05 Aralık 2025 Cuma Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Mineke Schipper'le 'Erkek Acı Çeker Kadının Ruhu Duymaz1 'Kadınlann eşitlik mücadelesi devam edecek' NTV yayınları, dünyanın dört köşesinde kadınlar üzerine söylenmiş atasözlerini derleyen temel bir yapıt yayımladi: Dünya Dlllerinden Atasözlerlyle Kadınlar: Erkek Acı çeker, Kadının Ruhu Duymaz. Kltabın yazarı Mineke Schipper, TÜYAP Kitap Fuarı nedeniyle Istanbul'a geldi. Mineke ile kitabını konuştuk. kadın bir bedeni var. Böylece bir atasözünde rastladığımız saçı kısa aklı uzun fikri, KADINLAR AYAKKABI GİBİDİR. S~*% evgili Mineke, atasözleyalnızca Türkçe kültüründe değil, Isveç CANINIZ İSTEYİNCE ^ ^ riylc ilgilenmeye nasıl kültüründe de karşımıza çıkıyor. DEÖISTİREBİLİRSİNİZ" mm • y başladınız ? Öyleyse henzerliğin rastlantı oimadığı Kitnbınızm tcmaları, kaJın bedeninin • ^ • Altı yıl, Afrika'da sonucuna vardınız? bölümlerini ve kadının yaşammm temel evUniversite Libre du Congo'ı/a ça Evet. Kesinlikle öyle. Açıkçası işe başrclcrini kapsıyor sonra hıı temahnn alttnda larken daha çok kültürleri birbirlerinden lışmasaydım, atasö/leriyle pek ilgilarklı ülkelenlen, tarklı kiiltürlerJen örsi kalmamış çağdaş Batı dünyasınayıran, farklılıkları vurgulayan varsayıma ncklcr var. Ncden bu yöntenii seçtiniz? dan herhangi bir kişi gibi, benim yaslanıyordum. Çalıştıkça, gerçeğin buna Farklı kültürlerden atasözlerindeki de aklımın kıyısıntlan geçmezdi tam uymadığını keşfettim. Bu yöntem, çok imajların ve fikirlerin arasındaki benzerlikatasözlcriylc uğraşmak. Nobel ödüllü farklı kültürlerin kadın konusunda ne kalerin rastlantı olup olmadığını anlamaya çayazar Chinua Achebe "Atasözleri sözdar çok ortak paydası olduğunu göstermek liştım. Bu nedenle onları, ömeğin, saçlar, cüklcrin ycnmesini sağlayan palmiye için çok elverişli. Bu sekilde benzerliklerin gözler, dudaklar, boy pos gibi bedenin böyağıdır" der. Afrika'da çok atasözü altını çizerek insanlar arasında köprüler lümlerine göre ya da genç lcızlık, annelik, duydunı ve yavaş yavaş onları kaydetkurmak mümkün. Farklılıklardan çok benyaşlılık gibi farklı ülkelerden, farklı kültürmeye başladım, çünkü onların şiirscl zerlikleri öne çıkarmak diyaloğun başlangı; İcrden de olsa kadınlann içinden geçtiği gücüyle büyülcnmiştim. Daha sonra cı değil midir? Karayip ülkelerinde dolaşır: değişik evrelere göre aynı temalar altında edebiyat ve kadın üzerine bir kitap derken Surinamlı bir kadınla tanıştım. Bana I yan yana topladım. Hepimizin, erkek ya da lemesi yaparken, her bölümün başına Hollandaca'dan bildiğim bir atasözü söyle di. Daha sonra Malili bir yazarla tanıştım, o bana aynı atasözün Batı Afrika'da Mandinka kültüründen gcldiğini söyledi: "Bir kadınla bedeninin güzelliği için evlenen erkek, o bedeni kaybeder, kansıyla başbaşakalır." Değişik ülkclerde bu rastlantılarla, benzerliklerin karşılaşmak, olması hiç şaşırtıcı değil. Tarih l>oyunca savaşlar, 1 laçlı Seferleri, esir ticareti, sömürgecilik, göç ve iltica oldukça, atasözleri yepyeni bağlamlara O Taciser uiaş BELCE bu atasözlerinden koydum. I Tüm bilimlerin anası atasözleri midir? "Bcnim fikrimi sorarsan Sanço, doğru olmayan tek bir atasözü bile yoktur; çünkü isin asltna bakarsan bunlarm hepsinin temeli, tüm bilimlerin anast olan dolaysız deneyimlerden çıkan gözlemlerdir" (M. Cervantes, Don Quijote). D Taciser Ulas BELCE lcrini açmalarına izin veren şey, erkeklerin kendilerini denedeme dereccsi olmalıdır. Buna karşılık, kadın bedeninin örtülmesi (ba$ da dahil olmak üzere), 'cinsel güvcnliğc', güven olmadığı anlamına gelecektir." (s. 44). KADININ BEYNİ VE SAÇI Yine bu bölümünde kadınlar hakkındaki atasözlerinin kadınları temsil etmediğini öne sürer. Toplumların çoğunda kadınların kamusal alandan ve kamusal işlevlcrden dışlandığı ve yeterince temsil edilmedigine değinir vc sözlü kaynaklarda olduğu kadar, sözliik, derleme gibi yazılı kaynaklardan topladığı atasözlerinde bile özellikle çaba göstermesine karşın, kadınlann görüşlerinin çok az temsil edildiğini vurgular. Böylelikle kitap boyunca karşımıza çıkan, dünyanın dört köşesindcn sayısız dildc, kadınları anlatan atasözü bizc aslında kadınlann sesinin nasıl bastınldığını göslerir: "Kadının şekli melek, kalbi yılan, beyni eşek gibidir" (Almanca), "Kadın aklı, çocuk aklı" (Batı Afrika), "Saçı uzun aklı kısa" (Türkçe/ Isveççe). Böylece Schipper dcrlemesindc "Tepeden Tırnağa" başlığını verdiği birinci bölümde, ilk sınıiiandırmayı kadın bedeninin parçaları üzerinden yapar: Baş, saçlar, gözler, dudaklardan ba^layıp, memeler, vajina ve rahim gibi kadının cinsel özellikleriyle dev;im eden bir sıralama. tkinci bölümde, hayatın evrelerine odaklanır: Kızlar, gelinler, anneler, kaynanalar, yaşlılık. Üçüncü bölümde aşk, cinsellik, doğurganlık temalarını inccler. Dördüncü bölümde kadın iktidarı başlığı altında, kadınlann komışma yeteneği, yaptıkları işler ve bilgikurnazlık karşıtlığına eğilir. Beşinci bölüm atasözleri ve deyimlerde yer alan metaforlar ve bunların verdiği mesajlar üzerine yorumları içerir. Kitap, "Küresel Çağda Atasözlerinin Hayal Cîücü" üzerine bir sonsözlc sona erer. Kadınlar üzerine atasözleri tıpkı burçlar konusu gibi başlıbaşına eglenceli bir sohbet konusu olabilir. Gelin görün ki, sohbet açılmadan önce, bu atasözleri okyanusunda Mineke Schipper'in yol göstericiliğinde bir ön keşif yapmışsantz, sohbet eglenceli olduğu kadar aydınlatıcı da olabilir. • yerleşmiş. Avrupa'da bazı atasözleri var, bunlar tspanyolca konuşan bütün ülkelere bazılan da tngiliz milletler topluluğu ülkelerine yayılmış. Örneğin, "Kadınlar ayakkabı gibidir, canınız isteyince değiştircbilirsiniz" (Racastan dili, Hindistan). "Kadınlar otobüs gibidir: biri kaçarsa öbürü gelir" (Ispanyolca, Venezüella). " Kadınlar taze muz yaprağı gibidir; çiftlikte bunlardan o kadar çoktur ki bitmek tükenmek bilmezlcr" (Ganda, Uganda). Kadınlara bu kadar ihtiyaç varken, nasıl olur da bu sözler söylenir? Çok açıktır ki kadınlann ortalıkta dolaşması, crkeklcrde kafa kanşıklığı, korku ve kaos yaratıyor. Atasözleri, erkeklerin kadınlann "denetlenemezliğiyle" yaptığı sonsuz mücadeleyi yansıtır. Bunun özünde de "babalık" meselesi var. Jamaika'dan bir atasözü, "Babanın adı, annenin bildiği sırdır" der; Ashanti dilinden bir örnek: "Yalnız hamile olan babanın kim olduğunu bilir" der. Katalanca ve Karayipler'den bir atasözü: "Annenin bebeği, belki babanın da bebeğidir." Meksika'dan tspanyolca bir atasözü "Çocuk doğsun, babasının kim olduğunu söyle r" der. BİR KADININ ÜNÜ. ONUN MUTLULUĞUNUN MEZARIDIR" Atasözlerinin kadınlann üzerinJe baskı kıırnn bir stmtejisi mi var? Kesinlikle. Atasözlerinin iki stratejisi var. Bunlardan birincisi kadınları küçümsemck, ikincisi ise kadını bir tehlike olarak göstermek, ona karşı crkeği ve (toplumu) uyarmak. Atasözleri toplumda egemen olan kadın imajlarını güçlendirmek için tekrarlanır. Dııllar, kaynanalar, yaşlı kadınlar hakkında atasözleri geleneksel kadın rollerini vurgular. BuraJa sevdiğhiz örneklcri not etmek isterim. Topladığım 15 bin atasözünde en çok tekrarlanan kalıplardan biri, ideal evli kadınlar hakkında. Bu kadının kocadan daha genç, daha az yetenekli ve boy pos bakımından da daha küçük olması gerekir. Bu şekilde onu istenilen kalıba sokmak, kolay olacaktır. İşte ABD'den bir atasözü: "Bir kadının ünü, onun mutluluğunun mezarıdır." Dünya Jeğişiyor ama atasözleri aynı mı kalıyor? • Günümüzde atasözlerinin yerini reklam ya da propaganda sloganları alıyor. Bunlann çok korkunç, çok saldırgan bir türü var. Kadınlara "Ne kadar az giyinirsen, o kadar çok mcmnun edersin" diyen bir slogan düşünün. Kadınlann eşitlik mücadelesi devam edecek. • Erkek Acı Çeker Kadının Ruhu Duymaz/ Mineke Schipper/ Çcv: Taciser Ulas Belge/ NTV Yaymlan/ 400 s. K İ T A P SAYI 1 0 8 2 I £\ chipper'in çalışması, yaratılış mitiyle başlayıp, küresel ^ ^ çağda atasözlerinin hayal gücünü irdelcmcye kadar lJuzanan bir seyir izliyor ve yaklaşık 150'den fazla ülke ve yüzlcrcc dili kapsayarak dünyanın hcr köşesine uzanı yor. Giriş bölümü, kitabın sistematiğini ortaya koyarken, "meğer insanlık ölmemiş, işte hepimiz kardeşiz" inaııcımızı da tazeliyor, çünkü "hayata alışmantn başladığı yer" olarak kabul edilen insan bedeninin, hepimizi ilgilendiren ortak bir konu olması veya "insanlığın birbiriyle tanışma zahmetine katlanmamış akrabalardan oluşması" gibi kucaklayıcı bir söylem kullanılmiş. Schipper'in karşılaşlırmalı çalışmalar yapmasının arkasındaki itici güç de yine bu kucaklayıcı yaklaşımdan beslcnmiş: Kültürler arasında duvarlar örmek yerine yakınlaşma çabası göstermek. 13unun için, hepimizin paylaştığı basit şeylerden yola çıkmak yeterli: "Doğumla ölüm arasında, hayatımızın birbirini izleyen aşamalarını bedcnimizle birlikte yürür geçeriz. Bedenlerimiz bizi hasta cder, engelli yapar, ya da fiziksel güzelliktcn yoksun bırakarak üzer. Sevişmek, gebe kalmak, çocuk doğurmak için bcdenlerimize ihtiyaç duyanz." Ote yandan kadın bedeninin atasözlerinc çok zengin imgeler sağladığı bir gerçck vc bu imgeler hiç de masum değil. Schipper bu noktada dikkatimizi toplumsal cinsiyet rollerine çekerken, kadınların ezilmesine yol açan kültürel arka planı da yorumlar: "Avrupa'da geçmişte göğüsler kapalıydı ve ilk Avrupa dekoltesinin Rönesans dönemiyle birlikte başladığı tahmin cdilir. Batı dünyası bağlamında, eğer kadınlamı bedeninin açılması bireysel düzeyde kendini dcnetlcme düzcyinin yüksek olduğu çevrelerde başladıysa ve insanlar ancak istismar edilmc tehlikesine karşı yeterli güvenceleri olduğu zaman kendilerini gösterebileceğine göre, kadınlann edcpsiz sayılmadan ve giderek artan bir güvcnle beden10 SAYFA C U M H U R İ Y E T
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear