ması sonucuv öldüğü" açı- klanmıştı. Bunun üzerine Ba- salak'ın avukatlan, İHD Ge- nel Merkezi ve Çağdaş Huku- çular Derneği, Uluslararası Af Orgütü'ne, Avrupa İşkenceyi İzleme Komitesi'ne. Türk Ta- bibler Birlıği'ne. Adana Cum- huriyet Başsavcılığı'na başvu- ruda bulunmuşlardı. Ankara Barosu'na kayıtlı 50 avukatta Adana Emniyet Müdürü Mete Altan. Cumhuriyet Savcısı Et- hem Ekin, Terörle Mücadele Şube Müdürü Hasan Özden ile ADANA (Cumhuriyet Gü- ney İlleri Bürosu)- Adana Em- niyet Müdürlüğü Terörle Mü- cadele Şubesi'nde görevli 4 po- lis hakkında, "Remzi Basalak'ı işkencede öldürdükleri" gerek- çesivledava açıldı. Adana'da 23 ekimde meydana gelen bir olaydan sonra emniyet görevlilerince bir kişi öldürülmüş, sağ yaka- lanan Remzi Basalak ise bası- na "TİKB üyesi" olarak açı- klanmıştı. Basın açıklaması sı- rasında Basalak masalan devi- rerek ve slogan atarak olayı protesto etmişti. Bu olaydan Basalak'ın sorgusunda bulu- nan emniyet görevlileri hakkı- nda suç duyurusunda bulun- muşlardı. Bu başvurular üzeri- ne Adana Cumhuriyet Savcılığı. Terörle Mücaadele Şubesi'nde görevli polısler Er- dal Şahin. Özay Karatepe. Sü- leyman Özcan. Aytekin Yıldız hakkında "kasten adam öldür- mek" suçundan dava açıldı. Adana 2. Ağır ceza Mahkeme- si'nde görülecek olan davada sanıklar hakkında en az 12 yıl hapis cezası isteniyor. Remzi Basalak'ın avukatlan bır açıklama yaparak. davanın ilk oturmunun 16 Ocak günü yapılacağı belirtiler \e "insan haklari ihlallerine, işkencede ölümlere, yargısız ınfazlara karşı olan herkesin" duruşma- ya kattlmasını istediler. • • w • • POUTIKA GÜNLUGÜ HİKMET ÇETtNKAYA ANAP'tan CHP'ye Bir Çizgi... Bir okurumuz telefonda şöyle diyordu: "Mesut Yılmaz ile Deniz Baykal her konuda anlaştık- larına göre yapılacak şudur?" Biz "Nedir" demeden okurumuz konuşmasını sürdür- dü: -ANAP ile CHP birleşsin..." Telefondaki okur tepkisini gösteriyordu hiç kuşkusuz. Ama kimi okurlar da bize tepki gösteriyor. Diyorlar ki: "Çağdışılığmızı göstehyorsunuz bu tür yazılar yaza- rak..." Oysa CHP tabanı hiç de öyle düşünmüyor. Sosyal de- mokratlar ve demokratik solcular bütünleşme istiyorlar. Eski İzmir CHP il Başkanı Dr. Sedat Akman, eski CHP ve SODEP İl Başkanı Ekrem Bulgun, eski SHP İl Başkanı Kemal Karataş ve eski DSP il Başkanı Necdet Şengezer, bugün CHP üyesi. Dün yaptıkları açıklamada, bir düş kı- nklığına uğradıkları ortaya çıkıyor. Şöyle diyorlar: "Kurultaydan bu yana üç ayı aşkın bir süre geçmiş ol- masına karşı CHP yöneticilerinden bütünleşme ile ilgili en ufak bir girişim yapılmadığı gibi, bütünleşme sözü adeta unutturulmak ve belirsiz tarihlere ertelenmek is- tenmektedir. Akıl almaz bir şekilde yavaş tempoda yü- rütülen örgütlenme çalışmaları da CHP'nin temel ilke ve gelenekleriyle hiçbir şekilde bağdaşmamaktadır. Bu- nun sonucunda, bütünleşme bekleyen sosyal demokrat ve demokratik sol taban CHP 'nin üçüncü bir siyasalparti olarak yaşamına başlaması karşısında büyük bir üzüntü ve düş kınklığına uğramıştır." Evet bunlan söyleyen biz degil, bugün CHP üyesi olan deneyimli politikacılar... Neden böyle konuşuyorlar hiç düşündünüz mü? Nedeni açık seçik belli. Siz, kimi otellerde sanayici ve işadamlannı hoşnutedebilirsiniz, onların düşündükleri- ni sizin söylemeniz kimi gazetelerin manşeti de olabilir. Ama hepsi buraya kadar. Bir siyasal partiyi iktidara bü- yük otellerin yemek salonlarında toplanan belirli bir ke- sim değil, örgütler taşır. Eğer o siyasal partinin temelini oluşturan örgütler bu gidişi iyi görmüyorlarsa oturup düşünmekte yarar vardır. CHP'nin tepelerinden aşağıyı izleyenler diyorlar ki: "SHP iktidarortağı, onun için bütünleşme ancak hükü- metin düşmesiyle gerçekleşir..." Ardından da ekliyorlar "inönü olduğu sürece de hükümette bir çatlama sö'z- konusu oiamaz." Yani DYP-SHP hükümeti dağılırsa CHP-SHP bütünleş- mesi olacak. Böyle bir hesapla yola çıkmak zaten hatadır. Bugün CHP doğrtı dürüst örgütlenememiştir. CHP'den istifala- rın temel nedeni budur. Temel ilke ve geleneklerini bir kenara bırakan CHP bu yüzden solda üçüncü parti ola- rak bir süre daha yaşamını sürdürecektir. Sonuç ne mi olacak? Bir genel seçime dek bütünleşme olmazsa SHP, CHP ve DSP eriyip gidecektir. Kjmse kimseyi kandırmasın... • • • Diyeceksiniz ki ANAP'ta neler olup bitiyor? ~' '< .'