25 Haziran 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 6 HAZİRAN 1996 PERŞEMBE OLAYLAR VE GORUŞLER Boğazlar'dan Petrol Geçişinde 'Oyun' Hevesleri! Prof. Dr. İ. REŞAT ÖZKAN T.C. Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı S on birkaç yildırkamuoyunun gündeminde önemli bir ver tutmakta olan "Türk Boğaz- larT bölgesindeki (TBB-îs- tanbul ve Çanakkale Boğaz- lan \e Marmara Denizil de- niz trafiğine ilişkin tartışma. nisan ayı içerisinde Rusya Federasyonu (RF) \e Kazakistan de\let başkanlan tarafından imzalanan anlaş.ma>a göre. 60 milyon ton Kazak petrolünün Hazar boru hattı yoluvla Novorossisk'e \e Karadeniz'e ulaştınlmasının öngöriilmesiyle yeniden tırmandırılma eğılimıne gırmış bulun- maktadır. Ancak. bu kez. tartışmanın çe- kilme>e çalışıldığı zemin bugüne kadar kullanılmavaçalişılandanfarklıdır. Şöv- leki.Türkivenin 1 Temmuz 1994'teyü- rürlüğe kovduğu Türk Boğazlar Bölge- si'nde yeni trafik düzenine ilişkin tüzü- ğün. uluslararası anlaşmalara uygun ol- madığı yolundaki RF ve Yunanistan baş- ta olmak üzere bazı ülkeler tarafından başlatılan \e sürdürülen tartışmanın hu- kuksal \e teknık gerekçelere dayanma- yan yapay bir karşı çıkış olduğu. artık bunu anlayan herkes tarafından açıklık- la ifade edilmese de. anlaşılınıştır. Hukuksal birtartışma gibi ileri sürül- meye çalışılan sa\ların. aslında. itirazcı ülkelerin ckonomik \ e bir anlamda da si- vasal istem \e beklentilerinden kavnak- lanmışolması.tartış.mayı "\apay~ olarak tanımlamak için yeterlidir. Buna karşılık Türkıve'nin kendi kullanmakta olduğu inisiyatifini davandırmış olduğu hukuk- sal zetninler. tartışma içinde giderek da- ha sağlamlaşmışlardır. Konu. enine bo- yuna tartışılmış olmakla birlikte kısaca özetlemekte varar vardır. Türkiye'nin girişimi, Boğazlar'ı tama- mıyla Türkiye'nin egemenlik ve deneti- mine terk eden 1936 tarihli Montrö (Montreux) konvansiyonuna tümüvle uyaundur. Hatta onun dogal bir sonucu- dür. 1982 tarihlı Birleşmiş Mıtletler De- niz Hukuku Konvansiyonu'nda (L'NC- LOS) tanımlanan (md. 21 3| "zararsız geçiş". TBB'nin durumu ile tam bir uvum içindedir. Nitekim. buna benzer birtanımlama Montreu\ görüşmelerinde Türk delegasyonu tarafından dile getıril- miş \e hiçbir itiraz ile karşılaşmamıştır. "Zararsız geçiş" ilkesinınkıyıdaşülke- ye (coastal state) sağladığı çok ileri dü- zeydekı düzenleme \e denetim hakları. ilgili olan herkes tarafından açıkça bitin- mektedir. Montrö Anlaşmasının imza altına alınmış esas metnı Fransızcadır \e bu metinde "geçiş serbestliğTnden söz edilmektev ken. Ingilizce tercümesinde "transitgeçiş" ifadesı kullanılmıstır: an- cak. geçerli olan. elbette İngilizce olan metin değildir. Kaldı kı. bir an için. "transit geçiş** durumunun geçirlt oldu- ğu varsayılsa dahi. bu durum bıle Türki- ye'nin dayandığı hukuksal zemine bir za- afivet getirmemektedir (UNCLOS, md. 42 3). Konumuz açısından, sadece. me\ - zuatdüzenlemelerindekullanılacakpro- sedürveterminolojıbakımlanndanbiraz daha sınırlayıcıdır. Türkıye. bununla bir- likte. konuvudahazi> adeikıncısınde ön- görülen bir vaklaşım içinde bilgilendir- me açısından BM Uluslararası Denizci- lik Örgütü'ne (IMOl götürmiiş: ama bu- rada. maalesef. TBB'de deniz trafiğine ilisjkin bir "Kurallar ve Tavsiyeler" ile karşı kanjiyabırakılmiitır(IMO-SN circ. 166.1 Haziran 1994). O\sa. lMObuko- nuda sadece rehberler hazırlav,abılecek bir teknik ajandır ve uluslarüstü bir va- pı> a sahip değildir. Bugerçeğin konumu- za ilişkin yanSıması da. yine IMOnun 20 Ekim 1985 tarihli Genel Kurul kara- nndaki "Genel Kurul, iiye ülkeleri kendi karasulan içjndeki gemi trafık hizmetle- rini kendi ulusal hukuklan ilediizenkme- leri \olunda önemle ınarır" tanımlama- sında kendini göstermektedir. Bu nokta- da itırazlarını îsürdürmeye çalışanların davatmaya çalıştığı birbaşka haval ürü- nü tanım da Boğazlar"ın. sözde bir ulus- lararası suvoluolduğudur. Dünyahukuk \e denizcilik lıteratiiründe bövle bir ta- nım yoktur. TBB'de yapılan taşımacılık uluslararası olabilir: ama bu. bölgevi uluslararası vapmaz. tıpkı bir başka ül- kenin karasularındaki uluslararası transit ya da zararsız geçişe uvan seyirlerin o bölgeleri de uluslararası vapamavacaği gibı. Türkıvenin davandıği hukuksal ze- mıııden birkaç kesit ışte budur. kaldı ki. Tiirkiye'nin bir bağımsız \e egemen ül- keolarak. kendi sınırlan içinde kalan bir yörede kamu düzenini. can \ e mal emni- yetini sağlamak için kendi ulusal huku- ku ile se evrensel nornılara bağlı kalarak her türlü yasal düzenleme hakkına sahip olduğu. geçerli tünı hukuk ilkeleriııin do- ğal bir sonucudur. Türkiye'nin konumu ve tezi. çağdaş çevre ve insan hakları bi- linç ve kav ramları ile de tamamen pekiş- mekte ve güçlenmektedir. Bu yol ile bir sonuç alınamavacağının ayjrdına varan kesimlerbu kez de konıı- yu tamamen başka bir zemine kav dırmak yolunu denemektcdırler. O da. sorunu Orta Asva va da Hazar petrollen ile İ1İ!)- kilendirmektir. Türkıve'vi. Hazarpetrol- lerinın Akdeniz'e aktarılması konu^un- da Boğazlar'ı bir koz olarak kullanmak- la suçTamaktadırlar. Öncelikle ve özel- likle belirtmek gerekir ki. Türkive bu iki konuyu tamamen farkli konular olarak elealmaktadır. Nitekim Türkive. TBB'ye aittüzükçalışmasını 1980'liyıllannson- larında başlatmışken. Orta Âsya petrol- lerınin gündeme gelişi bundan en az üç- dört yıl sonradır. Boğazlar'da deniz tra- figi sorunu: Hazar petrollerinindünyaya iletilmesi. başka de> işle. boru hatlan pa- zarlıklannda Türkiye'nin kullanmayaça- lıştığı bir koz değildir. Ama Hazar pet- rollerinin taşınmasının ve buna bağlı olan boru hatlan meselesinin Boğazlar'daki deniz trafiğine yeni birduvarlılık kazan- dırdığı dabirgerçektir. Geçen yıl günde- me gelen ve 5 milyon tonluk bir kapasi- te ile yedi vıl için öngöriilen toplam 210 milyon varillik bir üretim ile dünyada hangi tüketim istemine ve Hazar petrol- lerinin hangı fınans gereksinimine cevap verılebıleceğı pek kuşkulu olan "erken üretim" konusunda. Türkive'nin. Rus- ya'nın Bakü-Novorossisk tezine karşılık desteklediği Bakii-Supsa seçeneği bugün bir koz olarak Türkıve'nin önüne konul- mava çalışılmaktadır. Övie ya. madem Türkive kendi asıl projesi olan Bakü- Cey han boru hattınt. bir *üre için dahi ol- sa askıva alarak petrolün Karadeniz'e ıılaşabileceğinedairveşil ışık vakmıştır; iş. o zaman. bu miktann arttınlması ko- nusuna kolayca (!) dönüştürülebilir diye düşünmektedirler. Nitekim. Bakü-Supsa proıcsınin kredılendirilmesi için Türki- ve'nin vaptığı öneri. sadece üretimin 6 milyon ton ile yukandan sınırlandınlma- sı ve sonuçta C'eyhan ile buluşturulması koşullan v üzünden geri çev rilmiş \eTür- kive de önerisini geri almıştır. İşte sade- ce bu vaklaşım bile Batılı petrol şirket- lerinin ve Azerbaycan Uluslararası Pet- rol Konsorsıvumu'nun (AIOC) içtenlik düzey ini açıkça ortaya koymaya yetmek- arLkamatilc'ten altın alır, rıisse senedi satar. Devlet tarrvili alır, İş Yatırım Fonlannı satar. Ya da hiçbir şey alıp satmaz; yalnızca, o glin, yatırımının kendisine ne kadar lcâr getirdiğini kontrol eder. Hazine bonosu satıp nalcde çevirir, parasını cebine lcoyup gider. Gecenin ilcisinde gelir, gtindüz t>irde gelir, akşamtistii toeşte gelir... Alır, satar. Alır, satar, paraya çevirir. Nasıl isterse... (Bu Hesabın cıclı Yatırım Hesabı. Bu Hesajp, yalnızca îş Bankası'tıclcı. Yalnız.ca9 Türk bankacılığına ilkleri sunmayı alışkanlık haline getirmiş olan bankada ) TÜRKİYE İŞ BAİS tedir. Şimdı Boğazlar"da kapasitenin art- tırılmasından söz etmektedirler. Al- OC'nin Basjkanı Terr> Adams 10 mayıs tarihinde >aptığı bir görüşmede. özetle Boğazlar konusundaki duyarlılığımıza katıldığını ve güvenliğe ilişkin düzenle- meler konusundaki girişimlerimizin ol- ması gerektiğini kabul ettiğini sövlemiş ve hemen şunu eklemiştir: "Boğazlar'da- ki kapasitenin tam olarak nevi kaldıraca- ğı konusunda bağımsız bir kuruluşa araş- tırma yaptırılnıasında varar (!) \ardır." Bu görüşün bir kısmı hemen RF ("Y'akıt ve Enerji Bakanlığı") sözcüsü tarafından birbaşkayoldan desteklenmektedir. "Ba- ğımsız uzmanlara göre, Boğazlar'da yeni modern düzenlemeler ile kapasite iki mis- line (!) çıkanlanilirmiş." Böy le bir v akla- şim ile Türkiye'nin; Boğazlar'ı bir nsk- ler dehşeti içine sokmak pahasına çekil- mek istendiği. sonuçlan önceden plan- lanmış. ancak pek de zekice olmayan bir tuzağın içine çekmek çabaları ile ne so- nuç alınabıleeği ümıt edilmektedir ki? işte şimdilerde ortava konulmaya çalışı- lan ve tezgâhlanmak istenen oyun budur. Oyun budur da. bu oyuna verilebilecek cevaplarımızvesomutgerekçelerimizel- bette vardır. Bir kez önemle ifade etmek isteriz; Türkive'nin TBB'nin durumuna ilişkin girişimleri ve tavn. yörede mey- dana gelebilecek kazalann sonuçlandıra- cagı tehlikeler karşısında insanlann ha- vatlarını. mallarını. çevreyi. kültürel ve tarihsel mirast ve doğavı korumaya yö- nelik tamamen teknik. insani ve yaşam- sal nedenlerden kaynaklanmaktadır. Ko- nu. ne siyasal bir sorundan ne de ekono- mik birbeklentiden kaynaklanmaktadır; ama, Türkiye'nin aldığı bu önlemleri uy- gulamak konusunda elbette siyasal karar- hlığı tam anlamıyla vardır. Türkiye 1994"te yürürlüğe kovduğu tüzügü o , günden bugüne kadar uygu- lamaktadır. Bu uygulama- nın iyileştjrilmesi için radar- bilgisayar denetimli trafik ağını kurmak gibi teknik alt- yapıya ilişkin iyileştirme oluşumlannı en kısa zaman- da hayata geçirmek konu- sunda çalışmalar devam et- mektedir. Bu iyileştirme gayretleri sadece TBB'de şu an me\cut olan riskleri azaltmak erkine sahip ola- bilirler. Boğazlar'dakı kapa- site. zaten şu an en üst dü- zeydekullanilmaktadır. Ne- denini hemen sövieyelim: Fizikçilerve teknik adamla- rın bildiği temel bir kuram vardır. Bir kesitten geçen akış miktarı kesitin alanı ve akışının hızı ile orantılıdır. Bu önlemlerden hiçbiri. Bo- ğaz'ı genişletemez ya da fi- ziksel yapısını değiştire- mez; yani Boğaz'daki kıv- nmlan düzleştiremez ya da derinliği arttıramaz. Bu ön- lemlerden hiçbiri Boğaz'da- ki akıntıları. girdapları. rüz- gân düzgün bir rejim içine sokamaz. Bu önlemlerden hiçbin. insan hatasından kaynaklanan olumsuzlukla- rı tamamen gideremez ve yine gemilerin boyutlarını küçültüp içindeki tehlikeli yükleri tehlikesiz hale geti- remez. O halde nasıl oluyor da kapasite arttınlabili>or ve nasıl oluyor da tehlike azaltılabilivor!.. Sanatçılanmıza Teşekkürler... Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Edirne Şubesi olarak ikincı tıyatro günlerimizi 22-^3 mayıs günleri Istanbul Bizim Tiyatro'nun sergilediği Franz Kafka'dan oyunlaştınlan "Dava" ile "N'asreddin Hoca \e Eşeği" adlı çocuk oyunuyla gerçekleştirdik. Kültürel etkinliklerin çok yoğun olduğu ilimizde. yönetmen Zafer Diper, "Yargı"dan sonra ikinci kez çok anlamlı iki ovıınla Edirneli izleyicilerin karşısına çıktı. Yozlaşmamış. kendine yabancılaşmamış, ilk ve son sorunu para olmayan, son derece alçakgönüllü ve özverili olan bu sanatçılar bize umut. bize mutluluk, bize güç verdiler. Hele sevgili Zafer Diper'ın "Bizler sanatçnız, ÇYDD'yi her zaman destekleyeceğiz, sizlerie dayanışma içinde olacağız" sözlerini sanatçı kişiliğinin büyüklüğü olarak algılıyoruz. Sanata. sanatçıya her zamankinden fazla sahip çıkmamız gereken bugünlerde toplumun her kesiminin bu konulara duyarlı olması gerektiğine inanıyoruz. Teşekürler Bizim Tiyatro nun tüm çalışanlan, teşekkürler sevgili Nazan-Zafer Diper. Sizler ve sizin gibi sanatçı kimliğine sahip güzel insanlar var oldukça. ÇYDD; laik. çağdaş. demokratik bir toplum yaratma çabalannı her gün güçlenerek sürdürecektir. Edirne'den sevgilerle. tnci Yurdakul Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı PENCERE 3'üncü Adam?.. Fiss.. fiss.. Koss.. koss.. Ne oluyor?.. Başkentten başlayıp Dersaadet'e uzanan bir fısıltı gazetesi yayıyor: - Refah gelirse ne olur?.. -Neolur?.. - Asker hazır bekliyor... - Yaaa?.. - Refah gelemez.. - Niçin?.. - Olur mu!.. Bu adamlar Batı'ya karşı, Amerika'ya karşı. Gümrük Birliği'ne karşı, Avrupa Birliği'ne karşı, üstelikde şeriatçı... - Pekı, ne yapmalı?.. - Anayol'u sürdürmeli.. - Nasıl?.. - Mesut'ta iş yok. Tansu'nun yolsuzluklarını ört- meli, bir 3'üncü adam bulmalı... - Sonra?.. - 3'üncü adam Anayol'u sürdürür, piyasaya güven verir, IMF'nin gözünü doldurur, popülist ekonomik politikalara paydos der, merkez solun desteğini sağlar, Refah belasından kurtuluruz... • Lamı cimi yok... Bu kafa Refah'ı iktidara taşır... Neden?.. 3'üncü adamdan ne isteniyor?.. 3'üncü adam gelsin, medyanın isteklerini yerine getirsin, pislikteri halının altına süpürsün, sosyal güvenlik kurumlarının icabına baksın, özelleştirme yağmasını yürütsün. halkın canına okusun, emekçi- lerin soluğunu kessin. memurun gırtlağına bassın, Refah'ı iktidardan uzak tutsun, ama dincilere her tür- lü ödünü versin, devlette şeriatçı kadroları beslesin, rantiyeciliği sürdürsün... 3'üncü adamdan istenen bu!.. Mesut Yılmaz. Çiller'in yolsuzluklarını örtmek yol- unu seçmedı ya... Gelsin 3'üncü adam... 3'üncü adam gelıp de pisliklerin üstüne oturdu mu neolacak?.. Refah gümbür gümbür güçlenecek... Ama kısa vadeli çıkarları için ülkenin canına oku- maya hazır takım, kulaklara üflüyor: - Refah gelirse ne olur?.. - Neolur?.. - Asker gelir. Peki, günah değil mi kirii ve kokuşmuş düzeni or- dunun sırtına vurup askeri 12 Eylül denemesinden sonra bir kez daha halkın gözünde rezil etmeye kalkışmak!.. Asker Ege sorununu üstlensin, Kıbrıs'a yüklensin. Güneydoğu da sivil yönetim yerine geçip savaş koşullannda palazlanan terör lobısinı sırtlansın, bir de rantiyeciliğin pislıklerini örtmek için Islamcılara karşı kullanılsın... • 3'üncü adam gelirse ne olur?.. Hiiiç... 3'üncü adam Çiller'i kurtarmak için geliyorsa, kur- taramaz; devleti sömürüp tekelleşen medyanın kur- tarıcısı da olamaz; 3'üncü adam, DYP ile ANAP desteğinde rantiyeci düzenin sarıldığı kişi olursa, adam olamaz... Bize belki bir adam gerek... Ama 3'üncü adam değil.. Adam gibi adam... I EMRE KONGAR BENMÜSTEŞARKEN Remzi Kitabevi Damak Tadına Değer Verenlerin Çok Beğendiği Yemek Kitabı BEREKETLİ OLSUN Gönül Candaş l.Baskı 272sAyf« 2. ve 3. Baskı 316 sayfa 4. Baskı 332 sayfa Ç&6erharfadadaha&n$in pattukçetfuttri a r k a d a ş YAYINEVİ Mıthatpaşa Cad. 28 A-C-D Yenışehır / ANKAPA Tlf : 434 46 24 (4 Hat) • FakS : 435 60 57
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle