Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
11 KASIM 2010 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA dishab@cumhuriyet.com.tr DIŞ HABERLER 17 Avusturya’nın uyum politikalarını sert dille eleştiren Büyükelçi Tezcan, Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı SAĞNAK NİLGÜN CERRAHOĞLU ViyanaAnkara hattı gerildi ‘İslamda bizim felsefemiz farklıdır’ ie Presse “Neden Hırvat ailelerin çocukları okulda daha başarılı?” Tezcan Çok basit: Hırvatlar Hıristiyan oldukları için toplumda hoş karşılanıyorlar, Türkler ise hoş karşılanmıyorlar. Die Presse “Belki sosyal açıdan yükselmeyi de daha fazla arzuluyorlardır.” Tezcan Eğer insan hoş karşılanmıyorsa ve kenara itiliyorsa o zaman neden bu toplumun bir parçası olmayı istesin ki? Die Presse Başkalarından daha iyi olmak ve bunu göstermek için. Tezcan Bu Batı zihniyetidir. Bizim böyle merkantilist felsefemiz yoktur. İslamda bizim felsefemiz farklıdır: Sahip olduğun her şey Allah’tandır ve sana yeter. Yapman gereken tek şey, ailene ve çevrendekilere iyilik etmektir. Viyana’daki Türkler birbirlerine yardım eder. Onlar sevilmediklerinin bilincindeler. Die Presse Neden böyle düşünüyorsunuz? Tezcan Avrupa’nın bir kültür merkezi olduğunu iddia eden bir şehirde, aşırı sağcı bir parti neredeyse yüzde 30 oranında oy alıyor. Ben BM’nin, AGİT’in veya OPEC’in genel sekreteri olsam, burada durmazdım. Burada yabancıları istemiyorsanız, kovun gitsin. Yabancıların hoş karşılandığı pek çok ülke var. Başka insanlarla birlikte yaşamayı öğrenmelisiniz. Avusturya’nın sorunu ne? Die Presse Avusturyalıların konukseverliği konusundaki tecrübeleriniz nedir? Tezcan Bir yıldan beri buradayım. Yalnızca bir kez Avusturyalı bir aileden davet aldım, geçen hafta sonu Krems’te. Viyana ile Avusturya’nın geri kalanı arasında büyük fark var. Viyana dışında herkes daha misafirperver. Dışişleri Bakanlığı’ndan kimsenin kendisini evine davet etmediğini de söyleyen Tezcan şu ifadeleri kullandı: “Bir büyükelçi, gelişini takip eden ilk aylarda nezaket ziyaretlerinde bulunur. Dışişleri Bakanı’ndan randevu istediğimde, ‘Bakan büyükelçileri kabul etmiyor’ dendi. Ben bu ülkede yaşayan 250 bin insanın büyükelçisiyim. Burada hangi diyalogdan bahsediyoruz?” ‘AB Süreci Çürüyor!’ Devlet Bakanı, Başmüzakereci Egemen Bağış’ın “Artık burnumuza AB üyeliği kokuları geliyor” sözleriyle pazarladığı, “yayımlanan raporlar içinde en olumlusu” diye söz ettiği AB’nin son ilerleme raporuna ilişkin renkli fantezilerini serd ettiği sırada, biz Roma’da Emma Bonino’yu dinliyorduk... Türkiye’de AB’yle ilgilenen herkesin tanıdığı İtalyan politikacı Bonino, eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari’nin başkanlık ettiği “akil adamlar” komitesinin üyesi aynı zamanda. Türkiye’nin üyeliğini savunan ve Avrupa’yı Türkiye’ye karşı adil olmaya çağıran komitenin çabaları anlaşılan o ki, sonuçsuz kalmaya yüz tutmuş… Halen İtalyan Senatosu Başkan Yardımcılığı yapan, Avrupa Parlamentosu ve Komisyonu’nda almış olduğu görevler nedeniyle “AB mekanizmalarını” avucunun içi gibi bilen Bonino, hiç görmediğim ölçüde “karamsardı”. D VİYANA Türkiye’nin Viyana Büyükelçisi Kadri Ecvet Tezcan, Avusturya’nın uyum politikalarını eleştiren açıklamalarının ardından Avusturya Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı. Avusturya’nın sağ liberal gazetelerinden Die Presse gazetesine demeç veren Tezcan, bu ülkedeki Türklerin