-'/ izmir Milletvekili Işılay Saygın ANAP'tan istifa etti.- Dogru Yola hızla koşmaya başladı. Bir başka deyişle "Baba evi"ne dönme hazırlığında. Şimdi sırada kim var? Söyleyelim: ANAP izmir Milletvekili Cengiz Bulut... Hafta başında İzmir'e gitmiştik. Ege politikanın can damarıdır. Gördüğümüz kadarıyla SHP uykuda, CHP'- nin varlığı belli değil, ANAP ise sancılı. DYP ise eskiye göre daha hareketli. ANAP'lılarla konuştuk. Yeni parti oluşumunu sorduk. Dediler ki: ' 'Ege 'de Mehmet Keçeciler adı hiç tutmaz..." Doğruydu. Çünkü ANAP'tan ayrılanların başını Bur- han Ozfatura çekiyordu. Özfatura da eski havasını çok- tan kaybetmişti. Diyorlar ki: "Keçeciler ile Semra Hanım'ın arası yine açıldı..." Bir başka ANAP'lı hemen araya girdi: "Ne zaman düzeldi ki..." Anlatmaya başladılar: "Eğer bir siyasal hareket Ege'den başlamazsa o Tür- kiye genelinde tutmaz. Mehmet Keçeciler "tn başına ge- çeceği yeni bir siyasal hareket ise Ege'de hiç tutmaz." Öğrendik ki Mehmet Keçeciler bu tür savlara karşı çı- kıp şöyle diyormuş: "Beğenen beğenir, beğenmeyen gelmez. Yeni siya- sal oluşumun başında ben olacağım." Keçeciler, yeni siyasal oluşumu Konya'da mı başlata- cak? Belki... Başbakan Demirere göre "Gerek yok" Gezmiş ve arkadaşlarına iade-iitibaryok ANKARA (ANKA)- Başba- kalmayan kanunun yürürlük- kanSüleyman Demirel.SHP- tenkaldırümasınagerekolma- lilerin 12 Mart döneminde dığjnı bilgilerinize arz ederim." idam edilen Deniz Gezmiş ve arkadaşlanna. iade-i itibar ve- rilmesine ilişkin önerilerine karşı çıktı. Başbakan Süleyman Demi- rel, SHP Ankara milletvekili Salman kaya ile Gaziantep milletvekili Mustafa Yılmaz ve 22 arkadaşının konuyla ilgili yasa teklifi hakkındaki hükümet görü- şünü TBMM Başkanlığı'na gönderdi. Yasa teklifi ile Gez- miş. aslan ve İnan'ın ölüm cezalannın ye- rine getiril- SHP'li Salman kaya ve ar kadaşlan yasa önerisinde De- niz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın siyasal iktida- ra bağımlı Ankara Sıkıyöne- tim Mahkemesi'ndeyargılana- rak ölüm ce- zasına mah- kum cdıldiğı. ancak karann yansızlık ilke- sine aykın olarak şubek- tifbirbiçimde alındığı savu- nuldu. yasa teklifi nin ge- rekçesinde Deniz Gezmiş ve arkadaş- lannm cylem- lerinin "Hapis cezasını" ge- rektirmesine •Başbakan Süleyman Demird, HMart'taidam edilenDenizGezmiş vearkadaşlanna iade-i itibar verflmesine ilişkin yasaönerisinekarşı çıkarken "Gerek yok" dedi mesine ilişkin 1586 sayılı yasa- rağmen ölü cezası verildiği be- nın yürürlükten kaldınlması- litilerek"Kamuvicdam. Deniz nin istendiğini anımsatan De- Gezmiş, Yusuf Aslan veHüse- mirel, yazıda şu görüşlere yer yin İnan haklannda verilen verdi: "Adı geçen kanunun yürür- lüğc girmesiyle birlikte Türki- >c Büyük Millet Meclisi'nin mahkemelerce verilip kesinle- şen ölüm cezalannın ycrine ge- tirilmesine daır karan. infaz edilerck kanun hükmü icra cdildığjnden uyguiama alanı ölüm cezasını benimsememiş. hoşgörmemiş. ub gençlerin ölüm cezasını hak etmedikleri- ne inanmıştır" denildi. Gerekçede aynca. yanlışlı- ğm düzeltilmesinin kamu vic- danını rahatlatacağı ve haksız- lığın ortadan kaldınlacağı da kaydedildı.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle