03 Temmuz 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
16 OCAK 1990**** HABERLERİN DEVAMI CUMHURİYET/17 ÖzaPaEnııeni'mönüsü' Çankayada Danıştay Başkanı UFLK GÜLDEMİR WASHINGTON — ABD Baş- kanı George Bush ıle Cumhurbaş- kanı Turgut Ozal'ın 18 ocakta Be- yaz Saray'da yapacağı goruşmemn önemlı konularından bırısı de "Ermeni karar tasansı." Başkan Bush'un, Ozal'a tasarımn Senato Genel Kurulu'ndan komısyonda- kı şeklıvle geçmesı halınde \eto edeceğıru dıle getırmesı beklenı- yor Senato Adalet Komısyonu'n- dan geçen tasarıda, "Ermeni so>kınmını anraa gunu" sozcuk lerı yer alı>or ABD hukuınetı "soykınm" sözcuğunun çıkarıl- ması ıçın çaba harcıyor Eğer ta- san, Senato Genel Kurulu'ndan "soykınm" sözcuğu ıle geçerse Başkan Bush'un vetosu gundeme gelebılecek Ermeni karar tasan- sının 23 ocak gununden sonra ABD Senatosu Genel Kurulu'nda ele aiınması beklenıyor Beyaz Sara>, "veto" konusunda kararlı olmakla bırhkte soruna, \etova başvurmak zonında kalın- mayacağı bır çozüm bulunmasını da ıstıyor 18 ocakta Beyaz Saray1 da gerçekleşecek Bush-Ozal go- ruşmesının bu yonde bır Amerı- kan arayışına sahne olabıleceğı guvenılır kaynaklarca dıle getırı- lıyor Ancak Turkıye'nın bu konuda- Sosyal (Baştarafı 1. Sayfada) kamu hukuku statusune yaklaştınl- mış olduğuna ışaret ettı Ancak Anayasa Mahkemesı'nın ongör- duğu esaslara bu duzenleme sıra- sında da tam uyulduğunu soyle- menın söz konusu olmadığını be- lırterek çeşıtlı tartışma konulann- dan örnekler verdı "KİT'lerde genel idare esasları- na gore yunıtulmeyen hizmetler hangi olçutlere gore beiırlenecek- tır? Değerlendırme olanağına sa- hip değilız. Ancak şurası kesindır ki bu kararnameye gore çalıştın- lacak olan ve sayılan oldukça ka- bank olacağı anlaşılan sozleşme- li personel, KİT personelmin esa- sını teşkıl edecektir. Başka bır de- yişle sozleşmelı personel, personel rejımınde ıstısna değıi, asıl olacak- ür. Bunun sonucu olarak KİT'ler- de, anayasada ışçıler ıçın ongorul- muş birçok haktan bn gibı çalı- şanlar yararlanamayacaktır. Bu haklann başında »endıkalaşma ve toplu pazaıiık haklan geldığı kuş- kusuzdur. Halbuki Anayasa Mahkemesi karannda (savfa 50) açıkca, 'De>- let, genel ıdare esasları dışındaki hizmetlerde birer çahştıran konu- munda bulunan ktT'lerdekı soz- leşmelı personelin hukuksal stalu- sunu belirlemek ve ıstıhdam gu- vencesinı sağlamak ıçın yapılacak ıdari sozleşmelere esas olmak uze- re; anayasanın 128. maddesınde memnr ya da dığer kamu gorevü- lerine, 49-55. maddelerde ışçılere ilişkin guvencelenn benzerlennı KIT'lerin taızmel ozelliklenne uy- gnn ogeler ıçeren bir çerçeve yasa ile kurallara bağlamak zonındadır' denilmiştir. Elimızde- ki laslakla vukandaki esaslara ozen gostenldıği soylenemez. Oyle anlaşüıyor ki kİT'lenn raeraur sa- >ılan ust kademe yonelıcileri dı- şında kalan çok sayıda personelı anayasadaki memurlara veya işçı- lere lanınan haklardan yararlana- mayan bir zumreyı oluşturacak- dr." Doç. Savaş Taşkent, anayasanın 153. maddesırun, Anayasa Mah- kemesi kararlarına uvma konu- sunda yasama, >urutme ve yargı- yı, ıdarı makamları, gerçek ve tu zel kışılerı bağladığını anımsattı Bakanlar Kurulu'nun sözleşmelı- lere ılışkın yenı yasal duzenleme- de Anayasa Mahkemesı'nın goruş ve ılkelerıne uvmakla bağlı oldu ğunu belırterek ozetle şoyle dedı "Oysa, KİT personelinin hu- kuksal statusunun yenıden duzen- lenraesi amacıyla hazırlanan yenı kanun hukmunde kararnamcde bu yolda davranıldığı sovlenemez. Ammsanacağı gibı bu konuda ortaya çıkan en buyuk sorun as- lında bir ış (hizmel) sozleşmesı ıle çahş&klan ıçın ışçı nıtelığınde olan yuzbınlerce kişinın u>gulamada sozleşmeli personel statusunde ca- lışunlmalanndan kaynaklanıyor- du. Anayasa Mahkemesi de iptal karannda kesın bır biçunde: '...Aj- nı işte sozleşmelı statuye geçirile- rek işçılere anayasaca tanınan haklan kaldırmaya yonelık uygu- lamalar anayasaya açıkça aykın duşer' demiştir. Buna karşın >enı kararname bu konuda herhangı bir çözum gelirmiş degildir. Tam tersine, karamamenin "Kapsam" başlığını taşıyan 1. maddesi, bu- nun Kamu İktisadi Teşebbuslen ile bağlı ortaklıklannda çalışan personel hakkında uygulanacagı- nı belırtmekte ve bugunku yanlış u>gulama>a hukuksal kılıf hazır- lamış olmaktadır. Oldukça kap- samlı hukumler içeren karamame ile esasen sınıriı ve ozel durumlar- da çalıştınlabılecek olan "sozleş- meli personel"ın hukuksal slalu- sunun duzenlenmesimn amaç- landığı da soylenemez." Alman (Baştarafı 1. Sayfada) dislan toprakları. yaşasın ozgurluk" dıye yazdığı savıyla Sı- ırt'te gozaltına alındıktan sonra getinldığı Bırecık Aslıye Ceza Mahkemesi'nce tutuklanan ve Dı- yarbakır De\let Gjvenlık Mahke- mesı'ne se\k edılen Fransa'nın Sorbonne Unıversıtesı öğretım uyesı Federal Alman sosyolog Hella Schlumberger hakkında Türl Ceza Yasası'nın 142/3 maddesıne muhaJefetten dava açıldı DGMSavcısıTankKale'- run haarladığı ıddıanamede, "Sa- rugiB milli duygolan yok etmek ve zayıflatmak için propaganda vanmğı" bıldırildı kı resmı tutumu bellı "Şu veya bu şekildeki hiçbir metin" Turkıye açısından kabul edılebılır değıl Bu durum, yonetımın sadece "Ge- lirse veto ederiz" de\ıp bır kenar- da beklemesım değıl, a>nı zaman- da SEİA'da ongorulduğu uzere aktıf olarak Turkı\e alevhtan bu faalıyetle mucadele etmesını ge- rektırıyor. Yonetımın bu vondekı performansında boşluklar olduğu ıçın Turkıye "geçıcı onlem paketı" ıle ABD'nın bazı faalıyetlerını as- kıya alarak, Ermeni konusu ıle SEIA'yı ırtıbatladı Bu durum do- layısıyla, >enı Ermeni karar tasa- nsı ıle SEIA fiılen aynı dosya ıçın- de ele ahnacağı ıçın Beyaz Saray1 dakı yemek çok onem taşıyor ABD yonetımı bır ara Ermeni karar tasansı konusunda Cum- hurbaşkanı Ozai gelmeden once bır açıklama yapmayı duşundu Ancak yonetımın Ozal ıle goruş- tukten sonra bır açıklama yapma- sı, Ermeni cemaatınce ABD yone- tımının Turkıye'nın baskısı karşı- sında genledığı şeklınde algılana- caktı Fakat bundan da vazgeçıl- dı Çunku Cumhurbaşkanı Özal1 ın VV'ashıngton'a nasıl bır mesajla geleceğı bılınmıyordu Gerçı Cum- hurbaşkanı geçen yıl başbakanken Bush'a >azdığı bır mektupla bu konudakı goruşlerıru kayda geçır- dı ve Cumhurbaşkanı'run bu mek- tupta dıle getırdığı kaygılarla res- mı Turk tutumu arasında bır ton farkı yok Ancak dığer yandan da ABD yönetımının, bazı anaiızlerı var. Cumhurbaşkanı Ozal'ın Er- meni konusunda "yatışüncı" nı- telık tasıyan bazı demeçlerı ma- lumları Bu bakımdan Cumhur- başkanı Turgut Ozal'ın Beyaz Sa- ray'dakı yemekte vereceğı mesaj- lar Ermeni karar tasarısının onu- muzdekı gunlerde gıreceğı yorun- geyı bır olçude etkıleyebılecek Bush'un vemeğınde Bevaz Saray Kurmay Başkanı John Sununu da bulunacak Sununu geçen aylar- da Ermeni karar tasansı konusun- da doğrudan devrede olan en ust duzey yonetım mensubuydu Ka- rar tasarısının hazırlayıcısı Sena- tor Dole. Beyaz Saray ve Ermeni lobısı uçgenındekı muzakerelerı Sununu göturdu Turkıye bu top- lantıların muhatabı olmadı \e temsıl edılmedı Turkıye dışında oluşan "uzlası" arayışlan daha zı- yade Ermeni lobısı ıle yonetım arasındaydı Ancak bu arayışlar "soykınm" sozcuğu uzerınde tı- kandı kaldı Ermenıler hıçbır şe- kılde bu sozcukten yonetıme ta\ız vermıyor Bu bakımdan yonetım şımdı Ermeni lobısını "daha ılımlı bir rutura bemmsemeye" zorluyor Beyaz Saray'dakı yemekte Sunu- nu bu temasları hakkında bılgı ve- recek Sabri Dino (Baştarafı 1. Sayfada) ra göıc b»rcM 3 mihar 183 milyon 337 bin liraydı. Aktıf durumu ise 2 railyar 596 miljon 954. Buna gore, gerçek borcu 600 milyon li- raydı. Yani borcun yuzde 85'inı de mal varlığı varşılıyordu. Kon- kordato ilan edıldikten sonra hiç- bir haciz işlemı vapılmadı. Piva- sadan hiçbir çek ya da senetimiz geri donmedi. Malı durum gun geçtikçe duzelıvor, bizim ucretler de duzenli olarak odenıyordu" dedı Olgun, Dıno'nun konkon- dato talebıne 100 fırmadan 72'sının olumlu yanıt verdığıra be- lırterek, "Fakat Sabri Bey durnst ve sporcD kişiliginden dolayı kon- kordatoyu kendısıne >edıremıyor- du. Bu nedenle hiçbir topluluga girmivordu. Uurust ve disiplinliydi" dedı Sabri Dıno ıle yakınlığı bıhnen bır arkadaşı, Dıno'nun resmı borçlarından ote pıyasadan çok mıktarda faızle para aldığını ve bunları ödeyemedığı ıçın tefecıle- nn baskısıyla karşılaştığını belır- terek, ıntıharına bu gelışmelerın neden olabılceğını sovledı Dıno'nun vakın arkadaşı BJK'h eskı tutbolcu Kaya Kosle- pen, arkadaşının çok durust bır kışılığe sahıp olduğunu belırtır- ken, "Sabn son zamanlarda ışle- rinın iyı gitmedıgını ve ihraç etti- ği her gomlekten 15 DM zarar et- tigıni soyluyordu" dıye konuştu Beşıktaş Kulubu Başkanı Suley- man Seba, Sabrı'vı, Hakkı Ye- ten'ın baskanlığında elınden tu- tarak kulube getırdığını belırte- rek, "Çok uzuntuluyum. Son gunlerde ışlennin ıyi gitmedıgını ve bu yuzden huzursuz olduğunu soyluyordu" dedı Başbakan Yıldınm Akbulut, yayımladığı bır mesajla spor ca- mıasına başsağlığı dıledı Çukurcalı (Baştanfı 1. Sayfada) surulerı- nı gerıye sadece yol parası bula- mayanlann kalması nedenıyle sa- tamadıklannı, bu yuzden Istan- bul da parasız kaldıklarını da be- lırten Olmezkr. ış aramaya ba>- ladıklarıru, ancak çıftçılıkten bas- ka bır ış bılmemelerının ış bulma- lannı zorlaşürdığmı anlattılar Irak'a mal goturen bır TIR su- rucusuyle gerı donuşunde kendı- lennı de Istanbul'agetırmelen ıçın anlaşan Olmez aılesı, Sultanbev lı'de Sıırtlı bır muteahhıte an ta- mamlanmamış konutlara yerleş- tıler Taksıtle evlerının soba, fı- rın gıbı gereksınımlerını karşıla- \an Olmez aılesınden 75 kişinın arasında çocuklar ve yaşlılar da bulunuyor Eşı Istanbul'a geldık lenrun dörduncu gununde doğum \apan Emin Olmez, sağlıksız ko- şullarda yaşamalan nedenıyle ço- cukların hastalandığını söyledı 80 hanelı Andaç Kövu'nde. goçlerden sonra aralarında kendı anne ve babaJannın da bulundu- ğu 15 hanenın kaldığını bıldıren Olmezler, Istanbul'da 1} bulup pa- ra bırıktırdıkten sonra yakııılan- nı da yanlarına almayı amaçlıyor- lar (Baştarafı 1. Sayfada) ağırlıklı konuları arasında yer al- ması beklenıyor Başkan Bush ıle perşembe gu- nu vapacağı goruşmede, Ozal'- dan, KKTC Cumhurbaskanı Ra- uf Denktaş uzerınde "ikna gucu- nu kullanmasf'nın ıstenmesı ola- sılığı uzennde duruluyor BM Ge- nel Sekreten ıle gelecek pazartesı gerçekleşecek goruşmede ıse da- ha çok hazırandan bu yana kopuk olan toplumlararası goruşmelenn geleceğı konusunda göruş alışve- rışınde bulunulacağı belırtılıyor Cumhurbaşkanı Ozal'ın, Baş- kan Bush ıle yapacağı goruşme- de Turk-Amenkan ıhşkılennı teh- dıt eden "Ermeni tasansı" ve "ikili iiişkilere yabana" dığer ko- nuları da gundeme getıreceğı kay- dedılıyor Ozal'ın bu çerçevede, "ABD yoneıiminin taahhulleri yonunde gereken ağırlığını koymaması du- rumunda Turk-Amerikan ılışkile- rinin onanlmaz yaralar alabılece- gi" mesajını vermesı beklenıyor Öte yandan, Cumhurbaşkanı ozal'ın ABD'dekı resmı temasla- rında gundeme geleceğı belırtılen konular, dun Çankaya Köşkü'nde yapüan bır toplantıda değerlendı- nldı Toplantıya katılan Başba- kan Yıldırım Akbulut, Dışışlerı Bakanı Mesut Yılmaz ıle Dışışle- rı Bakanlığı Musteşarı Buyukelçı Tugay Ozçeri, Özal'a bu koııular- da bılgı verdıler Dışışlerı çevrelennden edınılen bılgıye göre ağırlıklı olarak goru- şulen konular arasında Kıbns ıle ılgalı son gelışmeler de ver aldı Bu çerçevede BM Genel Sekre- terı Perez de Cuellar'ın adadakı ıkı hdere şubatta New York'ta bu- luşmaları ıçın cuma gunu yaptığı "maraton goruşmelere" baslama çağrısı da değerlendırıldı Gazetecılerm konuyla ılgılı so- rularını yanıtlayan Dışışlerı Söz- cusu, Mural Sungar, "Söz konu- su çagn gerek larıhı. gerekse ıçe- riği ve yapılma şekli konusunda KKTC ile herhangi bir ıstişarede bulunulmadan yapılmıştır. Keyfi- yet KKTC'de degerlendirilmekte- dir" demekle yetındı Dışışlerı çevrelerı ıse bu son ge- lışmeler hakkında bıldırdıklerı ve Çankaya'da dun yapılan değer- lendırme toplantısında da gunde- me geldığı tahmın edılen şu goruş- lerı dıle getırdıler. — Genel sekreterın onerdığı "Camp David" benzerı maraton gorüşmeler, Kıbns Rum tarafımn arzuladığı duzene yakın Amaçla- nan, taraflar New York'ta bulu- şurlarken Guvenlık Konseyı uye- lerının dıvanda bulunmaları ve gerektığı takdırde mudahale etme- lendır Oysa Kjbns Turk tarafı ıkı taraf arasında doğrudan muzake- reler ıstıyor Şubatta Nevv York'ta buluşmayı daha Once ılke olarak kabul eden Denktaş, toplumlara- rası goruşmelenn burada saptana- cak ilkeler ışığında Lefkoşa'da surmesını ıstıyor. Arkasına ABD'yı almış gıbı görunen Rum tarafı ıse bundan kaçıyor — Şımdılık ortaya çıkan esas soru, Denktaş'ın genel sekretenn bu son çağnsını kabul edıp etme- veceğıdır Washıngton, Kjbns Ko- ordınatoru Nelson Ledsky kana- lıyla, katılmadığı takdırde uzlaş- maz taraf olarak ılan edıleceğı sın- yalıru verdı Ote yandan Denktaş, çağnya uyup katılırsa bu kez bas- kılara bovun eğmış gıbı gorune- cek Fakat katılırsa en azından, goruşmelerın seynne gore masa dan kalkma opsıyonu olacak Çağrıyı reddetmış olmayacak — Ankara'nın Denktaş uzenn- dekj ıkna gucu şu anda kısıtlı Nı- san ayında KKTC Meclısı seçım- lerının, hazıranda da cumhurbaş- kanlığı seçımlerının yapılacak ol- ması, Denktaş'ı statukonun aleyhlerıne bozulmasından endı- şe duyan Kıbnslı Turk kamuoyu- na karşı duyarlı kıhyor Mezar ııakli (Baştarafı 1. Sayfada) 1988'de açtığı ıptal davasında da- va gunu bellı oldu 10 Daıre 1,5 yılı aşkın bır suredır ele almadığı başvuruyu ılk olarak 20 Şubat 1990 salı gunu saat 10 00'da gö- ruşmeye karar verdı Hafize özal ; ın Suleymanıye Camısı bahçesın- dekı Nakşıbendı tankatı yönetıcı- lennın yanına gomulmesıne ola- nak tanıyan Bakanlar Kurulu ka- rarırun ıptalını içeren davanın, 20 şubattakı ılk duruşmasında taraf- lar sozlu ıddıa ve savunmalarını yapacaklar Daha once Çakır ve Başbakanlık, yazılı göruşlerını Danıştay'a geçmışlerdı Bu arada aynı konuda İstanbul- lu bır yurttaşın açüğı ıptal dava- sının ıse Danıştay 10 Daıresı'nce belge eksıklığı nedenıyle reddedıl- dığı oğrenıldı ANAP'ta (Baştarafı 1. Sayfada) tevecek Bu arada, dunku ANAP Baş- kanlık Dıvanı toplantısında ele aJınan ve yann TBMM Adalet Komısyonu'nda goruşulecek olan "nereden buldun" yasa onerısı- nın, olumlu ve olumsuz yonlenyle değerlendırılerek "çok dikkatlı olunması" gerektığı goruşune va- rıldı ANKA'nın haberıne gore soz konusu yasa onerısıne yone- lık göruşlerını bıldıren başkanlık dıvanı uyelerı, onerımn yasalaş- ması halınde "Acaba beraberin- de başka olumsuzluklar gundeme getınr mi?" şeklınde tereddutle- rını dıle getırdıler Başbakan Yıl- dırım Akbulut da konunun emne boyuna göruşulmesı gerektığını belırttı Akbulut, "nereden buldun" yasasıyla ılgılı göruşlerı- nı bugünku grup toplantısında açıklayacağıru ıfade ederek "Gnı- bun çogunlugu ne ısüvorsa o olur. Çogunluk ne derse onu yapalım. Vebalı muşterek yuklenelım" bı- çımmde konuştu (Baştarafı 1. Sayfada) calı, emekhlığe sevk edılmesı ne- demyle bır basın açıklaması yapa- rak, yaş kucultme kararı uyarın- ca 1992'de emekhlığe sevk edılme- sı gerektığını anımsattı ve "65 ya- şımı doldurdugum esası ile emek- liliğe sevkımin nasıl mumkun ola- cağını merak etmekteyim ve bu- nun gerçekten ıçinden çıkama- maklayıın" dedı Kırcalı, Başba- kanlığı, bu ışlemınden oturu hem usul hem de esas bakımından ha- talı ışlem yapmakla da sudadı 20 Aralık 1988'de seçıldığı Da- nıştay Başkanlığı görevınde 392 gun kalan Kırcalı'nın yerıne Da- nıştay Genel Kurulu'nda 15 gun ıçınde seçım yapılacak Seçıme ka- dar Danıştay Başkanlığı'na, Da- nıştay Idarı Dava Daırelen Genel- Kurulu Başkanı ve Danıştay Ba>- kanvekılı Şafak Sancar vekâlet edecek Akbulul'un "olur"unu taşı- yan ve Kırcalı'nın 16 Ocak 1990'dan geçerlı olmak uzere emekhlığe sev k edılmesını içeren kararın, 12 Ocak 1990 cuma gu- nu akşam Kırcah'ya "kışiye ozel" olarak teblığ edıldığı bıldırildı Emeklı Sandığı Kanunu'nun 105 maddesi uyannca Kırcalı'nın 1955 yılında mahkeme kararı ıle vapı- lan yaş duzeltme ışlemının kabul edılemeyeceğı behnılen bu yaada, doğum tarıhı 16 Ocak 1925 ola- rak kabul edılen Kırcalı'nın 16 Ocak 1990'da 65 yasını doldurdu- ğu kaydedılerek, emekhlığe sevk edılmesı ıstendı TBMM Adalet Komısyonu'nda kabul edılen ve Danıştay ıle Idarı Yargılama Usul Yasalan'nda hu- kukçuların sert tepkılerıne yol açan onemlı değışıklıkler vapan yasa tasarılanna bugune kadar herhangı bır tepkı gostermeyen, bu konuda basırun göruşme ıs- temlennı de gerı çevıren Kırcalı, emekhlığe sevk edılmesı uzenne bu suskunluğunu bozdu Kırcalı, "sayın basına" başlığı ıle hazır- ladığı ıkı sayfalık açıklamasında, "Bu yıl ağustos ayında elime ge- çen birtakım belgelerle bundan 35 yıl once açmış oldugum yaş tas- hihi davası sonucu 1955 yılında venlen karann dogruluğu belge- lerle de kanıtlanmış oldu ve bov- lece gerçek yaşım 1927 olarak tes- pit edildi ve Danıştay kararlann- da belirtılen emeklılık ışlemlenn- de dıkkale aiınması mumkun ha- le geldi. Bu konuda Aksihar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20 Kasım 1989 tarih ve 1989/470-434 sajılı çok genış olarak yazılmış bir karan vardır. Bu karara gore de ilk mahkeme karanndan sonra as- lı ve tashihli olarak bildirilen nu- fus kayıtlanm doğrudan, gerçek dogum tanhım olan ve mahkeme- ce tespit edılmiş bulunan 1927 ta- rihlı olarak çıkanlmaktadır. Ya- nı boylece hatalı oldugu anlaşılan 1925 (1341) doğum tarihim orta- dan kalkmıştır" dedı Başbakan Yıldırım Akbulut, dun ANAP Başkanlık Dıvam top- lantısından çıkarken gazetecılenn Danıştay Başkanı Kırcah'mn gö- revden aiınması konusundakı so- rusuna şu yamtı verdı "Danıştay Basfcanımıza şımdi- ye kadar vermış oidugu gorevler- den dolayı ve yaptığı hızmetlerden dolayı teşekkur edıyorum. Elbet- te Turkiye'nin yetıştırmiş olduğu kıymetlı insanlanmızdan biridir. Kendisine bundan sonrakı haya- tında sağlık mutluluk diliyorum. Ancak vaptığımız ışlemde usul- suzluk olduğunu da kabul etmi- yorum." NE NEDİR?/ CAMP DA VİD Maraton görüşmeler Dış Haberier Servisi — Kıbns'a ıhşkin tartışmalarda dıle getınlen "Camp David" kavramı, dıplomatık termınolojıde "uzan suren maraton göraşmeterie •nlaşmaya varmmk" anlamında kullanılıyor Bu kavram 1978'de Amerika'dakı Camp David üssünde, Mısır ve îsraıl arasında uzun suren görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması sırasında ortaya çıktı ABD'nın o dönerndekı Başkanı Jimmy Carter'ın oluşturduğu plan çerçevesmde Mıstr Devlet Başkanı Enver Sedat ve tsrail Başbakanı Menahem Begın ABD'de Başkan - Carter'ın da hanr bulunduğu bır oturumda barış anlaşmasma varmışlardı 1967 Ortadoğu savaşından »onra ılışkılerın çıkmaza gırdığı bır ortamda, taraflann bır araya getırilerek sonuca varana kadar goruşmelenn sürdürülmesı yöntemıyle sağlanan "Camp David Aatlaşması'', daha sonra bu tûr görüşmeler ıçın sernbohk bır kavram haline geldı Cuellar'ın Denktaş ve Vasıhu'yu Nevv York'ta bır araya getmp kesın sonuc sağlanana kadar goruşmelenn surdurülmesmi istemesı, dıplomatık çevTelerde Camp David Antiasması'nı çağnştırıyor Denktaş (Baştarafı 1. Sayfada) rı surerken, Denktaş, dun sert bır açıklama yaparak Cuellar'ın be- hrledığı tarıhı kabul etmeyeceğı- nı söyledı Denktaş, akşam, Kıbns Turk Tıcaret Odası yonetım kurulu uyelerıru kabulu sırasında yaptı- ğı konuşmada, BM Genel Sekre- ten'nın Turk tarafına danışma- dan gönişme gunu, saatı ve yön- temı belırledığını ve bunun kabul edurnesı ıçın ABD tarafından bas- kı yapıldığmı hatırlatarak bu teh- dıtlerın kabul edılemeyeceğını, Kıbns Turk halkımn prestıjını kımsenın çığneyemeyeceğını kay- dettı Denktaş, şöyle konuştu "Gonışmelere gehneyecefiz de- miyonız. Sayın Vasiliu, madem ki niyet deklarasyonunu masada go- ruşmeyı kabul etmiştir, tabıatıy- la gonışeceğız. Bize danışmadan tarih belırlemeyin dedık. Bizi, ce- zaevıne çağınr gıbi, 10-15 gun go- ruşme yapmaya çağırmayın de- dik... Gerektiği kadar goruşuruz dedik, ancak 2 saat sonra, genel sekretenn davetinı aldık. 12 şubat tanhı ölmuşlur. Çun- ku, bıze rağmen ve metazori bir şekilde ortaya aülmışur. Bıze, eşit şartlarda soracaklardır. Bizden cevap alınacaktır. değeriendırile- cektir. Her uç larafa uygun bir gun seçileceknr. (Falan tarihte gel, goruş demek olmaz). Ben, ge- nel sekreterin memuru degilim..." BM Sekretaryası yetkılılerı de Pe- rez de Cuellar'ın çağnsını Kıbrıs sorunundakı tıkanıklığı gıderme- nın "en ıyi yolu" olarak mteledı- ler Perez de Cuellar'ın, Kıbns gö- ruşmelerınde "söz konusu zorluk- lann en iyi çozumunun iki liderin bir an once goruşmesi olacağı" kanısına vardığı ve tarih saptaya- rak taraflara onermeye karar ver- dığı sekretarya yetkıhlerınce kay- dedıldı Bu arada Perez de Cuellar'ın anı davetı şöyle gelıştı Genel Sek- reter hafta başında Kıbns goruş- melen ıçın mevcut zorluklann çö- zumunun ıkı lıdenn bır an önce bır araya gelmesınde yattığı kara- nna vardı Cuma gunü yardımcı- larıyla bır araya gelen Genel Sek- reter, şubat ayı takvımı uzennde kendısı ıçın en elvenşlı tanhın 12 subat olacağına karar verdı Genel Sekreterlık gorevlılerı, Perez de Cuellar'ın şubat cunde- mının çok yoğun olduğunu, bu nedenle 12 şubattan başka bır se- çeneğı bulunmadığını one surdu ler Perez de Cuellar'ın anı çağrı- sı ıle Cumhurbaşkanı Ozal'ın haf- ta ıçınde ABD'ye yapacağı zıyare- tın bır ılgısı bulunmadığını belır- ten bu yetkılıler, "Bu, tumuyle rastlantıdır" dedıler Perez de Cuellar cuma gunu ta- rıhı saptadıktan sonra hazırlanan mektuplara kesın tarih eklendı CUNEYT ARCAYUREK yaayn Ver-AI Politikası ANKARA — Koşk'tekı yenı yıl resepsıyonlarının ûçüncu gece- sı YOK Backanı Ihsan Doğrama- cı, TD ıle SO'yü ıkı yanına alıyor bır koşeye çekıyor Olayı karşıdan ızleyenlere gore, uçu arasında "hararetlı bır konuşma" geçıyor Bır ara SO'nun davranışlarıyla Doğramacı'nın anlattıklanna tep- kı gösterdığı gozlenıyor TÖ ıle SO, bır sure sonra konuklann ya- nına dönuyor Sonrakı gün, TÖ'nun ABD ge- zı programına bırden bır ek ya- pılıyor BM Genel Sekreten de Cuellar ıle göruşeceğı bıldırılıyor Dışışlerı kondorları öğrenıyor kı SO'ye verılecek madalya törenı ıçerık değıştırmış UNICEF Ge- nel Sekreten yerıne ev sahıphğını bırden BM Genel Sekreten ust- lenmış Arabulucu UNICEF'le- doğrudan ılıntısı olan Doğrama- cı De Cuellar ıle TÖ'nun buluşa- cağından Dışışlerı'nın haberı da- ha sonra oluyor Tam bır buruk- luk yaşanır, Dışışlerı'nın yukarı- d^n bır kez daha dışlandığı tar- tışılırken, BM Genel Sekreten atağa kalkıyor Bugune kadar KKTC'nın one surdüğü ana ılke- len bır yana atan, unlu Camp Da- vid buluşmasını andıran Denktaş ıle Vasılıu arasında on beş gün- lük maraton bır goruşme onerı- yor BM Genel Sekreten, ABD destekh dayatmalı önerıyı KKTC'nın Nevv York'takı temsıl- cısıne bıldırmekle yetınıyor Ne Ankara'nın ne de Lefkoşa 1 nın haberı yok Fakat dıkkatler bırden TO'nün ABD gezısıne dö- nuyor son gınşımlerle bu gezı arasında kopruler kuruluyor Dün sabah Dışışlerı, de Cuel- lar'ın baskın nıtelığındekı onerı- sını ancak bır gun sonra resmen oğrendığını yınelıyordu De Cu- ellar'ın Kıbrıs temsılcısının ıkı lı- der arasındakı gorüşmenın za- man ve zemınını saptayacak ca- lışmalar yaptığı sırada, bırden or- taya çıkan maraton goruşme çağnsına anlam vermeye uğra- şıyordu Dışışlerı Bakanlığı, gezıden once yapılan çağrının Kıbrıs Ko- ordınatoru Nelson Ledsky'nın —ABD'nın— baskısıyla sağlan- dığına ınanıyordu Geçen yıl ay- nı de Cuellar, Vasılıu ıle gorüşe- rek benzerı bır çağrı yeıpmıştı BM Genel Sekreten, ABD dayat- masıyla Denktaş'ı bır yerde "adam yenne koymadığını' ser- gılıyordu Dün sabah ABD elçısı 'TO ge- zısını görüşmek uzere' Dışışlerı Bakanlığı'na geldığınde, Ledsky aracılığıyla ABD'nın —Ingıltere- nın katkısıyla— tezgâhladığı oyunun ıçerığını Turkıye nın algı- ladığı kendısıne anlatıldı Kıbrıs Turklerını ıkıncı sınıf vatandaşol- maya ıtecek anlayışı Denktaş'ın kabul etmesı, Camp David bıçı- mı bır çozum yolunu benımse- mesı olanağı gorulmuyordu An- kara, Denktaş'ın şubat ayı çağ- nsını kabul etmeyeceğını duşü- nüyordu Turkıye'nın, Denktaş uzerınde bır baskı yapması da söz konusu olamazdı Bır haftadır kımı belırtıler uze- rınde duruyorduk ABD'nın TO 1 yu "Kıbrıs'ta odüne" zorlayaca- ğını gösteren ışaretler vardı Ver ödunu, al AT desteğını ya da benzerı bır ısteğın karşılığını dı- yebılırdı ABD TÖ ıse, zaferle donmeye hazırlanıyordu Bush 1 la yapacağı goruşmede Ermeni tasarısını engelleyebılırse, gezı amacına ulaşmış olacaktı Tam bu sırada ABD, Nelson Ledsky marıfetıyle, BM Genel Sekreterı'nı kullanarak atağa kalktı Dışışlerı, bu nedenle 18 ocakta yapılacak Bush-TO gorüş- mesıne yenıden eğılme zorunlu- luğunu duydu ABD'nın bır baş- ka noktaya varması olasılığı var- dı Bush TO'ye, "Ermeni tasarı- sına karşılık Kıbrıs'ta ödun" for- mulü sunulabılırdı Abramowıtz, dun habersız gö- runmeye çalışıyordu, ama Nel- son Ledsky, eğer çağrı kabul edılmezse, 'Turk-Amerıkan ılışkı- lerının olumsuz yönde etkılene- ceğını" soylemıştı Oysa Kıbrıs sorunu "bır düzeye gelmıştı", bu aşamada gerıye adım atacak ka- rarlar ya da olumlu yaklaşımlar, sadece Turkıye'de değıl, Kıbrıs Turklerınde de sert tepkılerın doğmasına yol açacaktı Daha önemlısı, Kıbrıs sorununu hıç kımse dıledığı gıbı, hele ABD yanlısı polıtıkalarlaçözecek güç- te değıldı Hele yuzde 20 desteklı TO7 Olanaksızdı Dışışlerı dun, yenı gelışmeyı ınceledıkten sonra Denktaş'ı bağlamayacak bır kısa açıkla- maylayetınmeyı uygun goruyor- du Oğleden sonra ABD yolcusu TÖ'nun once ekonomık brıfıng alacağı. sonra Dışışlerı Bakanı Yılmaz'la bır araya geleceğı bıl- dırildı Fakat bu program son ge- lışmeden once hazırlanmıştı Ne var kı son gelışme, dünku toplan- tının nırengı noktası olacaktı Devlettekı bırbırınden habersız ıkı başlılık, tek elden yonetım bu- tun öğelerıyle sergtlenıyordu De Cuellar ıle göruşme Doğramacı aracılığıyla sağlanıyor Hemen arkasından ABD ve de Cuellar, hem de gezı anfesınde, Kıbrıs sorununu olağan mecrasından çıkaracak gırışımde bulunuyor Içerıdekı 'şeklen" ıkı başlılık- tan dışarının yararlandığını soy- leyenlere rastlanıyor Madem kı TO, "Turkıye benden sorulur" ız- lenımını pekıştırerek ABD'ye gı- dıyor Şımdı VVashıngton, hüku- metı, Dışışlen'nı, Denktaş'ı, ka- muoyunu bır yana atarak Kıbrıs sorununu TO ıle kendı anlayışı- na koşut çozüme zorluyor De Cuellar bır başka tehdıt da- ha savuruyor Şubat goruşmele- rıne yanaşılmazsa. mart başında sorunu Guvenlık Konseyı'ne ge- tıreceğını duyuruyor Iç polıtıka zaten çerçevesınden çıkmış Hu- kümetı dışlayan yonetım, şımdı ulusal sorunlardaödune zorlanı- yor ABD Buyükelçısı sağda, sol- da bugunku hukumetın 1992'ye kadar gıdecegını soyluyormuş Hatta TO ıle VValdheım arasında kımı benzerlıkler kuruyormuş VValdheım'ın dışarıda ıtıbarı yok- muş, TÖ'nun varmış TO nün ıçe- rıde ıtıbarı düşerken, VValdheım; ınkı ulkesınde yuksekmış1 ABD gezısınde 'dışarıdakı ıtı- bar" masaya yatırılıyor TO, enınde sonunda gıreceğı "ver-al" kıskacında PENCERE(Baştarafı 