uyumsuzluğunda Türklerin değil Avusturyalıların kabahatli olduğunu ifade ederek gerek Viyana yönetimini, gerekse Avusturyalıları eleştirdi. Büyükelçi, gazeteciye “Sorularınızı bir diplomat olarak mı cevaplamamı istersiniz, ki bu sıkıcı olacaktır yoksa bir yıldan beri Viyana’da yaşayan ve buradaki 250 bin Türk ile pek çok teması olan biri olarak mı” sorusuna “İkincisini tercih ederim” yanıtını aldı. Avusturyalıların Türkiye’ye ilgilerinin sadece turizmle sınırlı olduğunu söyleyen Tezcan, “Türkler ev için başvurduklarında hep aynı bölgelere gönderilmekteler, daha sonra da gettolaşılıyor diye rahatsızlıklar dile getirilmekte” ifadesini kullandı. Ayrıca Avusturyalı ailelerin çocuklarını göçmenlerin yoğun olarak bulunduğu okullara göndermediklerini, böylece bu okulların etnik kökenli okullara dönüştüğünü de sözlerine ekleyen Tezcan şöyle devam etti: “Böyle olunca da çocuklar belli bir çevre ile sınırlandırılmış olmaktalar.” Türban konusuyla ilgili olarak Tezcan, Avusturyalılara hitaben “Bu konuda hiçbir şey söylemeye hakkınız yoktur, herkes kafasında ne taşıyacağına kendisi karar verir... Bu ülkede insanlar nasıl çıplak olarak yüzebilme özgürlü ğüne sahipseler, başkaları da türban takma özgürlüğüne sahip olmalıdır” dedi. Merkel’i de eleştirdi Avusturya İçişleri Bakanı Maria Fekter’i yanlış partide bulunmakla suçlayan Tezcan, Fekter’in uyum ile ilgili çalışmasının merkezini polisiye çözümler olarak değerlendirdi. Fekter’in savunduğu düşüncenin, liberal ve açık bir zihniyete uygun düşmediğini savunan Tezcan, bunun Almanya Başbakanı Angela Merkel için de geçerli olduğunu söyledi. Tezcan şu ifadeleri kullandı: “Bu nasıl bir mentalite? Bunu 2010 yılında, sözde hoşgörünün ve insan haklarının merkezi olan Avrupa’da işitmek zorunda kaldığıma inanamıyorum. Yine de göçmenlerin hiç hata yapmadığını söyleyemem.” Gazetenin, yabancı düşmanlığıyla tanınan Avusturya Özgürlükçüler Partisi’nin lideri HeinzChristian Strache ile hiç görüştünüz mü, sorusuna Tezcan şu yanıtı verdi: “Elbette. Entegrasyonla ilgili hiçbir konuda hemfikir olmadığımız noktasında fikir birliğine var Kadri Ecvet Tezcan. KADİM ÜLKER dık. Strache’nin dünyanın nasıl geliştiği konusunda bir fikri yok. Bir de bu ülkedeki gibi bir sosyal demokrat parti hayatımda görmedim. Normalde sosyal demokratlar, kökeni ne olursa olsun insanların haklarını savunurlar. Burada bana ne dediklerini biliyor musunuz? ‘Bu konuda bir şey söylersek, Strache daha fazla oy alır.’ Bu inanılmaz.” Başbakan ve Sosyal Demokrat Partisi lideri Werner Faymann “Büyükelçi Tezcan açıklamalarıyla sadece misafir olduğu ülkenin demokratik, ulusal ve uluslararası kurumlarına ve insanlarına değil, aynı zamanda bir komşu ülkenin başbakanına bile hakaret etmiştir. Bunun birlikte yaşamaya bir yararı olmayacaktır” dedi. Başbakan Yardımcısı ve Avusturya Halk Partisi Genel Başkanı Josef Pröll ise “Bir diplomatın bu şekilde konuşması ölçüsüz ve kabul edilir gibi değildir” diyerek tepki gösterdi. SPÖ Genel Sekreteri Günther Kräuter Tezcan’ın açıklamasını provokatif bulduğunu ve bir diplomatın ifade etmesi gereken sözler olmadığını kaydetti. Emma Bonino: Katılım süreci felç Türkiye’nin “AB süreci” için, “felç” ifadesi kullanan siyasetçi, “Marta dek yeni başlık açılmazsa katılım süreci bloke olacak” dedi ve şöyle devam etti: “Bunun anlamı sürecin ‘çürümesidir.’ İleri gitmeyen süreç, gerilemeye mahkumdur...” “Dolaysız” bir üslup kullanan Bonino, “çürümeye terk edilen” sürecin geldiği noktayı ve ardındaki ivmeyi şöyle izah etti: “Avrupa’da Türkiye tartışması ‘teksesli!’ Tartışmada yalnız radikal Türkiye karşıtlarının, diplomasi sınırlarını aşan sesi çıkıyor. İtalya, İngiltere, İspanya, İsveç.. gibi ‘üyeliği destekleyen’ ülkelerin sesleri hiç duyulmuyor.” Başka deyişle “Türkiye yanlısı ülkelerin” desteği, “resmi bazı deklarasyonlarla” sınırlı kalıyor. Söz edilen ülkeler ne Avrupa kamuoyları nezdinde, ne Avrupa kurumları içinde “sözde desteklerinin” gereğini yerine getiriyor! “Türkiye’nin AB destekçileri”, “destek” mücadelesini Brüksel’den yürüteceklerine, “Türk’e Türk propagandası” yaparak, yalnız “Türk kamuoyuyla sınırlı kalan”, bir “bal çalmak” hamlesi için kullanıyorlar. “Destekçi ülkeler” de, kısaca “samimiyetsiz”ler! Bu “samimiyetsizlik”, “TürkiyeAB ilişkilerini izleyen” uzmanlar tarafından, kapalı kapılar ardında öteden beri irdelenegelir. Ancak böyle kamuya açık bir toplantıda uluorta altının çizilmesi enderdir. İlişkilerin dönüşü olmayan bir yere gelmesi, tarafların ikiyüzlülüğü, vizyon kıtlığı ve gerçekle yüzleşmeyen “teorik” akademisyenlerin savlarından anlaşılan artık çok sıkılan Bonino önceki gün bunu yaptı ve alışılmadık dobralıkla girilen bu “çürüme ivmesini” özetledi. ‘AB ile görüşmeler kesilmelidir’ FPÖ Genel Sekreteri Harald Vilimsky ise Türkiye ile diplomatik ilişkilerin kesilmesi çağrısı yaparak “Türk diplomatın açıklamalarının Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne ait olamayacağını kanıtlamıştır. Federal hükümetin Türkiye ile AB üyelik görüşmelerinin kesilmesini talep etmesi gerekir” dedi. Açıklamalarının ardından Büyükelçi Tezcan, Avusturya Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı. TEZCAN’A SAHİP ÇIKMADI BAHADIR SELİM DİLEK DAVUTOĞLU, Adı telekız skandallarıyla anılan İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, ülkenin sellerden etkilenen kuzey kesiminde incelemelerde bulundu. Berlusconi Padua’da yerel yetkililerle konuşurken dışarıda da polisle protestocular arasında çatışma çıktı. Selin kuzey kesiminde yol açtığı hasarın mali yükü 1 milyar Avro olarak hesaplanıyor. (Fotoğraf: AP) Protestolu karşılama T.C. ANKARA GAYRİMENKUL SATIŞ (22) İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN TAŞINMAZIN AÇIK ARTTIRMA İLANI DOSYA NO: 2009/4265.ES Satılmasına karar verilen gayrimenkulun cinsi, kıymeti, evsafı, Satış Şartları: Ankara ili, Yenimahalle ilçesi Çerçideresi Mahallesi Suadiye Caddesi 21 kapı nolu Birlik apartmanın bulunduğu yere rastlayan imarın 8497 ada 6 parselini teşkil eden 445 m2 arsa üzerine inşa edilen 40/445 arsa paylı 2. Bodrum kat 3 nolu, 3 oda salon antre mutfak banyo WC ve 1 adet balkondan müteşekkil net 71 m2 kullanım alanlı mesken vasıflı taşınmaz ve eklentisi 3 nolu kömürlük ile birlikte, bir borçtan dolayı açık arttırma suretiyle satılacaktır. Gayrimenkulun geniş evsafı dosyada mevcut bilirkişi raporunda açıklanmıştır. TAKDİR OLUNAN KIYMETİ: 55.000,00.TL %1 KDV Alıcıya aittir 1 Satış 07/03/2011 günü saat 14.00’ten 14.10’a kadar Ankara Adliyesi Mezat Salonu’nda açık arttırma sureti ile yapılacaktır. Bu arttırmada tahmin edilen kıymetin %60’ı ve rüçhanlı alacaklılar varsa mecmuunu ve satış ve paylaştırma masraflarını geçmek şartı ile ihale olunur. Böyle bir bedelle alıcı çıkmaz ise en çok arttıranın taahhüdü baki kalmak şartıyla, gayrimenkul 17/03/2011 günü saat 14.00’ten 14.10’a kadar Ankara Adliyesi Mezat Salonu’nda ikinci arttırmaya çıkarılacaktır. Bu arttırmada da bu miktar elde edilmemiş ise gayrimenkul en çok arttıranın taahhüdü baki kalmak üzere arttırma ilanında gösterilen müddet sonunda en çok arttırana ihale edilecektir. Şu kadar ki, arttırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin %40’ını bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka, paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi lazımdır. Böyle fazla bedelle alıcı çıkmaz ise satış talebi düşecektir. 2 Açık arttırmaya katılmak isteyenlerin takdir edilen kıymetin %20’si nispetinde nakit pey akçesi (TL) ya da bu miktar kadar milli bir bankanın kesin ve süresiz (Dosya numarası belirtilerek) teminat mektubunu vermeleri gerekmektedir. Satış peşin para iledir. Alıcı istediği takdirde kendisine 10 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. Katma değer vergisi, ihale damga vergisi, alıcı adına tahakkuk edecek l/2 tapu harcı satın alana ait olacaktır. Birikmiş emlak vergi borçları, Tellaliye resmi ile satıcı adına tahakkuk edecek tapu harçları satış bedelinden ödenir. Tahliye ve teslim giderleri ihale alıcısına aittir. 3 İpotek sahibi alacaklılarla, diğer ilgililerin, varsa irtifak hakkı sahipleri de dahil olmak üzere bu gayrimenkul üzerindeki haklarını, faiz ve masrafa dahil olan iddialarını dayanağı belgeler ile 15 gün içinde müdürlüğümüze bildirmeleri gerekir. Aksi takdirde, hakları tapu sicili ile sabit olmadıkça, paylaşmadan hariç bırakılacaktır. 4 Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağına mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhal veya İİK. 130. maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadır. 5 Gayrimenkul kendisine ihale olunan kimse müddetinde parayı vermezse ihale kararı fesh olunarak, kendisinden evvel en yüksek teklifte bulunan kim ise arz etmiş olduğu bedelle almaya razı olursa ona, razı olmaz veya bulunmazsa hemen arttırmaya çıkarılır. Bu arttırma ilgililere tebliğ edilmeyip, yalnızca satıştan en az yedi gün önce yapılacak ilanla yetinilir. Bu arttırmada teklifin İİK. 129. maddedeki hükümlere uyması şartıyla taşınmaz en çok arttırana ihale edilir. İhalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri teklif ettikleri bedelle son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen sorumludur. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme gerek kalmaksızın İcra Müdürlüğünce tahsil olunur. 6 Şartname ilan tarihinden itibaren Müdürlüğümüzde herkesin görebilmesi için açık olup, masrafı verildiği takdirde isteyen alıcıya bir örnek gönderilebilir. 7 Satışa iştirak etmek isteyenlerin şartnameyi görmüş ve münderecatını kabul etmiş sayılacakları, başkaca bilgi almak isteyenlerin 2009/4265,Es, sayılı dosya numarası ile Müdürlüğümüze başvurmaları rica olunur. 21/10/2010 (İc.İf. K. 126) (*) İlgililer tabirine irtifak hakkı sahipleri de dahildir. (Basın: 75694) STRASBOURG Türkiye ile Avusturya arasında patlak veren “getto” krizinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Viyana Büyükelçisi Kadri Ecvet Tezcan’a sahip çıkmadı. Davutoğlu, Avrupa Konseyi Dönem Başkanlığı’nın devir teslim töreni için geldiği Strasbourg’da gazetecilerin sorularını yanıtlarken “Sayın Büyükelçimiz yaptığı açıklamada, verdiği röportajda bunların kişisel görüşleri olduğunu en başından beyan ediyor ve kendi tecrübeleri ile oradaki Türk toplumu içinde yaşadığı tecrübeleri yansıtmaya çalışıyor” dedi. Avusturya Dışişleri Bakanı’nın dün sabah kendisini aradığını anlatan Davutoğlu, “Bu röportajda, dost ve gerçekten birbirimize çok karşılıklı saygı ile muamele ettiğimiz Avusturyalı muhataplarımızda, belirli hassasiyetler oluşturan, onlar açısından diplomatik tea mül açısından hassasiyetler doğurduğu anlaşılan ifadeler olduğu görülüyor” dedi. Michael Spindelegger ile görüştükten konuyu bir kez daha değerlendireceğini anlatan Davutoğlu, “Kendileriyle bu hassasiyetleri konusunda yapılabilecekleri açık yüreklilikle görüşeceğiz. Ancak bunu tamamıyla iki dost ülkenin ortak bir meselesi olarak gördüğümüz entegrasyon sorunu konusunda yapılan kişisel samimi açıklamalar olarak değerlendirmek icap eder. Avusturyalı muhataplarımızla bütün bu çerçeveyi ele alıp, değerlendireceğiz” diye konuştu. Bir gazetecinin “Büyükelçinin geri çekilmesi söz konusu mu” sorusuna net yanıt vermekten kaçınan Davutoğlu, “Şimdilik bu açıklamam ile yetinin. Avusturya Dışişleri Bakanı ile de görüşeceğiz. Bu çerçevede ele alacağız” yanıtını verdi. Davutoğlu ‘arongansı’ Bu “negatif ivme” bağlamında, Bonino’nun ısrarla üzerinde durduğu bir diğer husus da, “Türk dış politikasının son dönemdeki ‘büyüklük’ (‘yeni Osmanlılık!’) tribinin” sakıncaları oldu. “Türkiye’nin aşırı arongansı şeklinde algılanan bu politika” diye sözlerini sürdüren Bonino, “Avrupa’da bazılarının (böyyük!) Türkiye’nin nasılsa bize ihtiyacı yok demesine yol açıyor. Bugün yaşadığımız dünyada, ne denli büyük olursanız olun bir başınıza yapamazsınız!” 7.’si yapılan Türkİtalyan Forumu’nda konuşan Emma Bonino’nun sözleri üzerinden dakikalar geçmişti ki, aynı forum ve mekânda.. ayağının tozuyla “Suudi Arabistan’dan” “Roma’ya” inen Ahmet Davutoğlu’nu dinledik. Ve Bonino’nun “arongans dozuna dikkat. Kibriniz size karşı kullanılıyor!” uyarısıyla söz ettiği olguya doğrudan doğruya tanıklık ettik. 17. yüzyılda Papa VIII. Urban’a ev sahipliği yapan “Barberini Sarayı’nın” “Pietro da Cortona” salonundaki toplantıda söz alan Davutoğlu’nun edası görülmeye değerdi. Görkemli yüksek tavanları boydan boya kaplayan “İlahi Adalet” freskolarıyla göz kamaştıran salonda son konuşmacı olan Davutoğlu, “Türkiye’nin yeri ve konumunu tartışanlara işaret olsun diye size bir haftalık programımı takdim edeyim!” dedi; “Geçtiğimiz hafta başı Çin’deydim! Ziyaretin başladığı yer Sincan Uygur özerk bölgesi Kaşgar’dı. Kaşgar ilk Türk lügatinin yazıldığı şehirdir. Kaşgarlı Mahmut Türklerin Shakespeare’idir. Oradan Pekin’e gittim. Pekin’den başlayarak İstanbul üzerinden Pekin’i Londra’ya bağlayan tren hattını konuştuk. Bu tarihi İpek Yolu’dur. Döndüm, İstanbul’da Afganistan’la ilgili bir toplantıya katıldım. Hemen ertesi gün Irak’a geçtim. Irak’ta Bağdat’ta Irak hükümeti çalışmalarına katkıda bulunmaya çaba sarf ettik. Oradan Birleşik Arap Emirlikleri’ne indim. BAE’den Suudi Arabistan’a geçtim. Akşam yemeğini Suudi Arabistan’da yedim. Sabah kahvaltısını Roma’da ettim. İşte Türkiye bu!” “ÇinAvrupa arasında mekik dokumakla” övünülecek yer var, övünülmeyecek yer var… Bakanın söz ettiği coğrafyalarla ta 13. yüzyıldan bu yana Marko Polo ile haşır neşir olan İtalyanlar, bakanın bu “kendi kendine ölçüsüz hayranlıkla” aktardığı itinererden etkilenmediler. Nezaketen açık etmedilerse de, kendisini sürekli bıyık altından gülümseyerek dinlediler. Muhatap kitleyi tanımamak da “AB sürecinin çürümesinin” başka bir nedeni. Cumartesiye buradan devam. nilgun@cumhuriyet.com.tr TREN KAZASI UYARISI Dış Haberler Servisi İngiliz Financial Times gazetesi, Avrupalı liderlerin, Türkiye’nin AB üyeliğini desteklemesi gerektiğini vurguladı. Gazetenin önceki günkü sayısında yer alan makalede, AB ile müzakere sürecine başlayan hiçbir ülkenin sonunda reddedilmediği kaydedildi ve “Türkiye, başvurusu reddedilen ilk ülke mi olacağı şeklindeki merakında haklı görülebilir” denildi. Yazıda “Türkiye’nin üyeliğine karşı olanlar, bunu geciktirmek için kitaptaki tüm hileleri kullanıyor” ifadesi kullanıldı. Türkiye’nin üyeliğine karşı olanların, Türk kamuoyunun AB üyeliği şevkinin kırılmasını dört gözle bekledikleri kaydedilen ve İspanya, İngiltere gibi ülkelere desteklerini arttırma çağrısı yapılan yazıda şu ifadelere yer verildi: “Kıbrıs’ı Türkiye ile sorunu bitmeden üyeliğe almak ciddi bir hataydı. AB, Kıbrıs sorununun çözümü için daha fazla şey yapmalı. Bu kolay olmayacaktır, ama ödül daha güçlü bir birlik olacaktır.” AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle de, ilerleme raporunun yayımlanmasının ardından Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin AB sürecinde Kıbrıs sorunu nedeniyle “tren kazası” yaşanabileceği ihtimalini yeniden gündeme getirdi. ‘Türklerle kahve içmekten vazgeçin’ LEFKOŞA (AA) Kıbrıs Rum Kesimi’nde, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas ve bazı siyasilere “Türklerle kahve içmekten vazgeçin” ifadesinin yer aldığı tehdit mektupları gönderildiği belirtildi. Alithia ve Simerini gazetesinin haberlerine göre, Hristofyas’ın yanı sıra ana muhalefet Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) Başkanı Nikos Anastasiadis, Meclis ve Demokratik Parti (DİKO) Başkanı Marios Karoyan, Eğitim Bakanı Andreas Dimitriu’ya, içerisinde bıçak da bulunan, “Herkül” imzalı tehdit mektupları gönderildi. Hristofyas ve Anastasiadis’in torunlarının kaçırılmasının da planlandığı belirtildi. “İraklis” (Herkül) imzalı mektuplarda, “Türklerle kahve içmekten vazgeçin” ifadesi yer aldı. Tehdit mektubunda, Rum lider Hristofyas, Kıbrıs sorununda aldığı kararlardan ve hükümetin iç yönetimle ilgili tercihlerinden dolayı suçlanarak “uykusunda öldürülmekle” tehdit ediliyor. T.C. ANKARA 10. AİLE MAHKEMESİ İLAN METNİ ESAS NO: 2009/408 Davacı SERDAR CANER tarafından davalı SANIA ZIGANCHINA aleyhine mahkememize açılan Boşanma davası ile ilgili olarak; Davacı 26/3/2009 tarihli dava dilekçesinde 1995 yılında yabancı uyruklu davalı ile evlendiklerini yalnızca 1 yıl evli kaldıklarını aralarında anlaşmalı olarak boşanmaya karar verdiklerini ancak boşanamadıklarını hatta davalının Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne boşanma davası açtığını bu davanın da açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve halen ayrı yaşadıklarını ve nerede olduğunu bilmediğini davalıdan boşanmak istediğini, beyan etmiştir. Her türlü aramalara rağmen bulunamayan davalı SANIA ZIGANCHINA’ya iş bu dava dilekçesinin ve duruşma gününün ilanına karar verilmiştir. Duruşmanın verildiği 23/12/2010 günü saat 09:30’da davalının Mahkememizde hazır bulunması ve kendini bir vekille temsil ettirmesi, duruşmaya gelmediği taktirde yokluğunda delil toplanıp karar verileceği hususu dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliği de ilan olunur. 22/10/2010 (Basın: 76510) C MY B C MY B