2. Sayfada) runluğu gundeme gırecektır Korlemesıne uretımın, çılgınca tuketımın doğal kaynakları ala- bıldığıne somürünun ve çevreyı yok etmenın bır sınırı olmak ge- rekır Dunyanın super guçlerı gezegenımızı oylesıne hesapsız ve plansız sömürüyorlar kı geleceğımızı karanlık gorenler gun- den gune çoğalmaya başlamıştır Batı dunyasında yeşılcı akım- ların guçlenmesı bır rastlantı değıl Uzayda açılan "Kara Delık" uzenne varsayımlar bır yana, pıyasanın körgudusune bağlı ya- rışın ınsanlığı nereye goturdüğu kaygılı bır soru ışaretıdır Sorun kapıtalızm-sosyalızm çelışkısını de aşıyor, boyutları daha buyuk • Falcılıktan yana değılım yıne de şuraya bır çentık atıyorum Bu gıdışle serbest pıyasanın en hızlı savunucuları bıle gun ge- lecek gezegenımızın üretımını ve tuketımını ınsan aklına ve sağ- duyusuna gore planlamanın kaçınılmazlığını anlayacaklardır Planlama fıkrı karı-kocanın yatak yaşamına kadar gırdığıne gö- re ekonomıde nıçın dışlanıyor? Sorunun yanıtı dıkıne tıraşın ge- rıhmınde tepkı yaratabılır, ama yanıtını aramakta yarar var GÖZLEM UGUR MUMCU (Baştarafı 1. Sayfada) 1918 sayılı yasanın 27 maddesi de 1965 yılında değıştırılmıştı 1985 yılında ayrıca 1567 sayılı yasa değıştırılerek dovız ka- çakçılığı suçlarına af getırılıyor, 1117 sayılı yasada yapılan de- ğışıklıkle de sıgara kaçakçılarına af sağlanıyordu Kaçakçılara sağlanan af nıtelığındekı bu değışıklıklerden son- ra Pasaport Yasası'nda da değışıklıkler yapılıyor, sılah kaçak- çısına, uyuşturucu madde kaçakçısına, dovız ve gumrük kaçak- çısına pasaport alma haklan sağlanıyordu Bu "akçelı suç or- gutlen"ne sağlanan kolaylıklar bununla da bıtmıyor, "fuhuş tacırlen" ıle ılgılı pasaport yasaklan da kaldırılıyordu Bır kısım ANAP mılletvekılı geç de olsa uyandı 1918 sayılı "Kaçakçılığın Men ve Takıbıne Daır Kanun" eskı Cumhurbaşkanı Evren tarafından TBMM'ye bır kez daha gö- rüşulmek üzere gonderıldığınde TBMM korıdorlarında kımle- rın dolaştıkları, kımlerın "kulıs" yaptıkları anlaşıldı Gerı gönderılen yasa TBMM Adalet Komısyonu'ndan geçmış, genel kurula sunulmuştur Sunulan metınde hukumetın "eko- nomık suça ekonomık ceza" uygulaması bır yana bırakılmış ve hayalı ıhracat suçları ıçın "beş yıldan on yıla kadar" ağır hapıs öngorülmüştur Yasa, TBMM Genel Kurulu'nda görüşulurken, Hasan Celal Guzel ve arkadaşları, "hayalı ıhracat" suçları ıçın ağır hapıs ce- zası öngoren Adalet Komısyonu raporu lehıne oy kullanacak- lar ANAP Mılletvekılı Gökhan Maraş ve arkadaşlarınca venlen bır yasa onerısı nedenıyle de gurültu kopacaktır ANAP'takı partı ıçı muhalefet lıderlerınden Hasan Celal Gü- zel'ın de destekledığı "Nereden Buldun Yasası" hukumet yan- lısı mılletvekıllerı ıle bır kısım ANAP mılletvekılını karşı karşıya getırecek Kamuoyunda "Nereden Buldun Yasası" olarak bıhnen yasa önerısı, 12 Eylül donemınde çıkanlan "Kamu Gomvlılerı ıle Ilgılı MalBıldırme Kanunu"nun genel ılkelerını koruyor, bu yasayı da- ha da ışler hale sokmayı amaçlıyor Mal Bıldırımı Yasası "haksız mal edınme"yı şöyle tanımlıyof — Kanuna veya genel ahlaka uygun olarak sağlandığı ıspat edılemeyen mallar veya ılgılının sosyal yasantısı bakımından ge- lınyfe uygun olduğu kabul edılemeyecek harcamalar şeklınde or- taya çıkan arbşlar, bu kanunun uygulanmasmda haksız mal edın- me sayılır Maraş ve arkadaşlarınca getınlen yasa önensınde bu tanım korunuyor Yasa kapsamına "ıkıncı dereceye kadar (bu derece dahıl) kan ve sıhn hısımlan" da alınıyor Bugunku hukuk düzenınde gorev nedenıyle ve görev sıra- sında suç ışleyen devlet memurları hakkında on soruşturma, Osmanlı devtetınden kalan Memurın Muhakematı Yasası'na gö- re yapılır Soruşturmacılar ılgılı memurun bağlı bulunduğu kurumca be- lırlenır Savcılar, doğrudan doğruya soruşturma açamazlar Akçeiı suçlar ışleyen devlet memurları ıle ılgılı soruşturma yön- temı 1609 sayılı yasa ıle belırlenmıştır Bu yasa, orneğın ruşvet ıle ılgılı olaylarda soruşturma yapma gorevını savcılara verıyor Savcılar, akçelı suç ışledığı ılerı sürulen memurlar hakkında bu memurun çalıştığı kurumdan ızın almadan soruşturma aça- mazlar Bu "ızın koşulu" da bu gıbı suçlardakı soruşturmaları engel- lıyor Maraş ve arkadaşlarının yasa önensınde bu "ızın" koşulu da kaldırıhyor Ayrıca, ruşvet olayını ıhbar edene ödül verılmesını de öngöruyor Hükümet, bu yasa onerısıne karşı çıktı Guzel ve yandaşları ıle Akbulut arasındakı "ıkıncı düello" bu yasa önerısı nedenıy- le çıkacak ANAP mılletvekıllerını bekleyen bır önemlı sınav da eskı Mıl- lı Savunma Bakanı Ercân Vuralhan'ın dokunulmazlık dosyası- dır Halep oradaysa arşın da buradadın Bg dosya, Başbakanlıkça nıçın bekletılıyor 1 ' ANAP mılletve- kıllerı bu duruma nıçın hıç ses çıkartmıyor? "Nereden Buldun Yasası" Ozal hükumetlerınce çıkanlan ve hayalı ıhracatçılar ıle kaçakçıları koruyan yasalara o gunlerde ses çıkarmayan ANAP mılletvekıllerının vıcdan azaplanndan mı kaynaklanıyor? Herhaldei HESAPLAgMA BURHANARPAD (Baştarafı 2. Sayfada) ruluyor Dostum Salah Bırsel'ın sözlerı yankılar bıraktı: 'Ah Beyoğlui Vah Beyoğlu'" Içinden çıkılmaz bır kargaşa 1 Beyoğlu uzenne ve ozellıkle Istanbul uzenne kıtaplar yayım- lanıyor Turkıye Turıng Kurumu'nun başı çektığı bu yayımlara bır yenısı katıldı Rakım Zıyaoğlu'nun 'Yırmı Bırıncı Yuzyıla Yakla- şırken Beyoğlu " Bu başlığın altında şunlar yazılı (Kışılerıyle, bınalarıyla, anı- larıyla, öykülerıyle) Onsöz bölumunde de şu ılgınç sozler goze çarpıyor "Beyoğlu, taşıdığı ünu yansıttığı karaktere bakıldığında ve özel- lıkle 'Cadde-ı Kebır' bugünkü adıyla Istıklâl Caddesı, ıkıncı de- recede de Meşrutıyet Caddesı bır açıkhava muzesıdır" Yazar, gazetecı oğretmen ve kendı deyımıyle Istanbul şehır ve beledıye tarıhçısı Rakım Zıyaoğlu'nun değerını ve kıtabın nı- telığını okura ulaştırmanın en sağlam yolu, kımı bölümlerı kısa kısa buraya aktarmak olur dıye düşündüm Çevıklık ve nefes ısteyen ve orkestrasına caz denılen bu yenı danslar gençlerı, yaşlıları oylesıne sarsmıştı kı cazın bulunma- dığı yerde yenı çıkmış, kutuya konmuş, borusuz Deca marka, Sahıbının Sesı gramofonlarla kolayca oynanıyordu Bu danslar ve gramofonlar okullara, kuluplere ve kabarelere gırıyordu Te- pebaşı'nda Unıon Françaıse'de Yuksek Kaldırımda, eskı Teutonya Alman Kulubu'nde gazeteler, kurumlar, yanşlar duzenlıyorlardı. Beyaz Rus Göçmenlerı Beyoğlu'nda Savaşın sonlarına doğru 1917'de Rusya'da Bolşe\'ik ırrblalı kop- muştu Kerensky geçıcı hükümetı de Moskova'da altı aydan fazla yö- netımde duramamış, Komünıst Partı ıktıdarı ele almıştı Beyaz Rusların son dırencı sona ermış, Verangel ordularının asker, sı- vıl artıkları son çarlıktan kalma soylu kışılen de geçıcı göçmen olarak Istanbul a sığınmışlardı Bunlann bır bolumu Avrupa'ya, bırazı Amerıka'ya gıtmış pek azı da Beyoğlu'nda oturmaya baş- lamışlardı Boylece Beyaz Rusların getırdıklerı bazı yenılıklerı, alışkan- lıkları, mesleklen, hunerlerı Beyoğlu hayatına eklenmış oluyor- du Ozellıkle pastacılık, çıçekçılık, Balalaykalı müzık ve eğlence turlerı bu dönemde yayıldı Beyoğlu'na Beyoğlu'nda bazı Rus şehırlerının adıyla pastaneler açıldı Pet- rograd Moskova pastanelen Eskı Beyoğlu'nda değıl, ama Mos- kovıt adıyla Bebek'te luks bır gece kulübü kendısınden sonra açılacaklara ornek oldu Ozellıkle pastaneler, zarıf çıçekçı dük- kânları ve muzıklı eğlence yerlerınde masalara çıçek satışları, sahnedekı artıstlere çıçek gondermek o yıllardan başlamış, gü- numuze gelmıştır Beyoğlu ve Cadde-ı Kebır'ı bızım yaptığımızdan başka bır bı- çımde, başka bır plan ve üslupla yazmak da mumkundür Bız kendı bıçımımızle bır şeyler derlemeye, toparlamaya çâlıştık Yat- nız çalışmalarımızda sakız gıbı çığnenmış değıl de bıraz unu- tulmuş bıraz da kolay ele geçmeyecek adları, anılan, olayları seçerek saptamayı yeğledık Bu davranış, araştırmamızın özel- lığını oluşturmakta sanınz geleceğe de yarar sağlamaktadır Şu kabahatı de taşıyoruz Istanbul oyle bır şehırdır kı pek çok sem- tı, ozellıkle Beyoğlu, her defasında yenıden yazılsa daha önce yazılmışlara yenı ekler bulunabılır O yıllarda daha yetışkın ve kesesı elvenşlı, dansa meraklı kım- seler Parmakkapı, Sıraselvıler gıbı yerierde açılmış ve kuçuk çap- ta bufelerı de bulunan salonlara devam ederlerdı Bu salonların en tanınmışı Madam Salah Salonu'ydu Oya denılen salon tam amatordu En çok Rum, Musevı Ermeni, Levanten, tek tük de Turk kızları buiunurdu Muammer Karaca toplum oyuncusuydu Konuyu yaşayan ın- sandan ve yaşanan hayattan, yanı olaylardan alırdı En genış çapta bır psıkolog, bır sosyoloğa taş çıkarırcasına rolune sahıp çıkardı Istanbul yarım yüzyılda beş yuz bınden yedı milyon ınsana tır- mandı Ne var kı bu nufus artışı, dunya kultür başkentlerındekı- ne hıç benzemeyen bır duzensızlıkle gerçekleştı Istanbul yok edıldı ve edılmekte Rakım Zıyaoğlu nun Beyoğlu kıtabı bu ba- kımdan gerçekten bır basvuru kıtabı, kendı deyımıyle bır "Istanbul rehberı "dır Istanbulseverlere duyurulur
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle